Meera Reed -Spoiler İçerir-

#1

Meera Reed, Howland Reed’in kızı ve en büyük çocuğudur. Jojen Reed kendinden küçük kardeşidir. Meera 16 yaşındadır. [1]

Karakter ve Görünüm

Tipik bir crannogman (ilk insanların soyundan gelen) gibi, Meera kısa ve zayıftır. Uzun kahverengi saçları ve yeşil gözleri vardır.[2] Geniş omuzlu ve güzellikten herhangi bir iz taşımamasına rağmen, Theon Greyjoy onu çekici bulmuştur. [3]Ejderhalarla Dans’a göre, Bran Stark’ın bir kıza karşı ilk defa bir şeyler hissetmesi, zamanla onun bu hisleri ‘’aşk’’ diye nitelendirmesine sebep olmuştur. [4]

Meera’ya bir ağla ve üç dişli, at tırnağından yapılmış mızrakla nasıl savaşılacağını babası çok iyi öğretmiştir. İyi bir avcıdır, mızrağıyla kolaylıkla balık avlayabilir. Summer’ı yaptıkları sahte bir savaşta, ağın içine hapsederek yenmeyi başarmıştır.

Meera, kardeşinin somurtkan ve sert karakterinin yanında oldukça neşeli olarak tasvir edilmiştir. ‘’Prens’’ine ve kardeşine karşı oldukça bağlı ve koruyucudur. Bunun için gerektiğinde bir kavgadan kaçınmaz. Bran’in dediğine göre onu kızdıracak ya da üzebilecek tek şey kardeşi Jojen Reed’dir.[5]

Önceki Olaylar

Kralların Çarpışması

Hasat festivalinin ortasında, Meera ve kardeşi Jojen Reed Winterfell’e, Eddard Stark’ın ölümünden sonra da Robb’a Reedlerin ettikleri yemin üzerine destek vermek için geldiler. Üstad Luwin, Bran’e o ikisini sıcak karşılaması gerektiğini çünkü Howland Reed’in babalarının çok iyi bir arkadaşları olduğunu, bu ikisinin de onun çocukları olduğunu anlatmıştır. Jojen ulukurtlar hakkında soru sorduğunda ve onları görmek istediğini söylediğinde Meera da onunlaydı. Ona ulukurtların Tanrı Ormanı’nda olduğu söylendi.[6]

Sonra, Meera ulukurt Summer’ı ,üç dişli mızrağını ve ağını kullanarak yenmeyi başardı. Bran Summer’ın kazandığını iddia etti ama Jojen Summer’ın ağa yakalandığını ve oradan kurtulamayacağını söyledi. Daha sonra Bran Summer’la aynı savaşı yaptı. Meera’ya onun da Kılıç Ustası’ndan eğitim alıp almadığını sordu. Meera Greywater Gözcüleri’nin şövalyeleri, kılıç ustaları, üstatları ya da kuzgunları olmadığından bahsetti. Ne kuzgunların ne de Reedlerin düşmanlarının Greywater Gözcüleri ‘ni bulamayacağını çünkü tüm çabalara rağmen sürekli hareket halinde olduğunu söyledi. Bran Greywater’ı savaş bittikten sonra görüp göremeyeceğini sordu. Meera ona istediği zaman gelebileceğini söyledi.
Jojen Bran’e kaledeki herkesin uyurken attığı çığlıkları duyduğunu söyledi ve onu korkutan şeyin ne olduğunu sordu. Jojen sorularıyla Bran’in ‘’kurt rüyaları’’ gördüğünü kabul ettirmeye zorladı. Summer sinirlenince Bran da sinirlenmeye başladı ve Jojen’e hırçın bir şekilde davrandı. Meera kardeşine ağaca tırmanmasını söyledi ama Jojen onu dinmeyip daha ölmesinin vakti gelmediğini söyledi. Tüylü Köpek Summer’a katıldı ve ikisi de saldırıya geçtiler. Jojen nihayet ağaca tırmandı. Meera da peşinden geldi. Bran’in talimatıyla Hodor gelip ulukurtları zincirleyince ağaçtan indiler.[7]

Bran’e, Kuzey’in mitleşmiş canavarlarını görmesini gerektiğini ama, üç gözlü karga gözüyle değil, kendi gözleriyle görmesi gerektiğini söyleyen Osha odadan çıktıktan sonra, Meera arkasında Jojen’le beraber Bran’in odasına girdi. Bran sonunda Meera ve Jojen’e kurt rüyaları gördüğünü itiraf eder. Sonra da Jojen kendi rüyalarından birini anlatır; denizin Winterfell’e geldiğini görmüştür.

Bran onlara Üstad Luwin’in büyük ihtimalle gördükleri rüyayı değiştirdiklerini söyleyince Meera da aynı fikirde olduğunu belirtir. Jojen rüyalarının her zaman gerçekleştiğini söylediğinde Meera ona kızar. Jojen gördüğü riyalardan birinde Bran’in ve Rickon’un Reek denilen bir adamın ayakları dibinde yattıklarını ( aslında onun Ramsay Bolton olduğunu daha söylememiştir) ve derilerini bıçakla yüzdüğünü gördüğünü anlatır. Meera hemen zindanlara inip Reek’i öldürmek ister ama Jojen ona başaramayacağını söyler; muhafızların onu durduracağını ve açıklamaya çalışsa bile dinlemeyeceklerini söyler.[8]

Theon Greyjoy Winterfell’i aldığında, Bran esir tutulan Meera ve Jojen’le görüşmek için odasından çıkartılır.[9]Sonra Bran, Meera, Jojen, Rickon, Osha ve Hodor Winterfell’den kaçmış gibi yaparlar ve kale Ramsey Kar tarafından düşürülene kadar, geri dönüp mezarlıkta saklanırlar. Hodor tüm gücüyle kapıyı zorlayana kadar enkaz onları mezarda esir alır. Dışarı çıktıklarında kalenin mahvedilmiş olduğunu görürler. Buldukları çoğu insan tıpkı Jojen’in rüyasında gördüğü gibi ölmüştür. Meera, Rickard Stark’ın kılıcını mezarından alır ve silah olarak kullanır.

Tanrı Ormanı’nda Üstad Luwin’i canlı ama bilinçsiz bir şekilde bulurlar. Onu uyandırırlar ve Luwin hem Bran’i hem de Rickon’u düşmanları hakkında uyarır. Osha’ya bulunmalarını zorlaştırmak için Stark çocuklarını ayırması gerektiğini tavsiye eder. Osha Rickon’u kendiyle birlikte, Bran’in de Jojen ve Meera’yla gitmesine karar verir. Ayrıldıktan sonra Jojen yönlerinin kuzey olduğunu söyler.[10]

Kılıçların Fırtınası


Hodor, Bran, Meera, Jojen, üç gözlü karga ve Summer - by Sir-Heartsalot ©

Meera grupları için, kuzeye olan yolculukları sırasında temel olarak balık ve kurbağa avlayarak yiyecek ihtiyaçlarını karşılar. Tumbledown Kulesi denilen bir yerde kamp kurdular. Ama Jojen devam etmeleri gerektiğini söyler. Meera Jojen’e neden Tumbledown Kulesi gibi güvenli ve bolca yemeğin olduğu bir yerden gitmeleri gerektiğini sorar. Jojen ona orda oldukları sürece Bran’in adını saklamak zorunda olduğunu söyler. Burada kalmalarının bir gereği yoktur. Bran’in kuzeydeki öğretmenini bulmak için yürümeye devam etmeleri gereklidir. Meera sonunda Jojen’i haklı bulur ama seçimi Bran’e bırakır. Ona prensleri olduğunu, o ne isterse yapacaklarını söyler. Bran kuzeye gitmelerine karar verir. [5]

Kuzeye doğru yol alırlarken, Meera’nın avladığı balıklarla, sincaplarla ve Summer’ın bulduğu yaban tavşanlarıyla beslenirler. Bran sıklıkla Meera’nın avlanmasını izler. Onun hızına ve dikkatine hayran kalır. Seyahatleri sürerken, Summer için bile yiyecek bulmak zorlaşır. Jojen yoldan ayrılmaları gerektiğinde ısrar eder. Çünkü yolda seyahat eden gezginler bir devle seyahat eden sakat bir çocuğun ve kurdun hikayelerini anlatmaya başlayacaklardır.

Hava kötüleştiğinde, Summer yiyeceklerini onlarla paylaşan bir dağ adamının yaşadığı (Bran onun bir Liddle olduğunu düşünür) mağara bulur. Kralın Yolu’nda seyahat etmeleri gerekip gerekmediğini sorduklarında dağ adamı seyahat edenler için yolun çok tehlikeli olduğunu söyler. Şimdi onlar derisi soyulmuş, ölülerdir. Onlara Ayı’nın kuzeydeki duvarda kaybolduğunu, adamlarının çoğunun ve kuzgunların hiç haber getirmeden geri döndüklerini anlatır. Starklar Winterfell’deyken işlerin farklı olduğunu söyler. Jojen ona kurtların geri döneceğini anlatır. Sabah olduğunda adam gitmiştir ama onlar için yiyecek bırakmıştır.[11]

Jojen Bran’e birinin Hodor’un ismini söylediğinde bundan hoşlanıp hoşlanmadığını sorar. Bran Hodor’un gerçek adının Walder olduğunu ve yaşlı Nine’nin uzaktan akrabası olduğunu söyler. Jojen nineyi demir adamların öldürdüğünü mü düşündüğünü sorunca Meera bunu yapanın Theon Greyjoy olmadığını çünkü çok fazla ölü demir doğumlu gördüğünü anlatır. Eğer Yaşlı Nine’nin anlattıkları hikayeleri hatırlarsa nineden bir parçanın onunla birlikte yaşayacağını söyler.

Yürümeye devam ederlerken, Bran Reedlere, hem Hodor’un hem de kendisinin şövalye hikalerini sevdiğini söyler. Bunun üzerine Meera, Sahte Bahar Yılı’nda yaşayan Gülen Ağacın Şövalyesi hakkında bir hikaye anlatır. Halkının birçok büyüsünü bilen genç bir Crannogman’in (tıpkı Meera’nın babası Howland Reed gibi) Yüzler Adası’na seyahat etmesi ve kış boyunca orada kalmasıyla hikaye başlar. Sahte bahar yılında oradan ayrılır ve büyük bir turnuvanın düzenlendiği büyük bir kaleye gelir. Onunla savaşmak isteyen 3 yaverle çarpışır. İki bacaklı dişi kurt, yaverlere saldırıp turnuva kılıcıyla onları kaçırarak Crannogman’i kurtarır. Sonra da kurt onu inine götürür. Turnuvadaki ziyafete katılması için ısrar eder, masada oturmaya her zaman hakkı vardır çünkü.

Ziyafette yaverleri şövalyelerle görür. Yaverler onunla mızrak dövüşü yapmak ister ama küçük Crannogmen geri çevirir. Çünkü Crannogman mızrak eğitimi almamıştır ve büyük ihtimal dövüşü kaybedecektir. İkinci günün sonunda zırhı üzerine uymayan, gizemli, kısa bir şövalye yaverlerin hizmet ettiği the porcupine knight (kirpi şövalyesi), the pitchfork knight (tırmık şövalyesi) ve iki kulenin şövalyesini yener. Gizemli şövalye gürleyen bir sesle, atlarını ve zırhlarını almanın sadece şövalyelerin yaverlerine onurlu olmalarını öğretmek için gerekli olduğunu söyler Daha sonra şövalyenin adı listeden kaybolur. Kral oğlu Ejderha Prensi’ni Gülen Ağaç Şövalyesi’ni bulması için görevlendirir. Ertesi gün, gizemli şövalyeden bulunan tek şey gülen kırmızı bir yüze sahip yürek ağacının resmedildiği kalkan olur. Meera hikayeyi Ejderha Prensi’nin turnuvayı kazanmasıyla sonlandırır.[11]

Bran, Gülen Ağaç Şövalyesi’nin turnuvayı kazanması gerektiğini ve dişi kurdun Aşk ve Güzellik Kraliçesi olarak taçlanması gerektiğini söyler. Meera kızın taçlandırıldığını ama bunun daha üzücü bir hikaye olduğundan bahseder. [11] Bunları anlatırlarken Jojen çabucak Bran’e bu hikayeyi daha önce babasından duymadığından emin olup olmadığını sorar.

Harabeye dönmüş bir köye ulaşırlar: en sağlam bina olan hanın bile yalnızca birkaç duvarı ayakta durmaktadır. Bran Reedlere Kraliçe Alysanne’in nezaket göstererek Gece Gözcüleri’ne verdiği Yeni Hediye’nin bir parçası olduğunu söyler. Atlı yabanıllar buraya ulaşınca terk edilmiştir. Gece Gözcüleri olmayınca köy korunamamış bir grup insan da güneye gitmiştir.

Jojen fırtına çıkana kadar bir sığınak bulmaları gerektiğini söyler. Gölün ortasında Kraliçe Tacı adı verilen, üzerinde duracakları bir yer vardır. Ama Meera kayıkları olmadığını ekler. Bran, Yaşlı Nine’nin anlattığı kadarıyla suyun içinde gizlenmiş bir taş olduğunu ve Meera’nın, eğer tam olarak nerede olduğunu bilirse, onu kolayca bulabileceğini söyler.

Meera onları bataklığın içinde zik zaklar çizerek yönlendirir. Su Hodor’un yalnızca bileklerine, Reedlerin göğüslerine kadar gelmektedir. Su oldukça kaygan olduğundan yolculuğu tehlikeli hale getirmektedir. Kraliçe Tacı’nın kapısı tam olarak kapanmamaktadır ama Meera yolu açabilir. Basamaklar batıp çıkıyordu ama zorlanamayan paslanmış demir parmaklıklara gelinir. Bran, Hodor’un sırtından uzanıp çamur yığınının üzerindeki demir parmakları çeker. İkinci kattaki güvenli odacıklara varana kadar çukurun içinden geçerek tırmanırlar.

Bran duvarı nasıl geçeklerini Jojen’e sorar ancak Jojen emin değildir. Duvarın içindeki kalelerden yalnızca biri geçmeleri için yol verebilir. Zapt edilmiş kalelere gidemeyeceklerini, Gece Gözcüleri’nin buna izin vermeyeceğini söyler. Bran amcasının kalelerden birini terk ettiklerinde kapattıklarını söylediğini anlatır. Meera belki açabileceklerini söyler ama Bran başlarını kötü şeylerin geleceğinden endişe eder.

Fırtına koparken Jojen atlı bir adamın üzerlerine gelmekte olduğunu görür. Gök gürültüsü Hodor’u korkutur ve çığlık çığlığa ismini haykırmaya başlar. Bran onu susturmayı başarabilir. Böylece oldukları yerden kıpırdamazlar. Bundan sonra Jojen çabucak çok daha fazla insanın köye girdiğini gözetler. Yabanılların arasından biri Jon Kar’a benzemektedir. Hodor tekrar çığlık atmaya başlar, kimse onu durduramaz. Bran Summer’ la aynı anda Hodor’un kafasına uzanır ve Hodor yere düşer. Yarı baygın halde yerde yatar.[12] Bran Summer’ı alır ve Jon giderken yabanıllara saldırır. Summer içlerinden üçünü öldürür ama omzu bir okla yaralanır.

Yabanılların gittiği günün ertesine kadar beklerler. Summer yaralanınca kaçar. Geri dönünce Meera oku çıkartıp yarasını tedavi eder.
Jojen’in yeşil düşünde gördüğü Nightfort’a varırlar ancak duvara ne kadar yaklaştıklarını anlayamazlar. Bran, Jojen’e Kara Kale’ye gitmeleri gerektiğini söyler ama Jojen aynı fikirde değildir.

Meera, diğer ikisi sığınak ararken, öteki tarafa bir göz atmak için duvarın zirvesine tırmanır. Geceyi mutfakta geçirmeye karar verirler. Çünkü burada korunabileceklerdir. Mutfağın ortasında aşağıya doğru inen basamaklar vardır. Jojen belki yeşil düşünde ona yol gösterilebileceğini düşünür.
Bir türlü uyuyamayan Bran, kuyudan gittikçe daha da yükselen, ayak seslerine benzeyen sesler duyar. Bran Meera’yı dürterek uyandırır. O da sesleri duyar ve kuyuya doğru gider. Bran Meera’nın tek başına tehlikeye atılmasına izin vermez ve Hodor’u çağırır. Hodor’un taşıdığı Bran eline bir kılıç alır. Nihayet o şey her neyse kuyunun kenarına gelir. Bran korku içinde çığlık atan Hodor’a tutunamaz. Meera o şeyi ağının içine hapsedip ona mızrağını sokar.

Ateş yakıldığında bir kız görürler. Ağın içindekiler, elinde bir bebekle Gilly ve şişman bir adamdır. Bu adam Samwell Tarly’dir.

Gilly Jojen’e Coldhands ‘in aradığı insanlardan biri mi olduğunu sorar. Coolhands’in Sam ve Gilly’ye söylediğine göre kalede birkaç insan vardır. Jojen Sam’e yanındaki kişilerle duvardan nasıl geçtiklerini sorar. Sam de en az duvarın kendisi kadar eski bir geçit olan Kara Kapı’dan geçtiğini anlatır. Sam onları geri götürmek zorundadır. Çünkü yalnızca Gece Gözcüleri’nin yeminli bir adamı kapıyı açabilir.

Sam onlara Coldhands’in gece Nöbeti’nin kıyafetleri gibi siyahlar giydiğini söyler ama renk solmuştur. Bir geyiğe biner ve bir de kuzgunu vardır. Coolhands duvardan geçip gelememiştir çünkü büyülerle korunmaktadır. Sam Bran’in sakat olduğunu fark edince Jon’un kardeşi olduğunu anlar. Summer Sam’in elini yalayınca Bran onunla beraber gidebileceklerine karar verir. Meera, Jojen, Hodor ve Bran kaybolmaya yüz tutmuş bir yüzün oyulduğu beyaz büğet ağacından yapılmış Kara Kapı’dan geçerler. Kapı gözlerini açar ve onlara: ‘’Kimsiniz?’’ diye sorar. Sam Gece Nöbeti’nin yeminini okur ve kapı açılarak duvarın ardına geçmelerine izin verir.[13]

Ejderhalarla Dans

Duvarın kuzeyinde Coolhands’le seyahat ederlerken, Meera, Bran, Jojen ve Hodor terk edilmiş bir yabanıl köyünde kalmaya zorlanırlar. Coolhands bu arada bir anlaşma yapar. Coolhands’in ne olduğunu aralarında tartışırlar ve onun canlı olmadığına karar verirler. Meera ona güvenmemektedir.[14]

Üç Gözlü Karga’nın mağarasına ulaşırlar ama mağaranın girişinde wightlar tarafından pusuya düşürülürler. Çünkü Jojen devam edemeyecek kadar yorgundur. Meera onu girişe kadar taşır. Mağaranın içinde Ormanın Çocukları ve Üç Gözlü Karga’yla karşılaşırlar.[15] Jojen umutsuzluğa kapılır. Meera ikisinin de cesaretlerini kaybetmemeleri için çabalar.[16]

ben bu çocukları çok sevdim. bran de tam yere bakan yürek yakan cinsten :smiley:

0 Likes

#2

teşekkürler ve gerçekten çok uzun bir yazı. sabredip çevirmekte iştir yani:)

0 Likes

#3

Seride şu şununla evlensin yok bu buna aşık olsun falancı değilim ama Bran ve Meera yakınlaşsın istiyorum :confused:

0 Likes

#4

Uşak kötürüm. Evlense ne olacak. Marg v2 :smiley:

0 Likes

#5

ya o değil de dizideki kız hiç olmamış uymamış.

0 Likes

#6

Meera’yı pek bi severim. Seride de çok önemli bir rolde. Umarım 5. kitapta saçmalayanlar listesine girmez…

0 Likes

#7

Akıllı ve iyi bir kız… Kuzeyli kadınlar döver.

Daha çok ekranda görmek istiyoruz kendisini :frowning:

0 Likes

#8

meera bence de dizide olmamış…çok uzun bir yazı olmuş, konu için teşekkürler :))

0 Likes

#9

Bran’in bölümlerini sevmemin nedenlerinden biri daha. Reed kardeşleri seviyorum, 2. sezonda olmamaları kötü oldu.

0 Likes

#10

Jojen kadar severim. Zaten Kuzeyden babamız çıksa severiz modunda olduğumuz için…
Tabi Kuzeyden Boltonlar da çıktı onları da sevdik mecburen =)

0 Likes

#11

Ablam benimm <3 <3 <3
Çook çok iyi bi kız ya bu,tam bir ABLA.İyi,temiz kalpli,dürüst,cesur,korumacı,zeki,destekleyici.Allah herkese böyle bi abla/kardeş nasip etsin.Bu kızın bi tane bile kusurunu bulanı alnından öpücem.

Ayrıca 2.kitabı illallah getirmeden bitirmemin de tek sebepleri Meera ve Jojen kardeşlerdir.Olaylar diziyle çok paralel gittiğinden,bunları kitapta görmek benim için çölde vaha bulmak gibi bi şeydi.Bran’la iletişimleri,ona yardım etmeye çalışmaları,onu Frey’lerden korumaları falan gözlerimizi yaşarttı.Gerçek dostlar böyle olur.Umarım serinin sonunda yine hep beraber,öyle mutlu ve huzurlu olabilirler.

Ve Reed’lerin cast seçimi kesinlikle muhteşem ötesi.Hele ki Meera…
İtiraz kabul etmiyorum,cuk oturmuş kesinlikle.

0 Likes

#12

Bunların yerinde başkası olsa arkasına bakmadan kaçardı.Ama bunları öyle mi?Çok vefalılar çok.Keşke gerçek hayatta da Meera gibi insanlar olsa.

0 Likes

#13

Bran da güneyde kalsaydı hangi çapulcunun eline düşerdi bilmiyorum
ama Ablan ve Sen Bran’imize böyle sahip çıkıyor işte =)

0 Likes

#14

demedi demeyin bu winterfell varislerinin anası olcak

0 Likes

#15

Olabilir neden olmasın. Meera’ı Jon Kar’a, Dacey Mormont’u da Robb’a alaydık iyiydi. Baelish mode:ON
Ama bizim oğlanlar kafalarının dikine gidiyor eşşeoğlueşşekler frlfnlenf =)

0 Likes

#16

özellikle robb konusunda katılıyorum. jon için aklımda dany gibi bir aday olduğu için meera’yı düşünemedim :smiley:

0 Likes

#17

Wow Ejderha Kraliçeye Jon Kar gibi düşük bi isim olur mu ki, kabul eder misiniz =)

0 Likes

#18

akgezen katili jon olursa olur :smiley:

0 Likes

#19

Meere daha Bran’ın ilk aşkı. Çok çok çok azımız ilk aşkıyla evlendiğine göre… ayrıca Bran’ın bir görevi var + aralarında başım kadar yaş farkı var :frowning:
Olmaz.

Ama iyi kız :slight_smile:
Kuzeyli kadınlar döver !!

0 Likes

#20

Hee şu AA meselesi,
Valla onun garantisi yok, fake çıkarsa biz karışmayız.
Baştan alın veya almayın :smiley:

0 Likes