GRRM'in İsimsiz POVları

GRRM, son iki kitapta karakter POVlarını yazarken ana isimler yerine farklı isimler/başlıklar kullanmaya başladı; Kör Kız, Kraken’in Kızı, Leş…vb. gibi.

Söyleşilerinden birinde bu konu hakkında soru sorulmuş, cevabı da aşağıdaki gibi olmuş. Özetle isimsiz bölümlerin sonunda bir şey ifade ettiğini, bir amacı olduğunu söylemiş.

He was asked about how some chapters had titles instead of names. He said something along the lines of “There’s a method behind my madness, but I’ll leave it to you guys to figure out.” He said that when an unnamed character becomes named, it means something.

“Çılgınlığımın arkasında bir düzen/usul var ama bunu çözme işini size bırakacağım.”

Bu konuda 2 temel görüş var ve ben 1. görüşün daha doğru olduğunu düşünmekle beraber kendi fikirleriniz de varsa, lütfen çekinmeden ifade edin.

  • 1. Görüşe göre: Karakterlerin kendilerini tanımladıkları kimliklerin öne çıkmasından kaynaklı.

Örneğin; Arya’nın FM evinde eğitime başlamasıyla beraber “no one” olması adına şekilden şekle/kimlikten kimliğe girdiğini görüyoruz. Arya olmayı bırakıp başka karakterlere, kimliklere gerçek manada bürünme, onları öne çıkarmaya başlıyor; Kanalların Kedisi, Kör Kız, Çirkin Küçük Kız ve Merhamet gibi. Hatta POVuna dikkat ederseniz kendini de bu şekilde ifade ediyor; Kanalların Kedisiyim… Merhamet POV’unda ise Tatlı Raff’ı öldürene kadar Merhamet olarak kendini anarken Arya ortaya çıkıyor ve Mercy’den Arya’ya dönüşüm yaşanıyor.

Theon’un Ramsey’in tedrisatından geçmesi sonrası Leş ismine uyum sağladığını, kabullendiğini görüyoruz ve 5. kitap boyunca kimliklerde değişim yaşanıyor; Dönek, Kışyarı Prensi vb. ve en sonunda Theon ismiyle kendi kimliğine geri dönüşüm yaşıyor.

Aynı şeylerin Asha, Selmy, Jon Con. ve diğer isimsiz POV sahipleri için de geçerli olduğunu görebiliyoruz. Burada bu konuda geniş ve ayrıntılı tablo hazırlanmış, arzu eden ve İngilizcesi olan inceleyebilir.

  • 2. Görüşe göre: Bu, karakterlerin öleceğine bir işaret olabilir, şeklinde fikir üretilmiş. Bir çeşit “ölüm işareti”

Bu konuda da burada minik bir tablo var ama doğrusunu söylemek gerekir ise toplam sadece 2 isimsiz POV sahibinin ölmesi ve isimli POV sahiplerinin de ölmesi söz konusu olduğundan bunun, ölüm işareti olduğunu düşünmüyorum. Misal GRRM sağ olsun, ağzından kaçırdığı için, Arya’nın hiç ölmeyeceğini biliyoruz. Dahası zaten karakterlerin ölebileceğine dair tatlı, şeftali, ay gibi bir çok işaret kullanılırken son iki kitapta isimsiz POVlar ile bunu yapmak fazla gereksiz bir durum olur.

Ya siz ne düşünüyorsunuz? 1. mi 2 mi? Yoksa bir 3. fikir mi?

Her ne kadar 1. görüş bende ağırlıkta olsa da yitik kimlik sendromunu “çılgınlık” olarak tanımlamazdım ve “bunu çözmeyi size bırakıyorum” demezdim. Yani doğru ise öyle huaa diyebileceğimiz çok özel bir durumu yok, kanısındayım. Doğrudan söylerdim.

1 Like

Ben direkt birinci görüş olduğunu düşünüyordum zaten eskiden beri. Bu ölüm teorisini ilk kez duyuyorum ve benim de aklıma yatmadı. Birinci görüşe inanıyorum.

Peki, başka bir şey olabilir mi? Düşünüyorum ama aklıma bir şey gelmedi.

Birinci görüşe katılıyorum. Karakterin psikolojik olarak kendini nerede gördüğünü daha net kavramamiza yardımcı oluyor. Arya ve Sansa’da bu durum zaten net. Diğer karakterlerde de okudukça anlıyoruz. Örneğin Asha kendini ilk başta deniz canavarının kızı olarak tanımlıyordu, eşi düşünce ganimet olarak tanımladı ve en son povunda yakılmasının yakın olduğu düşüncesine kapıldığı için kendini kurban olarak nitelendirdi.

2 Likes
  1. ihtimal mantıklı. 5. kitapta Asha’nın som povunun ismi kurbandı ve onu kurban etmek istiyorlardı.Yahut arya örneği gibi.Kişilik değişimi veya durumu ifade etmek için kullanılıyor
2 Likes

Birinci görüşe katılıyorum. Akla daha yatkın geliyor.

1 Like

Kesinlikle birinci görüş olduğunu düşünüyorum. Leş kendini ne zaman Leş gibi hissetse isim leşti. Ne zaman başını kaldırdı artık o Theon oldu.

1 Like

Güzel yazı olmuş, bence de kesinlikle birinci görüş diye düşüyorum. O an ki durum ve değişimlere göre pov ismi de değişiyor ve ben bu durumu seviyorum açıkcası

1 Like

İlk üç kitapta aklına gelmemesi kötü olmuş aslında, son ikisinde uyanmış işe. :smiley: