Karakterlerin Paralel Yaşamları/Benzerlikleri


#1

Öncelikle herkese hayırlı bayramlar dilerim, inşallah bereketli mübarek bir bayram geçirirsiniz ve bu bereket tüm seneye yayılır. :heartbeat:

Birkaç gündür kafamda serideki karakterlerin yaşamlarındaki bazı paralelliklerin tartışılacağı bir başlık açmakla ilgili fikirler dolanıyordu, kısmet bugüneymiş.

Seride bir sürü karakter var ve benim de zaten hepsini hatırlamam pek mümkün değil, eh kuram yahut bilgi yazısı yazmadığım için de hepsini yazma olasılığım yok. Kısacası herkesin katılımına ve tartışmasına açık; farklı dallara sarkacağını öngördüğüm bir tartışma başlığı olacak gibi.

Yazdıklarım arasına eklediğiniz olursa başlığı güncellerim. Başlıyoruz, biraz karışık gelirse kusuruma bakmayın, olabildiğince toplu yazmaya çalışacağım. Benim ilk aklıma gelen karakterler ile başlıyorum, sonrasında siz de kendi aklınıza gelenleri yazarsınız.


Jon & Arya

  1. Biri meşru biri piç olsa da ikisi de ailede ‘yabancılık’ çeken; ‘uyumsuzluk’ yaşayan iki karakter. Jon bunu ‘piç’ unvanı yüzünden Arya ise kendisine biçilen rol ile çatışma yaşadığı için hissediyor. Haliyle bu durum iki karakteri birbirine yaklaştıran etkenlerden biri haline geliyor.
  2. İkisi de Ned Stark’ın kopyası olarak görülüyor; koyu kahverengi saçlar, siyaha çalan gri gözler ve uzun bir yüz. (Bu aynı zamanda Lyanna’nın da kopyası olduklarını gösteriyor, çünkü Jon ve Arya’nın birbirinden benzeşmesinden anlaşıldığına göre Lyanna ve Ned de birbirine benziyor.) Kısacası Stark görünümüne sadece bu iki Kışyarı çocuğu sahip, diğerlerin hepsi Tully görünümünde.
  3. İkisi de anne ve babasını ve kardeşlerini kaybediyor. (Jon aslında doğduğu zaman öz anne babasını ve kardeşlerini kaybetmiş oluyor, daha sonra ise üvey ailesini de kaybediyor; Arya da aynı şekilde 9 yaşında ailesini kaybediyor.) Kısacası ikisi de sıfırı tüketiyor. Ve sonra zamanla yavaş yavaş yükselmeye başlıyor.
  4. İkisi de (tehlikeli ve ölümcül) her daim hayal ettikleri bir maceraya çıkıyor; Arya’nın ki KL’den Braavos’a uzanırken; Jon’un Sur ve ötesine uzanıyor. İkisinin de ailesinden kimse olmadığı için tüm bunları tek başlarına atlatmak zorunda.
  5. Arya ve Jon da hayatlarının bir döneminde bir örgüt/tarikat’a katılarak evlenmeme, çocuk ve mülk sahibi olmama yönünde bir karar almak zorunda kalıyorlar. Teknik olarak bu durum ikisinin de umurunda değil; zaten en baştan beri ikisi de evlenmeyi ve çocuğa karışmayı düşlememişti, onlar maceralara katılmak ve bu dünyada bir iz bırakmak istedi.
  6. İkisi de seri boyunca birbirini çok sık düşünüp, bir araya gelmeyi arzu ediyor. Lakin Jon, Arya’nın çoktan öldüğünü düşünüyor, ta ki 5. kitapta SArya’nın evleneceği haberini alana kadar. Hatta yakınlık kurdukları kişiler(dost/sevgili) onlara birbirlerini anımsatıyor.
  7. İkisi de sık sık birbirlerinin cümlelerini tamamlar, aynı anda söyler.
  8. İkisi de hayatın ona biçtiğin rollerden ve dayatmalardan memnun değil, bunu değiştirmeyi; kendi isteklerini yapmayı arzuluyor.
  9. “Piçler kılıcı alır ama armaları alamaz, kızlar armayı alır ama kılıcı alamaz. Kuralları ben koymuyorum, küçük kardeşim.” Bunun üstüne Jon ona bir kılıç veriyor ve Arya artık arzu ettiği role bürünebiliyor; şu an Jon bilmese bile Robb aracılığıyla ‘armayı’ kaparak, meşru bir Stark oldu. Hatta kuzeyin kralı. Kısacası ikisi de yükselmek ve arzu ettiği şeylere sahip olma, kuralları değiştirme arzusunu iyi kötü yerine getirmiş duruyor. Ayrıca Arya’yı suikastçı olma yoluna -istemeden de olsa- iten Jon oluyor; forshadowing gibi bir şey aslında ona Braavos’un suikastçı kılıçlarından birini verip, öğrenmesini söylemesi. :smiley:
  10. İkisinin de kurtları ‘alfa’ özellikleri gösteriyor ve hayatta kalan 4 kurt yavrusundan 2 tanesi(muhtemelen de hayatta kalacak olan son iki kurt olabilir.).
  11. Bunu sayabilir miyiz emin değilim, bu ‘hayalet’ meselesi bir çok karakter tarafından ve seride çok sık işlenen bir şey olduğu için ‘önemli’ olabileceğini düşündüğüm bir şey… Jon’un kurdunun ismi Hayalet ve kendisi zamanında hayalet kılığına girerek Arya ve kardeşlerini korkutuyordu. Ölüp dirilme meselesinden sonra da teknik olarak bir çeşit hayalete dönüşeceğini söylemek yanlış olmaz. Arya ise kendini Harrehall Hayaleti olarak tanımlıyordu. Ve elbette ki ikisi de tam manasıyla Stark Kurtları.
  12. İkisi de ‘avam’ halk olarak tabir edilen insanlarla kolayca iletişim kurup, arkadaşlık yapabiliyor. Çevresinin saygı ve sevgisini kazanıp, merkez karaktere dönüşüp, yönetiyorlar, lidere dönüşüyorlar.(Bu da aslında kurtlarının alfa özellikler gösteriyor maddesi ile paralel bir başka paralellik, çünkü biliyoruz ki kurtların karakterleri ve sahipleri arasında benzerlik, bağ var.)
  13. Jon ve Arya’nın ‘ejderhalar’ ile ilgili bazı düşünceleri, yakınlıkları söz konusu. Jon birkaç kere ejderhalar hakkında konuşup, misal Sur’da ejderha olsaydı şeklinde gibi düşüncelere sahip iken Arya da kurdunu ejderha gibi kanatlı olup, uçmasını arzuluyor ve Varys ve Yargıç’ı gördüğü yere gittiğinde oradaki ejderha kemiklerini “eski dostlar” olarak tanımlıyor. (Aslında bu kısmı bir forumda gördüm, orada Dany’yi de eklemişler bu ikisine; iki kere kurt uluması duyduğundan falan bahsediliyor; biri çocuğu düşürdüğünde ki kurt gölgeler de vardı orada, sonuncusu da son kitabın son sahnesinde. Kısacası bu üçünün bir şekilde birbiri ile bağlantısı olduğu söyleniyor, ne yalan acep Aegon ve kız kardeşlerine mi dönüşecek Jon, aklıma gelmedi değil. :stuck_out_tongue: Oysa bunu düşleyen Dany idi ama kimin düşündüğün aynen gerçekleşmiş mi? :smiley: )
  14. (Bir üst maddede parantez içinde yazılan ile bağlantılı olabilecek bir şey. Gene aynı forumda gördüm, ekledim. Dany de zaten buna dahil ama bu ikisinin başlığı olduğu için onu koymuyorum.) Arya ve Jon ‘kral’ ve ‘kraliçe’ benzeşmeleri, betimlemeleri… Aslında bunun için şuraya baksanız yeter; Arya'nın ve Jon'un Nihai Kaderi
  15. İkisi de yaşına rağmen oldukça zeki(ailenin yegane zekileri bu ikisi zaten, gerisi salak ya), dikkatli ve olgun karakterlere sahipler. Bir şeyi hızlıca öğrenmekte üstlerine yok. İçgüdüleri kuvvetli, karşısındaki kişiye güvenip güvenemeyeceklerini anlayabiliyorlar ve bu konuda azami dikkat gösteriyorlar. Analatik yetenekleri gelişmiş ve sezgileri güçlü. Ve elbette GRRM’in büyük beşlisinin iki üyesi. :heart_eyes:
  16. Bu da sayılır mı emin değilim… Jon, SArya Sur’a geldiğinde her şeyden ve herkesten uzak kalıp, güvende olması için onu Braavos’a göndermeye niyetliydi ama Arya zaten orada.
  17. İkisi de kurtlarından bir süre sonra ayrı düşüyor ama Jon kurdu ile sonradan buluşuyor. (Muhtemeldir ki Arya da Diyar’a döndüğü zaman buluşacak.)
  18. İkisi de warg.
  19. İkisinin de dövüş yetenekleri hızla gelişiyor. Ailenin savaşçıları.
  20. (Yeni buldum.) Arya, Kızıl Kale’ye geldiğinde beri ve Jon da Gece Kalesi’ne geldiğinden beri kabuslar görüyor; ikisi de hep aynı şeyleri görüyorlar; Jon Kışyarı’nın mahvolmuş halini görüp tek başına kalırken(bazen babası ya da Robb’un sesini duyuyor.); Arya da Kızıl Kale’nin labirentlere dönüşüp, orada kaybolduğunu, duvardan kızıl kan damladığını ve babasının sesini duyuyor; ona gitmek istese de ses uzaklaşıyor ve sonuç olarak göremiyor, bulamıyor. Aslında ikisi de rüyasında Kızıl Kale’de ve Kışyarı’nda olacakları görmüş.

Açıkçası yazmaya başlayınca bu kadar madde olacağını düşünmemiştim. Neyse aklıma sonradan bir şeyler gelirse, ekleme yaparım. Devam.

Jon ve Dany

  1. İkisinin de annesi doğum sırasında öldü. (Buna Tyrion da eklenebilir.)
  2. İkisi de doğdu zaman ailesinden herkesi kaybetmişti. Fakat ikisinin de aile eşrafından bir kişi hayatta idi; Ned ve Viserys; onların himayelerinde büyüdüler.
  3. Jon ve Arya bölümündeki 13. ve 14. maddeye Dany’yi de ekleyebiliriz.
  4. İkisi de düşmanlarından gizlenmek yahut kaçmak zorunda kaldı. Dany sürgün olarak Robert’ın vs. suikastçılarından kaçar ve gizlenirken Jon da gizli bir Targ olarak Ned’in piçi olarak yaşamak zorunda kaldı.
  5. Her ne kadar şiddet olarak karşılaştırılması mümkün olmasa da benzer bir özellik olarak ikisinin de birileri tarafından duygusal ve fiziksel olarak suistimale uğradığını söyleyebiliriz. Dany, ağabeyi Viserys tarafından şiddet ve aşağılanma ile büyüdü; Jon ise duygusal olarak Cat’in kötü davranışlarına maruz kalıp, sürekli olarak ötelenmesi ve piç olduğunun hatırlatılmasıyla.
  6. Jon ve Dany’nin tehlikeli ve ölümcül bir maceraya çıkıp, yükselmeye başlaması. Jon ve Arya’daki madde ile karşılaştırırsak bu Jon, Arya ve Dany üçlüsü oluyor yine.
  7. İkisinin de hayvanları ‘alfa’ özelliği gösteriyor, demiş bana Duygu’nun gönderdiği sitede ama dürüst olmak gerekirse ejderhalar arasında sürü mantığı olmadığı için böyle alfa falan olayı pek tutmuyor bence ama ikisinin de hayvanının göz rengi ‘kırmızı’ ve dahası şu an resmi olarak oldukları şeyi simgeliyorlar diyebiliriz. Siyah-Kırmızı ile Dany’nin Targ özelliğini; Kırmızı ve Beyaz ile Jon’un Targ ve Stark (piç)özelliğini diyebiliriz sanırım.
  8. İkisinin de sevdiği ölüyor, kaybediyor. (Tyrion’u ekleyebiliriz sanırım; Shea ve Tysha meselesi)
  9. İkisi de tükenmiş bir halden yükselerek kendini ‘yöneten’ konumda bulup, ciddi kararlar vermek zorunda kalıyor. (Tyrion da Kral El’i olarak yöneten konumda idi. Sonrasında sıfırı tüketti. Jon, Arya ve Dany meselesinin tersten işleyen hali Tyrion.)
  10. İkisi de suikast girişimine uğradı; Dany kurtulurken Jon kurtulamadı. (Tyrion da ama o kurtuldu.)
  11. İkisi de sahip olamayacağı/olmayı hayal edemeyeceği çocukların hayalini kuruyor/kurdu. Gerçi bu durum Jon için Stannis’in lordluk teklifi sırasında bir anlığına oluyor ama olsun.
  12. İkisi de zeki ve tanıştığı insanları etkileme ve merkezi karaktere dönüşmekte üstlerine yok(yine Arya’nın da katıldığı üçlü durum. Böyle olduğu zaman hususi ekliyorum ki ayrı başlık açmaya gerek kalmasın.)
  13. İkisinin de Mormont ailesinden destekçisi vardı; Jorah ve Jeor.
  14. Jon ve Dany de macerasına bir ziyafet sonrası başlıyor. (keza Arya, Tyrion ve Bran da buna dahil.)
  15. Bu sayılabilir mi emin değilim ama Jon’un Yabanılları ve Gece Nöbetini barıştırma ve birleştirme çabası ile Dany’nin köleleri özgürleştirip; onları sahipleri ile birleştirme, eşitleme çabası…

Ve elbette Jon, Arya, Dany, Tyrion ve Bran; GRRM için serinin 5 önemli/ana karakteri; seri boyunca çok önemli olaylar vs. bu beşinin etrafında şekillenmeye başlıyor ve bu beşinin karakter gelişimini ve asıl oldukları/olacakları kişiye dönüşüp, Diyar’ın geleceğini etkileyecek hamleler yapmasını/yapacağını okuyoruz.

Son olarak Jon ve Stannis’i eklemek istiyorum.

  1. İkisi de (bana göre) piç muamelesi gören kişiler. Jon zaten bir piç olarak herkesten bu muameleyi görüyor ama Stannis bana göre meşru bir piç gibi muamele görüyor hem ailesinden hem insanlardan; piçmiş gibi sevilmemesi, ötelenmesi durumu var ve bu durum ikisinin de karakterini etkiliyor. (Ramsey’i de ekleyin bu kısma :smiley: )
  2. Bu kısımda doğrudan Melisandre’nin sözlerini ekleyeceğim.

Jon’dan kara bir sis misali dökülen güvensizliği hissedebilecek kadar yakın. Beni sevmiyor, asla sevmeyecek ama benden faydalanacak. Gayet iyi. Melisandre başlangıçta aynı dansı Stannis Baratheon’la da yapmıştı. Gerçekte, genç lord kumandan ve kral, ikisinin de kabul etmek istemeyeceği kadar fazla ortak noktaya sahipti. Stannis, ağabeyinin gölgesinde yaşayan küçük oğuldu. Piç doğumlu Jon Kar, insanların Genç Kurt olarak andığı yenik kahramanın, yani meşru doğumlu kardeşinin gölgesinde kalmıştı. İki adam da yaratılışları itibarıyla güvensiz ve kuşkucuydu. Yürekten taptıkları yegâne tanrılar, onur ve vazifeydi.

EKLEME: Ladyforlorn’un da hatırlatması ve talebiyle geçmişte ölmüş karakterlerle şimdikileri de yazabilirsiniz arkadaşlar. Böyle bir yazım vardı.

Benden şimdilik bu kadar. :kissing_heart: :sunglasses:


#2

Öyle değilde geçmişte ki bir karakterle şu anda ki karakterlerin karşılaştırması şeklinde olsa daha iyi olurdu mesela
Aegon - Daenerys
Theon - Geç Kalan Kral Theon
Cersei - Visenya
Ned Stark - Cregan Stark
Tyrion - Zeki Lann
Doran - Meria Martell

Martin bu karakterleri açıkça birbirine benzeterek oluşturmuş geçmişte olan olaylara bakıp gelecekte olacaklar hakkında bize ipucu vermek için.


#3

Bu geniş çaplı bir konu; illa 5 kitapta yaşamış olanlar ile sınırlı değil.


#4

Tamam o zaman konuyu beğendim zaten.


#5

Misal Arya ve İyi Kraliçe ile Jon ve Bilge Kralmarasındaki benzerlikleri çıkarmıştım önceden. https://www.gameofthronestr.com/2018/05/30/arya-stark-ve-iyi-kralice-alysanne/


#6

Güzel konu benim de eklemek istediğim birileri var

Jon Snow ve Theon Greyjoy

Her ikisi de geçmişte Starklara düşman olan bir aileden gelme. Gerçi Jon yarı yarıya Stark ama Starklar ve Targaryenlerin arasındaki kan davasının çok daha fazla olması durumu dengeliyor.

Her ikisi de farklı bir aileden gelmesine rağmen Stark gibi yetiştirildi. Starkları çok sevdi ikisi de, onlardan birisi olmak istedi ancak asla olamayacağı için bir burukluk duygusuna sahip oldular her zaman.

Her ikisi de aslında kendi hanelerinin asıl varisi konumunda. Ancak aileleriyle büyümedikleri için kültür olarak ilgileri yok ve şuan ikisinin de ailesin de varis olarak başarılı bir kadın görülüyor.

Theon bir dönem Kışyarını yönetti ve Kışyarı prensi ünvanını aldı. Eğer Jon dizideki gibi Kuzeyi yönetirse buna benzer bir durum olabilir.

Sonuç olarak Jon muhtemelen ileride ciddi bir ikileme sahip olabilir. Burada kendisiyle benzeri bir durumda olan Theon Jon’un ufkunun açılmasını sağlayacaktır.


#7

Daemon Targeryan-Stanis Baretheon
Stanis’in hikayesi daha tamamlanmadı da gidişi Daemon yönünde, ikiside tahtı çok arzuladı ama alamadılar. Daemon’un çocukları geçti sonradan, Stanis’in kızının tahtı almasını isterim.


#8

Aslında ikisinin de ailesi geçmişten Starklara düşmanlık besliyor sayılmaz; bir savaş/isyan ile birbirine düşman haline gelme durumu var. Şimdi o şekilde yazınca çok evvelden beri kan davası varmış gibi oluyor. :slight_smile:

Kitabı bilmem ama bence dizide böyle bir olay olacak/oldu; Theon’a söylediği; “Hem bir Greyjoysun hem bir Stark, seçmek zorunda değilsin.” sözü, ayrıca kendine söylenmiş bir sözdü.

@Muratkocak bu yönden bakar isek seride bu ‘hırs’ ile birbirine benzeyen sürüsüne bereket karakter var, bu durum bu ikisini özel yapmıyor pek, diye düşünüyorum.


#9

Blackwoodlar ve Brackenler hariç hiçbir aile öyle değil. Ben de onu kast ettim zaten. Ha birbirini çekemeyen aileler var ama zaman zaman yakınlaşabiliyorlar da.

Aynı ikilem kitapta da olur muhtemelen.


#10

Aynı ikilem illa kitapta da olacaktır. Bu durumda Theon meselesi ona seride nasıl yol gösterir yolunu bulması için bilemiyorum elbet. Çünkü kendisi şu an baya batık durumda.


#11

Aslında Theon’un öğüt vermesi şeklinde düşünmedim ben. Sadece Jon’un Theon’a bakarak ibret alması olarak düşündüm.


#12

Martin bunu yapmış olabilir, evet. Lakin şu sıraladıkların ile birbirleri arasında pek bir bağlantı kuramadım.

Aegon ve Dany haricinde.
Bu ikisinde bile; Dany’nin Aegon ile benzeyen tek şeyi onun gibi fetihler yaparak ilerlemesi ve ileride 7 Krallığı fethetmek için gelecek olması ama başaracak mı başaramayacak mı o kısmı bilemiyoruz. Yaşamları hiç benzemiyor. Bir tek Dany bir keresinde Aegon ve kız kardeşleri gibi olmak istediğini söylüyordu, güveneceği 2 kişi bulması ile ilgili bir şeyden bahsediyordu(hayal meyal kafamda kalmış bu cümle.).

Ned ve Cragen’ın kral el’i olması dışında bir benzerliğini de göremedim.

Keza Tyrion ve Zeki Lann arasında da herhalde kurnazlık ve zeka ile ilgili benzerlik var, zaten adam efsane yaşamı hakkında pek bilgi yok. Diğer karakterlerin karşılaştırıldığı karakterlere vakıf değilim.

Tamam işte, ben de öyle algıladım seni ama ibret alınacak bir yeri yok, onu demek istedim. İkisinin durumu temelde aynı olaya dayansa da seçtikleri yol ve aldıkları kararlar ve sonuçları çok farklı; Ramsey ve Jon gibi. İkisi de piç ve temelde aynı hayata mahkum edildi ama birbirlerinden ibret alacakları bir şey yok. Demek istediğim bu. :slight_smile:


#13

Doğrusu ben kitapta olayların dizide dolduğu kadar basit gelişeceğine pek inanmıyorum. Çünkü iki aile arasında belki de Lannisterlar ve Starklarla olduğu kadar kan davası var.

İki tane Stark bu aile tarafından yakılmış.
Bu aileden bir kız tecavüze uğramış(en azından böyle biliniyor)

Öte yandan Jon’un kardeşleri hunharca katledilmiş, her ne kadar dayısı karşı çıksa da savaş canım ne olacak diyen adama sadık kalmış, hatta kızını evlendirme teklifine okey demiş.
Dayısı savaşta kendi ailesinin kaybetmesinde önemli bir rol oynamış.
Çocuğun yıllarca bir Tully tarafından aşağılanmasına izin vermiş.

Mektupta ise Daenerys Dothraklarla Westeros’u işgal ediyor ve sanki Dothrak tehlikesine güneyden gelen tehlike olarak bakılıyor. Yani bir doğrudan buluşma söz konusu değil.

Öte yandan Daenerys ise Ned Starktan nefret ediyor, onu işgalcinin arkadaşı olarak görüyor.

Yani ortada böyle gerçekler dururken bazı şeylerin tamir edilmesi kolay değil. Bu olayların göründüğü gibi olmadığının ve bazılarının yalana dayandığının ben de farkındayım. Ama gene de yıllar süren ön yargının, nefretin, yalanalrın dizide olduğu gibi basit bir ağız dalaşıyla halledilebileceğini zannetmiyorum.


#14

Bence de öyle kolay olmayacak, dizide zaman vb. şeyler yüzünden olağan da kitaplarda zaman sorunu yok. :slight_smile:

Bu arada Arya ve Jon’a 20. madde ekledim. Yeni buldum.


#15

Aynen. Doğal olarak burada Jon Snow’un belli bir noktada seçim yapması gerekebileceğini ve bu noktada ise Theon’dan ibret alabileceği düşüncesindeyim.


#16

Jon ve Dany :

-Ikisinin de babasi onlar dogmadan önce öldü, ve ayni “savasta” (anladiniz iste, “Robert’in isyani” olayinda).

-Ikisi de onlara zarar verecek kisilerden uzak durmak, gizlenmek için, dogduklari yerin tam zit yönüne bebekken götürüldüler (Jon Güney’den Kuzey’e, Dany Bati’dan Dogu’ya).

-Ikisi de, özellikle Taht Oyunlari’nin (1.kitap) genelinde çokça gözlemci olarak tanimlaniyorlar.

-Ikisi de isteksizce, çaresizce “barbar”, “medeniyetsiz” olarak tanimalanan halklara katiliyorlar. Ikisi de bu halklarin içinde kendilerine, durumlarina has sebeplerle istemedikleri kisilerle iliskiye basliyorlar, ama ikisi de sonradan o kisilere asik oluyorlar. Ve ikisi de bu kisilerin dolayli olarak ölümlerine sebep oluyorlar (Jon Gece Nöbetine haber vermeseydi, Yabanillara karsilik hazirliksiz yakalanacaklardi, Ygritte belki de ölmeyecekti. Dany Mirri’ye güvenmeseydi, belki de Drogo’nun yarasi iyilesecekti ve ölmeyecekti).

-Krallarin Carpismasi’nda, arka arkaya gelen POV’larda (Daenerys I ve Jon II), ikisi de beyaz sehirler olarak tanimlanan terkedilmis sehirler ile karsilasiyorlar; Whitetree ve Vaes Tolorro.

-Ikisi de genç yasta liderlige yükseliyorlar, yönetiyorlar.

