Kuzey'in Cariyesi (Sultanı(Kraliçesi)) Sansa

Not: Yazarken @HalillStark’tan esinlendim :smiley:

“Kış geliyor,” dedi Sansa. Kuzey yine bağımsızdı; Stannis vahşice katledilmişti, evet Sansa buna üzülmüştü fakat bu kuzeyin bağımsızlığına giden yolu açmıştı. Ramsay ve Stannis teke tek mücadelede karşı karşıya gelmişler ve Stannis yarım dakika geçmeden Işıkgetiren’le Ramsay’i kasıklardan enlemesine kesmiş ve vücudunu iki parçaya ayırmıştı. Sonra Kışyarı’ndaki adamlar Roose Bolton’a karşı ayaklanmış ve onu arkadan bıçaklamışlardı. Bir söylentiye göre alt tabakadan bir adam, Roose ölürken ağzını kapatmış ve kelime-i şehadet getirmesine izin vermemişti. Hayır, aptal, o alt tabakadan bir adam değil artık Dehşet Kalesi Lordu, dedi Sansa kendine. Sonra güldü. O adamı Dehşet Kalesi Lordu ilan etmişti.
Kuzeyin lordları Kışyarı’nda tekrar toplanmış ve “Allahu ekber!” naraları atarak Sansa’yı kraliçe ilan etmişlerdi.
“Kış değil ramazan geldi,” dedi Arya. Ufacık boyuyla şekil yapıyordu. Sansa etrafına baktı ve Arya’ya iki tokat çekti. Sansa oruçluydu; Arya’nın boyu o kadar minikti ki oruç tutamıyordu. Lord Harrion Karstark onu ilk gördüğünde “Allahın ay pardon Ormanın Çocukları yaşıyor,” diye bağırmıştı ciddi ciddi.
Arya, beş altı hurma çıkardı ve yedi.
Sonra odadaki sütunlardan birinin arkasına gitti ve…
Sansa gördüğüne inanamadı.
Bütün efendiliğini bir kenara bırakıp gördüğü şeye koşmak üzereydi ki… “Hayır,” dedi Arya. “Oruçlusunuz kraliçem.” Sansa tiksinerek baktı Arya’ya. Arya ona bir reverans yaptı ve odadan ayrıldı. Sansa masayı devirdi -sonra pişman olmuştu, hayır neden yapıyorsun Ramazan yani- ve o da dışarı çıktı.
Arya onu dışarıda bekliyordu.
“Limonlu keke zaafım olduğunu biliyorsun,” dedi Sansa Arya’ya. Arya da “Biliyorum limonlu kek ay kraliçem,” dedi. Sansa onu seviyordu aslında fakat Arya bazen çok sinir bozucu olabiliyordu.
İkisi birlikte Sansa’nın çalışma odasına gittiler. Sansa’nın çalışma odasında girdiğinizde tam karşınızda Yedisofya’nın bir tablosu oluyordu. Sansa bu yapıya hayrandı, zira o bir dindardı. Hazreti Aegon gelmiş, yılmamış, insanları hiç zorlamadan, tek damla kan akıtmadan yedi krallığı tek krallık yapmıştı. Bunu yaparken hiçbir hanedan zarar görmemişti. Hiç kimse incinmemişti.
Odanın sağdaki duvarında ise üzerinde ‘Hoşgeldin on bir ayın sultanı’ yazan bir tablo vardı.

:smiley: