İnancınız?


#41

Evrene baktığımızda onun bir kaos içinde olduğunu görürüz. Çok ama çok büyük, devasa bir kaos. Sonra aslında Kaosun aslın hiçte “kaos” olmadığını anlarız. Kaos aslında bir düzendir. Kendi kuralları vardır ve bu kurallarla var oluşunu sağlar. Bu kurallar biz fizik yasaları deriz. Evrenimizdeki hiç bir şey bu yasaların dışıda değildir, hatta dışında olduğunu sandıklarımız bile. Biraz daha geriye gidelim, “biraz” pek uymadı. Çok ama çok geriye gidelim. Evrenin var olmakla olmamak arasında olduğu yerlerde(özelikle zaman kavramını kullanmadım) yani fizik yasaları oluşurken bile fizik yasalarının nasıl oluşacağını belirleyen meta fizik yasaları vardı. Yani her zaman yasalar vardı. Şimdi basit bir mantıkla yürütüyorum. Eğer yasalar varsa, yasa koyucu da vardır.

Şimdi @“Loren Lannister” senin yaptığın varsayım üzerine bişeyler söylemek istiyorum. Bu varsayımdan tanrının var olup olmadığı çıkarımı yapmak mümkün değildir. Bu sadece bize şöyle bir soru sormamıza yardım eder. “Evet tanrı var ama nerde?”

Not: Bu konu üzerine çok şeyler söylene bilinir ama söylenilen ne kadar kısa bir olursa öze o kadar fazla yaklaşır.


#42

Benim anlatmaya çalıştığım tam olarak o değildi. Mavi diye örneklediğim her şeye kadir olduğuna inandığımız bir tanrı var ise Yeşil önermesinde olduğu gibi onun üstünde de bir kuvvet olmadığından nasıl emin olabiliriz. Bu bizi sonsuz bir arayışa götürür. Mavinin üstünde bir güç olan Yeşilin olduğu fikri yeşil içinde geçerli. Belki de Mavi’nin üstünde Yeşil, onun üstünde de Kırmızı adında bir güç vardır. Benim bu varsayımım ‘‘tanrı vardır, ya da yoktur’’ konusuna yanıt olmaz. Sadece tanrı var ise, önceki mesajımda Yeşil örneğinde belirttiğim gibi şartları taşıyan daha ‘‘üst’’ bir yaratıcı olmadığını nereden bilebiliriz ? Hemen söyleyeyim. bilemeyiz.

Eğer düzen konusuna gelir isek; evrenden düzen yoktur. Milyonlarca spermden sadece bir tanesi, bazen iki,üç ihtimal yedi tanesi yaşayıp. Yumurtayla döllenerek yeni bir birey oluşturur. Milyonlarca spermden sadece küçücük bir kısım. Peki bu kısım neye göre belirleniyor ? Tamamen tesadüf, kaotik.

@argos ‘‘Yasa var ise yasayı koyan da vardır’’ bu varsayım doğru değil. Bir zamanlar çok meşhur birisi vardı. Dolma kalem ile ateizmi çökertti diye. Aynı onun varsayımına dönmüş kusura bakma.


#43

Yani senin takıldığın nokta insanın sürekli bir arayış içinde olması. Ama farkındaysan zaten insan hayata geldiği ilk andan öldüğü ana kadar her zaman arayış içindedir. İnsan her zaman arar durur tanrıyı ve ya başka bir şeyi.
Bilinmezcilik konusuna gelirsek. İnsanın şuan sahip olduğu kabul gören bilim ve mantık buna el vermiyor, doğru. Ama gelicekte elde edilicek bilimsel gelişmelerle böyle bana göre “pirimitiv” paradokslar çok kolay aşıla bilinir. Yani sen kendi mantığınla bir şeylerin bilinemeyeceğini söylüyorsun ve diğer yandan daha gelişmiş bir mantıkla bunların biline bileceğini gözardı ediyorsun. Bu ne kadar doğru bir bakış açısı? Bence insanın gelişmesini engelleyen bir düşünceden başka bişey değil bu.

Düzen dediğimde ne anladığnı merak ediyorum doğrusu. Şöyle bir şey mi çıkardın söylediğimden: Yukarıda biri durmuş spermlerin hangisinin yumurtaya varacağını belirliyor. “Hey sen 35789cu sperm bir adım önce çık, diğerleri kenara çekilin bakalım. Sen seçilmiş spermsin ve Azor Ahai sen olucaksın bu yüzden koca kıçını kaldır ve şu lanetolası yumurtaya gir.” Eğer bunu anladıysan ben böyle bişeyden bahs etmedim. Bu tabi ki hangi spermin yumurtayı döllediği bi şeylere dayanarak belirleniyor. Biolojiye dayanarak belirleniyor onun üzerindeyse Fizik yasalarına dayanarak belirleniyor. O sırada yumurtayı döllemeye en müsait sperm hangisiyse o döller. Bunu sen baktığında anlayamassın kaos ve tesadüf dersin ama gerçekte bu olay fizik yasalarına göre belirlenmiştir, bilim bunu anlamana yardımcı olur. Kaotik değil düzenlidir.

“Yasa varsa, yasa koyucu da vardır” bu varsayımı neye dayanarak yanlış kabul ediyorsun? Yanlış diyip geçmekle yanlış mı oluyor?! Yukarıda anlatdıklarımı oldukca sade bir dilde yazmaya çalıştım ama bu onların hezayan olduğu anlamına gelmez. Bu yanaşmamın sebebi anlaşıklı olmasını istememdir. Ve tekrar söylüyorum neden olduğunu söylemeden “Yanlış” diyip geçmekle olmuyor.


#44

Tanrı’nın varlığını onaylamak da en az inkâr etmek kadar ateistik bir davranıştır. Tanrı bir varlık değil, varlığın kendisidir.
-Paul Tillich

Bütün muhafazakâr tayfayı buga sokacak laftır.


#45

Muhavazakar olmasam da buga girdim ama sonra çıktım. Doğruya yakımsadı galiba. Şu soruyu sormak isterim: Ateistik davranış dedikde tam olarak neden bahs etdiniz?


#46

[quote=“argos, post:45, topic:9213”]
Muhavazakar olmasam da buga girdim ama sonra çıktım. Doğruya yakımsadı galiba. Şu soruyu sormak isterim: Ateistik davranış dedikde tam olarak neden bahs etdiniz?
[/quote]Tanrı’yı inkar eden yaklaşım.


#47

Tanrının varlığını onaylayamam, sadece inana bilirim.


#48

[quote=“argos, post:47, topic:9213”]
Tanrının varlığını onaylayamam, sadece inana bilirim.
[/quote]Tanrı’nın varlığına da inanmak aynı kapıya çıkıyor çünkü Tanrı varlığın kendisi


#49

Buga girmedim şahsen ve neden girmem gerektiğini de anlamadım.
Bence bu sadece bir panenteistin (veya panteistin kavramlardan tam emin değilim doğrusu) görüşü.


#50

@“Ar-Phazon” bu uzun din araştırmaları yapan birinin sözü. Biri sana Tanrı yok dediğinde eğer hayır var ben inanıyorum dersen bu ateistik bir yorum oluyor çünkü Tanrı varolabilecek bir şey değil. Kendisi direkt bütün varlık kavramı. Beni bir iki saniye buga sokmuştu. Girmediysen helal olsun ne diyim.


#51

Açıklamadan sonra girer gibi oldum :))


#52

[quote=“Ar-Phazon, post:51, topic:9213”]
Açıklamadan sonra girer gibi oldum :))
[/quote]Nasıl toparladın peki merak ettim


#53

Açıkçası üzerinde fazla düşünmeyerek ;))


#54

Bu konuda hala bir eminlik sahibi olmadığımdan mütevellit Agnostisizm’i işaretledim, ama bu konuda hep tıkanıyorum açıkçası ve bu ‘‘bilinmezlik’’ bana rahatsızlık veriyor. İlahi bir varlık söz konusu olduğu için somut olarak kanıtlanması epey güç, bize yalnız ‘’ inanç&inançsızlık ‘’ seçenekleri kalıyor. Olabilir de, olmayabilir de, kesinliği kanıtlanıp emin olana dek kendimi -Tanrı/ların koyduğu kurallara (varsa eğer) göre ayarlayacağımı sanmıyorum. Anket seçeneklerine, Apateizm’i (var veya yok; ilgilenmiyorum) de ekleyebiliriz aslında.


#55

Hayır aynı kapıya çıkmıyor. Her inandığın şeyi onaylayamassın. İnanmak içsel bir durumdur ve bir şeyi idaa etmekle ve ya onaylamakla karıştırılamaz. Yani sözün aslı inanmak ateistik bir davranış değildir. Hatta aksi bir durum söz konusudur - İnanmamak teistik bir davranış olarak ele alına bilinir bazı durumlarda.


#56

Tamam da kurduğun cümleye bak. Tanrı’nın varlığına inanıyorum. Tanrı’yı var olabilen bir şey olarak alıyorsun. Yani senin sisteminde Tanrı bir varlık oluyor. Tanrı’nın bir varlık olması ise Tanrı kavramıyla çelişir.


#57

Doğru bir noktaya parmak bastın. O zaman şöyle bir düzeltme yapıyım. Tanrının varlığını onaylayamam, sadece Tanrıya inana bilirim.

not: bu konuya islamda da özel bir yer ayrıldığını belirtmek isterim. Şu cümleyle kısaca ifade ediliyor: “Allah her şeyden münezzehdir” Yani tanrı varlık kavramı dahil hiç bir kavramla ifade edilemez.


#58

Bak hala Tanrı’nın varlığı diyorsun. Tanrı varoluş zaten Tanrı var olamaz


#59

Varlığı cümlenin ilk kısmında kullanıyorum (virgülden önce) ikinci kısmında varlıkla ilgili bi şey yok sadece Tanrı var.


#60

Tanrı’nın varlığını onaylayamam demek Tanrı var olabilecek bir şeydir demek değil mi