Jaqen H'ghar Ne Planlıyor?


#1

Şimdi bildiğiniz gibi Jaqen H’ghar’ı ilk olarak Gece Nöbetçileri ile birlikte Kuzey’e doğru Arya ile yol alırken, kafes içinde görüyoruz. Yanında da ondan oldukça korkan iki adam var. Teknik olarak bu ikisi onun adamları vs. değil, adam Yüzsüz Adam; fakat ne dese yapıyorlar, Harrenhall’da bunu gördük, zaten işini bitirince onları orada bırakıyordu ve onlar da onu takip etmeye niyet etmemişti.

Jaqen H’ghar, Kral’ın Şehrin’de ‘Kara Hücrelerde’ ne yapıyordu? Saraya girmiş ve zindana atılmış? Bir Yüzsüz bir suikastçı olarak Jaqen H’ghar’ın yakalanma şansı kaçta kaç olabilir ki? Bence hiç yok. Belki gerçek Jaqen H’ghar’ı öldürdü ve yüzünü aldı, diğer iki adam da buna şahit olduğu için ölümüne adamdan korkuyor?

O zaman Jaqen H’ghar neden böyle bir şey yaptı? sorusunu sormak gerek. Şehirden çıkmak için böyle bir şeye ihtiyaç duymaz. Gece Nöbetine mi gitmek istiyordu? Yahut belirli bir kişinin peşinde miydi? Gördük ki en başından beri Arya Stark ile çok yakından ilgilendi.

Harrenhal’a geldiklerinde Jaqen H’ghar, Arya’ya Kızıl Tanrı’ya 3 can borçlu oldukları gerekçesi ile 3 kişiyi öldüreceğini, isim vermesini söylüyordu. Kızıl Tanrı, çünkü Jaqen H’ghar ve yanındaki iki adam alevlerden kurtarıldı. Lakin şöyle bir şey var; bu adam Çok Yüzlü Tanrı’ya inanıyor; tüm ilahlar aslında tek bir ilah… Nazik Adam’ın söylediğine göre de seçilmemiş/işaretlenmemiş kişileri de öldürmüyorlar, yani özünde Kızıl Tanrı’ya borçlanmış olmasının yanı sıra alevler arasından kendini kurtardı diye 3 can borçlu olması kafama çok yatmadı.

Jaqen H’ghar, Arya’nın kim olduğunu vs. gayet net biliyordu, Gendry dışında ve Yoren dışında kimsenin bilmediği bir bilgiydi ki başkaların duyacağı şekilde asla dillendirmedi kimse bu bilgiyi. Nasıl biliyor? Syrio gerçekten Jaqen H’ghar ile aynı kişi mi? diye düşünmeme neden oluyor.

  1. can borcu ödendikten sonra Jaqen H’ghar ve Arya’nın yolları ayrılıyor.

“Borç ödendi,” dedi Arya isteksizce. Üzgün hissediyordu. Sadece bir fareydi yine.

“Tanrıya olan borç ödendi. Ve şimdi bu adam ölmeli.” Jaqen H’ghar’ın dudaklarından tuhaf bir gülümseme geçti.

“Ölmeli?” dedi Arya, kafası karışmıştı. Adam ne demek istiyordu? “Ama adını geri aldım. Ölmene gerek yok artık.”

“Var. Zamanım doldu.”

Arada da Arya’ya yüz değiştirmeyi öğrenmek istiyorsa, öğrenirse kendisi ile birlikte gelmesi gerektiğini; Yüzsüz Adam sikkesini vererek ileride kendisini yeniden bulmak isterse bunu Braavoslu birine vererek Bütün İnsanlar Ölmeli sözünü söylemesi gerektiğini söylüyor ve gidiyor. Kendisi sonra 4. kitap başında ve en sonunda Hisar’da görüyoruz.

Bir ses, “İyi sabahlar Pate,” dediğinde, Pate tek dizinin üstünde kıyafetine bulaşan çamuru temizlemeye çalışıyordu. Simyacı, Pate’in tepesinde dikiliyordu.

Pate ayağa kalktı. “Üçüncü gün… Telek ve Maşrapa’da olacağını söylemiştin.”

