Men of Greywater Station - GRRM

Merhaba arkadaşlar, 1000 Worlds serisine devam ediyoruz. Dünkü yazımda The Hero’yu incelemiştik bugün ise Martin’in aynı evrende geçen bir başka hikayesi olan Men of Greywater Station’ı inceleyeceğiz. Şahsen ben bu hikayeyi oldukça beğendim ve Buz ve Ateşin Şarkısı serisi ile benzerlikler taşıdığını düşünüyorum. Okumak veya dinlemek isterseniz diye linklerini hemen aşağıya bırakıyorum.

Pdf :

Audiobook :

http://www.starshipsofa.com/?powerpress_pinw=25826-podcast

1000 Worlds Kitap Kulübü Men of Greywater Station videosu :

Hikayemiz tıpkı The Hero gibi oldukça kısa. Yaklaşık 25-30 sayfa kadar olması lazım. Vaktiniz varsa okumanızı tavsiye ederim ama okumak istemiyorsanız şimdi özet geçeceğim zaten. Neyse daha fazla uzatmadan incelemeye başlayalım.

Hikayemiz yine yabancı bir gezegende bir araştırma istasyonunda geçiyor. Tıpkı Martin’in diğer eserleri gibi kahramanın bakış açısından yazılmış. Baş kahramanımızın adı Delvecchio ve kendisi istasyonun lideri. İstasyonun bulunduğu gezegen ve gezegendeki yaşam toplu bilişe sahip bir Fungus (bir tür mantar) tarafından kontrol ediliyor ve karakterlerimiz istasyonda sıkışmış durumdalar. İstasyon dışında Fungus neredeyse her şeyi ele geçirmiş durumda ve ele geçirdiği yaratıkları kontrol ediyor. Hikayenin başında bir uzay aracı gezegene çakılıyor ve Reyn isim karakter istasyondakilere uzay aracındakileri kurtarmaları gerektiğini söylüyor ancak Sheridan isimli bir diğer karakter bunun çok riskli olduğunu söylüyor. Delvecchio Sheridan’a katılıyor ve ellerinden bir şey gelmeyeceğini söylüyor. Bunun üzerine Reyn istasyondaki araçlardan birisini çalıp kurtarma görevini tek başına üstleniyor. Daha sonra bunu farkeden karakterlerimiz Reyn’i arıyorlar ancak parazitlenme nedeniyle iletişimleri kesiliyor ve yavaşça paranoyaklaşmaya başlıyorlar. Granowicz isimli araştırmacı Fungus üzerinde yaptığı incelemeler sonucu Fungus’ın ele geçirdiği her yaratığın hafızasını emebildiğini ileri sürüyor. Böylece eğer Fungus Reyn’i ele geçirebilirse istasyonun zayıflıklarını çözebileceğini iddia ediyor. Reyn dönene kadar biraz dinlenmeye karar veren Delvecchio ise kehanetvari rüyalar görüyor ve bu rüyalarda istasyona saldıran Fungus ile kaplı insanlar görüyor. Tüm bu konuşmalardan ve rüyalardan sonra istasyondakiler iyice paranoyaklaşmış bir şekilde çatışmaya hazırlanıyorlar. Delvecchio dışarıda çatışma alanını kendilerine uygun bir şekilde hazırlamaya başlıyor ancak denk geldiği ağaçlardan birisi diğerlerinden farklı ve sıradışı bir şekilde sağlam çıkıyor. Bu sırada istasyonun dışındaki hayvanların bir patika açtığını farkediyorlar ve bu iyice Fungus’ın Reyn ve diğer insanları ele geçirdiğinden emin olmalarını sağlıyor. Eğer ele geçirmediyse neden bu hayvanlar patikayı temizliyor olsunlar ki? Delvecchio’nun ise bir planı var: Reyn ve diğerleri istasyona varınca onların temiz olduklarına dair bir işaret bekleyecekler ve eğer Fungus’ın kontrolünde iseler ellerindeki her şeyle saldıracaklar. Sonunda Reyn ve diğerleri istasyona varıyor ve bu sırada ormandan Fungus ile kaplı birisi çıkıp savunmacılara bir kaya parçası fırlatıyor. Böylece çatışma başlıyor. İnsanlar birbirlerini öldürüyor ve Delvecchio kehanetimsi rüyasının gerçekleştiğini düşünüyor ancak çatışma sona erdikten sonra Reyn ve yanındakilerin üzerinde hiç Fungus olmadığını farkediyor ve Reyn ölmek üzereyken onunla konuşuyor. Reyn herkesi kurtardığını söylüyor ancak çatışmadan sonra hayatta kalan tek insanlar Delvecchio ve Sheridan ve onlar da yaralı bir halde istasyonun dışındalar. Hayatta kalma olasılıkları oldukça düşük. Kehanetimsi rüyalar tamamen yanlıştı. Fungus, insanları birbirlerini öldürmelerini sağlayarak tuzağa düşürdü.

Hikayemiz bitti şimdi inceleme kısmına geçelim. Öncelikle Delvecchio’nun gördüğü kehanetimsi rüyaları ele almak istiyorum. Bu rüyalar Fungus tarafından gönderilmiş gibi görünüyor. Delvecchio bu rüyalardan oldukça etkileniyor ve bu rüyalar nedeniyle giderek paranoyaklaşıyor. Paranoyaklaşmasının sonucu ise gördüğünüz üzere insanların birbirini öldürmesi oluyor. Gerçek hayatta kehanet diye bir şeye inanmıyoruz ancak olay kurgu olunca herkes gerçekleşeceğinden otomatik olarak emin oluyor. Azor Ahai, Vaad Edilmiş Prens vs. bunların gerçekleşeceğinden neredeyse eminiz ama ya serimizde de kehanetler boşsa hatta ve hatta insanları kandırmak ve birbirlerine kırdırmak için üretilmişlerse? Bu hikayede de önceki incelememde de gördüğünüz üzere Martin’in eserleri tamamen savaşı kötüleyici eserler. İyi vs kötü savaşı bu ruha uymuyor. Delvecchio’nun rüyaları tamamen yanlıştı ve insanların sonunu getirdi. Ayrıca bunu sadece bu hikayede değil Martin’in diğer hikayelerinde de görüyoruz. Kehanetler insanları kandırmak için var. Devam edersek bir diğer ilginç konu ise Delvecchio’nun bir türlü kesemediği ağaç. Bu ağaç serimizdeki büvet ağaçlarına benzer bir tür ağaç olabilir. Belki de Fungus Delvecchio’ya rüyaları bu ağaç ile gönderiyordur. Tıpkı serimizde Ormanın Çocukları’nın büvet ağaçlarının çevresindekilere ulaşabilmesi ve onlara rüyalar gönderip ağaca yakın alanlardaki hayvanları warglaması gibi. Bir diğer nokta ise karakterlerimizin o kadar da iyi insanlar olmamaları. İstasyondakiler savaşta kullanılabilecek bir kitle imha silahı üzerinde çalışıyorlar. Biz olayları onların gözünden gördüğümüz için direkt karakterlerimizden yana taraf oluyoruz. Karşı tarafı direkt öteki olarak ayırıyoruz. Böyle olunca öteki diye gördüklerimizi düşman bellemek kolaylaşıyor. Pov karakterlerimiz her ne kadar kötü olsa da sempati besliyoruz. The Hero’da da bu hikayede de karakterlerimiz pek de iyi insanlar değillerdi. Buz ve Ateşin Şarkısı serisinde de insanlık tamamen iyi olan taraf değil gibi duruyor. Ayrıca bir isim benzerliğine dikkat çekmek istiyorum. Hikayedeki istasyonun ismi ile serimizdeki Bozsu (Greywater) Gözcüsü’nün isimleri aynı ve ikisi de bir bataklıkta bulunuyor. Tıpkı Delvecchio’nun gördüğü rüyaların yanlış olması ve onu kandırması gibi Jojen’in gördüğü rüyalar da birer hileden ibaret olabilir mi? Ben kesinlikle böyle olduğunu düşünüyorum. Hatta seride de buna işaret ediliyor. Meera oldukça mantıklı bir soru soruyor: Eğer bir şeyi değiştiremeyeceklerse tanrılar yeşil rüyaları neden gönderiyorlar ki? Cevap basit insanlar inansın ve gerçekleşmesini sağlasın diye.

Bir iki nokta dışında bahsedilecek pek bir şey kalmadı ki onlar da diğer hikayeleri işlemeden anlatabileceğim şeyler değil bu nedenle incelemeyi burada bitiriyorum. Umarım keyif almışsınızdır. Yorumlarınızı bekliyorum. Eğer bir önceki incelememi okumadıysanız buyurun linki:

Bir sonraki incelemede konumuz Bitterblooms veya In the House of The Worm olacak. Görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.

4 Likes