Ölümsüzler Sarayı ve Dany

Selamlar. Kralların Çarpışması’nda Dany, Ölümsüzler Sarayı’na girip bir takım görülerle karşılaşmıştı. Sizlerle bu görüler hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istedim, düşüncelerinizi yazarsanız mutlu olurum. Tüm görüleri yazmayacağım, sadece önemli gördüğüm yerleri yazıp kendimce yorumlayacağım. Sizlerde yorumlarsanız mutlu olurum.

1-
Dany ilk görüde çırılçıplak bir kadının üstüne çıkan dört küçük adam görüyor. Bu kısmı uzunca alıntı yapmak istemedim çünkü diğer yazanların konuyla ilgisi yok. Bu dört küçük adam kralları, çırılçıplak kadın ise Westeros’u temsil ediyor, bunu hepiniz biliyorsunuzdur zaten.

2-
’‘Daha sonra cesetlerin ziyafet masası ile karşılaştı Dany. Vahşi şekilde katledilmiş bedenler ters çevrilmiş sandalyelerin ve ahşap masaların etrafına uzanmış, pıhtılaşmış kan göllerinin ortasına yayılmıştı Bazılarının kolları ve bacakları yoktu, hatta bazılarının kafası. Kesik eller kanlı kadehleri, ahşap kaşıkları, kızarmış horozları, ekmek somonlarını tutuyordu. Yerden yükseğe yerleştirilmiş tahtta, kurt kafalı ölü bir adam oturuyordu, başına demir bir taç takmıştı. Elinde kral asası gibi tuttuğu bir kuzu budu vardı ve gözleri sessiz bir ilgiyle Dany’yi izliyordu.’'

İkinci görüde hepimizin üzüldüğü ve bizi derinden etkileyen bir olay ile karşılaşıyoruz.
Sanırım anlamışsınızdır. Kızıl Düğün. Sayfalar önceden bize gösterilmişti aslında.

3-
Sonunda sol tarafında iki kanatlı bronz bir kapı belirdi, diğer kapılardan çok daha büyüktü. Dany yaklaşınca kanatlar kendiliğinden açıldı. Dany durup bakmak zorundaydı. Kanatların ardındaki mağaramsı taş salon, o güne kadar gördüğü en büyük salondu. Ölü ejderhaların kafatasları duvarlardan aşağı bakıyordu. Yüksek, dikenli bir tahtta görkemli kıyafetler giymiş yaşlı bir adam oturuyordu; koyu renk gözlü, gümüş saçlı, yaşlı bir adam. “Kömürleşmiş kemiklerin ve kızarmış etlerin kralı olsun,” dedi aşağıdaki adama. “Küllerin kralı olsun.”

Burada Robert Baratheon Kralın Şehrine gelmeden önce, Aerys’in ona şehri nasıl vermeyi düşündüğünü görüyoruz.

4-
Dany tekrar durduğunda aklına gelen ilk düşünce Viserys oldu ama ikinci bakışı ona başka bir şey söylüyordu. Adamın saçları ağabeyininkiler gibiydi fakat boyu daha uzundu, gözleri leylak rengi değil koyu çivit mavisiydi. “Aegon,” dedi ahşap bir yatağın içinde yeni doğmuş bebeğini emziren kadına.“Bir kral için daha uygun bir isim olabilir mi?”
“Onun için bir şarkı yapacak mısın?” diye sordu kadın.
“Onun bir şarkısı var,” dedi adam. “O vadedilen prens. Buz ve ateşin şarkısı onun.” Başını
kaldırdı, gözleri Dany’nin gözleriyle buluştu. Kapının ardında duran Dany’yi görüyordu sanki. “Bir tane daha olmalı,” dedi. Yataktaki kadınla mı, yoksa Dany’yle mi konuştuğu belli değildi.
“Ejderhanın üç başı var.” Pencere sekisine oturdu, eline bir arp aldı, parmaklarını gümüşi tellerin üstünde hafifçe dolaştırdı. Adam, kadın ve çocuk sabah sisi gibi kaybolurken odayı tatlı bir hüzün doldurdu. Dany yoluna devam ederken arkasında sadece müzik kalmıştı.

Burada Elia Martell ve Rheagar Targaryen’i görüyoruz. Ejderhaların dansı kitabındaki Aegon eğer gerçek Aegon ise, Azor Ahai olması ihtimallerini güçlendiriyor. Buradaki önemli olan şey ise görü gittikten sonra müziğin hala Dany’nin arkasından çalmaya devam etmesi. Dany Vadedilen kişi olabilir mi?

5-
…ejderhanın üç başı var… hayalet korosu dudakları bile kıpırdamadan, nefes alıp vermeden, durgun mavi havayı hiç kıpırdatmadan kafatasının içinde mırıldanıyordu. …ejderhaların anası… fırtınanın çocuğu… Fısıltılar girdap gibi bir şarkıya dönüştü. …üç ateş yakmalısın… biri hayat için, biri ölüm için, biri aşk için… Kendi kalbi, havada yüzen çürük ve mavi kalple birlikte atıyordu. …üç at sürmelisin… biri yatağa, biri azaba, biri aşka… Sesler güçleniyordu ama onun kalbi yavaşlamış gibiydi, hatta nefesi. …üç ihanet göreceksin… biri kanda, biri altında, biri aşkta…

Burada söylenen şeyler bence gelecekte olacak şeyler. Dany kan ihanetini Mirri Maz Duur olarak görüyor ama bence yanlış bir düşünce. Çünkü göreceksin deniyor.
İlk olarak üç ateş yakmalısın kısmı bence henüz gerçekleşmemiş bir kısım. Bu yüzden buraya yorum yapmakta güçlük çekiyorum. Yatağa sürülen at Daario, azaba sürülen at bence Hizdahr, aşka sürülecek ata emin değilim ama Jon olabilir. Kanda göreceği ihanet Aegon (kendisi Blackfyre çıkabilir), altında gördüğü ihanet Esmer Ben Plumm, aşkta göreceği ihanetten emin değilim ama dizinin sonundaki gibi Jon Dany’yi öldürürse uymuş olur.

6-
Sonra sisin içindeki hayaletler hareketlendi, çivit renkli şekiller… Erimiş altın, yanaklarından
süzülüp ağzını doldururken çığlık attı Viserys. Bakır tenli, uzun boylu, altın-gümüş saçlı bir lord, arkasındaki şehir alevler içinde yanarken aygırlı sancağının altında durdu. Genç bir prens ölürken, kan damlalarına benzeyen yakutlar döküldü göğsünden. Prens dizlerinin üstüne düşüp suya gömülürken son nefesiyle bir kadının adını fısıldadı. …ejderhaların anası… ölümün kızı… Günbatımı gibi parlayan kırmızı bir kılıç; mavi gözlü, gölgesiz bir kralın elinde havaya kalktı. Neşeli çığlıklar atan bir kalabalığın arasından ejderhalı bir sancak yükseldi. Dumanlı bir kulenin tepesinden alevler soluyan taştan bir canavar havalandı. …ejderhaların anası… yalanların katili… Gümüş atı çimenlerde koşarak bir yıldız denizinin altındaki dereye gitti. Ölü yüzündeki gözleri pırıldayan, gri dudakları hüzünle gülümseyen bir ceset, bir gemimin pruvasında duruyordu. Buzdan bir duvarın üstündeki çatlakta mavi bir çiçek büyüdü ve havayı tatlı kokularla doldurdu. …ejderhaların anası… alevlerin gelini…

Bu kısımda ejderhaların anası demeden önce üç olay söylüyor, dedikten sonra Dany hakkında bir şeyler söyleniyor. Ölümün kızı demeden önceki kısımda, Dany ile ilgili ölmüş olan üç kişi görüyoruz. Viserys, Rhaego ve Rhaegar. Yalanların katili dediği kısımda, benim düşüncelerime göre üç farklı yalan görüyoruz. Mavi gözlü gölgesiz adam Stannis. Ve kendisi Azor Ahai değil (Şimdilik). Ejderhalı Sancak Aegon’un kaldıracağı sancak olabilir diye düşünüyorum ve kendisinin Targaryen olmadığı hakkında büyük iddialar var. Taştan ejderhalar tamamen yalan mı yoksa varoluşları bir yanlışa mı dayanıyor bilemiyorum. Düşüncelerinizi belirtin. Alevlerin gelini dediği kısımdaki üç imgenin ise Dany’nin evlendiği veya evleneceği kişiler olduğunu düşünüyorum. Gümüş atı Drogo’yu temsil ediyor olabilir. Gemi pruvasındaki ceset aklımı çok karıştırdı, Hizdahr’ın sonunu gösteriyor olabilir veya Dany Victarion ile evlenecek olabilir. Buzdan duvardaki mavi gül Jon Kar’ı temsil ediyordur. Çünkü Lyanna hep mavi gül ile özdeşleştiriliyor ve Jon da büyük bir ihtimalle Lyanna’nın oğlu. Burada kafamı karıştıran şey buzdan duvardaki çatlakta büyümesi. O çatlak neyi kastediyordu acaba. Fikirlerinizi yazın lütfen.

Burada yazan alıntıların büyük bir kısmını direkt olarak kitaptan bakarak yazdım. Bu yüzden yazım yanlışları çok olabilir. Yazım yanlışlarım konusunda affınıza sığınıyorum, umarım sizlere düşüncelerimi iyi bir şekilde aktarabilmişimdir. Söylediğim gibi, fikirlerinizi lütfen belirtin. Yanlış görürseniz lütfen söyleyin ki hem benim hem de forumdakilerin aklında yanlış bir bilgi yer tutmasın. Saygılar.

1 Like

Knk bi sorum olcak 5. Kisimda askta gorulcek olan ihanet Jorah Mormont olabilir mi ? Ya da herhangi bir başka ihanetle neden ilişkilendirmedin bence altındaki de olabilir.

Aslında bunu Tywin’e de söylüyor olabilir çünkü o sırada içeri girmiş ve katliama başlamıştı. Onu kendine hep tehdit gördüğü için tahtını almaya gelmiş olabileceğini düşünüyor olabilir, zaten paranoyaktı; herkesin onu ölü istediğini ve tahtını elinden almaya çalıştığını düşünüyordu.

Robert kral olduğu için böyle düşünülmesi de mantıklı diğer yandan ama bu konuda da kitaplarda çok karışıklık var bence; Robert’a göre onu kral yapan Ned tayfası idi yani savaş kazanılıp şehre adım atana kadar kral olunması sevdası yokmuş gibi duruyordu ama diğer yandan Ned’in KL’ye geldiğinde Jaime’nin “Dostumuz Robert için tahtı ısıtıyorum.” sözü de tersi şeklinde bir yorum yapmamıza sebep oluyor. Karışık işler anlayacağın.

AA ve VP’nin aynı kişi olduğunu düşünürdüm çünkü Aemon ve Melisandre konuşması bize böyle bir sunum yapıyor. Dizide kafa karışıklığı yaşatmak için cinsiyet belirtmeyen bir kavram gibi sunuldu Valyria dilindeki karşılığı ne idiyse artık ama kitaplarda bu iş böyle değil.

Uzun Gece ve AA efsanelerine baktığımız zaman Batıdiyar’da AA’ya karışık gelen biri yok, sadece Essos’ta var, farklı isimleri de var. Oldukça ayrıntılı bir efsanesi ve kehanetler silsilesine sahip.

Batı’da ise VP olayı var ama kökeni konusunda hiçbir bilgi sahibi değiliz. Yani Targaryenler bu şahsı daha önceden biliyor muydu, biliyordu ise Batı’ya mı has yoksa Valyria’dan gelen bir olay mı? Bilmiyoruz. VP’nin Aerys ve kraliçesinin soyunda geleceğini ve Buz ve Ateşin Şarkısının ona ait olduğunu biliyoruz, yani onun hikayesini anlatıyor.

Bu bilgiyi veren ise Batıdiyar’lı ve Ormanın Çocuğu olduğu iddia edilen, kuzeyin eski inancını yaşayan ve yüksek ihtimal bir yeşil gören olan Yüce Yürek Hayalet’i. Thoros ve Beric ile olan bilgi alışverişi işine bakarsak bu kadına daha çok “Ne biliyorsun?” sorusu soruluyor, “Şunu bunu biliyor musun?” değil. Çünkü ağaçların fısıldaması kadının kendi istediği cevaplar şeklinde değil onların onun öğrenmesini istediği bilgiler şeklinde gidiyor. Yani-kesin olmamakla birlikte- VP meselesini, kendi rüyalarında görüp Egg ve ailesine haber etmiş olabilir. Jeyne bu yüzden onu yanında getirmiş olabilir, bu bilgiyi vermek için.

VP bilgisi kuzeyli inancına ve güçlerine sahip birinden çıkınca da ister istemez AA ve VP’nin temelde farklı iki kişi olabileceğini düşünebiliriz. Aemon ve Rhaegar meseleyi yanlış yorumlayarak iki bilgiyi birleştirmiş olabilir. Zira aynı kadının Beric ve tayfasına söylediği şeye göre kuzey/ağaçlar/eski ilahlar ateşi sevmiyor ve unutmuyor geçmişte olanları. Gidip de “ateş ilahının şampiyonu” doğsun diye bilgi verip, doğsun diye uğraşmazlar gibime geliyor. Dahası “Buz ve Ateşin Şarkısı” deyince, ateşin şampiyonu olan birinde buz ne alaka? diye düşündürüyor ama buz ve ateşin kanına sahip biri VP ise, o zaman bu şarkı ona uygun olur.

Yine de tüm bunlar sadece “yorum” elbette.

…gölgelerin şekilleri… yarın henüz yazılmadı… buzun kadehinden iç… ateşin kadehinden iç…

…ejderhaların anası… üçün çocuğu…
…ejderhanın üç başı var… ejderhaların anası… fırtınanın çocuğu…
…üç ateş yakmalısın… biri hayat için, biri ölüm için, biri sevmeye…
…üç at sürmelisin… biri yatağa, biri azaba, biri aşka…
…üç ihanet göreceksin… biri kanda, biri altında, biri aşkta…

Evet, belki Dany için anlaşılabilir bir yorum Jorah ve Mirri ihaneti şeklinde yorumlanması ama “kehanet” temelde olacakları işaret etmek içindir, olmuş olanları değil. Yani seninde söylediğin gibi tüm bunlar daha olmadı, olacak ve “göreceksin” diyerek gelecek zaman ekini de belirttiğin gibi kullanılmış. Lakin bu konuda benim geleneksel yorumlama dışına çıkan bir bakış açım var, geçen haftalarda başka bir başlık altına yazmıştım, buraya da ekleyeyim.

İngilizcesi şu.

… three fires must you light . . . one for life and one for death and one to love . . . three mounts must you ride . . . one to bed and one to dread and one to love . . . three treasons will you know . . . once for blood and once for gold and once for love . . .

TO LOVE ifadesi dikkat çekici, FOR LOVE dememiş, diğerlerinin aksine. TO LOVE diyerek “aşka doğru” mu demek istemiş yoksa “sevmek için” mi demiş? Bunu bulmak da önemli.

“for” yerine “to” kullanmışsa bu dikkat edilmesi gereken bir şey elbette ama bizim anladığımız şeyde ne kadar büyük fark yaratır, onu şu an kestiremiyorum.

üç ateş yakmalısın… biri hayat için… biri ölüm için… to love…

Aslında şöyle bir şey var. İngilizce’de “to” eki yön eki olarak kullanılıyor ama aynı zamanda ismi fiil yapmak için de kullanılıyor. Yani aşk’a değil de “to love” ile fiil manasında “sevmek” diye de çevrilebilir. Google Çeviri bile öyle yapıyor, tek başına yazınca da “aşka” diye çevirmiyor, tek çeviri “sevmek” için diyor, alternatif çeviri de sunmadı.

Diğer yandan yine “için” demek için kullanacaksak da (for manasında) bir fiil olması halinde “to” ekleniyor “for” yerine. Lakin bu cümlede ilk iki kelime için for denirken son kelime “love” için to dendiği için isimi fiil yapmak istemiş diye düşünmek mantıklı geliyor.

Özetle -%100 iddialı olmamakla beraber- to love’ın orada fiil olarak kullanıldığını düşünüyorum. Sonuçta ana dilim olmadığı için kesin hüküm vermem zor.

Bir de şu dikkatimi çekti. YAKMALISIN diyor ama yakacağını da söylemiyor. Demek ki Dany ileride bazı seçimlerle karşı karşıya gelecek ve bu seçimler sırasında “şunun bunun için şu ateşi yakmalısın, yak” diye ne yapması gerektiğini söylüyorlar. Yapması gerektiği şey konusunda akıl veriyorlar ama Dany, bunu yapar mı yapmaz mı o an kendi vereceği karara bağlı olacak. Çünkü dikkat ederseniz YARIN DAHA YAZILMADI… diyor. Yani hala değiştirme şansın var gibisinden.

Aynı şey at sürmelisin sözü için de geçerli. MUST fiili kullanılmış yani muhakkak yapmak zorunda yakılacak ateş ve at sürme için… Belki Dany’nin yapması gereken şeyleri yapmaması da başına sıkıntı açacaktır.

Yani toparlayım ilk iki cümle “ateş YAKMAK ZORUNDASIN; at SÜRMEK ZORUNDASIN” diyorlar… O seçimlerle karşı karşıya geldiğinde, bunları yapman gerekiyor, diyorlar. Dany yapar ise onun hayrına mı şerrine mi olacak bilemeyiz elbet, zira bu Ölümsüzlerin niyetleri de öyle çok iyi değildi, hatırlatırım. Bu yüzden yapıp-yapmamak ne ile sonuçlanacak bilmiyorum.

Fakat son kısım GÖRECEKSİN diyerek üç ihanetle karşılaşacağını söylüyor. Belki bu üç ihanet; Dany’nin tepki vermesi gereken mihenk anlarıdır?

Yani 3 ihanet göreceksin.

Kanda ihanet göreceksin; hayat için ateş yakıp, yatağa at sürmen gerek.
Altında ihanet göreceksin; ölüm için ateş yakıp, azaba at sürmen gerek.
Aşkta ihanet göreceksin; sevmek için ateş yakmalısın, sevmek için at sürmelisin.(yahut aşk’a ateş yakmalı ama sevmek için şeklinde çeviri benim daha kafama yatıyor şimdilik.)

Yahut kehanet ya, tersini de alabiliriz belki…
Hayat için ateş yak, yatağa at sür ama “kanda ihanet göreceksin.
Ölüm için ateş yak, azaba at sür ama “altında ihanet göreceksin.
Sevmek için ateş yakmalısın, aşk için at sürmelisin ama “aşkta”ihanet göreceksin.

Sonra sisin içindeki hayaletler hareketlendi, çivit renkli şekiller… Erimiş altın, yanaklarından süzülüp ağzını doldururken çığlık attı Viserys. Bakır tenli, uzun boylu, altın-gümüş saçlı bir lord, arkasındaki şehir alevler içinde yanarken aygırlı sancağının altında durdu. Genç bir prens ölürken, kan damlalarına benzeyen yakutlar döküldü göğsünden. Prens dizlerinin üstüne düşüp suya gömülürken son nefesiyle bir kadının adını fısıldadı. …ejderhaların anası… ölümün kızı… Günbatımı gibi parlayan kırmızı bir kılıç; mavi gözlü, gölgesiz bir kralın elinde havaya kalktı. Neşeli çığlıklar atan bir kalabalığın arasından ejderhalı bir sancak yükseldi. Dumanlı bir kulenin tepesinden alevler soluyan taştan bir canavar havalandı. …ejderhaların anası… yalanların katili… Gümüş atı çimenlerde koşarak bir yıldız denizinin altındaki dereye gitti. Ölü yüzündeki gözleri pırıldayan, gri dudakları hüzünle gülümseyen bir ceset, bir gemimin pruvasında duruyordu. Buzdan bir duvarın üstündeki çatlakta mavi bir çiçek büyüdü ve havayı tatlı kokularla doldurdu. …ejderhaların anası… alevlerin gelini…

Bu son kısım, Dany’e üstteki sürmek-yakmak-ihanet üçlüsünü anlayamadığı ve açıklama istediği zaman gösteriliyor. “BANA GÖSTERİN” diyor, onlar da dalga geçiyor ve gösteriyor. Biz hemen görülerin sonundaki “yalanların katili”… gibi şeylere odaklanmaktan genelde bu ayrıntıyı unutuyoruz gibime geliyor.

  1. Rhaegar, Viserys ve Rhaego olduğu konusunda hemfikir olduğumuz üç kişi. İkisi ağabeyi, biri oğlu. ÖLÜMÜN KIZI diye bitiyor gösterdikleri. Uyarılar Dany için olduğu için gösterilen her şeyin doğrudan/birebir onunla bağlantısı olduğu şeklinde yorumluyoruz ama görülerin ona açıklamak/göstermek için olduğunu unutmayalım. Elbette hepsi onu etkileyecek şeyler ama illa ne bileyim yüz yüze gelmesini beklememeliyiz; misal Stannis’i görüyoruz ama bence asla ikisi karşılaşmayacak ama Stannis’in geçmiş ve gelecek eylemleri muhtemeldir ki Dany’i de etkileyen silsilelere yol açtı. Yorumlayalım o zaman.

Benim en son ki yorumladığım şekilde yaklaşırsak olaya…

Rhaegar, Viserys ve Rhaego temelde “kan” ihaneti görerek öldüler. Dany’e de “kendi kanından ihanete” uğrayacaksın demek için bu üçünü göstermiş olabilirler.

  1. Stannis, Aegon ve ateş soluyan ve havalanan taştan canavar(muhtemelen ejderha). YALANLARIN KATİLİ.

Doğrudan Dany burada bahsi geçen kişi/lerin yalanlarını ortaya koyacak diye yorumladık ama ilk akla gelen bariz yorum bu ve kehanetler asla akla ilk geldiği gibi çıkmaz. Kaldı ki yukarıda da söylediğim gibi Stannis’i göreceğini sanmadığım gibi kuzeyde öleceği zaman zaten kendiliğinden onun AA olmadığı belli olacak. Aegon’u keşfeden olabilir… ejderha olduğunu düşündüğümüz şeyin geleneksel manada anladığımız yalanların katili olmakla ne manası var? Kim bu ejderha/canavar? Nedir? Yani uymayan bir şeyler var buna.

Dany’e “altından” ihanet gelecek. Altın için genelde paralı askerler ihanet eder ama mevcut şartlarda etseler bile Dany’e etkisi olacak bir şey değil çünkü ağır bir darbe olması lazım onun için. Belki Batı’da kritik bir noktada iken paralı askerler ihanet edip, o çatışmayı kaybetmesini sağlayıp, Dany’e ağır darbe indirilmesine neden olacaklardır? Altın için ihanet edecek başka kimse aklıma gelmiyor, sizin geliyorsa paylaşın. Bunun dışında en yakınlarından biri bunu yapabilir. Böyle bir ihanet ölüm ile cezalandırılır ve etkisi dehşet olacaktır kişi için hele ki en yakını ise? Bilemiyorum.

  1. Yıldız denizi altında dereye koşan gümüş atı… gri dudaklarında hüzünlü bir tebessüm olan bir ceset gemi pruvasında duruyor… buzun çatlağında büyüyen ve etrafa tatlı koku yayan mavi çiçek. ALEVLERİN GELİNİ.

Evet, bu üç şey nedir çok merak ediyorum doğrusu. En zoru bu üçü aslında. Daha doğrusu ilk ikisi. Çünkü sonuncu kişi Jon, biliyoruz. Onun yorumu burada uzun yazmak istemiyorum. ASOIAF'da 'Tatlılık' Kavramının Olumsuzluğu, Sur'da Açan Mavi Çiçek ve Dany'nin Geleceği

İlki Drogo’mu? Onu Dany’e veren o ama onun yerine kırmızı aygırını göstermek daha uygun olurdu çünkü onun atı o idi… Gümüş kısrak daha çok Dany’yi simgeliyor.

Diğer yandan ilkinde geçmişinde olanları göstererek açıkladılar, ikincisinde ise şu an olan şeyleri gösterdiler diye düşünüyorum ve eğer doğru ise o zaman da 3.'de gelecek olan şeyleri göstererek açıklıyorlar. Bundan çok emin değilim ama ağır basıyor bu düşünce.

Kısrak Dany ise… bilemiyorum “aşk için at sürmelisin” kısmına kısrak uyuyor gibi çünkü. Gemi pruvasına bağladığı şu anki eşi mi? Onu da bilemiyoruz, niye gemiye bağlasın ki? Vic olabilir mi evet. Başka biri olabilir mi? Ona da evet. Lakin kim olursa olsun “ölümle” ilgisi olan kişilerden bahsediyoruz. Beyaz Kısrak, batı kültüründe ölümü simgeler; mahşerin atlılarından “ölüm” beyaz kısrak sürer. Yani ALEVLERİN GELİNİ diyor ama illa bir evlilik olmuş ya da gündeme gelecek kişiler olarak algılamamak gerek. Onu da göz önünde tutup yorum yapalım ama şartlanmayalım, diğer bakış açılarına da bakalım.


Buraya göre ölüm ve beyaz kısrak sürekli yan yana resmedilmiş incil olsun edebiyatta olsun vs. Dany, alevlerin içine girip çıktığında “teknik olarak alevlerle evlendi, birleşti” şeklinde yorumlanmış. Mantıklı bir yorum; sonuçta girdi, yanması gerekiyordu ama ateş onun bir parçası idi/haline geldi; birleşti ve bütün olduğu için yani evlendiği için onu yakmadılar ve sağ salim dışarı çıktı. Ve o evlilikten de 3 ejderha doğdu, gerdek gecesi idi Dany’nin o gece yaşadıkları ve gerdeğe giren bir kadın genelde de hamile kalıp doğurur. Dany da 3 çocuk sahibi oldu. Ateş ile evlendiği için çocukları da ateşin ete bürünmüş hali olan 3 ejderha. Bu yüzden bir daha çocuk sahibi olacağını düşünmüyorum ve kocaları olsa bile uzun süre evli kalabileceğini… Ateş buna izin vermez, kendisinden başkasından çocuk sahibi olmasına izin vermez. Dany, ateşin kadını artık, ona ait. Ateş kim? R’hllor. O zaman onun AA olduğu görüşü daha baskın ve manalı bir anlam kazanıyor ve bir kereliğine de olsa neden yanmadığı. Yani Dany, R’hllor’un karısı/kadını, üç çocuğunun annesi ve onun işi Büyük Öteki’nin işini bitirmek.

Lordu geri getiren ben değildim leydim. Tanrıydı. R’hllor’un onunla işi bitmedi henüz. Hayat sıcaklıktır, sıcaklık ateştir ve ateş Tanrıdır, sadece Tanrı.

Bu kehanetler/görüler de “dikkat et, zarar görme, bunlar sana bunu yapacak” diye gösterilmiş şeyler. Bu yüzden tüm bu gösterilen ve söylenenler onun düşmanlarına işaret ediyor. Bu yüzden SÜRMELİSİN-YAKMALISIN meselesi bunları engellemek için verilen önlem tavsiyeleri olabilir.


@YurekFelaketi0 knk gibi böyle sms/sosyal medya kısaltmaları yasaktır. :slight_smile:

Yazdığın bu uzun metin için teşekkür ederim.

Bu sayfaları onlarca kez okumama rağmen hiç bunu düşünmemiştim.

Bana Drogo’yu temsil edebilir gibi gelmişti çünkü atı Dany’ye veren kişi Drogo idi. Ama yazdıklarını okuduktan sonra senin yazdıkların daha mantıklı geldi.

Bunu tekrar okuduğumda aklıma çok garip bir fikir geldi. Gümüş at Dany, Mavi Çiçek Jon ise ve Alevler yazıyor ise acaba diğeri da başka bir Targaryen olabilir mi diye düşündüm? Herkes Aegon’un öldüğünü sanıyordu ama 5. Kitapta onun ölmediğini öğrendik. İsmini hatırlamadığım gemi ile Tyrion’la birlikte gidiyorlardı hatırlarsanız. Acaba onun dudakları gri miydi diye düşünüp Viki’ye baktım ama bir şey bulamadım. Anlamışsınızdır sanırım, gemi pruvasında duran ceset belki Aegon’u simgeler diye düşünmüştüm. Sonra hatırladım, ölü bir kişinin dudakları zaten gri olmaz mı? Sanırım bayağı uçuk ve zorlama bir düşünce ama bir kenarda dursun.

Bu yazdıkların aşırı mantıklı geldi bana. Dany ihanet görecek ve ona tavsiye veriyorlar. Bir an aydınlandığımı hissettim, çok iyi düşünmüşsün.

Tekrardan yazdıkların için teşekkür ederim, Saygılar.

Rica ederim. :slight_smile:

Olur ara ara, benim de başıma geliyor.

Yok, aslında zorlama değil. Her şey “ejderhanın üç başı var… üçün çocuğu” şeklinde başlıyor ve sonra bu görüler/işaretler vs. gösterilmeye başlanıyor. Yani 3 ejderha ile başlayan görü, 3 ejderha ile de bitebilir.

Mantıksız değil çıkış noktan bana göre. Bu durumda evet, beyaz kısrağın sahibi Dany ise ki başka kişi gelmiyor aklıma; o zaman yüzünde hüzünlü tebessüm olan ceset Aegon olabilir; öleceğini düşünüyoruz zaten ve söylediğin gibi onunla bir gemide tanışıyoruz. Madem bu görülen her şey Dany’i düşmanlarına vs. karşı bir uyarı… ve madem biz bir ejderhaların dansı 2 bekliyoruz, son görü 3 ejderhaya ait olabilir.

Ne demek efem, okuyup dönüş yaptığın için ben teşekkür ederim. :blush:

1 Like

Benim burada ki imgelerden daha çok merak ettiğim Ölümsüzler Sarayı’nın varlık amacı.
Yani hiçbir örgüt amaçsız değil bu evrende, FM, Ironbank, Qarth’da ki Turmalin Kardeşliği, Safkanlar vs. vs. ama bir türlü Ölümsüzlerin amacını anlayamadım. Tek amaçları Dany’i ele geçirmekmiş gibi geliyor ama onun da bir manasını bulamıyorum.
Siz ne düşünüyorsunuz

Martin’in gizemlerinden biri, seviyormuş gizem yaratmayı ama tarih ile ilgili gizemleri pek açıklamıyor. Pek bir işaret de vermiş görünmüyor.

Ateş büyüsü yapan, muhtemeldir ki ateş wightları olan tipler bunlar. Valyria dönemlerinden kalma olabilirler(onlardan olabilirler) çünkü Ejderhaların dilimi bildiğini iddia ediyorlar ve öğrenebileceğini söylüyorlar onlardan

1 Like