Jon Snow'un Öfkesi

Jon Snow genel olarak sakin karakterli, çok sık sinirlenmiyormuş gibi görünen bir imaj çizmiştir. En azından öfkeden deliye döndüğü anlar çok azdır. Lakin bu anlarda da Jon’da garip bir değişim görüyoruz.

İlk kitapta kurt gibi vahşi olduğu ya da ejderha gibi gözlerinin karardığı iki ana tanıklık ediyoruz.

Jon bir yılan gibi kıvrılarak, kolunu tutan çocuğun ayağına topuğuyla vurdu. Çocuktan bir çığlık yükseldi ve Jon’un kolunu bıraktı. Kurbağa’nın üzerine atlayıp bir sıranın üstüne devirdi. İki eliyle boğazını sıkıp göğsüne oturdu. Kafasını yere vurmaya başladı.

Sonra, kamçı kadar sert ve keskin bir kahkaha duydu. Sör Alliser’in sesiydi. “Sadece piç değilmiş, bir hainin piçiymiş,” diyordu etrafındaki adamlara.

Jon göz açıp kapatıncaya kadar hançerini çekip masanın üstüne çıktı. Pyp onu yakalamaya çalıştı ama Jon bacağını hemen çekip masadan aşağı atladı. Koştu, Sör Alliser’in elindeki kaseye bir tekme attı. Yahni etrafa saçılırken Alliser geri kaçtı. İnsanlar bağırıyordu fakat Jon onları duymuyordu. Elindeki hançeri Sör Alliser’in yüzüne doğru savurarak adamın üstüne atıldı ama henüz adama ulaşamadan Sam, Jon’la Alliser’in arasına girdi. Pyp bir maymun gibi Jon’un sırtına tırmandı. Kurbağa elindeki hançeri aldı.

Onun gözünün karardığını ilk 3. kitabın son POV’larına doğru görüyoruz; Yabanıl savaşı sonrası Slynt ve diğerleri tarafından sorguya çekilip, bir takım suçlamalarda bulunuyorlardı. Dahası yaralı, canı yanıyor, savaştan yeni çıkmı, yorgun ve uykusuzdu da yani kendine hakim olamaması için her türlü şarta sahip. Elbette tüm bunlar Jon’un hızla öfkelenmesine, hakimiyetini yitirmesine neden oldu. Slynt uyuz uyuz konuşup, hücreye atılmasını emretti ve Alliser, Jon’a dokununca… eh, Jon bundan pek hoşlanmadı.

“Lordum çok akıllı.” Sör Alliser, Jon’u kolundan tuttu.

Jon hızla geri çekildi ve şövalyeyi boğazından yakaladı. Bunu öyle vahşice yaptı ki adamın ayakları yerden kesildi. Doğugözcüsü’nün adamları müdahale etmeseydi Jon şövalyeyi boğabilirdi. Thorne geri sendeledi, Jon’un parmaklarının boynunda bıraktığı izleri ovuşturdu. “Kendi gözlerinizle gördünüz kardeşlerim,” dedi. “Bu çocuk bir yabanıl.”

Daha sonra kitabın son POV’unda da Jon’un gözü kararmış öfkesine şahit oluyoruz. Stannis’in WF lordu olmasını teklif etmesi ve Jon’un yemini mi yoksa Stark olma hayali mi diye arasında kaldığı zorlu seçim sürecinde uykusuz kaldığı bir gece geçirmişti. O sabah Demir Emmet ile ki kendisi Sur’un en yetenekli ve güçlü kılıç silahşörlerinden biridir; yaptığı talim sırasında Emmet üstün gelen bir imaj çiziyor ama Jon’un kafasına yaptığı darbe ile Jon bir anda çocukluğuna dönüyor; WF lordu olacağını söylemesi ama Robb’un annesinin onun asla lord olamayacağını çünkü piç doğumlu olduğunu hatırlatması gibi anılar kafasında vızıldırken kendine geliyor…

O sabah ilk olarak Jon seslenmişti. “Ben Kışyarı Lordu’yum!” diye bağırmıştı daha önce yüzlerce kez yaptığı gibi. Fakat bu sefer, Robb cevap vermişti, “Sen Kışyarı Lordu olamazsın, sen piç doğumlusun. Leydi annem senin asla Kışyarı Lordu olamayacağını söylüyor.”

Bunu unuttuğumu sanıyordum. Jon ağzındaki kanın tadını alabiliyordu, yüzüne inen darbenin akıttığı kanın.

En sonunda, Halder ve Beygir onu Demir Emmett’in üstünden almak zorunda kaldı, her biri bir kolundan tutmuştu. Korucu afallamış halde yerde oturdu, kalkanı parçalara ayrılmıştı, miğferinin göz siperi çarpılmıştı ve kılıcı altı metre uzaktaydı. “Jon yeter,” diye bağırıyordu Halder, “devrildi, onu silahsız bıraktın. Yeter!"

Hayır. Yetmez. Asla yetmez. Jon kılıcını bıraktı. “Üzgünüm,” diye mırıldandı. “Emmett, yaralandın mı?”

Demir Emmett hurdaya dönmüş miğferini çıkardı. “Teslim olmakta anlayamadığın bir taraf mı vardı Lord Kar?” Bunlar dostça söylenmişti. Emmett dost canlısı bir adamdı ve kılıçların şarkısını seviyordu. “Savaşçı beni koru,” diye inledi, “Qhorin Yarımel’in nasıl hissetttiğini şimdi biliyorum.”

Bu çok fazlaydı. Jon arkadaşlarının elinden kurtuldu ve tek başına silahhaneye gitti. Kulakları hâlâ Emmett’in indirdiği darbe yüzünden çınlıyordu. Jon sıraya oturdu ve başını ellerine gömdü. Neden bu kadar öfkeliyim? diye sordu kendine ama bu aptalca bir soruydu. Kışyarı Lordu. Kışyarı Lordu olabilirim. Babamın vârisi

Bu iki örneğe bakarsak Jon’un genelde neden sakin tabiatlı olduğu, daha doğrusu olması gerektiğini görüyoruz. Oğlan, öfkelenince gözü kararıyor ve sonuç karşıdakiler için iyi olmuyor; vahşileşiyor ve gücü artıyor ve yakıp yıkma potansiyeli açığa çıkıyor. Yani demirden bir miğferi yamultmak, kalkanı parçalara ayırmak ve bir kılıcı tek vuruşta 6 metre uzağa fırlatmak çok da olağan olmasa gerek?

Fakat dahası dav var. Sanki Jon öfkelenmeden de artık daha güçlü gibi? Hareketleri daha vahşi? Sert? 5. kitapta Mel. POV’da Yabanıllar, yakaladıkları 3 korucunun kafasını geceleyin mızraklara dikip, kaçmışlardı.

Bowen, zeminin yarı donmuş olduğunu ve 2,5 metrelik üç mızrağı bu kadar derine gömebilmeleri için yarım gece zaman harcamış olduklarını söylüyor. Yani oldukça zaman gerektiren, baya bir güç sarf etmelerini sağlayan bir iş yapmışlar. Haliyle mızrakları dikip gittikten sonra sabaha kadar zemin daha sertleşmiş ve donsa gerek? Adamların sakalları vs. buz tutmuştu bile.

Peki, Jon ne yapıyor? Mızraklardan birini yakalayıp şiddetli( violently kelimesi kullanılıyor ing’de) bir şekilde çekerek, topraktan rahatça çıkartıyor ve diğer ikisinin de çıkartılması emrini veriyor. Bu emre 4 adam itaat ediyor, yani diğer 2 mızrağı çıkartabilmek için 4 adam uğraş veriyor; her bir mızrağa 2 adam. Jon emri verince arkasına bakmadan Mel ile konuşmaya başlıyor.

“Bu, yaranın üstüne tuz basacak zaman ve yer değil. Burada olmaz lordum. Şimdi olmaz.” Kar, mızraklarla cebelleşen adamlara döndü ve “Kafaları alıp yakın,” dedi.

Sonra yine 3. kitapta Jon’un Yabanıllar’dan kaçarken şöyle bir anı var.

Çılgınlığın içinden, birilerinin onun adını seslendiğini duydu ama seslenen Ygritte miydi yoksa Magnar mı söyleyemezdi. Atı dizginlemeye çalışan Thenn, Jon’u hiç görmedi. Uzunpençe tüy hafifliğindeydi. Jon, kılıcını adamın baldırının arkasına indirdi ve çeliğin kemiğe kadar girdiğini hissetti. Yabanıl devrildiğinde kısrak ileri fırladı ama Jon bir şekilde boş eliyle hayvanın yelesini yakalamayı ve kendini atın sırtına atmayı başardı.

Hayvan fazla uzaklaşmadı. Bu iyiydi. Jon aksayan bacağıyla atı asla yakalayamazdı. Jon’un tek yapabildiği, kendini ayağa kalkmaya zorlamak ve atın sırtına tırmanmak oldu. Bu ata daha önce nasıl bindim; eyersiz, üzengisiz, tek elimde bir kılıç varken? Cevaplayamacağı bir başka soruydu bu.

Bu olay olurken gece ve deli gibi yağmur yağıyordu. Ok ne zaman Jon’a saplandı bilmiyoruz ama sakinleşip, uzaklaştığı ana kadar farkına varmıyor. İlk seferinde kolayca hayvana binebilirken ikinci seferinde zorlanıyor ve bunu ilkinde tek el ile nasıl becerdiğine şaşıyor hatta oku tek başına çıkartıyor ki bayılmadan nasıl becerdiğini merak ediyor çünkü çıkarmak için önce oku itiyor, bu da bacağın öbür tarafını delip geçmesi demek; ondan sonra çıkartabiliyor. Bir insanın bunu becermesi kolay değildir, hızlı ve temiz bir şekilde bacağına hançer saplamaya benzemez yani.

Şimdi soru şu, sizce bu sürekli duyduğumuz “ejderha öfkesi” mi? Yoksa “kurt kanı” mı? Yahut ikisi birden olabilir mi?

Aslında ejderha öfkesinin kişiye ek bir güç verdiğini görmedik daha, sadece fevri ve acımasız kararlar aldırdığını gördük. Yıkıcı bir eyleme geçme potansiyeline sahip oluyorlar. Viserys gibi birinde zalimlik olarak ortaya çıktı; Dany’de de benzer bir şey görüyoruz. Diğer Targlar için bir yorum yapamıyorum. Yani özetle “ejderha öfkesi uyandı” meselesi, onların kolayca öfkelenip, öfkelenince sert tepki vermelerini ifade eden bir şey. Ek bir güç falan gelmiyor.

Stark tarafına gidip "kurt kanı"na bakarsak da yine öyle bir örnek göremiyoruz aslında. Ned ve çocukları gayet sakin tabiatlı ve öfkelendiğinde böyle olmuyorlar. Ned’e göre Arya’da, Lyanna’da ve Brandon’da kurt kanı vardı ve bu üç kişinin de kolay sinirlenen tipler olduğunu söyleyebiliriz. Hatta Reed’in Brandon’a verdiği lakap “Vahşi Kurt” idi. Bundan Brandon’ın vahşi hareketleri olduğunu çıkarabiliyoruz. Yine de öfkelendiğinde tepkisi Jon gibi mi? Sanmıyorum, ek bir güç falan gelmiyordur.

Vahşilik + yıkıcı güç karışımı bir şey gibi sanki? Lakin bu ikisinden de fazlası var gibi. Tamam, bir Stark kadar vahşileşiyor ve bir Targ kadar gözü kararıyor ama bu güç nereden geliyor?

Yabancı forumlarda warg ve başka şeylere göndermeler yapılmış ama benim en çok ilgimi çeken “berseker” benzetmesi oldu. İskandinav mitlerinde, vahşi savaşçılar olarak anılan, güçlü olmalarıyla bilinen; ayı yahut kurt postu giyen tipler.(Biraz bizim Deliler’e benziyor sanki :smiley: )

4 Likes

Kanla ilgisi yok bence. Bence asıl nedenleri stres ve eziklik duygusu. Kendini kanıtlama arzusu. Lord Kumandan olduğundan beri üzerinde çok yük var, çok düşmanı var. Babası gibi onurlu olmak için Stannis’in teklifini reddetmesi gerekiyor ama bu onun piç doğumlu olmasından dolayı gelen eziklik duygusu ile başa çıkabilmesi için gereken şans. Bir Stark olmak istiyor ama onuru buna izin vermiyor. Stres onu yıkıyor, ruhsal açıdan yaşlandırıyor. Düşmanının kim olduğunu iyi biliyor ama onlara karşı koymak için elinde pek bir şey olmadığını çok iyi biliyor, daha da strese giriyor. Stres onu bu hale getirdi bence. Stres atabilecek bir uğraşı da yok ne yazık ki. Dertlerini anlatabileceği kim kaldı ki şu zor zamanlarda. Yani söylemek istediğim bu kapitalist dünyanın oyuncağı olmak istemeyen Jon Kar’ın öfkesinin nedeni, dış güçlerin ona karşı şiddetli baskısı ve yaptırımlarıdır. Her ne yaparsa yapsın insanlara yaranamadığından dolayı gelen stres, onu bu ölümlü dünyanın zevklerine varmaktan uzaklaştırmaktadır. Muhtaç olduğu sakinlik, ne yazık ki damarlarında ki asil kanda mevcut değildir.

5 Likes

Yanlış anladın. Burada Jon Snow neden öfkeli? demiyoruz. Piç ve meşru piçlerin neden öfkeli oldukları zaten aşikar.

Buradaki mesele Jon genelde öfkelendiğinde ama bazen sakin gibi göründüğünde de oldukça güçlü bir hale geliyor. Fiziksel olarak 2 kişinin ancak yerinden sökebildiği baş dikilmiş 2,5 metrelik mızrağı tek başına tek seferde çıkartabiliyor.

Eyersiz bir ata hızlı bir şekilde tek ile binip sürüyor ama ortam sakinleştiğinde tekrar binmekte zorlanıyor. Hatta oku tek başına bacağından çıkarması bile dikkate değer bir şey. Başkası olsa o şekilde Sur’a gider.

Emmet ve Alliser’e yaptıkları da ortada; hem 15-16 yaşlarında yapıyor bunu. Çocuk denilen bir yaşta daha.

Bu “güç” nereden geliyor? diyorum.

4 Likes

Starklar öfkelendiklerinde güçleri artıyordur belki. Kurt kanı dedikleri bu mu acaba?
Arya da bu gücü görmek isterim.

Starkların öfkelendiğinde güçlerinin arttığı bilgisi nerede? Benim gözümden kaçmış yazıyor ise. Ben sadece kurt fiği vahşi ve söz dinlemez hale geldiklerini biliyorum “kurt kanı” Sahibi kişilerin. Arya zaten böyle bir tip :grin:

Kurt kanı dediğinin örneğini Arya’da gördük. Hep agresif. Ama Targaryenler biraz daha damara basınca “ejderjayı uyandırıyorlar” sanki. Bakırköylük Targaryenlerin bu hale gelmesinin çeşitli sebepleri var.

Neyse ana meseleye gelirsek hoşuma giderdi böylesi. Ama bu mesele kandan daha ziyade Jon’un kişiliği ile de açıklanabilir bence. Öyle piç olarak büyüyen normal bir insanın öfkelenebiöeceği yerlerde öfkeleniyor.

Tamam ama “öfke” sebebini sormuyorum, piç olarak büyümüş; kötü davranılıyor ve suçlamalar oluyor. Doğal olarak öfkelenecek illa ama “güç artışı” nereden geliyor?

Yani insan öfkelenince gözü döner :D. Ama buradan bir özel şey çıkar mı emin değilim.

Tamam da “adrenalin patlaması” yaşadı, deyip çıkabilir miyiz işin içinden? Öfkeden gözü dönen tek karakter kendisi de değil. Bir çok karakter öfkelenip saldırıyor vs. Lakin iş niye Jon’a gelince fiziksel gücü bir anda artış gösteriyor? Niye Martin bunu gözümüze sokuyor? Misal şu mızrakları yerinden söktüğü sahnede gözü dönmemişti, belki Yabanılların korkak hareketine kızgındı ama adrenalin patlaması dediğimiz şeyi yaşayacak bir çılgınlık yaşamadı ama buna rağmen tek başına tek seferde çıkardı ama diğer ikisini 4 kişi çkardı, 1 mızrak için 2 yetişkin erkek gerekti. Bir tanesini çıkartmak için 16 yaşında bir çocuk yetmişken, anlatabildim mi?

Tamam da bu direkt onun kişiliğiyle ilgili de olabilir. Yani o kadar lore var hiç ejderha öfkesi diye bir skill duymadım,

Ama olsa güzel olur. Madem kral olamayacak bari kendisi karizmaların kralı olsun.

Düşünsene üstüne dağı salıyorlar, o sırada öfkeden gözü dönüp çat diye öldürüyor falan. Ya da onun gibi bir şey.

2 Likes

Oyunla mı kıyasladın şimdi? :smiley:

Ben ejderha öfkesi neden oluyor, demedim. Sorguladım. Targlara bakıyoruz güçlenmiyorlar, kurt kanına bakıyoruz Starklarda da yok öyle şey. Kurt Kanı, vahşilik; Ejderha Öfkesi gözü karalık veriyor. Öfkelendiğinde Jon’da ikisi de var ama güç veren olay ne? Zira gerçekten göze sokulan bir şey. Bilemiyorum belki hiçbir şey.

Efsane olurdu bunu görmeyi cok isterim.