İlginç Bulduğunuz Alıntılar


#1

Bir tartışma başlığından ziyade paylaşım başlığı. Bir ya da birden fazla olabilecek şekilde kitapları okurken hoşunuza giden yahut hikaye gidişatını bir katkısı olmayacak dahi olsa; size ilginç gelen kısımları, konuşmaları vs. paylaşın.

İlk okuduğumdam beri 5. kitabın şu sahnesi hem az biraz komiğime hem de ilgincime gitmiştir, neden bilmem. Tormund ve Yabanılların Sur’a giriş sahnesinden bir alıntı.

Savaşçı cadı Morna, büvet ağacından yapılmış maskesini Jon’un eldivenli elini öpmeye yetecek kadar bir zaman için çıkardı ve Jon’un adamı ya da kadını olacağına dair yemin etti; Jon hangisini tercih ederse.

Niye bilmiyorum ama ilk okuduğumda kafamda çirkin ve yaşlı bir kadın canlanmıştı, şimdi ise tersi… değişik. Sizce bu savaşçı cadıyı(niye cadı diyorlar acep :smiley: ) sonraki kitaplarda da görür müyüz?

(Bundan önceki yahu sonraki Yabanılların böyle el öpme vb. bir şey yapmadığını hatırlatmama da izin verin. :stuck_out_tongue: )


#2

“Aptal bir prenses, diye düşündü Arya, arkasından ağlanacak bir değil. “Erkek kardeşlerim ölmüş olabilir” diye itiraf etti.
Elmar aşağılayan gözlerle Arya’ya baktı. “Bir hizmetçi kızın kardeşleri kimsenin umrunda değildir.” Arya çocuğa vurmamak için zor tutuyordu kendini. "Umarım prensesin ölür dedi ve çocuk onu yakalayamadan kaçtı.

Bura çok hoşuma gitmişti, ilk okuduğumda anlamamıştım ama daha sonraları burayı okudukça kahkaha atardım :joy:


#3

Evet, benim de güldüğüm; “Salak kendine beddua ediyorsun!” dediğim bir yerdi. :smiley:

Bu da ilk okuduğumda güldüğüm bir sahneydi.

Tekneler birbirinden elli metre kadar uzaktayken Jaime ellerini ağzına götürdü ve suyun üstünden bağırdı. “Bana iyi yolculuklar dilemeye mi geldin Sör Robin?”

“Seni geri almaya geldim Kral Katili,” diye kükredi Sör Robin Ryger. “Altın saçlarını nasıl kaybettin?”

“Düşmanlarımın gözünü kafamın pırıltısıyla kör etmeyi umuyordum. Senin üstünde yeterince işe yaradı.”


#4

Şimdi üşendim bulamam herhalde ama bir yerde Jon Snow’un adam gibi savaşmayanın üstüne işerim demişliği vardı. Sandor povu mu lan diye düşünmüştüm bir ara harbi o ne öyle yakıştı mı hiç :joy:


#5

Emin misin? Hatırlayamadım. Bulursan kesin koy, üşenme be :smiley:


#6
  1. Kitabı tekrar okuyorum denk gelince atarım :D.

#7

Tamam, beklemedeyim :slight_smile: Sur saldırısı sırasında mı söyledi?


#9

“Tanrı korusu olmak zorundaydı. Kızıl Kale’de başka hiçbir yer hadımın küçük kuşlarından korunamaz... ya da benim deyişimle, farelerinden. Tanrı korusunda duvarlar yerine ağaçlar var.”

Bana Varys’ in bilgi edinmek için büyü kullandığını, bu büyünün de Tanrı Korusu’ nda engellendiğini düşündüren bir bölüm.


#10

Yok yav, bebeler gizli bölmelere saklanıyor, bu yüzden görüp duyamıyorsun ama Tanrı Korusunda ağaç var, orada saklanacak yer yok, bu yüzden güvenli. :slight_smile:


#11

Baktım bugün ama göremedim; 2 kere okudum. Belki gözümden kaçmıştır ama bilemedim.


#12

Buna benzer bir seyi blackwater cenginde (S2E9)
Sandor’dan duymustuk.Askerleri motive etmek icin aynen soyle dedi “any man dies with a clean sword, i’ll rape his fucking corpse”

Meali : Kılıcı temiz ölenin cesedini s…ansür :joy:


#13

O diyalog maalesef yol kitapta ama gerçekten güzeldi :smiley:


#14

Aynen.İlk duydugumda sokk oldum.Hayatımda gordugum en iyi motivasyon konusmasıydi.ben bile gaza geldim evdeki cekpasi kapip ekranin basina gectim.Hoss sonradan yapacaginiz savasi deyip “Fuck the king” esliginde cengi terk etti ama olsun.Bence dizinin en guzel anlarinda biriydi.


#15

Ben senin dediğini halen bulamadım efemmmmmm :slight_smile:


#16

“Kız affedildi. Ona hiçbir zarar gelmeyecek. Şeref sözü veriyorum.” “Şeref sözü mü?” Sör Brynden tek kaşını kaldırdı. “Sen şerefin ne olduğunu biliyor musun?”
Bir at.

Burayı çok garip bulmuştum hâlâ da garip buluyorum.


#17

Aslında evet, neden at? O an üzerinde durmamıştım. Geçmişte at ile ilgili ne yaşamıştı bu oğlan?

Tyrion’a bir at hediye etmişti, ilk aklıma gelen. Brienne ile ilgili bir mesele var mıydı?


Geçen gördüm ama kaybettiğim yerini; Cat, Robb’un bir kızı daha önce öpüp öpmediğini sorguluyor ve sonra Jeyne Poole’un kalede iken gözü nemli bir şekilde Robb’a baktığını ve başka kızların da bu şekilde baktığını hatırlayarak öptüğü kanaatini geliştiriyordu. Buradan anladım ki kızların kalbini kırmak Robb’un yaptığı bir şeymiş. Yani Westerling kızı ve Frey kızı meselesi şaşılacak bir durum değil, ileride 2. Brandon Stark olabilme kapasitesi varmış oğlanın. :smiley:


#18

Bence çok kasmaya gerek yok. At nereye sürersen oraya gider. Şeref de bunun gibi.

Robb yakışıklı adam, bence daha fazlasını kast etmiyor. Bir kızı da öpmüş olabilir Suudi Arabistan değil orası :grinning:


#19

Ömer ya bu aralar beni şaşırtıyorsun, acayip isabetli yorumlar yapıyorsun. :slight_smile: Güzelmiş, teşekkürler. :slight_smile:

Ay ben onu demek istemedim ki :smiley: Aday… dedim dikkat edersen. Yani gerçekten öpmüş hem de birden fazla kızı, kalp kırıyor oğlan, onu demek istedim. :smiley:


#20

Teşekkürler

Bilemem ufak bir flörtöz olmuştur belki. Ama öyle çapjın olsa belli olurdu şimdiye. Jeyne olayında bence Jon’un etkisi oldu. Jon gibi sürekli bir Frey tarafından aşağılanan bir oğlum mu olacak demiş olabilir biraz.


#21

Anlayamadım, Jon ve Frey etkisi meselesini?