-Ikisi de çok uzun zamandir devam eden düzenleri degistirmeye çalisiyorlar. Dany köleligi bitirmek, Jon ise Gece Nöbetini degistirmek, ve Yabanillarin dislanmisligina son vermek istiyor.

-Yine ayni konuda; ikisi de bagli olduklari hanelerin geçmiste yaptiklarinin tersini yapiyorlar. Dany atalari olan Valyrialilarin ejderhalariyla insanlar kölelestirmelerinin aksine, ejderhalari ile kölelerin özgürlestirmek için mücadele veriyor. Jon ise Yabanillarin Sur’un Ötesinde olmalarinda ve tutulmalarinda gayet önemli bir rol oynamis, kontrol sahibi olmus Stark hanesinin aksine, o Yabanillari Sur’un Güneyine getirmek için mücadele ediyor.

-Ikisi de statükolari degistirmek için verdikleri bu mücadelelerde çok büyük bir direnis ile karsilasiyorlar (ki Jon bunun sonunda öldürülüyor).

-Ikisi de basarisizlik, gerileme ile karsi karsiya kaliyorlar ve liderlik rollerinde, konumlarinda gittikçe hayal kirikligina ugruyorlar.

-Ikisi de zamani geldiginde görevlerini askin önüne koydular. Jon, Gece Nöbeti ve diyar için Ygritte’den vazgeçti, onu terketti. Dany ise Meereen’in iyiligi için hiç istemedigi Hizdahr ile evlenip asik oldugu Daario’dan ayrildi.

-Ikisi de yönettikleri halk, topluluk için en iyisini istiyorlar. Baris için, daha iyi ve adaletli bir düzen için mücadele ediyorlar.
Ikisi de yönettikleri insanlar tarafindan kabul edilmek istiyor, bunun için çabaliyorlar.
Ikisi de toplumun disladigi, ezdigi insanlara yardim etmek, onlari kurtarmak için çabaliyorlar.

-Ikisi de hiç tanimadiklari ve asla taniyamayacaklari aile üyelerini sIk sIk düsünüyor, aile özlemi çekiyor, aile olma istegi tasiyorlar.


#17

Benim ilginç bulduğum başka bir nokta da ikisinin de bu zorla alıkonulma olayına kadınlar açısından yaklaşıp aynı sonuca ulaşmaları.

Jon Snow’un pek çok kez Ygritte’e bu alışkanlık saçma ya istemediğin biri tarafından kaçırırsan demişliği olduğu gibi aynı şekilde Daenerys de özellikle kendi hayatı üzerinden bunu düşünüyor. İkisi bir araya geldiğinde bir aynen çekmelerini bekliyorum.


#18

Valla bu ikisi bir araya geldiklerinde onlarca aynen çekmeleri gerekiyor :smile:

Cok hosuma gidiyor Dany ve Jon paralellikleri; hemen hemen bütün önemli karakterler arasinda paralellik var ama Dany ve Jon arasindakiler çok baska geliyor bana. Belki de en çok onlari sevdigimden, benzerliklerine daha çok ilgi gösterdigimdendir gerçi, bilmiyorum.
Parallelikler disinda, kontrastlar da var Dany ve Jon arasinda, çok az ama onlar da çok hos.

Bir ara Dany-Arya paralelliklerini de yazarim bu arada.


#19

Bu Arada zorlama olacak ve belki alakasız ama Dany de aslında genetik bilimine göre Jon gibi yarı Ejder yarı ilk insan.

Şöyle ki Daenerys’in büyükbabası Aegon Blackwood ile evlilik yapıyor. Sonraki iki nesilde de kardeşler evleniyor. Esasında kardeşler evlendiği zaman çocuk genetik olarak babaya okan yakınlığı açısından kardeşi gibidir. Yani melez ile melez evlenirse doğanlar da doğal olarak melez sayılabilir. Demek istediğimi anlatabilmişimdir umarım .d


#20

Yani… Cok az ilk insan kani vardir, üzerinde durulmayacak kadar az, hiçbir sekilde yansimayacak kadar az. Jon kadar ilk insan kani tasimiyor, dolayisiyla pek paralellik sayilmaz. Paralellik deyince, çok daha fazla net olmasi gerekiyor.