Onur ve Yoldaşlık-Bölüm 2

Başka forumlarda hikaye yazmışlığım vardı birde bu forumda yazayım dedim.Umarım beğenirsiniz :slight_smile:

Onur ve Yoldaşlık-Tanıtım

[i]…Yavaşça gözlerini açtı sevimli çocuk.Mavi gözler ile babasına baktı ve güzel bir gülümseme ile onu selamladı.Babası onun saçını okşarken hem gülüyor hemde gözlerinden yaşlar damlıyordu.O sevimli çocuk birden hüzünlendi ve babasının neden ağladığını merakla ona sordu.Babası konuşmak istedi fakat ağzından sözcükleri çıkaramadı…O yeşil gözleri bir anda beyaza döndü ve ağzından kanlar akarak yere yığıldı…Henüz 6 yaşında olan Edgar ağlayarak babasının boynuna sarıldı.Bu sırada odaya hizmetliler girmişti…

Kan revan içinde yatağından sıçradı Edgar.Gördüğü kabus yüzünden soluk alış verişi,bir hayvanın can çekişi gibi duyuluyordu.Titreyen elleri ile masanın üstündeki bardaktan bir yudum içti.Üstündeki yorganı bir kenara fırlattı ve kafasından aşağıya sürahiyi boşalttı…Bir süre sonra kendine gelmeyi başardı.Neredeyse her gün,babasının ölümünü görüyordu Edgar.Her gün bu korkunç kabus ile uyanıyordu…Yatağa oturmuş bir şekilde dururken kapısı çalındı.“Gir.” dedi Edgar.Kapıdan içeriye Ser Kant girdi.Edgar’ın ter içinde kaldığını görünce ağzını bürerek;
“Yine mi kabus gördün?” diye sordu.
Evet manasında kafasını salladı Edgar.
Ser Kant bir süre Edgar’ı izledi ve;
“Hadi hazırlan,Nehirova’da bizi bekliyorlar.” dedi.
Edgar kaşını kaldırarak;
“Nehirova’mı?” diye sordu.
Kant;
“Evet.Gece hiç durmadan ilerlemişler.Şimdi de bir kuzgun gönderip her şeyin hazır olduğunu söylüyorlar.Tek eksik ise damat.” diyerek gülmeye başladı.
Edgar’da,gülüyordu.İç çekerek Kant’a;
“Tamam.Yola çıkarız birazdan.” dedi.
Kant odadan çıkarken Edgar’da zırhını,koyduğu yerden alarak silahtarı Quentyn’a seslendi.Genç çocuk hemen odaya girerek,Edgar’ın zırhını giyinmesine yardım etti.Kılıcını beline takan Edgar yatağın üstündeki paralarını da alarak odasından çıktı ve merdivenlere yöneldi.Merdivenlerden indiği sırada handaki şövalyeler kahkahalar ile alkış tutmaya başladılar.Bu şövalyelerin her biri Edgar’ın dostu ve yoldaşıydılar.Edgar bir şeyler atıştırdıktan sonra,şövalyeler hiç zaman kaybetmeden yola koyulmak için atlarına bindiler ve Kral Topraklarından ayrıldılar.[/i]

2.Bölüm
[i]Hızlı bir şekilde yol alıyordu 20 yoldaş.Her biri tanınmış birer şövalye ve askerdi…Nehir topraklarına gireli az bir zaman olmuştu ki şiddetli bir yağmur başladı.Zaten sulak bir alan olan bu topraklar hızlı yağmur ile çamura dönmüştü…Ser Kant siyah,kasvetli atının üstünde,en ön sırada yer alıyordu.Ser Edgar ise ortalarda,en yakın dostu olan Gardenar ile konuşuyordu;
Gardenar;
-Lord Tully’nin damadı olucaksın he…Bu onurlu bir mevkii.
Edgar;
-Mevki mi?Ben sadece sevdiğim kız ile evlenmek istiyorum.
Gardenar;
-Ve o kızın babası Nehir Topraklarının lordu.
Edgar;
-(hafif kızgın bir ses tonu ile)Sözü nereye getirmek istiyorsun dostum?
Gardenar;
-Ben…şey…Hiç,sadece kim olacağını sana söylüyordum.
Edgar;
-Ben kim olduğumu biliyorum.Ve söylemek istediğin şey olacağımıda…
Gardenar bu mevzuyu daha fazla uzatmamak için atıyla Edgar’ın önüne geçti ve yola devam etti…

Sonunda Nehirova gözükmüştü.Şehir hiç olmadığı kadar güzel gözüküyordu…Şövalyeler hep bir ağızdan Edgar için bir şarkı söylenmeye başlarlar.Bu sırada şehirden zırhlı bir grup atlı şövalye damadı selamlamak için onlara doğru ilerlerler.Edgar’ın yanına yanaşan şövalyelerden biri;
-Nehirova ya hoşgeldiniz Lordum.Düğün için her şey hazır.Gün akşama dönmeye başladığında düğünün başlayacağını bildirmemi istediler.Lord Tully,oğulları ve gelininiz sizi büyük salonda bekliyorlar Lordum.
Edgar,şövalyeyi selamlayarak dostları ile Nehirova şehrinin kapısından geçerek içeriye girdiler.Seyisler derhal gelenlerin atlarını titizlikle ahırlara götürdüler.Askerler Edgar ve yoldaşlarına kaleye kadar eşlik ettiler ve halk bu yürüyüşü izledi.Büyük salonun kapıları damat için sonuna kadar açıldı.Salondan içeriye giren Edgar’ı Lord Tully karşıladı.Edgar’a sarılarak;
-Sonunda gelebildin evlat.(hafifçe gülümsedi.)
Edgar;
-Yolculuğumuz biraz zor geçti lordum.Geç kaldığımız için üzgünüz.
Ser Edmon Tully öne çıkarak alaycı bir ses tonu ile;
-Üzgünmüsün?Sen damatsın lordum.Geç kalmak senin hakkın.(Leydi Zerina Hightower’e bakarak)En azından sevdiğin kişiyle,kardeşimle evleneceksin.
Edgar bir şey diyemedi.Fakat Lord Tully kızmış olmalı ki Edmon’a;
-Kendine gel Edmon.Git ve askerleri kontrol et.Şehirde olay olmasını istemiyorum.
Edmon yüzünü ekşiterek salondan çıkarken Leydi Lysa içeriye girdi.Ser Edgar’ı,nişanlısını görünce yüzünde büyük bir tebessüm belirdi.Fakat ona yaklaşamadı.Edgar’ın yoldaşlarından olan Gerold,Lord Tully’ye;
-Lordum,ben ve arkadaşlarım biraz yorgunuz.İzniniz olursa dinlenmek için hana gitmek istiyoruz.
Lord Tully;
-Nasıl isterseniz Ser.
Edgar’ın yoldaşları çıktıktan sonra Leydi Lysa’nın büyük ağabeyi Brynden,elini Edgar’ın boynuna atarak onu kenara çekti ve;
-Kız kardeşimle evleneceksin.Fakat bu aramızdakileri unutturamaz.(Öfke dolu gözler ile)O gecenin intikamını bir gün alacağım.Ve sen…İşte o zaman acı neymiş anlayacaksın.
diyerek babasını selamladı ve salondan ayrıldı.Edgar üzüntülü bir ifade ile Lysa Tully’ye bakıyordu.O güzel kız nişanlısını üzgün görünce üzülmüş ve yanına gitmek istemişti.Ama bu sırada Leydi Helen Tully salona girerek tüm leydileri aldı ve götürdü.Bu sırada Lord Tully,Edgar’a yanaştı;
-Oğlum Brynden ile aranızda ne geçti?
Edgar;
-Önemli bir şey değil lordum…
Lord Tully;
-Önemli bir şey değilse neden bu kadar kızgın?(düşündükten sonra)Düğün bittikten bir süre sonra seninle bu konuyu konuşacağız Edgar…Ve sen bana yalan söylemeyeceksin.Anlaştık mı?
Edgar “evet” manasında kafasını salladı…

Gün akşama dönerken Nehirova’dan düğün şarkıları yükseliyordu.Sonunda düğün başlamıştı.Düğünde bir çok Nehir Lordu ve şövalye bulunuyordu.Lord Tully,oğulları,Edgar ve gelini büyük masanın,büyük koltuklarında otururlarken lordlar ve şövalyeler küçük koltuklarda oturuyorlardı…Ser Kant ve arkadaşları içkiler içip şarkılar söylüyorlardı.Lordlar bu eğlenceli ortamda bile kırgınlıklarını ve küskünlüklerini birbirlerine belli ediyorlardı.Fakat Tully’lerin eğlendiği biliniyordu.Edgar o kadar heyecanlıydı ki Leydi Lysa,yanında otururken neredeyse kalbi yerinden çıkacakmış gibiydi…İçkiler içiliyor,şarkılar söyleniyor ve yemekler yeniyordu.Sonunda Lord Tully ayağa kalktı ve Gelin ve damadın yanına gitti.İkiside ayağa kalktıktan sonra Lord Tully;
-Eski tanrılar,yeniler ve 7’ler.Tüm tanrılar şahidim olsun ki Sen Arthur oğlu Edgar ve kızım…Bu günden dünyanın son gününe kadar sizi karı koca ilan ediyorum.
dedi.Bu sözlerin hemen ardından bir Septon gelerek Ser Edgar ve Leydi Lysa’yı evlendirdi.Sözler söylenip septon onları karı-koca ilan ettikten sonra tüm salon’dan alkış sesleri yükseldi.Şarkılar yeniden söylenmeye başlandı ve içkiler içildi…Gece geç saatlerde Ser Kant,yoldaşlar ve şövalyeler alaycı hareketler ve kahkahalar ile Edgar’dı ve Leydi Lysa’yı yataklarına uğurladılar…

Ser Edgar ve Lysa hazırlanan odaya kahkahalar ile geçtiler.Edgar,Lysa’ya aşk dolu gözler ile bakarken Lysa’da ona aynı bakışlar ile karşılık veriyordu.Gelininin yanına yürüdü.Yüzünü okşarken Lysa dudaklarını Edgar’ınkilere teslim etti…

Sabah tüm Nehirova,sıcak ve güzel bir güne uyanıyordu…[/i][/b]

Güzel ve akıcı tebrik ediyorum,Edgar sanırım Tully ailesine damat gidiyor

Aynen öyle,damat olacak kerata :smiley:

Konu secimi biraz farklı diger hikayelerden.Farklı bi bakıs acısı olmus diyelim.Hikaye ve diyaloglar yerinde devamını bekliyoruz :slight_smile:

Çok beğendim mutlaka devamını yazmanı istiyorum bırakma!

Saolun :slight_smile:

2.Bölüm
[i]Hızlı bir şekilde yol alıyordu 20 yoldaş.Her biri tanınmış birer şövalye ve askerdi…Nehir topraklarına gireli az bir zaman olmuştu ki şiddetli bir yağmur başladı.Zaten sulak bir alan olan bu topraklar hızlı yağmur ile çamura dönmüştü…Ser Kant siyah,kasvetli atının üstünde,en ön sırada yer alıyordu.Ser Edgar ise ortalarda,en yakın dostu olan Gardenar ile konuşuyordu;
Gardenar;
-Lord Tully’nin damadı olucaksın he…Bu onurlu bir mevkii.
Edgar;
-Mevki mi?Ben sadece sevdiğim kız ile evlenmek istiyorum.
Gardenar;
-Ve o kızın babası Nehir Topraklarının lordu.
Edgar;
-(hafif kızgın bir ses tonu ile)Sözü nereye getirmek istiyorsun dostum?
Gardenar;
-Ben…şey…Hiç,sadece kim olacağını sana söylüyordum.
Edgar;
-Ben kim olduğumu biliyorum.Ve söylemek istediğin şey olacağımıda…
Gardenar bu mevzuyu daha fazla uzatmamak için atıyla Edgar’ın önüne geçti ve yola devam etti…

Sonunda Nehirova gözükmüştü.Şehir hiç olmadığı kadar güzel gözüküyordu…Şövalyeler hep bir ağızdan Edgar için bir şarkı söylenmeye başlarlar.Bu sırada şehirden zırhlı bir grup atlı şövalye damadı selamlamak için onlara doğru ilerlerler.Edgar’ın yanına yanaşan şövalyelerden biri;
-Nehirova ya hoşgeldiniz Lordum.Düğün için her şey hazır.Gün akşama dönmeye başladığında düğünün başlayacağını bildirmemi istediler.Lord Tully,oğulları ve gelininiz sizi büyük salonda bekliyorlar Lordum.
Edgar,şövalyeyi selamlayarak dostları ile Nehirova şehrinin kapısından geçerek içeriye girdiler.Seyisler derhal gelenlerin atlarını titizlikle ahırlara götürdüler.Askerler Edgar ve yoldaşlarına kaleye kadar eşlik ettiler ve halk bu yürüyüşü izledi.Büyük salonun kapıları damat için sonuna kadar açıldı.Salondan içeriye giren Edgar’ı Lord Tully karşıladı.Edgar’a sarılarak;
-Sonunda gelebildin evlat.(hafifçe gülümsedi.)
Edgar;
-Yolculuğumuz biraz zor geçti lordum.Geç kaldığımız için üzgünüz.
Ser Edmon Tully öne çıkarak alaycı bir ses tonu ile;
-Üzgünmüsün?Sen damatsın lordum.Geç kalmak senin hakkın.(Leydi Zerina Hightower’e bakarak)En azından sevdiğin kişiyle,kardeşimle evleneceksin.
Edgar bir şey diyemedi.Fakat Lord Tully kızmış olmalı ki Edmon’a;
-Kendine gel Edmon.Git ve askerleri kontrol et.Şehirde olay olmasını istemiyorum.
Edmon yüzünü ekşiterek salondan çıkarken Leydi Lysa içeriye girdi.Ser Edgar’ı,nişanlısını görünce yüzünde büyük bir tebessüm belirdi.Fakat ona yaklaşamadı.Edgar’ın yoldaşlarından olan Gerold,Lord Tully’ye;
-Lordum,ben ve arkadaşlarım biraz yorgunuz.İzniniz olursa dinlenmek için hana gitmek istiyoruz.
Lord Tully;
-Nasıl isterseniz Ser.
Edgar’ın yoldaşları çıktıktan sonra Leydi Lysa’nın büyük ağabeyi Brynden,elini Edgar’ın boynuna atarak onu kenara çekti ve;
-Kız kardeşimle evleneceksin.Fakat bu aramızdakileri unutturamaz.(Öfke dolu gözler ile)O gecenin intikamını bir gün alacağım.Ve sen…İşte o zaman acı neymiş anlayacaksın.
diyerek babasını selamladı ve salondan ayrıldı.Edgar üzüntülü bir ifade ile Lysa Tully’ye bakıyordu.O güzel kız nişanlısını üzgün görünce üzülmüş ve yanına gitmek istemişti.Ama bu sırada Leydi Helen Tully salona girerek tüm leydileri aldı ve götürdü.Bu sırada Lord Tully,Edgar’a yanaştı;
-Oğlum Brynden ile aranızda ne geçti?
Edgar;
-Önemli bir şey değil lordum…
Lord Tully;
-Önemli bir şey değilse neden bu kadar kızgın?(düşündükten sonra)Düğün bittikten bir süre sonra seninle bu konuyu konuşacağız Edgar…Ve sen bana yalan söylemeyeceksin.Anlaştık mı?
Edgar “evet” manasında kafasını salladı…

Gün akşama dönerken Nehirova’dan düğün şarkıları yükseliyordu.Sonunda düğün başlamıştı.Düğünde bir çok Nehir Lordu ve şövalye bulunuyordu.Lord Tully,oğulları,Edgar ve gelini büyük masanın,büyük koltuklarında otururlarken lordlar ve şövalyeler küçük koltuklarda oturuyorlardı…Ser Kant ve arkadaşları içkiler içip şarkılar söylüyorlardı.Lordlar bu eğlenceli ortamda bile kırgınlıklarını ve küskünlüklerini birbirlerine belli ediyorlardı.Fakat Tully’lerin eğlendiği biliniyordu.Edgar o kadar heyecanlıydı ki Leydi Lysa,yanında otururken neredeyse kalbi yerinden çıkacakmış gibiydi…İçkiler içiliyor,şarkılar söyleniyor ve yemekler yeniyordu.Sonunda Lord Tully ayağa kalktı ve Gelin ve damadın yanına gitti.İkiside ayağa kalktıktan sonra Lord Tully;
-Eski tanrılar,yeniler ve 7’ler.Tüm tanrılar şahidim olsun ki Sen Arthur oğlu Edgar ve kızım…Bu günden dünyanın son gününe kadar sizi karı koca ilan ediyorum.
dedi.Bu sözlerin hemen ardından bir Septon gelerek Ser Edgar ve Leydi Lysa’yı evlendirdi.Sözler söylenip septon onları karı-koca ilan ettikten sonra tüm salon’dan alkış sesleri yükseldi.Şarkılar yeniden söylenmeye başlandı ve içkiler içildi…Gece geç saatlerde Ser Kant,yoldaşlar ve şövalyeler alaycı hareketler ve kahkahalar ile Edgar’dı ve Leydi Lysa’yı yataklarına uğurladılar…

Ser Edgar ve Lysa hazırlanan odaya kahkahalar ile geçtiler.Edgar,Lysa’ya aşk dolu gözler ile bakarken Lysa’da ona aynı bakışlar ile karşılık veriyordu.Gelininin yanına yürüdü.Yüzünü okşarken Lysa dudaklarını Edgar’ınkilere teslim etti…

Sabah tüm Nehirova,sıcak ve güzel bir güne uyanıyordu…[/i]

Eline sağlık kardeş iyi gidiyorsun, ikinci bölümde merak kategorisinde seviye düştü bende biraz, ama bunun ardından büyük birşeyler bekliyorum kandıramazsın:)

:slight_smile: Saol :slight_smile:

hikayeyi devam ettirmemeye karar verdim…pek istediğim gibi olmadı…yeni bir hikayeye başladım da :slight_smile: