Dizideki karakter derinliğinin eksikliği

#1

Dizide ve kitapta karakterler güzel işlenmiş. Ne kötü, ne iyi. Diziyi izlerken kötü olan karakterlerin iyiye dönüşümünü sadece bazı karakterlerde gördüm. Ama kitapta bütün karakterlerin aslında ne sebeple kötü olup olmadığını okuyarak farkediyoruz. Dizide bu büyük eskiklik. Sadece bazı karakterler için işlenmesi hayal kırıklığına uğrattı beni. Oysa kitapta çok daha iyi anlatılmış. Mesela dizide Jon’u kusursuz yansıtmışlar. Ne biliyim ters hareketi neredeyse yok gibi. Yemin bozmuş ve sadık kalmamış olsa da, bütün özellikleri neredeyse kusursuz bir karakter olarak işlenmiş. Bu yüzden diziden soğuduğum taraflar olabilir. En azından Daenerys’in son bölümlerde acımasız davranmaya başlaması ile dizide bu karakteri böyle yansıtmaları güzel. Ama Jon karakterinin ön planda olması inanılmaz üzücü. Kitaptan ayıran yanı da orası işte. Derinlik yok, klasik Amerikan masal kahramanına benzetmişler. Kitabını, ASOIAF evreninin bizim yaşadığımız gerçek evrene benzediği için seviyorum. Büyük hayranıyım fakat dizide bundan şikayetçiyim. Bir de dizinin sonunda akgezenler ordusu kazanmazsa, klasik son olacağa benziyor. Gerçeklikten uzak olacak gibi. Sizler neler düşünüyorsunuz.

1 Like
#2

Öncelikle hoş geldiniz, konu açarken “doğru” bölüme açtığınızdan emin olunuz. Konuyu “dizi” tarafına taşıdım. “Konu Dışı” bence diziyi kapsayan bir tartışma için uygunsuz. :slight_smile:

Tartışma konunuza gelince, çok kez tartışıldı elbette ama hazır son sezon gelinmiş iken tazelemekte gerek yok fikirleri.

Bir çok arkadaş fikrini illa söyleyecek, hele ki Starkgaryen bu “kurgu” meselesinin senaryo olarak yansıtılabilme imkanları ile kendi alanı olduğundan daha iyi bilgi verecektir. Ben de kendi fikirlerimi ifade edeyim.

Öncelikle, kitabı her daim birebir yansıtabilme imkanı bulamadıkları bir gerçek. Bunun temel sebebi aslında dizinin en baştan beri 7 sezon, 10 bölüm ile sınırlı tutulmasından kaynaklı(sonradan son sezon 2’ye ayrılsa da fark yaratmadı.); zaman sorunsalı diye bir şey çıkıyor ortaya. İlk sezon neredeyse birebir kitaptan idi ama hikaye genişleyip, karmaşıklaşıp üstüne yeni karakterler de ve ek hikayeler de çıktıkça zaman ve para sorunu gibi şeyler ortaya çıktı. Bu yüzden bir çok yerinden kesip kırpmaya başladılar ve sizin de bahsettiğiniz gibi bazı karakterlerin “derinlemesine” işleme noktası havada kaldı. Elbette ki ufak değişiklikler, zelzele etkisi yaratıp devasa değişikliklere sebebiyet verdi, iç tutarlılık yakalayabilmek adına da.

Şahsen bu kısma pek laf etmiyorum, hak veriyorum çünkü; imkan ve zaman kısıtlı olunca bir şeyler feda edilebiliyor, mecbur kalınıyor ama yer yer DD’nin mecburiyet dışında keyfiyetine değiştirdikleri şeyler de oluyor; Dany’nin kocası tarafından tecavüz edilmemesine rağmen öyle yansıtılması(Stockholme sendromundan mı muzdarip bu kız yani?sorusunu sorarlar ister istemez.) yahut Robb’un karısını baştan aşağı değiştirmeleri ve gereksiz aşk sahneleri eklemeleri vb. şekilde ilerliyor bu. Yahut ne bileyim kitaptaki gibi varis ekleme meselesini dizide yansıtmayıp, 6. sezon sonunda “öylesine” oldu bittiye getirmeleri Jon’u kral ilan edişleri… Elbette iç tutarlılıklarını da her sezonda yavaş yavaş kaybetmeye başladılar. Beni 6. sezonda rahatsız etmeye başladı ufaktan bu iç tutarsızlık, sığlık; beş para etmez bir Euron gördük(yazarın kendisinin bile delirdiğine şüphem yok, adam çakma Euron görününce dizide 6. kitaptan Euron bölümlerini eklemiş, anlayan anlamıştır tepkisini :smiley: ); Beric’in diriliş ayini ile Jon’un ki arasındaki gariplik… Vadi ordusunun nasıl bataklığı geçtiği… gibi gibi. Bunlar minnak olduğu için çok takılmadım ama 7. sezon artık tavan yaptığı için “nefret ettiğim” bir yıl olmuştur. Arkadaşlar bilir benim ne kadar tiksinti duyduğumu 7. sezona. :smiley:

Karakterlerin işlenmesindeki “derinlik” eksikliği haliyle hepsinin yanında minicik bir şey kalıyor ki aslında dizi/filmlerde bu gerçekten olağan, yani genelde olan bir şey; kitaptaki gibi işlemek zor. He karşımızda bir iki tane başrol olsa neyse, rahat rahat işlerler ama birden fazla başrol olan bir dizide, bu biraz zor.

Jon da bence geliştirilmemiş bir karakter dizide, 5. kitapta karakterin tavan yapmasına rağmen dizide takıldı kaldı bir yerde ve 7. sezonda zaten Dany’nin baya altında ezildi, ezikleri oynadı.

Dizi/seri sonunda WW ordusu kazanmaz ise “klasik son” meselesi çok da haksız sayılmaz ama yazarın kendisi de “acı tatlı” bir son olacak, LOTR gibi demişti. Gerçekçilikten uzak olması düşüncesi ise biraz ters benim düşünceme. Niye gerçeklikten uzak? Gerçek hayatta hep kötüler mi kazanıyor? Yeri geliyor “iyi” diyeceğimiz yeri geliyor “kötü” diyeceğimiz kişiler kazanıyor. Bu dizide de bu sefer iyilere denk geliyor. Elbet seride durum bana göre çok başka boyutlarda, derin şeyler var haliyle orayı katmıyorum ama dizide bildiğimiz klasik kötü adam ww’ler ve doğal olarak klasik kötü adamlar her daim kaybeder.

2 Likes
#3

Dizide kitaplarda olduğu gibi sayfalar boyunca karakter analizi yapabilme imkanı yok. Ya bunun için anime gibi karakter düşüncelerini seslendireceksin(çok itici durur dizilerde) ya da ek sahneler koyup karakter psikolojilerini daha iyi yansıtmaya çalışacaksın ki bu da derin karakterlerin sayısı fazla olduğu için diziyi çok fazla uzatırdı.

Gene de Game of Thrones bence genel olarak bakarsak karakterlere hakkını veren bir eser. Ama bazı karakterlerde derinlik iyi değil. Mesela Jon Snow. Dizide atanamamış Ned Stark gibi takılırken kitapta daha farklı, daha derin bir karakter.

Bir de oyuncu etkisi de var. Sayfalar boyuca yapılan karakter tahlillerini oyuncunun suratından anlamamız bekleniyor ve her zaman da mümkün olmuyor bu.

3 Likes
#4

@Symmachus her şeyi yeterince açıklamış bence

1 Like
#5

Teşekkürler bu güzel cevabın için, ayrıca kesinlikle bu sebepler yüzünden diziden soğumamıza da yardımcı oluyorlar ama yinede güzel bir dizi. Kitaptan biraz kopsalar da, ilk 5 sezon mükemmel bir tat aldım ve o gazla kitaplara başladım. Kitaplar bitti sayılır ve hemen bu foruma üye olmaya başladım. Diziyi ilk, 7.sezon başlamadan önce izlemiştim ve ilk yabancı dizi deneyimim olmuştu.

Bu dizi sayesinde yabancı dizilere yöneldim ama beklediğim tadı anca Vikings dizisinde almıştım, onun dışında bu diziden aldığım tadı diğer dizilerden alamadım. Bunun gibi bir dizi asla izleyemeyeceğim diyebilirim. Film olarak da LotR’ı severim fakat bu evrenden daha fazla değil. Çünkü bana çok gerçekçi gelen bir evren ASOIAF evreni. Gerçek dünyayla kıyaslarsak, her şeyin açıklanabileceği bir şekilde, gerçeğe uygun tasarlanmış. Bu yüzden George R.R. Martin Bey’i tebrik ediyorum. Sakallarından öpüyorum.

Ayrıca bunun gibi kitap önerileriniz varsa alabilir miyim? Dragonlance’yi okudum mesela, onun dışında önerileriniz varsa alabilir miyim?

#6

Fantastik türde bir eser mi istiyorsun ?

1 Like
#7

Evet, fantastik türde olmalı. Bu türdeki kitapları severim. Önerin varsa alabilir miyim?

#8

Kralkatili Güncesi şiddetle öneririm. Sissoylu ilk kitabını okudum ama güzeldi. Brandon Sanderson un kitapları iyidir (Sissoylu yazarı) farklı seriler yazıyor ama hepsini birleştirecek deniyor

#9

dizide jon salakça hareket etse bile sonunda kral olabiliyor ama kitapta kral olmadan bir sorgulanma geçerdi eminim. O sahne yazılsa/yazılacak olsa (sorgulamak derken jonda onu kral yapan insanlardan biz napıyoruz gibi bir düşünceye girmesi diyorum )
dizide oyuncunun yeteneğinden, senaristtin senaryoya yansıtma yeteneğinden, dizinin zaman emek ve kaynak sınırları birleştiğinde ortaya dediğin sonuç çıkıyor mağlesef
birde ilk beş sezondaki sahnelerin tamamına yakını kitaptan alınmıştı. Yani hazıra kondular, sonrası Martinin hayal gücü aradan çıkınca çıkan sonuç ?

kitap olarak açlık oyunlarını öneririm, birde zaman çarkı serisi

1 Like
#10

Abla zaman çarkını nasıl okudun ya 15 tane kapkalın kitap :open_mouth:

1 Like
#11

sevdiysem kitabı kalınlık ve kaç kitap olduğunun önemi yok hatta daha iyi oluyor :wink:

1 Like
#12

Jon dizideki haliyle kitaplarda ki hali çok farklı.Romanlarda süper zeki hazırcevap paranoyak şüpheci biri ve çok karizma.Dizide ise çok yanlış oyuncu seçimiyle ezik ve gariban yansıtılmıştır.

2 Likes
#13

Dizideki en büyük karakter farkı bence Stannis Baratheon dur. Üzerine çok az değinilmiş tabi bunda benim Stannis i sevdiğim icin bana öyle gelmiş olabilir.

1 Like
#14

Stannis kitapta çok sağlam adamdır ama dizide karakteri yok ettiler. Kızını yaktı kardeşini öldürdü elde ordusuz salak salak wf e saldırdı. Resmen parçaladılar karakteri.

#15

Kitapta da kardeşini öldürdü. :stuck_out_tongue: Fakat kız yakma olayı saçmalıktı! Tamam, kendi piç yeğenini yakma izni verdi, Stannis ama sonuçta oğlana bir sevgi vs. beslemiyordu. Yani çocuğu değildi.

#16

Yalnız Stannis , Renly i öldürmedi Renly öldüğü zaman uyuyordu. Ve ilk defa kitapta duygusal konuştu. Edric i de yakıp yakmama olayında bayağı sıkıntı yaşadı başta aşırı karşı çıktı falan. Sonra dedi binlerce çocuğun yanında bir çocuk nedir falan.

#17

“Binlerce çocuğun yanında bir çocuk nedir ki?” diyen bir adam, bu durumda kızı için de aynı ifadeyi kullanamaz mı acaba? Bunu da düşünmüyor değilim. Aemon “Stannis’den daha iyi adamlar da kötü şeyler yaptı.” falan demişti.

Kanuni de Pargalıyı uyurken öldürttü ama onun uyuyor olması idamda parmağı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Diğer yandan “duygusal” konuşması da bir şeyi değiştirmiyor. Stannis’in bahsettiği Renly, çocuk olan Renly; son haldeki Renly onun için gaspçı ve haindi, bunu ifade etmişti. Hem ona bakarsak Dany de abisi hakkında duygusal bazı laflar etti ama onun sevdiği abi de çocuk olan abi, son halindeki abi değil.

Ayrıca gayet de iyi biliyor, Renly’nin Melisandre tarafından öldürüldüğünü; Melisandre de gizli ya da açık onay almadan Stannis’ten asla kafasına göre böyle bir şey yapamaz.

Davos elini gözlerine siper etti, nefesi boğazında sıkışmıştı. Melisandre cübbesini kenara atıp boğucu elbisesini çıkardı. Çıplaktı ve karnında bir çocuk taşıyordu.

“Cesur Sör Soğan geçip giden bir gölgeden o kadar çok mu korktu? O halde cesaretlenin. Gölgeler yalnızca ışık tarafından doğurulduklarında yaşarlar, kralın ateşleri o kadar alçak yanıyor ki yeni bir oğlan için daha fazla ateş çekmeye cesaret edemem. Kralı pekâlâ öldürebilir bu.” Melisandre yaklaştı. “Ama başka bir adamla… alevleri hâlâ sıcak ve yüksek yanan bir adamla… eğer gerçekten kralınızın davasına hizmet etmek istiyorsanız bir gece odama gelin. Size daha önce hiç tecrübe etmediğiniz bir zevk verebilirim ve hayat ateşinizle yeni bir…”

Melisandre’nin gölge bebek yaptığını ve bununla adam öldürdüğünü gayet iyi biliyor, biliyor ki Renly sonrası 2. kez Fırtına Burnunu almak için kadından bebek yapıp, Davos ile onu gönderiyor. Elbet ağzından çıkan sözler “ben yapmadım” şeklinde olsa da beyandan ziyade eylemlere ve satır aralarına bakmayı tercih ederim. Kısacası Stannis de Robert gibi akraba katili biri.

#18

Kızı için yapmazdı bence ama bilemiyorum. İyi de Stannis Renly nin öleceğini bilse yani emri verse niye savaşa hazırlansın ? Çok saçma kalıyor. Robert Rhaegar ı öldürdü diye akraba katili mi ? Bu forumda Robert sevilmiyor diye çamur atılıyor. O zaman hiçbir azam Lordu kendine bağlı lordu öldürmesin sonuçta çoğunun birbirinde kanı var. Robert akraba katili demek bence mantıksız hiç kusura bakma abla.

#19

Bir karakteri sevip sevmemek onun iyi-kötü yönlerini görmezden gelmeyi gerektirmez; suçlarını, hatalarını hafifletmeyi de doğru kılmaz yahut abartmayı.

Alys’ın kuzeni Jon’un onu öldürmesi halinde “akraba katili” olacağını söylemiştir; geçmişte Starklardan ayrılan bir kol olduğunu biliyoruz bu ailenin. Adı üstünde karSTARK. Fakat Jon’un da söylediği gibi ona bakarsa kuzeyin alayı akraba Starklar ile. Dıdısının dıdısı olması çok da önemli değil Jon için, kuzen falan olmayı kaile almıyor ama o diyarda bu bile önemli.

Kankuzgun’u isyan eden ve krallığa kök söktüren Daemon Blacfyre ve ikiz oğullarını öldürdü diye “akraba katili” ilan edildi ama adam ve çocukları bildiğin isyancı idi. Daemon kim? Onun abisi.

Tek Göz Prens Aemond da aynı şekilde yeğenini öldürdüğü için (Ejderhaların Dansını tam manası ile başlatan o ölüm) “akraba katili” ilan edildi, savaş sırasında.

Bunlar sadece birkaç örnek, dahası da var. Özetle kim, ne amaçla olursa olsun(haklı olup olmadığı önemsiz) akrabasını öldürür ise ona “akraba katili” ismi takılıyor. Elbette ki Diyar, iki yüzlü; Kankuzgun’una akraba katili diyenler, Robert’a kahraman diyor. Stannis bile bu açıdan iki yüzlüdür ki Davos, bunu suratına vurdu; Renly başta olmak üzere herkese “kralına isyan eden” adam gözüyle bakınca Davos da “siz de kralınıza isyan ettiniz” deme cesaretini gösterdi ve Stannis bunu inkar etmedi de.

Savaş olsaydı da Renly’i öldürecekti sonuçta, savaş bu; ne yapacaktı ki öpecek miydi? Kaçakçılık yaptı diye parmaklarını kestiği Davos örneği ortada iken asi ve hain ilan ettiği kardeşini bağışlayacak mıydı? Bağışlamak, pek onun tarzı bir şey değil.

Diğer yandan Melisandre, savaştan bir gün önce Stannis’i ikna etmiş olabilir ki öyle de görünüyor zaten. Olağan şartlarda bu adam evlilik dışı tüm ilişkileri hor gören, kadınların yanında rahat edemeyen biri.

Melisandre gel benimle yat deyince “ne sebeple?” demez mi? Bu adam cinselliğe biraz soğuk bakan bir tip biliyorsunuz. Üstüne o kadının kocaman karnı olduğunu ve buradaki şeyin ne işe yarayıp, kimi hedef aldığını bilmediğini mi iddia ediyorsunuz? Biraz gerçek dışı bir iddia olmaz mı? Melisandre sürekli Stannis’in yanında. Kaldı ki 2. bir saldırı için de müsaade alıyor ve yeni gölge bebek yapıp, Davos ile birlikte kalenin altına giriyor, bırakıyor yaratığı. Sonuç olarak da Stannis için tek bir kişinin kanını dökerek savaşları kazanmış oluyor, zayiat ise sıfır, kimin işine gelmez ki? Sonuçta bu iki savaş da Stannis için yan hedef, asıl hedef KL; oraya tüm gücüyle saldırması gerek.

#20

Karekterin yaratıcısı GrrM’dir.Kimin ne oldugu bellidir.Sandor,badass dır.Sansa,Leydi’dir.Tyrion,zekidir.vs.Dizi ekibine de sadece doğru oyuncuları bulmak kalır.Onlarda mevcut adaylar içinde ellerinden geldiğince,bütçeleri el verdiğince seçimler yapar.Genellikle de kendini kanıtlamamıs,yıldızı parlamamıs kisilerden secerler.Got daki oyunculara baktıgımız zaman Bazıları uçak savar mermisi iken(Etkili),bazıları kuru sıkı (Etkisiz eleman).Kuru sıkıların cogunu da ana karakterler olusturur ki,bu da bütçe ile alakalıdır.Şöyle örnek vereyim ; Jon Snow karektiri icin Orlando bloom kapıyı 5m$ dan acarken ,Kit 500k$ ister ! bilmem anlata bildim mi ? Uçak savar mermileri ise yan karekterlerdir.Bunların daha az sahneleri oldugu icin “Kalifiye” oyunculardan seçerler.dengeyi bu şekilde kurarlar.

Derinlik mevzusuna gekirsek ; kitaplarda “Anlatıcı” vardır.ve eserin büyük çoğunlugunu ondan dinleriz.yani karekterlerin duygu dúnyalarını,o anki düşüncelerini,neler hissetliklerini,yasanan olayları o bize aktarır.Dizide ise diyaloglar vardır,ve bu diyaloglar 50 dakika nın icine serpistirilir.serpistilir diyorum cunku mekan,durum,savas,dovus vb. faktorlerde vardır.Yani bölüm bölüm degiskenlik gösterse de diyaloglara 25-30 dakika araliginda bir zaman kalır.Karekter sayısına baktıgımız zaman çok düşük bir rakamdır.iş burda artık senariste ve oyuncuya kalır yalnız şu da bir gercek ki senaristin senaryosu ne kadar iyi olursa olsun tek başına derinlik katamaz.oyuncuya ihtiyac duyar yani derinligi katacak asıl kisi oyuncudur.Oyuncu iyiyse senaryo yu gectim bir bakısıyla bile size cok sey anlatır.karekterin ruh halini yansıtır.sizi etkisi altına alır.kötüyse ona söylenenleri tekrarlar,odun gibi takılır,seyirci de ben ne izliyorum hissi yaratır.Derinlik mevzusunu bunları baz alarak değerlendirmeliyiz yoksa kitaplarla aynı olmasını beklersek çok bekleriz.böyle bir dünya yok ne yazık ki.

3 Likes