Jon Snow’un Kılıç Seviyesi Hakkında


#21

Sur’da hayatında eline bir defa bile kılıç almamışlarla savaşıyordu. Yani ne kadar iyi bir savaşçı olduğunu bilmiyoruz çünkü çok güçlü biriyle savaşmadı şu ana kadar. Ortalama insanlarla savaştı. Mance Ryder hariç tabi. Brienne ve Loras’ın daha deneyimli olduğunu düşünerek, hayır, diyorum.


#22

Jaime yaşayan efsane Ser Barristan Selmy’ ye göre gördüğü en ‘’ fıtri kılıç adamı ‘’, yani Jaime’ nin doğasında bir yetenek var kılıç ve savaşa karşı. Bu fıtri yetenek çalışmayla edinilebilen bir şey değil, Barristan’ a göre adam savaşmak ve kılıç kullanmak için doğmuş.


#23

Az önce güzel bir ayrıntıya denk geldim, belki fikir verir açısından…

  1. kitabın son Jon POV’u.

Demir Emmett; dayanıklılığı, kuvveti ve kılıçtaki ustalığıyla Doğugözcüsü’nün gururu olan ince uzun, genç bir korucuydu. Jon, onunla yaptığı içtimalardan kaskatı, ağrılı bir halde ayrılıyor ve ertesi gün tepeden tırnağa çürükler içinde uyanıyordu, Jon’un istediği de tam olarak buydu. Saten, Beygir ve hatta Grenn gibilere karşı dövüşerek asla daha iyi olamayacaktı…
Uykusuzluk şimdi etkisini gösteriyordu ve Emmet, Jon’a avlu boyunca merhametsizce saldırıyordu, art arda indirdiği uzun ve kavisli darbelerle onu topuklarının üstünde geri itiyor ve ek olarak, ara sıra ona kalkanıyla vuruyordu. Jon’un kolu darbeler yüzünden uyuşmuştu ve kör kenarlı talim kılıcı her geçen an daha ağır çekiyormuş gibi görünüyordu.Jon kılıcını indirip dövüşe son vermek üzereydi ki Emett sahte bir alçak hamle yaptı ve kalkanının üstünden Jon’un şakağını yakalayan vahşi bir ön el vuruşu indirdi. Jon yalpaladı, darbenin kuvveti yüzünden hem miğferi hem de başı çınlıyordu. Göz aralığının ötesindeki dünya yarım kalp atımı zaman boyunca bulanıklaştı…
En sonunda, Halder ve Beygir onu Demir Emmett’in üstünden almak zorunda kaldı, her biri bir kolundan tutmuştu. Korucu afallamış halde yerde oturdu, kalkanı parçalara ayrılmıştı, miğferinin göz siperi çarpılmıştı ve kılıcı altı metre uzaktaydı. “Jon yeter,” diye bağırıyordu Halder, “devrildi, onu silahsız bıraktın. Yeteri”

Hayır. Yetmez. Asla yetmez. Jon kılıcını bıraktı. “Üzgünüm,” diye mırıldandı. “Emmett, yaralandın mı?”

Demir Emmett hurdaya dönmüş miğferini çıkardı. “Teslim olmakta anlayamadığın bir taraf mı vardı Lord Kar?” Bunlar dostça söylenmişti. Emmett dost canlısı bir adamdı ve kılıçların şarkısını seviyordu. “Savaşçı beni koru,” diye inledi, “Qhorin Yarımel’in nasıl hissetttiğini şimdi biliyorum.”