“Arkadaşlarınla birlikteydin. Sohbetinizi bölmek istemedim.” Simyacı, başlıklı bir yolcu pelerini giymişti; kahverengi ve alelade. Doğan güneş, adamın omuzlarının arkasındaki çatıların üzerinden bakıyordu, bu yüzden başlığın altındaki yüzü seçmek zordu. “Ne olduğuna karar verdin mi?”

İlle de söyletmek zorunda mı? “Bir hırsızım sanırım.” “Olabileceğini düşünmüştüm.”

İşin en zor kısmı, Aliüstat Walgrave’in yatağının altındaki kasayı dışarı çekmek için ellerinin ve dizlerinin üstüne çökmek olmuştu. Kasa çok sağlam yapılmıştı ve kenarları demirdi ama kilidi kırıktı. Üstat Gormon kilidi Pate’in kırdığından şüphelenmişti fakat bu doğru değildi. Kilidi, onu açan anahtarı kaybettikten sonra bizzat Walgrave kırmıştı.

Pate kasanın içinde bir torba gümüş geyik, mavi kurdeleyle bağlanmış bir tutam sarı saç, Walgrave’e benzeyen (bıyıklarına kadar) bir kadın minyatürü ve pullu çelikten yapılmış bir şövalye eldiveni bulmuştu. Walgrave, eldivenin bir prense ait olduğunu iddia ediyordu ama hangi prens olduğunu hatırlamıyordu. Pate eldiveni salladığında yere bir anahtar düşmüştü.

Onu yerden alırsam bir hırsız olacağım, diye düşündüğünü hatırladı Pate. Anahtar eski ve ağırdı, siyah demirden yapılmıştı; sözüm ona Hisar’daki bütün kapıları açıyordu. Sadece aliüstatların bu çeşit anahtarları vardı. Diğerleri anahtarlarını üzerlerinde taşıyor ya da güvenli bir yerde saklıyordu ama Walgrave anahtarını saklasaydı bir daha kimse göremezdi. Pate anahtarı kapmış ve gümüşleri de almak için geri dönmeden önce, kapıya giden yolun yarısını yürümüştü. Bir hırsız, az da çalsa çok da çalsa bir hırsızdı.

Daha sonra anahtar ve altın ejderhayı takas ettikten sonra Pate ölüyor. Jaqen’ı daha sonra kitabın sonunda Sam’in Hisar’a gelmesiyle Pate’in yüzüne ve kimliğine bürünmüş bir şekilde görüyoruz.

Soluk benizli çırağa döndü. “Katil’e kuru bir hücre bul. Burada uyuyacak ve senin kuzgunlarla ilgilenmene yardım edecek.”

Sam bir an için tuhaf aleve baktı ve sonra gözlerini kırpıştırıp başını başka tarafa çevirdi. Pencerelerin dışında, hava kararıyordu.

“Batı kulesinde, benimkinin altında boş bir hücre var,” dedi hamur yüzlü çocuk. “Hücrenin basamakları doğrudan Walgrave’in dairesine çıkıyor. Kuzgunların
gaklamasını
dert etmezsen, pencerede güzel bir Ballı Şarap manzarası mevcut. İşine yarar mı?”

“Sanırım,” dedi Sam. Bir yerlerde uyumak zorundaydı.

“Sana birkaç tane yün battaniye getiririm. Taş duvarlar geceleri çok soğuk oluyor, burada bile.”

“Teşekkür ederim.” Bu solgun ve yumuşak delikanlıda, Sam’in hiç hoşlanmadığı bir şeyler vardı ama Sam nezaketsiz görünmek istemiyordu, bu yüzden ekledi, “Adım gerçekten Katil değil. Ben Sam. Sam Tarly.”

“Ben Pate,” dedi solgun delikanlı, “domuz çobanı gibi.”

Şimdi, Yüzsüz Adamlar bizim bildiğimiz kadarıyla suikastçı; casus yahut hırsız değiller. Onların işi belirlenmiş kişileri öldürmek. Lakin Jaqen burada Pate’i öldürüyor, yüzünü alıp kimliğini alarak Hisar’a sızmak için? Hedeflerine ulaşana kadar gerekli olduğunu düşündüğü herkesi öldürebiliyorlar mı? Bu durumda ne oldu bu “işaretlenmiş, seçilmiş” kişiler öldürülür…vs. sözüne Nazik Adam’ın? Arya intikam için öldürmek istediğinde kasap değiliz biz, intikam için öldürmeyiz vs. diyerek vaazlar veriyordu.

Ayrıca ilk karşılaştıklarında öldürmesi mümkün değil miydi yahut başka bir kişiyi öldürerek de içeri giremez miydi ki? Anahtarı aldı sonuçta; belki amaç anahtarı ilk olarak almaktır, o da olabilir elbet. Bu durumda bu anahtarı ne yapacak?

Buraya birini öldürmek için gelse idi çoktan öldürüp, gitmişti. Demek ki başka bir amaçla gelmiş; arayış? bilgi edinmek? hepsi?

Kim için? Kendi için? Yüzsüzler için yahut onu kiralayan için?

Pate’in(Jaqen) ejderhalar ve diğer şeylerle ilgilenen üstadın çevresinde de dolandığını göz önünde bulunduralım.

Jaqen H’ghar serinin en gizemli karakteri, bence buna kimse itiraz edemez. Bu adamın planı nedir, ne amaçla tüm bunları yapıyor çözer isek belki Diyar’da dönen olayları da daha iyi anlayabiliriz.

Bunu Duygu ile konuştuk ama çok ilerleyemedik zira elimizde fazla bilgi yok ama sizin de fikirleriniz varsa duymak isterim, belki ortaya bir şey çıkar.


#2

Ben Jaqen’i çok uzun zaman Arya’nın dans hocası zannetmiştim dizide. Ama kılık değiştirmeyle falan değil aynı Kişiler gibi gelmişti. Farklı olduklarını yorumlardan anlamıştım😂

Arya’nın dans hocasının kaybolmasıyla ilgili bir gizem var. Söz konusu seri Asoiaf olunca Böyle sıkışık durumlardan son anda tesadüfen kurtulmak serinin ruhuna aykırı. Yani en mantıklı tarafı Meryn tarafından biçilmesi. Ancak madem basitçe öldü neden şimdiye kadar bu konuyla ilgili net bir şey yok ve ustalıkla gizleniyor bu durum?

Sıkı durun, bu olay aslında tamamen sallama ama mantıksal bir açıklama getirmiş oluyor. Belki de bu yüzsüz adamların öldükten sonra tekrar hayata dönmelerini sağlayan bir ritüel vardır, ikinci şans misali ve bu ritüel de warglık yeteneği(başka bedene atlama) sayesinde oluyordur. Belki bu yüz değiştirme tamamen warglıkla ilgilidir.

Evet tam olarak konuyla ilgili olmadı ama işte…


#3

Yüzsüz Adamlar ücreti karşılığında her şeyi öldürebiliyorlar. Peki biri onlardan ejderha öldürmesini istese birisi ? Bu yüzden Hisar’ın ejderhalarla ilgili bilgilerini veya Hisar’ın gizli yerlerindeki değerli eşyaları istiyor olabilir Jaqen.


#4

@JaqenHgar
Olabilir falan öyle yarım konuşmayın. Burada biz bizeyiz ne planlıyorsanız açıkça söyleyin hocam. Ayrıca Rheagar, Syrip olduğun falan iddia ediliyor doğru mu?


#5

Bu da güzelmiş. :smiley:

Syrio, Deniz Lordunun adamı olduğunu söylüyordu, peki ne oldu da yolu KL’ye düştü? Braavos’un bir numaralı kılıcı olunca öyle istifa falan iş oluyor mu? Bundan da çok gurur duyuyordu, hizmet ettiği kişiden vs. makamından. Ben hep öyle algıladım söylediklerinden. Şimdi Deniz Lordu’nun başka bir adamı var, bu kişi Yüzsüzler’e onu öldürmesini söylemiş, böylece yerine geçmiş olabilir… Onlar da yüzünü almıştır ve Jaqen kullanmıştır, Syrio olarak ama neden Ned’in yanına sızıp Arya’yı eğitsin ve sonra peşine takılsın? Sürekli soru üretiyor bu herif. :slight_smile:

Uu bak bu güzel aslında… Fakat Dorne zamanında bir ejderha öldürmüştü, yani böyle bir bilgi edinmek için bu kadar zahmete gerek olduğundan şüphe duyuyorum. Yine de üzerinde durmaya değer bir düşünce. O anahtar ile Hisar’ın her yerine girip, bilgi edinebilir. Üstat Sihirbaz da böyle şeylerle ilgili zaten, peşinde dolanmasına şaşmamak gerek o zaman.

Braavos ve Yüzsüzler, ejderhaları vs. sevmediği için kendileri bizzat öldürmek istiyor olabilir, kim kiralayacaktır ki? Yani dünyanın parasıdır herhalde ejderha öldürmek, hem de 3 tane. Kimsenin parası yetmez bence. :smiley: Bir prenses öldürmek için bile sürüsüne bereket para istediklerini söylemişti LF.


#6

Jaqen gerçekten çok gizemli bir karakter. Etrafında çok soru işareti var.

Kara Hücrelere girmesi ilginç çünkü bir Yüzsüz Adam olarak yakalanması imkansız. Peki niye oradaydı? Aklıma onu kiralayan kişinin onunla orada buluşmak istemsi geliyor. Peki kim bu kişi? Aklıma gelen iki isim var Serçeparmak ve Varys ama ne alaka onu kestiremiyorum. Yani ancak bu ikisi bir YA ile gizli işler çevirebilir gibi geliyor. Eğer Varys ise tabi onun ekürisi Illyrio akla geliyor. Zenginliği ile bir YA kiralayabilir. Ama amaç ne onu bilemiyorum.

Eğer Jaqen’in amacı Sur’a gitmek olsa Sur’a giderdi. Kralın Şehri’ne hiç gelmezdi bence. Hem Kara Hücrelerde ki herkesin Sur’a gönderileceğinin garantisi yok. Joffrey gibi bir manyak tahttayken hele.

Kızıl Tanrı olayı bence şöyle; Çok Yüzlü Tanrı zaten tüm tanrıların ortak noktası gibi. O yüzden orada bir karışıklık olduğunu zannetmiyorum. Ama Arya’yı bilmesi hatta ona demir sikke verip Braavos’a adeta gitmesini sağlaması başka bir soru işareti.

Hisar’a gitmesi de orada kilitli kapılar ardında tutulan Ejderhalar ile ilgili bir kitap muhtemelen. Böyle bir kitabın varlığı Ejderhaların Dansı kitabında ki Tyrion POVlarından birinde geçiyor. Pate de de Üstat Walgrave’in yardımcısı ve taşıdığı anahtar Hisarda ki her yeri açabiliyor. Kitap, Ateş ve Kan isimli bir kitap bazen de Ejderhaların Ölümü diye de adlandırılıyor ve kilit altında tutuluyor. Jaqen’in amacı muhtemelen bu kitap. Eski Valyria efendilerinin yeniden ejderhalarının olmasını istemiyor olabilir YA’lar. Ama o zamanda zaman sorunu ortaya çıkar. Yani Dany’nin ejderhaları birinci kitabın sonunda doğuyor Jaqen daha önceden Kral Topraklarına geldi.

Yani gerçekten kafa karıştıran bir karakter :grinning:


#7

Planlarımı açıklarsam süprüzü kaçar. Rhaegar, Syrio olduğum iddialarına gelince öyle bir şey var mı bunu ancak Lord of the Light bilebilir.


#8

@YeniAy_Ottoman Hisar’daki sağlam yazılı kaynaklara başvurmak Dorne’daki hikayelerden daha iyi bir seçenek olsa gerek Jaqen için.


#9

Girmemiş de olabilir… Oradaki kişiyi öldürüp, yerine geçmiş olabilir dışarı çıkartıldığında. Yanındaki iki adam da aynı hücrelerden gelme, demek ki onlar da çok korkunç şeyler yapmış. Lakin Jaqen’den ödleri kopuyor, eğer asıl Jaqen’i öldürüp, yüzünü aldığını gördüler ise bu durumda ödleri kopar elbette yoksa adam korkunç olduğuna dair bir işaret vs. göstermedi daha, aksine çok nazik bir karaktere sahip portre çizdi hep.

Bence de Sur’a gitmiyor, niyeti bence Arya’nın peşine takılmaktı, bu yüzden acaba Syrio olabilir mi? diye sordum. İsmine kadar biliyor. Haliyle bu başka soruyu beraberinde getiriyor; neden en baştan beri Arya’nın peşinde?

Kızıl Tanrı ve Çok Yüzlü Tanrı meselesini tam anlamadım, biraz daha açar mısın?

Olabilir ama şu ana kadar bin kere alıp dönmesi gerekmez miydi? Onun için oraya girip kitabı almak ne kadar zor olabilir? Bir üstadı öldürüp, yüzünü giyerek de halledebilir bu işi… İmkan çok, fazla vakit almaz ama orada takılmaya devam ediyor. Hatta Walgrave denen yaşlı herifi öldürmesi bile çok kolay olur.

Dorne’daki hikaye dediğin de adamlar bizzat tecrübe etmiş… Kendi üstatları tarafından yaşananların kaleme alınıp saklanması Hisar’da olaya tanık olmamış bir üstadın kaleme alıp saklamasından daha mantıklı olur kanımca. Mesele ejderha öldürme yöntemlerini öğrenmek ise… Gerçi Valirya Kıyametinin başşüphelisi olan bu tarikatın ejderha nasıl öldürülür sorusunun cevabını bilmediğini düşünmek de doğru mu acaba? Emin değilim.


#10

Ama ejderhayı öldürüş biçimi yüzsüz adamlara uygun değil bunlar ejderhaya sessizce, dikkat çekmeden suikast düzenlemek isterler heralde. Dorne’lular gibi balistaları alıp cümbür cemâhat Meeren’e saldıracak halleri yok. Daha gizli yüzsüz adamlara uygun çeşitler olmalı bir zehir gibi ya da akgezenler nasıl ejderha camında etkileniyorsa ejderhaların antisi olan bir madde gibi (belki büvet ağacıdır) veya ejderhanın bir zayıf noktası gibi (heralde gözüdür) şeyleri öğrenmek isterlerdir heralde

(İlk defa böyle bir yazı yazıyorum vay be :smiley: )


#11

Ya hu ejderhaları senin dediğin şekilde kaç kişi öldürmeyi başarmış da bunun kaydı tutulacak… Hem öldürme yöntemi buldu da beğenmiyorlar mı? Toplamda 3 ejderha var; üçünü de öldür gitsin, nasıl öldürürsen öldür… Sonuç önemli, insan değil ejderha öldürüyorsun sonuçta.


#12

Hocam şimdi tek kişi olan bir yüzsüzsün(yanlış anlama) hedefin ejderhaları öldürmek, ejderlerde bir kafeste tutuluyor ve etrafı güçlü birlikler tarafından korunuyor. Şimdi sen bir balistayı aldın diyelim şehre nasıl sokacaksın soktun diyelim kafese nasıl götüreceksin götürdün diyelim askerleri nasıl geçiceksin geçtin diyelim balistayla ejderlerin karşısına nasıl çıkacaksın çıktın diyelim ejderha alev püskürtmeden o balistayı hazırlayıp vurabilecek misin? Hadi vurdun diyelim diğer ejderleri nasıl halledeceksin o balistayı kurmak zor iş kurana kadar ohoo. Ejderlerin akşam yemekleri belli olur.

Hadi şehirde değil çayırda olsun dragon tek başına seyre çıksın havada balistayla hızlıca uçan bir varlığı vurma oranın yüzde kaç? Hadi dragon bir kayaya konsun sende ordasın denk geldin ejderhalar bildiğimiz gibi insanlardan bile akıllı olabiliyorlar ejderha senin ne yaptığını farkedip yakmayacak mı? Ya da arkasındasın diyelim basit hayvanların bile sezgileri vardır. Ejderha gibi bir yaratık bunu sezip arkasını dönüp puff diyemez mi? Hadi öldürdün diyelim diğer ikisini nasıl halledeceksin? İkisinde de bu ejderha gibi şanslı olabilecek misin?

Birde en ağır balistalarla (çünkü güçlü olmalı öyle hafifler bir işe yaramaz) çayır çimen gezecek misin? Balistların ağırlığını bilmiyorum ama en güçlü mancınıklar 35 ton en güçlü balistalarda hadi atıyorum 5 ton olsun bir fil ağırlığında. Yani bir fili çeke çeke dağ tepe aşabilecek misin?


#13

@YeniAy_Ottoman Dorne’da yazılı kaynak bulmak Eski Şehir’e göre daha zor. Yoksa Dorne’da da yazılı kaynak vardır elbette.


#14

Arya onları ateşlerden kurtardı bir nevi Kızıl Tanrı’nın elinden dolayısıyla da hayatın bedelini sadece ölüm ödeyebileceği için ondan Kızıl Tanrının elinden aldığı üç canlı için üç ölüm istiyor.
Çok Yüzlü Tanrı inancında tüm tanrılar var olduğundan ve ateşler Kızıl Tanrıyı simgelediğinden (yani sudan kurtarsaydı bu sefer de Boğulmuş Tanrı olacaktı.) Kızıl Tanrı adına isimler istiyor. Kızıl Tanrı üç kişiyi yanına alacaktı ama Arya onları kurtardı vs…


#15

UUUUUUUUUUUU gözümde imkansıza çevirdin ejderha öldürmeyi. :smiley: Tamam, haklısın. İyi de yani başka nasıl ölür bunlar?En kolay gözden sokacaksın bir şey, beyne gidecek. Büyülü bir yolu var mıdır? Merak ettim. Şu Lord Hightower ve Çılgın Bakire lakaplı kızı büyülerle ilgili kitap okuyormuş en son, ne için ise…

Hisar deyince Diyar’ın bilgi merkezi gibi geliyor zihne, farkındayım ama misal Kışyarı ve Sur’da Hisar’da da olmayan bazı kitaplar söz konusu olabiliyor, Hisar dışı kayıtları küçümseme çok. Öyle az, bulunması zor şeklinde bir şey de yok kayıtlı kaynaklar meselesinde, her kalenin vs. kendi kütüphanesi var, zira kendi üstadı da var.

@tilki He yani anladım sanırım; Kızıl Tanrı, Çok Yüzlü’nün bir diğer yüzü, haliyle aynı şeye denk geliyor diyorsun? Evet ama şöyle bir durum söz konusu. Bu Yüzsüz Adamlar’ın inanç şekli de bir cin, karışık ve de çelişkili.

Nazik Adam’ın Arya’ya söylediği şu cümleleri iyi okuyun ve bana ne anladığınızı, sezinlediğinizi söyleyin.

“Çok Yüzlü Tanrı.”

“Ve çok isimli,” demişti nazik adam. “Onun adı Qohor’da Kara Keçi’dir, Yi Ti’de Gece Aslanı ve Batıdiyar’da Yabancı, ister Yedi’ye, ister IşıkTanrısı’na, ister Ay Ana’ya, ister Boğulmuş Tanrı’ya, isterse Büyük Çoban’a tapsın, sonunda bütün insanlar onun önünde eğilir. Bütün insanlık ona aittir… aksi takdirde, dünyanın bir yerinde sonsuza kadar yaşayan bir halk olurdu. Sen sonsuza kadar yaşayan bir halk biliyor musun?”

“Hayır,” demişti Cat. “Bütün insanlar ölmeli.”


#16

Martin bu konuyla ilgili sorulduğunda ateş önemli ateşe dikkat demişti
ilginç ve kafa karıştırıcı cidden


#17

Nasıl akgezenin antisi ejdercamıysa Ejderhaların antisinin de büvet ağacından yapılmış oklar olduğunu düşünüyorum
Torrhen Stark’ın kardeşi brandon snow’un büvet ağacından yapılmış okları aklımı çok karıştırıyor bu herif neye dayanarak ejderhaları normal okla değil de büvet okları ile öldürebileceğini düşünüyor acaba? Bu bilgi buz ve ateşin dünyasında da yazıyordu acaba jagen bu kitabı okur sonra kimmiş ula bu brandon diye derinlere inerek araştırır ve büvet okların sırrını öğrenebilir mi?


#18

Aslında Starkların yürek ağacından yapılma okla öldürme planları bir ihtimal işe yarayabilir bence.


#19

Aynı şey aslında. Yüzsüz Adamların inancına göre, bütün dünyada ki insanların taptığı tanrılar aslında tek bir tanrı onun adı da Çok Yüzlü Tanrı. Kim bir tanrıya yakarıyor ise -dünyanın neresinde olursa olsun- aslında Çok Yüzlü Tanrı’ya dua ediyor.