Jon Snow ve Catelyn Stark


#1

image

Bildiğiniz üzere Catelyn Tully-Stark’ın Jon Snow’a karşı duyguları pek salih değil. Bunun temel sebebi Jon Snow’un Ned’in ihanetini hatırlatması olarak görülür, kabul edilir.

(Ben biraz Cat’in Jon’a karşı duyguları irdelemek istiyorum, siz de kendi katkılarınızı sunarsanız hoş olur.)

Genelde Jon’un piç oluşu yüzünden Cat’in ondan hoşlanmadığı söylense de yegane sebep bundan ibaret değilmiş gibime geliyor. Aslında 1. kitap Cat 2 POV’una baktığımızda Ned’in bir piç sahibi olması, sanıldığının aksine, o kadar da olumsuz ve kabul edilemez bir durum değildir, onun için.(Ayrıca doğurduğu erkek çocukların hepsini Tully renklerini taşır iken piç Jon’un Stark renkleriyle Ned’e benzemesi de onun için katlanamaz bir şeydir, bir nevi asıl Stark bu oğlanmış gibi bir his doğurmuş olsa gerek. Yani mantıken insanlar bunu konuşur.)

Birçok erkeğin başka kadınlardan piçler peydahladığını bilerek büyümüştü Catelyn. Evliliklerinin ilk yılında, Ned uzak topraklarda savaştayken, bir kadınla yattığını ve kadının Ned’in piç oğlunu dünyaya getirdiğini öğrenmek onu şaşırtmamıştı. Her erkek gibi Ned’in de ihtiyaçları vardı. Evinden uzakta neredeyse bir yıl geçirmişti. Ned güneyde savaşırken, Catelyn babasının güvenli kalesinde Nehirova’da kalmıştı. Catelyn’in aklı çok az tanıdığı kocasında değil, meme emen oğlu Robb’daydı zaten. Savaş sırasında kocasıyla yatıp kalkan sokak kadınları umrunda değildi. Eğer Ned’in tohumları o kadınlardan birinin rahminde tutunursa, Ned gerekeni yapar, çocuğun ihtiyaçlarını giderirdi.
Fakat Ned bundan fazlasını yapmıştı. Stark erkekleri diğer erkeklere benzemiyordu. Ned savaş dönüşü piç oğlunu da yanında Kışyarı’na getirmiş ve bütün kuzeye “oğlum” diyerek tanıtmıştı. Catelyn, Nehirova’dan evi Kışyarı’na döndüğünde, Jon ve sütannesi kaleye çoktan yerleşmişlerdi.
Catelyn’in yüreği dağlanmıştı onları gördüğünde. Ned çocuğun annesi hakkında tek söz bile etmiyordu ama kalede sır saklamak kolay değildi. Hizmetkârlar, asker kocalarının anlattıkları hikâyeleri söyleyip duruyordu. Bu dedikodulara göre Genç Lord Eddard Stark, Aerys’ın Kral Muhafızları’nın yedi şövalyesinden en kıyıcı olanı, Sabah Kılıcı diye anılan Sör Arthur Dayne’i teke tek bir mücadele sırasında öldürmüştü. Daha sonra Eddard Stark, öldürdüğü şövalyenin kılıcını, şövalyenin Yaz Denizi sahillerindeki Kayanyıldız isimle kalede yaşayan güzeller güzeli kız kardeşine teslim etmek üzere yola çıkmıştı. Leydi Ashara Dayne ince uzun, büyüleyici menekşe rengi gözleri olan genç bir kadındı. Catelyn’in cesaretini toplayıp kocasının yüzüne karşı soru sorabilmesi iki hafta almıştı. Bir gece yataklarında yatarken hikâyenin aslı olup olmadığını soruvermişti.
Uzun evlilikleri boyunca Catelyn’in kocasından korktuğu tekgece o geceydi. Buz gibi bir sesle, “Bana asla Jon hakkında soru sormayacaksın,” diye bağırmıştı Ned. “Jon benim kanımı taşıyor ve senin bütün bilmen gereken de bu. Ve şimdi sen bana, bu hikâyeleri ve o adı nereden duyduğunu söyleyeceksin.” Catelyn korkuyla itaat etmişti kocasına. Ertesi günden itibaren bütün sesler kesilmiş ve Leydi Ashara Dayne’in adı bir daha Kışyarı’nda hiç anılmamıştı.
Jon’un annesi her kimse Ned onu gerçekten sevmiş olmalıydı. Catelyn’in söylediği hiçbir söz çocuğun onlarla yaşamasına engel olamamıştı. Bu konuda affedemiyordu kocasını. Evet bütün kalbiyle âşıktı Ned’e ama yüreğinde Jon’a karşı en ufak bir sevgi kırıntısı bile bulamıyordu. Ned’in hatırına, gözü önünde olmayan düzinelerce piç çocuğun varlığına katlanabilirdi ama Jon her zaman gözünün önündeydi ve büyüdükçe diğer bütün çocuklarından fazla Ned’e benziyordu. Bu her şeyden beterdi. “Jon buradan gitmeli,” dedi.

Bu POV’dan anlayabildiğimiz kadarıyla Cat’in asıl derdi aşık olduğu adamın başka bir kadına aşık olması ihtimali ve onun çocuğunu yanında tutması; yani Cat’in gözünde Jon Snow, Ned’in hala kalben bağlı olduğu kadının hatırasını taşıyor ve Cat de Jon’u her gördüğünde bunu hatırladığı için Jon’dan nefret ediyor.

Cat’in Jon’un ölmesini, yok olup gitmesini veya dönmemek üzere çekip gitmesini isteyeceğini biliyoruz. Dahası kendi çocukları için tabiri caiz ise günah keçisi olarak onu kullanmaktan dahi çekineceğini sanmıyorum. Aşağıdaki alıntıdan anlayabildiğimiz kadarıyla Jon’a ismiyle dahi hitap etmekten kaçınıyor; muhtemelen ‘piç’ olarak hitap ediyor, yahu ‘sen’ diyerek…

Kadının gözlerinden buz gibi bir bakış geçti. "Sana git dedim. Seni burada istemiyoruz."
Bir zamanlar bu laflar onun koşarak uzaklaşmasına hatta ağlamasına sebep olabilirdi. Şimdi onu sadece kızdırıyordu. Çok yakında Gece Nöbetçileri’nde Yeminli Kardeşler’den olacaktı ve Catelyn Tully Stark’tan çok daha tehlikeli şeylerle baş edecekti. “O benim kardeşim,” dedi.
“Muhafızları mı çağırayım?”
“Çağırın,” diye yanıtladı Jon. “Kardeşimi görmekten alıkoyamazsınız beni.”

"Kalması için dua etmiştim. O benim en kıymetli çocuğumdu. Septe gittim ve yedi yüzlü tanrıya yedi kez dua ettim, Ned fikrini değiştirsin ve Bran burada benimle kalsın diye. Bazen dualar karşılık buluyor işte."
Jon ne söyleyeceğini bilemiyordu. “Bu sizin hatanız değil,” diyebildi tuhaf bir sessizlikten sonra.
Kadının gözleri Jon’a kilitlendi. Gözler zehir doluydu. “Senin affına ihtiyacım yok piç!” dedi.
Jon gözlerini kaçırdı. Bran’ın tek eline sarılmış ağlıyordu kadın. Jon diğer eli tuttu. “Elveda,” dedi.
Kadının sesini duyduğunda kapıya varmıştı. “Jon.” Yürümeye devam edebilirdi ama Leydi Stark ona ilk kez adıyla hitap etmişti. Arkasını dönüp baktı. Kadın sanki onu ilk kez görüyormuş gibi bakıyordu yüzüne.
“Evet?” dedi.
“Onun yerinde sen olmalıydın,” dedi kadın ve Bran’ın yanına döndü. Bütün vücudu sarsılarak ağlıyordu. Jon onu ağlarken görmemişti daha önce.

Cat’in Jon’u kendi çocukları için de tehdit gördüğünü; bilhassa Robb için, anlayabiliyoruz. Bir noktadan sonra meselenin Ned’in Jon’un annesini ne kadar çok sevdiğinden ziyade Jon’un varlığının ve soyunun kendi çocukları için tehdit olması korkusuna dönüştüğünü düşünüyorum.

Benjen Stark yeminli bir kardeşti. Jon Kar, onun asla sahip olamayacağı evlat yerine geçebilirdi. Jon yemin ettiğinde, o da asla baba olmamaya söz vermiş olacaktı. Böylece, bir gün Catelyn’in torunları ve Jon’un çocukları arasında miras kavgası çıkması olasılığı da ortadan kalkıyordu.

Fakat Jon’un gözlerinin önünde canlanan yüz Lord Eddard’ın yüzü değildi; Leydi Catelyn’in yüzüydü. Koyu mavi gözleri ve sert, soğuk ağzıyla bir parça Stannis’e benziyordu kadın. Demir, diye düşündü Jon, ama kırılgan. Leydi, eskiden Kışyarı’nda baktığı gibi bakıyordu Jon’a; onun Robb’u kılıçta, hesapta ya da herhangi bir şeyde geçtiği zaman baktığı gibi. Sen kimsin? diye soruyordu o bakış. Sen buraya ait değilsin. Neden buradasın?

“Hayır,” diye onayladı Catelyn. “Jeyne sana bir oğul verene dek bir veliaht ilan etmelisin.” Bir an düşündü. “Babanın babasının kardeşi yoktu ama babasının babası, Lord Raymar Royce’un hanedanının alt dalına mensup bir oğulla evlenen bir kız kardeşe sahipti. Üç kızları oldu, kızların hepsi Vadi’nin küçük lordlarıyla evlendi. Bir Waynwood ve bir Corbray olduklarından eminim. En genci… bir Templeton olabilir ama…”
“Anne.” Robb’un ses tonu keskindi. “Unutuyorsun. Benim babamın dört oğlu var.”
Catelyn unutmamıştı; bu gerçeği görmek istemiyordu ama gerçek oradaydı işte. “Bir Kar, bir Stark değildir.”
“Jon, Kışyarı’nı bir kez bile görmemiş küçük bir Vadi lordundan daha fazla Stark’tır.”

“Bir kraliyet fermanıyla meşru kılınmadığı takdirde,” dedi Robb. “Bir piçi meşru kılmanın, bir Yeminli Kardeşi yemininden azat etmekten daha çok emsali vardır.”
“Emsal,” dedi Catelyn acı acı. “Evet, Dördüncü Aegon ölüm döşeğindeyken bütün piçlerini meşru kıldı. Peki, bu ne kadar acıya, kedere, savaşa ve cinayete sebep oldu? Jon’a güvendiğini biliyorum. Ama onun oğullarına güvenebilir misin? Ya oğullarının oğullarına? Şeytan Karaateş’in taht talipleri, Targaryen Hanedanı’nı beş nesil boyunca rahatsız etti, Cesur Barristan son talibi Basamaktaşı’nda katledene kadar. Eğer Jon’u meşru kılarsan, onu tekrar piç yapmanın bir yolu yok. O evlenir ve ürerse, senin Jeyne’den yapacağın hiçbir oğul asla güvende olmaz.”
“Jon benim oğluma asla zarar vermez.”
“Theon Greyjoy’un Bran’a veya Rickon’a zarar vermediği gibi mi?”
Boz Rüzgâr, Kral Tristifer’in mezarının üstüne zıpladı, dişlerini gösterdi. Robb’un yüzü soğuktu. “Haksız olduğu kadar zalim bir soru bu. Jon, Theon’a benzemez.”
“Öyle olması için dua ediyorsun. Kız kardeşlerini düşündün mü? Onların hakları ne olacak? Kuzey, İblis’in eline geçmemeli, bu konuda hemfikiriz ama Arya ne olacak? Kanunlara göre Sansa’dan sonra o geliyor… senin öz kardeşin, meşru doğumlu…”
’“…ve ölü. Babamın başının kesildiği günden beri hiç kimse Arya’yı görmedi, duymadı. Neden kendine yalan söylüyorsun? Arya gitti, Bran ve Rickon gibi. Cüce ondan bir çocuk yaptığında Sansa’yı da öldürecekler. Geri kalan tek kardeşim Jon. Bir evlada sahip olamadan ölürsem, Jon’un benden sonraki Kuzey Kralı olmasını istiyorum. Seçimimi destekleyeceğini ummuştum.”
“Yapamam,” dedi Catelyn. “Diğer konuların hepsinde Robb. Her şeyde. Ama bu… saçmalıkta değil. Benden bunu isteme.”

Bu alıntılar da son söylediğimi destekler nitelikte. İşin garip yanı; meşru ve soylu bir aileye mensup olan şu Waynwood, Corbray ya da Templeton genci kim ise onun gelecekte Robb ve çocuklarına bela olabileceğini düşünmemesi. Hem de hiçbir akrabalık/kardeşlik duygusu olmayan Robb’a karşı onları -böyle bir vasiyet üstüne- harekete geçmeye engel olacak bir şey olmamasına rağmen Jon’u daha tehlikeli ve kabul edilemez buluyor. Mantıklı bir düşünce değil. Bence Cat’in Jon’a karşı nefret ve korku boyutunu gösteren güzel bir örnekti bu son alıntı. Hatta Jon’un hatırasında Robb’u bazı konularda geçtiği zamanki tavrı da bunu destekliyor.

Kitabın son olaylarına göre Robb’un ve kuzey lordlarının şahitliği ile Jon bir Stark olarak meşrulaştırıldı ve sonraki kuzey kralı oldu(her ne kadar şimdilik bir kuzey krallığından bahsedemezsek de). Catelyn ise ölüp-dirilerek Lady Taşkalp halini aldı. Bence bu kadın özünde de taş kalpli ve sert bir kadındı, sadece çocuklarına karşı sevgi dolu… Haliyle asıl özünü bulmuş desek yeridir… Jon ile karşılaştığı zaman ona karşı tavrı ve yapacakları ne olur?

Jon, Kışyarı’nı geri alıp, lordlar tarafından kuzey kralı ile edilirse ve Cat da bir şekilde tekrar buraya döner ise; Jon’a karşı rahat duracağını düşünmüyorum. Şimdiki haliyle ailesine yamuk yapan herkesi öldürme dürtüsü ile hareket ediyor, Jon asla onun sevdiği biri olmadı ve onun gözünde Jon da kendisine hatta belki çocuklarına yamuk yapmış biri(bu kadının mantığı ile yaşaması bile yeterli yamukluk olarak).

Sizce Jon’a karşı ne tür eylemleri olur? Kuzey lordlarını ikna ederek unvanını geri almaya mı çalışır? Bilhassa Rickon da döner ise… Onu öldürmeye yeltenir mi? (Görmek isteyeceğim bir olay olurdu; Jon’un bu durum karşısında ona yapacaklarını görmek isterdim. :stuck_out_tongue: )


#2

Dediğin gibi olsa bile Cat’in tümüyle taşkalp olmadığını düşünüyorum. Özellikle bu konuda Cat için karakter değişimi göreceğimizi düşünüyorum. Martinin karakterlerinin gri olduğunu düşünürsek ne kadar nefret de etse Ned’in bana son hatırası diyip olanları kabullenecek ve belki birbirlerini sevecekler.


#3

Aslında bunun sebebi biraz da piçlere karşı olan batıl inançlardan kaynaklı. Piçlerin yapısı itibariyle ihanete, her daim pislik yapmaya meyilli olduğu iddia ediliyor. Cat de bu türden şeyleri önemseyen bir insan. O geyiğin kurdu öldürme olayına bakıp tırsan kişi kendisi. Bir diğer sebep ise şu, bu bahsettiğin aileler kuzeyli değil. Sadece 10 göbek uzaktan akraba ve kuzeyli lordların takip edecek olmasının tek sebebi Robb vasiyeti. Ancak Jon bizzat Ned’in oğlu ve özellikle Ashara Dayne’in oğluysa Kuzeyliler bu durumu daha fazla ciddiye alabilir.


#4

Ben Cat in Jon u sevdiğini ama onun annesine olan gizem ve Ned in aşık olmuş olması korkusundan Jon a mesafeli olduğunu düşünüyorum
ona baktıkça canı yanıyor yandıkça onun canını yaktı
Miras meselesine gelincede Cat jon a güvenmiyor; belki piç olduğundan, belki Robbtan yada kendi çocuklsrından daha iyi lord olması korkusundan, belkide o meşru olursa günün birinde bir yerlerden kendi çocuklarından biri çıkarsa hak talebinde bulunamayacağından istemedi
pek farklı bişey dememişim yukardan :smiley:


#5

Jon’a herhangi bir şey yapacağını düşünmüyorum. Ben karşılaşacaklarını da düşünmüyorum aslında. Ama ben Robb’un cesedinin hala İkizler’de tutulduğu (Frey’ler anlaştıkları hanelere evlatlarının kemiklerini götürüyorlar, Robb’un cesedi ise ganimet niyetine oradadır büyük ihtimalle) ve Jon’un o cesedi Kışyarı’na getirmek isteyeceğini ve Cat’in bu durum karşısında pişman olacağını düşünüyorum


#6

Cat ve Jon arasında bir kavga döğüş (diyeyim ) bende beklemiyorum bundan sonra Cat in sadece pişmanlıklarını göreceğiz bence ve bu pişmanlıkların nasıl nefrete ve intikama döndüğünü ama hiç biri Jon a dönmeyecek çünkü bence Stark olan Jon öldü Targ olan Jon gelecek artık Cat in Liyanna nın oğlu Nedin yiğeni ile problemi olmaz olamaz


#7

Catelyn son alıntıları ve tavrına bakalım, ölmeden önceki karakter ve ruh haliyle; Ned’in bana son hatırası diyerek, Jon’u desteklemedi, karşı çıktı meşrulaştırılmasına. Hala onu sevmediğini tehdit gördüğünü açıkça ifade etti. Zaten Sansa ve Arya hala hayatta; Rickon da… O an geldiğinde Ned’in son hatırası düşüncesi de olmaz… Taşkalp olmadan önce de duygusal hareket ediyordu, şimdi daha kötü bir duygusallıkla düşünmeden sırf intikam hırsı ile hareket ediyor. Yani Jon’a bir gram sevgi besleyecek kadın değil.

Bu arada yazarın karakterleri gri diyoruz ama misal Freyler için iyi bir şey söylemek mümkün mü? Ramsey için? Yahut Euron için? Dağ? Bunlar simsiyah karakterler. İstersen grinin çok koyu hali deyin, fark etmez; iyi yönlerini göremiyoruz. Gri deyince de bunların da tonu olduğunu ve tonuna göre iyi yönlerin görülüp görülemeyeceğini, aklınızın köşesinde tutun.

Elbette, sırf Robb vasiyet etti diye takip edeceklerdi ama sonuç olarak ortada öyle bir vasiyet olacaktı; öyle bir güç vermesini teklif etti Cat ama iş Jon’a gelince 180 derece dönüverdi. Piçlerin namı meselesi malumumdur ama Cat’in temel hareket dürtüsü tamamen kişisel olarak oğlandan nefret etmesi.

Ashara’nın çocuğu değil, nereden çıkartıyorsunuz? :smiley:

Onu içten içe sevdiğini düşündüren nedir? Merak ettin, kitapta nasıl bir işaret gördün? :smiley:

Cümleye karşılaşacaklarını düşünmüyorum diye başlamışsın…? :stuck_out_tongue: Bu Cat’e çok mu güveniyorsunuz yoksa ben mi bu kadından hep kötüsünü bekliyorum? Merak ettim. Ladt Taşkalp, eski Cat değil; eski Cat olsa bir nevi sözlerinize hak verebilirdim ama bu kadın ölüp dirilmenin ve çocuklarını kaybetmenin verdiği travma ile tabiri caiz ise delirmiş ve safi intikam duygusu ile hareket eden yürüyen bir ölü.


#8

Bende karşılaşacaklar demiyorum, Cat bunu öğrenecek Jon’un Robb’un cesedini aldığını öğrenecek dedim. Ve pişman olacak dedim. Burda ki zıtlığı yazarsan beraber güleriz. Tabiki Cat’e çok fazla bir şey yüklemiyorum. Yüklediğimi de yazmadım. Cat zaten şuan karakter gelişimi olarak acımasız biri. Ben sadece pişmanlık yaşayacağını söyledim :slight_smile:


#9

tek gecelik birşey olsa fahişe olsa bahseder kimliğinden
bir bayan olarak konuşulmayan şey bana daha çok şey ifade ediyor
eski sevgili var bi tane adı anılmıyor, kim olduğu bilinmiyor, var ama bahsedilmiyor, konusu bile aklını başından alıyorsa adamın ne düşünürdün


#10

sende yok muydun LS nin Freyleri ablukaya alacağını düşünenler arasında
o arada nasıl Jon gelipte Robb un kemiklerini alacak
yanılıyorsam özür dilerim @argos tan eminim seni de hayal meyal böyle bir sohbette hatırlıyorum


#11

Yahu ben Jon kemikleri almaya gelecek mi dedim yoksa Robb’un kemiklerini Kışyarı’na götürmek isteyeceğini mi söyledim. Bir şekilde Cat bunu duyacak ve yaptıklarından pişman olacağını söylemek istedim.

Ve evet ablukayı kabul ediyorum. Ablukaya alabilirler, Tully kuvvetleri Nehirova’dan ayrılıp bir yerde birleşebilirler. Algıda seçicilik yapılacağına düzgün okunursa daha hoş olur sanki :slight_smile:


#12

Tam olarak hatırlayamadım o muhabbeti ama ben Cat’in ya Aryanın ellerinde ya da ki Jonun kollarında ölüceğini düşünmüşümdür. Son nefesinde Jondan affdiliyecek ya da pişman olucak


#13

kırdıysam özür dilerim yanlış anlamışım ama bu şekilde dönüş olacak birşey söylediğimide sanmıyorum
algıda seçiciliğe gelirsek Cat zaten Rob un kemiklerinin yerinin mahzen mezar olduğunu düşünerek oraya götürmek isteyecek ben bunun muhabbetinin bile olacağını sanmıyorum ikisinin arasında, kaldıki iş işten geçmiş Cat kemikleri almış niye Jon devreye girsin ben onuda anlamadım
kemikleri aldıktan sonra winterfele gelir dul olarak winterfelde bulunma hakkı var Jon bu hakkı elinden alamaz meşru olsa bile Jon un da önceki lord kralın kemiği ile düşmanlığı alacağınıda sanmam Robbla arasındaki ilişkiyi yoksaysak bile
işte ben bunlardan böyle düşündüm

ilk senden duymuştum çalgıcı Lord Tully ile plan yaptı, karabalık Sancaksızlara katıldı, sonra Freyler ablukaya alınacak diye onu kast ettim


#14

Olaylar öyle gelişirse bence de böyle olacak. Baya etkili olur duygusal anlar yaşatır.


#15

Evet ben söylemiştim Şarkıcı muhabbetini ama kuşatma konusuna pek katılmıyorum çünki kuşatmalar sanaksız tarzı değil. İkizlerin kuşatılmasıbüyük kayıp verdirir sancaksız kuvvetlerine ve tullylere. Sancaksızlar her zaman insan kaybının en az tutulmasına öncelik verirler. Şahsen İkizlere ansızın yapılmış bir baskınla sadece suçlu Freyleri öldürmek amaçlı bir hücumun olacağını düşünüyorum. Bu baskına hem de Kızıl Düğüne karşı çıkmış bazı freylerin yardımcı olacağını düşünüyorum. Mesela Renly ile görüşmek için Cat’e yolculukta eşlik eden Frey(ismini unuttum) sadık kalmıştı Robba. Ben bu yüzden Freylerin tamamen yok olmayacağını düşünüyorum. Sancaksızlara destek veren Freylerden biri yeni lord ilan edilicek.


#16

yanlış anladığım kısım için özür dilerim
ben Freylerin yok olmasını istiyorum hamurları kötü onların


#17

Özür dilemene gerek yok )


#18

Perwyn Frey ve Olyvar Frey. Her ikisi de Roslin’in erkek kardeşi ve Robb’a sadıklardı


#19

Bunların babası kim?


#20

Walder Freyin kendi çocuklarıymış. Ben onların torun olduklarını düşünüyordum.