Game Of Thrones Fan Fiction 6x01 Dragonstone/Ejderha Taşı


#1

Leydi Melisandre, Ejderha Kayası’nın tepesinde olan ateşin içine doğru 1 kişi, 1 tanıdık cesedi taşıyor… O isimse nöbetinde öldürülen Jon Snow’dan başkası olamazdı. Alevlerin tam ortasında bir kılış vardı. Söylentilere göre çok eski ve kimsenin hatırlayamayacağı birine ait olan bir kılıç.

Melisandre: Dünyanın karanlığa gömüldüğü zamanlardı. Karanlığın karşısına dikilecek kahramanın daha önce hiç görülmemiş emsalsiz bir kılıcı olmalıydı. O kılış karşısında olan hangi varlıksa ona karşı direnebilecek ve öldürebilecekti. Winter is Coming! Kış gelecek ve ardında bıraktığı kötülüklere ışık tutacak bir adam gelecekti. O gün yıldızlar kanayacak ve soğuğun ağır nefesi dünyanın üstüne çökecek. O deşhet dolu gün geldiğinde, bir savaşçı alevlerin arasındaki kılıcı çekecek. O kılıç Işık Getirendir! Işık Getiren’in kim olacağını yüce Işık Tanrısı adına merak ediyoruz. Işık Getiren’in ejderha kanından bir adamın tekrar dirilteceği kehanetinin gerçekleşmesinin zamanı geldi. Kış Geldi! Ardından kötülüklerini de beraberinde getirdi. Ey yüce Işık Tanrısı Işık Getiren’in sahibi kimse onu bu karanlık günlerde bize geri getir…

Alevler yanmaya devam ederken 10 saniye boyunca sessizlik hakim olsa da bir ışık parlaması ile ateşlerin arasından çıkardığı Işık Getiren ile karşımıza çıkan isim Jon Snow’du! Kehanet nihayet gerçekleşmeye başlıyordu…

[video=youtube]https://www.youtube.com/watch?v=zjuXFJJmNUY[/video]

Meeren dışı… Kuzey’e Doğru… Ejderha Yuvasını bulan Daario Naharis ve Jorah tepeden indiler.

Jorah Mormont: Burada bir sürü at ve üstünde belirsiz adamlar varmış.

Daario Naharis: Nereden biliyorsun ?

Jorah Mormont: Atların ayak izleri çok rahat görülüyor.

Jorah kuzeye doğru bakarken atlı bir adam onlara yaklaşıyor… Geçen seferli gibi bir sürüsünü de yanında getirmiyor.

Atlı Adam: Neden buradasınız ? Ne arıyorsunuz ? Khal’ımız sizi topraklarımızda gördüğünde pek hoşuna gitmeyecektir.

Jorah Mormont: Khal’ınız mı ? Kuzeyde mi ? (Gülümsüyor.) Biz Daenerys Targaryen’i arıyoruz.

Atlı Adam: O zaman çok doğru bir yere geldiğiniz kesin. Birkaç gün önce Khal’ımız onu misafir ediyordu. Hala gitmediyse yetişebilirsiniz.

Meeren Tahtının üstünde vekaleten Tyrion Lannister oturmaktadır. Yanında Missandei bulunmaktadır.

Tyrion Lannister: Sorunları olan vatandaşlarımız var mı Missandei ?

Missandei: 128 tane Meeren vatandaşının sorunları var efendim.

Tyrion Lannister: Sıradakini gönder gelsin.

Dışarıya işaret verilmesi ile içeriden garip bir adam gelir.

Tyrion Lannister: Söyle bakalım derdin nedir ?

Meeren Vatandaşı: ‘‘Yabancı Bir Dilde’’ 3 gün önce oğlumla beraber gösteriyi izlemeye gitmiştik. Oğlumu Ejderha annesinin ejderhası oğlumu yaktı. Elimde tuttuğumda onun iskeletidir.

Missandei: 3 Gün önce oğlunu gösteride ejderhanın yakması ile kaybetmiş. Elindeki de iskeletiymiş.

Tyrion Lannister: Sıkıntı değil. Dediklerini anlıyorum, unuttun mu ? Neyse… ‘‘Aynı Dilde’’ 3 gün önce gösteriye ejderhanın geleceğini kim bilebilirdi ? Mesela kraliçenin saldırıya uğrayacağını da bilemezdik. Ancak olan oldu. Ejderha evcil bir hayvan değildir. İstesek de kontrol edemeyiz.

Meeren Vatandaşı: Ama en azından oğlum için güzel bir şekilde toprağa verebilmeliyim.

Tyrion Lannister: Bak bu konuda bir şeyler yapabiliriz… Sana oğlunu güzel bir şekilde toprağa vermen için yardım edilecek.

Kings Landing - Jaime Lannister’in gelişi…

Jaime, Kings Landing’e geldiğinde sokak Jaime’i de tepkiliydi. ‘‘Kraliçe S*ken!’’ , ‘‘Kıral Katili!’’ diye bağıran Kings Landing sakinleri Jaime’i korkutuyor diyebilirdik. Jaime, bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varmıştı. Kings Landing vatandaşlarından biri Jaime’e ‘‘Banada verse bende yaparım. Kraliyetin Memelerini gördük hain!’’ şeklinde tepki gösterince Jaime arabasından inip o vatandaşı yakalıyor ve güzel bir şekilde pataklıyor. Suratına bir de kılıç çekiyor.

Jaime Lannister: Kraliyet ailesine bir daha kötü laf söylenirse boynu gider. Bizzat kendim cellat olurum. Lannister ailesinden biri kayıp vermişken siz iç karmaşa çıkarıyorsunuz.

Kış Tepesi’nin 800 metre doğusu… Theon, Sansa ile birlikte Kış Tepesi’nden baya uzaktalar… Castle Black’e doğru gidiyorlar…

Sansa Stark: Peşimize adam göndermiş midir sence Theon ?

Theon Greyjoy: Elbette gönderecektir. Kaçtığımızı duyunca çok sinirlenmiştir. Kız kardeşini öldürdüm. Bizi bulursa yapacaklarını tahmin bile edemem.

Uzaktan 2 atlının geldiğini gören Theon ve Sansa, kaçmaya başlıyorlar… Atlılardan birinin Ramsey olduğu çok belli oluyordu… Theon, Sansa’ya yok gösterdi. Bir hanenin içine saklanmaya karar verdiler. Ramsey ve yanındaki atlı ile haneye kadar geldiler… Hanenin içine giren Ramsey odaları birer birer kontrol ediyordu…

Ramsey Bolton: Hadi ama! Kış Geldi Sansa! Bensiz 1 gün bile yaşayamazsınız. Kaçmak size bir şey kazandırmaz.

Theon, arkadan bir çıkış buldu ve Sansa ile kaçarken Ramsey bu sesi duydu ve hemen o odaya koştu ama çoktan kaçmışlardı.

Yazarın Notları

Davos, DragonStone/Ejderha Kayası’ndan baya uzakta kaybettiği bir şeyi aramakla meşguldü.

Onun dışında Greyjoylar bir yanıt vermek istiyorlardı. Her ne kadar Balon Greyjoy bir yanıt vermek istemese de varisi bu işe sinirliydi.

Öte yandan Winterfell’e hüküm süren Bolton Hanesi’nin ardında bıraktığı kalıntıları toplamaya gelecek 1 tane Stark bile yoktu.

Targaryen’den geriye kalanlar ise saklanıyor olsalar bile elbette açığa çıkacaktır. Daenerys Targaryen’i bulan Khal ordusuna dikkat çekmek isterim…

Benim bu konular hakkında notum: Khal Jhago’a dikkat edin. :slight_smile:

Ya Stannis, ölmediyse? Ya Brienne merhamet gösterdiyse ya da biri onu arkadan bıçakladıysa ?

Stannis’i yaptığı suçlarla ilgili ölmesini isteyen Brienne kılıcını ona saplamak istese de bunu yapmaz ağaca saplar ve şu sözleri söyler:

Brienne: Merhamet gösteriyorum.

Brienne oradan ayrıldıktan sonra Bolton hanesinin muhafızlarından biri Stannis’i bulur ve Winterfell’de onu esir alırlar.

Flashback * 4x10’un devamında**

Üç Gözlü Karga Bran ile konuşuyor…

Üç Gözlü Karga: Benim annem bana Brynden ismini verdi ve babamda bir Lord’tu. Bir zamanlar Gece Bekçileri’nin adamıydım ve Brynden Nehir de Gece Nöbetçileri’nin Lord Kumandanıydım.

Bran Stark: Abimi tanıyorsundur o zaman.

Üç Gözlü Karga: Hangisini ? Ölmüş olan abini mi ? Senin başka abin yok ki bran.

Bran Stark: Robb Stark benim abimdi, evet ama Jon Snow’da (Bir p*ç olmasına rağmen) benim abimdi.

Üç Gözlü Karga: Ancak Jon Snow, Stark hanesinin bir p*çi değil. Targeryen ailesinin kalıntılarından biri. Onun kaderi onu şuan çoktan var etmiş durumda. Benim binbir tane gözüm var. Her şeyi takip edebildiğimi söylemiştim sana. Brynden Nehir hakkında “Binbir Göz” adında yazılmış bir şarkı vardır hatta. Şimdilik bu kadar bilgi sana yetecektir…

Flashback’dan sonra Üç Gözlü Karga’nın ağacından uçarak çıkan Bran havada süzülüyor iken bölümde biter.

Nasıl buldunuz arkadaşlar ?


#2

ben beğendim güzel devam et takip