Jon Snow ve Catelyn Stark

Jonun demir tahta çıkacağı ihtimali niye dile geliyor bu kadar

Demir tahta çıkacağı ihtimali değil ama Targ çıkmasının boş yere olduğunu sanmıyorum. Yani en azından claim atanlardan birisi olur.

Destekleyecklerini vs. düşünmedim ve dillendirmedim de… Onlar bu olayların tamamen dışındalar. LS’nin yapacağı her hareket en iyi ihtimal ile LF ve Sansa tarafından desteklenir… Jon’un kimliğini öğrendikten sonra da zaten bir şey yapacağını vs. söylemedim. Bu konu tamamen Cat’in Jon’un kimliği çıkana kadar ki yapacakları meselesi.

Daha soylu diye üzüleceğini sanmam :smiley: Olsa olsa bir ihtimal belki oğlana karşı davranışı yüzünden utanç hissedebilir; diğer yandan Ned’e ona güvenmediği için kızabilir; fecr’in dediği “oyyy bana kalan son kişi” havasında bir tavır belki ihtimal olabilir ama sanmam ya yazarken bile saçma geldi :smiley: Ben ilk karşılaşmaları ve evet, öğrendikten sonraki tepkisini bekliyorum… Yine de kadının tepkileri bakış açısı değişmez ise de hiç şaşırmam. Alışkanlıklar zor yok olur.

ben öyle birşey demedim
jon dirildikten sonra LS Freyler, Lannesterlar ve Nehirova ile uğraşırken job ya Ricok u almaya gidecek yada Rickon Jon a gelecek sonrasında Robb onu varis ilan etmiş olsa bile Rickonu Lord Stark ilan edip kendide vasisi olacak,
Bu arada Vadideki turnuvada Sansanın kimliği açığa çıktığından onu da getirecek LF en fazla kızar ve susup zaman bekleme yoluna gider bence ve Sansada bundan sıonra Ne jon ve başka bir aile ferdi ile karşı karşıda gelmez bence LF ye oda güvenmiyor.
Ve daha önce demiştim Jon dirilitrlen Targ olarak yada Targ olmasından şüphelenikecek şekilde dirilecek hatta taştan ejderhalarda uyanacak bence bütün bunlar olurken kimliğinide araştıracak öğrenecek
LS de Jon un bütün bu yaptıklarından sonra nefretinin ve güvensizliğinin anlamsızslığını anlayıp pişman olacak Winterfelle gelecek Sancaksızlar ile ve tabi bu anlattıklarımın hepsi biranda olmayacak yavaş yavaş olacak
benim düşüncem böyle

Kibar yorumlarin icin ben teşekkür ederim :slight_smile:

Grrm psikolojik şiddeti kötü muameleden saymıyor olabilir. Ama bana göre kötü muamelenin tillahıdır. Bran’in odasında söylediklerini özel durumuna verdik tamam ama Jon’un 15 gün boyunca kardeşini ziyaret edemeyecek kadar Catelyn’den korkmasi ona psikolojik şiddet yaptığını kanıtlıyor. Ama sözleriyle ama gözleriyle ama davranışlarıyla çocuğu yaralıyor incitiyor ki Jon ondan bu kadar çekiniyor. Jon’un POV’larından sayısız örnek verebilirim buna. Elbette sorumluluğu yok Jon’a karşı. Kimse de neden Jon’a annelik yapmadı, onun basını okşamadı diye kızmıyor Catelyn’e zaten. Ona karşı sorumluluğunun olmaması kötü davranma hakkını vermiyor ona.

7 büyük lordun piclerinin olmaması bunun cok garip karsilandigini ispatlamaz. Bir kere kralin 20 tane pici var. Çoğu Targaryen kralinin da vardı. Oberyn’ in var. Freyler de büyük bir hane orda da picler var. Hatta kalede yaşıyor onlar da Jon gibi. Yaygın bir durum bu. Kitapta tek bir kişi bile Starklarda piç varmış diye haneye kötü gözle bakmıyor. Bunlar da ne onursuz insanlarmış demiyor. Tek bir örnek yok yani.

Robb kimsenin hakkını çiğnemiyor ki. Çünkü Sansa dışında tüm kardeşlerinin öldüğünü Sansa’yı da Tyrion’dan çocuk yapar yapmaz öldüreceklerini düşünüyor. Evini Kuzeyle alakasız saçma bir vadi lordun vereceğine babasının oğluna veriyor. Baska çaresi yok. Sansa eğer yanında olsaydı esir olmasaydı böyle bir şey yapmayacağına eminim.

Jon kendisini ispatlamak için de gitmek istedi evet katılıyorum ama en büyük sebebi Winterfell’de bir yerinin olmamasıydı. Nöbetin ne kadar kötü bir yer olduğunu gördüğünde, daha yemin etmeden önce ata binip Winterfell’e gitmek istiyor ama Catelyn aklına gelince vazgeçiyor bundan. Eğer sadece hırsı için Gece Nobetcilerini isteseydi oranın nasıl bir yer olduğunu görünce çeker giderdi.

Anladım Sansa’nın böyle hissettiğini söylediğini unutmusum ben. Ned belki biraz daha toleranslı olabilir Aryaya karşı ama bariz bir ayrımcılık sezmedim ben.

Ben de teşekkür ederim :slight_smile: güzel bir yazı olmuş. Katılmadığım yerler olsa da mantıklı yazmışsın. Hak vermesen de empati yapabiliyorsun karakterle. Ellerine sağlık :slight_smile:

3 Likes

Şüpheli yaklaşacak bir durum yok; ismi ilk bulan Jeyne olabilir ama Sansa’nın da bu ismi yer yer kullandığını görüyoruz gerek Arya gerekse Theon ağzından ki tüm Kışyarı’nın diline dolanmış zaten. Jeyne bu ismi ona takacak cesareti ancak Sansa’dan alabilir zaten. Sadece Sansa ve Jeyne değil, Sansa’nın tüm arkadaşları kullanıyormuş ki Sansa’nın-yukarıda bir yerde yazdığın gibi- yalnız olma durumu olmadığını da görebiliyoruz, kızın bir sürü arkadaşı, eşlikçisi vs. var ki kale kızlarının genelde yalnız kalması pek olağan değildir zaten, hemen hemen hepsinin diğer küçük soylu hanelerden eşlikçileri, arkadaşları oluyor çünkü aşağı tabaka ile arkadaşlık yapması pek tasvip edilmiyor. Nitekim Sansa da bunun anormal olduğunu ve güzel olmadığını düşünerek Mycah ve diğerleri konusunda Arya’yı içinden eleştiriyor.

Evet, Sansa ve Arya arasında birbirlerine kötü muamele var; sadece tek taraflı değil. Bu durumun tekrar bir araya geldiklerinde daha şiddetli hale gelebileceğini düşünüyorum.

Biz Cat, Jon’a soğuk; bu yüzden de ceza alırdı, ceza gerektirirdi; demiyoruz. Orada olay çarpılmasın lütfen. Gayet net ve açık yazdım. Cat, bildiğin oğlana hayat boyu “psikolojik şiddet” uygulamış bir insan. GRRM’in açıklaması “mesafeliydi, bran meselesi istisna idi” demesi, bildiğin GRRM’in kendi kitaplarında yazdıkları şeylerin tam tersi bir olay. GRRM bunu söylemiş ise hangi kafa ile söylemiş merak ediyorum.

Sen azıcık hukuk eğitimi almış olabilirsin ama ben de sosyoloji okuduğum için “şiddet çeşitleri ve cezai yaptırımları” meselesinde çok çok azıcık bilgi sahibiyim. Şiddet bir istismardır ve fiziksel şiddet dışında çok daha farklı şiddet çeşitleri vardır; ekonomik şiddete kadar. Bunlar da suçtur. Şimdi olayı elbette buralara dağıtmayalım, ben nükte yaptım orada bunu derken. Cat’in yaptığı şeyin hoş olmadığını ve ciddi bir şey olduğunu bizdeki yansımasına değinerek belirtmek istedim.

Sen hala “sorumlu değil” kısmına giriyorsun. Olay biraz değişik boyutlara gidiyor. X adamın evlilik dışı bir çocuğu var; x adamın y isminde karısı ve meşru çocukları var. Y kadının bu x adamın z ismindeki gayri-meşru çocuğu ile hiçbir kan bağı ve senin tabirinle “medeni haklar” sahibi değil. Bu yüzden yine sana göre eğer z çocuğu y kadınından kötü muamele görmüş olsaydı, bu kadının onun üzerinde sorumluluk ve medeni hakları(!) olmadığı için hakim bu kadını asla sorumlu tutamazdı ve onun yerine koruyamadığı için babayı sorumlu tutar ve cezalandırırdı. Böyle mi? Böyle bir dünya var mı ya? Örnek versene yaşanmış bir şey. Cidden merak ettim muz cumhuriyetinde ya da afrikanın ilkel kabilelerinde mi oluyor böyle şeyler? :smiley:

Pis Ned! Oğlanı korusaydın Cat’in kötü muamelesine maruz kalmayacaktı, çakacaktın ağzına bir tane görecekti o da! Bu mu yani? :smiley:

Sahanlığa ulaştığında uzun süre korkuyla bekledi. Hayalet eline burnunu sürüyordu. Bu onu biraz cesaretlendirdi. Gücünü topladı ve odaya girdi.

(Cat)Bir kez bile çıkmamıştı odadan ve Jon bu yüzden kardeşini görmeye gelememişti.

Ama artık vakit kalmamıştı.

Bir an kapıda durdu. Konuşmaya, içeri girmeye korkuyordu.

Bu 1. kitabın 2. Jon POV’undan. Jon ne için korkuyor? Neden Cat’in o odada olması, Bran’ı ziyaret etmesine engel oluyor? Ne içeri girebiliyor korkudan ne de konuşma cesareti var. Bu kadın hayat boyu sadece “mesafe” koyarak mı yapmayı başarmış bu işi? Sırf mesafe koyarak nasıl birinin senden deli gibi korkmasını iki kelam etmekten korkmasını sağlayabilirsin ki? Ne Cat imiş ya, kuzeyi kendisi yönetmesi gerekirmiş.

Hayat boyu mesafe koyan kişi Ned idi; Theon’a karşı mesafeliydi, Theon bunu söylemişti çünkü bir gün kafasını babasına göndermesi gerekebileceğini bildiğinden ona karşı sıcak ilişki kurmak istemediğini söylüyordu. Lakin Theon ondan korkmuyordu, zira korkmasına neden olacak bir davranışta bulunmuyordu. Lakin Cat, Jon’a hal hareketleri ile kötü bir şeyler yapıyor ki Jon korkuyor!

“Bran’ı görmeye geldim,” dedi Jon. “Ona veda etmeye.”

Kadının yüzü değişmedi. Uzun kızıl kahve saçları soluklaşmış ve karmakarışık olmuştu. On beş gün içinde yirmi yıl birden yaşlanmış gibiydi. “Ettin işte, şimdi buradan git.”

Bir yanı hızlıca kaçmak istiyordu ama bu Bran’ı son görüşü olabilirdi. Korkarak bir adım attı. “Lütfen,” dedi.

Kadının gözlerinden buz gibi bir bakış geçti. “Sana git dedim. Seni burada istemiyoruz.”

Bir zamanlar bu laflar onun koşarak uzaklaşmasına hatta ağlamasına sebep olabilirdi.Şimdi onu sadece kızdırıyordu. Çok yakında Gece Nöbetçileri’nde Yeminli Kardeşler’den olacaktı ve Catelyn Tully Stark’tan çok daha tehlikeli şeylerle baş edecekti. “O benim kardeşim,” dedi.

Buradan devam, aynı pov. Hala deli gibi korkuyor kadından, korkak adımlar atıyor ve kadının konuşma tarzı vb. oğlanın koşarak kaçmasını ve ağlamasına neden oluyormuş normalde ama bu sefer Jon, korkmasına rağmen diretip devam ediyor. Bununla da kalmıyor elbette, bakıyoruz ki Jon, Kışyarı hayatı boyunca Cat’i “tehlikeli” biri görüyor, kendisi için. Ondan daha tehlikeli şeylerle baş edeceğim… diyor, cesaretini topluyor. Resmen oğlana travma yaşatmış baksana.

Kadının sesini duyduğunda kapıya varmıştı. “Jon.” Yürümeye devam edebilirdi ama Leydi Stark ona ilk kez adıyla hitap etmişti.

Arada ve sonradan söyledikleri var da kadının, haydi “istisna” durum deyip geçtiğimiz için değinmiyorum; ayrıntı kısımlara odaklanıyorum. Cat oğlana hayat boyu hiç Jon dememiş, onun yerine ne demiş ki? Piç diye mi seslenmiş? Gayet olası. Aslında bir önceki konuşmada gayet açıkça nefret ve kinle “piç” diyordu. Bu oğlanın adı Jon, bunu kullanmamış. Snow demiş olabilir ama teknik olarak bu da adı olduğu için bunu da kullanmış olamaz. Özetle Jon Snow dışında başka şekilde seslenmiş. Piç piç piç. Başka ne şekilde seslenecek ki? “sen” de kullanmış olabilir zaman zaman ama kimseye “seni çağır” yahut “sen’e bir şey söyle!” diye cümle kuramazsın sürekli. Yani o “piç” ifadesi öyle yahut böyle kullanılmış olmak zorunda. Elbet gözümden kaçan başka ifade varsa, kabul ederim seve seve.

Robb, Jon’u rahatsız eden bir şeyler olduğunun farkındaydı. “Annem…”

“Annen… gerçekten nazik davrandı,” dedi Jon.

Robb anormal bir şeyin olduğunun farkında ve aklına ilk gelen şey “annem…” oluyor. Yani demek ki Cat daha önce de Jon’a kötü şeyler söyleyip, kötü davranışlarda bulunmuş ki Robb hemen “yine annem bir şey mi yaptı söyledi?” düşüncesini dile getiriyor ama Jon, onu üzmemek için yalan söylüyor. Kadın dibine kadar kabaydı. Eğer sürekli yapmasa idi neden Robb’un aklına böyle bir şey geliyor? Anlatabildim mi?

Fakat Jon’un gözlerinin önünde canlanan yüz Lord Eddard’ın yüzü değildi; Leydi Catelyn’in yüzüydü. Koyu mavi gözleri ve sert, soğuk ağzıyla bir parça Stannis’e benziyordu kadın. Demir, diye düşündü Jon, ama kırılgan. Leydi, eskiden Kışyarı’nda baktığı gibi bakıyordu Jon’a; onun Robb’u kılıçta, hesapta ya da herhangi bir şeyde geçtiği zaman baktığı gibi. Sen kimsin? diye soruyordu o bakış. Sen buraya ait değilsin. Neden buradasın?

Cat hiçbir şey söylemese, yapmasa bile sırf bakışları ile oğlanı yiyip bitirmiş biri. Bakışlar bazen sözlerden daha tesirlidir. Diğer yandan yukarıda da belirttiğim gibi yediği her lokmada kinlendiğini hissedermiş Cat’in. O cümlenin nerede olduğunu net hatırlayamadığım için doğrudan eklemiyorum.

Özetle burada Cat’in davranış olarak kötü muamelede bulunduğu aşikar, GRRM kendisi yazmış alayını. Eğer Cat oğlanı görmezden gelerek mesafeli davranıyor olsaydı Jon’un Cat’e karşı korkusu vb. şeyleri olmadığı gibi kaç kitap sonra onu hatırladığında hala onu bu kadar etkiliyor olmazdı ve yukarıda bahsettiğim anılara da sahip olmazdı. Herhalde Jon’un yarı deli olduğunu ve bunları hayal ettiğini iddia etmeyeceğiz? :smiley:

Şimdi bak bir olayı “yorumlama” şeklimiz “düşünme” şeklimiz farklı olur, ikimiz de fikirleri belirtir ve oradan çıkar gideriz, uzatmayın çünkü farklı yorumlayıp farklı düşünüyoruz ama BİLGİ aktarımı yaparken bunu yapamazsın.

Yani her şeyden önce asoiaf tarihine çok vakıf değilsin. Rica ediyorum iddialaşma benimle bu konuda. Sana örnek sundum, sadece birkaç tane ve bunun çok daha fazlasını da yapabilirim. Birkaç örnek yeterli diye ötesine gitmedim, illa alayının listesini mi çıkartayım sana? Bak ben fikir beyan etmiyorum yahut düşünce; sana “bilgi” aktarıyorum.

Oberyn bir PRENS! O adamın sayısız piçi var. Alayından da üstün mertebede saydığın lordların, niye? O bir prens! Piçleri de yanında. Robert’ı Robert olduğu için geçiyorum diyemezsin, bu “işime gelmedi, istisna kabul edip koy verdim” demektir. Onun için Edric örneğini verdim zaten. Al sana Robert olduğu için koy verdim geçemiyorum diyemeyeceğin başka örnekler de vereyim; Son Kuzey Kralı; Torren Stark’ın PİÇ KARDEŞİ BRANDON SNOW. Babaları kuzey kralı idi. Değersiz Aegon bir kral idi ve sayısız piçi vardı, alayı da yanında idi. Ejderha Dansındaki kraliçemizin Valeryon soyisimli çocuklarının aslen “piç” olduğu konuşulan bir şeydir, hatırlatırım. Teknik olarak zaten ilk kocası normal bir şey olmadığı gibi iki valyrialıdan kahverengi bebe çıkmaz. Yani koca kraliçenin bile piçleri var. Dişi Ayı, şu an Ayı Adasının varisi, 2 piçi var. Cersei’nin 3 tane var, onu da Cersei olduğu için mi geçelim? Cragen Stark’ın piç kız kardeşi; Sara Snow da babaları Lord Rickon Stark’ın çocukları. Yani büyük küçük alayının piçi var, kız-erkek demeden. Hepsi de yanlarında büyümüş, kalede, ailede. Stark olsun, Lannister olsun, Baratheon hatta Targaryen olsun. Saydıklarım da hep büyük haneler ve ailelerin başındaki kişiler ya da varisleri. GRRM’e göre Ned’in ölen abisinin bile bir yerde piçi olabilirmiş, kesin konuşmadı ama bu olmuş olabilir, öyle biriydi demeye getiriyor ki kim bu? Kuzeyin varisi idi, ölmeden önce.

Ciddi ciddi böyle daha fazla örnek verip, sana özel bir liste hazırlamamı istiyor musun? Hala piç sahibi olmanın aşırı normal olduğunu, a’dan z’ye hemen hemen herkesin ailesinde en az bir tane olduğunu (ki Tyrion bile sürüsüne bereket piç akrabam var diyor.) ve öyle pek de aşağılanma sayılmadığını daha nasıl anlatayım? Hepsini bir kenara koydum Cat’in kendi sözlerini, düşüncelerini ekledim. Hala inkar.

Birçok erkeğin başka kadınlardan piçler peydahladığını bilerek büyümüştü Catelyn. Evliliklerinin ilk yılında, Ned uzak topraklarda savaştayken, bir kadınla yattığını ve kadının Ned’in piç oğlunu dünyaya getirdiğini öğrenmek onu şaşırtmamıştı. Her erkek gibi Ned’in de ihtiyaçları vardı.

Bak diyor ki “şaşırmadım” ve “bunu doğal buluyorum” zira “erkekler bunu hep yapıyor.” Lakin son paragrafta da niye Jon’dan nefret ettiğini gayet net şekilde söylüyor. “İsterse bir düzine piçi olsaydı önemli değildi” diyor ama “annesini çok sevmiş olmalı ki jon’u gözümün önünde tuttu” ve “bütün doğurdum çocuklardan daha çok ned’e benziyor. BU EN DAYANILMAZ OLAN ŞEY” deyip noktayı koyuyor. Ona koyan asıl bu zaten, Ned’i kıskanması ve Ned’e benzeyen çocuklar doğuramamış olması. Bunların getirisi de Jon’u çocukları için hep tehdit görmeye başlıyor, oysa oğlan piç tehdit görmemesi gerekir çünkü hiçbir yasal hakkı yok ama görüyor.

on’un annesi her kimse Ned onu gerçekten sevmiş olmalıydı. Catelyn’in söylediği hiçbir söz çocuğun onlarla yaşamasına engel olamamıştı. Bu konuda affedemiyordu kocasını. Evet bütün kalbiyle âşıktı Ned’e ama yüreğinde Jon’a karşı en ufak bir sevgi kırıntısı bile bulamıyordu. Ned’in hatırına, gözü önünde olmayan düzinelerce piç çocuğun varlığına katlanabilirdi ama Jon her zaman gözünün önündeydi ve büyüdükçe diğer bütün çocuklarından fazla Ned’e benziyordu. Bu her şeyden beterdi. “Jon buradan gitmeli,” dedi.

Bu konuda son yorumum çünkü bu kadar açık BİLGİYE rağmen inkar etmeye devam eden birine daha fazla bir şey diyemem yani ne yaparsam yapayım kabul etmeyeceksin, demektir bu.

Ned ne zaman hak verdi o konuda Sansa’ya? Benim gözümden kaçtı galiba? Bwn hatırlamıyorum öyle bir şey. Arya’nın Nymeria meselesinde yaptığı şeyi onaylamıştı, o konuşmanın geçtiği mesele ise Ned’in söylediği tek şey “hepimiz yalan söylüyoruz” idi. Bu, yalan söylenmesi güzeldir ve haklıdır demek değil. Ned de yalan söyledi zamanında çok kere ve bunu bilerek bilhassa çocuğunu kınama hakkını kendinde görmüyor ki Arya’ya da yalan söylediğini hatırlattı Nymeria meselesinde.

Cevap verdiğin için ben teşekkür ederim. :slight_smile:

3 Likes

“Jon, Leydi Catelyn’in kız kardeşinin, Ned Stark’ın piçini beslemek konusunda ne düşüneceğini merak etti. Çocukken, leydinin, onun yediği her lokmaya kinlendiğini hissederdi.”

Ejderhaların Dansında Kartal yuvasından yiyecek istemek söz konusu olunca Jon’un düşünceleri. Ilk okuduğumda da pek anlayamamıştım. Jon’un lokmasina kinlenen Catelyn mi Lysa mı? Cümle biraz düşük olmuş. Bazen ceviri hatasi oluyor. Lysa olması pek mümkün değil gibi Lysa’nın King’s Landingten kuzeye ziyarete geldiğine çok da ihtimal vermiyorum. Demek ki Catelyn’den bahsediyor.

3 Likes

He Allah razı olsun, teşekkürler.

Jon wondered how Lady Catelyn’s sister would feel about feeding Ned Stark’s bastard. As a boy, he often felt as if the lady grudged him every bite.

Cat’in kardeşi ne hissederdi? diye merak etmiş ama sonra Cat’in yediği her yemekte ona kinlendiğini hissettiğini, söylemiş.

Böyle bir hayatı düşünemiyorum, korkunç bir psikoloji ve hayat boyu kapanmayan bir yara. Ölüp, dirildiği için memnunum; Jon’un kuzey tahtına oturmasından tut; gerçekte demir tahtın kralı olduğunu öğrendiğinde hissedip, düşüneceklerini merak ediyorum. Kesinlikle okumam gerek. İnşallah Leydi Taşyürek’in gözünden bölüm yazmıştır, GRRM. Yeni POV karakteri olmayacak dedi ama teknik olarak bu kişi Cat, ekleyebilir diye ümit ediyorum.

2 Likes

Rica ederim :slight_smile:. Ben de sana teşekkür ederim cümleye açıklık getirdigin için çünkü her okuduğumda Lysa ne alaka ya diyordum.

Cok haklısın. Bu satırları George kendi yazdı ve röportajlarda Catelyn’in ona kötü muamele etmediğini söylüyor. Halbuki bayağı bayağı psikolojik şiddet bu. Hatta Jon’a verebileceği en üst düzey zararı verdi bence. Sonuçta Ned’in burnunun dibinde fiziksel şiddet uygulayacak hali yoktu. Fiziksel şiddet uygular mıydı tabi ki bilmiyoruz belki Ned olmasaydı bile uygulamazdı. Sadece sunu söylemeye çalışıyorum karakter savunulurken hiçbir zaman fiziksel şiddet uygulamadığından bahsediliyor ama zaten uygulayamazdı. Ned’in oğluna bunu yapmak sıkardı biraz.

Bunu ben de çok istiyorum. Pişman olsun, Jon’un elde ettiği şeyleri görünce mutsuz olsun istiyorum. Umarım hislerini kendi gözlerinden okuyabiliriz. Hatta özür dilemesini istiyorum.

Yüzünde kalan son deri parçalarını da tırnaklarıyla kazıyıp tamamen kurukafaya döner heralde :wink:

1 Like

Yani baya sıkardı, evet :slight_smile: Millet ne bekliyor ise eline kızılcık sopası alıp sabah akşam dövmesini galiba. :slight_smile:

Özür dilemez o kadın, eski Cat olsa belki ama bak yazdım buraya, kim olduğunu öğrensin daha da tehlikeli görür onu; kalan ailemi yok eder, intikam alır mı? diye. :slight_smile:

@The_Sworn_Sword :joy::joy::joy:

1 Like

Hmm…

Catelyn: Nişanlısı feci şekilde öldürülüyor ve onun kardeşi ile evlenmek zorunda kalıyor
Catelyn: Tanımadığı bir adamdan çocuk yapmak durumunda kalıyor
Catelyn: Tanımadığı kocasının savaştan dönmesini bekliyor
Catelyn: Tanımadığı kocası savaştan yanında piçi ile dönüyor
Catelyn: Kocası piçini başka yere göndermiyor, Cat’in meşru çocukları ile yaşatıyor
Catelyn: Jon’un yeme-içme, eğitim hakkını engellemiyor (Jon, diğer piçlerden daha şanslı olduğunu biliyor, Jon, Cat’in yediğine içtiğine ters baktığını hissine kapılıyor ama Cat’in böyle bir şey yaptığını görmüyoruz… )
Catelyn: Jon’un kendi çocukları ile zaman geçirmesini engellemiyor
Catelyn: Yabancılara güvenmeyerek bakan Kuzey’de Tully görünüşüne sahip oğullarının yanında Stark görünüşüne sahip bir çocuğun olmasının korkusunu yaşıyor
Catelyn: Bu Stark görünüşlü çocuğun kendi Tully görünüşlü çocuğunu kılıç eğitimlerinde yenebildiğini görüyor
Catelyn: Westeros tarihinde piçlerin meşru doğumlulara savaş açmış örneklerin olduğunu görüyor
Catelyn: Jon’a kötü laf etmiyor (oğlunun başında günlerdir perişan halde beklediği olay hariç)
Catelyn: Jon ile ilgilenmiyor, yokmuş gibi davranıyor (komşunun çocuğuna yokmuş gibi davranınca onu da istismar etmiş oluyor muyuz?) (Cersei, Robert’ın piçlerini kılıçtan geçiriyor… ama evet piç çocuk sahibi olmak gayet normal… hiçbir problem yaratmıyor)
Catelny: Jon’un ebeveyni değil… Ned ebeveyni
Catelyn: Onurlu Ned Stark’ın onursuz davrandığının kanıtıyla her gün yaşamak zorunda
Catelyn: Aile, Görev, Onur -> piçin varlığı kendi çocuklarının hakkını gölgeliyor, kendisini aldatan kocasını bırakıp gitmek gibi bir şansı yok iyi bir eş olmaya devam ediyor, kadınlık ve leydilik onuru yaralanmış bir kadın olarak yaşamak zorunda kalıyor.
Catelyn: Askeri ve politik olarak zekasını kanıtlıyor, Brienne ve Jaime gibi isimlerin saygısını kazanıyor
Catelyn: Eşinin ve çocuklarının ölümünü görüyor…

Fandom: KORKUNÇ KADIN! ACILAR İÇİNDE KIVRANSIN!!

Ned: Jon’un ebeveyni
Ned: Jon’u istenmediği yerde tutuyor onu normal piçlere yapıldığı gibi başka bir yerde büyütmek yerine onu istemeyen karısının gölgesinde yaşatmaya zorluyor

Ned: Sansa’nın ebeveyni
Ned: Sansa’yı cinayet soruşturması için nişanlandırmaya razı oluyor… Lannisterlar suçlu çıkarsa kızının o aileye gelin gideceğini umursamıyor (Cat bu durumdan rahatsız)
Ned: Kızının kurdunu öldürüyor
Ned: Depresyondaki kızını avutmuyor, onunla iletişim kurmuyor
Ned: Bir kızını diğerine kayırıyor
Ned: Bir kızının istediği şeyleri yapmıyor
Ned: Kızını tehlikelere karşı uyarmıyor
Ned: Kızları hala Lannisterların elinin altındayken Cersei’e bildiklerini ifşa ediyor
Ned: Kızlarını güvenli bir yere götürmeden Kralı devirme planları yapıyor
Ned: Kızına hiçbir şey anlatmıyor
Ned: Çocuklarını tehlikeye atıyor

Fandom: MÜKEMMEL ADAM VE BABA!!

BEN:?!?! :face_with_raised_eyebrow:

Ben diyeceğimi dedim… gerisine karışmam :sunglasses:

2 Likes

Öyle bir dramatize etmişsin ki şok içerisinde okudum. Hiç kimse burada Catelyn acılar içinde kivransın falan demedi. Ya da çektiği acıları küçümsemedi. Sapla samani karıştırmayalım lütfen. Burada Catelyn’in Jon ile olan ilişkisini değerlendiriyoruz. Nişanlısının ölümünü görmesi ya da çocuklarının ölümünü görmesiyle alakalı bir şey yazmadık. Çok acı çekti bunu hak etti falan da denilmedi. Niye bu kadar dramatize ettin gerçekten anlamlandiramadim. Catelyn’den haz etmesem de yaşadığı her şeye çok üzüldüm. Ölürken ağladım.

Catelyn iyi bir anne iyi bir eş olabilir çok acı çekmiş de olabilir ama KUSURLU bir karakter. Biz de kusurlu tarafını ele aldık. Sen de başka bir başlıkta mükemmel anneliğinden, acıların kadını olmasindan bahsedebilirsin. Sana göre Catelyn kusursuz sanırım ama serideki her karakter ama az ama çok kusurlu. Jon da kusurlu, Arya da kusurlu, Ned de kusurlu, Sansa da kusurlu, Catelyn de kusurlu ama sen bunu kabul etmiyorsun. Catelyn asla hata yapmamış bir melek gibi davranıyorsun.

Bunu engelleyemez zaten. Ataerkil bir toplum yapısından bahsediyorsun. Catelyn’in kalede bir üstü var, Ned. Jon kimin oğlu Ned’in oglu. Ned kaledeyken ki sürekli kalede Catelyn Jon’un yeme içme eğitim hakkını ENGELLEYEMEZ. Ned buna izin verir miydi sanıyorsun? Ned kalede olmasaydı da bunu yapmayabilirdi onu bilemem bilemeyiz. Ben kesin bu kötülükleri yapardı demiyorum. Karaktere iftira atmıyorum. Sadece karakteri buradan savunmak çok saçma.

Cat’in böyle bir şey yaptığını görmüyoruz demissin. Göremeyiz tabi ki. Daha ilk kitabın başında ayrılıyor bu karakterler. Ikisini sadece Bran’in yanında görüyoruz. Bu da ilişkilerini yeterince yansıttı. Kitapta Starkların geçmiş yaşantısı anlatılıyor mu hayır. Sadece geçmişi hatirladiklarinda görebiliyoruz. Hah eğer Martin Starkların eski yaşantısını anlatan kitap yazdıysa ismini söyle lütfen, okumayı çok isterim :smile:

Bak sana kitaptan 10 tane falan alıntı verdik. Senin verebildigin alıntı sayısı 0. Zaten iki karakteri sadece Bran’in yanındayken birlikte görüyoruz. Tamam psikolojisi bozuktu saymıyoruz bunu diyelim. Jon’un Catelyn’den korkmasını aciklayabildin mi? Hayır. Sana sadece mesafeli davranan bir insandan korkar mısın Cidden? Sadece soruyorum. Canımdan çok sevdiği kardeşi ölüm döşeğinde ve onu ziyaret edemeyecek kadar korkuyor Catelyn’den. Korkunun boyutunu düşünebiliyor musun? Odaya girmeden dakikalarca koridorda korkuyla beklemesinden, sesinin titremesinden falan bahsetmiyorum bak. Bu korku imparatorluğunu sadece soguklukla kuramazsın. Insan psikolojisinde mümkün değil bu. Bu olay direkt kitapta geçen bir şey. Benim düşüncem değil, yorumum değil. Kitapta Jon Catelyn’den korkuyor denilmiş mi denilmiş. Bitti. Senin dediğin her şey ise farazi. Kitaptan tek bir örnek ver Cat’in Jon’a kötü muamele etmediğine yönelik kabul edeyim.

Komşu çocuğun mesafeli davrandığın icin senden korkuyor mu? Seninle aynı asansöre binmekten kaçınıyor mu? Bunu yaşaması için bir insanın karşısındaki kişiyle ilgili yaşanmışlıkları olması lazım.

Hep Cat tarafından bakmışsın olaylara. Biraz da Jon’a empati yap. Üvey annenle yaşamak zorunda olduğunu ve onun senden aşırı derecede nefret ettiğini, kötü kötü baktığını, lokmaları boğazına dizdigini, 15 sene boyunca sana adinla hitap etmediğini düşün. Ne hissederdin? Bak ben Cat’le empati yapabiliyorum. Onu anlıyorum ama davranışlarını tasvip etmiyorum. Cersei’yi de anlıyorum mesela ama gösterdiği reaksiyonları yanlış buluyorum.

Hukuk bilgin olduğunu söylemişsin. Ben de psikologum. Çocuk istismarı, psikolojik şiddet ve çocuk psikolojisi gibi konularda bilgim var biraz. Çocukluk döneminde insanlara yaşatılan şeylerin onların tüm hayatını nasıl etkilediğini sayfalarca anlatabilirim ama fikrin değişmeyecek sanırım :slight_smile:

1 Like

Cat’in Jon’a nasıl davrandığını Grrm açıkça söylüyor… kötü muamele yok diyor. Jon, Cat’ten çekiniyor o yüzden her davranışında çekingen ve ürkek… Çünkü Cat ona soğuk… AMA anlamadığınız şey Cat bu soğukluğunda mantıksız ya da acımasız değil! Cat JON’un ebeveyni değil! Ned ebeveyni… eğer Jon Cat’in çatısı altında yaşarken rahatsız ve zor durumda kalıyorsa bunu halletmek NED’in görevi!!! Cat’ten bir şey beklememeliyiz! Ned gerekliyse Jon’u onun iyiliği için başka bir yerde büyütmeliydi o zaman!!! Jon’un zor çocukluğunun suçunun yükü Cat’in değil Ned’in omuzları üzerinde!!! Hem Jon’un hem de Cat’in haksız muamele görmüş olması mümkün… illa ki birinin haksız olduğu anlamına gelmez… Grrm’in serisinin güzelliği burada iki karakter için de kötü hissedebiliriz. Ben hem Cat’i hem Jon sevip onları anlayabiliyorum ve Grrm’in komplike bir hikaye yaratmış olmasına hayranım :blush:

ve sadece Jon’un gözünden yapıyorsunuz!
(bu arada bende sansadan çok Jon fanıyım) aynı şeyi Catelyn in gözündende yaparsanız adil olur o değerlendirme

1 Like

Bunu demek istiyorum… sağ ol canım

1 Like

Birşey eklemek istiyorum Catelyn in jon a yaptığı yada yapmadığı herşeyden Jon’un bu kadar etkilenmesinin sebebi aslında Cat’in onun için anne figürü olmasından
annesi demiyorum ama hayatı boyunca anneye en yakın kişi catti babasının karısı kardeşlerinin annesi
Jon’a eziyet etti yada etmedi ama Jon akıllı mantıklı biri olmasına rağmen duygusalda bir çocuk. Hep, herşeyde onun onayını arada belki abarttı, belki haklıydı ama işte sonuç aralarında ilişki buydu O kadar net işte

1 Like

Evet Jon zaten sürekli insanların ona piç olduğu için ters baktığını düşunüyor. Halbuki bu genelde onun kendi durumuna içerlemesinin psikolojik bir etkisi… Çocuk zaten biraz melankolik…ve güvensiz. Kabul görmek istiyor :cry:

2 Likes

Aynı şeyleri yazıyorsun. Birbirimizi ikna edemeyeceğiz sanırım. George o röportajda neyin kafasını yaşıyor bilmiyorum direkt kitabıyla çelişmiş. Bana göre aslolan kitaplardır, röportajlar beni bağlamaz. Ayrıca Martin’ e göre şiddet sadece fiziksel olabilir. Kendi bakış açısı bilemem ama kitaplardan örnek verilemiyor görüldüğü gibi. Hala Cat’ten bir şeyler bekleyemeyiz yazıyorsun. Sanırım ben derdimi anlatamiyorum. Benim Cat’ten bekledigim bir şey Yok, Jona niye annelik yapmadı falan demiyorum. Sadece Jon’un annesi olmaması ona kötü davranma hakkı vermez diyorum.

Sıkıntı ne biliyor musun? Cat bu konuda kötü muameleyi Nedden gördü Jon’dan değil. Catelyn Ned hikayesinin haklı tarafı Cat olabilir ama Jon masum bir bebek olduğuna göre, piç olmayı kendi sevmediğine göre, Catelyn’e herhangi bir yanlış yapmadığına göre Cat Jon hikayesinin haksız tarafı da Catelyn’dir.
Teşekkürler :slight_smile:

bu durum varsa röportajı ile çelişmez bence