Jon’un Geleceği ve Lyanna’nın Sözü Hakkında


#1

Aslında bunu Ekşide gördüğüm bir yorum üzerine oluşturdum.

Şimdi bilindiği üzere Lyanna Ned’e söz verdiriyor. Ancak burada şöyle bir nokta var, acaba bu söz oğlumu koru mu sadece? Zaten Ned Stark gibi bir insan ölen kardeşinin çocuğunu ne olursa olsun bağrına basar. Ayrıca Lyanna Sansa gibi değil Arya gibi. Kırılgan bir tip değil.

Şimdi tabi buraya kadar olan mesele zorlama. Her ne kadar güvense ve sert biri de olsa annenin o son anda öyle yapması doğal.

Ancak ayrıca Ned, hapse atıldığı zaman kabus görüyor ve sürekli kan ve tutulmamış sözler aklına geliyor. Eğer bu gerçekten Jon ile ilgili olsa kendisi bunla ilgili olarak her şeyi yaptı, oğlu gibi büyüttü, tutulmamış bir söz konusu değil. Tabi burada Robert’e verdiği söz de kast edilmiş olabilir ancak daha öleceği kesin değilken ve henüz Robert’in piç oğullarının başına bir şey gelmemesine rağmen ve sürekli hatırlayıp hüzünlendiği söz varken tutulmamış sözden çocuklarını koruyacağım Robert’in kast edilmesi ne kadar ihtimal dahilinde onu size bırakıyorum.

Her neyse tekrar Lyanna’ya dönelim. Şimdi Lyanna kimin gibi? Arya. Sizce Arya’yı evlenmek istemediği biriyle nişanlarsanız, sonra o kişi kendi sevdiği adamı öldürürse, Arya gibi kinci 11 yaşında çocuk öldürmüş birisi çocuğum güvende olsun yeter :frowning: mi der yoksa başka şeyler de ister mi? Mesela intikam ve haklının yerini bulması gibi?

Yani kısaca aslında Lyanna’nın Ned’den son isteği çocuğunu tahta geçirmesi olmuş olabilir.

Şimdi böyle bir söz varsa eğer, bunu bilen diğer insan Howland Reed. Onun da Lyanna’ya ciddi bir minnet borcu var. Peki Jon’un meşru yapıldığı bilgisi kime gitti? Howland Reed.

Yani Jon’un meşruiyeti ve bu bilginin Howland’a gitmesi boşuna değil. Jon hakkında verilen kararın aslında Kuzeyli lordların bildiği ve onu tekrar başa geçirmek için komplo kurdukları The Great Northern Conspry isimli bir teori var. Yani aslında hele ki Ejderha söylentileri tekrar ortaya çıkmışken bu komplo sadece Jon’u kuzey kralı yapmakla sınırlı değil ayrıca Demir tahtta hak iddia etmeyi kapsıyor da olabilir. Wyman Rickon’u Winterfall lordu yapmak için istiyor ancak Stannis için değil :).

Şimdi belki o kadar bağımsızlık ilanından sonra kuzey darmaduman olmuşken neden kurt yerine Ejder’e abi çekip Demir tahta yürüsünler diyebilirsiniz ancak Jon Umber’in Robb’u kuzey kralı ilan ederken söylediği şeyi hatırlayın

Ejderlerle evlendik ve tüm ejderler öldü!

Yani Ejdere değil ne idüğü belirsiz geyiğe karşı bir isyandı bu. Zaten aslında Kuzey’in ejderden nefret etmesi için bir sebep yok savaşsız teslim oldular ayrıca daha önce yardım ettikleri de oldu. Başka bir mesele şuanda Cersei’nin aptalca yönetimi yüzünden diyarda ciddi bir boşluk var neden böyle bir şey değerlenmesin?


#2

Ben Lyanna’nin böyle bir sey istedigini düsünmüyorum.

Targaryen hanesine karsi bir savas baslatildi. Targaryenler kaybetti. Jon kim? Rhaegar Targaryen’in oglu.
Dolayisiyla, Lyanna bebeginin hayatinin tehlikede oldugunu biliyordu.
Bir anne olarak, ölmeden önce tek dilegi, tek istegi, bebeginin hayatta kalip büyümesidir. O noktada baska bir sey düsünebilecegini sanmiyorum.
Böyle bir sey düsünmez de zaten. Cünkü sevdigi adamin (Rhaegar) intikami, oglunun (Jon) tahta geçmesi ile alinmaz. Lyanna’nin olaya bu sekilde bakmis olmasi imkansiz, her açidan.


#3

Tutulmamış söz hışmına ne diyeceksin?

Olay sadece intikamda değil. O ejderin 3 başıymış, vaadedilmiş prensmiş onları muhtemelen Lyanna da biliyordu. Ayrıca savaş sonunda henüz tahta kimin geçeceği belli değildi. Yani Robert yerine diğer Targeryanların geçme ihtimali de vardı.

Jamie öldürdüğü zaman şimdi ne olacak yeni bir Ejder kral mı diye soruyorlardı.

Bence imkansız değil.


#4

tutulmamış söz kısmın bilmiyoruz belki senin dediğin gibi belki @Starkgaryen’ın dediği gibi ki bende katılıyorum ona belkide bambaşka birşey bilemeyiz bence önce güvenliğini ve mutluluğunu düşündü bebeğinin, sonrada evlenip mutlu olsun dedi ama Jon hem zor bir çocukluk hemde duvara gitti belki onlardı


#5

Duvar kısmı mantıklı olabilir bak. Ama bu Ned tarafından bu derece engellenemez bir şey değildi. Jon burada kalacak sen de kıçını kırıp oturacaksın kadın!!! Deseydi Catelyn iki sızlar ama sonra gayet vazifeşinas şekilde orada dururdu.

Zaten az önce gördüm o Rheagar’ın arpı diye bir konu var o da uyuyor.


#6

Jon duvara gitmeseydi mecburen yanında KL ye götürdü Ned onu
çünkü Rickon küçğk Brann hasta olmasaydı Robb hariç hepsi KL ye gidecekti
elbette Robba yardımcı olsun diye bırakabilirdi ama KL de elim ayağım en güvenilir adamım olsun diye yanında götürmesi daha olasıydı


#7

Hocam kitapta bizzat Ned ama ben düşünmüştüm ki Robb ve Jon… derken Catelyn sözünü kesiyor.

Yani Ned Jon’un Robb’un yanında kalmasını ve ona destek olmasını istiyordu.

Bir de şöyle bir ayrıntı da var. Ned Jon’a yeminini et bir dahakinde annen kim bahsedeceğim diyor. Yani yemin etmesini beklemesi ise iç savaş ihtimalini engellemek için muhtemelen.


#8

Ben açtım onu; Rhaegar'ın Arp'ı ve Lyanna'nın Mezarı

“Tutulmamış sözler.” kısmı için Ned’in Ashara Dayne’e verdiği söz ile ilgili olduğu görüşü hakim. Ned Dayne, halasının intihar sebebi için ne diyor? “Kalbi kırıktı.” Arya’ya babası ile gönül ilişkisi olduğunu söylemişti ve Arya, buna çok kızmıştı.

Savaşın sonunda tahta bir Targ’ın geçmeyeceği kesindi; çünkü Jon ve amcası(ve annesi) dışında tüm Targlar öldü ve kaçtı.

Ayrıca ta en başta Ned, Robert’ın tarafını tuttu; savaş öncesi bile… Lyanna “Aşk tatlıdır, Ned ama bir insanın doğasını değiştiremez.” sözünü söylediği konuşmasında aslında üstü kapalı Robert ile evlenmek istemediğini, onunla bir evliliğin (çok kadına düşkün olması yüzünden) mutluluk getirmeyeceğini söyledi ama Ned, Robert’ı kayırarak Lyanna’yı rahatlamaya çalıştı. Oysa 1. kitapta Ned, Robert akşam aşk sözleri verir, sabah unutur demişti… Demek arkadaşının ne mal olduğunu biliyordu ya da sonradan kafasına dank etti. Yani demek istediğim Lyanna’nın Ned’in Robert’a karşı bir harekete girişmeyeceğini vs. iyi biliyordur. Her şeyini kaybeden bir annenin yapacağı şeyi yaptı; oğlunu koruması için söz verdirdi.

Böyle bir şey demiyor, dizide ekleme var sadece bir sonraki görüşmeden anandan bahsederim diye…

Yine de Cat ne yaparsa yapsın; Jon’un Sur’a gitmesine izin vermesini ben de hala garipsiyorum. Gerçi kurgu gereği onun oraya gitmesi, büyümesi; gelişmesi ve Ötekileri öğrenmesi gerekiyordu… Olaya bu şekilde de bakmak lazım ama orada sürekli bir savaş var Yabanıllar ile, güvende tutma sözü vermesine rağmen bir nevi savaşın içine göndermesi çelişkili bir hareket. Yani oğlan bir de son Targ erkeği, Targların soyu devam etsin diye düşünmeli bir insan ama adamın Targlara karşı bir şeyi olmadığı için düşünmesi de gerekmez. Yine de ben soyu tükenen şeylere karşı hassasım. :stuck_out_tongue:


#9

Olabilir bak. Söz meselesini Ashara olayı açıklıyor.

Ancak şu da var, isyan et değil de en azından Jon’a kim olduğunu söyle demiştir belki de.


#10

Bence o kadar ayrıntılı düşünememiştir hiçbir şeyi; kadın kan kaybediyor ve ateşler içinde (muhtemelen lohusa humması, bizim eski düşüncede albastı yemiş kadın.); ölüyor, doğru düzgün düşünmekten yoksun olacağı gibi fazla kendinde de olamaz. O arada bir işte son gücüyle Ned’e oğlunu korumasını söylüyor, yani son nefesinde diyelim, zaten Ned tamam deyince ölüyor.


#11

Şu olabilir

Ned… oğlumu koru ve ona kim olduğunu söyle…

Tüm savaşın sırf bir kehanetten çıktığı düşünülürse bence düşünebilir.


#12

Tüm savaş bir kehanetten çıkmadı aslında, Deli Kral’ın deliliğinden çıktı. :stuck_out_tongue:

Kim olduğunu söylemesini istemiş de olabilir, elbette. Sonuçta hangi anne, çocuğunun ileride kendisini ve babasını tanımamasını ister? Ben kimliğine dair kanıtları mahzen mezarlıkta, annesinin mezarında bulacağına inanıyorum. Sur’a gittiğinden beri mahzen mezarı görüyor ve eski kral ve lordlar da" Buraya ait değilsin" diyerek dışlıyor. Ned’in ruhu da öldüğünde Rickon ve Bran tarafından mahzenlerde göründü ve ağlıyordu; jon hakkında bir şeyler söylüyordu ama anlayamamışlardı… Bu Stark kral ve lordları ölünce ruhları mahzen mezara mı hapsoluyor acep ya.


#13

Zaten ilk kitapta öldükleri zaman çıkamasınlar diye kılıçlarıyla gömülürkerdi yazıyordu.

Birde birkaç Kılıç almışlardı oradan. Lady Dustin Rickardın kılıcını almışlar hiç hoş değil demişti.


#14

Brandon’ın kılıcıydı. Gerçi iki kılıç daha alınmıştı ama kim, bilmiyorum. Oradan da bir şeyler bekliyorum ama çok şeyden çok şey mi bekliyorum, diye bazen kendimi sorguluyorum. :smiley: