Martin bize her şeyi söylüyor


#82

Bence asmamasi lazim. Kendini diger insanlarla esit görecekse, üstün bir soydan gelmedigini düsünecekse, neden hükümdar olmak istesin? Yani neden kendisiyle esit gördügü insanlari yönetsin?
Soylu ve ejderhalara hükmetmis bir haneden gelen; damarlarinda kadim Valyria kani akan; atalarinin Fatih, Kral ve Kraliçe olan birinden “Aayy yok yaa abartmayin, ben de herkes gibiyim iste” demesini ve buna inanmasini bekleyemeyiz degil mi? Valla kimse bunu kolay kolay asamaz, köken ve tarih ortada sonuçta. Tarihte tek bir örnek var yanilmiyorsam bunu az çok yapabilen : Baelor I Targaryen (Kutsal Baelor).

Ve dedigim gibi, Dany’nin kendini üstün görmesinin bu zamana kadar kimseye bir zarari olmadi.


@YeniAy_Ottoman
Döktürmüssün yine :smile:

Ben de memnun oldum :blush:

Bu konuda öyle evet, paket halinde geliyor.

Yok yani benim demek istedigim, AA’yi belli bir kaliba sokmamamiz gerektigi. Ben de mesela bir arabulucu olacagini düsünmüyorum ama bu ihtimali tamamen ortadan kaldirabilir miyim? Hayir, çünkü Azor Ahai hakkinda bildigimiz tek sey, karanliga son verecek bir kahraman oldugu, nasil biri oldugu degil.

Belki de ejderhalarin dogmasini saglayan o kehanettir, kaderdir; ve bunu yerine getirebilecek kisi de Dany’dir, o daha dogmadan bellidir belki.
Bir düsünsene… O yumurtalar neden çatladi? Dany neden yanmadi? Targaryenlerde bir atese dayaniklilik var ama o derecede de degil, Martin de söyledi bunu, o olayin tek seferlik oldugunu belirterek.
Nasil oldu bütün bunlar? Hayata karsilik ölüm mü sagladi acaba gerçekten ejderhalarin dogusunu? Bir cenaze atesiydi, bir ritüel degildi, kan büyüsü yapilmadi. Mirri’nin söyledigi sarkilar, dualar? Sanmiyorum ki o noktada Dany’ye çok büyük faydasi olacak dualar etsin. Ee ne oldu o halde? Mirri’nin ölümü ejderhalarin hayat bulmasina mi sebep oldu? Dany tam da böyle düsünerek yapti her seyi ve istedigi de oldu, ama onun düsündügü sekilde gerçeklesmis olabilir mi gerçekten? Mirri ölsün, ejderhalar dogsun… Dua yok, ritüel yok, kan büyüsü yok… Bu kadar basit olabilir mi?
O yüzden diyorum ki, belki de binlerce yil önce haberi verilen olay yasanmis, yazili olan gerçeklesmistir. Ve iste tam da bu noktada, Martin’in yarattigi evrende bir Tanri olduguna inaniyorum.

Muhtemelen öyle düsünmüslerdir ama bu nihayetinde bir seyi degistirmiyor. Imgeler görülmüs, kehanet söylenmis. Ve anlatilanlar yasandi. Enteresan olan bu. Ortada binlerce yillik bir kehanet var ve bir karakterin yasadigi olay bunu tamamen uyuyor. Martin baska birine daha yasatip “Dany’ninki sasirtmak içindi” dese, bu çok ucuz olur onun gibi bir yazar için. “Aslinda bo$, yanlis bir kehanetti” dese, ee o halde Dany’nin bunu yasamasina ne gibi bir açiklama yapabilir? “Tesadüf” mü?

Ilk AA öyle.

Savas ciddi anlamda basladiginda belki gökyüzünde birçok kuyruklu yildiz belirir, olabilir yani.
Westeros ve Essos’da yazlar ve kislar en az iki yil sürüyor biliyorsun ve mesela kis bitip yaz geldiginde, ne kadar sürecegini kimse bilmiyor. Belki de bu anormallik Ötekiler ile ilgilidir. Belki bu düzensizlik, dengesizlik onlar yüzünden gerçeklesmistir binlerce yil önce. Yani bu dogruysa eger, demek istedigim su ki, o gün yildizlar kanayacaksa, bunun sebebi Ötekilerin evrene ettikleri etki olabilir.

O kanayan yildiz AA kehanetinde de var iste. Ama tek bir yildiz. “Kirmizi yildiz kanadiginda…” falan filan.
Dany cenaze atesine girmeden birkaç dakika evvel belirdi gökyüzünde. Hatta hepsi Khal Drogo’nun yildizi oldugunu düsündü.
Bu konuda benim ilgimi ve merakimi çeken ne biliyor musun? Bran bu yildizin ne anlama geldigini sordugunda, Osha “Ates ve kan” diye cevap veriyor. Yabanil Osha yani !
Yasli Dadi ise onu koklayabildigini ve ejderhalari temsil ettigi söylüyor.

Kehanet öyle bir sekilde yazilmis ki, sanki bahsedilen olaylarin tek seferde yasanacagini düsündürüyor hep bana.

Bunu Mel söylüyor; gerçekten eski kitaplardan yazan bir kehanet mi yoksa biraz Mel’in ilk AA’dan yola çikarak sahip oldugu bir inanis mi veya vardigi sonuç mu? Orasi aslinda tam olarak belli degil. Celiskili bir konu. Mel bunu Stannis’i Azor Ahai ilan ettigi konusmada söylüyor, ve sonunda Stannis alevlerin ortasindan bir kiliç çekiyor. Ayni Mel ileride tastan ejderhalari uyandirmanin yolunu ariyor. Alevlerin arasindan kahramanlarin kilicini çeken adam AA olacaksa eger, diger kehanette bahsedilen tastan ejderhalari neden uyandirmanin yolunu ariyor? Öte yandan, bunu baska kimseden duymadik. Ama o diger kehanet mesela, onun Volantis’deki Kirmizi Tapinagin Yüce Rahibi Benerro tarafindan da bilindigi ve adamin bu kehanet sonucu Daenerys’in Azor Ahai olduguna inandigini ve vaazlar verip insalari onu takip etmesi için tesvik ettigi biliyoruz. Moqorro’nun Dany’nin yanina gitmesini söyleyen de Benerro. Bu adam neden bir kiliç ve onu tasiyacak bir kahraman arayisina girmiyor?

Bu sözler üstteki kismin devami. Yukarida açiklamam bunun için de geçerli.

Liderlerini, ilahlarini öldürebilen bir kiliç ise, ki eminim öyledir, AA bunu basaramamis çünkü geri döndüler. Ama kesin olan ve bilinen su ki, karanliga son vermis. Belki yeni AA da bunu yapacak, son verecek ama yok edemeyecek.

Tamamdir sanirim :smile:

Ben de bundan bahsediyordum zaten. Karanligin ve isigin savasi dedim, bunu söylerken aklimda elbette genel olarak kötülük yoktu. Ötekilerle birlikte gelen karanligi kastediyordum.
Dizide bu karanlik sonsuza dek yok edilebilir ama Martin’in bu konuda açik kapi birakabilecegine inaniyorum ben.

Kesinlikle ortadan kalkmadi :smile:
Ejderhalarin keskin disleri… Kiliç… Hayatta böyle bir yorumda bulunmam, benim de bir kalitem var :stuck_out_tongue: :smile:

Ilk AA’nin bir profili var, her AA ayni olacak diye bir sey yok.
Ben de yukarida gerekli açiklamayi yaptim. Benerro’lu kisim.

Yeniden dünyaya gelme, reenkarnasyon diye net bir sey yok aslinda. Diyor ki; “Azor Ahai küllerin ve dumanin ortasinda yeniden dogacak”. Azor Ahai olacak kisinin esas bir kimligi var degil mi? Bir ismi, bir soyismi. Yani bu kisi, kehanette bahsedilen olayi yasayip, Azor Ahai olarak yeniden dogacak seklinde de yorumlayabiliriz bu kismi. Ki bu ayni zamanda tam anlamiyla bir ölüp dirilme durumu olmasi gerektigini de isaret etmiyor. Mecazen yeniden dogacak. Yani aslinda o kisi her zaman Azor Ahai’ydi esasinda ama bu degisimi de yasamasi, o kimlige tamamen sahip olacagi olayi da yasamasi gerekiyordu.

Yaww neresi basit? Bu senaryodan çikar bakalim AA olan Dany’yi (varsayim), geriye ne kaliyor?
Son verilmis bilgilere göre, Kuzey komple bir araya geldiginde 45 bin asker. Vadi’yi de katalim hadi, 45 bin asker daha. Nehir Topraklari karisik, ama hadi orayi da ekleyelim, yaklasik 45 bin asker de oradan çikarmis. Özgür Halk var birde; Jon’un raporuna göre 30-40 bin kisiydi bunlar, kadinlar, çocuklar ve yaslilar dahil. Stannis üzerlerinden geçtiginde sayilari daha da azaldi; o yüzden ne diyelim? Iyimser davranip 15 bin savasacak adam çikarabilirler diyelim.
Hiç “savaslar oldu, bu sayi azalmistir” konusuna da girmeyecegim.
Ötekilere karsi birlikte hareket etme ihtimali olanlar bunlar. Geri kalaninin durumu ciddiye alacaklarini sanmiyorum, ya da ciddiye aldiklarinda birlikte hareket etmek için çok geç olmus olacak.
Elimizdeki güç ne? 150 bin adam. Devler yok, Ormanin Cocuklari yok bu sefer.

Dany, AA ise eger tabi, vaadedilen “Tüm Khallarin Khal’i” olursa (dizideki gibi), ki olacak gibi görünüyor, bu sayi 250-260 bin’e çikar, + 3 ejderha.
Yaratacagi farki bir düsün.
Kanayan yildizin gökyüzünde belirdigi gece, tuz ve dumanin ortasinda taslasmis ölü yumurtalardan ejderhalarin dogmasini saglayan o. Ne hikmetse, tam da Ötekiler kapiya dayandigi zaman Westeros’a varacak olan o. Sahip oldugu güçle birden mucize gibi belirip tüm dengeleri degistirebilecek kisi o.
Valla daha ne olsun?

Benim kafamdaki AA basit degil, “biraz fazla büyütüyorsunuz” dememin anlami AA’nin siradan, basit biri olacagini düsünmenden kaynaklanmiyor. Alakasi yok.
Millet çok özel, elinde alevli bir kiliçla savasan süper bir kahraman, süper bir lider bekliyor adeta. Ben bu beklenti için, “çok fazla büyütmeyin kafanizda” diyorum.

Dany AA olamayacak kadar basit biri mi sence?
Dany’nin adam toplamasi, ordusunu büyütmesi ile AA olmasinin niye bir ilgisi olsun ki zaten? Benim de böyle bir düsüncem yok.
Koca bir ordu getirecek dememden böyle bir sonuç çikardiysan eger, yanlis anlamissin. Ama bak bu noktada sunu da düsünebiliriz… Dany ne zaman bambaska biri oldu? Hirsli, kararli, hedefleri olan, karizmatik, lider biri haline geldi? Tam olarak ne zaman basladi Dany’nin esas serüveni? Ejderhalarin dogdugu o gece. Aklinda tüm bu süreci ve Dany’nin nihayetinde varacagi noktayi düsün. Sahip oldugu tüm gücün neye niyet, neye kismet olacagini?

Ortada AA kehaneti olmasaydi, ya da ejderhalari içeren bir AA kehaneti olmasaydi, belki de Dany hiçbir zaman ejderha sahibi olamayacakti. Yukarida söylediklerimi hatirla… Ritüel yok, dua yok, ölüme karsilik hayat getiren kan büyüsü yok… Ejderhalar nasil dogdu? Dany nasil kül olmadi? Hadi bunlari, büyüyü geç; hayati bedeli ölümdür’den gidelim… Kaç ölüm var? Iki (Khal ve Mirri). Dany’nin oglunun cani Khal Drogo için feda edildi zaten. 2 ölüm, 3 ejderha, 3 hayat. Arada birini daha mi attilar atese? :smile:
Martin’in bahsettigi “Tek seferlik büyülü bir olay” açiklamasindaki büyü tam olarak ne?

Hee tabi ! :smile: Aklimdaki sadece bundan ibaret :smile:
Hayir, elbette. Eline kilicini alip kaç Wight veya Öteki öldürmesiyle ölçmüyorum bunu. Ki aslinda bir ölçüm yaptigim da yok biliyor musun?
Benim “Jon’un Ötekilere karsi ne gibi bir mücadelesi oldu ki?” soruma cevap olarak, sen Jon’un bu mücadelesi ile ilgili bir liste hazirladin, ve bu listede Jon’un Sur’a gelip kayha olmasi veya casus olarak Özgür Halk’a katilmasi vardi.
Ciddiyim, bunlari nasil olur da “Ötekiler ile mücadele” olarak sayarsin? Ben buna takiliyorum sadece, bunu anlamiyorum.
Jon’un Ötekilere karsi mücadelesi bundan sonra baslar (ki ölü bir adami kapatip Wight olmasini beklemek ile, ve senin de belirttigin gibi Sur’u onarma karariyla basladi zaten), ve senin yazdigin o 4 maddelik listedeki gibi ilerler olay. Ama Jon’un öncesinde, parantez arasindak belirttigim girisimler disinda, Ötekilere karsi diyebilecegimiz bir mücadelesi yok. Dedigim gibi, ben sana “ne mücadelesi?” dedigimde, sen bana “Sur’a gitti kahya oldu” dedin :smile: Yani anliyorum, bu olay su an geldigi durumun baslangiç noktasi, ama bu kadar yani.

Tisikiirler Jin! :heart_eyes:
La havle… :smile:

Bir o eksikti. Ben sanmiyorum onlarla ugrasacagina, daha dogrusu, buna vakit kalacagini.

Benim o yönde bir beklentim olmadi, sen konuyu oraya getirdin. Benim tek söyledigim, “Ötekilere karsi mücadele mi? Ne mücadelesi?” oldu, oradan costun sen :smile: Kahya oldu, casus oldu dedin. Ben “Wtf??” deyince, bir daha costun :joy: Sakin ol, tamam. Jon çok mücadele etti evet, kahya oldu, tee oradan belliydi zaten. Casus olmasi hele! Fiyuuuu! Ne mücadeleydi! :joy:
Saka yapiyorum he, alinma :smile:

Valla sevmekle alakasi yok bence o noktada. Ötekiler kapiya dayanmis, millet “Ayy yok bu lider olmasin, çok meymenetsiz. Jon nerede?” diyecek durumda olmazlar.
Ben orada olsam, seçme sansi bana kalsa Stannis lider olsun, Jon bas danismani derdim.

Tekrar tekrar ayni seyleri mi yazdiracaksin bana Ayça?
Kaç tane AA var da, “AA dedigin bas lider olur” diyorsun? Dogmamis çocuga don biçiyorsun resmen :smile:
Karanligin karsisina dikilen bir kahramandan bahsetmiyoruz tam olarak, daha çok karanligi yok eden bir kahramandan bahsediyoruz. Bu ikisi arasinda ince bir fark var.

Ee Dany AA ise o da fark yaratacak iste. Niye illa elinde alevli bir kiliçla savasan bir adam bekliyorsunuz? Hem sen diyorsun ya ejderhalar bir mizrakla yerle yeksan olabilir diye, ben de buna karsilik, elinde alevli kiliçla savasan bir adama 4-5 Wight çullansa, adam pert derim.
Olay bu degil, yani ben o açidan bakmiyorum iste.
Ve tekrar belirteyim, Dany’nin AA oldugunu düsünüyorum ama iddia da etmiyorum. Eldeki bilgilerle çikardigim bir sonuç bu. Dany degilse, benim listemde ikinci sirada Jon var diyorum hep. Tabi nasil olur, Martin olayi nasil çevirir, orasini da bilmiyorum.

Neyse yorumunun devaminda hala elindeki kiliçla meydana dalan bir adamdan ve liderlikten bahsettigin için, o kisma cevap yazmayacagim. AA ile ilgili ve kiliç meselesi ile ilgili bakis açimi defalarca yazdim zaten, daha fazla tekrara düsmenin anlami yok.

Su “Dany onun emri altina girmez, istemedigi seyi yapmaz” konusunda… Yanlis anlasilmaya müsait bir sekilde yazmisim, kabul ediyorum.
Demek istedigim, Dany’nin Jon’dan emirler almayi kabul etmeyecegidir. Emir almayi diyorum bak. Yani ondan daha alt bir konumda olmayi. Dany, Jon’u bas lider olarak kabul etmez yani, onu daha çok tecrübeli oldugu için stratejileri sunan kisi olarak görür ve bu sekilde kabul eder. Hee tabi esasinda Jon bas liderdir, ama Dany bu sekilde görmez, ve tabi Jon da bu sekilde davranmaz ona karsi. Dany, içine sinmediginde veya tam anlamadiginda, Jon’un kararlarini sorgular, sorular sorar. Onun emri altinda olan biri bunu yapamaz. Yani demem o ki, Dany’nin orada bir agirligi olacak, Jon’un her dedigine her seferinde kafa sallayan biri olmayacak. Sogulayacak, soracak, savas/taktik bilgisi olan komutanlarinin sözlerinin dikkate alinmasini bekleyecek.
Istemedigi seyi yapmaz dememin ise, stratejilerle pek alakasi yok. Bunlar savasin devam edecegi süre boyunca ayni yerde yasayacaklar, birbirine tamamen yabanci olan iki halkin lideri olacaklar. O süreçe çikabilecek anlasmazliklar sadece savasla alakali olmayabilir. Dany Jon’u bas lider olarak görürse, dedigim gibi, Kuzey’de geçirecegi zaman boyunca ondan alt bir konumda oldugunu kabul etmis olur ve bu ister istemez sadece savas sirasinda ön plana çikacak bir durum olmaz, genele yayilir. Dany oraya bir Kraliçe olarak gelecek, fethetmek istedigi ve ona karsi olan bir halkin topraklarinda olacak; dolayisiyla sürekli kendi askerlerinin önünde basini dik tutmasi, durusundan ödün vermemesi gerek.
Neyse, tekrar edeyim, Jon’a sorun çikaracak, köstek olacak diye bir sey yok. Ama Jon’un her dedigini onaylayan, kafa sallayan ve uygulayan birini de beklemeyelim. Dany’ye ters, ünvanina ters.

He Jon’un kim oldugu ortaya çikarsa, iste o zaman böyle deyim yerindeyse kuyrugu dik tutma çabasi olmaz.
Jon mesru bir Targ ise hele, daha da iyi. Dany sanirim ilk soku atlattiktan sonra, Jon’un taht siralamasinda ondan önde oldugunu kabul eder, ki bundan aile özleminin de etkisi olur ve içinde bulunduklari durum Dany’nin gözünde “iki taraf’in ittifaki” degil, “tek taraf” haline gelir. Onu bir yabanci olarak gören, iddiasini kabul etmeyen bir halkin ortasinda her ne olursa olsun durusunu bozmama derdinden büyük ölçüde kurtulur. Ama böyle olsa bile, yine de Jon’un emri altina girmez, o da var. Yasadigi onca sey, sifirdan baslayip geldigi konumu öyle bir çirpida silip köseye çekilecek biri de degil Dany, olmasin da. “Senin olan benim, benim olan senin. 7 Krallik ikimizin.”, en iyisi, en uygunu bu :smile:

Valyria çeliginin ham maddesi ejderha atesidir demedim ki ben, o atesten bir parça tasiyor dedim. Ve Ötekilere karsi etkili olmasi söz konusuydu burada, ondan bahsediyorduk zaten. Bu konuda, bu özelligi konusunda, ejderha atesi ham madde aslinda evet. Ama genel anlamda ham madde demiyorum.
Bak simdi…
Valyria çeligi büyü ile, ejderha atesiyle yapilmis. Ejderhalar ise büyülü, doga üstü yaratiklar, onlarin üfledikleri atesin öyle normal bir ates olmadigi söylenir.
Dolayisiyla buradan yola çikarsan sonuç ne olur?
Valyria çeligi, malzemelerinden biri olan ejderha atesi olmasaydi, belki de yapilamazdi, ya da Ötekilere ve Wightlara karsi etkili olma özelligini tasimazdi; nihayetinde yapilan büyüler çeligin Ötekilere karsi etkili olma özelligi tasimasi adina yapilmamistir, ne alaka degil mi? O yüzden keramet ejderha atesinde diyebiliriz, Valyria çeligi o essiz atesten bir parça tasiyor.
Ejderhalar ise o atesin ta kendini. Valyria çeliginin Öteki ve Wight öldürme özelligini aldigi kaynak.
Bu sefer anlatabildim mi?

Elbette ki olmayacak. Açikladim zaten, ben Ötekilere karsi etkili olmasindan, bu özelligin kaynagindan bahsediyordum, genel olarak Valyria çeliginin ham maddesinden degil. Yanlis anlamissin.
Bence ham madde çelik :smile: Büyü + ejderha atesi ise o çeligi özel yapan malzemeler.

Yorumun sonuna kadar daha kaç kere 1.kehanet diyeceksin merak ediyorum :smile:
Mel Allahtan o siralar ejderhali kehanete takik degildi… :smile:

Dedigim gibi, baska sansim olmadigi için Isikgetiren diyorum aslinda. Silah diyorum arada ama o da iste bazi cümlelerde çok siradan, yanlis anlasilacak sekilde duruyor.

Kahve alayim, zahmet olmazsa :blush:

Ilk iki’ye katiliyorum, yani olabilir, mümkün.
3.sü biraz karisik, ask ile ilgili yazdiklarin :smile:
Genel olarak, bu üç atesin Dany’nin hayatinin dönüm noktalarini isaret ettigi söyleniyor. Hatta birinci atesin Khal Drogo’nun ölümü oldugu söyleniyor. Tabi sen geçenlerde bu kehanetin sadece gelecekle ilgili olmasi gerektigini, nihayetinde kehanet olugunu belirttin ve bu çok mantikliydi. Ama Dany’nin geçmisinin de dahil oldugu ihtimalini tamamen silmemek de gerek.

Katiliyorum.

1.Kanda ihanet’e hiç bu açidan bakmamistim. Enteresan. Genelde bunun, yine önceden yasanmis, Mirri’nin ihaneti olduguna inaniliyor.
2. Altin. Jorah veya Ben diyorum ben buna. Tyrion’dan bir ihanet beklemiyorum, en azinda bu sekilde.
3. Ask. Daario… Sevmiyorum o adami, var birseyler.

Ayni fikirdeyim az çok. Yani hepsinin baglantili olmasini beklemiyorum ama ayni olayi ve kisiyi isaret eden durumlar oldugunu düsünüyorum.

Ooh bitti nihayet.
Bundan daha uzun bir yorum yazilamaz herhalde.


#83

Yorumu siliyor ve en aşağıda yeniden gözden geçirerek tekrar yorumluyorum. Haydi bismillah. :smiley:


#84

Benim yazdigim hiçbir seyi dikkatle okumamissin.
Yorumumu tekrar okumani rica ediyorum, lütfen. Cidden agzim açik kaldi, o derece. Sanki son yazdigim yorumda yaptigim açiklamalar hiç yokmus, sen önceki yazdigim yoruma farkli cümleler kurarak ayni cevabi vermissin gibi. Özellikle de kehanet ve Benerro konularinda.
Birde gelmis bana kehanetleri karistirdin, listeyi ve amaçlari karistirdin diyorsun. Hiçbir seyi karistirdigim yok. Biraz yukari gidip o liste meselesini yeniden oku, o listeyi benim hangi soruma karsilik olarak yazdin bir bak, ve tekrar rica ediyorum, benim son yorumumu da yeniden oku.
Ben son yorumunu liste ile ilgili yazdiklarindan sonra okumayi biraktim, çünkü bu sekilde tartismaya devam edemem, yazdiklarim resmen yok sayilmis. Yemin ederim seni tanimasam, görmezden gelip kafanin dikine gittigini düsünürdüm.
Özenle, iki saate yazdigim, anlasilir olmasi için ugrastigim bir yorumun nihayetinde hiçbir anlami kalmamasi üzücü.


#85

Tamam, dur bugün yeniden bir sıfırdan okuyayım; dün aklım fazla yerinde değildi demek ki. Şaşırdım hiçbir şey anlamamış olmama. Özür. :no_mouth:


#86

Sıfırdan başlayıp, yeniden okuyorum bak. Gene anlamadın etmedin deme. Yarım saatte yazmıyorum bunları. :slight_smile:

Bu evrende bir gerçek bir ilah olduğuna inanıyorum; hatta R’holler bu kişi olabilir de ve sadece o değil bir kişi daha olabilir; Diğer Büyük. Biri ateşi diğeri buzu temsil ediyor; biri aydınlık diğeri karanlık… Zerdüşlük inancını incelediğimde birebir örtüşen bir inanç olduğunu görmüştüm; iki kardeşti bu inançta galiba, tam hatırlamıyorum. Yani ne varsa bu ikisi arasında dönüyor gibime geliyor. Haliyle Diğer Büyük kazanmak için kendi askerlerini, kehanetlerini(onun tarafında neler oluyor bilemiyoruz elbette) vs. yerine getirip, işini yapar iken bizim görüp, okuyabildiğimiz tarafta da R’holler kendi savaşını kazanmak için AA, ejderha vs. ile ilgili bir takım işlere girişmiş.

Ortada bir savaş olduğu için iki tarafın da kendi şampiyonları ve silahları olacaktır. Ve bir şekilde R’holler’ın ejderha lordları/Targ Hanesi ile bir bağı, onlara ilgisi olduğunu düşünüyorum. Sonuçta bu hane ateşi simgeleyen, sözleri “kan ve ateş” olan, ejderha sürücülerinden oluşuyor. R’holler inancının peşinde gidenlerin de büyüleri ağırlıkta kan ve ateşe dayanıyor. Ejderhalar ise bu savaşta oldukça önemli bir etken, çok güçlü bir silah, çünkü karşı taraftakiler BUZ; ateş, buzun düşmanıdır. Bir de üstüne karşı tarafın da buz ejderhası çıkar ise, zaten ateş ejderhaları çok gerekli olacak. Ayrıca bir de ejderhaların varlığının büyünün güçlenmesini ve tabir-i caiz ise yeniden doğmasını sağladığını unutmayalım; bağı nedir, bilemiyorum ama. Yani onlar olmadan önce de büyü, iyi kötü var sayılır ama atıyorum minik basit şeyler ve ilüzyon ötesinde değildi ama şimdi, daha fazlası. Ejderha bunları nasıl sağlayabiliyor? Yazar bu kısma açıklık getirir mi, merak ediyorum.

Dany’nin ejderha yumurtalarının cenaze ateşinde çatlamasına, o ateşin kuluçka etkisi yarattığını düşünüyorum. Miri “Hayata karşılık hayat” gerektiğini söylediği için; kurban edilmiş olması, ejderhalar için gerekli olan son hayat gücünü de sağlamış olabilir(aynı Dany’nin düşündüğü gibi) de hiç alakası da olmayabilir. Biz biliyoruz ki yumurtalar çok önceden ısınmaya/ılımaya vs. başlamış ama Dany, bunu güneş altında saatlerce kalmalarına bağlamıştı. Şahsen yumurtaların o cenaze ateşinden çok önce canlandığını düşünüyorum, o kısım ise işte dediğim gibi olgunlaşıp, pişmesini sağladı.

Lakin Dany’nin hiç yanmadan-bir seferliğe de mahsus olsa- ateşin içine girip, çıkmasını inan açıklayamam. Bu konuda bir açıklama yapılmaz ise asla da öğrenemeyiz. He elbette senin düşündüğün gibi AA çıkar ise, cevap kendiliğinden gelir aslında; yanmadı, çünkü o mucizevi kişi olan AA. Yalnız senin de söylediğin gibi eşinin ölmesi ve oradan o şekilde çıkması; Dany karakterinin bir ‘kraliçe’ olarak yeniden -kişilik olarak- doğması ve olgunlaşması için bir mihenk taşı; bir çeşit vaftiz oldu. Diğer 4 karakterin de kendi açısında mihenk taşları var. Dany’nin bu.

Yalnız bu kuzey ilahları gerçek mi diye düşünmeden de edemiyorum. Yani bu tarafta da bir şeyler yok, diyemiyoruz. Yahut R’holler(ya da adı ne ise) Stark çocuklarına da mı el attı? Biz hep ejderhalara odaklandığımızdan, Ulukurtlar meselesini ve bir ailede 6 warg çıkması üstünde neredeyse hiç durmuyoruz. Doğan yavruların hepsinin gözü kapalıydı, bu da yeni doğduklarının göstergesi ve büyük olasılıkla da ölü anneden doğmuşlar çünkü anneleri çürümüştü, kuzey gibi bir yerde üç günde çürümezsin. Üstüne normalde zaten onların da anne karınlarında ölmesi gerekirdi ve ama doğdular; süt falan kalmamış olmalıydı, yine de bir şekilde aç veya susuz hayatta kalmışlar. Üstüne üstelik Ned’in 2 kızına ve 3 oğluna denk düşecek sayı/cinsiyette idiler. Bir de hepsinin üstüne SNOW’u anımsatan kar beyazı bir başka kurt; Jon için. Onun gözleri açık, yavruların gözleri en az 1,5-2 haftadan önce açılmaz. Demek o yavru bile çok önceden doğmuş diğerlerinden. Bu hayvanları bu şekilde buraya gelmesini ve tam sayıda doğmasını sağlayan kader/mucize nedir? Niçin? Ulukurtlar 200 yıldır kuzeyde yoklar, sadece Sur ötesindeler. O kurt nasıl oraya geçti? Sur’u nasıl aşabilir ki? Bu durum da en az Dany’nin ejderhaları kadar önemli ve olağanüstü bir şey ama dediğim gibi; Dany’nin ejderhaları daha şaşalı doğduğu için gözardı edilen bir durum maalesef. Bu kurtların, Stark çocukların warg özelliklerini tetiklediklerini de bir kenara yazalım. Aslında normal şartlarda warg isen bu çocuk yaşlarda ortaya çıkıyor ama onlar için bu kurtlar gerekli oldu, dahası Sansa’nın warg özelliği Lady vaktinden önce öldüğü için tetiklenmedi ama o kan onda da var(yazar söyledi). 1000 kişiden birinin warg olması gibi bir gerçeklik var iken bir ailede 6 kişi warg çıkıyor.

Bana kalırsa bu iki olay; iki özel ve kadim aileye ait iki özel ve büyülü hayvanın YENİDEN DOĞUŞU idi; Dany veya Jon ya da diğer Stark çocuklarının değil. Elbet Dany’nin o ateşe girip çıkmasında manevi/mecazi bir yeniden doğuş yok değil, kraliçe vs. olarak ama bence odak nokta bu olağanüstü hayvanların ve büyünün geri dönüşü ve gelecek düşmanın habercisi olması meselesi… Biz hep karakterlere odaklandığımız için resmin büyüğünü görmekte zorlanıyoruz gibime geliyor.

Son yaz, aşırı derecede bunaltıcı bir sıcaklıktaydı güney taraflarında. Herkes bunu anormal karşılıyordu. Aslında bizde de benzer bir şeyler söylemezler mi? Kışın/Sonbahar az yağmur yağar ise bilin ki yazın kurak geçecektir, denir(Misal bu sene için de aynısı söyleniyor. :slight_smile: ). Aynı şekilde bu yaz mevsimi de ötekilerin ve uzun kışın geldiğinin haberiydi zaten. Lakin kehanetlerle ilgili garip bir şey de yok değil; adamlar birkaç bin yıl önceden randevu vermişler gibi, geleceklerini haber ediyorlar. Üstüne bunun alameti geliyor. :stuck_out_tongue: Yani haklı çıkma ihtimalin yüksek, dengesizlik falan hep bunların işi gibi.

KIRMIZI YILDIZ KANADIĞINDA… geçen kehanet, benim Melisandre Kehaneti dediğim kehanette geçiyor; tuz ve ateşin ortasında doğan, taştan ejderhaların uyandıracağını söylediği kehanette kanayan yıldız meselesi tekil olarak kullanılıyor. Buna ben 2. kehanet diyorum. Asshai Yazıtlarında kayda geçen (benim 1. kehanet dediğim) kehanetlerde ise çoğul kullanılıyor; Üstat Aemon da ölmeden önce kanayan yıldız gördüğünden bahsedince, bu yüzden bunları yeniden görebileceğimizi düşündüm. Çünkü bunlar da uzun gecenin ve ötekilerin işareti. Aslında kehaneti bir kez daha irdelersek;

“O gün yıldızlar kanayacak ve soğuğun ağır nefesi dünyanın üstüne çökecek. O dehşet dolu gün geldiğinde, bir savaşçı alevlerin arasındaki kılıcı çekecek. O kılıç Işık Getiren’dir. Kahramanların Kızıl Kılıcı’nı tutan adam, Azor Ahai’nin yeniden hayata gelişi olacak ve karanlık onun ardında kalacak.”

Bu Asshai Yazıtlarındaki 1. kehanet dediğim şey… (ilk AA değil, 2. AA’nın gelişini haber eden kehanet.)… İlk cümleye dikkat et. Yıldızlar kanayacak(elbet kuyruklu yıldız dışında başka şeyler bile olabilir bu) ve soğuk çökecek; buradan kastın kış olduğu belli. O gün geldiği zaman bir savaşçı, ateşlerin arasında kılıcı çekecek… Işıkgetiren’i.

Bu kehanet, AA’nın doğduktan sonraki eylemini anlatıyor gibi. Melisandre’nin anlattığı kehanet ise onun doğum şekliydi; senin üstüne durduğun;

“When the red star bleeds and the darkness gathers, Azor Ahai shall be born again amidst smoke and salt to wake dragons out of stone”

Kanayan kırmızı yıldız, toplanan karanlık, tuz ve duman arasında doğan ve taştan ejderhaları uyandıran AA.

Melisandre kehaneti, Asshai kehanetinin bir parçası mı yoksa ayrı olarak sonradan rahipler tarafından mı görülmüş, o kısmı bilmiyorum. Sanırım bu kısım hakkında kitaplarda bilgi yok.

Bu yüzden bu 2. AA için ortaya atılan iki kehanete bakarak 2.AA’nın Işıkgetiren isminde bir KILIÇ taşıyan SAVAŞÇI olduğuna dair üstünde durdum. Ejderhaların ise ışıkgetiren ile ilgili/bağı yok, fakat AA ile birebir bağı var. Bundan dolayı Dany’nin savaşçılığının ve ışıkgetiren kılıcının hala eksik olduğunu söylüyorum. Bu yönden bakar isek kehanetlerin sadece 1. kısmını yerine getirmiş gibi görünüyor; 2. kısmını değil. Bu şekilde bakarsak %99 bile değil, kehaneti karşılama durumu. Yine de şu ana kadar hala en büyük aday kendisi. :blush:

Tuz ve Duman içinde doğum şekli için ejderkayası tuz, deniyor(duman yok) ama ateşe girerken çıkan duman ve akan terinden gelen tuz(gerçi tuz ifadesi bu kadar basit mi? gerçekten diye düşünüyorum. Yani kehaneti gören AA’nın terlediğini mi görmüş? :slight_smile: ) söz konusu ve taş/fosil kabul edilen yumurtalardan ejderhanın çıkmasını sağladı.

Benim kafamda ‘tuz-duman’ içinde doğma olayı biraz daha değişik canlanıyor ama sonuç olarak hepimiz burada (karakterler bile) kehaneti kendi algılayış biçimimizle yorumluyoruz. Bu yüzden gördüğümüz ve görmediğimiz çok fazla olasılık var kehanetlerin gerçekleşme şekliyle ilgili.

Bu kadar üstünde durulduğu için bana göre de ejderhaların doğumunu haber eder bir işaret. Eğer yalan söylemediler ise (nasıl becerdilerse artık) onu da Ölümsüzler, Dany’e Qarth’a gelsin diye, göndermişler(dürüstlüklerinden de pek emin değilim doğrusu). Onların doğuşu da büyünün yeniden güçlenmesi; ortaya çıkmasını da sağladı. Fakat bence büyünün yeniden doğuşuna işaret sadece ejderha doğumu değildi; ulukurtlar da var işin içinde. Aslında ejderhalar ateşi; ulukurtlar buzu simgelediğine göre buz ve ateş meselesine dönüyoruz gibime geliyor. Yavaş yavaş Ötekiler’e hazırlık…

Bana tek seferde meydana geliyormuş gibime gelmiyor; parça parça oluyor bence.

Şimdi doğru mu anladım? There will come a day after a long summer when the stars bleed and the cold breath of darkness falls heavy on the world. In this dread hour a warrior shall draw from the fire a burning sword. And that sword shall be Lightbringer, the Red Sword of Heroes, and he who clasps it shall be Azor Ahai come again, and the darkness shall flee before him. Bu kehanet, Asshai Kehanetinin bir parçası mı, bilmiyoruz diyorsun? Yani Melisandre mi uydurdu diyorsun, 1. AA’nın etkisinde kalarak? Bunun için de neden Başrahip, kılıcı olan bir kahraman/savaşçı aramıyor da Dany gibi bir kadının peşinden gidiyor?

Şimdi doğru anladım ise eğer şu şekilde açıklamaya çalışayım fikrimi. Eğer 1. kehanete şüphe ile yaklaşacak olur isek 2. kehanete de şüphe ile yaklaşmamız gerekiyor(tuz ve duman arasında çıkan kehanet meselesinin başrahip tarafından da bilinmesi, senin için %100 doğru olduğuna işaret ediyor, anlıyorum. Zaten bana göre de kesin doğru.) çünkü ikisini de söyleyen/aktaran Melisandre. "Fakat Benerro 1. kehanetten hiç bahsetmemiş?!" Bundan yola çıkarak Melisandre’nin bir yerinden kehanet uydurduğunu düşünmek biraz karakterin iç tutarlılığı açısından mantık dışı olur gibime geliyor. Bu kadın yalancı biri değil ve AA’yı bulmak ve Ötekiler’e karşı savaş vermek bu kadının idealizmi, bunun için her şeyi yapacak biri. Ayrıca AA’nın kimin soyundan doğacağı kehanetini de Aemon dışında kimse bilmiyor, yalan bir kehanet olarak mı görmeliyiz? Hayır. O kehanet de doğru.

Benerro, Volantis rahiplerinin başında; Melisandre ise Asshai’den geliyor ve kehanet, bu şehrin kadim kitaplarında yer alıyor. Bunun dışında Benerro’nun 1.kehaneti bilmediğini veya kendi çevresinde hiç dillendirmediğini vs. biz şu aşamada da bilemeyiz. Ayrıca dikkatini çeker isem 1. kehanet AA’nın yapacağı şeyi; 2. kehanet ise doğumunu anlatıyor. Bu durumda kızıl rahiplerin ilk aşamada AA’nın doğumuna işaret eden özellikte birinin peşine düşmüş olmaları daha mantıklı, 2. kısım sonra…

Diğer yandan acaba bu Benerro açısından bakar ise Dany hakkında ne biliyor olabilir? 2. kehaneti nasıl yorumlamış olabilir?

1- Ejderha kanının son temsilcisi,
2- Ateşin içine girdi ve yanmadan çıktı(muhtemelen duymuştur),
3- Taştan yumurtalardan ejderha çıkarttı.
4-Ejderha kayasında doğdu.
5- Ejderhaların doğduğu gün de bir kuyruklu yıldız göründü.

Kehanette tuz ve duman içinde doğmaktan bahsediyor. Oysa Benerro açısından yaklaşır isek olaya onun gözünde tuz; ejderhakayası, duman ise içine girdiği ateş olsa gerek. Yoksa nereden bilsin Dany’nin terlediğini? :slight_smile:

Ayrıca Melisandre bile ‘ejderha kanı’ taşıyan birini arıyor. Bu adam hayli hayli arıyordur. Aemon bile Dany’e işaret etti. Peki sebep? Çünkü Dany Targaryen, yaşayan son ejderha kanı. Öyle biliyorlar. Üstüne Aemon 3. kehaneti de biliyor; AA, Deli Kral ve Karısının soyunda doğacak. Dany, bu ikisinin kızı. Diğer kehanetleri de illa biliyor; yeğeni ile yıllarca mektuplaşmış. Kehanet ‘erkek’ tabirinin kullanırken Dany’nin kız olmasını ise ejderhaların cinsiyeti olmaza bağlıyor, yapabileceği başka bir şey de yok niye? Kendisi olmayacağına göre sadece o olabilir. Lakin hem Benerro’ya hem de Aemon’a desek ki Jon Snıw diye bir oğlan var, Rhaegar’ın oğlu olur kendisi. O zaman ne derler? Bilhassa Aemon, eskisi kadar emin olur muydu, Dany konusunda? Bence bu kadar kesin konuşmazdı. Çünkü ilk bilgisine göre ihtimal sadece Dany olabilir ama yeni bilgiyle birlikte ihtimal ikiye çıkmış oldu.

Melisandre’nin Dany’den bihaber olduğunu sanmam, hele ki ejderhalarından. Lakin sırf AA’yı görmek için ilahına dua ettiğinde, alevler arasında Stannis’i gördüğü için peşine düştü. Hatta onun için sahte bir ışıkgetiren yaptı ve dediğin gibi, taştan ejderhaları uyandırmak için yol arıyor(kendisi arıyor, oysa bu işi AA’nın kendisi yapmalı.). Dedim sana Melisandre idealist biri bu konuda ve kafayı AA’yı bulmaya ve ona hizmete takmış ama kendine de aşırı güveni olan biri ve ilahına dua ettiğinde ona gösterdiklerine de çok inanıyor, sarsılmaz bir inancı var. Stannis bir erkek ve bir savaşçı; büyükannesi bir Targ. Ejderhakayası Lordu. Alevler içinde de onun yüzünü gördü AA olarak. Bunlara bakarak Stannis konusunda ısrar ediyor ve Dany peşine düşmüyor. Hatta en son AA’yı görmek için dua ettiği zaman Jon’u görmesine rağmen “Bu mu yoksa?” diye düşünmek yerine “Ne diye bunu gösteriyor bana?” diyor. Oysa ilk seferinde gördüğü ilk yüzün peşinden gitmişti. Fakat ona da desek ki Jon, aslında şu kişi; anında satar Stannis’i. Melisandre için AA bir erkek; Aemon ve Benerro için ise kadın da olabilir. Bu üçü de kehanetleri kendi bilgilerine ve algılarına göre yorumluyorlar. Biz de öyle yapmıyor muyuz? :wink:

Uzun lafın kısası 2. AA ile ilgili ortada dönen 3 kehanet var ve hepsi de gerçek. Sadece onu yorumlama şekilleri kişiden kişiye göre değişiklik gösteriyor; kendilerince sebeplerle. Üç kehaneti de toparlar isek 2. AA’nın özellikleri şu;

  1. Deli Kral’ın ve Karısının soyundan gelecek,
  2. Yıldız(lar) kanadığında tuz ve duman arasında doğacak,
  3. Taştan ejderhaları uyandıracak,
  4. Alevlerin arasında Işıkgetiren isimli kılıcı çekecek,
  5. Savaşçı,
  6. Kahraman,
    7- Kılıcını Ötekilere/Diğer Büyüğe karşı kullanacak,
    8- Karanlık kendisinden kaçacaktır,(the darkness shall flee before him, kaçmayı ifadeyi ediyor sanırım?)
    9- O düşerse tüm dünya onunla birlikte düşecek.

İnşallah bu sefer doğru anlamışımdır seni ve haliyle kendimi doğru ifade edebilmişimdir? :slight_smile:

Bunu bilmiyoruz işte. 1. AA’nın karşısında kim vardı? Uzun Gece nasıl bir gece idi? Buzlarla kaplı bir gece miydi yoksa sadece güneşin doğmadığı bir geceden mi bahsediyoruz? WW var mıydı? Gerçi iki kere uzun gece gelmiş ise, ister istemez bunu sağlayan kişinin aynı şahıs olduğu düşüncesi kafalarda oluşuyor; çünkü aynı hedef söz konusu(ya da alamet diyelim; uzun gecenin gelişi ve hiç gitmemesi, bunu yapan kişiye ne gibi bir şey verecek? Asıl amaç ne? Karanlıkta yaşamayı seven bir vampir olmasa gerek.). Bu durumda acaba diye düşünüyorum; ilk seferinde bir ww değil de başka bir şekilde şeyler yaptı da AA da onu öldüremediği ama kaçmasını sağlayarak westeros’a kuzeyin ötesine gelerek 2. uzun geceyi yaparak ww’leri mi yarattı? Ve yine yok edilemedi çünkü bu sefer ne aa ne de kılıcı yoktu. Şimdi tekrar güç topladı ve yeniden geliyor, bence çekirge en fazla 2 kere sıçrar, 3. de yakalanır. :stuck_out_tongue: Bu işin sonu gelir, gelmeli bana göre. Bitsin yav bu iş artık, yiterrr :smiley:

Basit olan Dany değil, senin kafandaki AA profili. Kehanetlerin anlattığı kişinin yapacağı şey ile senin bahsettiği ordu gücü/ejderha= umut verecek meselesini karşılaştırdığımda çok basit kaçıyor AA. Bu yüzden sürekli olarak ordu+ejderha için AA olmaya gerek yok, Dany zaten o olmadığı halde tüm bunları yapacak/yapıyor, diyorum.

Kuzey 45 bin adam çıkartıyor ise niye Jon 15 bin adamla Ötekiler karşı duruyor, onu anlamadım? (Ayrıca 2. Uzun Gece’de de en fazla 10 bin adam vardı Nöbette.Bu halle yendiler, neden? Besbelli ki iyi bir liderleri vardı başlarında. Kelle sayısı sandığın kadar muazzam bir etki yaratmıyor savaşlarda. Nice az sayı ile çok düşmana galip gelinir; savaş taktikleri ve iyi liderlik sayesinde; tersi şekilde de elinde 100 bin adam dahi olsa 10 bin adama kötü liderlik ve savaş taktiği ile yenilebilirsin ki gerçek dünya tarihinde de bunların sayısız örneği var. Bu yüzden AA’nın tüm meselesi eklle gücü olamaz, dedim.) Vadi ve Nehirova ve diğerlerini de katarsak hem de. Kuzey savaşır iken bu mallar öyle izleyecek mi? :smiley: Ölsün la hepsi o zaman.

Dany’yi çıkar, geriye ne kalır ki dedin ya; böyle bir reklam şarkısı vardı. O canlandı kafamda. :smiley:

İşte ama sen AA olan Dany’yi sayalım diyorsun; ben de diyorum ki Dany AA ise onun olayı kelle gücü ve üç ejderhadan daha fazlası olacak/olmak zorunda; anlaşamadığımız nokta bu. Senin AA kelle gücü getiriyor; Dany ölürse savaşta kelle gücünde azalma mı olacak? Ötekiler yenecek mi? Hayır, savaş devam edecek. Hatta savaşın ardında olayları takip eden birinin öldüğünü fark etmeleri bile zor olur. Lakin benim AA ölürse, ne olacak? Hepsi dağılacak ve yok olacak, yenilecekler. Çünkü kehanet o düşerse/ölürse dünya da onunla beraber düşecek, diyor.

Devler nasıl yok, Duygu? Jon en son 200 civarlarında dev aldı yanına. Ormanın Çocukları da mevcut. Bran ile konuşan hala sağda solda olduklarını söylediler, ilk zamanlardan daha az sayıları ama eskiden de çok değillermiş idi. Büyücü desen gani gani var, kızıl rahipler/rahibeler zaten birebir büyücü ya da savaşçı. Onlar da olaya dahil olacak bence; Essos’dan adam gelirse şaşma.

Dany’nin o kadar sayı ile Westoras’a geleceğinden şüphem var, en fazla 100 bin adamla gelir. Senin dediğin adamla tüm diyarı 3 günde fetheder. Kimse karşısında duramaz, dengesizlik olur. Yazar asla böyle bir güç dengesizliği yapmaz, ben yapmazdım. 250 bin adamla da zart zort kaybetmesi de saçma olacaktır dizideki gibi, bu yüzden böyle bir rakam asla bekleme.

Jon’un Sur’a gelip kahya olmasını, onun Ötekiler ile olan mücadelesine örnek olarak göstermedim. Yanlış anladın, karıştırdın dediğim şey bu işte.

“Ama harbiden, Ötekilere karsi ne gibi bir ugrasi, mücadelesi oldu?” sorusunu sorduğunda ben de ilk aşama olarak onun, zaman kronolojisini özetledim. Yani “Ötekiler tehlikesini öğrenmesi/idrak etmesi ve bir şey yapmaya başlaması ne zamana denk geldi ve ne kadar sürdü?” sorusunu sordum ve cevapladım. O listede, Jon’un Ötekiler ile ilgili ilk tecrübesi 2. listede yer alan wight’ın saldırı ile oldu ama ne olduğunu, nasıl olduğunu tam olarak idrak edemedi, ilk şoku yaşadı sadece. Sonrasında ise Sur Ötesinde Mance ve diğerleri ile at sürerken olan biten her şeyi iyice idrak etti ve Ötekiler tehlikesini gördü. Dönmesi ile Yabanılların/Stannis’in gelmesi hemen hemen aynı zaman dilinde gerçekleşti; yani olaylar üst üste geldi, olayı/anı yaşadı, bir şey yapmak için bir mücadelesi olmadı Ötekiler için daha… LAKİN 5. maddede yer aldığı gibi ne zaman Lord Kumandan oldu, sadece Ötekilere odaklandı.

  1. Sur’un terk edilmiş kalelerini restore edilip, yeniden kullanılması için emirler verdi,
  2. Adamların talimlerini/eğitimlerini sıklaştırdı ki asıl savaş geldiğinde hazır olsunlar(hatırlar isen Mormont’un bile bu kadar sık talim yaptırmadığından şikayet ediyorlardı.),
  3. Ötekiler için savaşmak ve Sur’u onlara karşı savunmak için(çünkü ilk cephe burası olacak Ötekiler ile olan savaşta) elinde yeterli adam olmadığının farkındaydı; bu yüzden Yabanılların kalanını da içeri alıp, birlikte savaşmak için anlaşma yaptı.
  4. Düşman hakkında daha fazla bilgi toplamak adına da cesetlerin dirilmesini ummak ve Sam’in Hisar’da daha fazla bilgi bulmasını ummak dışında-şimdilik- pek yapabileceği yok. Tüm bunları da en fazla 3-4 ay gibi kısa bir zaman diliminde gerçekleştirdi ve öldürüldü.

Yani onun Ötekiler ile olan mücadelesi ilk olarak onları idrak ederek sonra da savunma hatları oluşturmaya başlayarak gerçekleşti; yani savaş öncesi hazırlıklara BAŞLADI. Zaten bunun dışında yapılabilecek de tek şey Diyar halkını Ötekilerin geldiğine ikna edip, bir araya toplamak… Bu da o dirildikten sonra üstleneceği görev.

Anlatmaya çalıştığım buydu. Mücadele bu, mücadeleye GİRİŞTİ, sürece girdi, devam ediyordu, daha başındaydı ama şimdi ölü. Haliyle üç beş kelle almak, birebir çıplak gözle de görmek değil ise ve bu saydıklarım da hiç değilse nedir senin kafandaki mücadele anlayışı? Bunu hala anlamadım.

Dizideki Jon hiç kaile almadı ama kitaptaki Jon’un “Ben Lannisterlara yıkım getirmek istiyorum!” sözü kulağımda çınlıyor. Kuzey Komplosuna dahil olduktan sonra bir de Arya ve Sansa gelince, Jon’un Lannister meselesini tamamen gözardı edeceğini-dizide olduğu gibi- hiç sanmıyorum. Bence Jon bile ailesine yamuk yapan herkesten intikam alma derdine girebilir o yeni ruh haliyle. Kesin demiyorum ama ihtimal yüksek. Yani aynı anda iki şeyle uğraşabilir.

Senin demek istediğini de anladım; ejderha alevi ww öldürürden yola çıkarak ejderha alevinin önemine ve ışıkgetiren olma şeysine bağlantı kurmaya ve çeliğin onunla bu yönden aşık atamayacağını söylüyorsun, zaten o alevden yapılma diye, tamamdır. Yine de ww öldürecek mi ejderha ateşi, onu merak ediyorum işte. Eğer öldürüyor ise söylediğin şeyde haklısın, öldürmüyor ise o zaman ww yönünden ziyade sadece wightları toplu kıyıma uğratma açısından faydaları olacak. Zaten öyle çok sayıda ww olduğunu düşünmediğimden bu bile başlı başına büyük bir fayda olacaktır.

Yine de Valirya Çeliği, Öteki öldürebildiğine göre ve içinde ejderha alevi olduğuna göre bu durumda ww de öldürebilir diye bir mantık kurması zor değil, yine de… acaba öyle mi? Neye göre? O çeliğin içinde ejderhacamı var ise, asıl wwyi öldüren ejderhacamı parçası olmasın? Çünkü ejderhacamının ww öldürdüğünü net şekilde gördük.

Aşk ile ilgili her şey her daim karışık zaten, kehanette niye aksi olsun ki? :smiley:

Geçmişi dahil eder isek tüm geçmişi dahil ederiz; bu durumda abisinin ölümünden tut, oğlunun ölümü hatta babası, diğer abisi, annesi vs. aklıma gelen ve gelmeyen nice olasılığı içine katmak zorunda kalırız ki o zaman işin içinden çıkamayız. Şahsen geçmiş ile ilgili hiçbir şey değil; Drogo ihtimali yok, doğal olarak. Kehanet deniyor buna, kehanetin tanımı zaten gelecek tahmini/görme;

Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme, kâhinlik, ön deyi, prediksiyon TDK Senin için etimilojosine de baktım; gaipten haber verme manasına gelen kihāna kökeninden geliyormuş kehanet kelimesi.

Tekrar ediyorum, geçmiş ile ilgili olamaz, ihtimal dahi vermiyorum. Geçmiş dönüm noktaları değil, gelecekteki dönüm noktalarına odaklanmamız gerekiyor.

Jorah altın için değil, ev için ihanet etmişti. Ben’in ihaneti üzerinde duruyorum ama bu, şimdiki ihaneti değil(çünkü Dany’yi hiçbir şekilde etkilemiyor, az üzüyor o kadar; oysa ona dönüm noktası seviyesinde bir şey yapması gerek, uyarılıyor çünkü; iki üzülecek diye mi uyarıyorlar? Hayır, büyük bir zarara uğrayacak.); ileride Tyrion aracılığı ile yapacakları altın ihaneti. Dikkat edersen onunla altın üzerine anlaşma imzalıyorlar. Ben, Dany ile birlikte Meeren’den ayrılı batıya geldiğinde bir paralı asker altın zengini Lannister için mi hareket eder yoksa Dany için mi? Adam zaten bir kere altın için döndü, 2. kere için hayli hayli döner. Az buz da değil; minik komutanlar 500, büyük komutanlar 1000 altın alacaklar. Tyrion Kaya’yı istiyor, amacı bu; muhtemelen de Aegon’u yemlerken batıdiyara onunla dönmeyi planlıyordu ama Jorah onu kaçırdı, geneleve gittiğine de pişman olmuştu.

Daario, gerçekten Euron çıkar isen sen o zaman gör :smiley:

O belli olmaz. :smiley:


#87

Ulukurtlar/Ejderhalar’dan baslayalim…

Öncelikle, bir Ulukurt’un Sur’un Ötesinden Kuzeye (en azindan öyle düsünülüyor) geçmesi, orada 6 yavru dogurmasi (Stark çocuklarinin sayisina esit) falan filan, bunlar cidden enteresan.
R’hllor buna da mi el atti diye soruyorsun ya? Hayir. Bence bunun R’hllor ile ilgisi yok. Nasil olsun? Niye olsun? R’hllor gerçek ise, ve isigin tanrisi ise söylendigi gibi; Ulukurtlar onun ne isine yarayabilir?

Ulukurtlar büyülü yaratiklar demissin; degiller. Özel diyebiliriz elbette, ama büyülü degiller.
Ulukurtlar kurtlarin yakin bir akrabasi. Bizim dünyamizda da bu tür bir canli varmis; Canis Dirus, 10 bin yil önce nesli tükenmis. Martin de zaten Canis Dirus’den ilham alarak yazdigi eserdeki evrene Ulukurtlari dahil etmis.

Simdi bizim konumuz Azor Ahai, Uzun Gece, Ötekiler - Wightlar, degil mi?
Sen demissin ki, “Bu durum da en az Dany’nin ejderhaları kadar önemli ve olağanüstü bir şey”; evet olaganüstü bir olay ama en az Dany’nin ejderhalarinin dogumu kadar olaganüstü veya ayni derecede öneme sahip bir olay degil. Ve bunun ejderhalarin dogumunun daha sasali olmasiyla ilgisi yok.
Ulukurtlar, Sur’un Ötesinde varliklarini sürdüren hayvanlar. Duvar’in güney tarafinda 200 yildir görünmüyorlarmis, orasi tamam, ama hala varolan hayvanlar.
Ejderhalar ise 146 yildir yoklardi. Nesli tükenmis sayilan yaratiklardi. Yumurtalar vardi ama içinden ejderha çikarma denemeleri hiç basarili olmamis ve bazen felaketle sonuçlanmisti.

Bir Ulukurdun Sur’u asmasini, Stark çocuklarinin sayisina esit sayida yavru dogurmasi olaganüstü bir olaydir, ama en az ejderhalarin yeniden dünyaya gelmesi kadar olaganüstü degildir. Bu iki olayi hemen hemen de olsa ayni kefeye koyamazsin.

Ve son olarak, en önemli, en esas konu; ejderhalar Azor Ahai ile ilgili bir kehanette geçiyor, bu yüzden buna odaklaniyoruz daha çok. Ulukurtlar bu konuda üzerinde durulacak bir mesele degil, çünkü konunun çok disindalar.


Azor Ahai - Kehanet…

Simdi sen 2 kehanet var diyorsun; biri kiliçla ilgili olan, digeri ejderhalarla.
2 kisim diyorsun ayrica, yani kisim dedigimiz sey bir bütünün parçasi olduguna göre, sen aslinda özetle diyorsun ki “Aslinda tek bir Azor Ahai kehaneti var ama iki kisimdan olusuyor”. Ya da neyse, farketmez.
Biri onun dogumunu/yeniden dogusunu anlatiyor, digeri yapacagi, gerçeklestirecegi seyi.

Konuyu açarsak, detaylandirirsak…
Azor Ahai, kirmizi yildizin kanadigi bir gece, tuz ve dumanin ortasinda yeniden dogarak tastan ejderhalari uyandiracak. Daha sonra Azor Ahai yildizlarin kanadigi, sogugun agir nefesinin dünya üzerine çöktügü o dehset dolu günde, alevlerin arasindan kahramanlarin kizil kilicini çekecek ve… Azor Ahai’nin yeniden hayata gelisi olacak.
Ya da kisimlarin yerini mi karistirdim? Sanmiyorum, önce dogum sonuçta degil mi? Ama yine de degistirip yazayim :
Yildizlarin kanadigi, sogugun agir nefesinin dünya üzerine çöktügü dehset dolu bir günde, bir savasçi alevlerin arasindan kahramanlarin kizil kilicini çekecek ve bu adam Azor Ahai’nin yeniden hayata gelisi olacak. Daha sonra, kirmizi yildizin kanadiginda, Azor Ahai tuz ve dumanin ortasinda yeniden dogarak tastan ejderhalari uyandiracak.

Hangi siralama dogru? Neyse önemli degil, öyle veya böyle, ortaya çikan sonuç belli. Görebiliyor musun sen de? Bir acayiplik var. Gereksiz bir fazlalik var.

Ben direkt “Melisandre yalan söylüyor” demiyorum, “Mel ilk Azor Ahai’nin etkisinde kalarak söylemis olabilir mi o sözleri?” diyorum, “Ilk Azor Ahai’nin hikayesinden yola çikarak sahip oldugu bir inanis, yaptigi çikarim olabilir mi o sözler?” diyorum. Yani ilk önce bu ihtimali düsünüyorum. Ama yalan söylemis de olabilir, Melisandre’a çok ters bir hareket olmaz.
Su senin 1.kehanet dedigin seyi ne zaman söylemis Melisandre? Hangi kosullar altinda? Nasil bir durum içinde? Melisandre’in vermek istedigi mesaj ne? Yapmak istedigi ne? Bunlari bir el’e alalim mi?

Yedi inancinin ahsap heykellerinin yakildigi, R’hllor’a kurban edildigi gündü. Stannis Baratheon’un Yedi’yi birakip, R’hllor inancini benimsedigininin resmi olarak ilan edildigi gündü bir nevi.
Ayni Stannis Baratheon’un R’hllor’un savasçisi Azor Ahai ilan edildigi gündü ayni zamanda.
Din degisiminin ilanini birakilan dinin heykellerini yakarak, yeni tanriya kurban ederek vurgularsin.
Peki Stannis’in Azor Ahai oldugunu nasil ilan eder, gösterir, vurgularsin? Hemde Azor Ahai’den bihaber bir kalabaliga?
Bildigin Azor Ahai hikayesini anlatirsin, söz verilmis bir alamet seklinde. Zaten anca bu sekilde vurgulayabilirsin, malum ejderhlardan bahsedilen kehanet bu konuda sIkIntili olur. Neyse, eski kitaplarda yaziyor dersin. Süslü laflarla anlatirsin; “Yildizlar kanayacak ve sogugun agir nefesi dünyanin üstüne çökecek. O dehset dolu gün geldiginde, bir savasçi alevlerin arasindaki kilici çekecek. O kiliç Isik Getiren’dir. Kahramanlarin Kizil Kilici’ni tutan adam, Azor Ahai’nin yeniden hayata gelisi olacak ve karanlik onun ardinda kalacak… R’llor’un kiymetlisi Azor Ahai! Atesin oglu! Kilicin seni bekliyor! Önce çik ve kilicini al!”. Stannis gelir, alevlerin içindeki kilici alip havaya kaldirir. “Bakin! Bir alamet söz verilmisti. Iste göründü! Isik Getiren’e bakin! Azor Ahai yeniden dogdu! Isik Savasçisini selamlayin! Atesin Oglu’nu selamlayin!” diyerek kapanisi yaparsin.
Bir R’hllor’un kulu çikip da demez ki, “Ee hani kiliç çekildigi zaman yildizlar kaniyor olacakti? Sogugun agir nefesi çökmüs olacakti falan?”; diyemezler çünkü o an izledikleri $ov ve duyduklari sözlerle büyülenmis haldeler.

Sen iki kehanet, iki kisim diyorsun ya hani? Biri AA’nin dogumu, digeri AA’nin yapacagi/gerçeklestirecegi… Melisandre burada dogmamis Azor Ahai’ye kilici çektirmis.

Ve biz bu kiliçli kehaneti baskasindan duymadik, baskasinin buna göre hareket ettigini görmedik. Ama senin 2.kehanet/Melisandre’in kehaneti dedigin sey var ya? Volantis’in Yüce Rahibi Benerro, daha önce de söyledigim gibi, buna göre bir arayis içine giriyor.
Bunun kanitini vermistim, yine vereyim :

(Ejderhalarin Dansi - Tyrion VI.POV - Sayfa 352)

Haldon : EJDERHALAR onu zafere tasimak için geldi.
Tyrion : Onu? Daenerys mi?
Haldon : Benerro, Volantis’ten haber gönderdi. Onun gelisi, KADIM BIR KEHANETin gerçeklesmesi demek. O, dünyayi yeniden yaratmak için DUMAN ve TUZDAN dogdu. O, Azor Ahai’nin yeniden vücut bulmus hâli. Onun karanliga karsi kazanacagi zafer asla bitmeyen bir yaz getirecek… ölüm bizzat diz çökecek ve kraliçe için savasanlar yeniden dogacak…"

Simdi yine senin 2 kehanet/2 kisim düsüncenden gidelim…
Yani Dany konusunda ilk kisim tamam, ama ikinci kisim eksik, Lightbringer’i, kilici çekmesi.
Bu dedigin dogru olsa, sence koskoca Yüce Rahip Dany’yi Azor Ahai ilan etmeden önce “Yaww simdi bu kiz AA’nin yeniden dogusu kehanetini gerçeklestirmis, ejderhalar falan, bunlar tamam. Ama diger kisim? Kilici çekmesi, o kilici vakti geldiginde kullanacak olmasi, bu sekilde karanligi yok edecek olmasi… Bu Daenerys savasçi degil ki, bunu nasil yapacak?” diye düsünmesi, akil etmesi gerekmez mi?

Adam ejderhalari ve onlarin nasil dünyaya geldigini duydugu anda “Budur!” deyip vaazlar vermeye baslamis, Moqorro’yu göndermis falan. Demek ki bir kiliç, bir savasçi arayisina girmiyor.

Kehanetler imgelerden olusuyor, direkt sahneyi görmüyorlar kehanetçiler, o yüzden elbette terleyen birini görmemistir kehaneti söyleyen. Ama tuz’un da malzemelerden biri oldugunu yorumlamasina sebep olan bir sey görmüstür.
Belki de anlatim ile ilgili, yani Martin ile ilgili. Simdi oradaki tuz gerçekten ter’den geliyorsa, “ter ve dumanin ortasinda…” seklinde yazmak… :confused: Kulaga pek hos gelmezdi?
Öte yandan… Simdi tuz deyince, akla ilk gelen deniz oluyor. Yani bu olayin denize çok yakin bir yerde gerçeklesecegini düsünülüyor ilk olarak. Tuz denizden geliyor yani nihayetinde. Dolayisiyla neden bir insandan gelmesin? Daenerys atese yürüdügünde, yüzünden, gövdesinden, bacaklarindan ter süzülüyor. Atese girdiginde o ter buharlasip, atesten yükselen duman ile birlikte havaya karisir. Sonuç, Daenerys, tuz ve dumanin ortasindadir.

Kimi??
Osha ve Yasli Dadi’nin yildizi yorumlama sekilleri idi konumuz.


Ben de iste diyorum ki, Dany’nin ejderhalarin dogumuna sebep olmayi basarmasi, belki de kehanetle ilgilidir, onun vadedilmis kisi olmasiyla ilgilidir (asagida bu konuyu biraz daha açtim, önce oraya bakip devam et istersen).
Belki ortada AA’nin geri dönüsü falan olmasaydi, Dany de atalarinin basarisiz oldugu gibi basarisiz olacakti, ve hatta bazilari gibi ölecekti bu yumurta çatlatma denemesi sirasinda.
Dany o gün bunlari yapamasaydi ne olacakti? O atesin içinde ölüp gidecekti. Ya da hadi girmedi o atese diyelim; o zaman ne olacakti?
O atesten çiktigindaki Dany olmayacakti. Yaklasik 150 yildir bir tane bile görülmemis, atalarinin yumurtalarini çatlamak için ugrastigi, bu ugurda can verdikleri, ve Dany’ye güç verecek, onlarin varligini bir isaret olarak görecegi ejderhalar olmayacakti. Kendine olan inancini, hedeflerini gerçeklestirme inancini yitirecekti.
Bu psikoloji ile, kocasini ve bebegini yeni kaybetmis, khalassar’inin yarisindan fazlasini kaybetmis bir Daenerys olarak devam edecekti yoluna. Qarthlilar onu kabul etmeyecekti. Astapor’da bes parasiz, ejderhasiz bir haldeyken ciddiye alinmayacakti, asla Lekesizlere sahip olamayacakti. Yunkai’yi fethedemeyecekti. Meereen’i fethedemeyecekti. Westeros’a asla gidemeyecekti, gitse bile ejderhalari ve ordusu olmayacakti, Ötekilere karsi yapilacak savasa hiçbir katkida bulunamayacakti.
Dany bir lidere, bir Kraliçeye dönüstügü, içindeki çocugu öldürdügü, ejderhalarin dogumuna sebep oldugu o geceyi yasamasaydi eger; Westeros’a su an bildigimiz sekilde, bildigimiz Daenerys olarak gitmeyecekti. Hani sen “AA olsa da olmasa da bir sey degismiyor diyorsun ya?”, öyle degil o iste.

Ama basardi iste, ejderhalar dogdu, Dany o atesin içinde sag çikti; ve bunlarin nasil mümkün oldugunu çözemiyorum.
Buna yönelik edilmis dualar yok.
Bir ritüel yok.
“Hayatin bedeli ölümdür” olayini gerçeklestirdigini düsünen bir Dany var, ama olaya biraz dikkatle bakarsak, bir yanlislik oldugunu görüyoruz.
Bu arada ben önceki yorumumda 2 ölüm var demistim ama hayir, 3 ölüm var. Her ne kadar Dotrhak inanisina göre, ölen kisiye eslik etmesi niyetiyle öldürülmüs olsa da, bir at da öldürmüsler. Ölüm ölümdür sonuçta.
Ama yine de yetmiyor bu. Bu kadar basit olamaz. Mirri, Drogo’yu hayatta tutmak için sadece bir canliyi feda etmedi, bir ritüel de gerçeklestirdi iste, dualar vardi ve o sirada neler yasandigini biliyoruz.
“1 ölüm = 1 hayat” kadar basit degil olay, büyü de yapmak gerekiyor. Yapiliyor mu orada? Hayir.
Mirri’nin sözleri’ni hatirlayalim hatta su noktada :
“Bir at’i öldürmek yetmez. Kan tek basina hiçbir ise yaramaz. Büyü yapmak için gerekli dualari bilmiyorsunuz, onlari bulacak kadar bilge de degilsiniz. Kan büyüsünü çocuk oyunu mu saniyorsunuz siz? Bana küfür eder gibi maegi diyorsunuz ama maegi, bilge demektir…”

Bu arada, simdi aklima geldi de, Dany’nin hayati da sayilmiyor mu burada?
Ortada buna da sebebiyet verecek bir dua, bir ritüel yok. Önceki yorumumda söylemistim, Targaryenlerin atese, sicaga daha dayanikli olmalari da bir yere kadar; bu dayaniklilik bir atesin içinden sag çikmaya yetecek boyutta da degil. Martin “Tek seferlik büyülü bir olay” demisti, hani nerede büyü??
Hatirlarsin, Mirri, Rhaego’yu kurban ettiginde Drogo hala hayattaydi. Onun ölümüne karsilik Rhaego’nun ölümü verildi. Yani Dany’nin yanip ölmemesini saglayan, onu hayatta tutan bir ölüm daha olmali bu açidan düsünürsek.
Bu konuda hakliysam, 1 ölüm daha gerekiyordu.
Sen o sildigin yorumunda, Rhaego’yu da saymissin ama hayir, o sayilmaz. O zaten Drogo için feda edildi. 1 ölüm 2 hayat getiremez.
Neyse yani, bu yüzden kan büyüsü/“hayatin bedeli ölümdür” olayi da yok. Büyü yok yani.

Ee o zaman nasil mümkün oldu tüm bunlar? Ben “Yazilan, binlerce yil önce söz verilen alamet gerçeklesti, Tanri’nin el’i degdi” disinda bir açiklama bulamiyorum. Sen?

Sen hala bana bunlari söylüyorsan, benim bakis açimi hala anlamamissin demektir.
Benim bakis açima göre AA karanliga son verecek kisi, ama nasil? Direkt kendi elleriyle mi? Yoksa o karanligin yok olmasina vesile olarak, karanligin yok olmasini mümkün kilarak mi?
Ben ikincisine daha yakinim. O karanligin yok olmasini mümkün kilarak. Basit mi bu sence? (Bu soruya cevap vereceksen, yazdigim bu son üç-dört cümleye göre degil, bu konuda yazdigim her seyi ele alarak cevap ver.)
Neyse anlattim iste yukarida her seyi. Direkt okuyup cevap yazmamani, durup yazdigim her seyi kendi bakis açini bir köseye birakarak iyice düsünmeni, degerlendirmeni rica ediyorum.
Mesele bana hak vermen degil, mesele bakis açimi anlaman sadece.


:joy:
Aklim dizide kalmis, özür dilerim. Sen 200 deyince gözlerim fal tasi gibi açildi, kontrol ettim, dogruymus. Ben 3-5 dev kaldi saniyordum :smile:
Evet, Ormanin Cocuklarinin sayisi eskiden de az, Leaf öyle diyor. Ama su anki sayilarindan da kat kat fazladir herhalde. Yani zaten “sayimiz azdi” diyerek bahsettigi dönemde Ilk Insanlarla savasmislar, üzerine birde Uzun Gece’de savasmislar. Demek istedigim, bu sefer de bir etkileri olacaksa, 8 bin yil önceki gibi savasa etki eden bir etki olmaz.

Essos’dan kim gelecek? Gelse gelse, senin dedigin gibi R’hllor rahipleri/rahibeleri gelir. Fark mi yaratacaklar? Bak katkilari olmaz demiyorum, fark mi yaratirlar diye soruyorum.


Gelelim su ordu, asker sayisi meselesine…

Sen bu kismi hiç dikkatle okumamissin.
Iyimser davranip, son savaslardaki kayiplari görmezden gelerek…
Kuzey, 45 bin adam toplar dedim.
Vadi de katilir, onlardan da 45 bin adam gelir dedim.
Nehirova’daki karisiklik çözülürse, yani Nehirova Lannister’larin pençesinden kurtulursa, orasi da 45 bin adam toplar gelir dedim.
15 bin Özgür Halk’tan.

Yani 150 bin adam dedim. Yüz elli bin. Sen 15 bin’i nereden çikardin?

Hadi Gece Nöbetini de katalim diyecegim ama sayilari 600’den az, katsak ne olur? Katmasak ne olur?
Bu arada, Uzun Gece’de Nöbet’in (ki kaç kere söyledim, o zaman Gece Nöbeti diye bir sey yoktu resmi olarak, o adamlar sonradan Nöbet’in ilk adamlari olmustur anca) 10 bin adami mi yenmis Ötekiler’i? Yapma bunu, yapma lütfen. Bir sarkida verilen bilgiye mi inanacagiz? Gece Nöbetinin adamlari Ötekiler’i yenmis?! Digerleri ne yapiyormus o sirada? Ilk Insanlar, devler, Ormanin Cocuklari?
Sana mantikli geliyor mu bu gerçekten? Bu arada “Uzun Gece’de de en fazla 10 bin adam vardi Nöbette” demissin ya? Nereden aldin bu bilgiyi?

Efsanelere göre bu karanlığın ortasında şeytanlara benzeyen bir ırk ortaya çıktı, Ötekiler denilen bu yaratıklar kutup bölgeleri olan Daimi Kış Topraklarından mutlak kuzeyden ortaya çıktı. Buzdan yapılmış jilet inceliğinde kılıçlar ve yaşamdan döndürülen ölülerle savaştılar. Diriltilen ölülere wight denildi. Ormanın Çocukları ve müttefikleri İlk İnsanlar onlara karşı kahramanca savaştı ancak sonunda güneye sürüldüler. Ejderhacamı ile yapılan silahlarla öldürülebildikleri ortaya çıkınca Ötekiler kontrol altına alındı.

Sunu da ekleyeyim, Gece Nöbeti hakkinda :

Kuzeyden gelecek bir istilaya karşı gafil avlanmamak için insanlar adımlar atmaya başlandı. Sur, Mimar Brandon Stark tarafından büyütüldü, batıda Titreyen Deniz, doğuda Kıyı’ya (Gorge) kadar olan alanda Daimi Kış Toprakları ve Westeros’un geri kalanını birbirinden ayırmak için katı buz kütleleri ve sihirle inşa edildi. Gece Nöbetçileri ise bu zamanda Sur üzerinde izlemek ve kuzeyden gelen tehditlere karşı insanları korumak için kuruldu.

Vadi ve Nehirova’yi kattim ben zaten en basindan beri.
Daha da güneydekilerin katilmasinin zor oldugunu, veya katildiklarinda is is’ten geçmis olur diyorum. Lannister, Tyrell, Martell… Sen bunlarin “Ötekiler mi??” deyip ordularini tam vaktinde destege göndereceklerine inaniyor musun? Bence bunlarin olayi ciddiye almasi kolay olmayacak.

Ayça’cim, ben zaten Dany’nin getirecegi güçle birlikte sayi 250 bin’e çikar dedim.
250 bin = Dany’nin gücü + Kuzey + Vadi + Nehirova+ Özgür Halk.
Yani hepsinin toplam sayisi 250 bin, sadece Dany’nin degil. O kadar da uçmadim, merak etme :smile:

Bu konuda son olarak…

Bu, insanlarin insanlarla savastiklari zamanlar için geçerli bir durum.
Entrikalar, taraf degistirmesler, ihanetler… Karsidaki ordu gücünün daha büyük olmasinin pek bir degeri kalmamasina bunlar sebep olur.


Jon ve mücadeleleri…

Öyle bir duruma geldik ki, sanki ben senin mesela su son ekledigin listedeki olaylari kabul etmiyormusum gibi yansiyor. Halbuki alakasi yok. Ben bunlari kabul ediyorum basinda beri. Senin “Dany gelip her seyin üzerine konacak, hemden basindan beri bunun mücadelesini Jon verirken” lafindan, benim “Ne mücadelesi?” diye sormamdan nerelere geldik!
Dedigim gibi bak, ben bu saydiklarini kabul ediyorum elbette, ortada olan seyler ama senin söyledigi kadar Ötekilere karsi mücadele seklinde de görmüyorum. Cok iyi, çok güzel, takdir edilesi ama “mücadele ediyor!” seklinde abartilacak bir tarafi da yok.
Jon bunlari yapacak tabi, onun görevi bu. Nöbetin Lord Kumandan’i degil mi bu adam? Yapmasi gerekenleri yapiyor iste. Yaklasan tehlikeye karsi önlemler aliyor. Mormont hayatta olsaydi, belki o da yapardi bunlari; o zaman ne diyecektik? “Dany gelip her seyin üzerine konacak, hemde basindan beri bunun mücadelesini Jeor Mormont verirken” mi?
Simdi gelip bana yine yanlis anladin, karistirdin deme. Ben basindan beri konunun çikis noktasindan kopmamaya çalisiyorum. Sen dallandirip budaklandirdin ve sonuç olarak, olaylari karistiran kisi ben oldum.

Ben bu konuyu kapatiyorum, bunaldim gerçekten.

Desin, diyebilir, konu o degil ki. Ben onlarla ugrasacagini, buna vakit kalacagini sanmiyorum diyorum.
Mesele Jon’un ne isteyip, ne istemedigi degil yani bu noktada.

Mantiken öyle olmasi gerek…
Valyria çeligi hangi ateste dövülmüs? Ejderha atesinde.
Haldon ne diyor? (ki bu Benerro’nun düsüncesidir) : "Ejderhalar onu zafere tasimak için geldi."
Azor Ahai ne yapacak? Tastaki ejderhalar uyandiracak.
Neden? Üzerine binmek, uçmak, yolculuklarin süresini azaltmak için mi? … :smile:

Hee tabi böyle düsününce akla direkt “Ee o zaman ejderhalar salsin atesi Ötekilerin üzerine ve oldu bitti” sonucu olusuyor ama bu ayni zamanda Ötekileri hafife almak olur, onlarin eli armut toplamayacak o sirada. Zaten büyük bir güce sahip olduklarini biliyoruz ama ne boyutta oldugundan haberimiz yok henüz.

Ejderhacaminin Valyria çeliginin malzemelerinden biri olmasi konusuna gelirsek… Bunu isaret eden bir bilgi de yok, bu ihtimali kesinlikle ortadan kaldiran bir bilgi de.
Ama ben sanmiyorum. Celigin içine niye volkanik kaya parçasi koysunlar? Biraz mantik disi geliyor. “Dur birde $u donmus ates’ten (öyle diyormus Valyrialilar) koyalim, bakalim ne olacak?” :smile:

Yanlis hatirlamiyorsam birkaç olasilik koymustun, o yüzden karisik geldi, yani hangisine nasil yorum yapacagimi bilemedim, o yüzden karisik dedim. Yazdiklarinda bir karisiklik yok yani.


Kehanetler, geçmis/gelecek konusu…

Dedim ya, söyledigin çok mantikli.
Yani nihayetinde kehanet yasanacak bir olayi anlatir.
Ama iste orada, Ölümsüzlerin kehanetinde sanki bir genel konusma havasi da var, yani Dany’nun tüm hayatini kapsayan sözlermis gibi de geliyor kulaga.
Kehanet gibi kehanet degil. Daha çok fal gibi; yani adamlar orada Dany’nin falina bakmiyorlar tabi :smile: Ama anlamissindir ne demek istedigimi. Hani fal baktirisin, falci sana “Seni çok üzen bir olay yasamassin” gibisinden bir sey söyler; hemen hemen ayni konsept yani. Hayatinin fali :smile:
Ki Dany bu sözleri anlamayip yardim isteyince, Ölümsüzler yeni görüntüler gösterip karsilik veriyorlar Dany’nin bu yardim talebine ve gösterdikler görüntüler iste o “ölümün kizi”, “yalanlarin katili”, “alevlerin gelini” seklinde kisimlari ayrilmis görüntüler. Ve bunlar gelecekle baglantili oldugu kadar, geçmisle de baglantili.

Altin için ihanet… Haklisin, Ben basit kaçar.

Tyrion’un, dedim ya, o sekilde bir ihanete imza atacagina inanmiyorum. Saçma yani. Dany’nin yaninda oldugunda, Dany zaten ona istedigini verecek güçte olacak. Yani Tyrion Castery Kayasini mi istiyor? Bunun için Dany’ye ihanet etmesine gerek yok ki, Dany zaten orayi verebilir ona. Tyrion o kadar aptal olamaz.

O biraz zor görünüyor yaa.
Neye dayaniyordu bu teori?


#88

Ben belki R’holler da bunlara el atmıştır, dedim; kesin demedim. Yani eğer bu evrende 2 ilah varsa; o ve karşı düşmanı, bu durumda bu Ulukurt meselesinde de onun parmağı olması lazım, çünkü tesadüf eseri ölü bir kurttan doğan 5 yavru(belki 6)nun 2 kız, 4 erkek çocuğuna denk sayıda/cinsiyette denk olması pek mümkün değil. 2 taneden var ise, kuzey ilahları da gerçekse (misal o hayalet kadın, hala hayattalar zayıf ve sürünüyorlar ama hala oradalar demişti) o zaman bunlar da bu ötekiler vb. şey savaşının içindeler ve onlar da kendi önlemini vs. almaya başlamış.

Birebir ejderhalar kadar önemli mi? Değil mi? Kehanete bakarak buna karar vermek ne kadar doğru? Kehanet AA kehaneti ama Ötekiler ile yegane karşılaşacak, mücadele edecek savunma hattı AA değil gibi? AA, R’holler’ın işi; Ulukurtlar ve warglar ise kuzey ilahlarının??? Kitapta değinmediler galiba ama misal dizide Ötekiler ile karşılaşmalarında Bran’a önemli pay vermişti Benjen ve Üç Gözlü Kuzgun. Zaten Bran niye eğitim görüyor ki şu an Kankuzgun’un yanında? Onca yolu niye tepti? Ötekiler ile olacak bir mücadele için değil mi? Yani ejderha ve AA tek başına bir önlem değil bence… cephenin başka ayağı da var. Anlatabiliyor muyum bilmiyorum, karışık mı yazdım emin değilim. Şöyle toparlamaya çalışayım. Kesin demiyorum ama böyle bir izlenim edindim, yoksa bazı şeyleri anlamlandıramam.

Şafak Savaşında 3 cephe var;

  1. R’holler + ejderhalar + AA
  2. Kuzey(ilahları var mı bilmediğim için) güçleri + ulukurtlar + warglar (Stark çocukları; en başlarında Bran.) ve tahminen o ki Ormanın Çocuklarından geriye ne kaldı ise.
  3. Büyük Diğer ve Ötekiler (gizli şampiyonları varsa bir de o)

İlk iki cephe birlikte ittifak edecektir… Fakat savaşa hazırlanan 3 taraf söz konusu. Kehanetler vs. ile beynimiz dolduğu için biz ejderha ve aa meselesine takılıyoruz.

Ulukurtlar büyülü canlılar değil, demek pek doğru gelmiyor. Belki ejderhaların büyüyü canlandırması gibi bir etkileri olmayabilir ama sıradan değiller; dahası bence kuzeyin kendine has büyüsü var; warglık misal bunlardan biri, ulukurtlar da kuzeyin kendi büyülü canlısı. Melisandre “Kurdunda güç var.” tarzında bir söz etmişti, Jon’a. Stark çocuklarının warg yeteneklerini tetikleyen de bu Ulukurtlar oldu ve dediğim gibi 6 Stark çocuğu da warg çıkıyor, bu imkansız gibi bir şey. Çünkü sadece 1000 kişiden 1’i warg oluyor; 1000 wargdan da biri yeşilgören.

Ben ulukurt meselesini AA meselesi ile birleştirmeye çalışmıyorum, son cümlenden böyle bir şey anlar gibi oldum, ben büyü+ büyülü canlılar ve ötekiler ile mücadeleye hazırlık tarzında değerlendiriyorum. Biz sadece ejderha ve aa üzerinde duruyoruz savaş hazırlığı ve diğer şeyleri ama eksik ve yanlış yapıyoruz bence diyorum.

Aslında sıralama önemli mi bilmiyorum; wikiye baktığım zaman kılıçla ilgili olan Asshai Yazıtlarında yazan kısım olarak görülüyordu, senin taştan ejderha kehanetin ise Melisandre’nin dillendiriği olan… Bu iki kehanet bir bütünün parçası mı yoksa 2 ayrı kehanet mi (bir diğerinin devamı niteliğinde sonradan görülmüş) bilmiyorum, dedim. Kendimce de taştan ejderha kehanetinin AA’nın doğuşu, 1. kehaneti ise onun yapacağı şey olarak YORUMLADIM. Çünkü öyle bir hava var. Fazlalık hangisi? Göremedim? Yıldızlar meselesi değil sanırım?

Öyle ise senin ejderha kehaneti için geçerli olabilir bu, diyorum. Çünkü bu sözü Jon’a söylüyor. http://awoiaf.westeros.org/index.php/Azor_Ahai

Buraya bak, ışıkgetirenli kehaneti Assahi yazıtlarında diye geçiyor; senin taş ejderhalar ise sözlü alıntı olarak Mel’den Jon’a diye geçiyor.

“ When the red star bleeds and the darkness gathers, Azor Ahai shall be born again amidst smoke and salt to wake dragons out of stone.[10] ”

  • Melisandre to Jon Snow

Bu durumda iki kehaneti de Melisandre aktardığına göre 1. için geçerli olan 2. için de geçerli olabilir. Bence kadim kitaptan alıntılanan bir kehanete ilk AA’nın etkisinde kalarak uyduruk parçalar eklemiş olabileceğini söylemek biraz fazla afaki ve kanıtlanamayacak bir iddia olur. Ayrıca Stannis ile o kılıç gösterisini yaptıklarında gökyüzünde kuyruklu yıldız vardı. Zaten bu yüzden o geceyi seçti böyle bir şey için. Melisandre’nin ilk AA’nın etkisinde kaldığı yegane şey -yorumlamaya göre- olsa olsa fedakarık meselesi olurdu ki eski inancındaki ilahlarını yakması onun gözünde fedakarlık oluyor işte. Ve ejderha kayası lordu olduğu için de tuz-duman meselesini kendi kafasından yorumlayarak işte, o olduğunu söylüyor; alevler içinde görmüş, ailesinde targ kanı var. vs.

Bak ben sana ne diyorum? Melisandre, AA meselesini takıntı yapmış bir kadın. Bu onun idealizmi. Yazıtlardaki kehanetleri bilmiyor mu da ekstradan kılıcı sokuştursun araya? Yani bir şeyin etkisinde kalıp yorumlama farkı getirmesi başka bir şey kehanette olmayan bir şeyi araya sıkıştırmak başka bir şey. Bu yukarıda da söylediğim gibi kanıtlanamayacak çok afaki bir iddia.

Çok da ayrıntılı yazdım oysa yukarıda, biraz tekrar ediyormuş gibi hissediyorum kendimi, çünkü aynı şeyleri söylüyorsun.

Benerro, Volantis rahiplerinin başında; Melisandre ise Asshai’den geliyor ve kehanet, bu şehrin kadim kitaplarında yer alıyor. Bunun dışında Benerro’nun 1.kehaneti bilmediğini veya kendi çevresinde hiç dillendirmediğini vs. biz şu aşamada da bilemeyiz.

Diğer yandan acaba bu Benerro açısından bakar ise Dany hakkında ne biliyor olabilir? 2. kehaneti nasıl yorumlamış olabilir?

1- Ejderha kanının son temsilcisi,
2- Ateşin içine girdi ve yanmadan çıktı(muhtemelen duymuştur),
3- Taştan yumurtalardan ejderha çıkarttı.
4-Ejderha kayasında doğdu.
5- Ejderhaların doğduğu gün de bir kuyruklu yıldız göründü.

Kehanette tuz ve duman içinde doğmaktan bahsediyor. Oysa Benerro açısından yaklaşır isek olaya onun gözünde tuz; ejderhakayası, duman ise içine girdiği ateş olsa gerek. Yoksa nereden bilsin Dany’nin terlediğini?

Benerro, ışıkgetiren ve savaşçı meselesinin Dany’ye uyup uymadığını ŞU AŞAMADA bilemez, çünkü onu yüz yüze tanımıyor; o sadece ejderha, kuyruklu yıldız ve ateşe girip çıkıp yanmadığı meselesini biliyor. Bunlar uymuş ise gerisi hayli hayli uyuyordur, diye düşünmüş olabilir. Onun kılıç savuran bir kadın olup olmadığını bilmiyor, bilemez de. Dany’nin ismi fatihe çıkmış desek yalan olmaz; kafasında kim bilir nasıl bir kadın canlanmıştır. Şahsen ben Dany’yi hiç görmesem, bu kadar şey duysam onun hakkında aklımda Visenya Targaryen gibi bir kadın canlanırdı; minyon, çocuk, zarif bir kadın değil. Zaten kehanette yazan her şey aynı anda bir seferde olacak diye bir kaide de yok, ben sana söyledim; parça parça oluyormuş gibime geliyor. Adam “Tamam, AA doğdu. Şimdi kılıcı nerede bunun? O yok mu?” diye sormaz, o da arkadan gerçekleşir diye düşünür.

Ayrıca yineliyorum; Ne Aemon ne de Benerro açısından AA olması için Dany’den başka alternatif hiç kimse yok. Sebep? O bir ejderha kanı; yaşayan son temsilcisi ve AA, ejderha kanı taşıyan biri olacak. Melisandre’nin de Stannis’in o olduğunu düşünmeye iten nedenlerden biri de ailesinden Targ olması ve Ejderhakayası Lordu olması; yani ejderha kanı olmasaydı ailede, yüzünü görse sadece alevde Jon’a verdiği tepkiyi verirdi, muhtemelen. Fakat Melisandre için AA bir erkek, ve alevler arasında onun yüzünü gördü; rahip ve üstat için ise bir kız da olabilir çünkü başka ejderha kanı yok. Onlara Jon’u sunarsan aynı kesinlikle konuşmazlardı hatta Aegon’dan bahsedilse; doğduğu gibi kırmızı kuyruklu yıldız varmış misal, babası bile o olduğunu düşünmüş; bak, başka hiçbir işaret yok, sadece kuyruklu yıldızı görmesi yetmiş… İnsanlar kehanetleri kendi algıladıkları gibi yorumlayıp, peşine takılıyor.

Benim aklıma göz yaşı geliyor. :slight_smile: Prensin doğumu da tuz ve duman arasında olmuştu; ateşin yaydığı duman ve insanların akıttığı gözyaşı. Bir keder ortamında doğmak… Zaten kederli zamanlar yaklaşıyor.

Ölümsüzler, diyorum ya :smiley:

Şimdi tüm bu yanmama meselesi vs. AA olduğu için ise elbette, tam da bu sebeple oluyor… Lakin AA değil ise neden oluyor tüm bunlar? sorusunu sorup da cevap bulamayıp en mantıklı cevap AA olduğu içindir, diye çıkarım yapmak ilk aşamada kafaya yatar gibi olsa da bu, elde başka veri olmadığı için böyle… Dedim sana AA değil ise nasıl oluyor da yanmadan çıkıyor vs. bunu açıklayamam, inkar yok. Kanın kendisi yetmez, dualar vs. de gerekli ise belki… Lakin atıyorum R’holler varsa ve bu ejderhaların doğmasını istiyor ise dua mua beklemeden de bu işi halleder. O zaman Dany ne ayak? Bir ailede 6 kişinin warg çıkması ve ulukurt sayısı/cinsiyeti meselesini göz önüne aldığında nasıl buna cevap veremiyorsan, bu olaya da cevap veremiyoruz işte; büyü, mucize, olağanüstü durum.

İlkel insanlar açıklayamadığı güçleri ilah deyip taparlarmış, sen de açıklayamıyorsun diye hemen AA o zaman, başka olasılığı yok, diye düşünme. :smiley: Kesin haksızsın demiyorum bak, alternatiflere de odaklan.

Senin bakış açına göre karanlığın yok olmasına vesile olmak için 3 ejderha ve ordu gücü mü getiriyor? Yalnız kehanetin anlatım şeklinde ben vesile olan değil, doğrudan onunla mücadele eden biri algılıyorum. Dedim ya kehanetleri yorumlama şeklimiz yüzünden hep… :slight_smile:

8 bin yıl önce savaşa etki ettikleri yegane şey; büyü olur. Bunlar savaşçı bir halk değil. Bu yüzden büyücü arıyor isen vs. kızıl rahipleri vs. de kattım işin içine, onlar da büyücü, büyücülük açığını kaparlar manasında ekledim.

Pardon, pardon. Özgür Halktan en fazla 15 bin adam demişsin. :smiley:

Niye yapma diyorsun anlamıyorum. Kitapta öyle yazıyor ise ben ne yapayım? Ben 10 bin adam derken, Gece Nöbetinin en kalabalık olduğu sayı 10 bin imiş, 10 binden fazla hiç olmamış, bu yüzden iyimser davranıp en fazla 10 bin kişiydi savaşan dedim,insanlardan. Yanlarında da Ormanın Çocukları. Devler ile ilgili bir şey hatırlamıyorum. http://awoiaf.westeros.org/index.php/Battle_for_the_Dawn

Şimdi yukarıda çeviride bir yamukluk olabilir, dedin. Ben de şimdi İngilizce halini indiriyorum, bakayım bir. Buyur, Türkçe çeviri ile aynı değil mi?

Anladım, ama ben de daha işe yeni başladı; 3-4 aylık bir sürede bu kadarını yaptı, diyorum. Daha dirilecek ve kaldığı yerden -büyük olasılıkla- devam edecek, çünkü Jon’un bu hikayedeki vazifesi bu; Ötekiler ile olan mücadeleye liderlik etmek; Mormont’un vazifesi değil. Hatta sen Dany AA mantığı ile yola çıkıyorsun, belki AA Jon çıkacak hatta ikisi de çıkmayıp hiç beklemediğimiz biri çıkacak, yazarın kafasından neler geçtiğini 2 kitap kalmışken ne tür bir manyaklık yapıp olayı nereden nereye bağlayacağımızı bilemiyoruz.

2 kitabın uzunluğunun diğerlerinden fazla olacağını duydum, doğru ise bence gayet vakti olur buna merak etme. :stuck_out_tongue: Ha belki de dediğin gibi hiç ama hiç vakti olmaz, mümkün, iddia etmiyorum kesin olacaktır diye.

Bu onların yorumu, onların bakış açısı. Ölümsüzler kehanetinde bir de “Azaba sürülen at mı vardı?” Azaba sürülen ejderha olmasın o?

Ejderhalar, Valiryalıları ve Fatih Aegon’u da zafere taşıdı. Bu sözden yola çıkarak Ötekilerin alayına dalıp, yakıp kül eder %100 diyemeyiz. Ha elbette bence de büyük olasılıkla yakıp kül eder, yani ejderhalar büyülü ise ateşleri de büyülü olmalı, sıradan bir ateş püskürtmesini bekleyemeyiz onlardan.

Yine de Valirya çeliğini dövmek için tek mesele ejderha ateşi olaydı, valirya çeliği dövmek zor olmazdı.

Şu ana kadar gördüğüm tüm kehanet-vari sözleri kehanet ve geleceği kapsadığı için şahsi adıma Dany’nin geçmişinden hiçbir şeyi buna dahil etmiyorum. Bu yüzden kan ihanetini akrabasından bekliyorum. Onlar da jon, aegon ve hatta kankuzgunu. Elbet kan meselesini başka şekilde yorumlamak istersen(geçmiş dışında :slight_smile: ) okumak isterim. 2. bir kan büyüsü olabilir mi? Misal Vicatrion’un getirdiği boru? O kanla sahibine bağlanıyormuş falan?

Tyrion’un Kaya meselesi onun şimdiki asıl amacı; diğer yandan eski karısını bulma meselesi de var… Olayların nasıl gerçekleşeceğini bilmiyoruz, tam kestiremiyoruz; hırlayan Tyrion için seçim yapmak kolay olsaydı, hırlamaz idi(diğer kehanet başlığında yazdığım gibi)… Bu yüzden durum öyle bir şekle gelir ki Tyrion, Kaya’yı ele geçirmek için kendi anlaşma yaptığı adamları kullanabilir. Şimdi kurgularda şöyle bir olay vardır, bilirsin; silah gösteriyorsan o silah illa patlayacaktır. Tyrion’un Ben Plumm ile yaptığı anlaşmanın kurguda hiçbir önemi olmayacağını düşünmem saflık olur, altın ihaneti deyince de ister istemez kafamda mükemmel uydu.

İlk olarak yazar, Daario’nun sanıldığından daha fazla kitaplarda görüldüğünü söyledi; yani biz onu gördük ama aslında o olduğunu anlamadık.

Diğer yandan Fırtına Kargalarını kontrol ediyor; Euron’un lakabı karga göz gibi bir şeydi ve Fırtına ilahına karşı bir ilgisi mi vardı? her ne kadar ilahsız bir adam olsa da; ya da fırtına ilahıyım gibi bir şey mi diyordu? Yani komuta ettiği paralı örgütün kimliğine işaret ettiğine dair bir durum.

İkisinin de göz rengi birebir aynı.

Daario sahnelerinde Euron; Euron sahnelerinde Daario görünmüyor, misal şu anda Daario sözde Harpiyanların esiri gibi bir şey; onun olmadığı sahnelerde Euron’u sık sık gördük; Daario ise ya aylarca süren savaşlardan dolayı uzaktaydı ya da dediğim gibi esir görünüyor.

Bu git gel meselesi nasıl olabilir? diye sorulduğunda da bununla ilgili büyücülerini kullandığına, bu yönde bir büyü olduğuna dair bir laf varmış galiba ama bu kısmı hiç bilemiyorum artık. Büyücüleri yapabilir mi bunu?

Çok iyi toparlanmış bir başlık değil ama idare eder; Daario = Euron Teorisi


#89

AA’nin çok özel, savasçi, karanligi yok edecek bir kahraman olduguna inaniyorsun ama tek basina bir önlem olmadigini, yeterligI olmadigini mi düsünüyorsun?

Ulukurtlar büyülü degil.
Nesli tükenen büyük aslanlardan, tekboynuzlardan; sadece birakç yüz tane kalan mamutlardan bir faklari yok.
Martin’in yarattigi eserdeki özel ama büyülü olmayan hayvanlar.

Iki kere dogacak/hayata gelecek/dönüsüm yasayacak olmasi.

“… O dehset dolu gün geldiginde, bir savasçi alevlerin arasindaki kilici çekecek. O kiliç Isik Getiren’dir. Kahramanlarin Kizil Kilici’ni tutan adam, Azor Ahai’nin yeniden hayata gelisi olacak”
"… Azor Ahai duman ve tuzun ortasinda yeniden dogacak"

Komik ve zorlama bir açiklama olmus.
Essos’da en çok konusulan konulardan biri Daenerys / Ejderhalari / Fetihleri.
Dolayisiyla, onun kiliç kullanip kullanmadigi sorusunda bir belirsizlik olmasi mümkün degil. Ki Daenerys’in, genç bir kadinin savasçi bir tarafi olsaydi, kiliç kullanmayi bilseydi, bu kesinlikle anlatilirdi.
Dany’nin neyi nasil yaptigi, nasil basardigi biliniyor. Bir gizemi yok Dany’nin bu açidan.
Benerro’nun “Belki savasçi bir yönü de vardir” diye düsünmesi gibi bir durum söz konusu olamaz.

Melisandre için alternatifleri sayar misin? Verdigin cevapla nereye varacagiz, onu merak ediyorum sadece. Belki o zaman “Benerro için tek alternatif Dany” argümanini, öne sürülme sebebini daha iyi anlayabilirim.

Ben Osha ve Yasli Dadi’nin yildizi yorumlama sekillerinden bahsettim, sen bunun üzerine söyle dedin :

Eğer yalan söylemediler ise (nasıl becerdilerse artık) onu da Ölümsüzler, Dany’e Qarth’a gelsin diye, göndermişler(dürüstlüklerinden de pek emin değilim doğrusu).

Alakayi çözemedim.

Ilkel…
Sagol.
Bu arada ben “bunun disinda bir açiklama bulamiyorum. Sen?” dedim. Yani “tek açiklama bu” anlamina gelmiyor o söyledigin, benim aklima gelen tek sey bu diyorum ve soruyorum sana iste, “sen?”.
Bana alternatifler sun.

Kehanetlerin belirtilerden, net bilgilerden olustugunu düsünüyorsun yani? Anladim.
Karanligi yok edecek diyorsa, AA kendi elleriyle yok edecektir kesin diyorsun.
AA gerçekten Dany ise eger, ve savas onun sahip oldugu 3 ejderha ve getirdigi ordu sayesinde, yani yaptigi katki sayesinde kazanilirsa. Karanligi nihayetinde kim yok etmis olacak? Kim bunu mümkün kilmis olacak?
Ben sadece bunu soruyorum.

The children of the forest and their allies, the First Men, fought against them, but were driven southwards by their advance. The Others were eventually checked when it was discovered that weapons made of dragonglass could kill them.

Bu bilgiyi neden görmezden geliyorsun?

According to the song “The Night That Ended”, the first members of the Night’s Watch rode against the Others and drove them back north in the Battle for the Dawn.

Ya da buradaki “Sarkiya göre” belirtisini?

Ben bir sarkiya degil; bilinen, anlatilan hikayeye, ve bana mantikli gelene inanmayi tercih ediyorum.

Eger ejderhalari içeren bir kehanet olmasaydi, “bu onlarin yorumu, bakis açisi” diyebilirdik.
“Ejderhalar onu zafere tasimak için geldi” cümlesinin hemen ardindan, Dany’nin vadedilmis, duman ve tuzun ortasinda yeniden dogacak Azor Ahai oldugu açiklamasi geliyor.
Cidden nasil olur da, “bu onlarin yorumu” dersin, birde üzerine “Sonuçta ejderhalar Valyrialilari ve Fatih Aegon’u da zafere tasidi” diye bir açiklama getirip o lafin kehanete bagli olarak söylendigini yok sayarsin, aklim almiyor.


Daario=Euron teorisi iyiymis. Hatirladim simdi.


Kisa bir yorum oldu öncekilere kiyasla çünkü zaten cevabini verdigim konulara yeniden cevap vermek istemiyorum. Bazi yerlerde önceki yorumumdan “kopyala yapistir” bile yapabilirdim, o derece.


#90

Öyle değil, kendimi iyi ifade edemedim sanırım. Cephenin tek tarafı o değil… R’holler tarafı kendi önlemi olarak AA’yı öne sürmüş; karşıdaki düşman onun kadim düşmanı ama kuzeyde de bu ikisinden bağımsız ve paralel bir olaylar oluyor(en azından şimdilik bağımsız görünüyor); warglar, ulukurtlar vs. vs. Bran’ın eğitilmesindeki elzem gibi gibi…

AA’nın koca orduyu tek başına yenemeyeceği aşikar, böyle bir şey beklemek komik olur ama gördük ki 2. Uzun Gece, AA olmadan da sona erdirilmiş. Yani bana göre mesele sadece Ötekileri geri püskürtmek değil.2.'de ihtiyaç olmadı ise 3.de de gerek olmaz… Bu yüzden ben AA’nın asıl karşılaşıp yok edeceği kişinin Büyük Öteki olacağı görüşündeyim. O kılıcın özelliğinin bu olduğunu tahmin ediyorum. Yani AA, evet belki ordulara liderlik edecek vs. ama onun asıl birebir dövüşü, dediğim kişi ya da onun temsilcisi, artık her ne ve kim ise onunla olacak; onu öldürünce her şey bitecek, karanlık yok olacak ya da kendisi ölürse, herkes bitecek.

Yazarın warg meselesini boşa ortaya attığını sanmıyorum; bilhassa Bran’da, onun da bu savaşta önemli bir yeri olacak(dizide vurgulandığı gibi, gerçi bilirsin pek dizi referansı vermeyi sevmem ama kitapta da çok farklı olmayacağını düşünüyorum.). Hatta belki diğer warg kardeşlerin. Yazar, sırf havalı yetenekleri olsun diye warg yapmadı onları ya.

İnşallah net ifade edebildim?

İki kere hayata dönmüyor orada, iyi oku bak. İlkinde 2. AA’nın 1. AA’nın yeniden hayata gelmiş hali olacağını söylüyor; yani 1. ile 2. aynı adam yahut aynı işlevseldeki adam, demeye getiriyor. 2. kehanette ise doğum anında gerçekleşecek mucizeler/işaret/alamete değiniyor. Hani peygamberlerin de doğacağı zaman alametler kendini gösterirmiş ya, onun gibi… Yani gayet birbiri ile tutarlı.

Bana komik ve zorlama gelmedi, yazarken de hiç zorlanmadım. Essos’da Dany için çok başka manyakça şeyler de söyleniyor, konuşuluyor ve bu adam, bunları da duyuyor. 5. kitapta gördük neler söylendiğini Dany hakkında; yok her gece biri ile; yok kandan banyo yapıyor gibi böyle uçuk kaçık delice ve onla alakası olmayan vahşi, gaddar vs. bir portre çiziliyor.

Kulaktan kulağa oynamış ise bir yerden çıkan bir bilginin, son kulağa ulaşana kadar nasıl deforme olduğunu iyi bilirsin ve dahası o dönemin şartları ile bizim evrendeki 1000 yıl önceki şartları aynı; insanların x kişi hakkında her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilmesini bekleyemeceğin gibi sayısız bilgi kirliliği yüzünden bugün bile bazı şeyler hakkında biz, tamamen doğru bilgi sahibi olamayabiliyoruz; düşün, o zamanları, o ortamı nasıldır.

Ayrıca kılıç kullanabilme meselesi öyle dilden dile anlatılması gereken bir şey değil; Fatih Aegon kılıç kullanmayı bilirdi, kılıç taşırdı. Lakin ortaya çıkıp sağa sola ejderhası ile daldığında her herhalde “Ejderhası kocaman, durdurulamıyor haa bir de kılıç kullanıyor bu adam, çok pis yetenekli” diye konuşmamıştır kimse. Herkes ejderhaları ve kardeşleriyle krallıkları fetheden bir adamı konuşmuş ve böyle olağanüstü portre çizerek dedikosudunu yapmışlardır. Lakin kılıç kullandığını kimsenin konuşmaması, kılıç kullanmayı bilmediğini düşündürmez kimseye; adam fatih, her yeri fethediyor, ejderhası var; savaş açtı herkese dediğin zaman senin psikolojik olarak algın bir kere zaten savaşçı bir portre çizecektir. Bu yüzden benim de kafamda Dany’yi bilmesem; Visenya gibi bir kadın portresi çizilirdi, görsem şaşardım misal.

Zaten Benerro’nun ejderha, ateş meselesini duyduktan sonra kılıç vs. düşüneceği en son meseledir; dedim ya bu kısmı uyuyor ise kalan kısmı sonradan öyle böyle uyar, diye düşünür. Melisandre’ye bak; taştan ejderhayı kendi uyandırmak için kan ayini yapmak istedi; sihirli kılıcı kendi üretti koydu önüne… Yani bu kadın tüm bunları Stannis gerçekten AA inancı ile yaptı; oysa tüm bunları Stannis’in kendi başına yapması gerekiyordu; fakat Mel kendi bakış açısı ile farklı yorumladı olayı, değil mi? Aynı şey Benerro’nun mantığı için de geçerli. İşaretlerden bir iki tanesini gördün mü takın peşine…

Melisandre, bu diğerlerinden daha fanatik AA konusunda, onun için hiçbir alternatif yok. Olsa idi -senin de daha önce başka yerde söylediğin gibi- Dany peşinden gitmesi daha mantıklıydı. Oysa ne dedim?

İlahına dua etti; alevler arasında AA diye, Stannis’i gördü; büyükannesi Targ diye, ejderha kanı da var, dedi; ejderha kayası lordu; tuz-dumandan doğdu dedi ve herifin peşine takıldı. Hiçbir alternatif kabul etmiyor, bu kadın şu an.

“Benerro için tek alternatif Dany” meselesini anlamadığın kısım nedir? Sadece Benerro için değil, Aemon için de öyle… Muhtemelen Benerro bilmiyordur ama Aemon, Yürek Hayaleti’nin ortaya attığı; deli kral soyu meselesini biliyordu, kendisi olmayacağına ve Dany’den başka yaşayan ejderha kanı kalmadığı için deli kral’ın soyundan gelen, ondan başka kimse olamazdı. En fazla Dany’nin ejderhaları olduğunu duydu, ötesini değil. Hatta Sam’e gidip daha fazlasını öğrenmesini istedi Braavos’ta iken… Şimdi Aemon neye göre Dany’yi AA ilan etti? Ejderhaları olması dışında? Sanırım bir de ejderhakayasında doğması dışında…

Ölümsüzler, Dany’e; yıldızı senin için, bize yol göstersin, diye gönderdik; demediler mi? Senin söylediğin şeye katılmakla birlikte bir de ek olarak bu bilgiyi ekledim sadece, yani yıldızı onlar göndermiş ama dürüstlüklerinden de şüphem var, dedim işte.

Anam gibi lafı başka yerden algılayıp, alınma ya şimdi, sana ilkel demedim. Sen de aşk olsun. :neutral_face:

İşte benim aklıma da şu an bir şey gelmiyor; doğan ulukurtlar ve bir ailede -imkansız olmasına rağmen- 6 warg çıkması kadar açıklanamaz bir durum. Tek söyleyebileceğim Dany ve 6 Stark çocuğunun gerek Ötekiler gerekse Diyar’ın geleceği hakkında önemli etkileri olacak olması ve bu warg+ejderha+ulukurt+yanmama meselesinin mucize, olağanüstü bir durum, büyü olarak bilinmez olarak-şimdilik- köşede durduğu yönünde fikir belirtiyorum. Elimizde sadece AA olgusu var diye de olayı AA ile ilişkilendirip, kestirip atmak istemiyorum.

3 ejderha ve o ordu olmadan yenilme söz konusu ise evet, bu durumda katkıyı Dany vermiş oluyor. Fakat yukarıda da ilk paragrafta AA’nın asıl mücadelesi konusunda fikrimi değindim, ben bu şekilde algılıyorum meseleyi. İlla doğru çıkacak diye bir şey yok, elbet.

Şimdi sen wiki bilgisi koydun önüme, ben sana yazarın bizzat kendi eliyle yazdığı şeyi koydum. Şimdi sitede yazan bilgiler mi bana daha güvenilir geliyor yoksa kitabın kendisi mi? Takdir edersin ki ben de kitabın kendisine inanıyorum.

Ayrıca verdiğim kitap alıntısına dikkat et; “the first men of the Night’s Watch banded together…”

Verdiğim sitede taraflar; gece nöbeti ve ötekiler denmiş… Şimdi sen diyorsun ki tamam, sitede öyle yazıyor ama altında da ŞARKIYA GÖRE gece nöbeti… Şimdi Gece Nöbeti zaten İLK İNSANLARDAN oluşuyor, bunu unutma. 8 bin yıl önce Gece Nöbetinin Andallardan oluştuğunu düşünmüyorsundur? Ayrıca 8 bin yıllık şarkının gerçeği yansıtmadığını düşünmen de üzücü. :slight_smile: Yalnız bu tarz antik tarihlerdeki olayların bilgisi zaten ya masalsı hikayelere ya da şarkılara dayanıyor; birine inanırken diğerine inanmamak pek doğru olmaz.

Hepsini geçtim, adamın yazdığı kitabın aslında yazanı da koydum, resim attım onu da reddettin, aşk olsun :smiley:

Örnek saçma kaçmış olabilir, kabul edebilirim ama “ejderhalar onu zafere taşımak için geldi.” gerçekten onların bakış açısı ile yorumu; zaten kafalarında Dany, AA; kesin %100. AA da ancak zafer elde edebilir(aksini düşünmek istemezler bile, malum sonuç yüzünden.) Ötekiler karşısında… Karanlığın yenileceğinden eminler. Lakin AA değil ise ejderhalar onu mutlak bir zafere taşıyabilir mi? Dany için ortaya atılan diğer kehanetten haberleri var mı? Azaba sürülen at gibi misal? Anlatabildim mi? AA değilse ejderhaları ile yıkıma/azaba at sürmüş/uçmuş olmaz mı? Çünkü bu olacak, azap yaşayacak… Elbet bu azap meselesini abartma Ayça, diyebilirsin de… Yani ne olabilir ki? diye… Aegon ile gireceği bir iç çatışma onu tahttan edebilir(Aegon kesin eline geçirir manasında da değil bu), bir bakarsın babasının alametlerini göstermeye itecek bir psikolojik sorunlar baş gösterebilir( 3 ihanet ve şu diğer şeyler pek de hoş şeylerin olacağı haberini vermiyor, böyle üst üste darbe karşısında deli kral gibi paranoyaklaşmaya da başlayabilir. Olasılık yani, hiç ucundan dahi dokunmayabilir de); ardı ardına hezimetler/kayıplar yaşayabilir savaşta veya ön göremediğimiz başka şeyler.

Cidden ha bir an için Dany’nin AA olma olasılığını tamamen gözardı et ve kehanetlere ve bilhassa bu azap kısmına bu şekilde bir yaklaş. Sence saydıklarımın kaçta kaçı olma ihtimali olan şeyler? Senin de olabilir, dediğin olaylar var mı? Şahsen Dany geldikten sonra çok zorlayıcı şeyler yaşamasını bekliyorum, öyle basit olmayacak, umduğu gibi gitmeyecek olaylar bence.

Şu zaman sorunsalı dışında kafama takılan bir şey yok, şu an. Benim de baya tuttuğum bir kuram.

Benim gibi. :joy:

Sorun yok, aaten bir noktadan sonra artık aynı şeyleri tekrar ediyor isek o konu orada kalsın, bozuk plağa dönmüşüz demektir. Belki düğüm ileride başka bir başlıkta çözülür. :smiley:


#91

Öyle ya da böyle, ben bundan direkt AA tek basina yeterli degil sonucunu çikariyorum.
Söylediklerini anladim, merak etme, ama genel bakinca ortaya çikan anlam degismiyor.
Öte yandan, açikçasi warglar neyse de, Ulukurtlar nasil önlem olacak derecede bir öneme sahip olabilirler ki? Cok özel, güçlü hayvanlar, hatta bir diger özellikleri de warglanmaya müsait, uygun olmalari (hele ki warg sahipleri tarafindan), ama bu kadar. Birde Eski Tanrilar Stark’lara 6 Ulukurt göndererek mi önlem almislar simdi? Ki ikisi öldü, birinin (Tüylüköpek) daha gidici oldugunu düsünüyorum… Elde kaldi 3 Ulukurt.
Pek aklima yatmiyor.

Ama eskiden yeterli olmus, öyle bir durum da var.
Ve bu daha önce söylediginle de çelisiyor. Yani AA’nin çok özel biri, bir savasçi olacagi yönünde bir düsüncen var temelde. Sonra “AA ve ejderhalar tek basina önlem degil. Cephenin baska ayagi var” diyorsun, sonra ben “AA yeterli degil mi?” diye soruyorum, ardindan “Öyle degil” diyorsun ve simdi net bir sekilde “tek basina yenemeyecegi” asikar diyorsun.
Ayça benimle egleniyiiii :smile:

Ayni zamanda Eski Tanrilarin önlem olarak gönderdigi Ulukurtlar da yokmus mesela, yani hemen üstteki konu ile birlestirerek bunu da öne sürebilirim su noktada. Bir önlem yokmus hatta ortada. Insanlar + Ormanin Cocuklari. Ve belki Devler. Neyse.

Yaa bu Azor Ahai, Uzun Gece konulari var ya? Neresinden tutsan elinde kaliyor bir noktadan sonra :smile:

Bak ne diyecegim. Simdi ben hep diyorum ya? Yeni AA öncekinden farkli olacak bence diye. Yani bir kiliç beklemiyorum çünkü kiliçla ilgili olan kehanet ile ejderhalarla ilgili olan kehaneti bir türlü bir bütün haline getiremiyorum, tek bir kisinin bunlari yapacagina inanmiyor, anlamsiz da buluyorum. “Kiliç varsa, neden ejderhalar var? Ejderhalar varsa, neden kiliç var? Söz konusu kisi iki kere mi AA dönüsümü yasayacak yani? Niye iki ayri olay yasiyor? Hadi biri dogumu diyelim, digerinde niye yeniden hayata gelisi oldugu yaziyor?” gibisinde deli sorular olusuyor kafamda.
O yüzden kehanetlerden birinde bir yanlislik var diye düsünüyorum otomatik olarak. Ve ejderhali kehanette anlatilanlar bir karakter tarafindan yasandigi için, o kehanet bana daha gerçek gibi geliyor.
Öte yandan, Kiliçla ilgili olan kehaneti de komple silmiyorum. Hep belirtiyorum ya? Iddia etmiyorum, bunlar sadece düsüncelerim, bakis açim, bana mantikli gelen diye. Ayni sey bu konuda da geçerli. Hee yalniz Nissa Nissa olayinin yasanmayacagindan neredeyse eminim, bunu neredeyse iddia ediyorum diyebilirim :smile: Bir kiliç olacaksa eger, Lightbringer’a dönüsmesi farkli bir sekilde gerçeklesir.
Neyse, diyecegim su ki…
Iki kehanet de yüzde yüz dogruysa… Ben yine bunlar tek bir kisinin yasayacak olmasini çözemiyorum. Yeri gelmisken belirteyim, benim kiliçli kehanete karsi bir gicigim yok yani :smile: Sorun sadece çerçeveye sigdiramiyor olmam, bir tarafindan tasiyor :smile:
Neyse ama iste ikisi de dogruysa, nasil olacak? Aklima tek bir ihtimal geliyor… 2 Azor Ahai…
Biri ejderhalari uyandirip büyük bir güç getiren, buzun karsisina atesi sürecek olan kisi.
Digeri alevli bir kilici çekip bununla savasacak kisi.
Ve bu iki kahraman el’e verip, birlikte hareket edip, tek bir yumruk olusturacaklar.
Dany ve Jon. Daha en basindan beri kaderlerinin bir yazildigi hissedilen iki karakter. Birçok okur tarafindan “Ruh ikizi” denilen iki karakter. Hiç yanyana gelmemis, birbirlerinden binlerce km uzakta olmalarina ragmen, aralarindan acayip bir bag oldugu hissedilen iki karakter. Sadece iki parçadan olusan bir yapbozun o iki parçasi gibi. (Yerim ben onlari! Yazdikça sevgim kabardi. Kendi kendime costum burada :smile:)
En fazla böyle olabilecegini düsünüyorum.
Dedigim gibi, kehanetlerde anlatilan kisinin ayni kisi olmasi bir türlü kafama yatmiyor.

“yeniden hayata gelis” ile “yeniden dogacak” arasinda bir fark göremiyorum ben. He istedigin yere çekebilirsin bu lafi, o ayri.

Hiç de öyle bir sey demeye getirmiyor :smile:

Evet, Dany’nin çok canice seyler yapan biri oldugundan, bir canavar oldugundan falan bahsediyorlar ama ayni sey degil. Eger Dany kiliç kullanabilseydi, bu anlatilirdi. Siradisi bir durum çünkü. Dany’nin böyle savasçi bir özelligi olsa kulaktan kulaga yayilirdi bu, “Elinde kilici, dalmis meydana” falan diye konusulurdu.
Ama yok öyle bir sey, ve konusulmuyor. Ee Dany’nin bir kadin oldugunu hesaba katarsak, Benerro’nun veya herhangi birinin “Belki kiliç kullanabiliyordur” diye düsünmesi, böyle bir ihtimali hesaba katmasi çok ama çok zor.
Senin verdigin örnek bu noktada dogru bir örnek degil yani. Hele Fatih Aegon örneginden hiç bahsetmiyorum! Bunun sebebini de açiklamama gerek yoktur herhalde, zeki kizsin, üzerinde 5 saniye durman yeterli anlaman için.

Kiviriyorsun yani su an, cidden kiviriyorsun.
Bak ben sadece “Benerro’nun Dany’yi AA ilan etmeden önce bunu da düsünmesi gerekirdi” diyorum, “Düsünmedi, demek ki kiliçli kehaneti bo$. Mel’in uydurmasi.” demiyorum. Hatta Benerro’yu hep baskalarindan duyduk, yani vaazlar verdigini, ejderhalarin dogmasi olayindan dolayi Dany’yi AA ilan edip millete onu desteklemesini söyledigini falan biliyoruz sadece. Kiliç kehanetini biliyordur muhtemelen, hatta bundan bahsediyordur da belki… Konu esasinda bu degil. Benerro kiliç kehanetinden bahsediyorsa da benim düsüncem degismeyecek, “Nasil olur da buna ragmen Dany’yi AA ilan edip bununla ilgili vaazlar verir? Nasil bu kadar emin olur?” diye sorarim… Cünkü olayi inceledigimde, öyle ya da böyle, ortaya bu sorun çikiyor.
Sana öyle mi yansidi bilmiyorum ama, ben Benerro dogru yolda demiyorum. Aksine, onun yaptiklarini da sorguluyorum, tipki Mel’i sorguladigim ve neyi neden yaptigi konusunda ihtimaller öne sürdügüm gibi.
Hakli - Haksiz yok burada, dogruyu yanlisi bilmeden hakliyi ve haksizi tespit edemem sonuçta.

Hayir yani kisi, insan olarak bahsediyorum. Fanatiklikle ilgisi yok.
Benerro için tek alternatif Dany dedin ya sen? Mel için de tek alternatif Stannis oldu, buna tutundu. Aemon için de tek alternatif Dany’ydi. Onun da yani bu noktada Benerro veya Aemon’dan bir farki yok. Biri ejderhali kehanete göre hareket etti; digeri alevlerde gördügü imgeler + VP kehaneti ile; öteki VP kehaneti + ejderhalar (bunu Dany’nin özel olduguna dair bir isaret olarak algilamistir, veya AA kehanetini biliyordur Rhaegar ile yaptigi arastirmalar sonucu).
Bu yüzden bu alternatif konusunu anlamadim, anlam veremedim ben. Nihayetinde hepsi ayni durumda.
"Ayrıca yineliyorum; Ne Aemon ne de Benerro açısından AA olması için Dany’den başka alternatif hiç kimse yok."
Senin sözlerin bunlar. Mel de ayni durumda olduguna göre neden bunu öne sürdügünü anlamadim ben.

:joy:
Tamam, simdi oldu. Beynim yandi yaa.
Eğer yalan söylemediler ise (nasıl becerdilerse artık) onu da Ölümsüzler, Dany’e Qarth’a gelsin diye, göndermişler(dürüstlüklerinden de pek emin değilim doğrusu).
Böyle yazmistin. Oradaki “onu da” yüzünden oldu hep :smile: “Kimi?” diye düsündüm, birde “da” ekinin yarattigi etkiyi kat :smile:
Hemen sonraki yorumla “Kimi??” diye sordugumda “Yildizi” diyeydin iyiydi :smile:

Annenin ellerinden öperim, ona karsi da böyle cümleler kuruyorsan, kadin çok hakli bence. Git bi oku bakayim o yazdigini, esasinda ne demek istedigini unutup, kendini muhattabin olan kisinin yerine koyarak ama! :smile:

Seni ilkel insan seni… :smile: :stuck_out_tongue:

Yaa warglik tamam, hepsinde bu özelligin olmasi gerçekten de daha üstün bir varlik tarafindan bahsedilmis olabilir, ona tamam, ama Ulukurtlar? Cok seviyorum bak bu hayvanlari, hele Ghost ve Nymeria (canlarim!), kesinlikle bir küçümseme yok yani ama bunlari 6 çocukta da warg özelligi olmasi ile, ejderhalar ile falan bir tutmak olmaz. Daha dogrusu, ayni kategoriye konmaz. Yani olaganüstü, çok degerleri, önemli ama baska bir kategoride, konuda, alanda… neyse ne.

Vikideki bilgiler nereden geliyor peki? Sayfalarin en altina in bakalim, referans kismi var, cevap orada.

“According to the song…” diyor iste, özellikle belirtiyor.
Kuzeyde söylenen “The Night That Ended” sarkisinda geçen bir bilgi. Ne kadar güvenilir? Orasi tartisilir.
Hemen üstteki paragrafta ise “Ormanin çocuklari ve onlarin müttefikleri, Ilk Insanlar” bilgisi var, sen diyorsun ki “Gece Nöbeti de Ilk Insanlardan olusuyor”, dogru ama bütün bunlari birlestirirsen, tüm Ilk Insanlari Gece Nöbetinden adamlar oldugu sonucuna varirsin. Mimar Brandon Stark da o dönemde yasamis, hatta Sur’u onun insa ettigi söyleniyor; dogruysa eger o da Uzun Gece’de oradaydi, onun da mi Gece Nöbeti adami oldugunu söyleyebiliriz o zaman?
Yaa birde mantikli düsünelim yani… Sur neden insa edilmis? Ötekilerin tekrar saldirmasina karsilik bir koruma amaciyla. O Sur’un kalelerine koyduklari adamlara ne demisler? Gece Nöbetçileri. (Tabi bu birligin kurulmasi Sur’un insasinin bitiminde olmadi, büyük ihtimalle önce bir kale insa edildi ve oraya adamlar diktiler. Sonra zamanla Sur büyüdü, genisledi, yeni kaleler eklendi ve Gece Nöbetçilerinin sayisi artti).
O halde nasil olur da, daha Sur insa edilmeden “Nöbetin adamlari” diyebilecegimiz adamlar olabilir?
Savasa katilmis adamlarin bir kismi, sonradan Gece Nöbeti kuruldugunda, Nöbetin ilk adamlari olmuslardir. Öncesinde Gece Nöbeti, Gece Nöbetçileri diye bir sey yoktur, mantik disi yani. Sancaksiz Kardeslik mi bu?

Yine kiviriyorsun Ayça :smile: Bu sekilde olmaz, cidden.
Orada AA kehanetinden dolayi, buna bagli olarak “Ejderhalar onu zafere tasimak için geldi” deniyor, sen hala bakis açisindan söz ediyorsun inatla.
Ve diger kehanetleri ortaya atarak konuyu gereksiz ve anlamsiz bir sekilde dallandirip budaklandiriyorsun.
AA kehanetinden yola çikarak söylenmis bir laf ile olayi nasil azaba sürülen atlara falan bagladin? Yani nasil Dany’nin olasi AA kimligi ve AA olarak yapacagi seylere bunu entegre edebildin? Pes dogrusu? :smile:
O laf ejderhali kehanete bagli olarak söyleniyor, yani Dany AA diyorlarsa zaten bunun baslica sebebi ejderhalar; ve sen hala… Sen ne diyorsun gerçekten anlamak güç.
Yani o kadar mantiksiz ki, o kadar alakasiz ki bu söylediklerin.

Dany çok zorluk çekecek, acilar, öfkeler, hayal kirikliklari, ihanetler yasayacak elbette. Fakat bunu bilmek, görmek için onun AA olma olasiligini gözardi etmeye gerek yok ki. AA olsa da, olmasa da, Dany bunlari yasayacak.
AA kimligi onu Daenerys olmaktan çikarmaz. Esas savas gelip AA kimligi ile orada bulunana dek Dany kendi hayatina, tadacagi söylenen ihanetlerle, sürecegi söylenen atlarla, yakacagi söylenen ateslerle devam edecektir.
Bu ikisini birbirinden ayirmak gerek.

Aynen; o yüzden…

Uzun Gece hakkinda çok efsane var. Yazayim, biraz bunlari konusmayi deneyelim, ne kadar sürerse artik. Farklilik olur ve su an konustugumuz meselelerden de uzaklasiriz biraz, sen de benim kadar bunaldin.

Rhoynar’daki efsane :
Bir karanlik çökmüs. Rhoyne nehrinin sulari Selhoru’ya kadar donmus. Ta ki bir kahraman, Yengeç Kral ve Yasli Adamin da dahil oldugu Rhoyne Ana’nin çocuklarini, anlasmazliklarini bir kenara birakmaya ve birlesip aydinligi getiren gizli sarkiyi söylemeye ikna edene kadar.

Yi Ti’nin de yer aldigi daha uzak dogu efsanesi :
Kan ihaneti Uzun Gece’yi baslatmis. Isigin Bakire Kizi ona sirt çevirince, Gecenin Aslaninin gazabi dünyanin üzerine çökmüs. (Bu daha çok Uzun Gece’nin nasil basladigina dair bir efsane ama yine de yazayim dedim; Ayni zamanda AA efsanesi ile baglantili bu.)

Bir Yi Ti efsanesine göre :
Hiç kimsenin sebebini ögrenemedigi bir utançtan dolayi, Günes, yüzünü hayattan saklamis. Ve felaket anca maymun kuyruklu bir kadinin yaptiklari sayesinde önlenmis.

Azor Ahai efsanesi :
Zaten biliyoruz bunu, o yüzden yazmaya gerek yok. Ama yukarida ekledigim Uzun Gece’nin Gecenin Aslani tarafindan baslatilmis olmasiyla baglantili bir devami var. Bunu da biliyoruz gerçi ama…
Kimilerine göre, Five Forts, Gecenin Aslani ve onun seytanlarina karsi korunma amaçli insa edilmistir.

Son Kahraman efsanesi (Bunu biliyoruz. Öncekiler kadar büyülü, dogaüstü bir hikaye degil onunki, hatta direkt karanligi yok eden kisi de degil ama o da yardim getirerek savasa etki etmis bir kahraman sonuçta. Bunda birde kafa karistiran bir tarih meselesi var ama olsun).

Her bölgenin kendi efsanesi var. Ve diyorum ki, ya hepsi dogruysa? Ya her bölgede, karanliga son vermis bir kahraman olduysa?
Azor Ahai, Five Forts’un oldugu bölgede savasmis. Digerleri de kendi yasadiklari bölgelerde karanliga son vermisler veya vesile olmuslar.
AA’nin hikayesi daha etkileyici ve inandirici, orasi kesin, hele ki maymun kuyruklu kadinla kiyaslarsak :smile: Ama öte yandan da normal, siradan olmaktan çok uzak bir evren söz konusu.
Eger bu efsaneler dogruysa, veya en azindan dogruluk payi tasiyorsa, bu karanliga karsi savasmis ve karanligi yok etmis birçok kahraman oldugu anlamina geliyor. Bu da benim yukarida verdigim 2 Azor Ahai, daha dogrusu kahraman, ihtimalini biraz destekler sanki.

Ne düsünüyorsun? Biraz konuyu degistireli böyle, esas konudan kopmadan (kopamiyorum, en sevdigim ve ayni en nefret ettigim konudur AA/Uzun Gece konusu) :smiley:


#92

Anladın ise nasıl anlam değişmiyor? :smiley: Ben hala kendimi eksik ifade ediyorum, o zaman. Şöyle biraz toparlamaya çalışayım, hatta kafa karışıklığı olmasın diye madde madde ilerleyelim.

  1. Uzun Gece
  • İlk AA tarafından sonlandırıldı. (Lakin besbelli ki düşman tamamen yok edilemedi.)
  • Bunun için Işıkgetiren ismini verdiği, büyüyle dövülmüş bir kılıca ihtiyaç duydu.
  • Uzun Gece, güneşin doğmadığı günlerden mi ibaretti yoksa Westeros’ta olduğu gibi bitmeyen kış var mıydı, bilinmiyor.
  • Kiminle ya da kimlerle savaştığına dair hiçbir bilgi yok. Ww’den ya da benzer yaratıklardan(belki sadece insanlardan) meydana gelen bir ordu mu yoksa tek bir kişiye karşı mı oldu bu mücadele, kayıtlarda yok. Yani ilk iki madde dışında ilk sefer hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz.
  1. Uzun Gece
  • Gece Nöbetçileri(İlk İnsanlar) ve Ormanın Çocukları ile beraber sonlandırıldı.
  • AA veya benzeri bir kahraman, olağanüstü özelliklere sahip bir lider vs. yoktu. Haliyle bir ışıkgetiren’den de bahsedemiyoruz.
  • Savaşta ejderhalar vs. kullanılmadı. Ve tahminen o ki sayısal anlamda çok da üstün değillerdi.
  • Uzun yıllar süren bir kış ile gelen ww ve ölüler ordusuna(ve onların yaratıklarına) karşı savaşıldı. (TAHMİNİM o ki büyük bir bozguna uğratıp, kalanların sonsuz kış topraklarına kaçmasını sağladılar ve ormanın çocukları da onları büyüleri ile oraya hapsetti; 8 bin yıl boyunca da toparlanıp, kurtulamadılar. Çok başka ve basit, genel bir şey de olabilir elbet.)

Şimdi 1. ve 2. Uzun Gece ile ilgili benzer noktalar nedir? diye sormayacağım çünkü ismi dışında BİLİNEN hiçbir ortak özellik yok. En azından elimizdeki bilgiler ışığında. Sadece iki uzun gecenin de sonlandırıldığı ve düşmanın yenilgiye uğratıldığını biliyoruz, o kadar.

Peki, ortak olmayan en dikkat çekici özellik nedir? dersek; AA’nın olmayışı cevabı verilir.

Şimdi iki Uzun Gece de sonlandırıldığına ve biri AA ile diğeri AA’sız başarıldığına göre; bizim AA’nın burada(3. Uzun Gece’de) neden gerekli olduğunu sorgulamamız gerekmez mi? Bal gibi de gerekir. Demek ki AA’nın karanlık karşısına dikilip, onu yok etmesi dediğimiz şey; tek başına ordulara dalıp, yenmek olamaz. Olağanüstü bir insandan da bahsetsek(benim gözümde) eşyanın kanuna uygun hareket etmek durumundayız. Fantastik evren de olsa kimse burada durduk yere misal kuş gibi uçamaz. Ancak warg olup astral seyahat(ya da kuşların içine girerek) ya da ejderha gibi hayvanlara binerek başaracağın bir şey.

İşte bu yüzden AA’nın asıl vazifesinin bu karanlığı yayan şey/güç/ilah; her ne ise onu yok etmek, olduğunu ve Işıkgetiren kılıcının da bu amaçla kullanacağını düşündüğümü belirttim. Çünkü WW ve ölüleri öldüren bu kadar şey varken, özel bir kılıca bir hacet yok.

Haliyle AA’nın asıl yüzleşmesi gereken kişi bu şey olunca, orduların karşılaşması sırasında da güçlü bir savunma cephesi/hattı olmak zorunda. Adam tek başına kalkan olamaz koca ww sürüsüne karşı. Zaten bana göre onun savaşması gereken kişi de orduların kendisi değil, belirttim. Jon ya da Dany, AA olarak gitsin bu bahsettiğim kişi ile savaşsın; ww ve ölülerden oluşan ordu bu sırada ne yapacak? Diyar ve insanların alayına dalacak; başındaki kişi yok edilene kadar nasıl olur da insanların, bunların ilerlemesini önlemek adına hiçbir şey yapmadan durmasını bekleriz? Bekleyemeyiz.

Lakin karşımızda da olağan canlılar yok, büyü ile diriltilmiş ölüler ve büyülü ve tam olarak ne özelliklere sahip olduğunu bilmediğimiz ww’ler ve onların yanlarında getirdikleri canlılar var(örneğin Buz Örümceği). Haliyle ateşe ateş ile karşılık vermek gerekiyor. Karşında çelik ve demir zırhlarla; mancınık ve toplarla savaşan bir ordu var ise sen de onların karşısına deri zırh ve bronz mızraklarla çıplak bir şekilde çıkamazsın, salaklığın dik alası olur. AA da başındaki kişileri yok edene kadar zaten bu ordu o arada seni ezer geçer biçer yok eder. Sonra bir bakmışsın ne şehir kalmış ne doğru düzgün insan nüfusu; ne anladım AA’nın ww tehlikesini tamamen yok etmesinden(ya da birkaç bin yıl daha geri püskürtmesini)?

Elbette AA burada, benim kehanetten anladığım kadarıyla, liderlik vasfıyla da ordulara liderlik edip, onları bir arada tutacak, organize edecek, cesaretlendirecek vs. çünkü savaş, liderler olmadan kazanılamaz. Fakat onun asıl yüzleşmesi gereken BİRİ var. AA kendi şeytanı ile yüzleşirken ordu da kendi şeytanları ile yüzleşmeli ve bunu yaparken de onlar ile düşmanın arasındaki güç dengesini sağlayacak ya da en azından onlara yakın bir hale getirebilecek silahları/üstünlükleri vs. olması gerekli. Bu durumda bu kişi ya da şeyler ne olabilir?

Ormanın Çocuklarının büyüleri; Kızıl Rahiplerin büyüleri ve Bran gibi warglar ki Bran, Kan Kuzgun’undan sonraki en güçlü warg; insan bile warglayabiliyor(şimdilik sadece Hodor.). Bran’ın Ötekiler ile olan savaşta bir önemi olmasa idi yazar, bu oğlanı neden eklemiş? Yahut neden 6 Stark çocuğunun warg olmasını sağlamış. Ulukurtlar, ejderhalar gibi canlılar değil; lakin onların tam olarak ne tür güçleri, özellikleri olduğu da şu ana kadar bize hiç gösterilmedi. Sadece ufak tefek şeyler gördük; karşındakinin niyetini anlaması gibi vs. minik şeyler.

Lakin bunlar, Bran’ın Jon’un ve Arya’nın warglığını tetikleyen araçlardı. Yazar neden ulukurtlar aracılığı ile bunu yaptı? Neden bir aileden 6 kişiyi warg özelliği ile donattı? 200 yıl sonra neden tekrar Ulukurtlar Stark hanesine, kuzeye vs. neyse, geri döndü? Hem de tam ejderhaların ve Ötekilerin ortaya çıktıkları bir dönemde? Bunları biliyor muyuz? Hayır. Aynı eğer Dany, AA değil ise neden ve nasıl yanmadı ve ejderhalar sadece onun aracılığı ile tekrar doğdu? sorusunun cevaplarını bilemediğimiz gibi. Şu an bu paragrafta yazdığım şeyler, seride hala gizemini koruyor. Elimizde bilgi olmadığı için tahmin yürütmek bile imkansıza yakın bir şey.

İmkansız değil ama kehanetlerde bir yanlışlık olduğunu sanmıyorum, bu seride yanlış aktarılan yahut yanlış/yalan olan bir kehanet görüp duyduk mu? Hayır. En fazla Melisandre gibi yanlış yorumlanan kehanetler gördük. Bu yüzden bir yanlışlık beklemiyorum. He belki senin dediğin gibi ortada 2 AA vardır ama kehanete bakacak olursak alevler arasından kılıç çıkartan kişi AA’nı yeniden dünyaya gelişi; yani aslında tekil bahsediyor. Bir kişi 2 ayrı bedende bir araya gelemez? Olsun, bu sefer çok farklı şekilde gerçekleşmiş olabilir olay; bu defa 2 tane gelmiş dersen de kabul edebilirim ama şu ana kadar(5 kitap geçmiş) bir ipucu falan görmez miydik? Bilemedim açıkçası. Yine de olasılığı gözardı etmiyorum, zaten öyle düşünen insanlar var. Hatta şöyle söyleyim ; AA ile Vaat Edilmiş Prens ayrı kişiler diyen, okuyucular var. Hatta bir de Son Kahraman da var, gelecek diyen de… Prensin, Üç Ejderha Başı takıntısı belki de senin sandığın gibi aile arması olması kadar basit değildir? Biliyorsun, ben bu üç baş meselesinden bir şey bekliyorum. İlk zamanlar AA’nın yanında destek olacak kişiler gibi algılardım. Sonuçta LOTR’da da kahramanımız Frodo idi; o yükü taşıyan o idi ama Sam olmasa idi ta oralara gidemezdi. Yahut Aragorn, yakın dostu Legolas ve Gandalf’ın destekleri ile olmasaydı, kral olma ve savaşını verme yolunda ilerleyemezdi. AA’nın da onun yanında olup, destekleyip, güç vereceği kişilere ihtiyacı olsa gerek, büyük özellikleri de olsa, büyük işler de yapacak olsa eninde sonunda özünde bir insan. Yeri gelecek şüpheye düşecek, yeri gelecek tökezleyecek ve ne yapacağını bilmeyecek; bu durumlarda yakınındakiler ona destek verecek. İşin sonunda büyük işi sen yapsan da (hatta sadece sen yapabilecek olsan da) tek başına başarman zordur. Dedim ya Sam, yüzüğü taşıyamazdı, bu yük tamamen Frodo’ya aitti ama Sam’in destek ve yardımı olmadan da Frodo, o dağa gidip yüzüğü ateşe atamazdı. Sam vardı yanında diye Frodo’nun tüm sıkıntısı, çabası ve yaptıkları zayi mi oldu? Yahut değeri mi düştü? Hayır. O başka bu başka. Anlatabildim diye düşünüyorum, bu sefer? :slight_smile:

Kılıç varsa neden ejderhalar? sorusuna ilk başta yanıt verdim hatta daha önceki yorumlarımda da yanıt vermiştim. Kafaya oturtulmayacak bir şey yok. Niye iki ayri olay yasiyor? İki ayrı dönüşüm ve olay yaşamıyor, söylemiştim yukarıda. Biri doğumunu simgeliyor(bana göre); tuz ve ateşin içinde doğmak. Diğeri ise o kişinin AA olduğunu ifade eden bir kehanet. Yani Alevlerin arasından ışıkgetireni çekecek bir kahraman gelecek; o kişi AA’nın yeniden doğumudur. Kılıçla Ötekilere/Büyük Ötekiye karşı savaşıp, karanlığı yok edecek. AA, tuz ve ateşin içinde yeniden doğacak ve taş ejderhaları uyandıracak. Gayet basit, kafa karıştırıcı bir şey yok.

İlk seferde de söyledim sana; bu iki kehanetin birbirinin devamı olarak mı aktarıldığını yoksa bir kehanetin bütün bir parçası mı, bilmiyoruz. Bana sanki ilk olarak AA’nın yeniden doğacağı, kılıcını çekeceği ile ilgili asıl kehanet 6 bin yıl boyunca anlatılmış ve bu doğum alametleri de sonradan -zamanı bilmiyorum- görülmüş, gibi geldi. Çünkü Melisandre “Asshai yazıtlarında anlatılana göre…” diye başlayıp 1. kehaneti söylüyor; 2. kehanetten bahsetmiyor. Lakin Jon ile konuşurken de 2. kehaneti söylüyor. Eğer bir bütün ise neden birlikte aktarılmadı ilk seferinde de parça parça ayrı zamanlarda aktarıldı? Bu yüzden ben Kızıl Rahipler tarafından 2. kehanetin tabir-i caiz ise taze taze öngörüldüğünü ve ilkine göre nispeten yeni bir kehanet olduğunu TAHMİN ediyorum.

Sebep? Ortada ejderhası ile sağa sola saldıran ve şehirler fetheden, köleliğe savaş açmış bir ejderha kraliçesi var. Bunu konuşacağıma kadının kılıcı varmış? Yokmuş? Bak ejderha ile sağa sola saldırmış, bir de çok deli kılıç kullanıyormuş gibi konuşmalarını beklemek, gerekmiyor… Mantıken ben savaşmayı bilsem bile ejderham var iken elime kılıç alma gereği duymam, Aegon o kılıcı hayatı boyunca kaç kere kullanmıştır misal? Haliyle kılıç aklıma dahi gelmez, daha ilginç konular var ortada. Ejderhalar, köleliğe savaş ve yanmayan bir kadın vs. var iken ortada kılıç, oldukça önemsiz ve sıkıcı bir ayrıntı. Onun hakkındaki canavar hikayeleri bile daha ilgi çekici ve eğlenceli.

Yani doğrusu; gerçekten böyle algıladım. Benerro’nun kehanet bilgisi daha doğru, Melisandre’nin değil, gibi bir portre çizdin bana. Ben de bu yüzden kaç gündür HERKES kendi algıladığı şekilde AA peşinde koşuyor, dedim. Bu yüzden neden Mel’in; Rahip ve Üstadın; AA seçimlerinin o yönde yaptığına dair irdelemeye, sebepler ortaya koymaya çalıştım.

Benerro doğal olarak kılıç kehanetini de bilen biri olarak; Dany’de böyle bir özellik aramadı? sorusunu doğru bulmuyorum zaten, söyledim. Olasılık çok fazla; adamın algısını anlamaya çalışarak bir şeyler çizdim yukarıda zaten. Lakin sen hepsini reddederek 1. kehanet gerçek değile ya da Melisandre üstüne ekleme yapmışa getirmeye çalışıyorsun sürekli. Sırf kılıç meselesi kafanda sorun olduğu için; zira Dany sana göre AA büyük olasılık, çelişkiyi yok etmeye çalışıyorsun bence. En azından bana böyle yansıyor.

Anlamaya çalışıyorum neyi anlamadığını; bir ara ucundan yakalar gibi oldum ama geri kaçtı. :joy:

Aslında bana göre cevabı sen vermişsin; rahip ve üstat, hayatta kalan yegane ejderha soyu olarak Dany’den başkasını göremez(ayrıca deli kralın soyundan olacak meselesini üstat da biliyor.). Bunlar kehanete uygun adaylar arıyor ve Dany’den başka uyacak adam bulamıyor; en başat sebep ejderha kanı olması ve deli kralın soyu(onu aemon biliyor)… Melisandre’nin olayı da ne biliyor musun? Bu kadın diğerlerinden farklı bir şey yapıyor; onlar kişiyi kehanete uydurmaya çalışırken, Mel de kehaneti kişiye uydurmaya çalışıyor. Bu yüzden uyduruk ışıkgetiren, sahte nissa ve ejderha kayasındaki heyekleleri uyandırma arayışına giriyor komik komik. Yani neredeyse Mel. AA çıkacak bu gidişle. O kadar uğraşıyor kendi AA’sı yerine. :smiley: Bu da sırf ilahının cevabı Stannis’in yüzü oldu diye, bu kadın kehanetlerden ziyade alevlerinde gördüklerine güveniyor. Bu yüzden AA meselesinde hiç güvenirliği yok; rahip ve üstat ondan daha yakın AA meselesine bana göre.

Yok,hala anlamadın beni diyor ise ha gayret Duygu, eninde sonunda anlayacağım inşallah. :stuck_out_tongue:

Anladın ise sonunda sorun yok. :smiley:

fc47e0ac0f8e9bb2f347c25321349d7d672ebd30_1_690x257

Bu da GRRM’in bizzat yazdığı bir diğer kitap olan Buz ve Ateşin Dünyası kitabının UZUN GECE isimli başlığı altında yazan bilgi. Burada Son Kahraman’ın Ormanın Çocuklarını bulduğu ve onların yardımıyla Gece Nöbetinin bir araya toplanıp Ötekilere karşı savaşıp, yendiğini söylüyor. Bu durumda GRRM’in yazdığı iki kitabın iki bilgisinden biri yalan/yanlış/hatalı… Bunu benle tartışmak yerine yazarın kendisi ile tartışman gerek. E-Posta at adama. :smiley:

Evet, güzel bir konu; Uzun Gece efsaneleri üzerinden gitmek güzel olacak. :smiley: AA’nın kimliği meselesinden biraz uzaklaşalım. :smiley:

Aslında senin söylediğin gibi olabilir ama şu ilk efsanedeki ikna eden kahraman, sanki AA’nın kendisi gibi bir hava sezdim, 6.his; yoksa elimde bilgi, ipucu olduğundan değil.

Bunların ortak özellikleri nedir? Hepsi Essos bölgesinde olmuş, yani demek ki bu Uzun Gece tüm Essos’u kaplamış; suların nehri donduğuna göre ilk Uzun Gece için de uzun süren bir karlı kıştan söz etmek mümkün olabilir? Elbet illa öyle olacak diye bir şey yok bence, çünkü güneşin kendini göstermediği bir yerde hava cidden çok soğuk olur-kar vs. olmasa bile yani- ama nehirleri dondurur mu? bilmiyorum.

Zamanlar hakkında bilgi yok, değil mi? Westeros diğerlerinden farklı bir zaman da bu Essos bölgelerindeki hikayelerin zamanları? Farklı ise ikiden fazla var, o zaman. :smiley:

Aslında bu Uzun Gece hikayesi, Tufan hikayesinin bölge ve kültürlerdeki farklı anlatımına benziyor. Türk efsanelerinde bile Tufan hikayesi vardır. Bu yüzden Essos bölgesinde gerçekleşen tek bir Uzun Gece’den bahsediyoruz bence ve haliyle her birinin kendi bölgelerinde gerçekleşen mücadele, kendilerine olan etkisi ve yaşadıkları olayları anlatıyor.

Rhoynar’da buz gibi bir hava hakimmiş; nehirleri dondurmuş. Buradaki hükümdarların(muhtemelen 7 krallık gibi ayrı ayrı krallar/kraliçeler var) arasında anlaşmazlıklar, savaşlar varmış. Bir kişi çıkıp(belki hükümdarlardan biri belki de onlara yakın biri yahut AA’nın ta kendisi), bunları birleştirmiş. Buradaki şarkı büyü olabilir? Miri, kan büyüsü için şarkılar da söylüyordu. Peki, bu büyü neye yarıyor? Aydınlık getirmek için… Bu şarkı/büyü bunu nasıl sağlıyor? Bir araya gelip iki şarkı söyleyince güneş kendini yeniden mi göstermiş? Yağmur bulutlarını mı dağıtmış? Yağmur duası gibi güneş duası mı olmuş? Bana biraz komik geliyor öyle ise, bu yüzden sanmıyorum. Belki bu karanlıkla savaşacak bir kişinin gelmesine neden olmuştur? Yahut kılıcın dövülmesinde yardım etmişlerdir? Belki de AA’dan bağımsız, senin söylediğin gibi tamamen kendi mücadelelerini vermişlerdi ama sorun şu; başarıya ulaşıp ulaşmadığı hakkında bir bilgi yok. Şarkı söylenmiş ama sonuç ne olmuş?

Yİ Tİ: Kan ihaneti Uzun Gece’yi baslatmis. Dany’nin kan ihaneti geldi aklıma. :wink: Işığın Bakire Kızı yüz çevirmiş, Gece’nin Aslanı da gazabını dünyanın üstüne çökertmiş. Şimdi kan ihaneti ne alaka? Bunlar akraba mı? Ortada aşk meselesi var da adam intikam mı almak istemiş? Ya da ikisi yine akraba; hükümdarlık ya da benzer bir konuda destek istemiş, ailesi olan bu kişi yüz çevirmiş ve bu da öfkelenip böyle bir şey mi yapmış? Maymun kuyruğu olan kadın meselesi üstüne durmuyorum bile. :smiley:

Gece’nin Aslanı ve şeytanları meselesi ilgimi çeken kısım… Bu durumda Wsteros’ta olduğu gibi ww ya da ona benzer yaratıklardan bahsedebiliriz. Ve bu yaratıkların hepsi tüm Essos’ta alayına dalmış Duygu. :smiley: Herkes kendi mücadele ve çabasını anlatmış ama sonuç olarak ortaya bir AA çıkıp, karanlığı sonlandırmış. İlk başta söylediğim şeyi hatırla; AA, koca orduya dalmak için gelmedi… Bence burada da Gece’nin Aslanına karşı savaşmış ve bozguna uğratmış, o da acaba Westeros’a mı kaçtı? Sonra 2. Uzun Gece vakası… Zaten Essos kocaman bir yer, Fatih gibi her yere gidip ordularla savaşmak kolay bir şey değil ve mantıklı da değil; en akıllıca olacak şey, bu karanlık büyüyü yapan kişiyi bozguna uğratmak; yılanın başını kesme meselesi… Son Kahraman 2. ile ilgili olduğundan fikir belirtmeyeceğim, zaten 2. için yukarıda bolcana yazdık.

Ben genel olarak böyle algıladım. :slight_smile:


#93

Söylediklerini anlamak baska, onlarin kafama yatmasi baska.
Yani ne anlatmaya çalistigini anliyorum ama benim için sonuç degismiyor.
Tamamen bakis açisi, bir olayin kisiden kisiye yansima sekli arasindaki farklilik.

Ama bu sefer AA olacak, olay bu.
AA’nin verdigi savasta, AA yeterli olmus degil mi?
Westeros’daki Uzun Gece’de ise Ilk Insanlar ve Ormanin Cocuklari yeterli olmuslar.
Simdi, “3.Uzun Gece”'de sen niye birlikte savasacak iki taraf olmali gibi bir inanca sahipsin? Yani iki taraf derken, R’hllor’un kahramani AA + Kuzey Ilahlarinin (Eski Tanrilarin) önlemleri.
Neden AA’nin tek basina yeterli olmayacagini düsünüyorsun? Eskiden olmus. “Iki ayri ilahtan gelen güçler birlesmeli” inanci nereye dayaniyor? Ben onu anlamiyorum.

Diyelim ki gelecek Uzun Gece’de, savas esas olarak Westeros’un kuzeyinde degil, Essos’da gerçeklesecekti… Yani hayal et, Martin Westeros’un ön planda oldugu bir hikaye degil de, Essos’un bir bölgesinin ön planda oldugu bir hikaye anlatsaydi bize. Tek fark bu, bunun disinda AA/R’hllor’un kahramani hikayesi ve bir diger kita Westeros’daki Uzun Gece/Son Kahraman/Ilk Insanlar/Ormanin Cocuklari falan filan hikayesi hala mevcut…
AA olacak, gelecegi vadedilmis, bunda da bir fark yok.
Peki öyle bir durumda, yine “AA tek basina yeterli olmaz, Eski Tanrilarin da önlemleri gerekiyor” diyecek miydik?

Eh yani! Tabi ki destek kuvvet, ordu gerekir. Ama baska bir ilahin önlemleri seklinde bir destek diye de bir sey… Eeehh yani.
Hele birde düsünürsek, bu destek 3-4 Ulukurt; ve hepsi bi araya geldiginde tas çatlasa 20-30 warg mi oluyor simdi? Hee birde 2 Yesilgören (Brynden ve egitimdeki Bran). Komik olur bence.

Neyse bu arada bir konuda hafiften benimle ayni düsünceye sahip olma yolunda ilerliyorsun. Hani ben diyorum ya hep? “AA’yi çok da büyütmeyin gözünüzde”, sen buna karsilik “AA’yi basit biri gibi görüyorsun” falan da demistin ama hayir, basit degil, sadece tek basina karanligi yok eden biri beklemeyin demek istiyorum bunca zamandir. Yani özetle; AA olmadan olmaz, ama AA tek basina da yeterli degildir; arkasinda bir ordu olmasi gerek. AA isigi getirecek silahi yaratan, o silahin sahibi olan kisidir. Seçilmis olandir. Savasta yer alacak diger insanlarla arasinda en büyük fark budur. Ve inan bana, bu kisi (VP kehanetini veya ejderhali kehaneti bir kenara atarsak), Samwell Tarly bile olabilirdi. lider olmaktan çok uzak bir adam.
Biraz Robert De Boron’un “Merlin” eserindeki Ekskalibur olayina benzetiyorum bunu. Büyülü kilici tastan çekebilen kisi hükümdar olmaya layik olan kisi olacakmis. En güçlü adamlar, savasçilar, hatta Krallar denemis, kimse basaramamis. Ta ki genç Arthur’e kadar. Cünkü o seçilmis kisiydi, bunu basarmak onun kaderiydi.
Ayni konsept yani.
(Bu arada bu Ekskalibur, Merlin, Arthur, babasi Uther Pendragon hikayesi var ya? Offf! Asoiaf’daki Azor Ahai, Vadedilmis Prens, “Vadedilmis kisi Aerys ve Rhaella’nin nesebinden dogacak” olayi ile öyle ortak noktalar var ki. Martin bu hikayeden ilham aldiysa hiç sasirmam. Ilham aldiysa, ve bu konularda sonuna kadar o hikayeye mümkün oldugu kadar bagli olarak devam ediyorsa, Jon Azor Ahai’dir. Asoiaf’in Arthur’u, net! :smile: Bir ara belki arastirip, toparlayip bir baslik açarim).

Sen benim Bran ile ilgili bu konudaki düsüncelerime hiç denk gelmemissin belli.
Ben hep Bran’i Ötekiler savasinda en önemli rol oynayacak kisilerden biri olarak görmüsümdür. Üç Gözlü Karga kimligiyle, warg ve yesilgören özellikleriyle çok önemli olacaktir.

Ama iste sadece Bran.
Ben Arya, Sansa veya hayatta kalirsa Rickon’dan warg özellikleri savasta yer alacaklarini düsünmüyorum. Onlarin bu özellikleri hiçbir zaman Bran’da oldugu kadar gelismedi, ve açikçasi hiç Bran kadar buna yatkin görünmediler bana. Bu saatten sonra, Martin onlarin bu özellikleri böyle önemli bir meselede kullanirsa, çok basit olur.

Ulukurtlarda fazladan bir özellik olsaydi, bu bilinirdi. Gökten inmis hayvanlar degil bunlar, binlerce yildir kitada varliklarini sürdürüyorlar, bir olaylari olsaydi, konusulurdu. Güçlüler, özeller, zekiler, warglanmaya uygunlar ama acayip bir numaralari da yok yani, gerçek bu.

Olay bu yani.
6 çocuk warg, ama aralarindan sadece birinin bu özelligi ciddi anlamda, etki edecek anlamda gelismis durumda.
Önemli bir olay (6 warg,her birine bir ulukur) ama özellikle de an itibariyle düsünürsek, bir ilahin getirdigi önlemler olarak biraz basit görünüyorlar. Bu benim kafama yatmiyor sadece, bunun disinda önemli bir olay oldugunu inkar etmiyorum, edemem.

Ben de net bir sekilde bir yanlislik oldugunu söylemedim zaten, “düsününce otomatik olarak aklima kehanetlerden birinin yanlis oldugu geliyor” gibi bir sey söyledim. Yani ilk düsünce o sekilde, ama bir “tamam budur” durumu degil kesinlikle.

Dünyanin tepesine çikacak aygir; Rhaego.
:grin:
Kehanet resmen Dany’ye oglundan miras kaldi.
Ya da kehanetteki kisi basindan beri Dany’ydi ama Dosh Kaleen’deki kocakari yanlis yorumladi.
Ama iste her halükarda bir yanlis var :smile:
O yüzden bence bu “yanlis yorum” ihtimalini her zaman aklimizda tutalim, her kehanet için. “Bir yanlislik beklemiyorum” deme yani bence, sen yine de bekle, hiç belli olmaz.

Baska ne sekilde bahsedebilirdi? Ciddi soruyorum, düsündüm, benim aklima bir sey gelmedi. 2 AA oldugunu düsün, ve kehanetleri buna göre, yani bu duruma açik kapi birakacak sekilde yeniden sekillendirsene bi.

Öyle demiyorum, bu sadece AA ile ilgili iki kehaneti bir bütün haline getiremediginden dolayi kafam olusan sorulara cevap olabilecek bir ihtimal. Bundan ötesi degil.

Son Kahraman beklemiyorum ben ama ben de AA ile Vaadedilmis Prens ayni kisiler diyorum hep.

Olabilir ama böyle bir durumda hepsinin “Ejderha basi” tanimina uygun olmasi gerekir. Tüm kahramanlarin Targaryen, veya en azindan ejderha kanina sahip olmasi lazim. Iki Targaryen kani tasiyan kisinin (Dany ve Jon) kahraman olma olasiligi var zaten, ama üç Targaryen kahraman… Bir Targci olarak buna ben bile “Yuh ama Martin amca” derim. Üç biraz bardagi tasiran damla olur.
Belki bu üç bas meselesi, baska önemli bir konuda karsimiza çikar, komple silip atmiyorum yani. Ama illa AA konusuna da baglamaya gerek yok, bu sadece Rhaegar’in istegi/inanci olmus da olabilir. AA veya VP ile ilgili arastirmalar yaptigi sirada, ulastigi bilgiler dogrultusunda “Ejderhanin üç basi olmali” diye düsünmüs olabilecegini sanmiyorum. Bence kahramanin yaninda, kendi kanindan olan destekçiler olmasi gerektigini düsündü, Aegon-Rhaenys-Visenya örneginden yola çikarak.

Ooo bana LOTR’den örneklerle gelme, anlamam :smile: Okumadim, izlemedim, düsünmüyorum da :smile:

:joy:
Yaww tamam, anladim ,tekrar etmene gerek yok ama iste ben bunu anlamsiz buluyorum.
Kilici varsa ejderhalarla ne yapacak? Kilici elinde, ejderhaya binip mi savasacak? Düsman yerde, havada degil. Hadi diyelim ki Öteki’nin de buz ejderhasi var, kilica yine gerek yok ki. Ejderhani Öteki’nin ejderhasinin yanina çekip, Öteki’ye elindeki kiliçla saldirabilir misin? Hayir, ejderha bu, at degil :smile:
Ya da “Dur ejderhaya binip biraz havadan saldirayim. Simdi de yere inip kilicimla savasayim” mi diyecek :smile:
Bunu anlamiyorum ben.
Iki kehanet de gerçeklesecekse, AA’nin kilici kullanacagi kesin, ee uyandirdigi ejderhalardan birine binecegi de kesin. Ama ikisi birlikte olmuyor, saçma yani. Ejderhaya binmeyecek desem, niye uyandiriyor o zaman?
Beni bu konuda aydinlat, o verdigin cevaplari ezberledim ben, onlari sormuyorum sana. Aydinlar valla, harbiden ihtiyacim var :smile: Bana AA hem ejderhayi, hem kilici ne yapacak, anlat.

Bahsedemez. Orada bundan bahsedemez. Millet “Tastaki ejderhalar mi dedi o?” diye düsünür, üzerinde dururlar. Sana anlattim o olayi, hani resmi olarak R’hllor inancina geçildiginin ve Stannis’in AA ilan edildigi gündü diye. Ejderhali kehanetin o gün o tabloda yeri yoktu. O gün orada bir gösteri vardi, Mel tarafindan organize edilen bir gösteri. Bu kadin aptal degil sonuçta, kirmizi yildiz görününce atesin içine bir kiliç koyup Stannis’e onu çektirdiginde, Stannis’in AA’ya dönüsebilecegine gerçekten inanmiyordur. Bu kadar basit olmadigini biliyordur herhalde. Gerçi Mel bu, “Ya tutarsa” kafasiyla da yapmistir :smile: Neyse biz Mel’in zeki oldugunu düsüncelim; bu durumu AA konusuna yabanci olan bir topluluga anlatmanin en iyi ve tek yolu bu.

Ejderhali kehanet için de “kadim bir kehanet” deniyor (Tyrion - Haldon konusmasi). Ikisi de çok eski kehanetler, ona süphe yok.

Sen hafiften, yavas yavas ejderhali kehaneti saf disi birakmaya, digerine göre daha az güvenilir, önemsiz oldugu mesajini vermeye mi çalisiyorsun? :smile:

Nasil gerekmiyor yaa? Bir kadinin savasçi olmasi, kiliç kullanmasi nasil bahsedilmeyecek bir konu olabilir? Ejderhalar da konusulurdu, bu da konusulurdu. Yapma Ayça, cidden. Daenerys, genç bir kadin, 15-16 yasinda… Kiliç kullanabilecek, savasacak, bu sekilde de yaptigi fetihlerde boy gösterecek ve bu oldukça önemsiz ve sIkIcI bir ayrinti olacak öyle mi? Bir ayrinti? :smile: Allahim sana geliyorum; daha neler okuyacagim? :smile:
Hee bu arada, ufak bir ayrtinti (:stuck_out_tongue:), Dany ejderhalariyla saga sola saldirmadi. Drogo’yu kullandi sadece Astapor’da, onda da sadece köle tacirlerinin liderlerini yaktirdi. Yunkai ve Meereen zekice yapilmis planlar ve askeri güç ile fethedildi.

Ehe ehe… Tesekkürler :grin: :stuck_out_tongue:
Yani! Cok saçma degil mi? :smile:

Hee yalniz Dany’nin durumuna uygun degil bu söyledigin. O siralar ejderhalar ufakti, üzerine binecek kadar veya binicisiz halde fetihlere katkida bulunacak kadar büyük degillerdi, dolayisiyla insanlar “Ejderhalari var sonuçta, niye kiliç kullansin” diye de düsünmezler.

Hiçbir seyi reddetmiyorum. Yukarida anlattim zaten, sen de söyledin, yanlis algilamissin. Benim tek yaptigim, durum degerlendirmesi yapip, olasiliklari konusmak. Bir sey reddettigim veya iddia ettigim yok. Farkli bakis açilarimiz var ve yaptigimiz yorumlar bazen ister istemez o bakis açisina yakin oluyor, kayiyor o kadar, ikimiz için de geçerli bu. Ben de mesela senin 2.kehaneti gerçek degil’e getirmeye çalistigini algiliyorum. Yaniliyor olabilirim. Gayet normal, yüz yüze degiliz, yazarak kendimizi ifade etmeye çalisiyoruz; yanlis yazdigimiz veya yanlis kurdugumuz cümleler oluyor. Sen yanlis anliyorsun, ben yanlis anliyorum, sonra o yanlisliklar büyüyor ve bir noktadan sonra kendimiz bile “Öyle mi dedim acaba gerçekten?” diye eski yorumlari didik didik ediyoruz :smile: O yüzden olay hafiften çigrindan çiktiginda, bakis açimizi net bir sekilde yinelemek gerek, yukarida yaptigim gibi.

Yemin ederim tartisma kontrolden çikti :joy:

Benerro’nun aslinda bir arayis içinde oldugunu söyleyemeyiz, hele ki Mel kadar.
Benerro konusunda ortaya çikan durum su : Adam Daenerys’i ve ejderhalarini, onlarin nasil dünyaya geldigini ögreniyor ve kehanet kafasina dank ediyor.
Öncesinde “Dothraklarin arasinda ejderha kani tasiyan bir kiz varmis, acaba vadedilmis kisi olabilir mi?” gibisinden bir düsüncesi olmadigi ortada. Adam net bir sekilde ejderhalardan yola çikarak sonuca varmis.

Aynen! Ve bu bana çok komik geliyor. Mel’i ciddiye aldigim zamanlarda bu olayi düsünüyorum ve bu karakterle alakali bir umudum varsa, uçup gidiyor :smile:
Tüm karakterler hatalar yapiyor, yanlis çikarimlar elde edebiliyor ama Mel’in yaptigi hatalar ve gerçeklesmesi için zorladigi seyler çok baska bir boyutta. Takintilari, inançlari gözünü kör ediyor.

Bu konuda birbirimizi anlamisiz tamam :smile: Belki de basindan beri ayni frekanstayiz ama algiyalamadik :smile: Dedim ya, tartisma kontrolden çikti.

GRRM isterse bu konuda on kitap daha yazsin, sorun degil. Yazdiklari her zaman yarattigi evrende yasayan insanlarin bildikleri, anlattiklari olacak.
Buz ve Atesin Dünyasi isimli kitap bir üstadin agzindan anlatilan bir kitap, bunu Robert’in fethi bölümünden sonraki bölümde görebilirsin (Yani Westeros tarihi anlatimi bittiginde, Westeros bölgeleri kismindan önce).
Içinde yanlis, hatta belki de sonsuza dek yanlis olarak kalacak bilgiler barindirabilir.

O benim de ilgimi çekti, daha dogrusu gizemli sarki ilgimi çekti.
Ama AA ile bir baglanti kuramadim. Yani sonuçta birde Rhoyne neredeee, AA’nin bulundugu bölge nerede. Arada çok mesafe var.

Günes ile dünya arasinda hiçbir “bag” kalmadigi zaman, birazcik bile, nehirleri, denizleri donduracak bir soguk olur. Dünyayi sicaklik, isi saglayan günestir sonuçta. O yok olup giderse dünyaya tarif edilemeyecek bir soguk ve karanlik çöker.
Ama ben günesin bu olayda bizzat bir rolü oldugunu da düsünmüyor, buna gerçek anlamda efsane diyorum :smile: (Ya hepsi dogruysa dedigimde, kahramanlari kastediyorum, belirteyim de çeliski gibi görünmesin) .

Ne yazik ki yok. Tüm gizem orada zaten. “Essos’daki tüm o efsaneler ayni tarihte yasandi” gibi net bir cümle bile kuramayiz, öylesi daha olasi, daha mantikli gelse dahi.

Hemen yukarida dedigim gibi, “budur” diyememekle birlikte, bana da mantikli gelen bu.
Bunlar (Ötekiler, yaratiklar, her neyse), Essos’u Westeros’un kuzeyine baglayan bir noktadan geçtiler desem, hani sonradan, Essos’da kaybettiklerinde… Ee orada oraya geçerken, geçtikleri bölgeleri etkilemis, orada tehdit olusturmus olmalari gerekmez mi? Ve bu da kayitlara geçmis olmaz miydi?
Yok edilmis olsalar, Westeros’da nasil ortaya çiktilar? Hatta Westeros’a nasil geçtiler iste?
Acaba iki ayri kitada da varliklarini sürdüren bir “irk” söz konusu olabilir mi?
Cok merak ediyorum, acaba “Ormanin Cocuklari tarafindan yaratildilar” tamamen diziye ait bir açiklama mi? Yoksa Martin mi verdi cevabi? Dogruya, bunlar daha önce Essos’da nasil göründü? Acaba benzer ama farkli bir “irk” mi söz konusu?

Büyü ile baglantili oldugu kesin.
Mirri’nin sarkilari kara büyü ile ilgili, onlar insanin tüylerini diken diken edecek, insani geren sarkilarmis gibi yansiyor.
Rhoynarlarin söyledigi sarki ise, gerçekten bir sarki ise… Mirri’nin sarkilarinin tam tersi bir yansimaya sahip benim gözümde.
Bu arada bu efsaneyi okudugumda, sarkidan dolayi aklima ilk ne geldi biliyor musun? Buz ve atesin sarkisi. Rhaegar’in sözleri. “Onun zaten bir sarkisi var…”.
Bir baglanti olabilir? Ne gibi? Hiçbir fikrim yok ama aklima ilk bu gelmisti iste.

Karanlik yok olmus, aydinlik geri gelmis. Yaziyor ya “aydinligi getiren sarkiyi söylemeye ikna etti” falan diye. Ceviriyi kusursuzca yapamamis olabilirim :smile: Ama aydinligi getirmisler yani.

Yanlis hatirlamiyorsam, o dönem, Tanrilarin ve Tanriçalarin yeryüzünde oldugu bir dönemdi. Gecenin Aslani da bir Tanri zaten Yi Ti inancinda, hatta Siyah ve Beyazin evinde heykeli de var.
Hikayelere göre, Gecenin Aslani, Isigin Bakire Kizi’nin (bu sekilde çevirdim, yanlis olabilir, orijinali "Maiden Made of Light) hamile birakmis.
Dogan erkek çocuk, Yeryüzündeki Tanri imis. Gökyüzüne çikmadan önce 10 bin yil boyunca Great Empire of the Dawn’a hükmetmis. Ondan sonra onun çocuklari, torunlari hükmetmis, her birinin hükümdarligi bir öncekinden kisa sürmüs. Sonra… Oww bi dk, ben yanlis bilgi vermisim sana :smile: Maiden Made of Light, Gecenin Aslanina sirt çevirmemis :smile: Onu unut :smile: … Devam edelim. Neyse, sonra imparatorluga hükmeden Amethyst Empress’in hakki erkek kardesi tarafindan gaspedilmis. Adam taç takarak kendini Bloodstone Emperor ilan etmis (kan ihaneti bu) ve bu sekilde Uzun Gece’nin temeli atilmis, açilisi yapilmis. Maiden Made of the Light dünyaya sirt çevirmis (dogrusu bu :smile:) ve Gecenin Aslani tüm öfkesiyle insanlari yaptiklari kötülükler için cezalandirmaya gelmis.
Five Forts’un insa edilme sebebi ile ilgili bilgiye bakarsak, bu Gecenin Aslaninin seytanlari, yaratiklari varmis.

:joy::joy::joy:

Neyse son paragrafina yorum yazsam mi bilemedim, ama hep benim yüzümden! Gecenin Aslani ile ilgili eksik ve yanlis bilgiler vermisim :smile: O bilgilerle yeniden degerlendir, ona göre yazayim.


#94

Şimdi sen bir noktaya odaklanmışsın, buradan yola çıkma; eski ilahlar kesin var, demiyorum. Acaba var mı? diyorum. Hatırlar isen bu evrende keisn bir ilah var, diye anlaşmıştık. Ben bunu R’holler ve karşısındaki olan diye nitelendirmiştim ve BELKi bir de kuzey güçleri vardır? dedim; belki bu Starklara kıyak geçen bunlardır, diye düşünmüşsem de kesin emin olduğum bir şey değil; sadece bir gücün bunlara kıyak geçtiğinden emin olduğumu söylüyorum. Yani bırak kuzey ve ateş ilahlarının birleşmesi, ittifak yapması meselesini; iddiamın temeli bu değil, ben acaba var mıdır bunlar? sorusunu sordum arada bir yerde, o kadar.

Ben asla AA’nın tek başına yeterli olmayacağını, söylemedim, düşünmedim de.

  1. uzun gecede aa vardı; 2. uzun gece de yoktu. İkisinde de uzun gece sonlandırıldı. Bu durumda 3. gecede neden aa var? sorusunu sordum ve bunun nedeninin olsa olsa AA’nın kehanette bahsedilen ‘yok edilecek karanlık’ meselesinin Büyük Diğer/Öteki olduğu sonucunu çıkardım. Onun yok etmesi gereken kişi bu, ww ordusu değil. Çünkü ww ordusu öyle ya da böyle yenilmiş, yeniliyor ama bir şey var ki birkaç bin yılda bir geri dönüp, bu uzun geceyi geri getiriyor. İşte AA’nın karşılaşacağı ve kişi bu. Zaten Melisandre de bir yerde AA’nın Işıkgetiren’i Diğer Öteki’ye karşı kullanacağını söylüyordu. Ve bana göre ilk seferde de bu kişiye karşı kullanıldı ama besbelli ki yok etmeyi başaramadı.(Atıyorum belki ağır yaraladı ve kurtulmayı başarıp Westeros’a kaçtı, yahut bir selefi vardı. Sallıyorum yani.)

Fakat AA, bu asıl kişi ile karşılaşırken Bran gibi insanlar da (sırf özel insan olmak da zorunda değil elbete ama kendisi mevcut yani, demek özel bir yeri olacak bu savaşta, senin de düşündüğün gibi) ww ordusuna karşı mücadelede yer alacak, diye düşündüm. Bunu da “herkes kendi şeytanı ile yüzleşecek.” olarak yorumladım. AA, yılanın başını almak için uğraşırken; kalanlar da gövdesini yok etmek, zayıflatmak , yavaşlatmak(adına ne dersen) uğraşacak… kişisel düşüncem bu yönde.

AA burada yetersiz diye, bir şey yok. Çünkü bana göre AA olmasa; Büyük Öteki yok edilemez(onun gelişinin sebebi de bu), sadece orduları yok edilir. Anlatabildim?

Sansa zaten tetiklenmiş bir warg değil; Rickon daha çok yeşilgören gibi bir hava vermişti bana… Arya ve Jon ise warglama yeteneği var ama Ötekiler ile savaşta bu yetenek ne kadar fayda sağlayacak? Bunu bilmiyorum, dediğin gibi çok önemli olmayabilir. Fakat Jon için emin değilim, kesin emin olmamakla birlikte, Jon’un Bran’dan sonra ailedeki en güçlü warg olduğunu düşünmeme neden olacak, bir şey var. Nedir o? dersen… 5. kitapta tüm kurtları görmeye başlamıştır rüyasında; eskiden sadece kendi kurdunu görüyordu, şimdi (yaz hariç; o da büyülü mağarada olduğu için) hepsini görüyor. Arya ise hala birini görüyor. Bran’dan gördüğümüz kadarıyla o zaten sadece Yaz’ı görüyor. Yani tek kurt ile başlayıp bütün kurtları görmeye başlaması, warg yeteneklerinin gelişmeye başlamasını gösterir ki açılış povundaki warg da güçlü ve eğitimsiz olduğunu söylemişti; Mel de bir şeyler geveliyordu. Bir başka başlıkta bir arkadaş da söylemişti; aslında daha kitaplarda warg şov görmeye başlamadık, yeni kitaplarla beraber görmeye başlayacağız… Aynı fikirdeyim.

Konuşulmaz, çünkü UNUTULMUŞ şeylerden bahsediyorsun. Tamam, genel olarak varlıkları biliniyor ama hikayelerde kalmış şeylerden bahsediyorsun ve kimse 200 yıldır, bunları görmemiş. Benjen bile Sur ötesinde ara sıra seslerini mi duyuyoruz, görüyoruz demiştir ama o kadar; bir etkileşim yok, sıfır. Ejderhalar üzerine sayısız kitap yazılmış üstatlar tarafından ama Ulukurtlar için bir tane bile yazılmış kitap duydun mu? Yok. Kuzey, güney için oldukça kasvetli ve gizemli sayılacak bir yer, pek ilgi alanlarını cezbetmiyor güneyli insanların. Kuzey ise son dönemlerde kendileri bile eski güçleri unutmuş etmiş, yüzeysel olarak hikayelerde yaşatıyor. Ned’e baksana; Ötekiler gelmiş, diyorsun adam inanmıyor. İnanmaması normal, çünkü inanmıyor böyle şeylerin varlığına; sihir, büyü vs. neymiş ki? Hepsi Yaşlı Dadı’nın hikayeleri…

Yalnız tüm hayvanlar warglanmaya uygun, bu artı bir özellik değil ulukurtlar için. Bir şey soracağım Ulukurtlar için kaçtır özel, diyorsun ama özel derken neyi kast ediyorsun? İri olması mı onları özel yapan? Çünkü duru gözle bakarsan iri olup, at gibi binme dışında hiçbir özellikleri yok. Bildiğin kurdun iri hali, ha bir de karşındakinin niyetini anlıyor, bu yabana atılacak bir şey değil gerçi; bugün de elimizde böyle bir hayvan olsa, güzel olurdu. Yüzüne gülen iki yüzlüleri bilirdik :slight_smile:

“Bunu sadece tanrılar bilir,” dedi Tyrion. "Üstadınki umut yalnızca. Şu yavru kurdun çocuğu hayatta tuttuğuna yemin edebilirim. O yaratık gece gündüz çocuğun penceresinin altında uluyor. Ne zaman kovalasalar geri geliyor. Üstat bir keresinde ses girmesin diye pencereyi kapattıklarını ve kapatır kapatmaz Bran’ın ağırlaştığını söyledi. Tekrar açtıklarında çocuğun kalp atışları kuvvetlenmiş."
Kraliçe ürperdi. “Bu hayvanlarda doğal olmayan bir şeyler var. Tehlikeliler. Hiçbirinin bizimle güneye gelmesine müsaade etmeyeceğim.”

Jon Kar’ın beyaz ulu kurt yavrusu gelen seslere kulak kabartıyor ama asla kendi ulumasıyla cevap vermiyordu. Tyrion bu hayvanda çok rahatsız edici bir şeyler olduğunu düşünüyordu.

“Böyle mi düşünüyorsun?” Melisandre dizlerinin üstüne çöktü ve Hayalet’in kulağının arkasını kaşıdı. “Sur tuhaf bir yer ama eğer kullanmayı bilirsen burada güç var. Senin içinde ve bu hayvanın içinde güç var. O güce karşı koyuyorsun ama hata ediyorsun. O gücü kabul et. Onu kullan.”

These wolves are more than wolves, Robb,” Catelyn reminds her son in the books. “You must know that. I think perhaps the gods sent them to us. Your father’s gods, the old gods of the north. Five wolf pups, Robb, five for five Stark children.” (Robb helpfully reminds her there was a sixth for Jon.)

Yalnız şöyle bir şey var; Dany’nin yanlış hamlesi ile oğlan öldü. Ölümsüler evinde mi görmüştü? Oğlunu tam da söylendiği şekilde görmedi mi? Gümüş saçlı, esmer tenli bir oğlanın at sancağı altında orduların önünde bir halde? Yani kehanette pek bir yanlışlık hatta yanlış yorumlama yoktu, sadece Dany, içine etti. :smiley:

Yalnız hep diyorum; kehanetler doğru, sadece yorumlama şeklinde hatalar olabiliyor.

Soruyu bence şöyle sormak gerek; 2 AA gelecek olsa, kehanet ona göre olmaz mıydı?

Son Kahraman’ın Bran olduğu görüşü hakim; o da Ormanın Çocuklarını buldu, Ötekiler için yardım edeceklerdi; aynı 8 bin yıl önce olduğu gibi. Sonuçta bu bahsedilen kahraman öyle sihirli vs. bir savaşçı konumunda değil, sadece cesareti ve azmi ile çok önemli adımlar atmış ve olaylara olumlu etki edecek eylemlerde bulunmuş.

AAA öyle deme; Tolkien’den bu kadar etkilenmiş ve eserinde bile izleri olan bir adamın hayal dünyasını biraz daha iyi kavramana yardım eder. Misal Gri Gandalf isimli büyücü bir ara öldürülüyor güçlü bir yaratık tarafından ve Ak Gandalf olarak yeniden diriliyor; GRRM, bundan esinlenerek Cat. karakterini öldürüp diriltmiş ama elbette kendi yorumlamasıyla. :slight_smile:

Kız ben kaç sayfadır sana bu kılıcın iki ww öldürmek için olmadığını, söylemedim mi? Sen de 'olabilir, ben de öyle tahmin ediyorum" demedin mi? :smiley:

O kılıç bunların başındakini öldürmek için, ww öldürmek için değil :smiley:

Yav neden ejderhayı uyandırdı diye, binmesi gerekiyor? :smiley: Bu da senin yorumun işte :smiley:

Ejderha ile “ver püsküyü” diyerek ww ordusuna daldıracak, kılıç ile “ya Allah” deyip büyük ötekiye öldürecek, olamaz mı? :smiley: Bence kılıcın işlevi bu, başka bir ihtimal mantıklı gelmiyor(yani sırf ww öldürme ihtimali; zaten valirya çeliği ve ejderha camı ve evet, ejderha alevi var. Gerek yok o zaman kılıca.)

Yok be kız, ne alaka? Hiç yapar mıyım? :smiley: Işıkgetiren kehanetinden mi yola çıkıyorsun? :smirk:

Ben neden anlatırken 2. kehaneti söylemedi acaba? sorusunu irediliyordum sadece. İlkinden daha sonra mı görüldü kehanet? acaba diye düşündüm. Olabilir yani… Ayrıca önce ya da sonra görülmesi kehaneti daha az önemli yapmaz, aynı oranda önemli yapar, çünkü sonuçta AA kehaneti ve gerçek.

Senin dediğin mantık ilk başta kafama yatıyor, olabilir diyorum ama sonra Mel. bu adamın AA olduğuna inanmıyor mu? Bu konuda keskin ve sarsılmaz bir inancı yok mu? diyorum ve cevap olarak kocaman bir EVET, geliyor. Bu durumda ejderhaların da uyandırılacağını onun tarafından ya da vasıtası ile bir şekilde neyse, inanıyor. Saklamasına gerek yok. Ayrıca ejderhaların uyandırılma meselesini çevresindeki herkes biliyor ki Davos pov’unda bu heykeller canlanırsa pek hoş olmaz, kale tepemize çöker herhalde şeklinde bir düşünceye dalmıştı. Yani sakladığı bir şey değil. Fakat o sırada dillendirmemiş, çünkü dikkat edersen daha çok Işıkgetiren ve Kanayan Yıldız kehaneti üzerinden ilerledi, çünkü o sırada da olan bunlar vardı. Daha canlanmayan ejderha yok iken bununla ilgili kehaneti de dillendirmesi, bence gereksiz kalırdı.

Olabilir. :stuck_out_tongue:

Kimse Melisandre kadar arayış içinde olamaz bence ama Benerro’nun AA konusuna ne kadar ilgi duyduğunu da şu aşamada pek bilemeyiz bence. Tamam, adam- senin dediğin gibi- duymuş böyle bir kızı, göndermiş rahibini ama onun açısından olsa da olur mu olmasa da olur mu, AA diye birinin varlığı; onu pek algılayamadım doğal olarak. Sonuçta pek gördüğümüz bir kişi değil.

Aslında AA arayışı içinde olan Melisandre dışında pek birini görmedik(şu Moqqo denen dışında, o da aramaktan ziyade duymuş gidiyor, görmeye. Kehanete uyuyor diye düşünmüş, senin dediğin gibi.). Kızıl Rahipler pek ilgilenmiyor mu bu konu ile acaba çok fazla? Misal Melisandre ne zaman aramaya karar veriyor? Neden karar veriyor? Asshai rahipleri çok daha mı ilgili bu konuda? Sonuçta onlardan çıkma. Melisandre neden aramak için Westeros’a geliyor? Gelmeden önce Stannis’i görmüşse onun burada yaşadığını nereden biliyor, misal? Alevler içerisinde kimlik tespiti yapma yetenekleri mi var bunların? :stuck_out_tongue: Yazar bu konuda bilgi verir mi acep? Bu bilgilerin kurguya bir etkisi olur mu? Kurgunun genel yapısı gereği her şeyde bir entrika arar olunca… :stuck_out_tongue:

Takintilari, inançlari gözünü kör ediyor. Çok doğru. Bu yüzden her şeyi yanlış yorumladığını vs. görünce acaba dizide olduğu gibi bir sarsıntı vs. geçirir mi?

Öyle mi? Bak bunu bilmiyordum. Peki, bu bilgilerin doğru ya da yanlış olduğuna nasıl karar vereceğiz?

Şimdi tüm bölgede bir sorun varsa, ortak bir düşman, herkesi tehdit eden biri(aynı bizim batıdiyarda olduğu gibi işte ama sadece çok daha geniş bir alanda) BİR KİŞİ/KAHRAMAN insanları uyandırmaya, bir araya getirmeye çalışabilir. Bir de her ülkede kendine has bir efsane var diye de orada anlatılan olaylar illa o bölgede/ülkede yaşanmış diye düşünmeye gerek yok; kaç bin yıl geçmiş üzerinden ve anlata anlata üstüne katlanarak gelmiş; efsaneler böyledir ve dahası efsaneler başka kültürlerden de etkilenilerek içselleştirilebilir. Misal Arthur Efsanesi özünde Kelt efsanesidir ama İngilizler, köklerini bu adaya dayandırmak vs. sebeplerle kendileri benimsemişlerdir. Öyle anlatırlar ki sanırsın Arthur, İngiliz bir kral ama değil. Diğer yandan Yunan ilahları aslen Mezopotamya ilahlarıdır, sadece isimleri değişmiştir ve üstüne kendileri de efsaneler katmıştır.

Ormanın Çocukları tarafından olduğundan şüphem var… Lakin onların yaptıkları o büyü, bu gücü uyandırmış olabilir. Ne demek yani?

Şimdi şöyle bir şey olabilir. İlk AA, bu karanlığı getiren kişi ile savaşır, onu yener ama yok etmeyi başaramaz ve kendisi(yaratıkları değil, sadece kendisi; yaratıkları yok edilir.) bir şekilde Westeros’a kaçar, kuzeyde kendine bir yer bulur, atıyorum binlerce yıl süren bir uykuya dalar(hep öyle anlatılır ya böyle şeyler :smiley: ). İlk İnsanlar hadisesi olunca da Ormanın Çocuklarının yaptığı büyüler, bu şahsın yeniden uyanmasına neden olur ve 2.Uzun Gece tekrar eder ve ilk hadise cereyan eder. Şimdi bunu yapan kim ise yeniden döndü. Bu aklıma gelen tek şey.

WW’leri bir ırk olarak görmek doğru değil. Craster’dan gördük ki bir insanın bu hale dönüştürülmüş hali. Büyü ile yozlaştırılmış… Aslında ww’ler LOTR’daki orklara benzetiyorum. Onlar da elflerin yozlaştırılmış halleriydi büyü tarafından ve onları o hale getiren de güçlü ama kötücül bir varlıktı.

Hmmm… Bunların söylediği şarkı, atıyorum bir nevi dua gibi AA’nın gelmesine önayak olan bir şarkı olabilir mi? Bu durumda bahsettiğin şarkı da söylense AA asıl o zaman doğacak olmasın? :smiley: Baya afaki oldu, kabul. :stuck_out_tongue: Şimdi mantıken güneş, aynı kıtanın farklı yönlerinde görünüp diğerinde görünmemezlik yapmaz, mesele mevsim farklılığı değil sonuçta. Gerçekten biraz içinden çıkılması zor ya, elde çok az veri var.

Maiden Made of Light meselesinde kafamı allak bullak ettin şimdi, Duygu. :smiley:

Şimdi Gecenin Aslanı ve bu kadın karı koca; bebek yapıyor. Bu da yeryüzünde Firavun gibi yarı ilah şekilde hükmediyor. Nesil nesile geçiyor derken yasal hakla tahta oturan kardeşi kıskanan bir başka prens, kendini kral ilan ediyor? Asıl hak sahibi ne oluyor? Öldürülüyor mu? (Bak burada da LOTR etkisi var. Her birinin ömrü öncekinden kısa oluyor. Dunedain diye bir insan soyu var; bunun soyu yarı elf olan büyük bir krala dayanıyor. Normalde elfler katledilmezler ise sonsuza kadar yaşıyorlar; neyse, bu yarı elf, insan tarafını seçiyor ve dunedain kralının ilki oluyor ama yine de uzun bir ömür sürüyor ama bundan sonraki her nesil bir öncekinden daha az ömür sürüyor ama en sonda kalan kralları işte Aragorn; 80 yaşında iken böyle 30 yaşlarında görünen bir tipti. Bu da ona benzedi. :smiley: )

Gece’nin Aslanı da bu insanlara bu olay üstüne saldırıyor? Bunun şeytanları/yaratıkları varmış? Bana ister istemez WW meselesini hatırlattı. Ayrıca Uzun Gece’yi bu şey meydana getiriyor demi?

Westeros’a gelirsek; bu hikaye ile benzerlik var mıdır? :smiley: Robert, kardeş değil ama kuzen; Rhaegar’ı öldürüp, onun ve çocuklarının haklarını gasp ediyor ve tahta geçiyor. Kan ihaneti. :smiley: Fazla mı zorladım? Hani niye 3. uzun gece geliyor? sorusu :smiley: Yalnız bunu yapan ile bunlar ne alaka? diye soracağız o zaman. Buz ve Ateşin Şarkısı… Cidden kafam uçtu şimdi. :smiley:

Bu arada Reed Ailesi hala Buz ve Ateş üstüne yemin ediyor, önemli bir bağlantısı var; Buz ve Ateşin şarkısını AA’ya mal etti prens ve Reed ailesi bunun üstüne yemin mi ediyor? Eskilerin geleneği imiş bu; üzerinde durmak gerek; 1. AA ile bir bağlantısı var o zaman?

EKLEME:

Bu kana senin Alev Mucizesi üzerine podcast hazırlamış. İstersen bir izle, belki cevap bulursun(bana da sonra özetle Allah rızası için. :smiley: )


#95

Bak simdi o ilk konu hakkinda genel olarak ayni düsünüyoruz zaten.
Yani AA olmazsa olmaz, ama tek basina da yeterli degildir, burada sorun yok.
Stark hanesinin tüm çocuklarina warg özelligi verilmis olmasi, tam onlarin sayisina esit yavru Ulukurtlar bulunmasi ve hatta cinsiyetlerinin de tutmasi çok özel, çok önemli bir durum; burada da sorun yok.

Benim karsit oldugum düsüncen veya öne sürdügün ihtimal, Stark çocuklarinin hepsinde görünen warglik özelligi ve onlarin sayisina esit sayida bulunan Ulukurtlarin, bir ilah tarafindan önlem olarak verilmis, gönderilmis olabilecegi düsüncen/öne sürdügün ihtimal.
Konunun çikis noktasi senin “Acaba R’hllor bunlara da mi el atti?” sorun. Ben de öyle olmadigini düsündügümü söyledim.
Sonra sen “AA, R’holler’ın işi; Ulukurtlar ve warglar ise kuzey ilahlarının???” dedin… Kesin olarak böyle düsünmedigini biliyorum, ihtimal diyorsun ve ben de sadece bu ihtimali degerlendiriyor, yorumluyorum. Senin benim öne sürdügüm ihtimalleri degerlendirdigin gibi.
Durum özetle $u :
AA, R’hllor’un önlemi. Bu kesin.
Warglik ve Ulukurtlar, Kuzey ilhalarinin önlemi. Bu, senin verdigin olasilik, ihtimal.
Tüm bunlardaki ortak nokta ne? Ötekiler. Yani bu ilahlar Ötekiler’e karsi yapilacak savas için önlemler almislar. Belirli insanlara belirli özellikler, güçler bahsetmisler.
Ve ben iste tam bu noktada diyorum ki… “Sadece Bran’da savasta bir etki yaratacak kadar gelisti warglik özelligi. Diger Stark çocuklarinda ya hiç görmedik, ya da çok az gördük. Dolayisiyla, bunu nasil Ötekilere karsi önlem olmasi açisindan bir Tanrinin verdigi özellik sayabiliriz? Bu warglik, diger çocuklarda Bran’da gelistiginin yarisi kadar bile gelisseydi, o zaman bu ihtimali ciddiye alabilirdim, derdim ki hayatta kalan Stark çocuklari savasta bu özelliklerini kullanip büyük isler basarabilirler ama öyle bir durum yok. Savasta bu özelligiyle bir seyler basarabilecek tek çocuk Bran.”

Bu olayi özel kilan 6 çocukta da warglik olmasi. Hatta evet, bu iste Kuzey’in ilahlarinin da parmagi olabilir. Ama buna Ötekiler savasi için önlem olabilir demek… Bana bu basit geliyor. Özel ama hiçbir büyüsü olmayan Ulukurtlar ve nihayetinde sadece bir çocukta gelismis bir warglik özelligi yani. Koskoca ilahlarin önlemi bu olamaz, olmamali.

Olay bu iste. Sen bir ihtimal öne sürüyorsun, ve ben onu degerlendiriyorum. Istersen kirk farkli sekilde daha anlat, sorun burada degil, ben ne demek istedigini anladim ama öyle bir sey oldugunu düsünmedigimi ve neden düsünmedigimi anlattim. Bu kadar.

Yesilgören?? Rickon??

“Her bin kisiden biri Warg, her bin Warg’dan ise sadece biri Yesilgören olarak dogar”’ lafinda bahsedilen Yesilgören mi?
Üç Gözlü Karga için “Son Yesilgören” deniyor. Ormanin Cocuklarinin arasinda yer alan Yesilgörenler ise en bilgeler olarak kabul edilirmis; digerlerinin altin rengi gözlerinden farkli olarak, onlarin gözleri yesil veya kirmizi olurmus.

Jon zaten o savasta iyi bir savasçi olarak yer alacak. Bugüne kadar hiç bilinçli bir sekilde kullanmadigi warg özelligini o zaman niye kullansin? Neyse yani bunu geç, dedigim gibi, onun zaten savasçi bir özelligi var, ve bu özelligi ile o savasta yer alir, birilerini (hayvan veya yapabilirse insan) warglamakla ugrasmaz yani.

Kuzey unutmaz :stuck_out_tongue:
Saka bir yana, Starklar unutmaz. Sancaklarinda o Ulukurt var, mezarlarinda onlarin heykelleri var; herkes unutur, onlar unutmaz be. Ulukurtlarda bir özellik olacak ve Stark’lar bunu unutacak, efsane gibisinden olsa bile hikayelerde bahsetmeyecekler? Kalpleri kurusun o zaman onlarin :smile:
Ulukurtlar, kurtlarin daha güçlü, daha büyük ve zeki hali iste, abartmayalim bence :smile:

Warglanmalari konusuna gelirsek… Bunlar çok güçlü hayvanlar, zeki hayvanlar, bir karga’yi wargladigin gibi warglayamazsin bir Ulukurdu ama yine iste warglanmaya müsaitler. O açidan yani. Ayrica Stark çocuklarinin bunu kolaylikla yapabilmelerinin sebebi, senin de bildigin gibi, o kurtlarla aralarinda olusan bag’dan kaynaklaniyor.
Niye özel diyorum? Söyle açiklayayim…
Simdi Asoiaf’da siradan havyanlar var, özel hayvanlar var, birde dogasüstü efsanevi hayvanlar/yaratiklar var.
Normal hayvan kurt, ayi, geyik falan. Özel hayvan ulukurt, mamut, tek boynuzlu, büyük aslan veya Dothraklarin “Hrakkar” dedikleri büyük beyaz aslan. Dogaüstü, efsanevi olanlar ise ejderhalar, krakenlar.

Simdi ben ulukurtlar için sadece hayvan desem, siradan bir kurt ile, veya bir ayi, geyik ile ayni kefeye koymus olurum ve çok ayip etmis olurum yani. Saygimdan özel diyorum her seyden önce :smile:

Dany, Khal Drogo’nun atini kurban olarak verdi. Sonradan, Rhaego ölü ve sekilsiz, ejderha pullariyla falan dogdu ve o zaman Mirri Dany’ye “Asil kurban oglundu” gibi bir sey dedi. Birde yanlis hatirlamiyorsam “Basindan beri biliyordun bedelin bu oldugunu” diyordu Dany’ye manyak kadin, sanki öncesinde “Ölü dogdu, aylar önce karninda ölmüs” dememis gibi. Celiski dolu.

Ee tamam ben de diyorum ki kehanet Rhaego’dan annesine miras kaldi resmen. Eger yasasaydi, kaderi o kehanette anlatilan gibi olacakti ama öldü.
Yani nihayetinde kehanet gerçeklesmedi, yanlis çikti öyle ya da böyle. Bu da bizi “Tüm kehanetler gerçeklesmeyebilir” sonucuna götürür.

Kehanetler ne zaman açik oldu ki ?
Ayrica, eger 2 AA varsa, bunu o kehanetleri ortaya atan kisiler bile bilmiyordur.
Kehanetler göklerden yazili olarak inmiyor sonuçta. Karmasik imgelerden olusuyor. Bizim okudugumuz cümleler, o imgelerin toparlanmis halidir, o imgeleri gören kisinin sözleridir.
Yani adam gördüklerini toparlayip yazmis iste. Eger 2 AA varsa, bunu bilemez ve belirtemez ki. Imgelerde sadece tek bir olay ve tek bir kisi görür, bunu aktarir.
2 AA varsa bunu gördügü imgelerden nasil anlayacak ? Dedigim gibi, belirli bir olaya ait, bir kisinin yasadigi imgeler görüyor ve bu gördüklerini toparlayip, yorumlayip aktariyor sadece.

Yaa öncelikle, o adama niye « Son Kahraman » denmis ? Yardim istemek için Ormanin Cocuklarini bulmaya giden bir grupta sag kalan tek kisi oldugu için. Cocuklari yardima çagirma görevini tamamladigi için. Bu yüzden « Son Kahraman ». Düsmanin bölgesi olan tehlikeli topraklara yardim çagirmak için giden o cesur adamlar arasinda tek sag kalan.
Adamin ünvani, içinde bulundugu durum ve yaptigi sey ile baglantili.
Dolayisiyla Azor Ahai gibi, Son Kahraman’in da yeniden dönüsü diye bir sey olamaz. Bu kisi Bran dersek, Bran’dan da tehlike ciddi anlamda ortaya çiktigi zaman hemen hemen ayni seyleri yapmasini bekledigimiz gibi bir sonuç çikar ortaya, tipki yeni AA’nin, ilk AA gibi karanligi yok edecek kisi olmasi gibi.
Bran Ormanin Cocuklarini buldu, ama onlari bulmak için yola çikmadi. Bran Üç Gözlü’yü bulmak için yola çikti. Ötekilere karsi yardim isteme meselesine hiç girmiyorum, öyle bir sey yok.
Yani zaten Bran’in yaptiklarinin Son Kahraman’in yaptiklariyla alakasi yok ; buna ragmen baglanti kuranlar var mi gerçekten ? Cok zorlama.
Neyse, Bran o savasta kahraman olacaksa da, « Son Kahraman » olmayacak.

Gandalf’in ne yasadigini bilmeden de Cat’in yasadigi durumu anladim sonuçta :smile: Martin’in bundan esinlenip Cat karakterine öyle bir sey yasatmis olmasini bilsem ne olur ? Bilmesem ne olur ?
Aslinda LOTR’u okumayi ve filmini de izlemeyi denedim biliyor musun ? Kitabi sanirim 4-5 bölüm sonra okumayi biraktim, çok bunaltti. Filme ise yarim saat dayanabildim.
Bu türü seviyorum, Asoiaf hayraniyim sonuçta, Lotr’u da sevmem gerekirdi ama yok, olmadi bir türlü.

Allahim sana geliyorum…
Ben sana « düsman yerde » deyince, sen sadece wightlari kastettigimi mi düsündün ? Ee Ötekiler de yerde, adamlar uçmuyor ya.
Yaa birde örnek de verdim, “hadi diyelim ki Öteki’nin de ejderhasi olacak” diye… Sen bi tekrar oku istersen o yazdiklarimi.

Ejderhaya binmeyecekse ne yapacak Allah askina ? Bir söyle bana.
Ejderhalari uyandiran birinden bahsediyoruz ; o kisinin o ejderhalardan birine binecegini düsünmek degil midir mantikli olan ? Olmasi gereken?
Ejderhalari uyandiran kisinin ejderha sürücüsü olmasi mi beklenir ? Olmamasi mi ?
« Ejderhalari uyandiracak ama onlardan birine binmeyebilir de »… Böyle bir sey olabilir mi yaa ?
Bir yanda Azor Ahai; karanligi ve benzersiz sogugu yok edecek kisi… Diger yanda ates üfleyen, atesin vücut bulmus hali ejderhalar…
Bu ikisi bir kehanette bir araya geliyor, Azor Ahai’nin ejderhalari uyandiracagi söyleniyor, ama « Binmeyebilir de ! » … Ben buna güleyim mi ? Aglayayim mi ?

Ejderhalara « Ver püsküyü » deyip wight ordusuna daldiracakmis :joy: Ayça yaa! :joy:
Ejderhayi yöneten binicisidir. O binici ejderhasina biner, onu uçurur, düsmana yönlendirir ve o zaman « Ver püsküyü » der.
Ates Tarlasi savasinda, Fatih Aegon’un kiliciyla yerde savastigini ve Balerion’un havada oldugunu düsün. Binicisiz Balerion ne yapardi ? Bir sey yapar miydi ?
O kadar anlamsiz olur iste.

Neyse. Kilici ve ejderhayi ben bir arada, tek bir karede göremiyorum. AA’nin binmeyecegi ejderhayi uyandirmasi da tam anlamiyla saçma geliyor.
Bir sey iddia ettigim yok bak, belirteyim yine. Sadece anlam veremiyorum iste.

Yaparsin :rofl:

Diyorum ya, orada ejderhali kehanetten bahsetmenin ne yeri ne de zamani bence. Ben bu sekilde açikliyorum.

« Ilkinden daha sonra mi görüldü acaba ? » diyorsun, buradaki o « sonra » bildigin binlerce yil sonra anlamina geliyor degil mi ? Mel’in bunu o gün neden söylemedigi sorusundan yola çikaracak bu ihtimali öne sürüyorsun sonuçta. Yani « O gün söylemediyse belki ortada henüz öyle bir kehanet olmadigi içindir » demeye getiriyorsun.
Öyle olsa, ejderhali kehanet için « Kadim kehanet » denmezdi degil mi ? Yukarida da söyledim bunu. Iki kehanet de çok eski dedim.

Yaa Mel’den bahsediyoruz, bence çok mantik da aramayalim. Sen demistin, Mel AA aramiyor, AA yaratmaya çalisiyor diye. Bu arzusu kontrolden çikmis olabilir Stannis konusunda.

Sakliyor demiyorum zaten, o gün bundan bahsetmiyor ve bahsetmemesinin nedeni AA’dan bihaber bir toplulugun karsisinda Stannis’i AA ilan ederken ejderhali kehanetten de bahsedip milletin kafasini karistirmamak, o gün orada sorularla karsilasmamak olabilir diyorum. Uyandirilacak ejderhalardan falan bahsettigini düsünsene orada, o ortamda… :smile: Yani ben olsam, ben de o gün ejderhali kehaneti hiç karistirmazdim isin içine.
Neyse, özetle bunlar sadece olasi bir açiklama, mantik yürütme.
Saklamak gibi bir derdi olsa, sonradan da bahsetmezdi ama durum öyle degil senin de dedigin gibi. Daha sonra Mel tastaki ejderhalari uyandirmanin çarelerini de ariyor zaten, hatta ona göre bunun için bir kral ve oglunun kani gerek.

Öyle bir sey mümkün degil. Bu adam R’hllor inancinda Yüce Rahip ünvanina sahip biri, hiç “R’hllor’un sampiyonu”, “Atesin oglu”, “Isigin Savasçisi” falan dedikleri AA onun açisindan “olsa da olur olmasa da” diye bir durum söz konusu olamaz. Cok ters yani.

Moqorro mu? Onu diyorsan, o adami Dany’ye rehberlik ve yardim etmesi için gönderen Benerro zaten. Gönderilen rahip Moqorro iste.
Yalniz var yaaa; Moqorro gidiyor Dany’nin yanina, Marwyn de gidiyor… Cok enteresan olacak :grin:

“Yakindan tanidigimiz” bi Mel var, birde sarhos anarsit rahip Thoros :smile: Ki o daha yeni yeni Tanrisinin varligina ikna oldu gibi bir durum var, AA konusuna dalmasini beklemeyelim.
Moqorro ve Benerro ise Dany’nin AA olma olasiligi ile, Ejderhalarin Dansi’nda dahil oldular hikayeye.
Simdi baktim, bunlarin disinda birde Ezzelyno var, Braavos’da. Thoros’un bir diger versiyonu :smile: Neseli ve genelde sarhosmus. Denizcinin Karisinin evliliklerini o gerçeklestiriyormus. Bunun disinda bilgi yok.
Neyse ama öte yandan zaten Mel’i tüm rahip ve rahibelerden ayri tutmak gerek çünkü ikimizin de söyledigi gibi, Mel AA konusunda takintili.

Karar veremeyecegiz, en mantikli gelene tutunacagiz, tabi bunu yapabilmenin mümkün oldugu konularda.
Seri bittiginde yanlis mi dogru mu oldugunu bilmedigimiz birçok bilgi, nasil gerçeklestigini asla ögrenemeyecegimiz olaylar yine olacak, ben buna inaniyorum. Hayat da böyle çünkü, ve Martin gerçekçi bir yazar. Hikayenin yaratici olarak, o tüm cevaplari biliyordur ama o cevaplari verecek diye bir sey yok. Martin, yarattigi karakterlerin agziyla anlatiyor hikayeyi; ve bizim bildiklerimiz, ögreneceklerimiz, o karakterlerin bildikleri, ögrenecekleri kadardir.
Rhaegar&Lyanna olayini detaylica anlatsin Bran geçmise yolculuklari sayesinde, o bana yeter; Ötekileri püskürten Nöbetin adamlari miydi gibisinden seyleri bilmesem de olur. Umrumda da degil açikçasi :smile:

Öyle de; Essos gerçekten çok genis, büyük bir kita. Tehdit ortadayken, o kahraman oradan oraya gitmisse, ohooo… Adam Superman de degil sonuçta, nasil onca yolu katetsin. O bunu yapana kadar, düsman insanligi yok etmis olurdu. Cidden Rhoyne ve Yi Ti taraflari arasinda çok mesafe var.
Haritadan bak mesela sadece bu ikisi arasindaki mesafeye (Aslinda Rhoyne nehri taa Bravoos bölgesinde baslayip Volantis’a kadar iniyor ama ben efsanede verilen sularin Selhoru’ya kadar buz tuttugu bilgisinden dolayi sadece o civari çember içine aldim, yoksa devasa bir çember olusacakti :smile: AA’nin kökeni oldugu söylenen Great Empire of the Daw zaten haritada renklendirilmis. Ben birde ek olarak mavi çember ile Five Forts’un oldugu yeri isaretledim) :

Ortalama 3600 miles. Yani yaklasik 5800 km Rhoyne nehri - GEOTD arasi. Gidis dönüs seklinde hesaplamak gerek birde.
Mümkün degil. Hani elçiler bile göndersen zor.
Maymun kuyruklu kadinin gerçek olduguna bile bundan daha kolay inanirim :smile:

Her bölgenin efsanesi var ama hepsi birbirinden çok farkli. Senin verdigin Arthur örneginde, baska bir milletin efsanenin üzerine konmasi var ama efsane ayni efsane. Ya da diger örnekte, Mezopotamya ilahlari alinmis, isimleri degistirilmis, Yunan ilahlari olmus ama nihayetinde ayni ilahlar.
Buradaki durum bunlar gibi degil. Bir tarafta alevli kiliciyla AA var, diger tarafta milleti aydinligi getiren sarkiyi söylemeyen ikna eden bir kahraman, öbür tarafta… öbür tarafta maymun kuyruklu kadin :smile:
O yüzden hepsinin gerçek veya gerçeklik payi tasidigi ihtimalini bir kösede tutuyorum ben.

:+1:

Benim de aklima gelen ilk olasilik bu. Ama sonra daha detaylica düsününce terslik oluyor :smile: Bu adam Westeros kitasina gidene kadar bir yerlerden geçti, degil mi? O geçtigi yerleri etkilemedi mi? Wightlari ve seytanlari yoksa bile. Bir laf var ya? Ya soguk onlarla birlikte geliyor, ya da soguk geldiginde onlar geliyor. Soguk onlarla, daha dogrusu Onunla geliyorsa, geçtigi topraklar bundan nasibini almistir. Soguk geldiginde o geliyorsa… Neyse bu duruma hiç uymuyor zaten.
Kafamda deli sorular.

Martin de Ormanin Cocuklari Ilk Insanlara karsi koymak için yaratti derse çok saçma olacak, hadi dizide sorun degil, AA konusuna detaylica girmediler orada, ama kitap yani… Ormanin Cocuklari yaratti derse, ilk AA’nin savastigi kimdi o zaman diye sorariz.

Yanilmiyorsam zaten her seferinde “irk” seklinde yazdim, tirnak içinde yani. Baska kelime bulamadim (eksik Türkçem arada sirada böyle kendini belli ediyor :grin:)
Neyse anlamissindir iste, tam anlamiyla baska bir irktan söz etmiyordum. LOTR’dan verdigin örnek iyi, benim de kafamdaki az çok öyle bir durum iste.

Aklima ilk gelen o oldu, basitçe sarki kelimesi geçmesinden dolayi. Yoksa nasil bir baglanti olabilir bilmiyorum, alakasiz görünüyor hatta detaylica düsününce :smile:

Martin’den nefret ediyorum, en az saygi duydugum kadar.

:joy::joy::joy::joy:
Biliyorum, özür dilerim :grin:

Aynen öyle.
Asil hak sahibine ne oluyor bilmiyorum, o konuda bilgi yok.

Senin sayende sonunda Lotr’u yeniden okumayi deneyecegim. Aragorn deyince zaten bana bir seyler oluyor :smile: Adami bilmiyorum, yari elf oldugunu mesela simdi senden ögrendim; sadece filmde oynayan oyuncunun yüzü aklima geliyor Aragorn deyince ama anlam veremedigim bir ilgi duyuyorum adama :smile:

Gecenin Aslani o olay üzerine, Maiden bilmem ne dünyaya sirt çevirince, saldiriyor, seytanlarini/yaratiklarini saliyor, aynen.
Bana da o ww’lari hatirlatiyor.
Yi Ti efsanesine göre, Uzun Gece bu sekilde meydana gelmis evet.

Aslinda olabilir biliyor musun? Zaten teoriler var, Ötekilerin esasinda kötü olmadigi, insanlarin kötülüklerini cezalandirmaya geldigine dair.
Robert’in süphesiz iyi bir Kral olacagi söylenen Rhaegar’i öldürmesi, onun ve çocuklarinin hakkini almasi. Birde kuzenler, kan bagi var, yani kan ihaneti diyebiliriz bir noktada evet. Sonuç olarak 7 Kralligin “bugün” içinde bulundugu berbat durumun temelinde o isyan var. Her sey Targlarin tahttan inip, Robert’in tahta geçmesiyle basladi. (bunu bir Barthci okursa yanlis anlayacak :smile: Robert’in yüzünden diyar bu halde demiyorum tam olarak! Zincirleme olaylar diyorum, ilk halka isyan diyorum daha çok … diye belirteyim ben, ne olur ne olmaz :smile:)

Tüm bunlari ben de merak ediyorum. Aklima tek bir tutarli cevap, ihtimal bile gelmiyor.


Videoyu izlemedim, ingilizcem yok benim. Yazili bir sey olunca google’dan çevirip hallediyorum ama bu… :smile:
Yuh! Bir saat sürüyor birde, ne anlatmislar acaba o kadar? :hushed:
Merak ettim ama hee, feci merak ettim hemde :crazy_face:


#96

Anladım şimdi. Fakat ben bu durumda yazarın -madem kurguda bir etkisi olmayacak- bu 6 warg vs. meselesini neden yazmış, eklemiş? Bunu merak ederim. Yani bu silahı gösteriyorsun ama patlatmayacak mısın? Bunun önemi yoksa eklenmesi de gereksiz değil mi? Yazarlar gereksiz detay eklemezler, bir şeye yarayacak olsa ki eklemeleri gerek. He belki bu Ötekiler meselesi değildir, yahut biz daha warg meselesini ve çocukların gelişimini tamamlamasını daha görmedik gerçek manada; son iki kitapta bir şey olabilir ama olmaz ise yukarıda sorduğum sorular aklımı kurcalıyor işte.

Şu yeşil rüya görenleri kast etmek istemiştim. Benim anladığım kadarıyla Kan Kuzgunu ve Bran’ın özelliği hem warg hem yeşilgören olması; yeşil gören ve warg ayrı ayrı özellikler gibi gelmişti. Yanlış mı biliyormuşum? Wiki’den baktım da Jojen de işte yeşilgören olarak tasvir ediliyor, greensight diye betimlenmiş.

Anladım. :slight_smile: Kız Kraken niye sihirli oluyor? Büyük ahtapot onlar :smiley:

Şimdi “gerçekleşmedi” ile “yanlış çıktı” arasında ince bir çizgi var; Dany, o hamleyi yapmasa idi gerçekleşecekti ama yaptığı için çocuk öldü ve gerçekleşmedi. Fakat çocuk doğsa idi ve böyle bir şey olmasa idi o zaman yanlış çıktı kehanet diyebiliriz. Bu yüzden o kehanet de yanlış değil kanımca. Annesine mi miras kaldı? Bilemem artık. :slight_smile:

Evet, her kehanet gerçekleşmeyebilir. Şimdi AA Dany ya da Jon ise ve ben onları temelli öldürsem kehanet gerçekleşmeyecek ama yanlış da çıkmış olmayacak, ben önünü kesmiş olacağım… Kehanetler ile ilgili böyle bir de olay var aslında; ne olacağını bildiğin için gelecekte, olmasını dahi engelleyebilirsin. Yahut yaptığın her şey senin onun gerçekleşmesi yönünde adımların olur. Cersei’nin kehaneti ortada ama kadının yaptığı her şey-bilmesine rağmen- o sona doğru ilerlemesine neden oluyor.

Anladım, haklısın. 2 tane veya daha fazla ise görme olasılığı yahut daha doğrusu anlama olasılığı düşük. Şimdi Jojen’in rüyasını yeniden gördüm; zincirlenmiş bir kurt görmüştü… Açık seçik x kişisini gösterip al bana getir dememiş kan kuzgunu.

Ben sana takıldım orada, sen ciddiye alıp yarım paragraf açıklama yazmışsın. ahahahhahaha :joy::joy::joy:

Herhalde binecek sen de ya ahaha :smiley:

Ooo sen beni çok yanlış tanımışsın. :yum:

Doğru… Yalnız ben orada sonradan gördü mü derken iki gün önce ya da sonra mı görüldü, manasında demedim ki öyle dahi olsa kehanet ilki kadar önemli ve gerçek, geçerlidir. Ben kehanetlerin hepsinin gerçek olduğunu iddia eden biri olarak bir kehaneti geçerliliğinden şüphe duymam saçma olmaz mı? Yahut daha az önemli? AA konusunda ise kehanetlerin hepsi ister kadim ister taze gelin gibi yeni olsun, aynı derece önemli ve gerçektir. Aynı Yürek Hayaletinin AA kehaneti gibi… Hele ki hepsi gerçek diye sana açıklamaya çalışırken, ejderhalı kehaneti daha az önemli göstermek istiyormuşum gibi düşünmen tezat bir durum benim çabam açısından. :slight_smile:

Yaa Mel’den bahsediyoruz, bence çok mantik da aramayalim. Sen demistin, Mel AA aramiyor, AA yaratmaya çalisiyor diye. Bu arzusu kontrolden çikmis olabilir Stannis konusunda. Karı kafayı yemiş, neden bu kadar takıntılı merak ediyorum; kocası mı yapacak kendine de ne yani bu kadar düşkünlük? Bir iş mi başarmak derdinde? Özel bir ilgisi olduğu aşikar ama nereden geliyor bu?

Bu inanca sahip herkes o zaman Ötekiler tehlikesinin farkında mı? Bu durumda neden tüm kaynaklarını AA bulmaya ve gelecek savaş için hazırlanmaya adanmıyor da inancı yayılsın diye sağa sola rahip göndermekle uğraşıyorlar?

Yalniz var yaaa; Moqorro gidiyor Dany’nin yanina, Marwyn de gidiyor… Cok enteresan olacak :grin:

Niye ki?

Ben de bir bunu merak ediyorum, gerisi çok da kaile alacağım bir şey değil. Neyse ki yazar, seri bitince İsyan hakkında cevaplanmamış soru kalmayacak dedi idi geçen sene. Haydi inşallah. :slight_smile:

Şimdi aradaki mesafeye bakıp da gözünde imkansızlaştırma; fantastik bir evrende de o kadar şey olurken adamın mesafeleri katetmesini imkansız gözüyle bakarsak bu garip kaçar. Nasreddin Hocanın “Kazanan doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne mi inanmıyorsun?” sorusuna benzer iş. :smiley:

Bu kişi AA ise adam fetih yapar gibi diyar diyar gezmesine gerek yok. Belki bu bölgedeki kişiler ile ilgili önemli bir şey duymuş/biliyordur ve oraya gitme gereği duymuştur bir sebeple; gemi ile taş çatlasın 1 ayda gider. Diyeceksin bu kadar süreceğini nereden biliyorsun? Basit, Çin’den Türkiye’ye kargo gemiyle 1 ayda geliyor. ahahahha (Hatta en son 20 güne mi indirmişlerdi neydi, sipariş şey etmiştik de bir iki kere. :stuck_out_tongue: ) Amerika’ya bile 15 ila 20 gün arasında gidersin(duracağı liman sayısına göre değişiyor.). Kara seyahati ne kadar sürer, iyi kötü hesaplarsın. Bu yüzden öyle çok da zor ve büyük zaman kaybı olan bir yolculuktan bahsetmiyoruz.

Zaten bu şeyin yaratıkları da ölülerden oluşuyor ise bunlar ağırlıkta yayan giden ölü yani… Ayrıca bu şeyler bir anda gökten zembiller topluca inmediğine göre illa ki yavaş yavaş toparlanıp, bu hale getiriliyorlardır. WW’ler ne zaman harekete geçti tam bilmiyoruz ama onların toparlanması bile en az 2-3 senelerini aldı ki bu süre çok daha fazla olsa gerek… Craster yıllardır bebek veriyor bu adamlara. Yani AA ise giden, o gidene kadar etrafı yakıp yıkması diye bir şey olacak diye bir şey yok.

Ha eğer dediğin gibi her bölgenin kendi kahramanı var ise o zaman biz bu AA meselesine gerçekten fazla değer vermişiz, hatta aslında çok da mühim değilmiş, derim. Birden fazla kahraman olacak, derim. Bu durumda AA kimdir önemli değil, nasıl olsa kahraman çok. :stuck_out_tongue:

O karanlık güç; yenilmiş ise zaten saklana saklana gidiyordur, kendini açık ederek değil. Bu şey nasıl etki etsin bir yerlere? Ayaklı buz kütlesi olarak yürüdüğünü düşündüren ne? WW’ler buz canavarları, haliyle soğuk bir ortama vs. ihtiyacı var; geceleri hareket ediyor çünkü güneş bunlara belli ki zarar veriyor; bu yüzden de karanlık ve soğuk bir ortama ihtiyaçları var, kuzey muazzam bir yer bunlar için haliyle. Yani bunları bu hale getiren şahıs için gerekli bir ortam olmak zorunda değil, yaratıklarını muhafaza etmek için gerekli bir ortam gibi geliyor bana. Hem Essos’ta iken oluşturduğu canavarların ww gibi buzdan olduğundan emin olamayız, sadece güneşin görülmesini engellemiş.

Bu Aslan ile Bakire; R’holler ile Büyük Öteki olabilir mi? Uzun Gece’nin gelişinde bu ikisi birbirine düşman durmuyor; aksine bebe yapacak kadar birbirlerine yakınlar. Lakin Bakire sırtını insanlara dönüyor, Aslan da onları cezalandırmak için yaratıklarını gönderiyor. Fakat AA çıkıp, bunları yok ediyor. Lakin Melisandre, Büyük Öteki’yi kötü ve karanlık belliyor.

Bu durumda hakkı gasp eden kardeş Büyük Öteki; hakkı gasp edilen R’holler olabilir mi? AA dediğimiz kişi asında onun unvanı olabilir mi? Bunlar ilah değil de bu aslan ile bakirenin çocukları, torunları olabilir mi? Gerçi hikayeye göre yarı ilah gibi bir şeyler.

Burada gene sana lotr bilgisi vereyim; Tolkien evreninde ERU var, Tanrı. Bir de meleksi varlıklar var, yaratma güçleri var ama ilah değiller; başmelek gibi şeyler Valar deniyor; bir de bunlara benzer ama daha az güçlü olan onların emrinde olan Maia var(Gri Gandalf bunlardan biri işte). Bu Valar’dan biri var; karanlık güçleri simgeleyen Melkor(bunun bir de kardeşi var, Manwe; Vaların başı, onu da kıskanıyor bir yerde sanırsam), isyan ediyor vs. Maialardan biri de buna katılıyor; Sauron. Melkor hapsedildikten sonra onun işlerini Sauron yürüyor; 2. ve 3. çağ dedikleri dönemde Elf ve İnsanlar hep bu Sauron belası ile uğraşıyorlar. İşte Melkor vs. orkları yapıyor hatta ejderhaları yaratan Melkor. Buranın ejderhaları got’dan daha zeki ve konuşuyorlar ama kötüler.

Martin de bunlardan yola çıkarak bu R’holler ve Büyük Öteki meselesini Melkor ve Manwe gibi ayarlamış olabilir? Elbet kendi kurgusu ile. Tolkien’in Martin’den farklı; karakterleri kesin olarak beyaz ve siyaha ayrılmış olması. Elfler, GoT’un Targaryenleri gibi aslında; güzellik bakımından, çok bilgeler, yaşlılar ve güçlüler. Büyü güçleri var. Aragorn’un atası olan adam; Aragorn’un kayınpederi olan Elf Krallarından biri olan Elrond’un ikiz kardeşi. Böyle gariplikler de var. :stuck_out_tongue: Aragorn yarı elf sayılmaz, o tam bir insan ama kanında elflik akıyor, evet. Atasının elf kulakları var ama sonraki çocuk ve torunlarda bu yok, tam insan özellikleri gösteriyor. Tolkien’in evreni GoT’dan daha geniş ve net tarihe sahiptir, bu açıdan çok severim Tolkien’i. Bence de bir kere daha okumaya çalış, çok güzel. (Benim en sevdiğim karakter Legolas’ın babası Thranduil ama maalesef sadece Hobbit kitabında görülüyor, ana seride görülmüyor.)

Dedim ya yağmur duası gibi güneş duası ile olacak bir şey olmasa gerek… Şimdi düşündüm de bizim westeros’a daha uzun gece çökmedi, ne zaman çökecek acep? :stuck_out_tongue:

Buz, Büyük Öteki’yi simgelerken Ateş de R’holler’ı simgeliyor; Buz, Starklar tarafından temsil edilirken; Ateş ise Targaryenler tarafından simgeleniyor; Buz ve Ateşin Anlaşması meselesi bunu açık ediyor zaten(ejderhaların dansı savaşı). Martin de karakterlerin saf iyi ve kötü yazmadığı için dediğin gibi Ötekiler tam manası ile kötü olarak düşünmek yanlış mı acaba? Tam iyi değil tam kötü değil; gri… Söylemiştim sırf karanlıkta yaşamak isteyen bir vampir kıllıklı bir şeyden bahsetmiyor olsak gerek, bir amacı vs. olmalı. Yüzler Adasına ulaşmak istiyor olabilir diye düşünenler var; Howlad Reed gençken oraya gitmiş ve oradaki yeşil adamlardan dersler almıştı galiba? Yani yaşayan birileri var hala orada.

Ya benim ing de çok iyi değil, dinleyerek %20-30 ise yazılı %50-60 arası anlıyorum; oto ing altyazı var, oradan da baktım ilk 7 dk.sına; ölü doğum yaparken gördüğü rüyanın ona ejderhaları nasıl uyandıracağına dair görüler vs. gösterdiğini, anlattığını düşünüyorlar(hatta alevli kılıçlarla atalarını görüyor ve onu yönlendiriyorlar daha hızlı vs. gibi sözler söylüyorlar), zaten uyandıktan sonra ne yaptığından emin bir şekilde hareket ediyor, bir gram şüphesi olmuyordu. Pek de ritüel ve büyü yok, diyemeyiz senin iddia ettiğin gibi :stuck_out_tongue: Ondan sonra ateşe girdiğinde de kızıl rahipler gibi kehanet niteliği taşıyabilecek simgeler/imgeler gördüğünü söylüyorlardı ve biri AA kehaneti ile bağdaştığını söyledi taş yumurtaların çatlama meselesinin. Ondan sonrasını izlemedim. Fakat bakmak gerek, Jon olsa üşenmezdim de Dany meselesi Jon kadar ilgimi çekmiyor malum. :stuck_out_tongue:


#97

Etkisi olacaktir. Hatta Bran’in wargligi Ötekiler savasinda da etkili olacaktir.
Burada benim katilmadigim ihtimalin, warglik özelliginin 6 Stark çocuguna da Ötekiler tehlikesi konusunda önlem olarak verilmis olmasi. Cünkü nihayetinde, bu özellik sadece Bran’da etki yaratacak kadar gelisti. Tanrilar “Biz hepsine bu özelligi verelim, garanti olsun” dememislerdir. Hepsine bu özellik Tanrilar tarafindan Ötekilere karsi önlem olarak verilmis olsaydi, bu özellik hepsinde gelismis olmaliydi bence, sonuçta Tanrilar “Ya tutarsa?” mantigiyla böyle bir sey yapacak degiller :smile:
Yani bu gerçekten bir önlem ise, su noktada çok basit görünüyor.

Aslinda orada bir karisiklik, çeliski var, vikilerde verilen bilgilerde bile.
Yesilgörenler esasinda Ormanin Cocuklari arasinda en bilge kisilermis, onlarin, yukarida dedigim gibi yesil veya kirmizi gözleri varmis.
Bunlar büyülü, sihirli yeteneklere sahiplerler. Yesilgörüye ve doga üzerinde bir güce sahip olduklari söyleniyor. Yürek agaçlarindan çizilmis yüzlerin gözünden olaylari izleyebiliyorlar, geçmisi ve hatta gelecegi izleyebiliyorlar.
Dorne’u Essos’a baglayan kara parçasini, daha fazla insan gelmesini engellemek için, yok edenlerin Yesilgörenler oldugu söyleniyor.
Ve yukarida dedigim gibi; her bin kisiden biri Warg, her bin wargdan ise sadece biri Yesilgören…

Yani gerçekten çok üstün yeteneklere sahipler. Ve bu özellik de, warg özelligi gibi insanlarda görünüyor. Zaten bir Yesilgören ve warglik baglantili.

Vikiye Jojen Reed için de Yesilgören deniyor ama o aslinda sadece henür gerçeklesmemis olaylarin metaforik imgeleriyle, görüntüleri ile dolu yesil rüyalar görüyor. Yesilgörüye sahip yani. Bran ve Rickon’da da var bu, Ned’in ölüm haberi gelmeden onlar rüyalarinda bunu görmüstü. Kizlar böyle bir sey yasadi mi hatirlamiyorum.

Neyse yani bu Yesilgörü. Mantiken, bu rüyalari gören kisilere Yesilgören demek gerek ama Yesilgörenler yukarida anlattigim gibi, en üst seviyedeler, ve bin wargdan sadece biri bu seviyede.
Brynden, yani Üç Gözlü Karga, bir Yesilgören, hatta “Son Yesilgören” diyorlar adama. Rickon veya Jojen’a Yesilgören dersek, onlari bu adamla bir tutmus oluruz ve bu yanlis olur. Bran ise bence bir Yesilgören, ama yetenekleri henüz gelismemis, bu yüzden Üç Gözlü onu yanina çagirdi ve egitiyor.

Krakenler efsanelerde anlatilan, mit olarak kabul edilen yaratiklar, o yüzden :smile: Yani “büyük ahtapot” deyip onlari Ulukurtlar kategorisine de koyamayiz simdi.
Celtigar hanesinin hazinesinde, bu krakenleri uyandirabilecek bir boru oldugundan bahsediliyor. Diyelim ki dogru; bu o yaratiklarda bir olay oldugu anlamina gelir.

Tamam iste bu da kehanetlerin gerçeklesmeyebilecegi anlamina geliyor, bir garanti yok yani. Olaylarin akisi, kehaneti bozabilir, kehanet dogru olsa da, olaylarin geldigi noktada yanlis bir kehanete dönüsebilir.
Yanlis demek biraz fazla belki, kabul ediyorum ama baska bir kelime de bulamadim yani. Nihayetinde gerçeklesmiyor iste, öyle ya da böyle, yanlis çikti :smile: Takma bu kadar kelimelere.
Annesine miras kaldi derken, kesin konusmuyorum tabi ama olay o noktaya gidiyor. Dizide gerçeklesti bu, Dany tüm Khalassarlari sancagi altinda topladi, ve o kadim Dothrak kehaneti gerçek oldu; kitapta da öyle bir ihtimal var. Ki yeri gelmisken söyleyeyim, Dothraklarin uzun zamandir “Tüm khalassarlari bir araya getirecek, tüm Khallarin Khal’i olacak ve dünyanin tepesine çikacak biri gelecek” diye bir kehanet vardi; Dany hamileyken, Dosh Kaleen’deki kocakari bu kehaneti gerçeklestirecek kisinin Rhaego oldugu kehanetinde bulundu. Yani aslinda ortada ayni konu için iki kehanet var diyebiliriz.

Kehanet olayi karisik yaa. Senin de dedigin gibi, önünde durulabiliyor, engellenebiliyor, kader degisiyor… Rhaego konusunda olan bu. Ama bir yandan da ne yaparsa yapsin, kehanetin önüne geçemeyen bir Cersei örnegi de var senin dedigin gibi. Karmasik, belirsiz.

Peki sence olabilir mi bu? 2 Azor Ahai; biz bir tane beklerken. Martin böyle bir sürpriz yapabilir mi bu konuda?
Ve bu durum senin hosuna gider mi? Yoksa “Ayy yok yaa öyle bir sey olmasin” mi diyorsun? :smile:

Bak bak baaaak! Sen benimle egleniyor musun?
:smile:

Saçma olur tabi, kiliçli kehaneti hep daha fazla öne sürüyormussun gibi gelmisti ama ben yanlis algilamisim, özür dilerim :blush:
Bu arada öyle bir düsüncen oldugunu bilmiyordum. Ben bu konuda araftayim mesela, hepsi gerçeklesecek diyemiyorum, gerçeklesmeyecek de diyemiyorum.

:joy:
“Ben buldum Azor Ahai’yi… Duydunuz mu? Ben buldum. Ben diyorum! Ben! Ben buldum!!” :smile: :stuck_out_tongue:

AA aranarak bulunmaz ki, kehaneti yasar ve kendini belli eder. Aranabilir tabi, Vadedilmis Prens kehanetinden yola çikinca adaylar da bir hayli azalir zaten :smile: Ama olay o kisinin o dönüsümü yasamasiyla basliyor, ondan sonrasi önemli.
Saga sola niye rahip gönderiyorlar? Dini yaymak istiyorlardir her seyden önce. bu her inançta görünen bir durum, günümüzde bile. Diger bir sebep ise, bir rahip/rahibe “ordusu” kurmak olabilir, onlar da savasa bu sekilde hazirlik yapmak amacinda olabilirler.

Cünkü benim çok ilgimi çeken karakterler.
Moqorro mesela, Tyrion bölümlerinde geçtigi kisimlari çok seviyorum, çok ilgimi çekiyor.
Marwyn ise… Marwyn iste, acayip bir karakter, acayip bir Aliüstat, digerleriyle alakasi yok. Büyüye ilgi duyuyor, ejderhalara ilgili duyuyor, her seye açik bir adam. Vikiden sayfasina bak, ne demek istedigimi anlarsin. Ama daha da acayip olan… Bu adam Mirri Maz Duur’a hocalik etmis, ona Ortak Dil’i ögretmis kisi mesela.

Eger Dany’nin yanina varabilirler ise, Dany POV’larina renk katarlar, çok enteresan seyler çikar ortaya.

:smile:
Ama ben içinde bulunduklari durumu da hesaba katiyorum. Düsman gelmis, kapiya dayanmis; bu adam binlerce km yol yaparak diger bölgelerden yardim isteyene kadar, o yardim gelene kadar is isten geçmis olur. Bu adamlarda Sur gibi bir yapi da yokmus ki zaman kazanmalarini saglayacak. Düsman kapidaysa, yardima ihtiyacin varsa, o kadar yol da yapmazsin zaten, düsünmezsin. En fazl komsu bölgeden, imparatorluktan falan yardim istemeye, insanlari toplamaya ugrasirsin. Yapabilecegin o kadardir o durumda.

:joy:
Yaww ayni sey mi? Teknoloji mi varmis o zamanlar? Simdiki gemilerde hayvan gibi motor var, 1 ay’da, 20 günde gider tabi. Eskiden kürekçiler varmis, insan gücü; veya yelkenler, rüzgar gücü… Hiçbiri simdiki teknolojinin yanindan bile geçmez yani :smile: Yanlis kiyaslama.

Yok öyle de deme :smile: O kadar da degil yani. Diger efsanelerde sadece soguk ve karanliktan bahsediliyor; bir tek AA efsanesinde yaratiklar var, onlarla savasmis biri var. Ooff çok karisik yaa! Konuyu açtigima pisman oldum, beynim yandi :smile:

Varligi iklimi etkiliyorsa (Onlar geldiginde soguk geliyor ihtimalinden gidersek), saklana saklana gitmis olamaz.

Buz canavarlari?? Hmmm, pek öyle görmüyorum. Onlari ayakta tutan, yaraticilarinin enerjisi gibi geliyor bana. Hatta dizide, yaraticisi ölen wightlar ölüyor ya? Bu bana çok mantikli geliyor. Yani o yüzden ben soguk bir ortama ihtiyaçlari oldugunu düsünmüyorum. Soguk daha çok Ötekilerle ilgili, baglantili; soguk yoksa onlar da yok. Hatirla; ya onlar sogugu getiriyor, ya da soguk geldiginde onlar geliyor. Ben ilk ihtimale daha yakinim, o essiz sogugu, onlar getiriyor.

Öyle bir teori vardi galiba, bu söyledigin tanidik geldi çünkü.
Bakire dünyaya sirtini dönünce, Gecenin Aslaninin gazabi dünyaya çöküyor.

Mel’in bakis açisina çok takilmamak gerek aslinda, o tarafli bakan biri nihayetinde. Kendi tanrisini iyi olan olarak görüyor dogal olarak.
Birde R’hllor inanci dualistik bir vizyona sahip, iyi-kötü taraf görüsü var.
R’hllor isingin, atesin tanrisi. Öteki ise karanligin, ve buzun.
R’hllor iyi olan, Öteki ise kötü olan.

Ki aslinda bu durum Martin’in yarattigi evrene tamamen ters zaten. Martin’in verdigi en büyük mesajlardan biri, “Iyi-kötü yok. Siyah-Beyaz yok”. R’hllor inancinin vizyonu ise bunun tam aksi iste. “Ötekiler aslinda kötü degil, en azindan göründükleri kadar” düsünli teorinin temellerinden biri de bu.

Iii yok, bunlar senin de dedigin gibi, yari ilah bence. Yani ortaya çikan görüntü o en azindan. Yeryüzündeki Tanri, Gecenin Aslani ve Bakire’nin ogluymus. Onun çocuklari yari insan, yari ilah; torunlari yari ilahtan bile daha az ilahtir bence. Onlar da bizzat Tanri çocuklari degildir. Ama iste R’hllor ve Öteki için tanri deniyor. Bu noktada, onlarin Bakire ve Gecenin Aslani oldugu teorisi de çok ilgi çekici geliyor :grinning:

Bir önceki yorumunda bana söylediginin aynisini söyleyecegim…
Kafami allak bullak ettin, Ayça! :smile:
Maialar, Valarlar, Sauron, Melkor falan hepsi birbirine girdi :smile:

Olabilir. Anlamadim ama, senin bakis açina güvenmeyi seçiyorum :joy:

Yalniz sen böyle anlatiyorsan ya? Epey ilgimi çekmeye basladi bu LOTR. Benim okumaya basladigim hikayeyle hiç alakasi yok gibi, gerçi 3 bölüm anca okumusumdur ben. Hobbitleri anlatan, bitmek bilmeyen bir bölüm hatirliyorum mesela, birde bir dogum günü vardi, sonra dogum günü olan adam çekip gidiyordu, yüzük ogluna (ya da yegeni miydi?) ona kaliyordu… Valla senin anlattiklarina bakiyorum, birde bunlara… Hikaye bildigin uçmus sonradan :smile:

Aa evet bunu biliyorum :blush: Cok karizmalar onlar da :sunglasses: Askim Legolas :grin: Hikayeyi bilmiyorum ama karakterleri az çok biliyorum, en azindan isimlerini ve filmlerdeki halleriyle :smile: Bizim Ned Stark da vardi degil mi? Boramir miydi? Boromir mi? Neyse. Birde Lost’da taniyip, Charlie rolüyle çok sevdigim Dominic Monaghan var, bir Hobbit rolünde. O oldugunu ögrendigimde $ok geçirmistim :smile:

Yani.

Dizide çökmez karanlik falan. Kitapta ise, herhalde cidden yaldir yaldir geldiklerinde çöker. Ah Martin ah, bitir de okuyalim artik!

??? Bunu tam anlamadim. Hangi anlasmaydi bu?

Yukarida ben de tam bundan bahsettim az çok… Okumussundur tabi, sanki okumaya alttan basliyormussun gibi belirtiyorum birde :smile:

Yüzler Adasini ben çok merak ediyorum, oranin bir gizemi var ama dur bakalim. Arya Westeros’da oradan oraya sürüklendigi zamanlarda, kaçtiginda, Yüzler Adasina gider belki umuduyla okumustum ama neden hatirlamiyorum, artik bir gönderme mi var? Yüzler Adasindan mi bahsedildi o sira Arya povlarinda? Hiç aklimda kalmadi ama hala orada ne oldugunu kesfeden kisinin o olmasini istiyorum taa o zamandan beri.
O Howland Reed de var yaaa? Sir küpü adam yaa! Bir tutup sallasan neler dökülecek!

Bende o kadar bile yok :smile:

Dany’nin bakis açisindan anlatiliyor ama, böyle bir rüya olsa bahsedilmez miydi?

Aslinda orasi karisik biliyor musun? Yani basta sanki ne yaptigini biliyormus gibi bir durum var, ama sonradan atesi izlerken ejderhalarin dogmasi için öyle bir ates gerektigini o an kavramis gibi bir durum da var. O an’dan sonra da zaten büyülenmis gibi atesin içine yürüyor sanki.
O kismi ben gerçekten tam çözemedim.

Bence bu da anlatilirdi yaa.
Dany bu tip seylere takilan bir karakter. Imgeler, rüyalar, kehanetler…
O atesin içinde bir seyler görmüs olsaydi, bunu simdiye ögrenmis olurduk. Martin mesela gelecek kitapta Dany’nin o atesin içinde bir seyler gördügünden bahsederse, bu Dany karakterine ters olur. Gerçi hiçbir karakter böyle imgeler falan gördüyse, ve hikayede önemliyse, Martin bundan bahsetmemezlik edemez. Neyse ama Dany’nin bunlari kafasina çok takan biri oldugunu biliyoruz, dolayisiyla özellikle de onun gördüklerini çoktan düsünmüs, üzerinde kafa yormus olmasi, ve tabi bizim de bunlari okumus olmamiz gerekirdi çünkü, hele ki zaten önemli bir konuyla baglantiliysa, ki videoda bunun AA kehaneti ile bagdastigini söylemisler.

Anliyorum :joy:


#98

Tamam işte, yazar açısından soruyorum; Bran etkili olacaktı ise yahut genel kurguda önemi olacaktı ise sadece neden sadece onu warg yapmadı da diğer çocuklar da aynı özelliğe sahip oldu? Çok seviyorum bu aileyi, hepsinde böyle olsun, kıyak geçeyim." düşünsesi hakim olmasa bari? Yani kıyak geçecek ise bile sevdiği için, bunu etkin olarak kullandırmasını bekleriz. Asıl savaş 6. kitap ile birlikte başlayacak; kızışacak ortam, şahsi düşünceme göre; bu yüzden gerçekten tüm bu warg ve büyü meselelerini asıl bundan sonra görmeye başlayabiliriz.

Anladım, o zaman Rickon da yeşil görüye sahipmiş gibi geldi bana; kurdu ile olan ilişkisi dışında. Senin şu mahzen sahnesi yüzünden. Sonrasında oğlanda bir şey görmedik, oğlanı da görmedik zaten. Kızlarda hiçbir şey yok, sadece Arya kurt rüyaları görüyor ve Braavos’ta iken bir ya da iki kere kedilerin içine giriyor.

Deniz Canavarlarının görülmeye başlandığı söylenmiyor muydu, Dorne tarafındaki denizlerde? Jon’un bulup Sam’e verdiği sözde ötmeyen borunun, bu deniz canavarlarını uyandırdığı konuşuluyor.

Yabanıllar hariç herkesin bir kehaneti var zaten, hayret nasıl onlarda böyle birleştirici bir güç kehaneti çıkmamış, şaşırdım. :smiley: Gerçi Orman Cadısı bir kehanet sallıyordu kurtuluş için, demi? O yüzden sağ kalanlarla Çetinocak’a gitmişti. :slight_smile:

Bilmiyorum ki düşünmedim üzerinde pek. Okuyucu olarak değil de kurgu içeriği açısından yaklaşmaya çalışayım; gerek var mı 2 taneye ya da 3 taneye? Daha 1 tanesi lazım mı gerçekten diye tartışır oldum. :smiley: Böyle bir şey çıkarsa “Ne kadar güzel oldu!” diye bir düşünce barındırmam ama ööö de demem herhalde. Şimdilik çok net duygu ve düşüncelerim yok bu konuda, olursa ileride dilendiririm yeri gelince zaten.

Sen asıl şuna bak; R’holler’ın şampiyonu varsa Büyük Öteki’nin de şampiyonu var, diyenler var(genelde bu kişinin euron olduğu görüşü hakim galiba). Ateşin şampiyonu Dany, Buz’un şampiyonu Jon ise ne olacak? :smiley: :smiley: :smiley:

Bu kadar ciddiye alacağını düşünmedim. :joy:

Kabul edildi. :smiley:

Bu arada öyle bir düsüncen oldugunu bilmiyordum. Ben bu konuda araftayim mesela, hepsi gerçeklesecek diyemiyorum, gerçeklesmeyecek de diyemiyorum.

Yani hepsi gerçek ama gerçekleşeceği (senin reheago gibi) kesin olmayabilir elbet ama şu ana kadar da çoğu gerçek oldu. Bu yüzden ister istemez hepsi olacak gibi geliyor.

:smiley: :smiley: :smiley:

Bunların silahlı rahipleri de vardı, demi? Yanlış mı hatırlıyorum? Essos sahnelerinde birlik benzeri şeyleri görmüştük???

Anladım, aliüstat’ı ben de seviyorum da diğer rahibin öyle çok değişik bir yanı görünmedi bana, ondan sordum ikisi birden olunca niye coşacak meseleler diye :smiley:

Bugün olmayan bir şey de var onlarda; büyü! :smiley:

Euron = Daario kuramını hatırla; zaman katletme meselesinin büyücüleri ile yapmış olabileceği konuşuluyor ama nasıl? ne büyüsü? kitapta işaret var mı? işte bunları hiç bilmiyorum.

Yaa işin içinden çıkamıyorsun demi? :smiley:

Varlığının iklimi etkilediğini sanmam işte. İklimi etkileyen büyüyü yapıyordur.

Yazar, ölüler için ‘buz ile diriltilmiş’ deniyor; demek ki R’holler takipçileri ve Valiryalılar ‘ateş ve kan’ büyüsü kullanır iken bu yaratıkların başındaki kişi de ‘buz’ büyüsü kullanıyor; bu yüzden buz etkili/kış/soğuk bir ortam ile beraber çıkıyorlar ve sadece GECELERİ yol alıyorlar, gündüzleri değil; güneş ışığından kaçıyorlar.

Ben ölüler için buz canavarı demiyorum ama ww için diyorum. Ölüler gündüz de hareket ediyordu sanırım? :slight_smile:

:joy:

Melkor=Büyük Öteki; Manwe=R’holler. Maia= Öteki ve R’hollerin hizmetkarları/savaşçıları; Sauron(en güçlü maialardan biri) ise Gecenin Kraliçesi :smiley: Şimdi oturdu mu kafana? :slight_smile:

Şimdi soruyorum yeniden; Martin de bunlardan yola çıkarak bu R’holler ve Büyük Öteki meselesini Melkor ve Manwe gibi ayarlamış olabilir? :slight_smile:

Tolkien hikayesi 3 kitaplık bir seri ve sanırım 3-4 yıl gibi bir süreye yayılıyordu; bu yüzden oldukça uzun bölümlerden oluşmakta. Hikaye bir Hobbit köyde; Sauron’un tek yüzüğünün Bilbo’dan Frodo(yeğeni)'ya geçmesi ile başlıyor. Bu Frodo kafilesi ile birlikte yüzüğü Elf Kralı Elrond’un krallığına götürmeye çalışıyor ilk aşama; sonra oradan da Yüzük Kardeşliği Kafilesi(iki insan bak Ned Stark’ı oynayan emmi de burada Boromir’i oynuyor, kafileden biri; bir elf, hobbitler ve bir cüce ile gandalf) ile birlikte Mordor isminde bir karanlık diyara götürüp, yok etmek için uğraşıyor. Elbet hikayenin ana noktası Frodo değil; Aragorn, Legolas vs. bir sürü karakter ve olay cereyan ediyor; aynı GoT gibi ama o evren çok daha fantastik. :slight_smile:

Evet, Hobbit filminde var o hatun ama kitabında onun karakteri yok. :slight_smile:

Stark Hanesinin bizim ejderha kraliçesinin tarafını tutması ve sanırım bir evlilik ayarlama meselesi vardı ama olaylar öyle gelişiyor ki sonuçta kadın ölüyor ve evlilik falan da olmuyor; Buz ve Ateşin Anlaşması deniyormuş buna. Cregan Stark ile evlenecekti prenseslerden biri; bizim Kurt Saati olayını yapan Kral El’i(Ned biraz atasından feyiz alaymış ya kral eli nasıl olunuyor diye :smiley: ) http://awoiaf.westeros.org/index.php/Pact_of_Ice_and_Fire

Kısacası bu Buz ve Ateş şarkısı ve yemini üstünde durmak şart. AA’nın buz ve ateş karışımı olabileceği üzerinde de durmuştum vaktinde; o yüzden Jon mu falan diye düşünüyorum, sebeplerimden biri.

Starkların misal bu Ötekilerin başındaki ile bir ilişiği olabilir mi? Misal 13. Lord kumandan’ın bu kadından bebesi olmuş ve Starklar arasında büyümüş olma olasılığı var mı?

Bu arada seninle daha önce meşhur başlıkta konuşmuştuk; Ötekilerin 1. kitaptan itibaren Jon’un tiplerinde birini aradıklarından anlaşır gibi olmuştuk? Hatırlıyor musun konuşmaların ayrıntısını yoksa daha ayrıntılı bir şekilde hazırlayayım mı bir yazı burada? Konu Jon ise hiç üşenmem, bilirsin. :slight_smile:

Hiç hatırlamıyorum ben de, şöyle bir adı geçmiştir muhtemelen.

Reed bence sırf bu yüzden ayrılmıyor evinden ha; yakalanıp sallasalar dediğin gibi patır patır her şey dökülecek. :smiley:

Rüya var ya işte. Sondan ikinci POV’u oku.

“Ejderhayı uyandırmak istemezsin, öyle değil mi?” diye başlıyor, abisinin sesini duyuyor ama sonra o cümle şu cümleye dönüşüyor; “Ejderhayı uyandırmak…” ve atalarını, ellerinde alevli kılıçlarla sıralanmış bir şekilde görüyor. Daha hızlı koşmasını söylüyorlar. Elbet arada oğlunun büyümüş halini ve ölümünü görüyor.

Ben geçen yeniden okudum ve her şeyden emin bir şekilde hareket ettiği izlenimine kapıldım.

Ateşe girerken gördükleri ise Dany açısından ilüzyon gibi algılanmış olabilir. Daha o zamana kadar kehanet vs. duymamış, oğlu dışında. Takmayabilir, yani ruhsal ve bedensel açıdan da çok iyi durumda sayılmaz, odaklandığı şey başka şey olduğu için o ruh halinde her şeyi gözardı edebilir.

Ateşe girerken gördükleri bunlar.

Önemli olan tek şey ateşti şimdi. Alevler fevkaladeydi. Hayatında gördüğü en güzel şeylerdi. Her biri kızıl, turuncu ve sarılara bürünmüş, dumandan pelerinler giymiş büyücülerdi. Kızıl ateş aslanları, sarı devasa yılanlar, mavi alevden yapılmış boynuzlu atlar gördü. Balıklar, tilkiler, canavarlar, kurtlar, parlak kuşlar ve hepsi birbirinden güzel çiçekler veren ağaçlar gördü. Dumandan vücuda gelmiş, mavi alev yeleli dev gibi gri bir aygır gördü. Evet sevgilim. Evet güneşim ve yıldızım. Şimdi atına bin. Şimdi atını sür.
Yeleği erimeye başlamıştı, çıkarıp attı. Dany alevlere biraz daha yaklaşırken boyalı deri bir anda tutuştu. Alevlerin karşısındaki göğüsleri çıplaktı. Şişmiş, kızarmış göğüs uçlarından süt akıyordu. Şimdi, diye düşündü. Şimdi. Bir anlığına önünde Khal Drogo’yu gördü. Dumandan atına binmişti, elinde alevden bir kamçı vardı. Gülümsedi ve kamçı tıslayarak cenaze ateşinin üstüne indi.

Sonrasında ise yumurtalar çatlıyordu.

:yum::yum::yum:


#99

Bizim kafamiz böyle karissin diye :smile:
Valla bilmiyorum, özellik hepsinde var iste ama bir Tanri tarafindan bu özellik Ötekilere karsi önlem olarak verilmis olsaydi, hepsinde gelismis olmasi gerekirdi diye düsünüyorum. Ama elde bir tek Bran var iste. Dolayisiyla, Ötekiler gibi çok ciddi bir konuda bunun bir önlem oldugunu düsünürsek, bence biraz basit kaçar nihayetinde gelinin durumda.
Ama olabilir de, yani Tanrilar resmen garanti olsun diye hepsine warg özelligi vermis de olabilirler; kesinlikle öyle bir sey olmadigini da söyleyememe, sadece bana mantikli gelmiyor, basit görünüyor. Bran disinda sag kalan diger Stark çocuklarinda bu özellik gelecek kitapta birden gelismeye baslarsa, açikçasi o da basit ve biraz zorlama gelir bana.
Ben seride, genel olarak, herkesin kendine has bir özellige sahip olmasini isterim. Bran’in özelligi warg yetenegi; bu yetenegin gelismis olmasi. Arya, bir suikastçi (veya olma yolunda ilerliyor), eli kiliç tutan bir kiz, ki bu sIk rastlanan bir durum degil ve bu yüzden Arya’yi özel yapiyor. Sansa, hayal dünyasinda yasayan ve o dünyaya tutunan bir kizdi; hayatin gerçekleri bir bir tokat gibi çarpti yüzüne, manipüle edildi, korku ve aciyla büyüdü ve simdi aldigi tüm derslerle yoluna devam ediyor, bir manipülatör, entrikaci olma yolunda ilerliyor. Onun özelligi bu. Rickon… Rickon çok zor bir konu. 3-4 yasinda neler neler yasadigini düsününce, digerleri gibi kisilik disinda, gelistirilen bir özellik bulamiyorum Rickon söz konusu iken; zaten çok az gördügümüz bir karakter. Tek diyebilecegim… Ufacik, kendini terkedilmis hisseden huysuz, korkan, ilgi ve sefkate muhtaç bir çocuktu. Eger karsimiza yeniden çikarsa, birileri tarafindan esir alinmazsa, ben daha küçücük yasta bozulan psikolojisiyle onun son derece uyumsuz, öfkeli, kontrol edilemez, hatta acimasiz biri olabilecegini düsünüyorum; hala küçücük bir çocuk olsa bile. Yasadigi travmalari asla atlatamayacak ve bu onun kisiligine de, olasi kabiliyetlerine de etki edecek. Ömrü uzun olursa eger, örnegi çok az olan kötü Stark’lardan biri bile olabilir.

Öyle bir sey mi vardi??

Evet, Arianne söylüyor galiba Kis Rüzgarlari’nda.
O boru konulari da benim sinirimi bozuyor valla. Ejderhalar için boru, Sur için boru, Krakenlar için boru ! :unamused:

Aynen, Cetinocak’da bir geminin gelip onlari kurtaracaklarini söylemis. Burada tuhaf olan ise, yanlis hatirlamiyorsam, Mel’e göre Cetinocak’tan dönen olmayacak, hepsi ölecek.

3 nereden çikti yaww? :smile: 2. En fazla 2 :smile:
2 AA olursa, 2 AA gerektigi için olur bence. Martin buna göre planlamistir her seyi, yani sirf farklilik, sürpriz olsun diye de olmaz. Gayet mantikli, uygun bir sekilde olur.
Neyse; ben kararsizim. “Olmasin öyle bir sey” de diyemiyorum, “Olsun, süper olur” da.

Senle çok tartisiriz :smile: :stuck_out_tongue:
Yok yaa, olmaz öyle sey, Jon’un diger tarafa geçmesi falan, Buz’un sampiyonu olmasi falan.
Hem ben Buz’un sampiyonu diyebilecegimiz biri olacagini da sanmiyorum. Ötekilerin lideri olur, sampiyon da kendisi olur yani, dizideki gibi.
Euron konusunda da masallah valla, adami herkes yaptilar! Daario, Tanri, Buz’un sampiyonu, No one… :smile:

Hassas konu. Ejderha deyince bana bir seyler oluyor.
:stuck_out_tongue:

Evet, savasçilar. Tapinak fahiseleri de var; hizmetkarlar. Cocukken aliniyorlarmis köle olarak, sonra büyüdüklerinde savasçi, fahise, hizmetkar veya rahip/rahibe oluyorlarmis.
Savasçilara “Atesten El” deniyormus, Volantis’de Kirmizi Tapinagi koruyorlarmis. Simdi ögrendim; tam 1000 savasçidan olusan bir birlikmis, her zaman, ne bir eksik, ne bir fazla. Enteresan.

Alevlerde gördükleri, kehanetleri de mi ilgi çekici gelmedi?
Dany’ye de yeni kehanetlerde bulunabilir, heyecanla bekliyorum. Bize konusacak yeni konular, inceleyecek yeni kehanetler çikar kiz :smile:

Cok düsündün mü bunu öne sürmek için? :smile:

Euron=Daario; sadece teori sonuçta. Güzel kurgulanmis bir teori ama ben inanmiyorum.

Sen çikabiliyor musun? :smile:

Daimi Kis Topraklari peki? Ötekilerin oradan geldigi söyleniyor ve orasi her zaman soguk ve buz tutmus halde, kesfedilmemis topraklar. Yani sürekli büyü yaparak bu sogugu, buza muhafaza mi ediyorlar?
Bence onlar geldiginde soguk geliyor, onlarin bulundugu yer soguyor ve bunun için büyü yaptiklarini da düsünmüyorum. Onlar varligi, daha dogrusu Büyük Öteki’nin varligi bulunduklari bölgenin iklimini etkiliyor.

WW’lar, Wight’lar, yaratiklar… Her sey birbirine girdi. Sen yaratik dedigin için, ben de basindan beri Wightlardan bahsediyorsun sandim.
Neyse, yine de söylediklerine katilmiyorum, bir sey degismiyor :smile:

Buz canavarlari dedigin WW’lar, yani White Walkers’lar degil mi? Simdi onlar için “Buz ile dirilmis” diyorsun, halbuki öyle bir durum yok. Dirilmek için ölmek gerekir, ve White Walkers’lar, yani Ötekiler, ölü degiller (kaynak : GRRM). Bunu dizide de görebilirsin; Craster’in yeni dogmus erkek bebegi WW’ya dönüstürülüyor ve bunun için öncesinde öldürülmüyor.
Günesin onlari etkiledigi, sadece karanlikta yol aldiklari da kesin bir bilgi degil aslinda. Tipki onlarla birlikte benzersiz bir sogugun geldigi ihtimali gibi, onlarla birlikte gecenin geldigi ihtimali de var. Ve bu yanlis hatirlamiyorsam, siradan bir karanlik degil, çok koyu bir karanlik.

“Buz ile diriltilmis” olanlar Wightlar. Zombiye benzeyenler.
Sen “buz büyüsü” kullaniyor diyorsun, ben daha çok mistik, ilahi bir güç diyorum buna.
R’hllor takipçileri de büyü yapmiyorlar diriltme isleminde, orada da mistik bir güç söz konusu.
Bu ikisi arasinda tek fark; biri her seferinde etkili oluyor, digerinin etkili olmasi ise sIk rastlanan bir durum degil.
Ve ben bunun sebebini söyle açikliyorum… Wightlari dirilten bizzat Büyük Öteki, belirli bir amaç için. Beric Dondarrion gibilerin dirilmesi ise (ates ile), bir Kirmizi rahibin/rahibenin dualarinin R’hllor tarafindan kabul edilip edilmeyecegine bagli.

Tam degil :smile:
Ama sorun yok, sordugun soruya cevap verebilirim. Yani evet, Martin bundan yola çikmis olabilir ama tabi her sey Lotr’da oldugu gibi olacak diye de bir sey yok. Burada bence sadece bir ilham alma durumu vardir en fazla. Tipki Martin’in gerçek olaylardan da ( mesela Güllerin Savasi) esinlendigi ama hikayesini tamamen o olaylara göre de sekillendirmedigi gibi.

Lotr’u heyecanli olmaya basladigi yerden mi okusam acaba? :smile: :stuck_out_tongue:
Ya da filmleri tekrar izlemeyi mi denesem? Kitaba bastan sona kadar bagli kalmislar mi?

Hangi hatun??

Vay canina! Benim bu olaydan haberim yoktu desem? :smile:
Prens Jacaerys Velaryon’un ejderhasinin Wintefell’in mahzenlerine yumurtalarini biraktgina dair bir söylenti var; ben de hep diyordum, “Bu prens ne ara, niye Winterfell’e gitti?” diye, demek bu olaya bagliymis.
Hee bu arada… Setten fotolar geldi ya hani? Wintefell yaniyor gibi görünüyor. Iste bir fan bu fotolardan yola çikarak ortaya bir teori atmis; o yangin sirasinda Winterfell’deki ejderha yumurtalari çatlayacakmis ve dogan ejderhalar Jon’un olacakmis diye.

Ama o anlasmaya verilen isimden bir çikarim yapmak ne kadar dogru olur ki? Stark’lar Kuzey muhafizlari, Targaryen’ler ise ejderhali bir hane… Bu ikisi anlasma yaparsa, “Buz ve Atesin anlasmasi”'ndan daha uygun bir isim mi olur?
Yani bunu gizemli olan “Buz ve Ates”'e, Buz ve ates üzerine yemin etmeye falan baglamamaliyiz bence.

Yok yaa, sanmam. O Öteki gibi tarif edilen kadin hamile kalabiliyor mu? Onu bile bilmiyoruz. Öyle bir sey mümkünse de, dogan çocuk siradan bir insana mi benzer? Ondan da emin olamayiz. Siradan bir insana benziyorsa bile, bir özelligi olur ve bir sekilde kendini belli ederdi.
Birde o olaylar sirasinda bir bebek, çocuk falan da bulunmadi. Hadi kadin Sur’un Ötesine gidip orada dogum yapti diyelim, o çocuk sonradan nasil Starklarin arasina karismis olabilir? Cok bosluk var.

:joy: Yok, gerek yok. Özetle biliyorum olayi.
AGOT’un giris Pov’unda, Ötekiler 3 korucuyu tuzaga çekmisti. Yani zaten buradan bir olay oldugu belli, yoksa 3 korucu için niye zahmete girsinler? Bodoslama saldirabilirlerdi de ama sanki tedbirli olmak istermis gibi, ortam hazirliyorlar. Ve yanilmiyorsam, olay aninda ilgileri Waymar Royce üzerinde oluyor. Hatta adamin kilici kiriliyor galiba ve orada bir duraklama da oluyor. Neyse, ve bu Waymar’in tasviri ile Jon’un tasviri arasinda benzerlik var; o yüzden Ötekilerin birinin, yani Jon’un arayisi içinde olduklari düsünülüyor biz okurlar tarafindan. Kimileri aradiklari kisinin onlari yok edecek kisi olduklarini bildikleri için, onu bulup öldürmek istediklerini söylüyor; kimileri ise aksine o kisiyi yanlarina almak istediklerini.
Dogru mudur?

Heee tamam, o rüya.
Bilemiyorum. Dur bakalim, tam olarak nasildi.
Baktim.
Açikçasi, resmen ejderhalarin dogacagi isareti, daha dogrusu mesaji var ama Dany’nin rüyadaki ejderhali kisimlarda onlarin nasil dünyaya gelebilecegine dair bir cevap bulmus olmasi zor, “Böyle yapmam gerek” diyebilecegi bir isaret yok gibi.

Yalniz, tekrar okudum da, o rüya gerçekten çok enteresan. Sadece ejderhalarin dogacagini degil, baska seyleri de isaret eden kisimlar var. Hatta neredeyse kronolojik bir sekilde ilerliyor.

1.KISIM : “Kanatlar hummali rüyalarini gölgeliyordu” diyor, o yüzden bunu saymiyorum, bir olayi isaret etmiyor.
2.KISIM : Korku, kaçis, ev’e duyulan özlem.
3.KISIM : Drogo’nun yaninda hissettigi huzur, ondan aldigi güç. Ev’de olma hissi. Ve kanatlarin ortaya çikmasiyla dünyanin ve tabi o Drogon’un yaninda hissettiklerinin alev almasi, yok olmasi.
4.KISIM : Jorah’nin “Rhaegar son ejderhaydi” sözü; bu söz ilk kitabin üçüncü Dany POV’unda geçiyor ve o konusma esnasinda Dany çoktan bildigi ama kendine bile itiraf edemedigi bir gerçegi, yani Viserys’in asla 7 Kralligi alamayacagini, ev’e dönemeyeceklerini kabul ediyor. Bu kisimda, Viserys’i ve bu sözün edildigi zamani bir kenara birakip, sadece Dany’nin ev’e asla dönemeyecegi düsüncesini alabiliriz. Ek olarak, bu kisimda ejderha yumurtalari sobanin üzerine köz gibi kipkirmizi haldeler (dogacaklarinin isareti). Bunlarin disinda Dany’nin sigindigi liman Jorah’nin bir görünüp bir kaybolmasi. Karanlik, endise, umutsuzluk, ve yine ev’e duyulan özlem.
5.KISIM : Kronolojiyi bozan kisim. Viserys’in ölümü. Ama birde burada, Viserys gözleri patlayip irin gibi yanaklarindan akarken bile Dany’nin canini yakmaya devam ediyor. Yani bir nevi Viserys’in ölüsü, veya çaresiz, en güçsüz, en savunmasiz hali bile Dany’nin canini yakabiliyor. Bunu belki, Viserys’in öldürülmesine engel olmadigi için içten içe vicdan azabi, suçluluk duymasi ihtimaline baglayabiliriz.
6.KISIM : Ev’in daha da uzaklasmasi. Dany’nin hemen arkasinda hissettigi ölümün soguk, buzlu nefesi (bunu ilk basta Ötekilere baglayabiliriz ama kronolojik bir siralama varsa, bu Dany’nin dogum yapmak üzere oldugu zamana denk geliyor; ve zor bir dogumdu. Hatta sadece bu degil, Drogo’yu Mirri’ye emanet etmis olmasindan dolayi da Dothraklar ona öfkeyle bakiyordu, tehlikedeydi. Tam anlamiyla bir ölüm kalim süreciydi.)
7.KISIM : Rhaego’yu görüyor. Tam ellerini uzatip ona dokunacakken, Rhaego’nun açilan agzindan disari alevler bosaliyor. Oglunu kaybedisi. Aci. Gözlerinden dökülen yaslarin buharlasmasi (Dany üzerinden ejderhalara isaret ve Dany’nin “Son Ejderha”, Targaryen hanesinin yeniden yükselisini saglayacak kisi olacagi mesaji).
8.KISIM : Atalarinin destegi, bagirislari ile Dany’nin bir ejderhaya dönüsüp uçmasi. Ejderhalarin dogumu ve Dany’nin degisimi ile yükselisin baslangici.
9.KISIM : Ev’e yakinlasma. Ölümün soguk nefesinin geride kalmasi. Kapana kisildigi koridordan kurtulusu. Uçu$u, yüksege, daha da yüksege. Tüm canlilarin ondan korkup kaçisi. Ev’in kokusu. Ev’in kapisini açisi.
10.KISIM : Siyah bir aygirin üzerine Rhaegar; migferinin ince göz araliginda alevler isildiyor. “Son ejderha” diye fisildiyor Jorah. Dany migferin siperini kaldiriyor ve kendi yüzünü görüyor.

Süper yaa. Sence de kronolojik degil mi?
Neyse, dedigim gibi bu gördüklerinden “Nasil yapacagim” sorusunun cevabini almis olamaz, en fazla umut, güç almistir gördüklerinden. Bunlardan dolayi ne yaptigini bilecek bir sekilde, ne yaptigindan emin olarak hareket etmis olmasi zor; dedigim gibi bir isaret, bir ipucu falan yok.
Birde önceki yorumumda söyledigim gibi, Dany’nin sanki bir an’da kafasina dank ediyormus gibi bir durum da var sanki, bana da öyle geliyor iste senin aksine. Cidden çözemiyorum ben o kismi.

Aaaaaaa! Evet yaa! Ben bu kismi unutmusum!
Gerçi gördügü hayvanlardan, çiçeklerden, agaçlardan ne gibi bir anlam çikarabiliriz, onu da bilmiyorum :joy: Westeros hanelerinin armalari :joy:
Yani böyle seyler görsem, ben de takmazdim açikçasi :smile:


#100

Kışyarı yanmadan önce Rickon, oldukça vahşileşip huysuzlaşıyordu. Osha ile olan yılları, onu daha çok bir Yabanıl’a benzetmiştir, diye tahmin ediyorum. Hatta eski dili dahi öğrenmiş olabilir. Bu yüzden büyürse kötü bir Stark değil de vahşi ve yabanıl bir Stark olur, o çocuk. Elbette yaşadığı kötü olayların etkisi yüzünden acımasız bir kişiliği olabilir.

Sansa’da bir numara yok zaten warglık meselesinde ama Arya ve Jon’un warg meselesi Bran kadar etkin kullanılmasa da(çünkü o ayrıca bir yeşilgören) 5 kitap boyunca yavaştan gelişiyor. İlk başta basit kurt rüyaları görüyorlardı ama sonra Arya, Nymeria’yı kullanarak annesinin cesedini sudan çıkarttı. En son başka hayvanları da warglayarak kendisi döven çırağın aslında Nazik Adam olduğunu öğrendi. Jon ise kurdunun öfkesini, ağzındaki kanın tadını; yediği yemeği ve diğer tüm kurt kardeşlerini hissedip/görmeye başladı. Yani aslında yavaş yavaş güçleniyorlar, yazar gözümüze sokmuyor sadece. Bran ise sadece Hodor(elbet bu kısım sade ona özel) ve Yaz’ı warglıyordu; aslında diğerleri ile aynı bu konuda ama onun ağaçları kullanarak geçmişi görmeye başlaması vs. ek bir özellik olduğu ve üzerinde durulduğu için, gözümüze giriyor.

  1. ve 7. kitapta da gelişmeye devam edip bir şekilde bir şeyler için kullanacaklardır, diye tahmin ediyorum. Yoksa Sansa’da olduğu gibi; hepsinde var ama tetiklenmemiş bu yetenek der, geçerdi yazar. Robb da warg ama kurt rüyası gördüğünü duymadık ağzından. Yani bu yeteneği kullanmayacak olanlar ya ölüyor ya da tetiklenmemiş. Rickon 6 yaşında olacak 6. kitapta; bir şey görür müyüz bunda merak ediyorum ama dedim ya, onu daha çok yeşil rüyaları olan bir çocuk gibi gördüm ama tek bir olaydan da yola çıkamayız.

Bu arada Arya, son kurt rüyalarında ağaçların mı ne onu izlediğini görüyordu; Kan Kuzgun’u mu acep? diye merak ettim. Ağaçları bu şekilde kullanabilen bir tek o.

Evet, yukarıda söylediğim mesele. Yalnız farkında değil ne olduğunun.

  1. kitabın kapağı da boru; bence bu boru meselesini daha çok duyacağız. Sur’u indirecek şey Kış Borusu olacak gibi, haklı çıkarsam şaşma. :stuck_out_tongue:

O kısma bir kere daha bakmak gerek; Jon’un önden gönderdiği gemiler için diyordu, diye hatırlıyorum? Nitekim Pyke kayboldu. Bu muydu Doğu Gözcüsünün komutanının ismi?

Karakter bu kadar gizemli olunca, her yakıştırmaya açık oluyor. O göz bandının ardında buz mavisi göz bekliyorum, yalan yok. :smiley: Kardeşinin gördüğü rüya/vizyon ne ise, ona bakarsak eğer Ötekiler ile bir ilişiği oldu ya da olacak.

Ötekiler tam olarak kötü değil ise ve Buz ve Ateşin meselesi sandığımız gibi saf iyi kötü savaşı değil ise Jon’un o tarafta olması şaşırtıcısı olmaz ama adamın kendisi zaten buz ve ateş; tamamen buz tarafı da olamaz aslında. :smiley:

ahahhahaha aklımda bulunsun. :smiley:

Elit takım olduğunu belli etmek adına genelde belli bir sayı belirlenip altına üstüne çıkılmaz canım, ondandır diye düşünüyorum. Misal Sovyet Rusyas’dın da parti üyeliği 1000 kişiydi, bunlar yönetirdi ülkeyi; az ya da çok olmazdı. Bizim tarihte de Hun Kartal Savaşçıları var, çok özel elit bir savaşçı birliği; belli bir sayıyı geçmezdi.

Yalnız adamlar fahişe bile eğitiyor, şaka gibi. :smiley: Kutsal rahip olunca yattığı kadınlar da kutsal olsun demişler, galiba.

Burada biraz batı paganist gelenek kokusu aldım; bazı pagan kültürlerde böyle bir fahişelik kültürü vardı ibadet gibi algılanıyordu; misal atıyorum ergenliğe girince bir günlüğüne ya da belirli bir zaman süresince fahişelik yapıyorsun.

Alevlerde kehanet mi görmüştü? Hatırlayamadım. Dany’e amma çok kehanet geldi, yeter yani başka karakterlere gelsin. :smiley: Zaten mevcut olanları daha çözemedik, yenisi fazla kaçar. :smiley:

Yok, okur okumaz aklıma geldi;Euron=Daario kuramı çağrışım yaptı. :smiley:

Çıksam zaten serinin sonunun nasıl biteceğini de çözmüş olurdum. :stuck_out_tongue:

Öyle olsa Essos’tan gelirken söylediğin durum gerçekleşmez mi? Gerçi kaç bin yıldan bahsediyoruz, kayıt yok kuyut yok; kim hatırlayacak, yazacak da nesilden nesle gelecek böyle şeyler. Yani olmuş olsa bile zaten insanların bilgiyi aktarması bakımından elde araç gereç olmaz; zamanla da unutulur. Aksi olaydı biz daha kendi insanlık tarihimizde olan biten şeyleri bilirdik. :smiley: Bu yaratık oraya geçerken zaten orada ilk insan yoktur, herhalde? Sadece Ormanın Çocukları. Şafak İmp. döneminden bahsediyoruz.

Yok yav, dur. :smiley:

Buz Canavarı dediğim şeyler= WW
Buz ile diriltilmiş dediğim şeyler= Wight

İlk sahnede gündüz vakti ölüler görülüyordu ama sonrasında ww’ler gece çökünce geldi.

Kitaba büyük ölçüde bağlı kaldılar ama onda da birkaç değişiklik söz konusu. Şahsen kitabını okuduktan sonra filmlerini izlemeni tavsiye ederim. :slight_smile:

Senin işte Lost dizisindeki hatunun karakteri, filmin kitabında yok.

Haydi? Şaşırdım, genelde Targ Hanesine hakimsin diye biliyorum. Yine de Stark Hanesi hiçbir zaman savaşta etkin bir şekilde yer almadı, neden bilemiyorum. Kral bile Cregan Stark’tan korktuğu için onu Kral El’i yapıyor ve o da öldürülen krala karşı yamuk yapan herkesi cezasını bir günde kesip, istifa ederek eve dönüyor. ‘Kurt Saati’ deniyor buna. :slight_smile: Havalı adam Cregan Stark, yanlış hatırlamıyor isem eğer Ejderha Prens ile de duello ediyor ve prens onun kılıç yeteneğini övüyordu. Daha önce bu kadar iyi dövüşen birini görmediğini, söylemiş.

Dizi üzerinden kuram üretmekten vazgeçsin millet, sığlaştı dizi; çok beklerler. :smiley:

Hayır, Reed Hanesinin Buz ve Ateş üstüne yemin etmesinin bu anlaşma ile ilgisi yok, bu kadim bir yemin… Onu belirtme sebebim ateş ve buz’un gerçekte kim olduğunu algılatmak maksadıydı; yani senin söylediğin buz ve ateş taraflarını temsil ettiklerini vurgulamak için. Buz ve Ateşin Şarkısı var ve prense göre bu AA’ya ait, onu ifade ediyor. Ayrıca bu şekilde bir kadim yemin var, kuzeyde(gerçi kuzeyin çoğu unutuyor. Bir de Kuzey Unutmaz derler.). Ötekiler ve AA meselesi için bize ipucu olduğunu düşünüyorum. İrdelemek gerek.

  1. Lord Kumandan meselesi bir masal olarak anlatılıyor, efsane; bu yüzden ayrıntılar vs. bilinmiyor. Misal kadına ceset kraliçesi dedi Yaşlı Dadı ama Sur’un üstüne çıkıyor, Sur’un içine giriyor; ww ve ölülerden korunmak için değil miydi, Sur? Nasıl girdi? Yürek Hayaleti de Beric’e Ceset Lordu diyordu, onun bakış açısıyla bir ceset o; gerçekten ona yakın bir şey. Kadın da benzer bir şey herhalde ama emin değilim, Sur’a girebilmesi yüzünden. Bundan dolayı sana daha önceki başlıkta bu kadının bu yaratıkların lideri/ilahı vs. neyse o olduğunu düşündüğümü söyledim. Zaten Euron’un kardeşinin gördüğü öngörü gibi şeyde de bu kadına benzer biri tarif ediliyor.

Doğrudur. Craster da zaten bunlarla çalıştığı için Jon’u görür görmez onlara haber ediyor ki ilk gördüğü anda Stark olduğunu anlayıp sorular soruyor; sonra Jon’un olması gereken Mormont kafilesine saldırıyor WW’ler ve ölüler ordusu… Bu sefer ordu ile geliyorlar. Lakin Jon çoktan yanlarından ayrılmıştı.

Sen böyle sıralayınca bana da o rüya hayatının bir nevi özeti gibi geldi. Daha önce gördüğüm videolarda Ötekiler ile olan savaşın tam da Üç Dişli taraflarında olacağını vurguluyorlardı; Yüzler Adası yüzünden. Dany’nin gördüğü bu düşlerde orada olması vs. buna işaret ediliyordu. Zaten bir tanesinde de buz zırh giymiş düşmanlar vardı, demi? WW’ler de Buz zırh giyiyor.

Balık, Kuş ve Kurt ve de aslan ile yılan bana da hane armaları gibi geldi; tilki kimin armasıydı ya? Çok önemli ve büyük bir hanenin değil sanırm? Bir de orada büyücüler ifadesi var, üstünde durması gereken bir şey mi acaba?


#101

Bunu bilinçli bir sekilde mi yapiyordu? Yoksa yine kendiliginden olusan bir baglanti miydi?
Kitaplari okumaya devam etmem gerek, en son Krallarin Carpismasi, ilk kisim’i okudum, ondan sonra devam edemedim bir türlü. Unuttugum o kadar çok detay var ki, hatta detayi geç, unuttugum çok olay var.

Gelistirebilir ve kullanabilirler ama ben daha çok diger özellikleriyle ön planda olmalarini bekliyor ve istiyorum açikçasi.

Kis Rüzgarlari’nda oluyor bu, o yüzden bence Bran izliyor onu, Brynden degil.

Nasil oluyor tam? Hatirlamiyorum o kismi. “Kanallarin Kedisi” diye Pov veya Povlar hatirliyorum, orada mi?

GRRM’e resmi kapak o mu diye sormuslar, o da “Evet, simdilik” demis. Ben o “simdilik”'e tutunmak istiyorum :smile:
Sur’u yikacak olan bir boruysa, Martin veya editörler bu boruyu kitap kapagi olarak seçerler mi ki? Daha kapaktan spoiler vermek gibi olmaz mi? :face_with_raised_eyebrow:
Bence borulu kapak olursa, genel olarak kitapta bu boru konularinin ön planda olabilecegini düsünüyorum daha çok. Ejderha borusu, Kis borusu… Ikisine de isaret olmasi ihtimali, tek büyük bir olayi isaret etmesinden daha olasi sanki.
Öte yandan, Winteriscoming.net’e göre, kapaktaki borunun Ejderha borusu olmasi ihtimali daha yüksekmis çünkü Kargalarin Ziyafeti’nde tarif edilen Ejderha borusuna benziyormus (parlak ve garip giflere sahip). Bana pek benziyormus gibi de gelmedi ama neyse :smile:

Cotter Pyke.
Evet, Mel onlar için söylemis olabilir.

Kis Rüzgarlari’ndan paylasilan Pov’da miydi bu? Bir kere okudum, bayagi oldu, unuttum. Ötekiler’i isaret edecek ne görüyordu tam olarak?

Moqorro alevlerde bir seyler görüyor evet. Direkt “kehanet” diyebilir miyiz bilemem ama gelecekle ilgili seyler iste nihayetinde.
"Yasli ve genç, gerçek ve sahte, parlak ve karanlik ejderhalar… "
Bunun senin ilgini çektigini saniyordum :thinking: :smile:

Öyle olmasi gerek evet. Zaten daha önce de söyledim, geçtigi yerleri etkilemis olmasi gerek eger Essos’dan Westeros’a geçtiyse. O yüzden belki de öyle bir yoluculuk olmamistir diye de düsünüyorum, zaten bundan dolayi acaba iki kitada da varliklarini sürdüren bir “irk” mi diye sormustum. Yine tamamen degerlendirme, ihtimaller bu arada.

Bir saniye, kafam karman çorman oldu.
Buz canavarlari dedigin sey, White Walkers, yani Ötekiler (kitapta daha çok Öteki deniyor, White Walker (Ak Yürüyen “nam-i diger” seklinde söyleniyor).
Buz ile diriltilmis olanlar ise Wight’lar, yani zombiler, ölüler.

Wightlar gündüz disari çikabiliyorlar; White Walkerlar ise gece geliyorlar.
Dolayisiyla, günesten etkileniyor dediklerin White Walkerslar.

Bu önceki yorumundan bir kisim.

Ilk paragrafta, buz ile diriltilmis olan ölüler, wightlar için ki$/soguk bir ortamin gerekli oldugunu ve sadece geceleri yol aldiklarini söylüyorsun.

Sonra alltaki ikinci cümlede ise, son söyledigine uygun ama hemen üstteki paragrafa ters düsecek sekilde, ölülerin (wightlarin) gündüz de hareket ettigini söylüyorsun.

Sonuç… Ben :
:crazy_face: :crazy_face: :crazy_face:

Heee… Yalniz o bir kadin degil, erkek.
Dominic Monaghan iste, Lost’da Charlie rolündeydi.
LOTR’da Meriadoc Brandybuck’i canlandirmis.

Yok yaa öyle bir sey; bu seride büyük bir konuya hakim olmak zor. Targ Hanesi hakkinda çok sey biliyorum ama bilmediklerim de var. Hakim olmak… Ne bileyim, en basitinden tüm Targ krallarini sirasiyla sayip, az çok da özelliklerini anlatabilmektir mesela. Ben bunu yapabilir miyim? Kesinlikle yapamam :smile: Benim sürekli hafizami tazelemeye ihtiyacim var; bu balik hafizali halimle, bir konuya hakim olmam da zor zaten :smile:

Belki de biri, birileri degildir “Buz ve Ates” bu arada. Yani özellikle tek bir sey, veya birileri degildir.

Neyse, Buz ve Ates konusunda ne diyecegimi bilmiyorum çünkü yine kafami karistirdin :smile: Bu baslikta seni takip etmekte zorluk çekiyorum. Bir konuya giriyoruz, sonra sen konu içinde baska konuya da daliyorsun ve ben geldigimiz noktada tam olarak neyden bahsettigimizi çözemiyorum, aklim allak bullak oluyor. Kötü durumdayim. Cidden.
:smile:

Aynen. Zaten Dany’nin rüyalarinda, gördügü/ona gösterilen imgelerde falan Ötekilere, onlara karsi yapilacak savasta önemli bir role sahip olacagi ihtimaline baglayabilecegimiz birkaç sey var.

Tilki, Florent hanesinin armasi (Stannis’in karisinin hanesi. Sam’in annesinin de hatta.)

Büyücülere ben de bir an takildim ama sonunda sadece benzetme, yakistirma olduguna karar verdim. Kizil, turuncu ve sari alevler; dumandan pelerinler giymis büyücüler. Evet, üzerinde durulacak bir sey degil bence.