Neşe Kulesi Olayının Perde Arkası Nedir?

ned-stark
lyanna-stark
rhaegar-targaryen
varys

#41

Yahu ben de onu diyorum zaten. Rickon ile de olabilir bu! Ned bir Stark değil mi? Ama oğlu Tully tipli. Rickon da Tully tipli olmasına rağmen oğlu Stark tipli olabilir, diyorum. Sonuçta ataları Stark. Oyyyyyyy


#42

Tamam abla haklısın doğru diyon.


#43

Hocam Starklar Valyrialı görünümünde olasalar, bozulması beklenir de; Kuzeyin yarısı Starkken bu bu kadar takmamak lazım


#44

Çoktan düşmüş derken manevi anlamda kast etmiş olabilir pek de takılmamak lazım. Ya da kast edilen şey eski savaşlarda tahrip olmuş harabeye dönüşen kaledir. Hatta Dorne fethi zamanlarından kalmış olabilir. Aegon mu olur artık Daeron mu birisinin bir bağı olursa o kuleyle hoş bir selam çakma olabilir geçmişe :D. Yani sınırsız ihtimal var.

Belki sonrasında ordu gönderip yıkmışlardır. Neticede Ned Stark Güney’e inerken ordusunu da yakınında götürmüştür. Bİr formül bulunabilir.

Birebir olmaması demek illa tamamen farklı olması anlamına gelmez. Olay örgüsü, kurgu farklıdır. Ama ana hatlar aynıdır

Abla Allah aşkına kaçıncı çağda oldu bu savaş? :smiley: Yani genel olarak savaşın sürdüğü yerler diyorsun da 2. Dünya savaşı değil ki bu koca ordular topyekün tüm bölgelerde çatışsınlar, her yere çıkarma olsun falan. Yani tamam savaş Güney coğrafyasında gerçekleşti ama her yerde gerçekleşmedi ki? Yani anlamadım gerçekten demek istediğini önemli olan şey uzaklık değil mi? Güney’de hızlı tren var da benim mi haberim yok?

Fark etmez KL olarak düşünsek de gene de uzak. Yani Westeros’un Latin Amerika büyüklüğünde olduğu söyleniyor. Buradan yola çıkarak kabataslak bir hesap yaparsak Kralın şehri Almanya’dayken bizimkiler İspanya’da.

Yani bence uçuk…

Diyelim Starfall’a gönderdiler ve Jon’u buldular. Dayne hanesi napabilir? Ulannnn Direniyoruz!!! Derseler bile ordu üstünden girer altından çıkar haşat eder. Burada olay direnmek değil, burada olay saklamak. Ama saklarken it kopuk haydut Dağ(The Mountain) gibiler musallat olmasın diye başlarında adam dikmek ve durumun sıkıntı olmaya başladığını anladıkları zaman kaçırmak. Hatta böyle bir durumda fazla adam sıkıntılıdır, ne kadar fazla adam sırrın o kadar açığa çıkma ihtimali. Ayrıca gene hareket şansı da azalır yavaşlar falan. Bu yüzden böyle önemli bir şeyi veya kişiyi korumak küçük bir orduyla değil birkaç elit kişiyle yapılır. Şunu da ekleyim o kulenin öyle savunma maksatlı inşa edildiğini zannetmiyorum. Muhtemelen Lyanna ve Rhaegar’ın eğlenebilecekleri dünyadan izole yer mantığı taşıyordu.

Evet burası oldukça kafa karıştırıcı ve gizemli bir nokta :smiley:. Ama buradan bu çıkar mı emin değilim. Neticede o kuleden de kısa yoldan denize gidebilir ve deniz yoluyla Kışyarına ceset taşıyabilirler.

Ne unvanı olacak ki? Kuzeyde şövalyelik dini inanç meselesinden dolayı yaygın değil.

Olabilir de Arthur Dayne Hulk değil sonuçta :D. Sıradan şövalyeleri rahatça harcayabilir ama çoklu dövüşte seçme şövalyelere karşı ne kadar güçlü olur bilemiyorum. Arthur Dayne’i koyduğun yer biraz geçen benim yaptığım Ziya metaforuna benzedi.

Ned: Sonra birden onu gördüm
Bran:Neyi?
Ned: Arthur’u, bir kılıcı var boyu 10 metre
Howland: Neeeeeed……
Ned: 10 metre değilse de beş metre var :confused:
Howland: Neeeeeed……

Aslında bu verdiğin örnekler aynı kefeye konulamaz pek. Aegon’dan bahsedilmedi evet ama Varys ve İllryio’nun konuşmalarından esasında 3. bir kişi olduğu belli oluyordu. Birinden hazır değil diye bahsediyorlardı. Tamam Aegon’dan bahsedilmiyordu ama bir boşluk açmıştı Martin onu ise Aegonla doldurdu. Şimdi sorum şu, madem Arthur hayatta nasıl bir boşluğu doldurma işlevi görecek? Yani bu anlı şanlı şövalyenin tek işlevi 14 yıl boyunca saklanıp, sonrasında ce e yapıp Winterfall piçi hakkında şok gerçekler!! Tarzı habercilik yapmak mı? Yani tamam bu habercilikten sonra savaşır eder de naptı bu adam 14 yıl boyunca? Jon’un varislerinin yanına gideydi kılık değiştirerek? Ya da ne bileyim yani en azından uzaktan gözleseydi falan. Yani Aegon meselesinde kurgusal boşluk vardı ve doldu. Ama burada böyle bir kurgusal boşluk göremiyorum ben.


#45

Alttan alıyormuşsun gibi geldi. :rofl:

İşte onu diyorum; yani öyle bir şey de yok. Nasıl manevi olarak düşebilir? Kuleyi kuşatırsın ve düşer… Ned, 7 kişiyle beraber gitti(he çok ilginç, yine 7… Martin’in 3 ve 7 takıntısı. Garip şekilde bizim kültürde de önemlidir bu rakamlar, biliyorsun. :smiley: ), doğal olarak öyle kuşatma vs. olmadı; düşen bir şey yok.

He işte, ne olabilir? Eskilerden kalma olabilir, dediğin şekilde sağı solu savaşlardan kalma düşmüş olabilir yahut işte bakımsızlıktan diyeceğim ama “uzun zaman önce düşmüş” denince illa orada bir “savaş” gibi bir şey düşünüyorsun. Yani öbür türlü terk edilmiş yahut harabe gibi bir şey denirdi.

Özetle kule, en basitinden zarar görmüş bir halde ve haliyle içinde yaşanabilecek bir yer olduğunu sanmıyorum. Rüyada verilen o ayrıntı doğru ise Lyanna orada olmasa gerek. Koca Dorne’da “düşmüş” kuleden başka bir yer mi yoktu ki?

Burada “formül” aramıyoruz ki… Güneye inerken elbette ki ordusu ile indi ama KL’ye geldiğinde muhtemelen ordu, orada kaldı. Misal Bolton vb. diğer adamlardan hiç bahsedilmedi sonrasında, onların da son savaşa katıldığını biliyoruz. Belki Fırtına kalesine gelirken küçük bir öbek almış olabilir yanına ama çok büyük bir şeyle gitmemiştir diye tahmin ediyorum zira bu sefer savaşa değil, kuşatma kaldırmaya gidiyordu.

Fakat kule zaten kırık dökük ise, oranın taşları ile arkadaşlarını gömebilir.

Haklısın da Ned’in ağzından “Lyanna’yı Neşe Kules’inde buldum, orada öldü ve getirdim.” şeklinde bir ifade yahut düşünce çıktı mı?

Biz sadece ateş rüyası gördük; rüyalarda anılar, farklı şekillerde birbirine girer hep. Bran’ın yeşil görüsünden çıkamadığı zaman her şeyi ardı ardına görmesi gibi misal.

ehehehhehee Nasıl anlatayım, bilemedim şimdi. :slight_smile:

Şimdi Neşe Kulesi’nin konumuna bak, bir de Starfall’ın. Fırtına Toprakları, hemen kulenin azıcık yukarısında kalıyor, sınıra çok yakın. Buradan kaçmaya karar versen nereye kaçabilirsin? Unutma ki Dorne, öyle çok da güvenebileceğin topraklar/halk değil zira bildiğin Martellerin kardeşini boynuzlamış konumundasın… 2. karın hamile, çocuğunu taşıyor üstüne ve sen, savaşa gideceksin bir de. Kırık bir kalede mi yoksa Starfall’da mı saklarsın? Elia’yı bile KL’den gönderdi(her ne kadar kral göndermese de önlem aldı.) de sevdiğiceği için mi önlem almayacak? Unutma, Dayne ailesi Jon hakkında gerçeği biliyor.

Kule’den kaçmaya kalksan ya koca Dorne çölünü geçerek güneyden gitmeye kalkarsın ki çok saçma olurdu; ya Dorne denizini kullanır, Fırtına topraklarından geçmek zorunda kalırsın ya da Menzil’e girersin ama o da teminat altına alabileceğin bir güzergah değil, zira illa herkesin haberi olacak, görülmeme şansın yok. Fakat Starfall’dan kaçmak istesen atla gemiye koy ver gitsin. Ayrıca oranın dağlardan doğal bir koruması bile var.

Bunun dışında Starfall, gerçekten konum olarak gerek KL’ye gerekse Nehir topraklarına uzak kaçıyor.

Elbette ki savaş, mümkün değil. Neşe Kules’inde de mümkün değil. Amaç “saklamak” ise o zaman bunu en uygun şekilde yapmak gerekecektir. Haydi ilk zamanlar orada olduklarını farz edelim de savaş bitmiş, prens ve ailesi ölmüş… Geliyorlar… Yeni kral doğmuş… mal gibi bekliyorlar mı yani? Yukarıda söyledim, Starfall saklamak ve yeri geldiğince kaçırmak için daha uygun bir yer, Neşe Kulesinden nereye kaçıyorlar kolayca? Menzil yenildi, taraf değiştirdi, yeni krala diz çöktü; Dorne gıkını çıkartamaz; Batı desen zaten Targaryen katili ve dönek; Fırtına toprakları zaten baş isyancı… Bu topraklardan geçmek çok büyük risk. Deniz yoluyla ise daha güvenli(nispeten.)

Lakin ilk başta Starfall’a gidiyorlar, unutma. Yani en az 2 hafta kaybetmeyecekler mi? Elbette deniz yolunu tercih ettiler ise ve Starfall yerine tekrardan karadan kuzeye doğru gidip, Dorne denizini kullanarak yol aldılarsa ki 2 hafta iyimser tahminim, bu 3 hatta 4 hafta bile olabilir. Madem devasa bir kıta parçası bu Westeros.

Yani Arthur’u götürebilirdi, kılıç yerine; madem Jon ve ölü Lyanna’yı ve bir de (komedi bak) Lord Dustin’in aygırını yanında taşıyorsun. Onu da garip buluyorum… Sonuçta bir sürü at vardır ilk geldiklerinde, neden onun aygırı sadece?

Başlı başına şüpheli şeyler bunlar.

Hepsi kuzeyli değil ama yanında bir de Sör var… Kuzeyde sör unvanı olmasa bile lord çocuklarına da lord deniyor, dahası öne çıkan özellikleri ile anılan lakapları var. Üç lord, bir sör dışında adam akıllı tip yok yanında işte. Bir tanesi de eline kılıç almamış hiç, düşün. Bunlar da aralarında Arthur’un bulunduğu üç kral muhafızı öldürmeyi başardı, öyle mi?

Tamam da Jaime bile demiyor mu bu adam için; “Bir eliyle 5 kişiyi rahatça haklar, diğer eliyle de işer.” Jaime vakti zamanında onunla vazifeye çıkmış, birebir nasıl savaştığını görmüş biri. Şu Kral Ormanı Kardeşliği olayı misal. Sonuç olarak Jaime’nin sözünü kaile almamak için bir sebep görmüyorum, bilhassa diğerlerin de söyledikleri destekleyince.

Zaten 6,5 adamın alayını bu öldürmeyecek de… Diğer ikisi aşağı yanı kalır insanlar mı?

Aslında bu verdiğin örnekler aynı kefeye konulamaz pek. Aegon’dan bahsedilmedi evet ama Varys ve İllryio’nun konuşmalarından esasında 3. bir kişi olduğu belli oluyordu. Birinden hazır değil diye bahsediyorlardı. Tamam Aegon’dan bahsedilmiyordu ama bir boşluk açmıştı Martin onu ise Aegonla doldurdu. Şimdi sorum şu, madem Arthur hayatta nasıl bir boşluğu doldurma işlevi görecek? Yani bu anlı şanlı şövalyenin tek işlevi 14 yıl boyunca saklanıp, sonrasında ce e yapıp Winterfall piçi hakkında şok gerçekler!! Tarzı habercilik yapmak mı? Yani tamam bu habercilikten sonra savaşır eder de naptı bu adam 14 yıl boyunca? Jon’un varislerinin yanına gideydi kılık değiştirerek? Ya da ne bileyim yani en azından uzaktan gözleseydi falan. Yani Aegon meselesinde kurgusal boşluk vardı ve doldu. Ama burada böyle bir kurgusal boşluk göremiyorum ben.

Varys ve Mopis’in konuşmasını yeniden oku; orada 3. kişi sezinleyemezsin. Konuşmayı baştan sona okuyan sadece ama sadece Targlar üzerine konuştuklarını, bilhassa Dany ve kocası meselesinde konuştuklarını sanır ki zaten okurken o adamın kim olduğunu bildiğimiz için, Varys ve adamı Targ destekçisi gibi yorumlamıştık. Aegon’a dair gram işaret yok, 5 kitapta. Jon Conn. da aynı şekilde. Sadece isimleri birkaç kez geçti.

Jon Conn’un sürgün yediği ve orada öldüğünü duyduk ama tak herif 5. kitapta hortladı. Arthur’un öldüğünü iddia eden tek kişi de Ned. Kim gördü cesedi? Nerede ceset? Niye sadece kılıç gitti niye kardeşini yanında taşıyan adam, Starfall’a giderken kılıçla beraber onun cesedini de taşımadı? Çok mu zordu? At mı bulamadı çekecek? En az 7 at vardı.

Jon’un ortaya çıkışında hangi boşluk doldu ki? Adam yıllardır, bir teknede bebek büyütüyormuş. :smiley:

Misal ben dahil bir çok kişi Gerion’un Essos’ta hala gezindiğini düşünüyor, paralı askerlere katılmışsa şaşmam. Arthur da kendi planlarını yapmış olabilir veya bakarsın Varys ile ilişkidedir. Teknede bebek büyüten Conn. dan sonra Arthur için de uygun bir “bekleme” süresi kurgulamak zor olmaz herhalde. Sallıyorum tamamen; bakmışsın Gül Kardeşliğini takmış peşine geliyor. Bakarsın Satin’i gönderen Arthur, haber almak için ondan… O oğlan bile şüpheli geliyor bana, biliyorsun. Bir kevaşe için fazla “soylu” ağzı ile konuştuğunu biliyor musun? “My Lord” diyor, “M’lord” demiyor. Dizide Tywin ve Arya konuşmasını hatırla… Kitapta da Bolton-Theon konuşmasını.


#46

Dürüst olayım alttan aldım :smiley: üstüne bir şey daha yazmış olsaydım uzatmış olacaktım , uzatan kişi olmak yerine öyle bitirdim konuşmayı


#47

Akıllı erkek başka oluyor. :joy: Allah bilir ama bu şekilde uzun yaşarsın gibime geliyor, Alp. :rofl:


#48

İnşallah abla inşallah :joy: övgü için teşekkür ederim :joy:


#49

Eğer Lyanna, Tower of Joy’da değilse Kral Muhafızları orada ne yapıyorlardı? Ben bunu anlamadım. Orada anlaşma yapmak için Eddard’ı mı bekliyorlardı üçü tek başına?


#50

Lyanna orada yahut değil; o üçünün orada Ned’i bekleyip, Lyanna ve Jon’un durumunu görüşüp/haber edip, yeni doğmuş kralı güvenceye alma çabaları olabilir, şeklinde bir düşünce… Çünkü (tekrar tekrar yazmak istemiyorum) Neşe Kulesinde şüpheli çok noktalar ve boşluklar var.

Savaş bitmiş, kaybetmişsiniz; geceleklerini biliyorsunuz, en az 2 belki daha fazla zaman geçmiş olması gereken Ned’in KL’ye gitmesi, sonra Fırtına Burnundaki kuşatmayı kaldırması ve oradan da Dorne’a gitmesi, haftalar sürecek bir süreç. Bu süre zarfında neden Lyanna’yı kaçırmadınız, uzaklaştırmadınız? Ne bekliyordunuz? Jon’un tam doğumunu bilemiyoruz elbette ama muhtemelen Ned, geldiği zamana denk geliyor olabilir; en fazla birkaç günlük… Öncesinde gidebilmek için zaman vardı.

Ya gelecek kişiden emindiler ya da salaktılar. Bu üç adamın salak olmadığını hepimiz biliyoruz.


#51

Lyanna’nın mahzenlerde olması dışında dediklerinize katılıyorum :smile: çünkü çok fazla boşluk var bu olayda, çok saçma noktalar…

Bu benim çok ilgimi çekti çünkü Mance ve Quorin Halfhand’in (kesin yanlışyazdım ama) söyledikleri kişiler olmadıkları çok açık. Zaten öyle teoriler var; Mance’in Arthur Dayne olabileceğini düşünüyorum


#52

Bence o kral muhafızları anlaşmaya bakacak adamlar değil. Mance ve Arthur da bana pek mantıklı gelmiyor aslında ama olabilir de.


#53

Kral muhafızları yaşasaydılar Jon dan çok uzak olmazlardı,
Nöbete yemin etmesine de izin vermezlerdi, en azından senin annen baban bu hakların bunlar bunlar derlerdi


#54

Evet, bu video serisinin 3.cüsünde Yarımel’in Oswell, Mance’nin de Arthur olduğunu söylüyordu da ne kadar salakça bir iddia, deyip geçiyorum.

1- Kışyarı’na geldiği zaman (ilk seferinde) kimse mi koca Arthur Dayne’i tanımadı?
2- Bu adam büyücü mü? Kılığını değiştirebiliyor mu? Kahverengi saçları var. Arthur ise sarışın ve koyu mavi gözleri olan biri.


#55

Arthur’un tasviri nerede geçiyordu? Ben de tahminen Edric gibi olduğunu düşünüyorum da tasvir hatırlamıyorum.


#56

Şimdi şu pov falan diyemem, yalan yok ama ben bildim bileli Arthur Dayne sarıdır. Erkekleri sarı zaten ağırlıkta; Edric’den belli. Yahut şu Akşam Yıldızı Dayne oğlanı da sarı. Bunlar ağırlıkta Valyria melezi tiplere benzeyen kişiler, diğer Dorne’lulardan farklı. Dorne’un o bölgesindeki kişiler zaten genelde böyle görünüşleri farklı, diğer kavruklardan.

En ünlü Arthur tasviri.
image


#57

Arthur’un siyah saçlı tasviri de var. Gerold siyah saçlı ama biraz gümüşi kısım vardı. Ashara da siyah saçlı belki de Arthur siyah saçlı mor gözlü bilemeyiz ki.


#58

Hmmm çizimler arasında var, doğru. Şöyle bir kısa araştırma yaptım da sanırım görüntüsü hiç betimlenmemiş kitaplarda.

Ashara söylediğin gibi siyah saçlı, mor gözlü; Gerold ise sarışın saçlı ama ön saç tutamı siyah. Edric Dayne ise sarışın ve mavi gözlü, babasına çektiği sonucunu çıkartabiliriz belki.

Fakat ben Henning Ludvigsen’in sarışın Dayne tasvirini doğru kabul etmeye eğilimliyim çünkü bu tasvir, asoiaf için üretilen resmi “Fantasy Flight Games” için çizildi ve kullanılıyor(kart olarak), yani en kötü ihtimal ile “yarı resmi” Arthur tasviri olma özelliği var. :slight_smile:

Hak verirsen şu kişiyi çiz dedikleri zaman, ressam da sorar; nasıl bir insan bu? Tipi nasıl? Onlar söylemiş ki çizmiş. Yani çizeceği kişi hakkında bilgi sahibi olmak zorunda.


#59

Pardon karıştırmışım bunu. Hatta Edric yakından bakınca mora bile benziyordu galiba veya Gerold olması lazım. Ya ben kim çizdi bilmiyorum ama dediğim gibi siyah saçlı resim de var. Bu arada Gerold yan koldan bir Dayne ve o hane o kadar güçlü bile değildi. Demek ki köken meselesi. Arthur’un tasviri yok ve Edric in babasının tasviri geç adını bile bilmiyorduk galiba. Martin bunlar hakkında bilgi vermemek istemiş anlaşılan :joy:

Bu arada senle tartışırken kendimi kanser fan zannediyorum :joy:


#60

Vallahi ben bilmem, söylediğim gibi bahsi geçen ressamın çizimini yarı-resmi kabul ediyorum, sonuçta adam resmi kartlar için çizim yapmış ve bilgi olmadan çizemezsin. Dayne Hanesinin(erkeklerine) betimlemelerine de uyuyor. Diğer çizimler, hayran çizimleri.

Niye? :smiley: