Rhaegar'ın Arp'ı ve Lyanna'nın Mezarı


#1

İngilizce asıl metni burada(yer yer özetleyerek yer yer de birebir çevirmeye çalışacağım inşallah.) Kuramın sahibi; cantuse. Her zamanki gibi parantez içinde yazanlar benim kendi görüşüm, yorumum. Yalnız bu arkadaşın ingilizcesi bana biraz ağır geldi. :smiley: Baya baya çoğunda programdan yardım alıyorum. :stuck_out_tongue:

Lyanna’nın Mezarı

KURAM: Rhaegar’ın eşsiz gümüş telli harpı Lyanna’nın mezarında.

“Onun için bir şarkı yazacak mısın?” kadın sordu.
“Onun bir şarkısı var”. diye cevapladı adam. "O vaat edilmiş prens ve onun şarkısı buz ve ateşin şarkısı."
ACOK, Daenerys IV

Marwyn, “Kehanet hain bir kadın gibidir.” diyor. Rhaegar, belki de oğlu Aegon hakkında hatalıydı; oğlunun ya da ejderhanın üç başının da vaat edilmiş prens olduğu hakkında yanılıyor olabilir.

Tematik olarak, Jon Snow’un vaat edilen prens ve özellikle ebeveynlerini düşündüğünüz zaman daha makul. Sadece Stark ve Targaryen kelimelerini birleştirin. Bu tamamen yeni bir kavram değil, birçok ASOIAF hayranları aynı düşünceye sahipler. (Şahsen nasıl bir bağ kurdu @Starkgaryen isminden bilemedim.)

MEŞRUİYETİN ÖNEMİ(Taht Sizce Kimin Hakkı? başlığı gözlerimin önünden geçti. :smiley: )

  • ADWD’yi ilk okurken derinden çelişkiydim. R + L = J teorisinde uzun süredir inanır oldum(kuram başlığı 4 yıl önce yazılmış), bu yüzden kişisel bir önyargı var. Aegon / Young Griff üzerinden bu önyargıla mücadele ettim, fakat entelektüel olarak, kimin gerçekten meşru olduğu sorusuna cevap veremeyeceğimi biliyordum. Daha sonra, bana göre, daha pratik olan soru, sözü edilen meşruluğu nasıl kanıtlayacağımdı. Bu hem Aegon hem de Jon’a meydan okuyor. Onlara yakından bakalım:

1- Aegon
Targaryen gibi görünmeniz veya kendinizi ilan etmeniz yeterli değil; meşruiyete ihtiyacın var, kanıta ihtiyacın var. Westeros’un efendileri zaten meşruluğundan şüphe ediyorlar, böylece kanıtlamalı ya da hepsini boyun eğmelidir. Bir noktada yasal bir hak talebi üzerinden sancaktar kazanmak çatışmadan daha değerli olacaktır. Golden Company tarafından desteklenmesi yardımcı olmaz. Ona ve danışmanlarına hep bunu bildiklerini söylüyor; bu yüzden Daenerys ile olan evliliğini güvence altına almaya niyetlenmişti; bu yüzden onun kanı ve onun ejderhaları ile durumu pekiştirmeye çalışıyor.

2- Jon
O öldü. (elbet son kitap için söylüyor.) Unutmayın, Jon ve Rhaegar arasında bir bağlantı kurma fikri yaşam durumundan bağımsız olarak hikaye için önemliyse bu teori hala yararlıdır(Kuram kanıtlandığı için aslında Jon maddesi pek önem taşımıyor bence). Howland Reed’in Jon’un miras bilgisine sahip olduğu biliniyor, bu arp gibi bir şey bulması için bir ihtiyaç sebebi değil. Fakat onu, piç doğumlu ya da meşru doğan Targaryen, Azor Ahai ya da vaat edilen prens olarak göstermek/görmek isteyen bizler için bunu kendine ve / veya başkalarına da kanıtlamalıdır.

  • Açıkçası, daha sonra “Targaryen soyunun iddiasını önemli ölçüde nasıl artırılabilir?” diye sormaktayız. Düşüncelerim hemen Valyrian kılıçları Dark Sister ve Blackfyre’e gitti(Bunun için ayrı tartışma başlığı açılabilir aslında). Ne yazık ki her ikisi de, Targaryenların piç kan bağları ile ilişkili(Biri piç Deamon’da diğeri piç KanKuzgun’unda idi en son); her biri, Bloodraven’in (KanKuzgun’u) belalı biri olduğunu düşünsem bile, (şunu anlayamadım tam olarak; each attainted with histories that would actually detract from a pretenders’ legitimacy) Her ikisi de birkaç yıldır görünmüyor ve meşru doğumlu veya piç Targaryen kanındaki ailelerde kalmış olup olmadıkları konusunda ciddi sorular var.
  • Ancak bu düşünce süreci ortaya çıkıyor; okuyucular doğal olarak herhangi bir kanıt varlığında biliyoruz; her ikisi de bir şey olacak;
    1- Diyarın tanınmış yüksek lordları ve leydileri,
    2- Evrensel olarak gerçek Targaryen soyunun sembolü olarak tanınmaktadır.
  • Her olası Targaryen eseriyle, kalın kitap ve hazineyle beyin fırtınası yaparken ani bir teğet düşüncem vardı, Rhaegar asla savaşçı olmak istememiş, sadece Lyanna’yla tanışmak için savaşmıştı(turnuvayı kast ediyor). Daha çok arpını çalmaya devam etmeyi tercih ederdi. Bu fikir doğru olmayabilir ve bu teori için önemli olmayabilir; sadece arp benim aklımda geldi. İşte o zaman yıldırım, bana örs gibi vurdu. ARP!

Zorlu Bir Vaatle İsteksiz Bir Anlaşma

Arp’ın Lyanna’nın mezarında olduğunu kanıtlayamam. Yapacağım şey spekülasyonlarla orada olduğuna dair yüksek ihtimaller… Daha sonra, bu teoriyi, ‘en az karmaşık’ ve ‘anlatı ile en alakalı’ kavramlarını kullanarak, alternatiflerin daha olası olduğu sonucuna vararak alternatiflere karşı düşündüm. Bulmacanın diğer olasılıklardan daha fazla çözen bir bulmaca parçasıdır.

Arp’ın Lyanna’nın Mezarında Olmasına İten Koşullar:

  • 1- Rhaegar, arpını Neşe Kulesinde bıraktı
    Rhaegar, arpını çalmayı çok seviyordu. Bu, onu tanıyan herkesin söylediği bir şeydi. Kral’ın Şehrine dönmeden önce bir sene boyunca Lyanna ile birlikte Neşe Kules’inde; buradaki inzivasına çekilirken arpını geride bırakması olası değil. Muhtemelen Lyanna’nın hamile olduğundan emin olana kadar bekledi; savaşa giderken vs. arpını yanında taşıması olası değil. Kral’ın Şehri’ne giderken yanında götürmesi kaybolması ya da zarar görmesi olasılığı yüzünden pek mümkün görünmüyor.(Dahası savaş hazırlığı için oraya giderken arpı çalmak gibi bir düşüncesi olmasa gerek. En mantıklısı en son bıraktığın yerde kalması.) Ayrıca Lyanna’ya aşkının ve geri döneceğinin simgesi olarak da onunla bırakmış olabilir. Sonuç olarak arp, Robert’ın İsyanı boyunca bahsi geçmeyen ve sonunda ortadan kaybolan bir nesne. Rhaegar ayrıca kendi ölümünü hesaba katmış ve arp, soyunun izini kanıtlamak için bir işaret olarak Lyanna’ya bırakmış olabilir. Bilhassa Lyanna’dan doğacak çocuğunun AA olduğunu düşünmeye başlamışsa. Arpın başka kişilerce başka yerde bulunması, Rhaegar ile bir ilişki/bağ kurmak için kullanılabilirdi(Sonuçta arpın, Rhaegar için ne denli önemli olduğu vs. biliniyor. Yanından hiç ayırmadığı da…). Şimdi hepimiz bundan sonra olanları biliyoruz. Trident Savaşı, Joy Tower’da mücadele. Söz ver bana Ned; ve bir kan yatağı. Gerçekten biliyor muyuz?
  • 2- “Söz ver bana, Ned” ve Eddard’ın isteksizliği.
    Şimdi birinin size “Söz ver bana!” diye söylediğini ve bunu birden fazla kez tekrar ettiğini hayal edin. Akla ilk gelecek şey o kişinin önemli bir konu hakkında size bir sır vereceği veya bir şey emanet edeceği olur. Bu cümle, sizden başka birine güvenmeyen birinin sizi bir şey yapmanız konusunda yemin isteyen biri. “İstemediğini biliyorum ama lütfen yap.” (Bu sözün bu şekilde defalarca tekrar edilmesi vs. göz önüne alınınca sırf beni eve geri götür tarzında bir son istek için söylenmesi basit kaçıyor gibi bir şey söylemiş sonra. Kısaca burada Jon meselesini kanıtlamaya çalışmış. Lakin artık onaylanmış bir kuram olduğu için bu konuları çevirmemeye çalışacağım.)
  • Ned, ailesini seviyor ve gerektiğinde ailesini/soyunu korumak için yalan söylemeyi kabul eder. Lyanna istemeseydi bile Ned’in Jon’u alacağından şüphem yok. Lakin geriye dönersek muhtemelen Lyanna, Ned’den Jon’un mirasını da korumasını istedi; bu, Ned’in yapmak istemeyeceği bir şey(olsa gerek herhalde :stuck_out_tongue: ). Ned, abi ve babasının; Jon’un kardeşlerinin ölümüne şahit olmuş, çok fazla savaş ve kan görmüş/yaşamış biri. Aklı başında herkes bir travma geçirirdi. Targ hanesinin sona erdiği ortada iken Jon’a gerçek soyunu söylemek için mantıklı bir neden yok gibi görünüyor. Böyle bir şey sadece iyileşmeye başlayan yaraları yeniden açmaya neden olur. (Muhtemelen de Jon’un ölümüne neden olacak bir sürecin başlangıcı olacağına değinmiş sonradan. Blackfyre İsyani gibi bir isyan çıkarabileceğini düşünmüş olabilir diye imada bulunmuş.)

Lyanna’nın Jon’un gerçek kan bağını bilmesini istemesi için olası bir kaç neden var:

1- AA kehanetine inanıyor olabilir,
2- Anne ve babasının kim olduğunu bilmeden yaşamasını istemiyor olabilir,
3-“Hiç bir şey boş yere olmamalı!” diyerek, Rhaegar’ın ölümünü vs. boşa gitmemesi için istiyor olabilir.

  • 3- Lyanna, Ned’in onu Winterfell’e gömmesini talep ediyor. Bazı kişisel eşyalarla(arp dahil). Lyanna, Jon’un öğrenmesi için bazı nihai yolun olması gerektiğini ya da bazı kanıtların;Rhaegar’la olan ilişkisinin kanıtlarının var olması gerektiğini düşünüyorsa, Lyanna’nın Ned’den bir söz talep etmesi düşünülebilir. Tutabileceği bir söz, insanları riske atmayacak bir şey. Winterfell’deki mahzen mezarlara gömülmesini istemek alışılmadık bir şeydir, çünkü orada hiçbir kadın gömülmemiş, bu Jon’a ailesi kim olduğunu söylemekten çok daha tehlikeli bir şey değildir. İlişkisine dair bir kanıt olursa, onu mezarına gizlemenin onu gizlemenin en iyi yolu olduğuna kendisi kolayca inandırmış olabileceği akla yatkındır.

Mezar Seçiminin Önemi

  • Lyanna’nın Ned’den aldığı vaatle ilgili spekülasyonları bir kenara bırakırsak, orada gömülmesi ve mezarında olası içerikler bağlamında mezarları çevreleyen çeşitli ilginç faktörler var. Bu faktörlerin sonunda mezarına dikkat çekebileceğini biliyor olabilir.

  • Başka kadın mezarı yok. 'Winterfell’in tüm lordları, Mimar Bran zamanından beri büyük bir nüfustaki tek istisna, tek kadın mezar olma özelliğiyle, aşırı bir aykırılık. Tek başına bu temelde kendine dikkat çekiyor.

  • Sadece erkek mezarların kucaklarına karşı kılıçları vardır, içlerinde ruhlarını gizlemeye yöneliktir. Bunun önemi tamamen spekülatiftir; Lyanna için kılıç bulunmaması, mezarının ruhunu içermediğini ve muhtemelen daha az uğursuz olduğunu ima eder, gerektiğinde açmak, diğerlerini açmaktan daha az iğrenç/uğursuz/sıkıntılı.

  • Gizli Targaryen kalıntılarını gizlemek için Robert’ın asla bulamayacağını bildiğiniz bir mezardan daha iyi yer var mı?

  • Geride kalan en büyük soru “Jon ya da başka biri mezarın içine bakmayı biliyor mu?” Jon Snow, mezarlarda onu bekleyen gizemli bir kaderin sıkıntı verici rüyalarını görüyor. Bran ve Rickon, Eddard’ın mezarlarda Jon hakkında konuşmaya çalışmasını ve Ed’in karanlık hücrelerdeyken Jon’a asla söylemediği şeylerden pişmandı. Jon’un nasıl öğreneceğine gelince; Jon’un ölmüş / kargaşa halinde olduğu sürece Bran’a benzer bir hayal veya görme olasılığı göz önünde bulundurun. Winterfell’in kriptolarındaki rüyasını hatırlarsanız -her zaman uyandığından asla bitiremezsiniz- öyle mi? Bu ölü / kıvrımlı halde uyanamaz ve rüyayı bitirmek zorunda kalır. Bu rüya kendisine ihtiyacı olan bilgiyi verir.

Arp İle Alakalık

Arp’nin önemi nedir? Hikayeye atılmış sadece rastgele bir nesne midir yoksa yanlışlıkla bu yazı üzerinde çok fazla önem yükleniyor mu? Westeros’taki diğer insanlar bunu düşünür müydü? Bir karakter gelişimine, daha büyük arsalara veya serinin daha büyük temalarına bağlanıyor mu?

  • Halihazırda basılan beş kitabın dördünde de arp belirtildi/bahsedildi. Hemen hemen her zaman Rhaegar konusu tartışıldığında arptan bahsediliyor. Özellikle karakterler onunla olan deneyimlerini yansıtırken. Düşüneceğim tek istisna, Rhaegar Trident’e gitmeden önce Jaime’in hatırladığı konuşmaydı.

  • Benzersiz gümüş telleri her zaman bahsedildi. Yani her zaman demek istiyorum.

  • Benzersiz bir sesi var gibi görünüyor. İnsanlar arpı çaldığını hatırladığında, çoğu zaman şarkılarının ya da enstrümanın kendisinin melankoli bir melodi yarattığını hatırlarlar.

  • Onun arpı yaygın şekilde herkesçe bilinirdi. Sadece Rhaegar’ın arpını çalmasını hatırladığı birçok kez var olmakla kalmaz, aynı zamanda Rhaegar’ın birçok turnuvada ve diğer toplantılarda genel olarak çaldığı ve Summerhall’taki yerinde çokça çaldığı ima edilir. Bu, bir çok insanın buna şahit olduğunu, bildiğini vs. gösterir.(Kısaca adam gittiği her yerde yanında taşıdığı için herkes prens ve arpına aşina, biliyor.)

  • Zaten tanıtılan başlıca karakterlerin arp ile ilgili önemli bilgileri var. Cersei, Jorah Mormont, Daenerys, Ser Barristan ve en önemlisi Jon Connington, karakterin hepsi arp konusunda deneyim edinmiş/bahsetmiş/görmüş karakterlerdir. Connington’un ölümü yaklaşırken, Rhaegar’ın çizgisinden başka birinin kendisinde şüphe tohumları ekeceğini gösteren herhangi bir şey var.

  • Harp ortaya çıkışı, önem kazanırsa Jon için meşruiyet sağlamaya yardımcı olabilir. Tek başına arp bir şey kanıtlayamaz. Rhaegar’ın hayatı boyunca çok sayıda kişinin gördüğü bir şey olma ayrıcalığına sahip olduğu için, gelin pelerininden veya belgeden daha kullanışlı olduğunu düşünüyorum; Diğer öğeler itiraz edilebilir. Bununla birlikte, diğer nesnelerle birlikte kullanılan arp ve özellikle mezarın açılması önemli insanlar tarafından tanık ise, onun kan çizgisini ve belki de mirasını doğrulayabilir. Jon Snow’un sonunda bir Stark (: D) olarak meşrulaştırılmasıyla birleşince, ona bütün Kuzey’i verecek. (Meşru Targ olursa tüm diyarı almaz mı? :stuck_out_tongue: Niye sade kuzey arkadaş? :smiley: )

  • ‘Ejderhayı taştan uyandırmak’ Jon veya birisi bu kanıtı mezardan çıkarırsa, muhtemelen, ejderhaları uyanık taştan çıkarmaya ilişkin kehanetin tamamlanması anlamına gelebilir gibi görünüyor. Bu, Jon’un Azor Ahai olduğunu ya da onun yerine arpı alan kişiyi ima edebilir. (Ne alaka çözemedim.)

Son olarak, kitaplarda arp ilgili tüm pasajlardan yalnızca biri soyutta ve bu teorinin ışığında daha dikkat çekici:

“Bir arp, doğru ellerde bir kılıç kadar tehlikeli olabilir.” - LF

İnşallah anlaşılır bir çeviri olmuştur, en başta da söylediğim gibi nedense bu sefer ingilizce dili ağır geldi çeviride. Neyse, genel olarak konu bu. Siz fikirlerinizi söyleyin, sonra ben de fikrimi belirtirim. :slight_smile:


Jon’un Geleceği ve Lyanna’nın Sözü Hakkında
Aemon Blackfyre’ın Ejderha Doğumu Kehaneti
#2

Baştan sona okudum. Rhaegar ,’‘Onun bir şarkısı var’’ derken Daenerys’den bahsediyor bence. Ejderha’yı taştan uyandırma kısmı çok dikkatimi çekti. O arpta bir şey var arkadaş herkesi duygulandırıyor ya da seri için önemi olmayabilir gelecekte. Şayet Aegon Rhaegar’ın gerçek oğluysa babasıyla ilgili birçok şeyi öğrenmek isteyecektir. Belki de bilmediğimiz şeyleri Jon Connington bize anlatacaktır. Bence Blackfyre kılıcı Golden Company’nin elinde çünkü kılıcın en son sahibi Aegor Nehir idi. Jon babasının Rhaegar olduğunu öğrenecekse bunun tek yolu (kitap için söylüyorum) Howland Reed’in eteğindeki taşları dökmesi ile olur.


#3

Öncelikle o mezarlığa sadece Stark kralları ve lordları gömülmüştür biliyoruz.
Ben Lyanna nın mezarının orda olmasını meşru bir prenses olmasına bağlıyorum ama belli de olmaz tabiki de
Babasının oraya gömülmesi doğal Brandon Stark ise babasından sonra ölmüşse 1 sn bile olsa Stark lordu olarak ölmüştür bu sebeple doğal
tabiki Ned in vefa için yapmış olması daha büyük ihtimal
Mezarların açıldığını ben düşünüyorum çünkü bir hikaye vardı yabanıl geliyor Stark kızını kaçırıyor aylarca orada saklayıp hamile iken ortaya çıkarıyordu. Mezarlık bile olsa aylarca kimsenin girmemesi mümkün değil bence hem sonra Winterfellin içindeki bir mezarlıktan bahsediyoruz kemikler var sadece diye düşünür birçok kişi (ben onlardanım ) yani bişey saklamak için ideal
Tek başına Arp in Jon un kimliğine bir faydası olmaz bence Ned Stark ın değil Reagarın piçiymiş dedirir bence sadece ama yanında evlilik belgesi varsa iş değişir.
Ben bir ihtimal üzerinde daha durmak istiyorum Targların 7 yumurtası vardı bunlardan en son Harenhall yangınında bahsedildi (sonrasında bahsedilyse ben hatırlamıyorum ) bu yumurtalarının yangında yok olması saçma olur bana göre neyse . Biliyorsunuz Targlar bebekleri doğduğunda beşiğine ejderha yumurtası bırakıyordu Reagar doğacak çocuğu için yanında niçin yumurta bırakmasın… bu kısım şaibeli tabiki tamamen ihtimal


#4

Oğlu için konuşuyor ama sen, AA aslında Dany diyor isen, anladım demek istediğini o zaman.

Bunun için ayrı bir tartışma konusu açacağım, kuram kısmında mı yoksa kitap serisi kısmında mı açayım, bilemedim. Çünkü ben bu kılıcın Deamon Blackfyre öldükten sonra bu ailenin elinden çıktığına inanıyorum.

Eğer dizide olduğu gibi Bran aracılığı ile söylemeyecekler ise Reed ve Mahzen Mezarlar, diyorum. O mezarlarda bir şey olduğu ve Jon’un orada kendisi ile ilgili bir şey bulacağı %100 kesin, çünkü;

  • 1- Ned, öldükten sonra Rickon ve Bran, babalarını mezarlıkta ağlarken görüyor ve Jon ile ilgili -anlayamadıkları- bir şey söylüyor. Muhtemelen kimliği ile ilgili bir şeyi deşifre etmeye çalıştı (ki bilmem dikkatinizi çekti mi ama öldükten sonra Ned’in ruhunun mezarlığa gelmiş olması çok ilginç. Mahzen mezarda yatanların ruhları dışarı kaçmasın vs. diye taş heykellerinin dizlerine kılıç koyuyorlar ki kılıçları koyuş şekilleri de Stark geleneklerinde “hoş karşılanmayan misafir” demek. Ayrı olarak belirtmek istedim bu kısmı. :slight_smile: )

  • 2- Jon, Kışyarı’nı terk ettiğinden beri mahzen mezarları görüyor ve oraya gitmesi gerektiğini ama orada bulacağı şeyden korktuğunu söylüyor.

Bu yüzden burada kimliğine dair (belki %100 Targ hanesine ait olduğunu delillendirecek) bir şey bulabilir. Reed belki sadece bilgiyi doğrular, şahsen gidip söyleyeceğini sanmam.

Kraliyet ailesi ile evlendiğin zaman onların soyismini almıyorsun(bu yüzden Cersei için hala Lannister soyismi kullanılıyor.). Lyanna da prens, kral olana kadar kraliçe unvanından yoksun olacaktı; prenses unvanı almış olacağından şüpheliyim, bir evlilik ile. İlk karısını örnek gösterebilirsin ama o, evlilikten gelen bir unvan değil, Dorne toprakları fetihle değil, evlilik yoluyla 7 krallığın parçası olduğu için Martell ailesi unvanlarını korumayı başarabildi; Prens Doran, Prens Oberyn ve Prenses Elia Martell.

Ned, vefa dolayısı ile ağabeyini oraya gömdü. Kışyarı Lord’unun onun olması gerekiyordu; ona göre, ona ait olanların üstüne kondu ve asla bunları istemedi. Kız kardeşi de vefa ile ilgilidir, şahsen lordlar dışındaki kişilerin mezarları nerede hiç bahsi geçmedi. Sadece tüm kuzey topraklarında mezar hendekleri/höyükleri olduğunu falan söylemişti, Robert ile at sürerken ilk kitapta.

Şu an açıldı manasında değil, ileride açılabilir manasında… demek istemiş yazan. Kışyarı Gül’ü hikayesi, senin dediğin. Mahzen mezarlar dipsiz bucaksız bir yer diyebiliriz, 8 bin yıl boyunca Stark kralları ve sonra lordları buraya gömülmüş, devasa bir yer olduğunu hayal etmek güç değil, doğal olarak burada bir sene boyunca saklanabilmesi kolay. Zaten labirent gibi bir yerdi galiba.

Bence de bir arp çıktı diye, Jon’un ailesi bir anda deşifre olmaz. Lakin düşündürür, değil mi? Neden Rhaegar’ın meşhur arpı burada? Hani Lyanna’yı kaçırmış ve tecavüz edip, ölümüne neden olmuştu(cidden kimse bu kızın neden öldüğünü sorgulamıyor mu? Prensten günler sonra öldü sonuçta :smiley: ). Ned buraya sakladığına göre hikaye, anlatıldığı gibi değil mi? Lakin yazıda da belirtildiği gibi daha sonra bu arp, Jon’u delillendirmek için bir araç olarak kullanılabilir de.

Arpın sihirli güçleri var mıdır, acaba diye merak ediyorum. :smiley:

Ben bunu bilmiyorum, nerede geçiyor? Her doğana bir yumurta vs. Benim bildiğim son kalan yumurtalar da Summerhall yangınında yok oluyordu. Gerçi fosilleşmiş/taşlaşmış bir yumurta, ateş ile nasıl yok oluyor, bu da sorgulanmalı. :slight_smile: Patlama falan mı oldu ki? O zaman olabilir elbet.


#5

prenses ve kraliçe(ejderhaların dansı ) hikayesinde var targların tarihini anlatan her yerde var seride var mı bilmiyorum hatırlamıyorum ama yalan yanlış bilgi değil


#6

Lakin o senin söylediğin - bu durumda- ejderhaların hala yaşadığı dönemler. Bizimkilerin döneminde ejderha yok, var olanları da ateşle vs. çıkartmaya çalışırken Summerhall’da kül olup gitti dendi.


#7

Vikimizdeki http://viki.gameofthronestr.com/Rüyalar_ve_kehanetler#Daenerys.27in_r.C3.BCyalar.C4.B1
bu makaledeki yorumlama beni bu düşünceye itti aslında oğlu Aegon’a mı söylüyor yoksa Dany’ye mi ?
Ölümsüzler Sarayı’ndaki kehanetler ve görülerindeki son rüyaya bakabilirsin.


#8

Ben Jon diyorum AA bakalım göreceğiz Aegon u hesaba hiç katmıyorum açıkçası Dany bir ihtimal olabilir ama Aegon zor olur bence
bana cevap verildiğinden yazdım


#9

Dany>Jon>Aegon AA ihtimalleri bana göre. Jaime Lannister’ın AA olabileceği ihtimalinin %0.1111111 olduğunu düşünüyorum.


#10

Jaime ye bende ihtimal vermiyorum


#11

Şimdi Ölümsüzler Evi’nde gördüğü anıda, ağabeyi AA’nın oğlu Aegon olduğunu söylüyor ve bunu karısı Elia’ya anlatıyor, besbelli ki kadın bu kehanet meselesinden haberdar.

Lakin Dany’nin bu anıyı görmesi ve sonra da son rüyanın (verdiğin makalede) yorumlanma şekli yazarın bize AA diye Dany’yi gösterdiği izlenimini kuvvetlendirmekte, doğru. İnsanlar biraz da temenniden Jon’un AA olduğu görüşünde olsa da şu ana kadar sadece Targ kanı taşıması şartı(aslında bu bile daha kitapta onaylanmadı) tamam görünüyor. Bir de onun rüyasında alevli kılıç tutması ve Sur’da WW’lere karşı savaşması da bir gönderme diye düşünülse de (ayrıca Mel’in AA’yi görmek istediğinde ilahının Jon’u göstermesi) Dany, hemen hemen bütün şartları gerçekleştirmiş gibi görünüyor.

Jaime meselesini ne akla hizmet AA kuramına eklediler, bilemiyorum. Deli Kral’ın o dönemde annelerine tecavüz vs. girişimi söz konusu olamaz, zira adam o zamanlar deli değildi; delirdikten sonra böyle iğrençleşmeye başladı.

Genç Griff olan Aegon’ın ise bir Blackfyre olduğundan neredeyse emin olsam da gerçek Aegon ise bile onun da Targ kanı taşıması dışında ve babasının o olduğunu düşünmesi dışında destekleyen bir şey, şu an, yok.


#12

Bu ihtimali forumda benden başka düşünen var mu merak ederdim hep😂

Prenses değil ama Rheagar’ın kendi kendisini kral ilan edip Lyanna’yı kraliçesi yapma ihtimali var bence. Ned buna dayanarak o ikisini koymuş olabilir.

Ama bence zayıf bir ihtimal ben kralım demekle kral olunmuyor %10 falan veriyorum.


#13

krallık bende bende beklemiyorum olaylar farklı gelişseydi stark ve dornu arkasına alarak olabilirdi


#14

Bildiğim kadarıyla prensin karısı olduğun için sen de doğrudan prenses olmuyorsun, kraliyet ailesinin soy ismini almadığın gibi. Ancak kral ile evlenmen durumunda kraliçe olabiliyorsun. Misal Robb kral ilan edildiğinde annesine kraliçe yahut prenses demediler, Kral’ın Annesi dediler. Gariptir, geçenlerde aklıma geldi… Robb kral diye kardeşlerine prens ve prenses dendi… Lakin Robert kral olmasına rağmen kardeşlerine sadece lord dendi. Niye ki?


#15

BEnce sadece unutkanlık. Tıpkı Renly’nin gözü veya Jeyne’in kalçası muhabbetinde olduğu gibi.

Eğer unutkanlık değilse de Baratheon hanesinin ayrı kollara ayrılmasıyla ilgisi vardır belki de. Evren’de haneler genelde hükmettikleri bölge isimleriyle anılıyor. Starks of Winterfall, Lannisters of Casterly Rock vesaire. O haneden birine başka yerde toprak verildiği zaman akraba başka bir hane kurulmuş oluyor. Starks of Karhold(Karstarklar) Lannisters of Lannisport, Lannisters of Darry gibi. Bunun dışında geçmişte pek çok Targaryen üyesinin Dragonstone lordu ilan edildiği olmuşru ama bu kalıcı bir şey değildi deneyim kazansınlar diyeydi.

Yani şuanda Kraliyet hanesi Kral Topraklarınıj Baratheon hanesi. Ha tüm çocuklar ölürse hanenin diğer kollarına taht geçer tabi ama şöyle düşün mesela Rogerslara(Jon meşru ilan edilmediği takdirde) prens denmiyor veya Karstarklara.


#16

Şimdi Stannis, Ejderhakayası Lordu idi ama başka bir hanedan değildi, sadece lordluğu başka yerde idi. Yine ailenin içinde ve Robert’ın meşru çocukları olmaması halinde adam varisi konumundaydı(aynı Bran’ın varis olması gibi). Haydi söylediğin gibidir belki ama Renly ne oluyor? Ejderhakayası genelde veliaht prenslere verilen bir yerdi; Fırtına Burnu da benzer mantıkla Renly’ye verildi. Ben unutkanlık demeyi tercih ediyorum… Yalnız bir başka örnek de var böyle… Büyük Targ Piçleri. Meşrulaştırılmalarına rağmen hala takma isimleri ile anılıyor, prens falan dendiğini okuduk mu hiç? Fakat meşru olarak tüm yasal haklardan faydalanabilmeleri lazımdı. Sanırım bunlar da kurgudaki ufak tefek eksikler deyip geçeceğiz.


#17

Aslında unvanlar krallar tarafından veriliyor. Robert kardeşlerine bu unvanları vermedi ama Robb verdi. Targ.ların durumu ise onların hepsi kraliyet ailesinde doğuyorlardı zaten prens denmeleri normaldi yani.


#18

http://viki.gameofthronestr.com/Ejderha_Kayası'nın_Baratheon_Hanesi

http://viki.gameofthronestr.com/Kral_Toprakları'nın_Baratheon_Hanesi

http://viki.gameofthronestr.com/Darry'nin_Lannister_Hanesi

Yani üstteki örneklerde de görüldüğü gibi bir hane üyesine öyle deneyim için değil de kalıcı olarak toprak verildiğinde ayrı kol olmuş oluyorlar. Ben şahsen Karstarklar neden farklı hane olsunlar ki diye kara kara düşündükten sonrasında bu sonuca ulaşmıştım. İsterlerse kendilerine Karhold Starkları demeye devam edebilirler ama ayrı hane sonuçta. Zaten ortaçağ mantığında pek çok hane yer ismiyle anılıyor

Veraset meselesine gelince, şimdi isyan olmadan Targaryenlerün soyu kurusa taht muhtemelen Otomatikman Baratheonlara geçecekti. Ama bu Baratheon habesinen birini prens yapar mı? Yapmaz. Aynı şekilde Renly’e veya Stannis’e muhtemelen bu yüzden prens denmiyor. Kral topraklarının Baratheonları kuruduğu zaman taht bunlara geçecek ama neticede ayrı haneler.


#19

Anladım sanırım, tamam. Bir nevi yeni kraliyet hanesi olmakla ilgili bir durum ayrıca yani… Teşekkürler.


#20

Renly ve Stanis Robertin oğulları olduğundan prens ünvanını alamadılar, daha doğrusu kral ve kraliçede doğmadıklarından
Prenslerin eşi meşru olarak aileye girdiyse özellikle veliaht prensin eşi anında prenses ünvanını alır
her yerde bu böyledir