Kitaptan Parçalar ve Tartışmalar

Öncelikle merhabalar;
Bu konuyu açma sebebim kitabı elime yeni almam ve okuduğum kısımlarda ilginç bulduğum kısımları sizlerle paylaşmak ve bu kısımlar hakkında sohbet etmek. Burayı kişisel bir sayfada olarak algılayabilirsiniz. Konuyu açma sebeplerimden biride arkadaşları meraklandırmak çünkü bu bana çok oldu merak merak bence güzel bişey merak :smiley:
Ek olarak bana göre bu kısımlar dizide yüzde yüz olacak kısımlardır bu sebepten dolayı spoiler aşırı derecede içermektedir.
Kitabın giriş bölümünde şu 3 boru çalınması ile ilgili olaylar yaşanıyor ve henüz oraya dönmedik. (okuduğum kadarıyla)

Kitabı okudukça yeni parçaları ekleyeceğim.
Diyaloglar uzun olduğu için kısaltmalar yaptım.

JON - 113-114
"Burada Mance Rayder ile Jon’un ilk karşılaşması ve Mance’nin neden Gece Gözcüleri’nden ayrıldığı ve Jon’u kabul etmesi olayları yaşanıyor."

[spoiler]-“Gel gör ki kadın ölmüştü ama kızı benimle ilgilendi. Yaralarımı temizledi, dikti ve tekrar ata binebilecek kadar güçlenene kadar beni yulaf lapası ve iksirlerle besledi. Pelerinimdeki yırtıkları da yamadı; büyükannesinin, Asshai ipeğiyle. O ipek kumaş kızın sahip olduğu en büyük hazineydi ve bana hediyesiydi.

Ama Gölge Kule’de bana yeni pelerin verdiler… siyah elbiselerime uygun… Yeni pelerinimin ne tarazı, ne yırtığı, ne de söküğü vardı… ve en önemlisi kırmızısı yoktu. Gece nöbetçilerinin adamları siyah giyinir diye hatırlattılar…

Ertesi sabah ayrıldım… bir öpücüğün suç olmadığı ve bir adamın istediği pelerini giyebileceği bir yere gitmek için. Ya sen Jon Kar?”

-Jon bir yudum daha şarap içti. Bu adamın inanabileceği tek hikaye var. “Babamın Kral Robert için ziyafet verdiği gece Kışyarı’nda olduğunuzu söylemiştiniz.”
-“Söyledim, çünkü oradaydım.”
-“O halde hepimizi gördünüz. Prens Joffrey ve Prens Tommen, Prenses Myrcella, kardeşlerim RObb, Bran, Rickon, Arya ve Sansa. Bütün gözlerin onların üstündeyken… ve kralla kraliçenin oturduğu yüksek platformun hemen altındaki masaya oturduklarını gördünüz.”
-“Hatırlıyorum.”
-“Ve benim nerede oturduğumu da gördün mü Mance? Piçi nereye koyduklarını da gördün mü?”

Mance Rayder uzunca bir an Jon’un yüzüne baktı.
-“Sana yeni bir pelerin bulsak iyi olacak sanırım,” dedi elini uzatırken.[/spoiler]

Burada ben hayran oldum Jondan beklenmedik hareketler dedim ve Mance Rayder’da iyi gibi ek olarakta şuanda kitabı tam bu noktada okumaya ara verdiğimi belirtiyim.

DAENERYS-132
Burada Dany Qarth’dan sonunda 3 gemi ile ayrılmış ki bu gemilerin isimleri Balerion, Meraxes, Vhagar’dır. Ve gecenin sonuna doğru Sör Jorah ile Dany arasında ilk defa olacak bazı şeyler oluyor.

-İpeği kalçalarına çekerken, “Bana madalyonlu kemerimi ver,” dedi Jorah’a. “Ve yeleğimi…” diye devam etti arkasına dönerken.
Sör Jorah kollarını Dany’ye doladı.
Jorah onu kendine çekip dudaklarını dudaklarına bastırırken Dany’nin söylemeye zaman bulabildiği tek şey, “Ah” olmuştu

Ve Dany’nin ağzı şövalyenin dili için açıldı, halbuki bunu istememişti Dany. Sakalı batıyor, diye düşün, ama ağzı tatlı.

Dany ne kadar sürdüğünü söyleyemezdi ama uzun vir öpüşmeydi. Bittiğinde Sör Jorah, Dany’yi bıraktı, DAny hızla geri çekildi. “Sen… sen yapmamalıydın, beni…”
“Öpmek için bu kadar beklememeliydim,” diye tamamladı Sör Jorah.

“Ben… bu uygun değildi. ben senin kraliçenim.”
“Benim Kraliçem,” dedi Jorah, “ve gördüğüm en cesur, en tatlı, en güzel kadın. Daenerys…”
…“ejderhanın üç başı vardı hatırlıyormusunuz? Toz Sarayı’ndaki büyücülerden duyduğumuzdan beri bunun ne anlama geldiğini merak ediyordunuz. Pekala işte size anlam: Aegon, Rhaenys, Visenya tarafından sürülen 3 ejderha. Targaryen Hanedanı’nın üç başlı ejderhası… üç ejderha ve üç binici.”
“Evet,” dedi Dany “ama benim ağabeylerim öldü.”
“Sizin ağabeyleriniz yok ama kocalarınız olabilir. Ve size doğruyu söyleyeceğim Daenerys; bütün dünyada size benden daha dürüst olacak bir erkek daha yok.”

Bu sahnenin sonunda sanırım sadece ohaaa diyebildim :smiley:

JAIME-168
Bu kısa konuşmada Brienne, Jaime’ye neden Kral Muhafızlarına katıldığını soruyor ve bu sırada Tywin’in aslında kızını kimlerle evlendirmek istediğine değiliyor.

-Jaime, Kral Muhafızları’na aşk uğruna katılmıştı elbette.
Lord Tywin, Cercei’yi on iki yaşındayken saraya çağırmıştı onun bir kraliyet evliliği yapmasını umuyordu. Kızıyla evlenmek isteyen herkesi geri çevirmişti; Cercei büyürken, kadınlaşırken ve güzelleşirken onu Kral Eli Kulesi’nde tutmayı tercih etmişti. Prens Viserys’in olgunlaşmasını bekliyordu şüphesiz, belki de Rheagar’ın karısının doğum yatağında ölmesini.

Eğer herşey farklı olsaydı belkide şuanda Viserys yani bizim sahte ejderhamız şuanda Cercei’yle evli olabilirdi.


ARYA- 201-202
Burada Arya, Gendry ve Al Turta ile kaçtıktan sonra bir hana gidiyorlar ama zorla gidiyorlar diyebiliriz. O sırada 12 tane süvarinin geldiğini görüyorlar ve Arya tuzak olduğunu sanıyor ve olay çıkartıyor. Sonra kapıdan bir adam giriyor

“Harwin, benim. Beni tanımadın mı?” Gözleri yaşla doldu ve kendini bebek gibi ağlarken buldu ARya, aptal bir kız çocuğu gibi ağlarken. "Harwin, benim?"
Harwin “beni nereden tanıyorsun?” diye sordu kaşlarını şüphe ile çatarak…

"Beni tanımak zorundasın! Eskiden benim midillimi yürütürdün, ben küçükken.“
Harwin’in gözleri kocaman oldu. “Tanrılar merhamet edin,” dedi boğuk bir sesle. “Arya Ayalaşto? Lim, onu bırak.”
“Burnumu kırdı.” Lim, Arya’yı bir çuval gibi yere bıraktı. " Yedi cehennem, bu kızda kim oluyor?”
“El’in kızı.” Harwin, Aryanın önünde diz çöktü. “Kışyarı’nın Arya Stark’ı.”

Seri boyunca Arya ilk defa tanıdık biriyle karşılaşıyor ve ağlaması falan acıdım kıza :slight_smile:


JON- 234-235-236
Buradada tipik Jon-Ygritte konuşmalarıyla karşılaşıyoruz ve Ygritte dolaylıda olsa Jon’un hayatını kurtarıyor. Yabanılların içinde turuncu saç çok nadir görülüyor ve turuncu saçlar şanslı kişiler olarak görülüyor ve Jon bölümünde öğrendiklerime göre yabanıllarda cidden kadın erkek ayrımı yok. Örnek olarak Tormund Devfelaketi, Ygritte için;
"Şimdi sana gelirsek… sizi sura götürdüklerinde aletlerinizi kestikleri doğrumu?
“Hayır” dedi Jon hakarete uğramış gibi.
“Bence doğru olmalı. Yoksa Ygritte’i neden reddesin?” …
Bu konuşmanın devamı ve önceside var fakat görüldüğü üzere yabanıllarda ki ben onlara özgür insanlar demeyi daha çok seviyorum, kadınlarında erkekler kadar cinsel istekleri olduğu kabul görmüş yani kadınların bu duygularını gizlemesine gerek yok.

“Mance” dedi Çıngıraklı, “biraz karga kemiği istiyorum.“
Ygritte, Jon’un önüne atıladı. “Bir adamı, bir zamanlar kardeşleri olan insanları korumak için yalan söyledi diye öldüremezsin.”
“Onlar hala onun kardeşleri,” dedi Styr.

“Bana verdiğiniz pelerini giyiyorum Majesteleri,” dedi.
“Koyun derisinden bir pelerin!” dedi Ygritte. “Ve nice geceler o pelerinin altında dans ettik!”

Böyle mi oldu Jon Kar?” diye sordu Mance Rayder tatlılıkla. “Kız ve sen?”
“Evet,” dedi Jon.
“Mance başıyla onayladı. “Güzel. O halde yarın sabah Jarl ve Styr’le birlikte gideceksin. Tekmiş gibi atan iki kalbi ayırmak benim haddim değil.”

Kemik Lordu “Umarım yalan söylemiyorsundur kızım” dedi Ygritte’e, kafatasının arkasındaki gözleri ışıldıyordu.
Jon, Uzunpençeyi çekti. “Qhorin’in kaderini istemiyorsan bizden uzak dur,” dedi.
“Kurdun burada değil delikanlı, sana yardım edemez.” Çıngıraklı da kendi kılıcına uzandı.
“Bundan emin misin?” diye sordu Ygritte gülerek.
Çemberduvarın taşlarının üstüne, beyaz tüylerini kabartmış ve sırtını kamburlaştırmış Hayalet göründü…

“Senden benim için yalan söylemeni istemedim,” diyecek kadar güvende hissetti kendini Jon.
“Yalan söylemedim,” dedi Ygritte. “Bir parçayı atladım, hepsi bu.”
“Dedin ki…”
” pelerinin altında nice geceler dans ettik. Ama bunu yapmaya ne zaman başladığımızı söylemedim.” Gülümsemesi neredeyse utangaçtı. “Bu gece Hayalet’in uyuması için başka bir yer bul Jon Kar. Mance’in dediği gibi. Eylemler sözlerden daha gerçektir.”

Ah bu ygritte ölümüme neden olacak sonunu bildiğim için… :frowning:

Gerçektende güzel bir konuşma olmuş.Paylaştıgın için teşekkürler.Kitabın onemli kısımlarını merakla bekliyor olucagım :slight_smile:

Bundan sonra işler sanıldığı gibi gitmiyor ama bende bu sahneden küçük bir umut ışığı görmüştüm ama oda söndü.

güzel düşünmüşsün:) hangi kitapta geçtiğini de yazar mısın?

dikkatsizliğine geldi sanırım konu zaten kılıçların fırtınasının içine açılmış. yani 3. kitap.

Öyle tartışma değil ama ,

Ygritte’nin sürekli ‘‘Hiç birşey bilmiyorsun Jon Snow’’ lafı beni delirtme aşamasına gelmişti nerdeyse :smiley:

bence ygritte’nin bu lafı Jon’u zeki olmaya itiyor ve yine bence Ygritte’de zeki biri.

Özür dilerim haklısın.Son mesajlardan girince dikkatsizliğime gelmiş :slight_smile:

DAENERYS-132
Burada Dany Qarth’dan sonunda 3 gemi ile ayrılmış ki bu gemilerin isimleri Balerion, Meraxes, Vhagar’dır. Ve gecenin sonuna doğru Sör Jorah ile Dany arasında ilk defa olacak bazı şeyler oluyor.

-İpeği kalçalarına çekerken, “Bana madalyonlu kemerimi ver,” dedi Jorah’a. “Ve yeleğimi…” diye devam etti arkasına dönerken.
Sör Jorah kollarını Dany’ye doladı.
Jorah onu kendine çekip dudaklarını dudaklarına bastırırken Dany’nin söylemeye zaman bulabildiği tek şey, “Ah” olmuştu

Ve Dany’nin ağzı şövalyenin dili için açıldı, halbuki bunu istememişti Dany. Sakalı batıyor, diye düşün, ama ağzı tatlı.

Dany ne kadar sürdüğünü söyleyemezdi ama uzun vir öpüşmeydi. Bittiğinde Sör Jorah, Dany’yi bıraktı, DAny hızla geri çekildi. “Sen… sen yapmamalıydın, beni…”
“Öpmek için bu kadar beklememeliydim,” diye tamamladı Sör Jorah.

“Ben… bu uygun değildi. ben senin kraliçenim.”
“Benim Kraliçem,” dedi Jorah, “ve gördüğüm en cesur, en tatlı, en güzel kadın. Daenerys…”
…“ejderhanın üç başı vardı hatırlıyormusunuz? Toz Sarayı’ndaki büyücülerden duyduğumuzdan beri bunun ne anlama geldiğini merak ediyordunuz. Pekala işte size anlam: Aegon, Rhaenys, Visenya tarafından sürülen 3 ejderha. Targaryen Hanedanı’nın üç başlı ejderhası… üç ejderha ve üç binici.”
“Evet,” dedi Dany “ama benim ağabeylerim öldü.”
“Sizin ağabeyleriniz yok ama kocalarınız olabilir. Ve size doğruyu söyleyeceğim Daenerys; bütün dünyada size benden daha dürüst olacak bir erkek daha yok.”

Bu sahnenin sonunda sanırım sadece ohaaa diyebildim :smiley:

JAIME-168
Bu kısa konuşmada Brienne, Jaime’ye neden Kral Muhafızlarına katıldığını soruyor ve bu sırada Tywin’in aslında kızını kimlerle evlendirmek istediğine değiliyor.

-Jaime, Kral Muhafızları’na aşk uğruna katılmıştı elbette.
Lord Tywin, Cercei’yi on iki yaşındayken saraya çağırmıştı onun bir kraliyet evliliği yapmasını umuyordu. Kızıyla evlenmek isteyen herkesi geri çevirmişti; Cercei büyürken, kadınlaşırken ve güzelleşirken onu Kral Eli Kulesi’nde tutmayı tercih etmişti. Prens Viserys’in olgunlaşmasını bekliyordu şüphesiz, belki de Rheagar’ın karısının doğum yatağında ölmesini.

Eğer herşey farklı olsaydı belkide şuanda Viserys yani bizim sahte ejderhamız şuanda Cercei’yle evli olabilirdi.

Arkadaşlar ben kılıçların fırtınası ile ilgili bir şey sormak istiyorum.3. kitaptaki önemli olaylardan I. kısımda yer alan varmı 140 larda falanımda eğer varsa bir anda gaza gelip okumayı düşünüyorum :smiley:

Dany ve jorah la birşeyler oluyormu diye konu açmıştım herkes hayır demişti oysaki :slight_smile: tahmınım tutmus görunuyor

bu bişe değilki. :). Daha okumadım devamını ama çok büyük birşey olmadığını biliyorum. zaten Jorah’ın Dany’i sevdiği 2. kitaptan beri belliydi.

Jorah kapmasın kızı jon a alacaktık biz danyi :smiley:

ARYA- 201-202
Burada Arya, Gendry ve Al Turta ile kaçtıktan sonra bir hana gidiyorlar ama zorla gidiyorlar diyebiliriz. O sırada 12 tane süvarinin geldiğini görüyorlar ve Arya tuzak olduğunu sanıyor ve olay çıkartıyor. Sonra kapıdan bir adam giriyor

“Harwin, benim. Beni tanımadın mı?” Gözleri yaşla doldu ve kendini bebek gibi ağlarken buldu ARya, aptal bir kız çocuğu gibi ağlarken. "Harwin, benim?"
Harwin “beni nereden tanıyorsun?” diye sordu kaşlarını şüphe ile çatarak…

"Beni tanımak zorundasın! Eskiden benim midillimi yürütürdün, ben küçükken.“
Harwin’in gözleri kocaman oldu. “Tanrılar merhamet edin,” dedi boğuk bir sesle. “Arya Ayalaşto? Lim, onu bırak.”
“Burnumu kırdı.” Lim, Arya’yı bir çuval gibi yere bıraktı. " Yedi cehennem, bu kızda kim oluyor?”
“El’in kızı.” Harwin, Aryanın önünde diz çöktü. “Kışyarı’nın Arya Stark’ı.”

Seri boyunca Arya ilk defa tanıdık biriyle karşılaşıyor ve ağlaması falan acıdım kıza :slight_smile:


JON- 234-235-236
Buradada tipik Jon-Ygritte konuşmalarıyla karşılaşıyoruz ve Ygritte dolaylıda olsa Jon’un hayatını kurtarıyor. Yabanılların içinde turuncu saç çok nadir görülüyor ve turuncu saçlar şanslı kişiler olarak görülüyor ve Jon bölümünde öğrendiklerime göre yabanıllarda cidden kadın erkek ayrımı yok. Örnek olarak Tormund Devfelaketi, Ygritte için;
"Şimdi sana gelirsek… sizi sura götürdüklerinde aletlerinizi kestikleri doğrumu?
“Hayır” dedi Jon hakarete uğramış gibi.
“Bence doğru olmalı. Yoksa Ygritte’i neden reddesin?” …
Bu konuşmanın devamı ve önceside var fakat görüldüğü üzere yabanıllarda ki ben onlara özgür insanlar demeyi daha çok seviyorum, kadınlarında erkekler kadar cinsel istekleri olduğu kabul görmüş yani kadınların bu duygularını gizlemesine gerek yok.

“Mance” dedi Çıngıraklı, “biraz karga kemiği istiyorum.“
Ygritte, Jon’un önüne atıladı. “Bir adamı, bir zamanlar kardeşleri olan insanları korumak için yalan söyledi diye öldüremezsin.”
“Onlar hala onun kardeşleri,” dedi Styr.

“Bana verdiğiniz pelerini giyiyorum Majesteleri,” dedi.
“Koyun derisinden bir pelerin!” dedi Ygritte. “Ve nice geceler o pelerinin altında dans ettik!”

Böyle mi oldu Jon Kar?” diye sordu Mance Rayder tatlılıkla. “Kız ve sen?”
“Evet,” dedi Jon.
“Mance başıyla onayladı. “Güzel. O halde yarın sabah Jarl ve Styr’le birlikte gideceksin. Tekmiş gibi atan iki kalbi ayırmak benim haddim değil.”

Kemik Lordu “Umarım yalan söylemiyorsundur kızım” dedi Ygritte’e, kafatasının arkasındaki gözleri ışıldıyordu.
Jon, Uzunpençeyi çekti. “Qhorin’in kaderini istemiyorsan bizden uzak dur,” dedi.
“Kurdun burada değil delikanlı, sana yardım edemez.” Çıngıraklı da kendi kılıcına uzandı.
“Bundan emin misin?” diye sordu Ygritte gülerek.
Çemberduvarın taşlarının üstüne, beyaz tüylerini kabartmış ve sırtını kamburlaştırmış Hayalet göründü…

“Senden benim için yalan söylemeni istemedim,” diyecek kadar güvende hissetti kendini Jon.
“Yalan söylemedim,” dedi Ygritte. “Bir parçayı atladım, hepsi bu.”
“Dedin ki…”
” pelerinin altında nice geceler dans ettik. Ama bunu yapmaya ne zaman başladığımızı söylemedim.” Gülümsemesi neredeyse utangaçtı. “Bu gece Hayalet’in uyuması için başka bir yer bul Jon Kar. Mance’in dediği gibi. Eylemler sözlerden daha gerçektir.”

Ah bu ygritte ölümüme neden olacak sonunu bildiğim için… :frowning:

Dany daha sonra Jorah’a bu yüzden kızıyor ve araları açılıyor. Daha daha sonra da Dany Jorah’ı sürdürüyor.

Vay be Jorah iyi bir karakter benim gözümde dizide görmeyi seviyorum umarım sürüldükten sonrada görünür dizide

Orada sanırım Benjen’in haberi yoktu.
Robert ile birlikte gelen askerlerin arasına karışmıştı sanırım tam hatırlamıyorum.yanlışda olabilir

ilginç,bu hiç bu yönden düşünmemiştim.yani benjen hain olabilir mi?

dizideki en gizemli adamlardan biri bence benjen

Adam farklı bir kılığa bürünüyor. Kimse tanıyamazdı ki zaten?