Robert Baratheon Nasıl Bir Aşık ve Kocaydı?

asoiaf
robert-baratheon

#1

Robert Baratheon’un savaşçılığı vb. konular çok tartışılmıştır. Her okuyucu gibi sevdiğimiz karakterlerin en iyi yönlerini görmeyi, en kötü yönlerine görmeyi tercih ederiz. Oysa o karakter/leri “o” yapan, iki yönü de aynı zamanda, bunu çoğu zaman unutuyoruz. Hatta bazılarımız bunu öyle körü körüne yapar ki karşı taraf ile ciddi münakaşalara dahi girebilir hale geliyoruz. Bu tartışmalar genelde belli başlı karakterler üzerinden oluyor; Dany, Robert, Stannis, Jon, Arya, Sansa vb… diye gidiyor. Hassas noktalar yani. :slight_smile:

Bugün Robert’ın kötü yönlerini tartışmak için bu yazıyı hazırladım. Siz de fikirlerinizi yazıyı okuduktan sonra ifade edersiniz.

Robert nasıl bir aşıktı?

Eh, pek sadık bir aşık olmadığı gerçek. Şıpsevdi diyebileceğimiz, tek kadınla yetinemeyen ve doğal olarak verdiği “evlilik yeminini” tutmayacak biriydi. Bu yüzden ben Robert’ın “aşk” sözlerini kaile alan biri değilim, Jaime’nin söylediği gibi “Robert bir çift güzel bacak için yaptı,” ne yaptıysa.

Bunu gerek kendi gerekse onu tanıyanlar aracılığıyla da onaylayabiliriz.

“Yanıma savaş baltamı ve atımı alıp Özgür Şehirler’e giden gemilerden birine binmeyi hayal ettim. Bir şövalye gibi savaşmayı, kadınlarla düşüp kalkmayı. Ben bunlar için yaratılmışım.”

Görüyoruz ki kendisi de “kadınlarla” birlikte olmak için yaratıldığına inanan biri.

Uzun zaman önce Kışyarı’nda, babaları, Lyanna’yı Fırtına Burnu’nun genç lorduyla evlendireceğine söz verdiği gece, “Robert’a tek yatak asla yetmez,” demişti Lyanna. “Vadi’de bir yerde bir çocuğu olduğunu duydum.” Ned kız kardeşine sıkıca sarılmıştı. Kızın söylediklerini inkâr edemez, ona yalan söyleyemezdi. Robert’ın nişanlanmadan önce ne yaptığının bir önemi olmadığını ve onun Lyanna’yı bütün kalbiyle seven âşık bir adam olduğunu anlatmıştı. Lyanna sadece gülümsemişti. “Aşk tatlıdır sevgili Ned ama bir adamın doğasını değiştiremez.”

Aslında Ned’in Lyanna’ya güvence vermesi gerçekten iki yüzlüce bir davranış çünkü ilerleyen POV’larda Ned’in Robert’ın gerçekte nasıl bir aşık olduğunu iyi bildiğini görüyoruz. Dahası sanırım Robert, yatmayı tercih ettiği kızlar konusunda öyle çok da yaş meselesini kafaya takmıyor.

Kız o kadar küçüktü ki Ned yaşını sormaya cesaret edemedi. Robert’a satıldığında bakire olduğuna şüphe yoktu. İyi bir genelev, dolgun keseli müşterileri için güzel bakireler bulabilirdi kolayca. Açık kızıl saçları, burnunu ve yanaklarını kaplayan çilleri vardı. Tek göğsünü çıkarıp bebeğinin ağzına verdiğinde göğüslerinin de çilli olduğunu görmüştü Ned. “Adını Barra koydum,” dedi kız, bebeği emzirirken. “Tıpkı ona benziyor, değil mi lordum? Burnu ve saçları tıpkı onunkiler gibi…”

“Benziyor,” dedi Ned. Bebeğin yumuşacık siyah saçlarını okşadı. Parmaklarının arasında siyah ipek gibiydi saçları. Ned’e, Robert’ın ilk kızını hatırlattı.

“Onu gördüğünüz zaman söyleyin lordum… eğer zahmet olmazsa, ona bebeğin ne kadar güzel olduğunu söyleyin.”

“Söylerim,” diye söz verdi Ned. Bu onun lanetiydi. Robert sonsuz aşk için söz verir ve daha sabah olmadan unuturdu. Ned verdiği sözlere sadıktı. Lyanna ölürken ona verdiği sözleri ve o sözleri tutmak için ödediği bedelleri hatırladı.

“Ve ona başka kimseyle birlikte olmadığımı da söyleyin. Bütün eski ve yeni tanrılar üstüne yemin ederim lordum. Chataya, bebek olduğu için altı ay izin verdi bana ve belki o zamana kadar o bana geri gelir. Mücevher ya da başka bir şey istemem, sadece o gelsin. Bana her zaman iyi davranmıştır.”

Sana iyi davranmış, diye düşündü Ned. “Söyleyeceğim çocuğum, sana söz veriyorum. Barra hiçbir şeyden yoksun kalmayacak.”

Bunun dışında Robert’ın Çanlar Savaş’ında Bell isminde bir piç peydahladığını; Arya ve Gendry’nin bu kızla genelevde tanıştığını da biliyoruz. Dikkatinizi çekerim ki Robert, Rhaegar’ın nişanlısını zorla kaçırıp, tecavüz ettiğini söyleyerek savaşıyordu ama yaralı halde saklanırken kadınlarla düşüp kalkmayı ihmal etmemiş; Lyanna’yı da bir süre unutmuş. Gerçekten de çok sevgi dolu(!) bir aşıkmış.

Nasıl bir kocaydı?

Eh, Robert’ın kocalığı da aynen aşkı gibi aslında. Yeri geldiğinde karısına şiddet uygulayan hatta ona tecavüz eden bir adam var karşımızda ki Rhaegar’ı suçladığı şeyi düşünürsek oldukça ironik. Elbette bundan sonrası hep Cersei POV’larından alıntılar içeriyor.

Evet, Robert’ın Cersei’ye zaman zaman şiddet uyguladığını okumuştuk.

“Bunu daha önce de yaptı mı?”

“Birkaç kez,” dedi yüzünü Ned’den uzaklaştırarak. “Ama yüzüme vurmamıştı daha önce. Jaime görse onu öldürürdü çünkü. Kardeşim Jaime, arkadaşından yüz tane eder.”

Bilhassa 4. kitapta bu anılardan birini görüyoruz. Morluklar ifadesi (ki yüzüne vurmamaya özen gösterdiği gerçeği göz önüne alındığında) vücudunun çeşitli yerlerine birden fazla kez vurduğunu ve zarar verdiğini gösteriyor.

Robert en azından, onları gözden uzak tutacak inceliğe sahipti. Bir keresinde, kedi yüzünden çıkan tatsız hadiseden sonra, gayrimeşru doğumlu kızını meclise getirmekten bahsetmişti. “Canın ne istiyorsa onu yap,” demişti Cersei, “ama şehrin, büyümekte olan bir kız için sağlıklı bir yer olmadığını öğrenebilirsin.” Bu sözlerin Cersei’ye kazandırdığı morlukları Jaime’den saklamak zor olmuştu ama piç kızdan bir daha bahsedilmemişti.

Diğer yandan Robert’ın zaten Lyanna’nın söylediği gibi “tek yatakla” yetinmeyecek biri olduğu gerçeği göz önüne alındığında karısını aldatan bir adam karşımıza çıkıyor, hem de alenen.

“Dürüst olmam gerekirse onun bana dokunmasına tahammül edemiyorum.” Cersei

Bunun sebebinin Robert’tan ölesiye nefret etmesi ve onu ilişki için uzunca zaman zorlamasıydı. Kimse kendisine tecavüz eden bir adama aşk hissedip, kendisine dokunmasına tahammül gösteremez, kocası dahi olsa.

En çok da burada. Bu odada ürperti vardı ve Cersei’nin sefil kral kocası bu cibinliğin altında ölmüştü. Robert Baratheon, Bu İsimle Anılan ilk Kral, İkincisi asla olmasın. Kalın kafalı, sarhoş, vahşi bir adam. Bırak cehennemde ağlasın. Yatağı Taena da Robert kadar ısıtıyordu ve Cersei’yi asla bacaklarını açmaya zorlamıyordu.

Bu alıntı “zorlama” konusunda ilk alıntı. Sonrası da var, elbette.

Cersei kocasından ne eliyle ne ağzıyla kurtulabilirdi. Onlar Cersei’nin en kötü geceleriydi. Robert, nefesindeki şarap kokusuyla bir domuz gibi inleyerek haz alırken, Cersei çaresizce onun altında yatardı. Robert işini bitirir bitirmez arkasını döner ve daha Cersei’nin uyluklarına bıraktığı tohumlar kurumadan horlamaya başlardı. Cersei her seferinde acı çekerdi, bacaklarının arası yara olurdu, Robert’ın bıraktığı çürükler yüzünden göğüsleri sızlardı. Robert’ın Cersei’yi ıslattığı tek gece, düğün geceleriydi.

Devam.

obert için o geceler asla yaşanmamıştı. Kral, sabah olduğunda hiçbir şey hatırlamazdı ya da Cersei’yi buna inandırmıştı. Bir keresinde, evliliklerinin ilk yılında, Cersei bir sabah hoşnutsuzluğunu dile getirmişti. “Canımı yakıyorsun,” diye şikâyet etmişti. Robert, utanmış gibi görünecek nezakete sahipti. Mutfaktan elmalı kek çalarken yakalanmış bir çocuğun edasıyla, “O ben değilim,” leydim demişti. “Şarap. Çok fazla şarap içiyorum.” İtirafını yutabilmek için bira kupasına uzanmıştı. Robert kupayı dudaklarına doğru götürürken, Cersei kendi kupasını adamın yüzüne indirmişti, öyle sert bir darbeydi ki Robert’in dişi kırılmıştı.

Şikayet etmiş, itiraz etmiş ama Robert “utanmış” gibi yapsa da devam etmiş.

Ama geri kalan her şey yalandı. Robert, geceleri karısına neler yaptığını hatırlıyordu, Cersei bundan emindi. Bunu adamın gözlerinde görebiliyordu. Robert sadece unutmuş gibi yapıyordu; unutmuş gibi yapmak, utançla yüzleşmekten daha kolaydı. Robert Baratheon kalbinin derinliklerinde bir korkaktı. Tecavüzler zaman içinde azalmıştı. İlk yıl boyunca en az on beş günde bir tekrarlanan taciz, sonunda yılda bir kereden aza düşmüştü. Ama asla tamamen bitmemişti. Er ya da geç, Robert’ın çok fazla içtiği ve kocalık haklarını talep ettiği bir gece gelirdi. Robert’ı gün ışığında utandıran şeyler, karanlıkta ona zevk verirdi.

Meydan sizindir. :slight_smile:


#2

Robert,kötü bir koca idi.Cersei’nin karekter yapısı bu gercegi degistirmiyor.İsin Aşk kısmına gelirsek ; Lyanna dan hoslanmıs olabilir ama aşık oldugunu dusunmuyorum.Bence isyanı Lyanna dan cok,gurur yaptıgı icin baslatmıs.kendi kendine gelin güvey olan çomar erkek tepkisi vermis.Karekter yapısı buna uyuyor.Ned stark’ta buna canak tutmus.İnsan arkadasını tanımaz mı ? tanır.Kızkardesini bile bile atese atmıs.Robert’in sonra ki tepkileri ise vicdan azabındandı.Targleri hakladı,tahta oturdu ama Lyanna’nın hayatına sebep oldu.Belki de bunun lanetini yasadı ve hic bir zaman tam anlamıyla mutlu olamadı.Sen koskoca ejder ailesini hakla,bir domuz da gelip seni haklasın.Martin bize bir sey anlatmaya calıstı gibi me geliyor ya neyse.soylemeyeyim.anlayan anladı zaten.


#3

Brienne “Lyanna” için deyince savaşı, Jaime de “bir çift güzel bacak içindi” diye, itiraz ediyor Robert’ın savaş sebebine ve en doğru yorumu da Jaime yapıyor bence. Oğlan ailesinin geri kalanına göre saf kaçsa da hırsı olmadığı için bazı şeyleri daha net görüyor bence.

Aynen, çanak tutuyor! Ve elbette ki tanıyor!

Robert’ın nişanlanmadan önce ne yaptığının bir önemi olmadığını ve onun Lyanna’yı bütün kalbiyle seven âşık bir adam olduğunu anlatmıştı. diyor o gün için ama sonra Robert’ın piçlerini keşfederken şu lafı söylüyor. Robert sonsuz aşk için söz verir ve daha sabah olmadan unuturdu.

Eee ne diye kardeşini böyle bir adama yamamaya kalktın be adam? Çok sevdiği için gözleri kör olmuş işte, resmen kızı ateşe atıyormuş; Cersei’nin yaşadıklarını yaşatacakmış kıza(he dövmezdi bence ama kalanı aynı olurdu gibime geliyor).

Dikkatini çekti mi bilmiyorum ama Targaryenlere isyan kim varsa alayı baya baya yıllar sonra bunun bedelini ödemiş gibi duruyor; Baratheon ailesi bildiğin tükenme aşamasına geldi(Stannis ölünce meşru tüm erkekler ölmüş olacak); maalesef Starkların durumu ortada… Lannister desen Tywin, en rezil şekilde öldü; tuvalette işini görürken hor gördüğü oğlu tarafından arbalet ile ve yatağında bir kevaşe ile… Tully hanesi desek Hoster, 10 yıl yatakta yavaş yavaş öldü ve hane ve topraklarını yitirdiler, oğlu ise esirleri oynuyor ve ölümle burun buruna… Biraz ilahi adalet gibi geliyor.


#4

Kesinlikle katılıyorum. Cercei nefret edilen bir karakter olduğu için Robert’ın kötü huyları göz ardı ediliyor. Ancak Robert kötü bir eş. Bu ortada duran bir gerçek


#5

Meselenin Ned Starklık olduğunu pek zannetmiyorum o sadece verilen emirleri yerine getiriyordu.


#6

nişanı ayarlayan babası, Ned 2. oğul o sırada ve Ned e sorulmadan bir söz verilmiş. Ned ne yapsın ?? Tywin bile kız kardeşinin Freylere verilmesine birşey yapamamıştı. Belki Ned denedi, başaramadı bu konuda birşey bilmiyoruz.

Nasıl koca aşık olduğuna gelirsek nasıl bir kralsa öyle bir koca ve aşıktı. Umursamaz


#7

Efendim,Onlar Targlere isyan ettikleri icin o duruma dusmediler tabiri mi af buyur mallıklarından dustuler.Ac gozluluk,Mevki & Makam derdi,ihtiraslar,tutkular,Kibir,Ego,İki yüzlülük,İhanet,Birlik olamama durumu,Bencillik say saya bildigin kadar.Bunların oldugu yerden cocuk çıkmaz.Sence Aerys kafayı kırmamas olsaydı ve Targlerin ejderhaları olsa idi Robert isyan baslatır mıydı ? hic sanmıyor.Targler,en gucsuz donemlerinden birini yasıyordu,akrabaları (Baratheon) bunu fırsata cevirdi.Boyle bir evrenden bahsediyoruz.

Starkları ayrı tutuyorum,onlar herseye “Hee babam” demekten kaybetti.Ned stark diger hane liderleri gibi baskın karekter degildi.Robert’in onu tutma sebebi de buydu.Ned’in kafasının taht oyunlarına calısmadıgını ve her daim ona sadık kalacagını biliyordu.Ned bunu kızkardesinin canı pahasına kanıtlamıstı.Turunun tek ornegiydi.


#8

Aslında bakarsan Baratheonların bunu kullandığını düşünmüyorum. Çünkü Robert’in babası olan Steffon Aerys’in en yakın arkadaşıydı ve kendisi Rhaegar için gelin aramaya özgür şehirlere gidip dönüş yolunda ölmüştü ve babaları öldüğünde Stannis de Robert de 5 6 yaşlarındaydı. Sonrasında Jon Arryn tarafından eğitildiler.

Yani uzun lafın kısası “bence” Robert’in aklında öyle bir plan yoktu genel anlamda. Sadece Arrynler Starklar falan Robert’i güç saibi olmak için kullanmak istediler. Bir kral yaratmak istediler. Bunu da büyük ihtimalle Maesterlar teşvik etti.


#9

Ned, bu evliliği “destekliyor” idi. Yani tamam, evliliği o ayarlamamıştı belki ama bu, desteklediği gerçeğini değiştirmiyor.

Uzun zaman önce Kışyarı’nda, babaları, Lyanna’yı Fırtına Burnu’nun genç lorduyla evlendireceğine söz verdiği gece, “Robert’a tek yatak asla yetmez,” demişti Lyanna. “Vadi’de bir yerde bir çocuğu olduğunu duydum.” Ned kız kardeşine sıkıca sarılmıştı. Kızın söylediklerini inkâr edemez, ona yalan söyleyemezdi. Robert’ın nişanlanmadan önce ne yaptığının bir önemi olmadığını ve onun Lyanna’yı bütün kalbiyle seven âşık bir adam olduğunu anlatmıştı. Lyanna sadece gülümsemişti. “Aşk tatlıdır sevgili Ned ama bir adamın doğasını değiştiremez.”

Şimdi diğer yazdığın şeylere itirazım yok, kabul ediyorum. Lakin sen pek anlamadın demek istediğimi.

Yani farz edelim ki x kişi y kişisinden intikam alacak. Zamanında çok pis kazığı olmuş olsun. Nasıl olacak bu ceza, intikam? Sonuçta y kişisinin zaafları vs. göz önünde tutularak yapılan bir planın devreye girmesiyle… düzeneği kur, taşı itmesini sağla, domino etkisi ile kendi ipini çeksin, yani karakterlerin “mal” yönlerini devreye sokacaksın ki gitsin sonlarını getirsinler. Bu şekilde kimler öldü? Rhaegar, Robert, Tywin, Arthur, Ned, Robb hatta Jon… Bunların alayı kendi çaplarında uyanık, akıllı ve güç sahibi tipler… ağırlığı olan tipler… Lakin öyle bir an geldi ki “mallık” yaptılar, tabirinle ve öldüler.

İlahi adalet… Targlara isyan etti diye öldüler… şeklinde derken “ironi” kısmını gözler önüne sermek istedim. Jaime’i Bran’ı sakat bıraktı(en sevdiği şeydi oğlanın tırmanmak, bacakları) ve Jaime de kendi kılıç elini kaybetti(en sevdiği şeydi onun da) hatta sakat kalacağıma ölürüm daha iyi demesine rağmen hayatta kaldı. Mallık edip öyle konuşmasa idi Jaime’nin elini de kesme durumu olmazdı. Fakat bu gerçek, Jaime’nin Bran yüzünden bedel ödediği gerçeğini de değiştirmiyor ki kendisi de elleri ile işlediği suçları ifade etmişti. “Cersei’yi elleyen; Kral’ı öldüren ve Bran’ı aşağı iten elim kesildi.” Yani bir bir günahlarını sayıyor ve o elin kesildiğini söylüyor. Anlatabildim sanırım. :slight_smile:

İsyanı o başlatmadı, Jon Arryn başlattı ve evet, yine başlatırlardı. Leydi Dustin’in üstü kapalı iddia ettiği şeylere göre güneyliler zaten halihazırda uzun zamandır Targaryenlere karşı isyan hazırlığı içerisindeydiler ve bu evlilik ayarlamalarının alayı da bunun bir hazırlığı idi.


#10

Yani şu anlamda söyledim, Miro Ned de çanak tutuyor falan demiş ama aksini yapma şansı da yoktu pek.


#11

Nasıl yoktu? Yani tamam, engel olamazdı ama “Robert iyi bir dost olsa da kötü bir koca olur, Lyanna’yı mutsuz eder.” tarzında bir cümle kuramıyor mu? Kurabilir, kimse ağzına dikiş atmıyor ama onun yerine aksi yönde telkinlerde bulunuyor. Aslında Lyanna’dan çok kendisini ikna etmeye çalışır gibi. Ned, Robert’a karşı çok kör biri, ciddi manada kör.


#12

Evet ama burada haneler arası ittifak meselesi var, burada ciddi bir komplo var. O komplonun içinde olanlardan herhangibirisi için yemez yani o komployu bozacak herhangibir hareket. Nedi diyelim Robert uygun koca değil dedi, Lyanna da baaane ne evlenmem dedi bu yüzden. Ned önce abi dayağı yer sonra baba dayağı yer :D.


#13

Yer, yer ama sonuçta Ned, korkak bir değil. Doğru olduğuna inandığı şey için başını öne koyan biri, kelimenin tam manasıyla.

Bu komploya dahil olduğunu da sanmıyorum elbet.


#14

Ben Ned e göre bir durum olduğunu zannetmiyorum. “Ya Lyanna şu Robert denen dallamayı boşver sana koca mı yok” diyecek değil sonuçta. Hem kardeşinin Robert gibi sevdiği ve güvendiği bir adamla evlenmesini istemiştir bence.


#15

Evet işte, olay bu. Ned, Robert’ı çok fazla seviyor ve kardeşi gibi görüyordu. Bu yüzden evlenmesi taraftarıydı ama onun aşk meselesinde nasıl olduğunu bildiğini de görüyoruz ama buna rağmen aksi yönde telkinler verdi, kıza. Bu da Ned’in Robert’a karşı çok kör olduğunu gösteriyor.


#16

Söyletecek ve ekleyecek pek bir şeyim yok eline emeğine sağlık, hepsini güzel bir şekilde ortaya koymuşsun. Nasıl bir aşık ve koca olduğu da ortada. Adamın kişiliği bu.
Yaptıkları şeyleri yaşadıkları ile törpülemeye kalkamayız.Ben kişisel olarak, Robert’ı aklamaya yönelik yorumları görmeye de pek tahammülü olan bir insan olduğumu söyleyemem. Bu konuda tarafsız duramadığım nadir konulardandır.

Ned meselesine gelince. Söylediklerine içten içe kendi de inanmıyor ama inanmak istiyor. vicdanen kendini böyle soyutluyor olabilir.


#17

Bence yapacak bir şeyi de yoktu. Şu Robert ve Ned birbirini sevdiğini kadar karılarını sevmiyor ya :joy:


#18

Evet bu daha doğru bir yorum @YeniAy_Ottoman aslında ben de biraz buraya varmak istiyordum. Eğer olayın arkasında çok büyük bir komplo olmasa Ned, Robert sana uygun bir eş değil diyebilirdi. Ama büyük bir komlpo var ve Robert de yakın arkadaşı. Bu yüzden zorunlu olarak kendini inandırmış olabilir. İnsan psikolojisi bu tür durumlarda kendini kandırmaya meyillidir.


#19

Sevgili @YeniAy_Ottoman ; Sen işe Tanrıları karıştırınca (İlahi adalet) o iş öyle değil,böyle deyip,o evrene dair genel bir çerçeve çizdim ama şimdi bakıyorum da hemene hemen aynı şeyleri söylüyoruz en bariz farkımız ; Ben “Mal” tabirini,bazı haneler,bazı karekterler ve bazı olayları baz alarak kullandım.Sen Masallah herkesi katmısın :grin: Arthur’u,Tywin’i vb.Jaime’nin Brienne icin yaptıgına Mallık dersek ayıp etmis oluruz,keza Jon’un barıs icin yaptıgına. İyi niyetle yapılan hareketlerin,Kötü sonuç vermesi “Mallık” olmaz.Kötü niyetle yapılan hareketlerin,dönüp sahibini vurmasına “Mallık” denir.Ben tabiri bu sekilde kullandım.

Evet,İsyanın arkasında baska eller olabilir ki var ama basrolde Robert vardı bu sebeple ki “Robert’in isyanı” diye geciyor.Meselenin Lyanna olmadıgı bariz ortada,belki Robert’te kullanıldı.sonucta onun karekter yapısını ve nasıl tepki verecegini biliyorlardı.Kralın sehrinde donen entrikalara bakarsak rhaegar’ın yonlendirilmis (kullanılmıs) olması bile olası.Bana sorarsan Robert isyanı planlı / programlı bir seydi.ama isyancılara cesaret veren asıl sey Targlerin zayıflıgıydı.Ejderhaları yoktu.Baba delirmisti,oglanın aklı baska islerdeydi.eee bundan iyi fırsat mı vardı ? sayet benim dedigim gibi olsaydı,o is biraz sıkardı.Bu arada bir onceki yorumda Ned Stark icin kullandıgım “Turunun tek örnegiydi” lafımı geri alıyorum.ona haksızlık yaptıgımı fark ettim.abisi Brandon Stark’ı unutmusum.simdi hatırladım.aklıma geldikce Mad King’i zahmete sokmayıp,intihar etseydi daha iyiydi diyorum en azından belki babası yasardı.

@fecr @Symmachus Ned,zurnanın son deligi olabilir,digerlerinin yanında o laf dusmeye bilir ama Robert’i istiyordu ve bu yönde cabası oldu.“Canak tuttu” derken bu durumu kastettim.İnsanlar bazen beni yanlıs anlıyorlar. AntiNed’ci oldugumu sanıyorlar.degilim.Sadece gereginden fazla övülmesine ve peygamber muamelesi yapılmasına kızıyorum.Ned’te tıpkı Jaime gibi Sandor gibi “Gri” bir karekterdi.İyi yanları oldugu gibi kötü yanlarıda vardı.Yaptıklarından ve Yapamadıklarından dolayı acı ceken bir adamdı.sizin vasıtanızla bu konuya da acıklık getirmek istedim.


#20

O konuda ben de sana katılıyorum. Ned’in Robert’i çok sevmesine anlam verebiliyorum ancak Ned’in Robert’e çok sadık olmasına, gerçek kral gibi görmesine pek anlam veremiyorum. Zaten Starkların ve Ned’in etik algısını da bu yüzden sevmiyorum. Çünkü fazla klişe, günü kurtarmaya yönelik. Bataklıktaki sinekleri avlar ama bataklığın kendisini görmez. İyi olanı yapmaya çalışır kendince ama bu anlayışı yüzünden onlarca insan ölür, tecavüze uğrar. Robert iyi ama gerçekten iyi kral oalbilir mi? Ondan sonra ne olacak? Diğer hanedanlar neden ben değil de Baratheonlar demeyecek mi? Bunları düşünmezler. Lannisterlar böyle değil mesela. Daha rasyonel. Olayın önünü arkasını düşünüyorlar. Eleştirel bakıyorlar. Yeri geldiğinde içten içe kendilerini eleştiriyorlar. Starklar gibi hainlik yapıp, komplo kurup, ihanet edip kendisini doğru şey yaptığına inandırma durumu yok. Jaime Ned’e bu yüzden gıcık oluyor çünkü bahsettiğim meselelerden dolayı kendisini yargılama hakkı görmüyor Ned’de. Ama Lannisterlar da fazla bireyci kardeşim. Dünya yansın, kendileri kurtulduğu sürece önemli değil. Bu yüzden favorim Targaryenler. Ne Starklar gibi odun bir ahlak anlayışı var ne Lannisterlar gibi tamamen yılanlar. Halka bütünleşen, iyi şeyler yapmaya çalışan ama yeri geldiğinde ve gerektiğinde adam yakmaktan çekinmeyen ve bunun yanı sıra her zaman farklı şeyler yapmaya çalışan, hayalperest idealist insanlar.

Konu saptı gitti bu arada ama elim değimişken yazayım dedim : )