Kuzey'in Kızı Arya Stark

Aslen şurada yayınlandı: Kuzey'in Kızı Arya Stark

Harrenhall Hayaleti, Dişi Kurt, Kurt Çocuğu, Kan Çocuğu, Kara Yürek, Yalnız Kurt, Gece Kurdu…”

Arya Stark, Ned Stark’ın en küçük kızı ve üçüncü (Jon’u da sayarsak dördüncü) çocuğu olarak karşımıza çıkıyor. Arya, serinin yazarı GRRM dahil, bir çok okuyucunun hayranı olduğu bir karakter, bilhassa kızlar arasında… Belki bunda biraz da Arya’nın karakter özellikleri ve verdiği mesajlar etkilidir. Bu kısmı biraz daha açmadan önce GRRM’in Arya’yı yazarken kimden esinlendiğini öğrenelim. Aslında Martin’e göre Arya, onun tanıdığı birden fazla kadından parçalar taşımaktır.

Özellikle de cinsel devrimin ve feminist hareketin 10 yılı, 60’lar ve 70’lerde genç bir adamken tanıdığım kadınlardan bazıları… ‘Bir koca bulup ev hanımı olmalıyım’ fikrini benimsemeyen çok sayıda genç kadın tanıdım.”

Arya, GRRM’in de ifade ettiği gibi “içine itildiği rolden” memnuniyet duymayan, bundan rahatsızlık hisseden bir karakter olarak öne çıkıyor ve tabiri caiz ise ataerkil düzene karşı direniyor. Modern çağda kadınların oldukça rahatsız olduğu ve sıkça dile getirdiği bu “ataerkil düzen tarafından kadına biçilen rol” meselesi göz önüne alındığı zaman ASOIAF okuyucularının önemli bir kesiminin (bilhassa kadın okuyucuların) neden Arya’yı sevdiği hatta hayran olduğunu anlamak güç değil çünkü Arya, bizim “kadın direnişimizin” simgesi olarak öne çıkıyor. Bu konudan muzdarip olup da Arya’da kendisinden bir parça görmeyen kadın yoktur. Onun da Taht Oyunları kitabında Jon’a ifade ettiği gibi; “Kadınlar da önemlidir!”

Bunu birilerin kafasına çivi ile çakmamız gerekiyor.

Gelelim bu yazının hazırlanma sebebine: bugün 16 Mart ve Arya Stark’ın isim günü! Aslında Mart aylarında doğduğu iyi kötü bilinse de “gün” olarak tespit edilen tarih %100 kesinlik içermese de tahminler aşağı yukarı 16 Mart’ı göstermekte. ( Hayranların hazırladığı zaman çizelgesi: ASOIAF Timeline - Vandal Proof - Google Sheets ) Biz de Arya Stark hayranları olarak onun isim gününü kutlamak adına böyle bir yazıyı kaleme almak istedik.

İlk olarak onunla ilk tanışmamdan kısaca bahsetmek istiyorum. Yıllar evvel Game Of Thrones dizisinin ilk bölümünü izlediğimde, diğer herkesle beraber, onu tanıdım ve hemen ısındım. O günlerde ona bu kadar hayran olacağımı biliyor muydum hatırlamıyorum ama sonradan kendimle benzeştirdiğim aşikar. Kitapları okuyunca da hayranlık daha fazla arttır çünkü onu daha iyi tanıdım.

Her hayran adına konuşamam belki ama kendi adıma neden Arya Stark’ı sevdiğimi söylemem gerekir ise yukarıdakine ek olarak şunları ifade etmem gerekir. Her şeyden önce Arya Stark’ta kendimden çok fazla parça görüyorum; bir türlü dikiş dikmeyi becerememesi, kadınsal işlerden fazla haz etmemesi, sık sık öfkelenmesi ve bunu göstermesi, kiminle konuşursa konuşsun samimi ve dürüst konuşmayı tercih etmesi ve hayallerinden vazgeçmemesi. Bunlar aklıma gelen ilk şeyler.

Diğer yandan Arya’nın sadakat duygusu, sevdiklerini ve masumları koruma güdüsü,vicdanı, adalet yönünün güçlü olması, idealistliği, her kesimden insanla iletişim kurup, onlarla zaman geçirmekten hoşlanan mütevazi tavrı (ki bizim evrenimizde seçimlere girse “sizdenim” havası verdiğinden baya oy toplar) ve kendini korumak için başkasına muhtaç olmaktan ise gücünün yettiğince bunu kendisinin yapması ve zeki/akıllı oluşu da beni kendisine çekiyor.

Arya’nın güçlü kişiliğine ve dik duruşuna da bayılıyorum! Düşmanları kara bulut gibi üstüne çöküp, onu sıkıştırsalar bile kişiliğinden hiçbir ödün vermeden direnmeyi sürdürüyor ve sonunda bir çıkış yolu buluyor( Allah var şimdi, kimi kişiden az yardım da almadı değil).

Elbette Arya bir Mary Sue karakteri değil. Onun da kendi içinde hataları ve yanlışları var ama hangimizin yok ki? Eğer birini sevecekseniz, kusurlarını yok sayarak yahut aklamaya çalışarak hasır altı etmek yerine; onlardan ders çıkarıp, kabul ederek yapmak gerekir. Aksi halde sevdiğinizi sandığınız kişiyi değil, hayallerinizdeki kişiyi seviyorsunuzdur. Bu da o kişiye karşı haksızlıktır. Lakin bugün onun isim günü, onun güzel yönlerinden bahsetmek gerekir.

Arya’mızı olduğu ve olacağı her haliyle seviyoruz, yapacak bir şey yok iflah olmaz bir Arya hayranıyız ki bundan da şikayetimiz yok. Umarım sizin de yoktur çünkü ortalıkta dolanmaya devam edeceğiz. Daha da önemlisi bir kadın olarak “sosyal adalet” isteyen her kadında Arya’dan bir parça göreceksiniz, alışmadıysanız alışmaya bakın. İğne kınından bir kere çıktı!

Siz de Arya’yı yad etmek adına onunla ilk tanıştığınızda ne hissetiğiniğizi, düşündüğünüzü ve hayranı olduysanız bu süreci, sebeplerini yazıp bizlerle paylaşın.

Bizim gibi bir iflah olmaz bir Aryacı iseniz de profilinizde :wolf: Arya Stark Tarikatı Üyesi :dagger: yazarak kardeşliğimize katılabilirsiniz. :wink:

:wolf: Arya Stark Tarikatı Üyesi :dagger:

:wolf: Arya Stark Abartı Timi Üyesi :dagger:

3 Beğeni

Yıllar önce ablam diziyi izlerken tam Arya sahnesinde denk gelmiştim, Joffrey’e saldırdığı sahneydi, hemen çekti zaten. Ablam da “bak bu kızı sana benzetiyorum,” dedi, ondan sonra izledim zaten hemen. Dizide direkt ilk bölümden hayranı oldum, ablam öyle demeseydi de olurdum çünkü ben de kendime cidden benzettim ve çoğu evrende kendime kimi benzettiysem onu severim. Bir şeyin kitapları olduğunu öğrendim mi direkt okuma alışkanlığım sağ olsun, aldım ve hemen okudum. Arya’nın kitapta daha ilgi çekici olduğunu kabul etmek gerek. Arya çok cesur, dik başlı, kimseye eyvallahı olmayan bir karakter ama kitapta cesaret gerektiren hareketlerini yapmadan önce kendini cesaretlendirmesini, içinden tekrar ettiklerini görünce insan daha bir hayran oluyor. Çünkü bu Arya’yı hem daha gerçekçi, hem daha cesur yapıyor. Sonuçta Ned babamın da dediği gibi, bir adamın cesur olabileceği tek andır korktuğu an.

Arya benim gördüğüm en ilginç, en farklı kadın karakterlerden, ki bunu onlarca fantastik seri ve normal seri okuduğum için içim çok rahat olarak söylüyorum. En sevdiğim yanı kendi yolunu kendi çizmesi. Başka savaşçı karakterler, özellikle de kadın olanları hayat şartları onları zorladı diye savaşçı olur ya da akıntıya kaptırır kendini. Ama Arya, bir Lord kızı olduğu halde ne yapmak istediğini biliyordu, asla da şımarık değildi. Arya akıntıya kapılmaktansa kendi yolunu yapar, gerekirse tırnaklarıyla kazıyarak yapar bunu. Okurken “Ben olsam şimdi bunu yapardım” diye düşündüğümde sonraki sayfada onu yapması/söylemesi olsun, her şeyiyle hayranım kıza. En sevdiğim fantastik karakter. Ve eğer bir kadın karakter yazsaydım, bu kesinlikle Arya Stark olurdu. Keşke insanlar ona laf etmek için bahaneler üretmek yerine onun ne kadar mükemmel bir karakter olduğunu anlasalar.

3 Beğeni

Benim genel tespitime göre okuyucular, asoiaf’ta hayran olunan karakterlerden (ama ciddi manada hayranlıktan bahsediyorum, fanatik olmak ya da ona yakın bir hayranlık) parçalar taşıyor, bu yüzden o karakterleri seviyorlar ki bence bu hoş bir şey. Okurken kendimizle özdeşleştiriyoruz galiba… Bu hayran tartışmalarında da biraz tansiyon yükselmesine sebebiyet verebiliyor elbette. :smiley:

Benim de en sevdiğim yönlerinden biridir bu; doğallığı ve samimiyeti. Sahip oldukları, dediğin gibi, onu şımartmamış ve üstünlük vesilesi olarak görmemiş. Doğru bildiğini söylüyor ve yapıyor, sonucu her zaman kestiremese bile kalbinin sesini dinlemekten çekinmiyor ve birileri ya da bir şeyler için eğilip bükülüp, kendinden ödün vermiyor ve dahası kendisine yalan söylemiyor, çoğu zaman en azından. (Herkes dönem dönem kendine yalan söylemiştir şimdi :slight_smile: )

Bizim Starkgaryen bir Dany hayranıdır ama o bile söyler “Ya bir insan Arya’yı niye sevmez?” Cidden yav, niye sevmez ki? Özellikle bir kadın. İlginç.

1 Beğeni

Evet kesinlikle, zaten bu yüzden herkes savunurken bu kadar tutkulu… Ama çok hoşuma gidiyor bu yine de, GRRM o kadar gerçekçi yazmış ki hepsini.

Benim de çok merak ettiğim bir konu; bir kadın Arya’dan nasıl nefret eder? Seride birçok güçlü kadın mevcut, onları da severiz ama Arya, GRRM’in de dediği gibi, bir güçlü kadının olması gereken her şey. Zaten kendisi de Arya’yı öyle bir profil hayal edip yazdığını açıkladı. Tescilli bir de :slight_smile:

Kalp kırıp, aşırıya kaçılmadığı sürece bence de bu hayran tartışmaları bir yerde çok güzel, yıllar sonra geçmişi yad ederken güleriz ne güzel. :slight_smile:

Aynen, tescilli marka bizim kız. :slight_smile:

Benim aklıma gelen tek açıklama (istisnalar olmakla beraber) karakter kapıştırmaktan kaynaklı olabilir, yani “senin kızın”, “benim kızım” muhabbeti. Ben bir hayran gördüm, yıllar evvel yazmış, ne kadar sevmediği karakter varsa sıralamış ama bakıyorsun en olmadık karakterler de içinde, ilk sıralarda; Arya ile Dany ilk iki sırada ve sonrasındakiler de Robb, Ned falan diye gidiyor… Düşündüm ki kendi sevdiği karakterin önünde engel gördüğü veya hareket çektiğini düşündüğü karakterlere uyuz kapmış.

1 Beğeni