İlk İnsanlar Eski Tanrılardan Önce Neye İnanıyorlardı?


#1

İlk İnsanlar Hisara göre 8000 ila 12000 yıl önce Westeros’a ayak bastılar ve Ormanın Çocukları ile savaşa tutuştular. Bu savaşın sonunda yapılan Pakt ile İlk İnsanlar Büvet Ağaçlarını kesmeyecek ve derin ormanlarda yaşayan Ormanın Çocuklarına müdahale etmeyeceklerdi. Zamanla esasında Ormanın Çocukları’nın dini olan Ormanın İsimsiz Tanrıları İnancına inandılar. Peki İlk İnsanlar daha önce neye inanıyorlardı?

Bana bu soruyu sordurtan az önce karşılaştığım şu linkteki yorum oldu.

Demir Adamlar AWOİAF’ta yazana göre bu sorunun cevabını kendileri bile bilmiyorlar. Tuz-Dil Sauron (gönderme yapmak için bula bula burayı mı buldun şişko) adlı bir Boğulmuş Rahip kendilerinin Dar Denizin ötesinden gelen insanlardan olmadığını Boğulmuş Tanrı tarafından onun suretinde yaratıldıklarını söylüyor (tanıdık geldi) ancak bazı Demir Adamlar bu görüşe inansa da çoğunluk İlk İnsanlardan olduklarını daha akla yatkın buluyor.

İlk görüşte anlatılan yaratılış hikayesi bence Demir Adamların yaratılışı değil. AWOİAF’ta geçen bir efsanede İlk İnsanlar Eski Wyk’e geldiklerinde Deniztaşı Tahtını buluyorlar eğer Demir Adamlar adaya geldiklerinde bir taht varsa orada onlardan önce yaşayan insanlar vardır bu da ikinci teorinin daha doğru olduğunu ve Demir Adamların İlk İnsanlardan geldiklerini daha mantıklı hale getirir. İlk İnsanlar bilindiği üzere ileri bir medeniyet değil ve bunun sebebi de kültürleri sonuçta Winterfell’de hala ahşap bir taht var. Bu Deniztaşı Tahtını yapan medeniyet daha önce de konuşuldu malum cilalı siyah taştan yapılmış bir taht bu ve hakkında çeşitli teoriler var ben o konulara girmeyeceğim.

İlk İnsanların geldiklerinde yanlarında yeni tanrılar da getirdikleri söyleniyor ancak bu tanrıların ismi direk verilmiyor. Bizim bildiğimiz bir tanrı var ki o kesinlikle İlk İnsanların tanrılarından biri belki de en güçlüsü, Fırtına Tanrısı. Demir Adamlarında inandığı bu tanrı İlk İnsanların tamamına göre pekte iyi bir tanrı değil fırtınayı hiç kimse sevmez sonuçta, belki Euron hariç. Ancak Demir Adamlara gör bu tanrı tam bir şeytan çünkü Demir Adamlar İlk İnsanlar arasında bu tanrı ile topluca mücadele eden tek kesim (Durran Durrandon’un mücadelesi şahsi ve bence o hikayenin kötüsü Durran) denizin üstünde fırtınalar hakimdir ve sürekli gemileri batmaktadır bu sebeple. Zamanla o kadar çok boğulan oldu ki aralarından sonunda yeni bir inanç geliştirdiler ve boğulanların bir nevi cennete gittiğine inanmaya başladılar ve onları salonlarına kabul eden yeni iyi kalpli Tanrıları da Boğulmuş Tanrı idi. Yani elimizde İlk İnsanların önceden inandığı tanrı olarak elimizde Fırtına Tanrısı ve ona karşı İlk İnsanların bir kısmının geliştirdiği dualist bir inanç olarakta Boğulmuş Tanrı var. Bu ikisi dışında tanrılar var olduğu kesin ama henüz bir bilgi ben bulamadım.


#2

Yani doğru mu anlamışım, İlk İnsanların inandığı inanç Fırtına İlahı mı?

Eğer öyle ise benim aklıma yatmıyor, sebep? Şimdi Essos’ta yaşam ağırlık kara üzerinde, deniz kıyısı ve denizcilik gelişmiş denemez o dönemlerde. Demek istediğim hayatı denizcilik olan, yaşadığı coğrafya deniz olan insanlar için ilah olarak su altında ve su üstünde fırtınalara sebep olan ilahlar olması çok olağandır. Demir Doğumlular da geldiklerinde bu inancı bulup, zamanla benimsemiştir; ilk insanların kuzeydeki inancı benimsemesi gibi.

Bence ilk inançlarının ne olduğu muamma İlk İnsanların ama muhtemelen karman çorman olabilir, yani gelenlere İlk İnsanlar denmiş Westeros’a yerleşenler manasında ama geldikleri yerde farklı isimlerle anılmışlardır illa ki. Farklı kültür vs. adamlar farklı inanç sahibi kişiler olması olası, karışık bir toplum kısaca.


#3

Gelmeden önce değilde geldikten sonra da inanmış olabilirler zaten gelmeden önceki tanrılarının ne olduğunu hiç söylemiyor. Ben Eski Tanrı inancına geçmeden önceki inançlarından birinin Fırtına Tanrısı olduğunu söyledim geldikten sonra inanmış olmaları daha muhtemel.


#4

Tamam işte, Essos’ta bu inanç yok. Haliyle batıya has bir inanç bu, haliyle ancak geldikten sonra inanmış olabilirler ki coğrafya ve yaşam tarzına da uygun bir inanç.

Geldikleri yerde denizcilik namına bir şey yoktu, nitekim gelirken bile gemilerle değil kara yoluyla geldiler. Bu yüzden aralarında böyle bir inanç filizlenmiş olamaz.


#5

Geldikten sonra denizcilik yaptıkları kesin Ormanın Çocuklarından ya da Devlerden bunu öğrenmeleri daha da imkansız. Denizcilik yapmasalar Adalara nasıl gidecekler zaten Deniztaşı tahtını kim buldu o zaman. Bu ilk keşif döneminde denizciliği öğrenip önce Fırtınalardan korunmak için bir Fırtına Tanrısına inandılar ve ondan yardım istediler baktılar hiçbir şey düzelmiyor Boğulmuş Tanrı’ya inanıp ölüm sonrasını güzelleştirdiler.


#6

@Cassiopeia nın


bu teorilerde özetle benim anladığım Westererosa gelen ilk insanların bu inci imparatorun soyundan geldiği
yani onların dinini arıyorsak inci imparator un dinine bakmalıyız diyorum


#7

Bu teorileri okudum ama aklıma pek yatmadı. Çok az bilgi çok fazla fikir var ve bu teoriler gerçek olsa bile seri bittiğinde dahi öğrenemeyiz bunları direk ana seride işlenecek şeyler değil ve Martin’in ömrü ana seriyi bitirmeye bile yetmeyecek gibi.


#8

tabiki eksikler var ben sizler kadar derin girmediğim için olaya, bana yetti teori
Martin seriyi bitirse yeter ben öyle bakıyorum artık olaya :smiley:


#9

Aslında çok derin bir teori bu ama ben bu şafak imparatorluğu meselesinin aslında çok basit olduğunu ama zamanla yazılan çok sayıda eserden dolayı bilgi karmaşası olduğunu düşünüyorum. Ben Eskiçağ Tarihi çalışıyorum ve benim alanımı en çok zorlaştıran şey bilgi kirliliği. Antik yazarlar aynı şeyi birbirinden tamamen farklı şekilde o kadar çok kez anlatmışlar ki şimdi hangisi doğru yanlış ayrıt edilemiyor hep destanlaştırma geleneğinden bu. Sonuca varılan konularda ise olayların aslında çok basit olduğu anlaşılıyor.


#10

Aslında elimizde bundan daha fazla şey var.

Durrandonların kökeniyle ilgili bir efsane var. Deniz tanrısı ve Rüzgar Tanrıçasının kızı olan Elenei ile evleniyor. Gerisini biliyorsunuz zaten. Yani elimizde en azından iki tane tanrı ismi var. Ancak burada önemli olan ve dikkatimi çekeb husus bu tanrıların Durran’ı cezalandırmak için Fırtına göndermeleri. Bu sayede büyük dalgalarla Durran’ın mekanı yıkmaları. Ama aslında bu tsunami meselesi direkt iki tanrının birleşmesiyle alakalı. Yani eğer rüzgar denizi zorlarsa tsunami olur şeklinde. O zaman Elenei bu ikisinin birleşmesi olduğyna göre doğal sonuç, fırtınanın kendisi mi oluyor? Bilemiyoruz. Her neyse son anlattığım tam olarak konuyla ilgili değil ancak üstünde düşünürsek bir şeyler çıkarabiliriz belki.

Eğer bu sadece bir efsane olsa fazla önemsemeyebilirdik. Ancak bu inanç hala daha günümüzde yaşıyor aslında. Kızkardeşler adasında ise gök tanrısı ve rüzgar leydisi inancı var. Az önce bahsettiğimiz efsaneyle arada benzerliklerin olması dikkat çekici. Gene Demirdoğumlulardaki boğulmuş tanrı inancu ve fırtına tanrısı figürüyle bir benzerlik daha var. Aslında iki bölgedeki farklılık anlaşılır. Zira iki bölgede de fazla ağaç yok dolayısıyla o ağaçlı din iki bölgeye de girmemiş fazla. Ancak din anlayışları yaşam tarzlarına göre değişmiş. Kızkardeşlerin korsanlığa dayalı kültürü var. Ancak onlar adaların konumundan dolayı taktik olarak yolunu şaşırıp kaybolan ve adalarına çekilen gemilere çökme yöntemi uyguluyorlar. Yani fırtına iyi bşr şey onlar için. Ancak Demirdoğumluların daha çok sefer yapmaya ve yağmalamaya yönelik anlayışları olduğundan onlar için fırtına iyi değil. Doğal olarak aynı köklerden gelseler bile dini anlayışları zamanla farklılaşmıştır.


#11

Deniz ve Gök kültünün olduğu düşünülebilir o zaman hep bu ikisi ile alakalı tanrılar var.


#12

Ya da her türlüsü vardır eski klasik çok tanrılı dinlerde olduğu gibi. Denize bir tanrı, toprağa bir tanrı, rüzgara bir tanrı falan… Ama zamanla çok dar bir alanla sınırlı kaldığı için sadece o alandakileri ilgilendirecek tanrıları kapsayacak şekilde deforme olmuştur.

Dany hakkında Fırtınanın çocuğu falan diyordu ölümsüzler evindeki mistikli abiler. Bağlantısı vardır belki. Şimdi fark ettim üç kültürde de fırtına teması öne çıkıyor, ortak noktaları bu.


#13

Euron’da ben fırtınayım diyor Aerys reenkarne mi oldu acaba :smiley:


#14

Jaime’nin onu öldürmesinden sonra kanındaki Blackwood ile gelen warglık sayesinde Euron’un bedenine zıplayan Aerys onu ele geçirir. Euron’un aslında kapattığı gözü mordur. Aerys önce Kargaya atlayıp sonra Euron’a geçtiği için Kargagöz lakabını almıştır. En nihayetinde hıncını taraf değiştirdiler diye küçük Greyjoy bebelerine tecavüz ederek çıkaran Aerys, sonrasında intikam yemini eder. Olaylar gelişir…


#15

Yarıldım :DQWRQWRQWRQWE

Ayrıca toprak yani bereket tanrımız da var elimizde Garth Greenhand bildiğin Dionysos kopyası hatta Dionysos’un da bir insan olup sonra tanrılaştığını düşünenler var.


#16

Ulan var ya bu konunun GRRM’ in bile aklına geldiğini sanmıyorum :smiley: