Game of Thrones ve Diriliş Ertuğrul


#1

Birkaç ay evvel, Diriliş’in yapımcısı gereken maddi imkanlar ellerinde olsa(bildiğin mangır yani), Diriliş dizisinin GoT gibi olabileceğine dair benzer yorumlarda bulunmuştu. Elbet bizim şüpheci şekilde eleştiri yapanlar olduğu gibi eziklik kompleksi ile yapanlar da vardı… Neyse. Geçen bir habere denk geldim; Netflix Dirilişin ilk iki yılını satın almış ve 3 ile 4. yıllarını da kanalına eklemek istiyor. Dahası İngiliz medyasında Diriliş dizisinin GoT gibi epic bir dizi olduğunu; Yerli GoT ve Ertuğrul için de yeni Jon Snow benzetmesi yaparak haberler yapılmış. (Gerçi biraz abarttıklarını düşünüyorum; yerli Jon ne la? Jon’um ve Ertuğrul’um kendilerine özel bir kerem. :slight_smile: Gerçi onlar da parantez için de (sort of; bir nevi demiş zati)) Kısacası GoT gelene kadar bu diziyi izlemelerini tavsiye ediyorlar. 2 ayrı haber var bu konuda…

Bu da haberlerin Türkçesi ve en başta ise diziyi izlemeye başlayan bir Amerikalı’nın komik ama hoş bir yorumu haber edilmiş.

https://inews.co.uk/culture/television/ertugrul-turkish-game-thrones-netflix/

Netflix’teki Diriliş bölümü: https://www.netflix.com/tr-en/title/80127001

Dizi üzerine sohbetler vs. reddit’e kadar düşmüş. Hatta izleyenlerden biri GoT’un son bölümünde gördükleri bir şeyi Diriliş’ten modellemişler diye düşündüm ama ne olduğunu söylememiş. https://www.reddit.com/r/NetflixBestOf/comments/6br9t4/us_ertugrul_resurrection_2014/


#2

Babam Dirilis Ertugrul hayrani; öyle ki dizinin baslama saati yemek saatine denk geldigi için, çarsamba aksamlari yemegi, sirf dizinin bir dakikasini bile kaçirmasin diye yemek salonunda degil, salonda yememizi istiyor. Biz de kirmiyoruz tabi adami, salonda yiyoruz.
Dolayisiyla ben de dizinin her bölümünün en az yarisini izliyorum… Ve sevmiyorum.
Bir kere bile “Ne olacak simdi acaba?” diye merak etmedim, hiçbir sekilde ilgimi çekmedi. Hatta nedense bu diziyi izledigimde üzerime bir agirlik çöküyor, yemek bitse de odama çekilsem diyorum.
Neyse yani, diyecegim o ki, hiç izlemedigi halde begenmeyen, elestiren biri degilim.
Sadece sevemedim iste, ilgimi, merakimi çekmedi. Bu gayet normal bir sey. Benim begenmedigim yerli veya yabanci çok dizi var. Herkesin var.
O yüzden Dirilis Ertugrul’u begenmeyip elestirenler için, begenmemelerinin olasi sebebi olarak, akliniza ilk olarak o kisilerin eziklik kompleksi oldugu, bati sevicisi olmalari gelmesin.
Bir dizi kaliteli olabilir ama herkese hikap etmez, herkesi çekmez kendine.

Bundan dolayi, bir Game of Thrones hayrani olarak, Dirilis Ertugrul benim için Game of Thrones’un yanindan bile geçemez. Game of Thrones benim ilgimi çekmis, takipçisi olmami saglamis özelliklere sahip bir dizi; Dirilis Ertugrul ise bunu basaramamistir.
Ama elbette bu benim fikrim, benim bakis açim. Ben bunlari belirtmeden “Game of Thrones’un yaninda Dirilis Ertugrul ne ki yaa?” desem, haksizlik etmis olurum.
Kimse kendi fikrini, bakis açisini genel bir durum gibi yansitmamali.

Dirilis Ertugrul’da begendigim ve begenmediklerimi de söyleyeyim…
Genel olarak net bir sekilde iyi ve kötü ayrimi olmasini sevmiyorum.
Bazi sahneleri çok abartili buluyorum. Mesela aklima ilk gelen; birkaç bölüm önce, Titan vahsi adamlar toplamisti yanina ve nasil desem? Adamlara “Ertugrul” diyorsun, tisliyorlar, acayip acayip hareketler yapiyorlar. Sonra “Ertugrul’a söyle yapacagiz, böyle yapacagiz” diyorsun, hep birlikte Yesilçam filmlerindeki kötü adam kahkahasi atiyorlar, o sirada kamera adamlarin agzina giriyor adeta. Ertugrul belli bir kaliteye sahip bir dizi, ve bu sahneler o kaliteye yakismayacak seviyedeydi, her açidan. Kardesimle birbirimize bakip kahkaha attik o sahnede. Cidden insani diziden sogutan seyler bunlar. Karsi tarafi mümkün oldugu kadar igrenç, pislik olarak göstermek istiyorlar, ve bu gerçekten çok abartili, gerçek disi. Ares diye biri vardi mesela, gerçi hala var, hatta geçen bölüm galiba klisenin dibine vurup adami müslüman yaptilar. Her neyse, o da bir acayip konusuyordu mesela; hatta ondan önce de biri vardi, o da ayni sekilde. Gerek yok böyle seylere.
Son olarak, yine abartili buldugum bir sey var… Genel olarak oyuncularin performansi. Neden bilmiyorum ama bu dizideki en usta oyuncular bile o kadar abartili oynuyorlar ki. Sadece bana mi öyle geliyor acaba diyordum ama yok, benim gibi düsünenler var. Cok teatral oynuyorlar.
Aa birde, Ertugrul’un oglu rolünü oynayan en fazla 7-8 yasinda bir çocuk var; çocuga öyle diyaloglar yaziyorlar ki hayret ediyorum. Bir çocuk öyle konusur mu hiç? Öyle büyük laflar eder mi? O kadar anlayisa, bilgelige, korkusuzluga sahip olur mu? Yine abarti, yine abarti. El kadar çocuk antipatik geliyor bana sirf bu yüzden. Birde çok tatli oysa ki, o gözler hafif çekik falan, oyuncu seçimi çok basarili yani ama iste…
Tam suraya edit:
Ayrica dizide din çok fazla ön planda ve benim birçok yerde okuduguma göre, o dönemde müslümanlik orada o kadar yaygin, yerlesik degil. Dizinin en çok elestirildigi noktalardan biri de bu zaten.

Begendiklerim ise… Ilk olarak, dizinin süresi! Bir saat anca sürüyor; diger dizilerin, daha dogrusu kanallarin da bunu örnek almasi dilegiyle. Iki buçuk saat süren dizi var yaa! 150-170 sayfa senaryo demek bu. Bitmek bilmeyen sahnelere, uzun uzun bakismalara kiziyoruz ama, senaristler ne yapsinlar yani degil mi? Bu sürelerle, 5 bölümde komple hikaye anlatilir normalde. Bu açidan Dirilis Ertugrul’un süresi, benim için dizinin artilari arasinda yer aliyor.
Bunun disinda, kostümler çok iyi. Mekan seçimleri de basarili, manzaralar güzel. O çag, olabildigince basarili bir sekilde yansitilmis.
Ve son olarak, dizideki kadinlarin birer savasçi olmasi çok hosuma gidiyor. Gerçi çogunluk öyle mi bilmiyorum, o kadar dikkatli izlemedim. Hep birlikte toplanip talim yaptiklari bir sahne hatirliyorum, birde iki üç bölüm önce Ertugrul’un karisi tek basina birkaç adamin hakkindan gelmisti, o var aklimda. Bu gerçekten dizide begendigim bir sey.


#3

Şimdi kurgusunu sevmezsin; bir sürü eksik görür eleştirirsin, eyvallah; bunu ben de yapıyorum gerek bu dizi için gerek GoT için gerekse diğer diziler ve filmler için. Bu çok ama çok başka bir şey.

Lakin bir de başka bir eleştiri türü var ki “Biz ne anlarız? Bizimkiler ne becerdi ki bunu becersin?” tarzında aşağılamaya yönelik şeyler var ki bu eziklik kompleksi ile açıklanır. Nitekim bunları gördüğüm için bu şekilde yorum yapanlara bir yorum yaptım, yoksa kişi türünü sevmez, kurgusunu sevmez vs. vs. vs. bu tamamen zevk ve beklenti meselesidir, kimse bunun için eleştirilemez; zevkler ve renkler tartışılmaz denmemiş boşuna. Nitekim yazdığım yorumdan da beğenmeyenlere o şekilde bir laf sokmuşum gibi algılamak güç diye düşünüyorum.

Dizi ile ilgili eleştirdiğin noktaların çoğuna katılıyorum; bazı noktalar çok abartılıyor ve törpülenmesi gerek. Yalnız kesin iyi-kötü ayrımı da aslında Türk Destanlarından tut genel olarak tüm dünya destanlarından gelen bir anlayış; şahsen bu kısmı biraz aşmak gerektiğini düşünüyorum, safi kötü bellememek gerek. Gerçi karşı taraftaki iyi karakterlere de vurgu var, yok değil ama kötü kabul edilen karakterlerin iyi noktaları da gösterilse hoş olur; gri ayrımı yani ama sonuçta olarak her dizi/filmin de Martin’in gerçekçilik anlayışı ile yazmasını bekleyemiyoruz.

Dizinin uzunluğu 2,5 saat zaten Duygu. :smiley: Batıda o süreyi 1 saate düşürmüşler; yani bir bölümü 2’ye bölmüşler. :stuck_out_tongue:

Türkler genel olarak Tanrı inancını önde yaşayan bir topluluk; eski inancında da… Bahsettiğin bilgiye gelir ise doğru bir bilgi değil; 10. y.y yani Miladi takvim ile 900’lü yıllar topluca/kitleler halinde İslam’a girdikleri yıl olarak bilinir; yani aradan en az 300 yıl geçmiş. Kaldı ki ta 700’lü yıllarda, Emevi’lerden itibaren yavaş yavaş bir sürü Türk var İslamiyet’e giren; misal Horosan Türkleri 700’lü yıllardan sonra topluca İslam’a girmeye başladı; Abbasi Döneminde bu yayıldı ki Samara Dönemi olarak anlatılan dönem; Türklerin Abbasi Devletinin ele geçirdiği dönemdir; askeri ve siyasi. Yani nereden bakarsan bak Ertuğrul döneminde en az 300 ila 500 yıl arası Türkler, İslamiyet ile tanışık. Oğuz Türkleri toplu halde 10. yy.'da İslamiyet’e girdi.

Şimdi günümüzde sonradan Müslüman olmuş bir insana “yarım imanlı, yarım Müslüman” der misin? Diyemezsin, neye göre dersin ki? Senin okuduğun kaynakların yorumu bu şekilde oysa, böyle diyorlar ki komik bir iddia. Bir insan Müslüman olduktan sonra nasıl yarım yamalak bir inanca sahip olabilir ki? Neyse, geçelim bu kısmı. Anadolu’nun doğu sınırları daha önce Emevi ve Abbasiler tarafından fethedilmişti zaten hatta sayısız Türk savaşta güney doğu sınırlarında Bizans’a karşı. Sonrasında ise İslamlaşan Türklerin kurduğu diğer devletlerin zaman zaman sınırları ihlal edip savaştığını görüyoruz ama en keskin giriş Büyük Selçuklu Devleti ile oluyor ki İstanbul’un önüne kadar geliyor akıncı beyleri… Anadolu Selçuklularından tut Anadolu Türk Beyliklerine kadar bir çok Türk Devleti/Beyliği Anadolu’nun doğusunu ele geçirip, yerleşiyor. Arada gelip toprak alan Eyyubileri vs. söylemiyorum. Yani şu ana kadar Anadolunun yarısı Türkleşmiş ve İslamlaşmış. Kalan yarısı ise doğudan- Moğoldan kaçan- gelen Türklerin, batıya göç edip uç beylikleri(sonra beylik devletleri) kurmasıyla daha fazla Türkleşiyor ve haliyle İslamlaşıyor. Bu topraklarda İbn-i Arabi ayarında bir sürü alperenler olarak tabir ettiğimiz din adamları batıya gelip tebliğler vs. yapıyor; zaviyeler, tekkeler ve medreseler kuruyor. Misal Edepali… Ertuğrul’un en yakın dostu ve dünürü. Şu kadın savaşçılar dediğin var ya; Anadolu Bacıları var, Anadolu tarihinde (o dönemin Amazon kadınları gibi onlar) hem eli kılıç tutuyor bu kadınların hem de Ahi Evran gibi kadın ahileri bunlar(zaten Ahi Evren’ın karısı başlarında); yani yeri geldiğinde esnaf yeri geldiğinde savaşçı. Yalnız Moğollar gelip bunları merkezini işgal edince yok ediyorlar bu kadınlar çünkü direnişin başlarında bu kadınlar ve diğer erkek ahiler vardı. Türk kadınları genel olarak savaşçılardır, erkekler olmayınca evlerini korumakla vazifeliler ama zamanla bu yönümüz törpülmüş elbette. Bir de dizideki fark da şundan; biri diyar diyar gezen Türk kadını, doğal olarak eline kılıç almasını iyi bilecek; diğeri ise şehirlerin güvenli kollarında yaşamaya alışmış bir Türk kadını, haliyle zamanla törpülenmesi bekenen bir şey. Üzücü aslında.

Türk tarihini bana sor sen :slight_smile:


#4

Yok, zaten dikkat ettiysen yorumu direkt sana yazmadim, genel konustum. Hazir basligi açilmisken ve sen de o durumdan bahsetmisken, düsüncelerimi söyleyeyim dedim.

Nasil yaa? Biz simdi sizin izlediginiz bir bölümü iki seferde mi izliyoruz? Geçenlerde babam bir bölüm kaçirmisti, sonradan izlemek istedi, Youtube’dan açtik ve bölüm 1 saat 5 dakika sürüyordu. Hatta kaçinci bölüm oldugunu bilmedigi için birkaç bölüm açtik izlemek istedigi bölümü bulana kadar ve hepsi asagi yukari 1 saat uzunlugundaydi.

Din konusuna gelirsek; evet Islam’a geçmisler ama hala eski inanca sahip olanlar da varmis. Dizide yansitildigi boyutta degilmis. Benim yeterince tarih bilgim yok, bunu hep söylüyorum zaten, ama bu konuda yaptigim arastirmaya göre, o dönemde Kayilarin yarisi hala Gök Tengri inancina sahiplermis.
Özetle diyorum ki, dizide gösterildigi kadar Islamiyet Türklerde yaygin ve yerlesmis, oturmus bir din degildi henüz. Ertugrul’un kesin bir sekilde Islami seçip seçmedigi bile belirsizmis yanilmiyorsam, Gök Tengri inancindan izler tasiyormus tarihçilerin söyledigine göre.
Durum bu olunca, dizide Islamiyetin bu kadar ön planda tutulmasini ben yanlis buluyorum; hatta dürüst olmak gerekirse, Müslümanligi bu kadar öne çikarmak bizim gibi hassas, kolay gaza gelen bir toplumun daha fazla ilgisini çekmek için bir taktik gibi görünüyor.
Neyse yani tekrar, net bir sekilde söyleyeyim; ben o dönemde müslüman degildik demiyorum, sadece bu kadar yaygin, yerlesmis degildi. Ama diziye bakinca hepsi her bölüm yüz kere “Allahu ekber” diyor, “Ya Hak” diyerek ok atiyor, hak yolunda ilerliyorlar falan filan. Abartili.
Dirilis Ertugrul bir tarih dizisi ama hiçbir sekilde tarihi birebir anlatmak gibi bir sorumluluklari da yok, bu niyatinde bir televizyon dizisidir, bir $ovdur. Ama bu tip konularda daha dikkatli, özenli olmak gerek diye düsünüyorum. Cünkü bunu izleyen insanlarin çogu biz Türklerin hep müslüman oldugumuzu düsünüyorlar; öyle olmadigini anlatmaya çalistigin zaman seninle tartisiliyorlar ve resmen hakaret etmissin gibi bakiyorlar. Dizide izledikleri her seyi gerçek kabul ediyorlar.

Yine çok mütevazisin masallah.


#5

Gençler lütfen her şeyi bana sorun bir zahmet…


#6

Anladım canım. :+1:t3:

Aynen öyle, bir bölümü iki seferde izliyorsunuz. :slight_smile:

Yok, tamamen yanlış bilgi canım. Şimdi bak; Büyük Selçuklunun kurucusu Selçuk Bey, Oğuz Yabgu Devletinde üst seviye bir adamdı; ordunun başındaydı; babası da öyle idi; eski inanca mensup biriydi. Sonra bu adam saraydakiler ile husumet yaşayıp, kendi bölgesine çekiliyor ve bir süre sonra Müslüman oluyor, tebası da keza aynı şekilde Müslüman oluyor. Ardından Yabgu(kral yani) haracını talep ediyor ve Selçuk Bey “Müslüman olan kafire haraç, vergi vermez!” diyerek itiraz ediyor ve bağımsızlığını ilan edip, Selçuklu Devletini kuruyor ve sonrasında başta Oğuz Yabgu olmak üzere bir çok devlet ile mücadeleye girişiyor. Oğuzların büyük kısmı Müslüman, kalan bir kısım Müslüman olmayan Oğuzlar ise kuzeye ilerliyor ve orada Hristiyanlaşıyorlar. Zamanla işte Müslüman olan Türklere; Müslüman olmayandan ayırt etmek için TÜRKMEN ismi veriliyor. Bunlar ayrı boy değil yani… Doğal olarak gayri-müslim Türkler ile mücadeleye başlıyorlar ve onları Moğolların olduğu tarafa itiyorlar; zaten Cengiz Han falan tarih sahnesine çıkınca çevresine topladığı tüm Türkler, Gayri-Müslim Türkler. Yani o dönem eski inançta olan Türkler, Cengiz Han’ın çevresinde; Hristiyan olanlar ise kuzey bölgelerde kendi küçük devletçiklerini kuruyor.

Anadolu Savaşlarında Turkopol denen Haçlılarla da birlikte savaşmış -sanırım Hristiyan bunlar- Türkler var; gene bize karşı savaşıyorlar. Ondan sonra Alparslan’ın Malazgirt Savaşında da Bizans yanında savaşan Türkler var; bir kısmı karşı tarafın Türk olduğunu anlayınca kandaşlığı ağır basıp, Alparslan tarafına geçiyor.(gerçi benim şahsi tahminim Alparslan önceden bunlarla görüşüp yanına çekmek için görüşmüştür ama bu konuda bir şey daha okumadım tarih kitaplarında vs.)

Yani genel olarak gördüğün Müslüman olmayanlar ya Hristiyan idi ya da eski inançta ve onlar da zaten Anadolu’da değil Cengiz Han yanında yahut kuzey taraflarda(yani bugünün Rusya topraklarında; Kıpçak Bozkırları gibi) barınıyorlardı. Hatta Kiev aslında Türkçe bir isimdir ve kendi başına bir Türk devletçiğidir kendisi ama Moğollar yok ediyor. Bugün de Rusya’nın başkentinin ismi olarak karşımıza çıkıyor. :slight_smile:

Mantıken Moğollar yardıra yardıra gelirken; arada kaldığında ayvayı yiyeceğini bilen eski inanca mensup Türklerin, Türkmenler arasında yaşamasını beklemek; yahut beylerin ve Sultanların; bu Türklerin, kendi inancındaki Moğol-Türklerin tarafını tutup, savaşta sırtında vuracağını tahmin etmesi göz önünde bulundurulur ise Anadolu’da Türkmenlerle yaşaması pek olası görünmüyor. Anadolu’daki Türklerin yarısı eski inançta olsa zaten Cengiz Han en başta kolayca Anadolu’yu ele geçirmişti; düşünsene nüfusun yarısı kendisinden. :slight_smile: Kaldı ki sonradan Müslümanlarla -kurdukları devletler vs. yüzünden- iç içe yaşamaya başlayan Moğollar bile hızla Müslümanlaşmaya hatta Türkleşmeye başlıyor.

İslamı değerleri ön planda tutması da şov veya reyting için değil aksine İslami değerleri topluma aşılamak için, sonuna kadar da savunduğum bir durum. Devlet destekli bir dizi aslında, aynı Hollywood’un ABD hükümeti destekli filmler çıkarması ve pazarlaması gibi(bilhassa askeri filmler).

Yabancıların yorumlarını okumaya başladım dünden beri; fikirlerini vs. merak ettim. Kimisi Hristiyan kimisi ise seküler bir yaşam bellemiş ve bu konudan hiç şikayetçi değiller, aksine çok hoşlarına gitmiş; medyada ve filmlerde sürekli negatif bir algı ile İslam tanıtılıyor bizde, bu açıdan görmek çok hoşumuza gitti, diyorlar. Hatta kadının biri diziyi izledikten sonra dinleri araştırmaya başlamış, adamın biri sık sık Allah’a şükür eder olmuş dizideki etkiden(Türkçe verdiğim haberdeki yorum); kimileri çocuklarıyla izliyormuş, İslamın barışçıl, sosyal mesajları çok hoşuna gidiyormuş; yapıcı değerler aşıladığını ve kendi dizilerinin ters şeyler aşıladığını vs. söylüyor. Türk olmayan Müslümanlar ise Müslümanların birlik beraberlik içinde olması gerektiğini gösteriyor dizi, diyerek kendince bilinçlenmiş. Adamlar bana ve birbirine evelallah eyvallah gardaş kardiş kız kardeş diyor ya hu :smiley: Adam börk bulmuş takmış, okçuluk yüzüğü bulmuş ok talimi yapıyor. Kadının biri kadın başlığı bulmuş onu takmış poz veriyor. :smiley: Yani sonuç olarak tam da bu amaç güdülmüş idi ve başarılı da olmuş… :wink:

Kibir yahut mütevazilik ile ilgisi yok; ilgi alanım ve yıllardır araştırıyorum, okuyorum. Her şeyi çok bildiğimi iddia etmiyorum, aksine öğrenilmesi gereken sürüyle şey var ama söylediğin konular hakkında -daha yeni bunlarla da ilgili kitaplar okuduğum için- bilgi sahibiyim. Biliyor isem bildiğimi söylerim; eh işte, az bir şey biliyorum dersem verdiğim bilgilerin neyine güveneceksin ki?


#7

Ertuğrul Gazi’nin hayatı hakkında sınırlı bilgiler var. Ancak dizinin bir bölümü 2,5 saat. Bu nedenledir ki bu diziyi izlemeyi reddediyorum.


#8

Garip bir sebep… Yine de sevip sevmemek senin zevk ve beklenti meselen.


#9

Çok da garip bir sebep değil aslında. Ertuğrul Gazi ve devri hakkında çok çok çok az bilgi var. Senaristler ne kadar bilgi sahibi ki bu dönem hakkında her hafta 2.5 saatlik senaryo çıkarabiliyorlar. He ben kurgu seviyorum diyene de bir şey diyemem zevkler, renkler tartışılmaz.


#10

Dizi/filmler tarihi gerçekliklere olabildiğince uymaya çalışır ama tarih anlatıyorum diyerek yola çıkmazlar. Asıl gariplik tarihi dizi/filmden öğrenmeyi beklemektir aslında. Tarih izlemek istiyor isen belgesel izle. Canlandırma da yapıyorlar tarihi belgesellerde. Sen şimdi Spactacus’u izlemişsindir? Dizide gördüklerin hepsi yahut çoğu gerçek miydi? Hayır! Adamın genel hatlarını aldılar, kurgu dizi yaptılar, bitti.


#11

Ben bu konuda yazmak istemiyorum bekledim aşağıya düşer mi diye madem düşmedi yazayım
öncelikle Netflix tüm dünyada en çok reyting alan dizi film neyse onu satın alıyor kendi platformuna ekliyor sonra ne kadar izlenirse izliyor herkes bizden tek satın aldığı da Ertuğrul değil…
ve bir ayağıda dizi film yapımı. Bu yapımlardan biride Türkiye de Türk oyuncular ile hatta Çağatay Ulusoy la olduğuna dair söylentiler var (inş doğrudur )
1,5 sezon izledim tüm yorumlarımı ona göre ve oradaki sahnelere göre yapacağım
G o T benzerliğine girmiyorum Ortaçağ hikayeleri olmaları dışında benzerlik yok bana göre
Ertuğrul aksiyon dizisinden başka birşey değil benim için …
Tarihsel hatalar ile dolu mesela Ertuğrul un eşi bey kızıymış dizide Melike oldu
Obanın yakılması yıkılması diye birşey yok Süleyman Şah öldükten sonra obayı karısı yönetiyor 10 yıl devlet ana sözcüğü de buradan geliyormuş ama kadın yönetimi göstermemek için Kayılar her zaman dirilir ayağa kalkar demek için, üstüne Moğol zulmünü haklı göstermek için obayı yaktırdılar. 2. ve 3. sebep için eleştirim olamaz ama ilk sebep saçma olmuş dahası diğer obaya karşı Kayıları nankör gösterdiler zulum gördü gösterdiler ki tek suçları onlara sahip çıkmaktı.
Ertuğrul Alp başı iken karısını alıyor dağda kırda geziyor bu sırada Alplerin hem asları hemde çoğu obada değil oba saldırıya uğruyor
Aynı şey Hürremde daha azı olduğunda hatta olmadığı halde kıyametler koptu millet izlemeden…(.geçen denk geldim Facebookta Ertuğrulun dağda kırda gezerken karısı ile gezmesine (Hürremde sahne arkası olaydır yorumu yapıldı. Hürremi, rtük ü ne sanıyorsa artık. çoğu kişi izlemeden eleştiriyor yorum yapıyor ben buna karşıyım. Al birini vur ötekine ama Ertuğrul daha doğru daha düzgün hatt a tarih programı çoğu izleyicisine sorarsak )
sonra Ertuğrul süper kahraman obaya dönüyor iki oba birleşmiş Ertuğrulun eski görevide asıl obanın oğlunda baba oğluna vermiş yani
Ertuğrul geliyor babamın verdiği görev benimdir diyor.
babanın verdiği görevi zaten eline yüzüne bulaştırdın, ikinci olarakta bunun adı nankörlükten başka bişey değildir.
Herneyse daha çok konu var Tarihi olarak çarpıtılan yanlış söylenen dizide ama Ertuğrul izleyici kitlenin çoğunluğuna sorarsak Ertuğrul tarih dizisi iken Hürrem saçmalık… bana göre al birini vur ötekine durumu var ama Hürremde en azından tarihin ana hatları yanlış gösterilmedi kurguda hatalar elbette vardı.
yukarda diziden tarih öğrenmek denmiş. ben katılmıyorum bu söze çünkü yukarıda yazdığım tarihsel eleştirileri diziyi izledikten sonra merak edip araştırdım bu karakter nasıl bu olay nasıl olmuş diye sonra gerçeği öğrendim. Uzun lafın kısası tarihten ilham alan diziler yapılsın ama biri tarih dizisi iken diğeri değil gibi eleştiriler yapılmasın. Kim ne yapıyorsa yapsın Abd liler başkanlarından birini vampir avcısı yaptı ama bizde tarihi karaktere fantastik öğe versek kıyametler kopardı kesin
Tarihi dizi film o döneme dair merak uyandırıyor bırakın yanlışta olsa bişeyler öğretsin sonra doğrusu ortaya çıkıyor diziden tarih öğrenip onu doğru kabul edenede zaten birşey yapım söyleyemeyiz. Yapsak söylesekte anlamaz o


#12

Şimdi canım, eleştirilerin bir kısmına katılıyorum. Eksiği yok denemez ya da kurguda bu şu şekilde işlenseydi dediğimiz şeyler var; GoT için de söylemiyor muyuz aynı şeyleri? Söylüyoruz.

Lakin Ertuğrul Dönemi için elde toplasan 3-4 sayfalık bir kaynak var, makale anca yazarsın kendisi hakkında, öyle yani. Bundan dolayı zaten İLHAM alındı, deniyor. Halime Hatun meselesinde o şekilde yapılması sebebi Arabi’nin bir eserinde Osmanlı’nın kuruluşuna işaret eden bir söz edilmesi ve o söz dolayısı ile kurguyu bu şekilde yapmaları, yapımcı açıklamıştı sebebini… Muhteşem’de tarihi kaynak bolcana vardı, bu yüzden siyasi gidişatı vermek kolaydı ki onda bile aslında tamamen uymadılar; Hürrem’in eski sevdiği misal(bu kız çocuk yaşta Kırım sarayına alınıp, büyütülüp İstanbul’a gönderilmiş biri, nereden çıktı bu herif misal?); Rüstem Paşa’nın tü kaka gösterilmesi ve öldürülmesi, yok böyle bir şey… Bunun gibi şeyler var tarihsel olarak çokça yanlış olan ama aslında Muhteşem dizisinde insanların öfkeli tepki vermelerinin sebebi bu tarihsel yanlışlıklar değildi. Asıl mesele Türk-İslam kültürünü oryantalist bir bakış açısıyla yalan yanlış şekilde anlatım, adamı hareme hapsetmeleriydi. Oysa doğru şekilde anlatılsa idi bu adamın aynı babası gibi doğru düzgün sarayında otururken görmek çok az mümkün olurdu. Eğer kültür doğru yansıtılsa idi eminim ki insanlar böyle tepki vermeyecekti, çünkü verilen tepkinin sebebi bahsettiğim şeydi.


#13

Ayça, sen beni tam olarak anlamiyorsun.
Tarihçilere göre, Ertugrul döneminde, kayilarda Islam dizide gösterildigi kadar yaygin, yerlesmis degil. Hatta dedigim gibi, Ertugrul’un Tengricilikten izler tasidigi söyleniyor. Bu konu tam bir muamma yani. Ama dizide net bir sekilde Türklerin kendilerini Islama adadiklari, hatta bu ugurda da savastiklari gösteriliyor. Burada abarti var diyorum, yanlis bilgilendirme var diyorum, sen gelip bana Türklerin Islamiyete geçisini, tarihini falan anlatiyorsun, konu bu degil. Ben “Müslüman degildik o zaman” veya “Islama geçenlerin sayisi çok azdi” demiyorum, konu bu da degil.
Ve bence dizide Tengricilik de islenseydi, çok daha zengin ve ilgi çekici ve gerçek bir içerik çikardi ortaya.

Pardon da onlara ne oluyor? Hangi sifatla Islam degerlerini topluma asilamayi kendilerine görev ediniyorlar? Devlet veya dizi sektörünün hiçbir sekilde böyle bir mücadelesi olmamalidir, bu çok yanlis. Devletin görevi adaletli bir sekilde ülkeyi yönetmek, ülkeyi kalkindirmaktir; dizi sektörünün görevi ise hikayeler yaratip çekmek ve onlara bizlere sunmaktir. Nokta. Hiç birinin, hiçbir sekilde bir topluma bir dini asilama hakki yoktur.
Kusura bakmayin ama zaten bir bizim ülkede her seyi birbirine karistirmak mümkündür. Siyaseti spora, din’i siyasete, din’i televizyona… Yaa bir birakin her sey oldugu yerde, oldugu gibi kalsin, gelisecekse de kendi içinde gelissin.

Ve bana bu konuda ABD örnegi ile gelme. Ben birçok Amerikan dizisi izliyorum, Amerikan filmleri izliyorum, hiçbirinde belli bir dinin propagandasi, asilamasi yapildigini görmedim.
Birçok seyi pazarliyorlar, birçok seyin propagandasini yapiyorlar ama dinin bunlarin arasinda yer aldigi bir yapima ben hiç denk gelmedim.
Hatta aklima ilk gelen dizi Homeland. O dizide din içerigi fazlasiyla ön planda ama hiçbir sekilde bir taraf öne çikmiyor, hiçbir sekilde “bu iyi, bu kötü” denmiyor. Iyisini de, kötüsünü de gösteriyorlar, olabildigince objektif davraniyorlar.
Ek olarak, askeri Hollywood yapimlarinda, veya televizyon dizilerinde illa ki bir noktada kendilerini de kötü gösteriyorlar (Orta doguda çevirdikleri oyunlar, yarattiklari kaoslar). Bu konuda da aklima ilk gelen dizi Homeland.

Biz bu konularda tarafsiz bakamiyoruz bu kadar. Askeri veya tarihi dizi ve filmlerde hep biz magduruz, hep biz hakliyiz, hep biz iyiyiz.
Hep biz bir din’i bir toplumun kimligi haline getirme çabasi içine giriyoruz; halbuki toplumu bireyler olusturur, ve her bireyin inanci kendinedir. Biraksinlar herkes kendi seçimi kendi yapsin, hür iradesiyle, mantigiyla, hissettikleriyle; gaza getirilerek, manipüle edilerek degil.
Bir toplumda milliyetçilik anlasir bir durumdur; hatta dizi/filmlerde bunu pekistirmek, asilamak da anlasilirdir.
Ama din… Bu farkli. Sen millete bir dini ve degerlerini asilarsan, o kisi yürekten inançli olmaz, dinci olur en fazla. Senin anlattigin degerleri ilgiyle dinler, izler, sonra gögsünü kabartarak “Ben de müslümanim” diye düsünür ama bu kadar. O degerleri cidden benimseyen, uygulayan, onlara tutunan kaç kisi çikar?
O yüzden diyorum; milleti din’le gaza getirmesinler.
Dizilerde/filmlerde Islamiyeti ve degerlerini asilamasinlar, bu yanlis. Ayrica devletin ve tv’nin görevi de degil zaten. Onlarin isi degil bu, sahip olduklari güç ve imkani bu sekilde kullamazlar. Herkes kendi isine bakacak.

Dedigim gibi, sen ben yanlis anliyorsun.
Sorun dizide Islamiyeti ve degerlerini yanlis tanitmalari degil, hayir, bu söz konusu bile olmadi. Aksine, bu açidan hiçbir sekilde yanlis bilgilendirme yok. Ve bu noktada, yabancilarin diziyi izlemesi güzel; kati ve acimasiz olarak gördükleri Islamiyetin (ki bunun için onlara kizamayiz) esasinda baris dini oldugunu görüyorlar.
Dizinin Islam konusunda yabancilari dogru sekilde bilgilendirmesi iyi bir sey. Hatta ek olarak, Türklere olan bakis açilarini degistiriyorsa, Türk tarihine ilgi duymalarini sagliyorsa, Türkiyeye sempati beslemelerini sagliyorsa, sahane! Dizilerin sahip oldugu bu güce ben hayret ediyorum bu arada. Dikkatleri ülkenin üzerine mi çekmek istiyorsun? Turist sayisinda patlama yasansin mi istiyorsun? Cek kaliteli bir dizi, sat yurt disina ve neler oluyor bak :smile:
Neyse bunlar güzel hos, ama sorun su ki, bizim milleti yanlis bilgilendiriyor veya kafasini abartilarla dolduruyorlar. Ne oluyor sonra? “Dizide böyle göstermisler ama aslinda olay tam olarak öyle degil” diyenler çikiyor, bunun üzerine diziyi begenen ve deli gibi savunan, izlediklerini gerçek tarih olarak kabul edenler geliyor. Saçma sapan bir sekilde ortalik karisiyor. Bir taraf “Cahil” diye etiketlenirken, diger taraf “Bati sevicisi. Tarihini begenmeyen” diye etiketleniyor. Ülkede zaten “Biz ve onlar” durumu var, Dirilis Ertugrul gibi diziler de bu durumu daha da saglamlastiriyor, o ayrimi daha da belirginlestiriyor (Yakinda “Börü” dizisi baslayacak, 6 bölümlük mini dizi; simdiden söylüyorum, seyreyle cümbüsü). Halbuki bu engellenebilir; yukarida dedim ya, dizide Tengricilikten de bahsedilse çok daha zengin bir içerik olurdu ve ayni zamanda bu sorunlar olmazdi. Ön planda olmasina gerek yok, yine Islami ön planda tutsunlar, ama araya hala Gök Tengriye inanan kisiler de koysunlar, hatta bunlarin arasinda sorun olmadigini, ayni milletin evlatlari olarak yeri geldiginde omuz omuza savastigini göstersinler yani istiyorlarsa. Kimse gelip “Böyle degildi” demezdi, veya dizinin takipçilerinden “Yaa olur mu öyle sey? Türkler hep müslümandi, ne bu Tengri?” diyen olmazdi, malum, çünkü diziyi çok seviyorlar, toz kondurmuyor, izledikleri her seyi gerçek kabul ediyorlar. Kimse gereksiz yere birbirine girmezdi ufacik bir dogru bilgilendirme sayesinde. Yabancilarin da ayrica merakini çekerdi bu, hatta “Vay! Türkler hep müslaman degil miydi yani?” derler, arastirip ögrenirler. Tek bir sey ile sadece Ertugrul dönemini degil, öncesini de merak etmelerini saglamis olurlardi.
Her açidan kazanç elde edilirdi.

Neyse. Ve son olarak; sen katilmiyorsun ama ben buna inaniyorum, dini içerik reyting kazandirdigi için de bu kadar ön planda.


#14

Hiç Diriliş Ertuğrul izlemedim. Ancsk Got’dan daha iyisini yapabiliriz lafı çok vizyonsuz gelmişti bana duyduğum zaman. Yani Got’u Got yapan efektler değil muhteşem senaryodur. Her ne kadar bu sitede görmesem de maalesef olayı sadece ejderha sanan çok ciddi bir kitle var. Euron’un ışınlanmasını eleştirirsin Ejderha olan seri mantık mı aranır denir, Lannisterlar nasıl hop diye iki lordluğu yuttu dersin ama ejderha derler falan. Ha eğer kurgu hazır muhteşem şeyler var elimizde tek eksik efektler diyorsa da bana çok inandırıcı gelmedi zira zaten GOT’un da ilk sezonu pek efektli değildi.


#15

Ben seni gayet iyi anladım, Duygu anlamayan sensin; öyle değildi diyorum işte, yanlış bilgi diyorum. O özeti sana eğlence olsun diye yazmadım.

Adamlar İslamiyet’e geçeli en az 300 yıl olmuş, sen diyon çok yaygın değildi… yerleşmiş değildi… Adanmış değildi… Nasıl değildi ya hu? Siz din, iman işini nasıl bir şey sanıyorsunuz anlamadım gitti. Böyle şeyler atıyorum 500 yıl sonra mı yaygın, adanmış ve yerleşmiş oluyor?

Adamlar ‘Türkmen’ olarak anılıyordu, bu ne demek dedim? Müslümanlaşmış Türk demek, dedim. Yarısı eski inanç kalan yarısı Müslüman değildi, hepsi Müslümandı diyorum. Eski inançtan kalan bazı şeyler mi? Kafanda nasıl bir şey canlandı? Bir köşede namaz kılıp sonra kam dansları ile kam büyüleri yapan biri mi geliyor aklına? :smiley: İslam’a girilen ilk dönemlerde bu olur, bazı eski inanç akideleri kalmaya devam eder İslam ile zıtlaşmayan ama bu, İslam’a adanmamışlık, yerleşmemişlikle yorumlanacak bir şey olmadığı gibi 1200’lerdeki Kayıların İslam’a girmesi çok önceye dayandığı için zaten bu eski inanç artıkları minumum seviyeye gelmiştir hatta yok olmuştur. Lakin bak bugün eller açılır ve gökyüzüne doğru dua edilir, değil mi? Bir yerde bunun eski Türk inancından kaldığını duymuştum, ne kadar doğru bilmiyorum ama… Ne bileyim sonrasında hükümdarın Tanrı tarafından seçilmiş olması anlayışı Osmanlı’da bile devam etmiştir; yeryüzündeki halifesi adıyla… Nitekim her milletin kendine özel bir İslamiyet yaşamı vardır, niye? Hep eski kültür/inançtan arta kalanlarla birleşmesi üzerine; eski kültür/inançta İslam’a ters olan şeyler terk edilir, ters olmayan şeyler muhafaza edilir ve İslamla harmanlanarak yaşamaya devam eder. Yani eski inançtan aromalar olması o toplum içerisindeki yeni inancın yaygın olmadığı/adanmışlık olmadığı şeklinde yorumlayamazsın. Hatta sana şöyle söyleyeyim; Tengricilikte ibadet şekli olarak bir dua etme ve yüksekçe tepelere çıkıp kurban sunma şeyleri dışında, benim bildiğim pek bir şey yok. Farz ibadetleri yok yani… Kalan kısım anlayış ise sosyal öğretiler (töre falan dedikleri şey işte) şeklinde barınıyor diyebiliriz, kam(şaman) dediğimiz şeyler bile birebir bu inancın parçası sayılmaz, din adamları değildir. Bu yüzden zaten kafandaki gibi bir şey göremezsin de… Bak aklıma şimdi geldi; Türk folklor kıyafetlerindeki başlıkların tepesi kırmızı renkli ya; o işte eski inançtan kalma bir gelenek; güneşi simgeler. Güneş ise Tanrı simgesi olarak kullanılmış; tapma manasında değil, işaret… Hani bugün lale, Allah lafzına işaret olarak kullanılıyor ya, onun gibi… Görüyorsun 1000 yıl sonra da bazı şeyler devamlılığını koruyor, fakat senin söylediğin şeyle de ilgisi yok dediğim gibi.

Bak bu makaleyi bir oku; http://www.mehmetdemirci.org/ahmed-yesevi-ve-turklerin-islam-ve-din-anlayisi/

Tengricilik meselesine değinmediler değil Moğollar aracılığı ile ama öyle yüzeysel geçilip gitti, hikaye onların gözüyle anlatılmıyor çünkü, öyle olsaydı güzel bir çeşitlilik olurdu kurgu açısından, doğru.

Dizi film konusunda kimin neyi nasıl ne şekilde aşılamaya hakkı olup olmadığı konusunda seninle farklı düşünüyoruz, zaten şahsi fikrimi özetle bir önceki yorumda sunmuştum. Bu yüzden uzatmıyorum, fikirlerimizi dile getirdik sonuçta.

Dün haberde gördüm; bir adam dedi ki ülke tanıtımı için bir sürü para harcanıyor ama Diriliş bu işin en ucuz yolu ve görünüşe göre çok daha etkili olmuş. Turist sayısı artık göstermiş. Gerçekten dizi/filmler ülkelerin tanıtımı için en iyi pazarlama aracı. Face’de bir kadın damadının oğluyla Türkiye’ye gelmek istediğini ve çocukları kabul eden tur şirketleri aradığını yazıyordu; kimi yeniden gelmek istiyor. Hatta biri gelecek galiba Ertuğrul’un ve Turgut’un mezarlarını da ziyaret etmek istiyor, bana aralarında çok mesafe var mı falan diye sordu; harita atınca uzakmış, plan yapmak gerek önceden falan dedi. Yani baya hoş etkiler gördüm. :slight_smile:

???


#16

Tamam Ayça, tamam, senin dedigin gibi olsun. Ben farkli farkli sitelerde okudugum bilgileri çöpe atayim.
Öyle kafanin dikine gidiyorsun ki, benim ne söyledigimi hala anlamis degilsin. Söyle yapalim…
Ertugrul Gazi’nin net bir sekilde müslüman oldugunu söyleyebiliriz miyiz? Buna dair tüm süpheleri yok edecek bir belge var mi?
Benim bildigim kadariyla yok. Hep “Su söyleydi, bu böyleydi, o halde durum bu olabilir” gibisinden tahmini bilgiler var, kisisel düsünceler var. Zaten Ertugrul hakkinda çok az bilgi var; adamin babasinin esasinda kim oldugu konusunda bile karisiklik söz konusu. Ertugrul’un dindar oldugunu söyleyenler var, sonradan müslüman oldugunu düsünenler var, müslüman olarak dogup büyüdügünü ama Islam degerleri ile, Kuran-i Kerim ile sonradan tanisip benimsedigini söyleyenler var. Ya da Ilber Ortayli mesela Ertugrul’un direkt müslüman olmadigini söylüyor.
Böyle koca bir belirsizlik varken, dizide Ertugrul’u bu kadar inançli, bu kadar adanmis göstermek ne kadar dogru?
Ben bunu elestiriyorum. Bana Türklerin Islama ne zaman geçtigini falan filan anlatma, konu o degil.
Türkler Islama geçmisti demek de zaten çok genel bir bilgi oluyor, malum, hala eski dine bagli olanlar da var. Net bir sekilde Türkler içinde kimin müslüman olup, kimin olmadigini bile söyleyemiyoruz. Yaa Osman Gazi’nin bile Edebali ile tanistiktan sonra Islami benimsemis olabilecegini düsünenler var, ki kendisi aslinda Bektasidir. Neyse zaten mezhep konusunda da koca bir belirsizlik var bu konuda.

En iyisi bosver tamam mi? Harbiden bunaldim yani, kapatalim konuyu.

Saatler sonra edit : (birkaç saat önce isim çikti, bitirememistim yorumu, yatmadan halledeyim)

Aa dogru, öyle bir sey vardi. Ritüel, ayin gibi bir sey yapiliyordu, hatta ayini yapan kisiyi (Kam galiba) büyücü gibi göstermislerdi. He aslina bakarsan zaten bu kisilerde mistik bir imaj var, yani en azindan bana öyle yansiyor ama dizide bunu kötü gösterdiler. Halbuki dizinin anlattigi dönemde, hala Gök Tengriye inanan Türkler vardi, ve Tengricilikte de kamlik vardi.
Bu arada, Mogol ordusunun yarisi Türklerden olusuyormus, buna degindiler mi dizide? Sadece merakimdan soruyorum.

Börü konusunda…
En ufak bir bakis açisi, düsünce farkliligi ile millet birbirine girecek sosyal medyada, bunu diyorum. Hatta fragmanda “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dendigi için, “Kemalist dizisi” diyenler bile var simdiden.
Cok hassas milletiz yaa, bir acayip milletiz harbiden, özellikle de bu konularda, yani askerler, tarihimiz, din…


#17

@YeniAy_Ottoman

Şimdi o zamanları bilmem ancak binlerce yıl geçmesine rağmen Tengriciliğe Orta Asya’da inananlar var hala daha. 700’lü yıllarda tak diye İslam’a geçiş olmadı süreç başladı sadece. Mesela Selçuk bey başta Tengriciydi. Yani kesin imkansız denebilecek bir olay değil bence. Zaten Osman beyin isminin aslınfa Osman değil Ataman olduğuna dair ciddi iddialar var mesela Bizans yıllıklarında Ataman diye birinin isminden bahsedilse de Osmandan bahsedilmiyor diye biliyorum gene malum Timur’un belgeleri yakmasından dolayı ilk dönemler ciddi anlamda karanlık ve Osmanlı tarafından atalarını anlatan en eski eser bayağı sonra yazılmış durumda.


#18

Evet Değindiler Bir ara Oğuz Kağan mührü mü tacımı ne vardı onunla moğol ordusundaki Türkleri kendi taraflarına çekmeyi planlıyorlardı

@Symmachus Ben de bir yerde okumuştum hatta adını gerçek adının Orhun olduğuna dair yazılarda vardı .


#19

Öncelikle Türkler İslamiyete geçtikten sonra Müslüman adetlerine adanmışlık beslemediler.O dönemde Kayıların bir kısmı Müslümanken diğerleri farklı inançlara mensup olabiliyordu.Aynı şekilde senin mantığın en basitinden Selçuklularda çöküyor.En az 250 yıl olmuş Müslüman olalı o zaman Çağrı Bey halifenin sarayında neden dans ediyor ya da Alparslan uzun örgülü saçlara sahip.Ya da Terken Hatun gibi figürler var.Bunun gibi daha nice örnekler var öyle dizide yansıtıldığı gibi İslamı sahiplenme yok.

Aynı şekilde uzun olmasa ve din üstünden anlatılmasa daha güzel olabilir.


#20

Siteden edindin ise bilgileri zaten muhakkak çöpe at. Bununla mı öğreniyorsun tarihi? Ben de bir site açar, bir sürü şey yazarım; biri gelir, okur ve inanır, sonra da gerçek gibi sunar. Bana uyup sağda solda dillendirdikçe de bir şeyi çok duyarsan, gerçeğe dönüşür misali; bazı kafalarda gerçek olur.

Yani ben sana “gel benim dediğimi zorla kabul et” demiyorum, siteden öğrendiğini zaten en başta bildiğim bilgilerle bana yazdığını biliyorum ama sana şu tepkiyi vermiyorum, ama geliyorsun “kafanın dikine gidiyorsun” deyip, baygınlık geçiriyorsun karşımda. Hoş mu bu tepki Duygu? Yakıştırmıyorum sana hiç. Bu durumda hiç tarih tartışmasına girmeyeceksin kimseyle. Bu yazdıklarımı da bana cevap yazmanı bekleyerek yazmıyorum, sırf sordukların cevapsız kalmasın diye son kez yazıyorum.

Öncelikle; bu, bırak bilimi, sosyal ilişkilerde ve hukukta bile yanlış bir soru. Ortaya “O bir Müslüman değildi!” yahut “O yarım yamalak bir Müslümandı!” diye iddia atan bir insan, belgeyi kendi getirip koyar. Yani “Benim şüphem var, şüphemi yok edecek bir şey ver.” diyemezsin, o senin derdin. O şüpheye nasıl ulaştın ise elinde bir kaynak olmadan aksi yönde de sen kendini ikna edeceksin o zaman… Biri geliyor senin hakkında saçma sapan bana bir şey söylüyor, ben de doğru olup olmadığına bakıp ona mı inanayım? Sana deyim mi bana onun söylediklerinin aksini iddia eden bir belge getir? Masumiyetini kanıtla. Böyle şey mi olur?

Ertuğrul’un babası konusunda aslında tam bir karışıklık yok. İsmi de biliniyor, mezarının yeri de ama neden bilmiyorum, dizide Süleyman Şah(bu Anadolu Selçukluların kurucusudur, 1. Kılıç Arslan’ın babası) olarak almışlar, bu tarihi bir hatadır… Bir dönem iki karakter karıştırıldı çünkü Ertuğrul’un babasının ismi de Süleyman. Tam ismi Süleyman Gündüz Alp. Yıllar evvel bir yerde -kaynak şüpheli olduğu için kesin diyemem, sen gibi netten okudum- Müslümanlaşan Türklerin zaman zaman hem sahabe/peygamber ismi hem de Türkçe isim almayı gelenek haline getirdiğini okumuştum. Nitekim hem Türkçe hem Arapça isimli bir çok kişi de bulabilirsin. Adamın babasının ismi Süleyman ise ki öyle, bu durumda zaten baba Müslüman, anasının adı Hayme; Farsça bir isim misal; Türkler’in ilk İslamlaşma hikayesi aklına gelsin neden Farsça? diye… Karısı Halime? Hz. Muhammed’in süt annesinin ismi… Şimdi bu iki kadının hatta babanın Müslüman olduğu aşikar iken elin Müslüman adamı gavur adama Müslüman kızını mı verecek? Lütfen. Şeyh Edebali ise zaten Müslüman bir şeyh… Ertuğrul’un en yakın dostlarından ve saygı duyduğu biridir; ve dünürüdür… Osman Gazi’nin çocuklarının isimlerinin bir kısmı da Arapça isimdir misal. Takdir edersin ki Ertuğrul 80-90 yaşına kadar yaşamış biri olarak torunlarını da görmüş, onlarla tanışmış bir zat. Yani onun ve ailesinin Müslümanlığına dair tek bir şüpheye neden olacak bilgi kırıntısı bile yok ki şüpheye düşesin. Her şeyi geçtim Selçuklu Devleti, Müslüman olmayan bir adamı sınıra gönderip üstüne bir de uçbeyi yapıp güvenecek mi?

Yoruma bakıyorum hala bana Türklerin İslama geçiş hikayesini anlatma diyorsun; ben sana onu zevk olsun diye yazmadım zaten, sana bir kronoloji çıkartıyorum ve ortaya çıkan sonuçlarından seni ilgilendiren kısmı yazıyorum ki anla ama anlamıyorsun ki hala aynı şeyi yazıyorsun bana. Eski dine bağlı olanlar Cengiz Han tarafında diyorum, daha ne deyim sana? Sebebini de yazdım sana… Ondan yazdım o koca özeti.

Şeyh Edebali’ye gelince; Bektaşilik bir mezhep değildir, tarikattır. Kendisi Ahi Şeyhidir, yani esnaflerin loncası var ya Ahi Evran’ın kurucusu olduğu; onun şeyhlerinden biri. Lakin dini eğitimi, yönü de olan bir adam, evet. Zaten bu dönemlerde böyle şeyler iç içedir, ayrı değil. Selçuklu dönemi çökerken en az yarım asır falan Ahiler ve Mevleviler Anadolu topraklarını merkezi otorite yerine yönetmiştir, devlet gibi. Oldukça güçlü ve sağlam yapılar yani bu ahi teşkilat. Yukarıda da demiştim bunun bir kadın ayağı var; Anadolu Bacıları. Cengaver denen, savaşçı kadınlar ayrıca bunlar. Başlarında Ahi Evran’ın karısı var. Hatta şöyle deyim; bunlar yeryüzünde kurulan ilk kadın teşkilatı, örgütü, derneği diyebiliriz. :slight_smile:

Türklerin eski inancı ile ilgili doğru kaynak bir kitap arıyorum, çok fazla bilgi sahibi değilim çünkü ve doğal olarak internette yazanlara da güvenemem; mitoloji üretip duruyor orası. Lakin söylenenlere göre-yukarıda da söyledim- kam demek Tengri inancının din adamları demek değildir. Hatta bir din adamı yokmuş. Çünkü ritüel çok fazla yok; dua ediyorsun ve belli dönemlerde kurban sunuyorsun işte, öyle biliyorum. Biraz kuzey inancına benziyor yani bu yönden; onların da ibadetleri yok ve din adamları yok ya. :stuck_out_tongue:

Yine ne kadar doğru bilmiyorum ama kam 2’ye ayrılıyormuş; kara kam ve ak kam. Ak zaten isminden belli, kara olanlar ise şeytani olanlarmış, kötü tipler yani; dizideki de böyle bir adamdı. Doğal olarak kötü gösterilecek zira önüne geleni asıp kesen parçalayan ve şehirleri yıkıp, talan eden adamların yanında ak yüzlü bir adamın gezmesini bekleyemezsin.

Moğollar içindeki Türklere değindiler mi değinmediler mi tam emin değilim, Oğuz Kağan mührü olayı ile Türkleri yanına çekme olayı geçti ama sanırım üzerinde durulan bir konu olmadı. Zaten Moğollar, Tatarların bir alt boyu; aslen Türkler (aynı dil, inanç ve kültür ile nasıl farklı bir ırk olabilir ki sonuçta?
) ama Türk olmadıklarını söyleyen de var. Tatarlar sonradan Türkleşmiş ve Müslümanlaşmıştır, deniyor… Misal Kırım Hanlığı(ben Tatar Kırım’ım misal.). Lakin tarihte söyledim ilk başta sana da zaten, eski inanç mensubu Türklerin hepsi Cengiz Han’ın yanında savaştı, çok ünlü savaş dahisi Türk komutanları vardı adamın. Bir tek Hristiyan olan(Kiev Dükalığı gibi) ve Müslüman olanlar Moğolların karşısında savaştı işte. Bu yüzden Anadolu’daki Türkler gayri-müslim olamaz o obalar kaylar yahut yarısı vs. neden? cengiz han’ın yanında savaşır, sırtından vurur adamı da ondan… Dizideki Çavdar Obası var ya; aslen Moğol bir oba ve Osman Gazi döneminde Müslümanlaşıp, Anadolu’ya geliyor tam da dizideki gibi Kayıların dibine. Başlarında da Çavdar Bey var. Orhan Gaziyi gönderip itaat altına alıyor, Ankara Savaşı vardır; Yıldırım Beyazıt ile Şah Timur arasında; körle topalın savaş derler onların savaşına, bu Çavdarlar Osmanlıya ihanet ediyor ve Timur tarafında savaşıyor. Timur’un Tatar olduğu söyleniyor, Çavdarlar da Tatar… Aynı dinden de olunca aynı boya mensup olmak ağır basıyor elbette bu durumda ve karşıya geçiyorlar.

Börü, anladım. Başlamış herhalde daha izlemedim, şimdilik bir şey yok. :smiley:


@Symmachus Var elbette, az buz da olsa eski inanca mensuplar ve kamlar. 700’lü yıllarda dediğim (gayet açık ve net yazdım arkadaşlar ama ya) Horosan Bölgesindeki Türkler için geçerli idi ve yıllara yayılan bir şey; 3 günde olmadı elbette. Ondan sonraki gerçek manada kitleler halinde geçiş 900’lü yıllarda gerçekleşti ama buna rağmen Moğol-Selçuklu Savaşı dönemlerinde bile Moğol ordusunda büyük oranlarda eski inanca mensup Türkler vardı.

Ataman meselesini ben de duydum sağdan soldan; ayrıca Otman diyen de duydum; Ottoman ingilizcesi biliyorsunuz; Otman(Ottoman) yahut Ataman (Ottoman) gayet mümkün görünüyor. Diğer yandan da Osman Ataman/Osman olabilir diye düşünüyorum. Dedim ya yukarıda; çift isimle de gidebiliyorlar. Hatta ve hatta Osman ismini Hz. Osman’ın kılıcını verdikten sonra Şehy Edebali koydu diyen de gördüm. Topkapı Sarayında Hz. Osman’ın kılıcı vardır, üzerinde ise Kayı tamgası vardır. Hikaye odur ki Hz. Muhammed döneminde Türk bir aile yaşıyordu, en iyi kılıçları döven demirci bir aile. Mekke fethi sonrası Müslümanlaşıyorlar ve Hz. Osman’a bu kılıcı dövüyorlar, sahabelere yapılan baskılar vs. sonrası(emevi dönemi) bu kılıcı da alan aile, ana vatana geri dönüyor ve kılıç, silsile yoluyla (Ahmed Yesevi takipçilerinin elinde) Şeyh Edebapli’ye kadar geliyor ve meşhur rüyanın ardından kılıcı yeni kayı beyine veriyor ve ismini de Osman koyuyor. Bilirsiniz belki eski Türklerde hükümdar olduktan sonra yeni isim almak gibi bir olay vardı. Göktürk tarihini okursanız bunu net görürsünüz.

Adet dediğin nedir kardeş? Kültür mü? İslam kültürü milleten millete değişir, küme hayal et; matematikte anlatılır ya; iki ve fazla kümeyi birleştir ortak payda ortak noktalardır(evrensel ahlak anlayışı, ritüeller vs.); kalan kısmı kendilerine özel bir adet, kültürdür. Misal bir Arap Müslüman için sakal bırakmak sünnet iken bir Boşnak için bırakmamak sünnet, kültür (Sırplar sakal bırakırmış, ondan bırakmıyorlarmış çoğunlukla) kabul edilir.

Selçuklular Müslüman olalı 250 yıl oldu demedim; 1200’lü yılların ortalarında, Ertuğrul dönemine gelindiğinde(konumuz o idi ya) 250-300 yıl olmuş diyorum Türklerin kitleler halinde İslam’a geçişi; hatta başta Kayı olmak üzere nice Türk obasının Anadolu’ya göçme sebebi de Moğollardan kaçmaktı. Onların inancında olsalardı kaçma gereği duymazlardı, çünkü canları güvende olurdu, çünkü onlarla iş tutarlardı; kendi inancında olanlar ile, başka inanca sahip insanlarla değil.

Çağrı Bey dans ediyor? Böyle saçma sapan şeyleri nereden okuyorsunuz ya? :joy::joy::joy: Haydi dans etti diyelim, Türk işi danstır olsa olsa göbek atacak hali yok dansöz gibi; bunun Müslümanlaşmak ile alakası nedir ki? Müslüman olan adam kadın dans edemiyor mu? Halife niye kızını verdi Selçuklu sultanına madem? Gavur adam Müslüman kız mı verilir?

Sadece Alparslan’ın değil Gazneli Mahmud’un da böyle upuzun fıstık gibi saçları vardır; hatta o dönem hemen hemen Müslüman olsun olmasın bütün Türklerin var. Ne alaka Müslüman uzun saç sahibi olamaz? Sizin kafanızda ne çeşit bir resme sahip bir İslam, bilmek istiyor muyum? Emin değilim.

Bakın kardeş bir millet topluca İslam’a girdiğinde bütün adet gelenek görenekleri terk etmez… Zaten İslam da size bir adet gelenek görenek getirmez. O size eski Türk tabiri ile TÖRE getirir, yasa; sosyal yasa, ahlak, edep vs. hatırlatır. Nasıl yani? İşte hırsızlık yapmamak, kul hakkı yememek, iyilikte yarışmak, dedikodu yapmamak gibi nice sosyal kurallar sıralar bir toplumun sağlıklı ve güçlü olması olması için temelden; sonra o temelin üzerine de sen kat çıkmaya başlarsın artık. Ha bir de ibadetler ve Allah tasavvufunu öğretir. Bu yani. İslam’ı benimsemiş biri, eskiden uzun saç bırakıyor ise bunu bırakmaya devam eder ama Allah 10 tanedir derse, bunu artık demez ve der ki “1 tane ve görünmez, şekli şemali bilinmez, teşbih yapamazsın hiçbir şey ile.” Olay budur yani.

Terken Hatun ne alaka? Ne ilgisi var? Çözemedim? http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=400510

Ertuğrul Gazi belgeseli.