GRRM "ASOIAF ve Esinlenme"

asoi̇af
grrm

#1

Bir süre önce video hazırlamak için yazılar hazırlamaya başladık ama maalesef videolar biraz yalan oldu. Lakin @Cassiopeia kendi yazısını çevirip, bana gönderdi ve ben de eklemelerle (bilhassa son kısmı ekledim) düzenledim. Gayet güzel bir yazı olduğunu düşünüyorum, çeviri ve araştırma için teşekkür ederiz, Ülkü’m. Çok güzel olmuş. :smiling_face_with_three_hearts:

George Martin Asoiaf Serisi İçin Nelerden Esinlendi?

Martin, ünlü fantastik serisini ortaya çıkartırken kuşkusuz bizim dünyamızdan da bir çok şeyden esinlenmiştir. Bu yönden bakarsak eğer Buz ve Ateşin Şarkısı evreni, bir nevi bizim dünyamızın paralel evreni olarak da görülebilir. Elbette gerek yetiştiği kültür gerekse ilgi alanları açısından esin kaynağı ağırlıkta batı kültürü ama bu, doğudan da esintiler olmadığını göstermez.

İsterseniz daha fazla uzatmadan yazarımızın nelerden esinlendiğini başlıklar altında incelemeye başlayalım.

Tarihi Esinlenmeler:

GRRM, serinin "Taht Kavgası"nı oluşturan Westeros mücadelelerinde ağırlık olarak İngilizlerin Güller Savaşı döneminden esinlenmiştir. Ayrıca Kırmızı Düğün sahnesi için İskoç tarihinden de etkilenmiştir, Black Dinner, yani Siyah Akşam Yemeği gibi. Zaten kendisi de İngiliz ve Fransa’nın orta çağ tarihinden bir çok şeyi ödünç aldığını dile getirmiş; 100 yıl savaşları, Haçlı Savaşları ve yukarıda da bahsettiğimiz gibi Güller Savaşı, en çok etkilendiği ve hakim olduğu konuların başında geliyor.

Elbette yaşanmışlıkları ve tarihsel kişilikleri birebir alıp kopyalamadığını, kendinden eklemeler yapıp, tabiri caiz ise yeniden yorumladığını da eklemiştir. Örneğin Tywin Lannister Kralyapan Warwick yahut Tyrion da Gloucester’ın Richard’ı değil. Bu yüzden Güller Savaşına bakarak oradaki tüm karakterleri alıp serideki karakterlerle birleştirmeye çalışmak serinin okuyucuları olarak bizi yanlış çıkarıma sürükler. Zaten aksi olsaydı o zaman seride de neler olacağını da kestirebilirdik, değil mi? Lakin ASOIAF evreninde hiçbir şey önceden kolayca kestirilemez.

Ünlü Baratheon kardeşleri, Castile Kralı Zalim Pedro ve kardeşleri Leon ve Henry’den esintiler görebilirsiniz ama Robert Baratheon daha çok İngiltere Kralı 4. Edward’dır. Bilmeyenler için 4. Edward, kendisinden önce tahtta oturan ve deliren 6. Henry’den sonra tahta geçmiştir ki bu öyle barışçıl bir geçiş olmamıştır. Güller Savaşının başlangıcı olan bir dizi olay sonrası rakipleri bertaraf edilmiş ve başka bir rakibinden önce Londra’ya varıp tahta oturmuştur. Takdir edersiniz ki isyan ve önceki kralın deli olması serideki Deli Kral’ı ve Robert İsyanı’nı gözler önüne seriyor.

Serinin en ünlü karakterlerinden biri olan Fatih Aegon ise Normandiya dükü William’dan modellenmiştir. Dük William birkaç bin askerle Manş denizini geçer ve İngiltere topraklarına geçer ve işgal eder. Ünlü Targaryen kralı Aegon da az sayıda askeriyle Ejderha Kayasından yola çıkar ve deniz yoluyla Kral’ın Şehrinin olduğu yere çıkarma yaparak fetih hareketlerine başlar. Elbette William’ın Aegon gibi üç ejderhası olmadığı için, onun işi daha zorlayıcı ve uzun sürmüştür.

Diğer yandan serideki en etkileyici yapılardan biri olan Sur, genel görüşün aksine Çin Duvarından değil, İngiltere ve İskoçya arasında Romalılardan kalma Hadrian Duvarından ortaya çıkmıştır. Yazar, burayı ilk gördüğünde o dönemdeki halini hayal etmiş ve askerlerin bu duvarın üstünden tepelere bakmanın nasıl bir şey olduğunu düşlemiş. Duvar, kuzeyden gelen barbar olarak görülen keltlerin akınlarını durdurmak için yapılmıştır ve aslında kendisi dışında iki duvar daha vardır. Fakat en ünlüsü ve bir nevi ayakta durmayı daha iyi başarmış olanı Hadrian’dır.

Bonus olarak; Martin, seriyi yazarken küçük çocukken beslediği kaplumbağalarından da etkilenmiştir. Onları lord, şövalye olarak isimlendirir, kalelere koyar ve oynarmış ama zamanla hayvanlar ölünce onlara ölüm sebepleri olarak savaş ve entrika hikayeleri yazmaya başlamış. Ne diyelim, sanırım o tatlı zavallı kaplumbağalara çok şey borçluyuz, her şeyden önce Martin’in ilk kurbanları olmuşlar.

Esinlendiği Kitaplar

Martin, elbette ki sadece tarihsel olay ve kişilerden etkilenmedi. Zaten bir yazar ve kitap okuyucusu olarak okuduğu serilerin de onun hayal dünyasına ciddi bir etkisi olmuştur. Şimdi birlikte o kitaplara bakalım.

Seriyi yazarken etkilendiği kitaplardan biri hepimizin çok iyi bildiği Tolkien’in ünlü başyapıtı Yüzüklerin Efendisi. Martin, serideki karakterlerin ilk başta bir odaklanma ile hepsinin bir arada gösterilip, daha sonra ayrılarak kendi maceralarını yaşamaya başladıklarını söylüyor ve aynısını -Dany hariç- kendi serisinde de yaptığını belirtiyor; tüm karakterler Kışyarı’nda bir araya gelir ve sonra oradan ayrılarak kendi maceralarına sahip olurlar. Eminim siz de bizim gibi Martin’in hepsini nasıl bir araya getireceğini merakla bekliyorsunuz, hele Stark çocukları… Hepsi çok dağıldı, çok!

Avenges bir kitap değil ama bu çizgi roman da yazarımızı etkileyen şeyler arasında. Çizgiromanın 9. sayısında Wonder Man isimli yeni karakterin tanıtılması ve ölmesi, okuyucu olarak “kalp kırıklığı” olarak nitelendiriyor. Evet, bu bize ister istemez Ned Stark’ı anımsatıyor ve aynı kalp kırıklığını gönülden hissediyoruz. Elbet bahsi geçen karakter birkaç sayı sonra geri dönüyor ama sanırım Ned’in geri dönme şansı yoktur, ne dersiniz?

Demir Kral serisi de Martin’i derinden etkileyen kitaplardan. Fransız yazar Maurice Druon’un, The Accursed Kings tarhisel kurdu serisi, yazarın deyişine göre savaştan tutun entrikaya; şehvetten tutun ihanetlere, yalanlara, boğazlanana kraliçelere, krallara kadar… kısacası her şey ama her şey burada mevcut. Sanırım Buz ve Ateşin Şarkısı evreninin genel havası bu tarihsel kurgudan etkilenilmiş. Bu durumda bize de yazar Druon’a teşekkür etmek düşüyor, kendisi bu tarihsel kurguyu kaleme almasaydı bugün belki de havası çok daha farklı bir asoiaf ile karşılaşırdık, kim bilir?

Martin’in esinlendiği serilerin en sonuncusu da maalesef daha Türkçe’ye çevrilmemiş ve yazımı halen devam eden Memory, Sorrow ve Thorn fantastik serisidir. Martin’i gerçekten derinden etkilemiş ve kendine hayran bırakmış, en sevdiği fantastik serilerin başında geliyor. Bu kitabı bilhassa sona bıraktım çünkü Martin sadece esinlenmekle kalmamış resmen bir çok karakteri kendi evrenine aktarmış. Hatta iki eser arasında 29 benzerlik söz konusu. Gelin birlikte bunların ne olduğunu görelim.

  1. Soylu bir kız kendini erkek kılığında gizleyerek tehlikeli yerlere doğru bir maceraya başlar, kılıç kullanmasını öğrenir. İlerleyen bölümlerde serinin asıl oğlanı ile karşılaşır ve aşık olurlar. (Sanırım kim olduğunu çözmüşsünüzdür. Bu kişi bizim seride Arya Stark’a denk geliyor ve bahsettiği asıl oğlan da Jon Snow’a denk geliyor. Martin’in yayımlanan mektubunda ikisi arasında aşk yaşatma fikri bu iki karakterin ilişkisinden esinlenilmiştir.)

  2. Kavga eden üç kardeş seride görülür; Elias/Elyas ve Josua. (Sanırım bunlar bizim Bartheon kardeşler. Onlar da birbirlerini hiç sevmezdi.)

  3. Prensvari, soylu iki kardeş birbirinden ölesiye nefret ediyordur; taht için birbiri ile savaşırlar ve diyar bu yüzden parçalanır, kazanan ise kirli hileler yapan taraftır. (Bu da bize Stannis ve Renly karakterleri ve aralarındaki savaşa denk geliyor, bildiğiniz üzere Stannis büyü ile kardeşi Renly’i öldürüp, ilk taht mücadelesini kazanmıştı. Bizim seride farklı olan kısım ise taht savaşı 2 kral-kardeş değil 5 kral arasında geçiyor ve parçalanıyor oluşu.)

  4. Kırmızı cübbeli kralın yeni danışmanı, kralı kardeşini öldürmesi konusunda ikna eder; ancak bu şekilde krallık yeniden bir bütün olacaktır, der. Nitekim kral da kabul eder. (Kırmızı Rahibe Melisandre bizim kırmızı cübbeliye denk geliyor ve seride de Renly 'i öldürmesi için Stannis’i ikna eden kendisidir.)

  5. Gökyüzünde değişimi, kıyameti andıran kırmızı bir kuyruklu yıldız görülür. (2. kitaptan itibaren bunun bizim seride de olduğunu görüyoruz.)

  6. Garip, yabancı; başka dünyadan gelen canlılar uzak kuzeyde belirlemeye başlar. Uzun zaman önce kuzeyden sürgün yemiş, uzaklaştırılmışlardır ama her şeyi geri almak için dönüyorlardır. (ASOIAF’ta bu Ak Gezegenler.)

  7. Diğer bir dünyadan gelecek yaratıkların alışılmadık soğuk ve uzun kış ile beraber işgali ile ilgili bir kehanet vardır. Sadece kuzeyliler bu eski efsaneleri ciddiye alırlar. Diğer herkes böyle saçma hikayelere gülüyor. Ama kuzeydeki insanlar asla unutamazlar. (Ak Gezenler hakkında hikayeler, bitmeyecek uzun kış efsaneleri ve evet, ünlü Kuzey Unutmaz! sözü.)

  8. Çok sıra dışı bir taht, krallık için insan anlaşmazlığının merkezinde yatar, ancak gerçek çatışma için sadece bir oyalamadır. (Bizdeki Demir Taht ve onun için verilen savaş.)

  9. Kralın yakın bir akrabası olan asil bir karakter elini kaybeder. (Jaime Lannister.)

  10. Bir kurt karakteri önemli bir rol oynar. (Sanırım bizim Bran Stark.)

  11. “El” olan bir karakter belirgin bir şekilde ön plana çıkar. (Kral’ın El’i muhabbeti ve bizim seride bu El pozisyonu ile öne çıkan karakter ilk Tyrion olsa da aslen Tywin’dir.)

  12. Başrol karakter tarafından Naidel isimli bir kılıç taşınır; ince ve hafiftir. Ağır kılıç kullanamayan biridir. (Naidel ve Needle[İğne] isimlerinin benzerliği ve bu kılıcı Arya’nın taşıması…)

  13. Kuzeydeki buz devleri ile ilgili hikayelere herkes gülmektedir… Ta ki gözleriyle onları görene kadar.

  14. Genç ve soylu çocuk olarak hikayeye başlayan karakterler yetişkinlerin acımasız, soğuk ve gaddar dünyasında nasıl hayatta kalacaklarını öğrenip, birer yetişkin erkek ve kadına dönüşmektedirler. (Martin, hikaye’de 5 ana-anahtar karakter olduğunu ve bunların çocukluktan yetişkinliğe doğru gelişimlerini, hikayelerini anlattığını söylemişti. Bunlar Jon, Arya, Dany, Bran ve Tyrion. Tamam, Tyrion çocuk değildi ama genel mantığı çözdünüz.)

  15. Çatal boynuzları andıran taç, hedef öğesi olarak öne çıkar. (Robert’ın tacı. Diğer yandan sanırım kardeşlerinin tacı olarak da yorumlayabiliriz. )

  16. Kısa boylu ama çok zeki bir karakterin hikayenin bir noktasında nişanlanır ama daha evlilik gerçekleşmeden bir sebeple yargılanır ve ölüme mahkum edilir. Görünüşe göre bir anda herkes onu öldürmeye çalışmaktadır… hatta kendi sevgilisi bile. (Ben Tyrion’um diye bağırıyor bu kısım. )

  17. Hikaye bir kralın ölümüyle başlıyor, onun yönetiminde krallık barış, güven ve refah içindeydi ama ölümü sonrası her şey tepetaklak olur ve savaşlar başlar, parçalanır. (Bizim evrende de asıl hikaye Robert’ın ölümü sonrası başlıyor ve akabinde 5 kralın savaşı patlak veriyor.)

  18. Şafak’ın Çocukları isimli gizemli, başka bir dünyadan görünen ve efsanevi olan bir tür yaşadıkları, gizlendikleri yerlerden ortaya çıkarlar ve hikayede bir rol oynamaya başlarlar. (Bu da bizim Ormanın Çocuklarına denk geliyor.)

  19. Başrol karakteri olan Snowlock isimli bir karakter, kuzeye gitmek zorunda kalır ve. Görünüşte o hiç kimsedir, bir önemi yoktur ama onun asıl kimliği, aile soyu çok önemli biri olduğunu göstermektedir. Fakat hiç kimse gerçeği bilmiyordur. (İsimden de anladığınız üzere bizim Jon Snow ve gizli aile kimliği de onun kral soyundan olup, diyarın asıl kral olması meselesi.)

  20. Zamanında bir suçtan dolayı sürgün edilmiş bir şövalye olan Sir Camaris, yıllar süren sürgününün ardından diyara geri döner, herkes onun ölmüş olduğunu zannediyordur. (Bizim seride de bu Ser Connington’a denk geliyor.)

  21. Tiamak isimli ana karakterler biri de fersahlar ötede diyarın ve diğer karakterlerin uzağında kendi macerasını yaşıyordur ama hikayenin bir noktasında onlarla bir araya gelecek ve rolünü oynayacaktır. (Bizim Dany Targaryen. )

  22. Serinin üç kitap olması bekleniyordu ama planlanın aksine sayısı arttı ve hala bitmiş değil. (Aynı bizim seri, aynı! Hala 6. kitabı bekliyoruz.)

  23. Başka bir genç bir ana karakter duvarlara, kulelere tırmanmayı çok seviyordur ama çocukluk evinden uzaklaşmaya zorlanacaktır ve bir daha asla duvarlara kulelere tırmanabilecek durumda değildi, bu yeteneğini yitirir. (Bran Stark, elbette.)

  24. Aynı karakter kehanetler ve rüyalarla boğulmuştur, bir şeyler görür durur. (Yine Bran ve onun yeşilgören yeteneği.)

  25. Yeni bir ilah kan fedakarlığı talep etmektedir. Onun yandaşları da bu fedakarlığına yapmaya gönüllüdür, ne kadar korkunç olduğu vs. önemli değildir, bir kere yaptığın zaman güçler, büyüler ortaya çıkar. (Kırmızı Rahipler, Kızıl İlah; Kan ve Ateş fedakarlığı, büyüsü.)

  26. Kötülüğün bir hizmetkarı “Tazı” şeklinde bir miğfer giymektedir. (Lütfen, Sandor’a kötülük yakıştırmayın. Lakin bir dönem kötülere hizmet ettiği de bir gerçek.)

  27. Göçebe otlaklarında yaşayan şiddetli/vahşi bir halk vardır. (Dothraklar.)

  28. Kuşlar, aydın/entel tipler arasında(üstat gibi) haberleşme aracı olarak kullanılır. (Aslında kuşlar her daim bu amaçla kullanılır ama bu kuşlar konuşuyor mu, onu bilemiyorum. Sonuç olarak bizim seride de kuzgunlar bu amaçla kullanılmakta hatta onlar konuşabilmektedir.)

  29. Donmuş bir gölde savaş var. (Aslında daha böyle bir şey okumadık ama 6. kitapta Stannis’in kuzeyde donmuş gölün orada bir savaş yapacağını biliyoruz.)

Yazımız burada bitiyoruz. İnşallah okurken keyif almışsınızdır.

DİPÇE: Bu 29 benzerlik ostenard.com sitesinden alınmıştır, kendilerine teşekkür ederiz.

Hazırlayan: @Cassiopeia
Edit: @YeniAy_Ottoman


Buz ve Ateşin Şarkısı: "Mitler,Efsaneler ve Demonik Varlıklar" - 1
#2

Baratheon kardeşler ile ilgili şu tabloyu ekleyeyim ben de:

Bildiğim kadarıyla bu sırada yine İngiltere semalarında bir kuyruklu yıldız görünmüş ve William’ın askerleri bunu zaferlerinin bir işareti olarak yorumlamış ne kadar doğru bilemem ama bunu da ekleyeyim.

Elinize sağlık, güzel bir yazı olmuş.


#3

Yanlış hatırlamıyorsam kızın adı (M)Arya imiş.


#4

Yok, M ile başlayan bir şeydi. Aklımda öyle kalmış. Jon da Simon’lu bir şeydi sanırım. Hatta kızın kullandığı bir sahte isim de olması gerek ilk duyduğumda özetlerine bakmıştım. Kitap özetlerini okumak isteyen okursan tekrar arar, bulursam atarım buraya. :slight_smile:

Ekleme için teşekkür ederiz @Brandon_Stark


#5

Aslında ben bu esinlenme mevzusunun belli karakterleri esas alarak yapılmasından daha ziyade olgular yönünden olduğunu düşünüyorum. Yani misal “4. Edward da ne karizmaymış be dur bunu ufak rötuşlarla ekleyelim” değil olay. Bazı olaylardan etkileniyor ve bunları karmaşık olarak uyarlıyor.

  1. Edward’ı ben de biraz Robb’a benzetirim. Babasının kral naibiyken kraliçenin kurduğu entrikayla öldürülüp kafasının kesilip direğe asılması(ayrıca kraliçenin oğlu pisliğin tekidir ve hakkında gayrimeşru olduğu iddiaları vardır) sonrasında Edward’ın savaş kazanarak kral olması ancak düşman tarafı destekleyen, düşük bir soydan gelen ve büyücülük söylentileri olan bir aileden gelen kızla evlenmesi ve pek çok şeyin b.k olması falan…