Rheagar Elia’yı Boşamış olma ihtimali ve Maester Lobisi Hakkında


#21

Ğ[quote=“YeniAy_Ottoman, post:20, topic:10513”]
En başta zaten onlar da gönderilecekti, prens öyle sanıyordu ama Deli Kral yine deliliğini yaptı işte.

Arthur ve Oswelt en başından beri prensin yanında, bu ikisi sadece onun koruması değil aynı zamanda en yakın dostları. Haliyle Lyanna ve oğlunu emanet edeceği en güvendiği iki isim bunlar. Biri onları korumak zorundaydı. Lakin Ser Hightower de geldi ve prensi KL’ye götürmek istedi ama prens, onu bir şekilde burada kalmaya ikna etti; ilginç olan kısım bana göre bu. Nasıl oldu da kraldan çok kralcı olan bir adamı prensi korumak için orada kalmasına ikna edebilirsin(elbet daha Jon doğmamış ama doğuma az kalmış besbelli ki)? Yani bu adam normal şartlarda “kralı korumalıyız.” diyecek biri, prenslerini vs. değil.
[/quote]

Bu adam Hightower. Yani büyük ihtimalle matö(Maestırcı Terör Örgütü)cü. Zaten başlıkta bu evlilik bozma olayında ortalık karışsın diye özellikle yapılmış olma ihtimalini yazmıştım.

Tamam itiraf etmeliyim ki o argüman çöktü bunu bilmiyordum ama Lyanna’nın karakterinden ötürü hala daha bir boşama olayı olduğunu düşünüyorum sma gene de dediğiniz gibi çocukları piç etme olayı olmayabilir. Ama olsa güzel olurdu.

Evet buna ben de katılıyorum ama diğer ihtimalin yoğunluğunu daha fazla buluyorum. [quote=“YeniAy_Ottoman, post:20, topic:10513”]
Şu an resmen Rhaegar’ın deli yaptın; yani çizdiğin portre resmen deli, manyak, çatlak veya o yolda emin adımlarla ilerleyen ehvamlı garip bir tip… Oysa alakası bile yok.
[/quote]

Yalnız bakın bir noktaya dikkat çekmek isterim ben asla manyaj deli falan demedim. Sadece yaptığı sabit olan şeyleri ve bunların normal olmadığını söyledim. Ancak deli olmasu çok da anormal olmaz. Çünkü Targaryenler her zaman delilik ve dahilik arasında dolanan bir aile ve dahi prensimiz hafiften çatlak olabilir. Sonuç olarak bu adamın muhteşemliği bazi garip yerlerini insanların görmemesini sağlasa da hep hüzünlü biri ve biraz da içe kapalı bir şahıs. Zaten delilik ve dahilik arasındaki çizgi nedir sorunsalı epey tartışılan felsefi bir mesele ve bence Gümüşlüler üzerinden bu işlenmiş olabilir.

Evet illaki ama Lorastan gelsin

Güneş’in söndüğü yerde mum yakmanın anlamı yoktur.

Bunu güneşin olduğu yerde mum anlamsız hale gelir şeklinde de çevirip bu duruma uyarlayabiliriz.

Evet benim de çokça dövüş filmi izleyip gaza gelip karateci olacağım diyip somut adım attığım olmuştu. Herkesin olmuştur. Ama ben şahsen bir kehanet görüp ben mehdiyim galiba tarzı Adnan Oktar triplerine girip tüm hayatını değiştiren bir çocuk görmedim. Bu durum onun takıntılı bir karakter olabileceğine bir işaret bence.

Ejderhanın üç başı olmalı demesi ancak Elia’nın çocuk veremeyecek olması Lyanna’yı kaçırması için ana sebep olarak görülüyor teorilerde. Tabi aşk asıl olan olaydır vesaire ancsk bu durum da işin bahanesi muhtemelen. Ben de bir adım öteye giderek buz ve ateşin şarkısı onunkisi sözüne de dayanarak aslında asıl ejderha başlarının ve AA’nın çocuklarından birisi olmadığını düşünmesi ve asıl 3’ün Lyanna’dan olacağını beklemesinin ihtimal dahilinde olduğunu düşünüyorum. Bir de bu adam hakkında delidir değildir vesaire hepsi tartışılır ancak bu adam kesinlikle çok duygusal bir insan. Yani aşkı, asıl kadını ve ondan doğacak şarkıya verdiği önemi abartıyor olabilir. Bir de şu var serinin teması buz ve Ateş. Serideki en mistikli aile Starklar ve Targaryenler. Zaten eğer Rheagar gerçekten de çocukların gerçek ejder olduğu düşüncesinden vazgeçtiyse aynı şekilde krallığın yönetimini asıl olanlara vermek istemiş olabilir.

zaten hiçbir şey kesin değil. Hani az argüman vardır çok argüman vardır ancsk bunlardan yola çıkarak mantık yürütmeyle bir şeyler bulunabilir. Mantık yürütmemin ne olduğunu üstteki mesajda açıkladım zaten. Tabi katılmayabilirsiniz.

Aslında Osmanoğullarının alternatifi yok değildi. Giraylar Osmanlılar kuruyacağı takdirde(akrabalık bağlarından dolayı) tahta geçecekti. Zaten 4. Murat kardeşinin öldürülmesini emrediyor ölmeden önce. Bu olduğu takdirde soy kuruyacaktı ama kösem sultan mani oldu. Hatta bu arada Kırım hanı padişah mı oluyorum lan deyip söylentiyi duyup İstanbul’a gelmişti.

Soy meselesi ve aristokrasi olayı bizdekinden çok daha baskın ve önemli Avrupa’da. Zaten monarşiden cumhuriyete geçiş Avrupa’da epey sancılı oldu. Hatta 50’li yıllardan sonra bile Monarşi için protestoya kalkışanlar oldu, Fransız ihtilalinden sonra onlarca karşı devrim yaşandı falan. Bizde ise aslında çok umursanmadı. En ecdatçı tiplerin bile ciddi kısmı bu olayı desteklemiyor. Bizde çok güçlü bir devletçi anlayış var, devlete itaat saygı falan. Ama Avrupa’da olduğu kadar bir soy fetişi yok.

Hayır yanlış anladınız ben neden Osmanlı’da feodalite o kadar güçlü değil demek istemiştim ama neyse gene de güzel yazı :smiley:

Anne baba çok önemli değil kimden olduğu ama hadi öyle olsun, Gardenerların da mı erkek soyu kurudu? Hightowerların? Ya da Redwyne’lerin? Durrandonların? Böyle ecdat olmaz olsun :/.

Soyluluk önemli ve birde binlerce yıl boyunca aynı hanedanın yönetmesi de pek akla uygun değil bence.

İki kılıç sallayıp şövalye ilan edil ve sana toprak versinler benim anladığım bu. Gerçi lord olmak için şövalye olmak da gerekmiyor.


#22

Ben Rhaegar- Lyanna ilişkisindeki durumu IV. Aegon’ un durumuna benzetiyorum. Her ne kadar ‘’ değersiz’’ denilip diyarın anasını ağlattığı söylense de bu kadar fazla piç sahibi olması ve hepisini de meşrulaştırmasının bir sebebi olmalı.

IV. Aegon’ da bence bir kehanetin peşine düşmüştü, muhtemelen Azor Ahai için ‘‘doğru genetik kombinasyon’’ u bulmak istiyordu, ve işini garantiye almak için diyardaki bütün genetik malzemeyi değerlendirme yoluna gitti. Hepsinin gelecek savaşlarda rolü olabileceğini düşünüp şanslarını eşitlemek için legalleştirdi. Tabii ki taht için çocukların birbirine gireceğini ve diyarı ikiye bölebileceği öngörüsüne sahip değildi, ama asıl mesele kehanetin gerçekleşmesi, tahta kimin geçtiği aynen şu andaki gibi önemsiz, asıl önemli olan Azor Ahai ve onun vereceği büyük mücadele.

Rhaegar’ da taht için veraset sıralamasını, piçliği veya legalliği pek umursamıyor sanıyorum. IV. Aegon nasıl kılıcını piç olmasını umursamadan en güvendiği oğluna verdiyse Rhaegar’ da Kral Muhafızlarını Azor Ahai olduğuna inandığı, güvendiği oğlu Jon’ un yanına gönderdi. Jon’ un legal varis olup olmaması bence Rhaegar’ ın umurunda değil. Rhaegar Lyanna ve çocuğuna inanıyor.

Ejderhanın üç başı konusunda ise Elia’ dan olan çocukları diğer iki ejder başı olarak gördüğünü düşünüyorum. Üçüncü başı, savaşa önderlik edecek kahramanı Lyanna’ dan mistik güçleri olan bir genetik kombinasyon yakalama umudu ile yapmış olması gayet olası.

Biraz okumaya meraklı, kehanet ve mistisizme yatkın Targaryenlerin kehanet zamanı yaklaştıkça taht sıralaması, politika, feodal bağlar, soyluluk prosedülerini falan iplediğini düşünmüyorum açıkçası. V. Aegon’ da bir örnek olabilir, kendisi sıradan biriyle evlendi, ensest evlilikleri de sevmiyordu, ama kehanetin işaret ettiği torunlarını evlendirmekte ısrarcı oldu.

konuyla ilgisiz bölüm

Sadece Osmanoğlu Beyliği değil, öncül ataları Bizans ve kökleri Roma’ da da feodalizm yok. Ayrıca örnekleri hep osmanoğullarından veriyorsunuz ama genelde Türk ya da özelde Oğuz milletinin büyük çoğunluğunun gönlünde yatan hanedan osmanoğlu değildi, şimdi de değil. Akkoyunlu, Dulkadirlu, Karamanğlu bugünün tarih kitabını yazan tarafından beylik olarak gösterilse de bunlar büyük devletlerdi.

Halen, günümüzde dahi ben osmanlı torunuyum diyenlerden fazla ‘‘Şahım Eyvallah’’ diyen, gerçek gönül bağı olan hükümdarının şiirlerini ezbere okuyan ‘‘soyu ve şeceresi, töresi belli Oğuz evlatları’’ vardır, sayı ve nitelikçe Türkçe konuşan insanlar arasında çoğunluktur. Aha İran, aha Azerbaycan, Aha Sivas’ tan ötesi orda, herkes de sayı saymayı biliyor sanıyorum.

Hani Viserys’ e anlatılan hikayelerde diyar halkı bir yerlerde Targaryenlerin sağlığına ve geri dönüşüne kadeh kaldırıyordu ya, anadolu’ da da insanlar gerçek hükümdarın döneceği güne yıllarca kadeh kaldırdı, taa ki 19 Mayıs 1919’ da hükümdar ortaya çıkana kadar.

konuyla ilgisiz bölüm


#23

Değersiz Aegon hakkında bilinen tek şey çok fazla kadınla birlikte olduğu değil, aynı zamanda aşırı derecede Abazan ve iradesiz olduğu gerçeği. Herif zaten kan davası olan iki aileden ard arda kız alıp, üstüne birinden sıkılınca memeler isimli bölgeye diğer ilgilendiği kızın ailesine sırf bu yüzden trollüğüne veren biri. Öte yandan bu noktada öyle çok seçici olmamış. Dandik bir değirmenci karısı da almış zamanında. Yani doğru kişilerle ilişkiye girmeye çalışan birisi değil. Kılıcı Daemon’a verme sebebi ise karısının kendisini kardeşiyle boynuzladığı düşüncesi.

Summary

Karamanoğulları romantizmi bence fazlasıyla anlamsız. İkisi de Türkmen beyliği, hemen hemen aynı mantalite. Karamanoğlu Osmanoğlunu yenseydi bir şey değişmezdi emin ol. Bunu iddia edenler o kimse Türkçeden başka şey konuşmayacak lafından başka bir şey gösteremiyor. Ama bu Karamanoğulları eline geçen ve o zamanlarda Saray’da Farsça konuşulan Selçuklu merkezi Konya’daki bir kanun değişikliğinden ibaret. Anadolu kültüründeki değişim ve yönelim farkl hanedanların gelmesiyle farklı yönlere gelebilecek bir şey değil, daha geniş kapsamlı.


#24

bu kısmı niye yaptığı belli değil piçlik günahtan doğan
günahtan doğanda 3. baş yada AA bekleyeceklerini sanmam

V. Aegon ve çocuklarının hayatını yeniden oku derim
V. Aegon asla ensest evlilik istemedi çocukları aşığız diyerek kaçtı hatta Barthlar ile karşı karşıya getirdi bu kaçış çünkü oğlu Barth. kızı ile nişanlıydı. Aegon durumu toparlamak için mecbur diğer kızını verdi (yani Roberttın babaanesini ) Barthlara
konuyla ilgisiz bölüme katılıyorum ,
IV. Aegon uda yeniden oku derim


#25

Ben hiç ihtimal vermiyorum. Söyledikleriniz mantıklı ve olabilme ihtimali var ama kitabın bir bölümünde Ser Barristan Selmy, Rhaegar’ın Elia’yı çok sevdiğini, ona düşkün olduğunu ve onu incitecek her hareketten kaçındığını söylüyordu. Ser Barristan’ın söylediklerine göre bu düşünce mantıksız geliyor ama sizin söyledikleriniz de pek mantıktan uzak değil. Olabilir de olmayabilir de… Ama bana göre böyle bir olay yaşanmamıştır.


#26

ben Elia nın bilgisi dahilinde herşeyi yaptığını düşünüyorum
Elia ve çocuklarının kanı en çok kimin elinde sebepleri şurada saymıştım tekrar yazmayayım :smiley: