Rüyalar - Ejderha Rüyaları - Yıkıcı Kehanet


#1

Aslen şurada yayınlandı: https://www.gameofthronestr.com/2018/05/21/ruyalar-ejderha-ruyalari-yikici-kehanet/

GrayArea kanalının yayınladığı son video hoşuma gitti; ejderha rüyalarını tartışıyordu, ben de genel olarak olabildiğince buraya anlatılanları yazıp tartışma başlatmak istiyorum. Birebir yazmayacağım elbette, öylesi zor oluyor. Ana iskeleti yazacağım sadece. Kuram olarak açmayı düşündüm ama ‘tartışma’ olması daha uygun görüşündeyim.

GoT evreninde ejderha rüyaları, Büvet Ağacı rüyaları (genelde kehanet içerikli), ateş (havale diyebiliriz sanırım) rüyaları, yeşil rüyalar (büvet ağacı ile de bir tutulabilir bu belki) ve kurt rüyaları gibi sürüyle rüya şekilleri var.

Jaime’nin Büvet Ağacına yaslandığı sırada gördüğü rüya vardı; Dany’nin rüyaları var; Jon’un alevli kılıç ve Kışyarı rüyaları var; Arya’nın kurt rüyaları ve Bran’ın da ara ara gördüğü rüyaları var.

Biz ağırlıkta ejderha rüyalarını konuşacağız. Ejderha Rüyaları sadece Targaryen üyelerine ait bir rüya şekli. Çoğu ejderhaları da barındıran rüyalar… İlk ejderha rüyası gördüğünü bildiğimiz; Rüyacı Daenys (Hayalci diye çevrilmiş herhalde Türkçe’ye ama pek doğru bir çeviri değil bence) denen ablamız, kendisi Valirya’nın yok oluşunu görmüş ve babasını vs. ikna ederek Ejderha Kayası’na yerleşmişlerdir ki nitekim kıyamet sonrası kurtulan ender ejderha lordu ailesinden biri, en büyükleridir.

Dany’nin de ejderhalı ve ejderhasız bir sürü rüya gördüğünü vs. biliyoruz; misal Drogon’u en az iki kere görmüştü yumurta çatlamadan önce… Ateş Rüyası diyebileceğimiz, hasta iken de ejderha lordu atalarını vs. görmüş, kendisi de ejderha kanatlarına sahip olarak uçtuğu bir düş görmüştü.

Aegon’un kardeşi Ayyaş Daeron Targaryen ejderha kehanetleri gören ender Targlardan biridir ki ayyaşlığını bu gördüğü kehanetlere borçlu olduğunu söylemek yalan olmaz, kendisi gördüğü rüyalardan oldukça rahatsız olmakta ve onlardan korkmaktadır. Saçma bir şekilde de ölmüştür zaten… Daeron, Uzun Duncan ile ilgili rüyalar görmüş ve bu yüzden bu şövalye ile karşılaştığında ondan çekinmiş ve yanında istememiştir. Şu ana kadar -bildiğimiz kadarıyla- rüyaları gerçek çıkmıştır.

Benim rüyalarım seninkiler gibi değil, Ser Duncan. Benimkiler gerçek. Beni ürkütüyorlar, sen beni ürkütüyorsun. Seni ve ölü bir ejderhayı rüyamda gördüm. Ovayı kaplayacak kadar büyük kanatları olan devasa bir yaratık; üstüne düştü ama sen hayatta idin ama ejderha ölüydü.

Bu kehanet Ashford Turnuvası sırasında gerçekleşmiştir; bahsi geçen ejderha Duncan’ın kollarında ölen Prens Baelor idi. Bizim Ayyaş Targaryen aynı zamanda 5. Aegon’a ejderhaların geri döneceği ile ilgili rüyalar gördüğünden de bahseder ki Dany ile bunun gerçekleştiğini görüyoruz.

Bu dönemde bir başka ejderha rüyaları gören kişi 2. Daemon Blackfyre’dır. Beyaz Duvar’da bir ejderha yumurtasının çatladığını, ejderha çıktığını görür. Ayrıca Uzun Duncan’ı beyaz pelerini ile görür. Yani bir kral muhafızı olarak… (Kitaplarda yazıyor mu bilmiyorum ama HBO’nun yayınladığı şu videolarda; bu oğlanın ayrıca Targaryen Hanesinin bir piç doğumlu biri tarafından yönetileceği ile ilgili kehanet ortaya attığı söyleniyordu.)

Aşağı yukarı tüm rüyalardan bahsedeceğiz ama lakin odaklanmak istediğim şey Üstat Aemon’un düşleri ve sözleri…

“Onları rüyamda görüyorum Sam. Gökyüzünde kanayan kırmızı bir yıldız görüyorum. Karda ejderhaların gölgelerini görüyorum, deri kanatlarının şaklamasını duyuyorum, onların sıcak nefeslerini hissediyorum. Ağabeylerim de ejderha rüyaları görürdü ve rüyalar onları öldürdü, hepsini. Sam, yarı hatırlanan kehanetlerin doruklarında titriyoruz, şu anda hayatta olan hiçbir adamın anlamayı umut bile edemeyeceği mucizelerin ve dehşetlerin… ya da…”
Ejderhayı uyandırmak için iki kral. Önce baba, sonra oğul, böylece iki kral da ölür. Bu kelimeleri kraliçenin adamlarından biri mırıldanmıştı, Üstat Aemon o sırada Jon’un yaralarını temizliyordu. Jon, duyduğu şeyleri, yüksek ateşin sayıklamaları olarak kabul edip kafasından atmaya çalışmıştı. Aemon itiraz etmişti. “Bir kralın kanında kudret vardır,” diye uyarmıştı yaşlı üstat “ve Stannis’ten daha iyi adamlar, bundan daha kötü şeyler yaptılar.”
Ameon’ın 3 erkek kardeşi vardı; Aerion, Aegon (Egg) ve Daeron. Ayrıca 2 kız kardeşi var. Fakat biz erkek kardeşlere odaklanıyoruz… Daeron zaten bir kehanetçi, öldü. Aerion kendisini ejderha zanneden bir zalim, sadist; çılgın ateş içerek (ejderhaya dönüşeceğini zannetmiştir) öldü. Şöyle bir soru sorabiliriz; bu fikre nasıl kapıldı? Ona bu fikri veren nedir? Acaba o da mı ejderha rüyaları görüyordu? Ejderha Rüyaları görüyor ise kendisinin insan şeklinde bir ejderha olduğunu iddia etmesi onun açısından mantıklı olabilir… Sonuçta deli bir adamdan da bahsediyoruz. Bizim tatlı Yumurta Kafa Aegon’umuz ise bildiğiniz gibi Yaz Kalesinde çıkan bir yangın ile öldü.

Üstat Aemon’un söylediğine göre “erkek kardeşlerini ejderha rüyaları öldürdü.

Neden tüm bu ejderha rüyaları Maekar Targaryen’ın oğullarına geldi? En son 4. oğlu olan Aemon da bu rüyaları gördükten sonra ölmüştü. Bu ejderha rüyaları nereden yahut kimden geliyor? Lord of Light? İhtimal düşük, diyor GrayArea çünkü R’holler ateş ve alevler ile vs. iş görüyor; oralardan imgeler gösteriyor, kimseye rüya göndermiyor.

Melisandre için rüyalar _“Düşmanın Fısıltısı” _

"Omuzlarında dünyanın ağırlığı varken uyumak için vakti yoktu. Ve rüya görmekten korkuyordu. Uyku, küçük ölüm. Rüyalar, hepimizi sonsuz geceye sürükleyecek olan Öteki’nin fısıltıları. "
Bran’ın rüyaları Üç Gözlü Karga (Lord Kan Kuzgun; gördüğün ilk rüyanın parçasıyım, demiştir misal.) ile bağlantılı. Ağırlıkta Kurt Rüyaları görüyor ki onlar da tam rüya sayılmaz; kurdu uykusu içinde iken bilinçdışı şekilde warglayıp, içine girdiği rüyalar bunlar ki Jon(5. kitapta Jon’un kurt rüyaları git gide güçleniyor ve diğer kurtların da içine girmeye başlıyor; aradaki mesafeyi düşünürsek şaşırtıcı, teknik olarak Hayalet dışında onlarla bir bağı yok… Bu güçlenmeye sebep nedir?) ve Arya’nın da böyle rüyaları var. Lakin Bran’ın başka rüyaları da var…

“Rüyasında ona bakan bir Büvet Ağacı gördü; derin kırmızı gözleri onu çağrıyordu, çarpılmış tahta ağzı ve solgun dalları üstüne üç gözlü karga kanat çırparak geldi ve yüzünü gagaladı, keskin kılıç gibi bir sesle ismini söyledi.” Üç Gözlü Karga, Ormanın Çocukları ve Eski İlahlar… Yeşil Görenler, Ötekiler ve Büvet Ağaçları… Bunlar ‘rüyalar’ ile iş görüyor.

Myr’li Thoros’un sözlerine kulak verelim.

“Ağabeyin gitmiş olabilir,” dedi Thoros. “Annen de öyle. Alevlerin içinde onları görmedim. Yaşlı kadının bahsettiği düğün, İkizlerdeki düğün… o yaşlı kadının kendi yöntemleri var, bazı şeyleri öğrenmek için. O uyuduğunda, büvet ağaçları onun kulaklarına fısıldıyor. Eğer yaşlı kadın annenin İkizler’e gittiğini söylüyorsa…”
Yüce Yürek Hayalet’inin kehanetlerinin hepsinin çıktığını biliyoruz; Büvet Ağacı aracılığı ile gördüğü rüyalar ‘kehanet’ ve Jojen Reed gibi bu kadın da bir yeşil rüya görenlerden… Jojen’in rüyaları bizzat Üç Gözlü Karga’dan geliyor, unutmayalım ama o da bu işi Büvet Ağaçları aracılığıyla yapıyor.

Kan Kuzgunu diyor ki; “Bir anlamda öyle. Sizin ormanın çocukları dediklerinizin, güneş kadar sarı gözleri vardır ama çok uzun arada bir, içlerinden biri kan kadar kırmızı ya da ormanın kalbindeki bir ağaca yapışmış yosunlar kadar yeşil gözlerle doğar. Tanrılar, yetenek bahşetmek üzere seçtikleri kişileri bu alametlerle işaretler."

Bildiğimiz kadarıyla bu Yüce Yürek Hayalet’inin gözleri kırmızı, Melisandre’nin gözleri kırmızı ve Kan Kuzgun’un da gözleri kırmızı… Jojen’in gözleri derin/koyu yeşil…

Lakin rüyalar görmek için warg yahut yeşil gören olmanıza gerek yok; daha doğrusu sıradan da olsanız bu ağaçlar yahut kuzeyin güçleri size bir şekilde rüyalar gösterebiliyor… Jaime Lannister bu konuda örnektir. Harrenhall’dan eve gitmek için ayrıldığı sırada bir Büvet Ağacı kütüğüne yaslanmış ve garip bir rüya görmüştür; ölü Kral Muhafızları, Prens Rhaegar; babası, Cersei ve ona verilen kırmızı bir kılıç ve Brienne… kehanetvari bir rüya olduğunu söyleyebiliriz.(Misal babası rüyasındaki gibi Jaime’ye bir kılıç vermiştir ve kılıçta kırmızı damarlar vardır.)

Şimdi gelelim bir başka bağlantıya. Yüce Yürek Hayaleti’nin söylediği bir şey kuzey güçleri ile R’holler’ın birbirinden fazla haz etmediğine dair bir işaret olabilir. Hatta belki de düşman?

“Hayır,” dedi cüce. “Götürmüyorsunuz. Nehirler karabalığın elinde artık. Eğer anneyi istiyorsanız onu İkizlerde arayın. Çünkü orada bir düğün olacak.” Tekrar güldü. “Ateşlerinin içine bak pembe rahip, göreceksin. Ama şimdi değil, burada değil, burada hiçbir şey göremezsin. Burası hâlâ eski tanrılara ait…. onlar da benim gibi burada oyalanıyor, küçülmüş ve halsiz kalmış ama henüz ölmemiş. Ateşi de sevmiyorlar. Çünkü meşe pelitleri anımsar ve pelitler meşeleri düşler, kök her ikisinin içinde de yaşar. Ve kökler, avuçlarında ateşle gelen İlk İnsanları hatırlar.
Sizce ejderha rüyaları ve kuzey güçlerinin bir bağlantısı olabilir mi? Yüce Yürek, AA’nın deli kral ve karısından doğacağı kehanetini yapınca ikisi evlendiriliyor, zorla… Aegon Yaz Kalesine tüm yakınlarını vs. topluyor ve yumurta çatlatmak için bir çeşit büyü yapmaya çalışıyor ama sonuç felaketle sonlanıyor. Bildiğimiz kadarıyla Aegon’un ejderha rüyaları yoktu ve kendisi deli vs. de değildi… Gençliğinde böyle şeylere takıntısı yoktu ama bir noktadan sonra takıntı yapmaya başladı ve malum son gerçekleşti. Buna sebep neydi? Bizim cüce hayalet bilerek sebep olmuş olabilir mi? Jeyne’nin hala yasını vs. tuttuğuna göre ihtimal oldukça düşük olabilir. En azından bile isteye bir şeye sebep olmamıştır, en fazla kehanetler vs. ile Aegon’u yönlendirmiştir.

Yaz Kalesinde tam olarak ne olduğu bilinmiyor, bu felakete neyin sebep olduğu vs… Lakin büyücülük, kehanet ve ejderha rüyaları ile ilgili söylentiler varmış.

Videoda Kan Kuzgun’un sadakatle hizmetinden sonra sırf Blackfyre’ı öldürdüğü için Aegon tarafından ölüm ya da nöbet seçeneği ile sürüldüğünü ve bu yüzden acaba öfkeli olup olmadığı sorgulanmış. Karga’nın Sur ötesinde kayboluşundan 6-7 yıl sonra Yaz Kalesi vakası gerçekleşti, diyor.

Devam edelim.

Buz ve Ateşin Dünyası kitabından

Bu alıntıdan sonra Aemon’un sözlerine geri dönelim mi?

Ejderhayı uyandırmak için iki kral. Önce baba, sonra oğul, böylece iki kral da ölür… Aemon itiraz etmişti. “Bir kralın kanında kudret vardır,” diye uyarmıştı yaşlı üstat “ve Stannis’ten daha iyi adamlar, bundan daha kötü şeyler yaptılar.

Bu “Stannis’ten daha iyi adamlar, bundan daha kötü şeyler yaptı.” derken kimden ve neyden bahsediyor? Yaz Kalesi olabilir mi?

Aemon: “Ağabeylerim de ejderha rüyaları görürdü ve rüyalar onları öldürdü, hepsini.

Rüyalar, kan büyüsü, kurban etme, iki kral… kralın kanında güç var…

Yabancı bir çocuğu kurban etmekten daha kötü ne olabilir? Kendi çocuğunu kurban etmek bunlardan biri kabul edilebilir mi? 5. Aegon acaba kan büyüsü yapıp (ki Qyburn bile kan büyüleri karanlık ve tehlikeli sanatlar olarak görüyor.) Yaz Kalesi faciasına neden olmuş olabilir mi?

İki kral ve kurban meselesinin Melisandre’den çıktığı gerçek, daha önce de Stannis’in piç yeğenini kurban etmek istemişti, ejderha çıkartmak için. Bu kadın nereli? Asshai? Biliyoruz ki Aegon oralardan da bilgi edinmesi için görevliler yollamış.

Aegon hem kendini hem oğlu Duncan’ı feda etmiş olabilir mi? İlk önce kendisi sonra kendi öldüğü için hak Duncan’a geçiyor ve o da bir kral olarak ölerek; 2 kral ve ejderhalar uyansın… Gerçi Duncan kendi haklarından feragat etmişse de fark etmez… Yahut diğer oğulları hatta belki de Rhaegar mı kurban edilecekti? Bilinmiyor, olasılıklar delice ve karışık…

Genel olarak toparlamaya çalışırsak rüyalar, kuzey ilahları (mel’e göre de Öteki) tarafından gönderilen şeyler ve bu kuzey güçleri ateşi sevmiyor… Bu ejderha rüyalarını kullanarak Targaryen Hanesine zarar vermiş olabilir mi?

Yüce Yürek’in kuzey güçleri ile olan bağlantısı ve Targ Hanesi ile olan bağlantısı da unutulmaz ise imkansız bir düşünce olmaz. Hatta ben dahil bir çok kişi Yaz Kalesinde Rhaegar ve bu cüce kahinin sıkça buluştuğunu düşünüyor.

Selmy’e göre o hep hüzünlüydü ve mutlu olmaya kabiliyeti yoktu; Yaz Kalesinin felaketi üzerine çökmüştü ama yine de orası onun en çok sevdiği yerdi; oraya giderken yanında sadece Arpı olurdu ve döndüğü zaman şarkılarla dönerdi; alacakaranlık göz yaşı ve KRALLARIN ÖLÜMÜ hakkında şarkılarla…

Yüce Yürek de sürekli Yaz Kalesinin yasını tutuyor ve Sancaksızlara gördüğü kehanetler karşılığında şarkı talep ediyor. Jenny’nin Şarkısı…

Cüce kadın mataradaki son şarabı dört büyük yudumda içti, matarayı kenara fırlattı ve değneğini Lord Beric’e doğrulttu. “Ödememi şimdi alacağım. Bana söz verdiğin şarkıyı alacağım.”

Lim, Yeditelli Tom’u uyandırdı ve esneyen adamı elinde ahşap arpıyla ateşin yanma getirdi. “Yine aynı şarkı mı?” diye sordu Tom.

“Ah, evet. Jenny’min şarkısı. Başka bir şarkı var mı?”

Tom söyledi. Cüce kadın gözlerini kapadı, şarkının sözlerini mırıldanıp ağlayarak ileri geri sallandı.


Rhaegar ölü krallar hakkında şarkılar yazıyormuş ve dikkatinizi çekti mi bilmem ama bu cüce hayalet de sürekli ölü krallar hakkında bir şeyler görüyor; Renly, Balon, Robb hatta Joff…

Yüce Yürek, Rhaegar-Lyanna birliktiğininde etki sahibi demiş videoyu hazırlayan(bu fikre nereden kapıldı bilemedim. Prensin kehanet takıntısı yüzünden olabilir.). Bu yüzden Arya’nın yüzüne bakmak anıları geri getirmiş olabilir.

Arya’nın boğazında soğuk parmaklar gezindi. Korku, kılıçtan derin keser. Arya ayağa kalktı ve temkinli adımlarla ateşe yaklaştı, kaçmaya hazır bir şekilde hafifçe topuklarına basıyordu.

Cüce kadın, sönük kırmızı gözleriyle Arya’yı inceledi. “Seni görüyorum,” diye fısıldadı. “Seni görüyorum kurt çocuğu. Kan çocuğu. Ölüm kokusunun lorddan geldiğini sanıyordum…” Kadın hıçkırarak ağlamaya başladı, minik bedeni sarsılıyordu. “Benim tepeme geldiğin için zalimsin, zalim. Ben Yaz Kalesi’nde kedere doydum, senin kederine ihtiyacım yok. Buradan git kara yürek. Git!”


Kurt çocuğu, kan çocuğu… Arya’ya söylediği şeyler. Arya halasına benziyor ve ayrıca kurt kanına sahip(warg ve kurt rüyaları görüyor,kendisine Gece Kurdu diyor.), aynı halası gibi… Babası da halası Lyanna gibi Arya’da da kurt kanı olduğunu söylüyor. Bir vahşilik olduğunu… Yürek Hayaleti’nin vücudu titriyor ve ağlamaya başlıyor… Neden? Arya’yı görünce niye böyle tepki veriyor?

“Benim tepeme geldiğin için zalimsin, zalim. Ben Yaz Kalesi’nde kedere doydum, senin kederine ihtiyacım yok. Buradan git kara yürek. Git!”

Arya’daki bir şeyler ona Yaz Kalesini hatırlatıyor. Yine twilight’s tears and dead of kings ve ejderha rüyalarına dönüyoruz… Bir bağlantı var.

Büvet ağaçları, eski ilahlar… bu ağaç bağlantısına bağlı olanlar ne istiyor? sorusunu sormak gerek diyor, videoyu yapan abla…

Anladığım kadarıyla, kendi yorumlarımla, videoda olanları yazdım. Fikirlerinizi beklerim.

(Bu rüya serisi devam edecekmiş ve sonraki videoda Jon’un rüyaları üzerinde duracakmış ki benim dört gözle beklediğim bir şey. :stuck_out_tongue: Bunu yazdım, gönderdim ve baktım ki o video da eklenmiş. Oh oh onu da sonra hallederik, eğer beğenirsem. :crazy_face: )


Jon Snow'un Rüyası: 'Mahzen Mezarlar'
#2

Şimdi aslına bakacak olursan ben pek sadece Maekar’ın oğullarına geldiği konusunda emin değilim. Çünkü diğer aile üyelerine dair ayrıntılı bilgilere sahip değiliz. Aynı zamanda Egg de rüya görüyor mu bilmiyoruz. Dunk ve Egg serisi Egg’in çok kısa bir zamanını kapsıyor belki de görüyordur.

Ama gene de şöyle bir ayrıntı var, Baelor’da biraz daha Dorne geni baskın gelmiş. Maekar’ın aksine bununla bağlantılı olabilir belki.

Bence Melisandre aslında yeşilgören. Tabi bundan haberi yok. Kendisi her şeyi o alevli tanrı gönderiyor gibi düşünüyor ama aslında yanılıyor. Mesela hatırlarsan Melis kuzeye çıktığı zaman gücü bayağı artmıştı. Ayrıca konuda dendiği gibi kankuzgunun gözleri de kırmızı. Ayrıca Euron’un bir gözü kapalı. Kardeşi onun pek bir şerli olduğunu söylüyordu o gözün. Peki Euron’un simgesi ne? Taçların taşıdığı kırmızı bir göz. Ayrıca Aeron’a tüm diyarın ölmekte olduğunu gördüğünden bahsetmişti. Bence Euron da bir yeşilgören. Ancak muhtemelen yeşilgörenler güçlerine göre gözleri kırmızı ya da yeşil olanlar olmak üzere ikiye ayrılıyorlar.
Bu ikiye ayrılma nereden geliyor? Neyi temsil ediyor? Basitçe iyi ve kötü mü? Bilmiyoruz.

Benim başka bir düşüncem, bence eski tanrılar ataların ruhlarından ibaret. Onlar da bizimle sadece büvet ağaçlarıyla iletişim kuruyorlar. Mesela Jaime’nin gördüğü o rüya ilginç. Sanki rüyayı Jaime görmemiş annesi onunla iletişim kurmuş gibiydi.


#3

Yazar bize kim konusunda bilgi verdi ise onlar hakkında bilgi sahibiyiz… Bu konudaki amaç zaten kimlere geldi değil ne geldi? Nasıl geldi? Kimden ne için geldi ve etkisi ne oldu? Sorularına cevap aramak.


#4

Bence aslında kimlere gelebilir de üstünde durulması gereken bir konu şayet Martin genetiğeepey ilgili gibi :D. Bu konuyla ilgili pek çok teori var bir ara incelemeni tavsiye ederim. Misal Brandon gibi birisinin doğması için Tully evliliğinin özel olarak ayarlanması(burada eski ilk insan kökünden ve Catelyn’in annesinin o mistikli Harrenhal bölgesinden gelen bir Whent olması falan) sonra Daenerys’in ejderha oalyının bir DNA’dan kaynakı olması.

Her neyse çok önemli de değil lafın gelişi söylediğim bir cümle aslında :smiley:


#5

Bran gibi birinin doğması için İlk İnsanların ve Stark kanını taşıması yeterli… Tully Hanesi de sanırım ilk insan kanı taşıyordu ama açıkçası hiçbir mistik vs. özelliği olmadığı gibi bu haneden çıkan warg duymadık daha önce, daha çok kuzey bölgesine has bir şey. Ayrıca Whent ailesinin de öyle bir şeyi yok… Gizem vs. yani o mistik yönde… Nehirova’nın warg meselesinde bir tek istisnası (bildiğimiz) Lord Kan Kuzgun’u… Lakin o da Blackwood Hanesine mensup anne tarafından ki bu ailenin sancaklarına kadar Büvet Ağacı, kuzgun vs. var ve yanlış okumadım ise eski ilahlara tapıyorlar, Tully’ler Andallara diz çöktü ve inançlarını benimsediler, o ilk insanların damarından koptu gittiler. Bir 2. istisna sayabileceğimiz Yüce Yürek Hayaleti ama onun kuzeyden mi geldiğini yahut Nehirova’da mı doğduğunu bilmiyoruz ama Blackwood hanesi ile yakın ilişkisi olan bir kadın.


#6

Ben de detayları fam hatırlamıyorum şuradan bakabilirsin burada daha ayrıntılı versiyon var
http://asoiaf.westeros.org/index.php?/topic/113179-the-gods-eye-conspiracy-part-i/


#7

maekar’ın karısı bir dayne’di.kankuzgun’un annesi bir blackwood’du.iki hane de ilk insanlardan gelen binlerce yıllık çok soylu haneler. @Symmachus un dediği gibi kan veya dna kehanetleri tetikliyor olabilir.dayne ler zaten ilk insanlardan gelmesine rağmen gümüş saçlı mor gözlü garip bir hane.ejderha kanına da sahip olabilirler.

aegon’un aklına kehanetleri filan bu kadın soktu.belki aegon’un yaz kalesini yaktırarak-teoride bu kısım çok mantıklı-binlerce insanın ölümüne sebep olabileceğini düşünemedi bu yüzden kederi çok büyük.acaba çılgınateşin yaktığı kalede jaehaerys rhaegar aerys filan nasıl kurtulabildiler?neden bu iş için rhaegar’ın doğum günü seçildi? gerçekten çok karmaşık bir olay.


#8

Güzelmiş ya, çevirmek lazım aslında ama gözüm yemiyor. :smiley: En az bir iki kişi daha lazım bunun için. :stuck_out_tongue:

Tully ile ilgili geçen kısma baktım, bir şey yazmıyor aslında, sadece Whent ile olan evliliğine değinmişler ve Targların fethine yardım etmesinden bahsetmişler. Bu kadar, ha bir de Güneyli Komplosundaki yerlerine… Başka bir şey yok ama Whent konusunda baya ilginç şeyler var, kandan ziyade komplolarla ilgili. :slight_smile: Teşekkür ederim, güzel başlık bir ara üşenmeyip baştan sona iyice okumak gerek.

Ejderha Rüyaları, tabir-i caiz ise ejderha kanı taşıyanlara has bir şey; Valirya köklerine dayanıyor, kanlarındaki o büyüye ama her ejderha lorduna has değil.

Warg ve Yeşilgören olma yetenekleri ise İlk İnsan kanına sahip kişilerde görebileceğimiz bir şey ama her İlk İnsan da değil. Yukarıda değindiğim gibi Blackwood Hanesi, güneyde ama hala eski ilahlara inanıyor ve bağları aynen devam ediyor; İlk İnsan soyundan geliyorlar, Kan Kuzgun’un anası da bu haneden. Aynı zamanda 5. Aegon’un karısı da bu haneden. Prens Duncan ile evlenen Jenny’nin hanesi nedir bilinmiyor sanırım ama o da İlk İnsan Krallarından geldiğini iddia ediyormuş, vikide öyle yazıyor. Belki eski ilahlara inanıyordur.

Sonuç olarak bu iki kandan geliyor olabilirsin ama bu, her daim ailendeki herkesin warg-yeşilgören yahut ejderha rüyası göreceği manasına gelmez. Misal her 1000 kişiden biri warg olurken Stark çocuklarının 6’sı da warg yeteneklerine sahip. Bu olağan dışı bir şey. Yahut Dany’nin ateşe girip yanmaması…(gerçi bir kereliğine mahsustu)

Bu kadına sık sık danışıldığı fikrine hasılım ama başka şeyler de var mı işin içinde bilemiyoruz elbette. Yani baya takıntı haline getirmiş Aegon meseleyi; sırf reformlarını kabul ettirmek için ejderhaya gerek duyma arzusu biraz basit kaçıyor ama insanlar biraz garip olabiliyor.

Aegon kan büyüsü yapmaya kalktı ise ki öyle gibi duruyor, çünkü işin içinde çılgın ateş ve alev üstatları varmış… Valirya’da büyüler kan ve ateşe dayandığı gibi Asshai’de de öyle olduğunu iddia edebiliriz; Melisandre oralı bir kızıl rahibe ve büyüleri kan ile ateşe dayalı… Şu yüzü maskeli kadın da (ashhaili olan dany’ görünen) ejderha mumlarının yandığından falan bahsediyor ki kendisi de muhtemelen onları kullanıyor; yumurtalar da o topraklardan gelme… Var yani bir şey burayla bağlantılı…Unutmayalım ki Melisandre de kralın kanında güç vardır, kan fedakarlığı gerek diyerek ejderha kayasındaki taş heykelleri uyandıracağını iddia etti… Yani Aegon gerçekten kendisi ve ailesinden birilerini feda etmeye yeltendi galiba ama iş kontrolden çıktı.

Uzun Duncan bir çok kişiyi kurtarmıştı sanırım, o şekilde olabilir kurtulanlar.

Rhaegar meselesinde kafam karıştır; yangının olduğu gün doğmadı mı bu? Doğum günü için nasıl toplanıyorlar? Yani doğacağı günü bilip de mi toplanmışlar da böyle bir şeye yeltenmişler?


#9

Aegon’un kardeşleri evlendirmeye karşı olduğunu biliyoruz ama bir kehanet için(Azor Ahai Torunlarının Soyundan Gelecek Olmasıydı Sanırım) Aerys ve Rhaella’yı evlendiriyor, Rhaegar’ın Azor Ahai olduğunu düşünmüşse belki de Ejderhaların Rhaegar’la geri döneceğini düşünmüş olabilir


#10

ama maekar ve dayne’den ejderha rüyaları görenler-bir teoriye göre dayne’lerde valyria dakilerden bile önce ejderha kanı var-,değersiz aegon ve blackwood’danda çok güçlü bir yeşilgören doğuyor.targaryenler kanı saf tutma olayına kafayı takmışlar ama olağanüstü belirtiler gösteren aile fertleri yarı ilk insanlardan gelen soylara mensuplar.bence bu kandaki büyü olayını tetikleyen arttıran bir şey.hatta jon’un hem ejderha hem kurt olmasının önemini buraya dayandırarak mantıklı birşeye ulaşabiliriz.


bu video yu muhtemelen biliyorsunuzdur.video dany’nin ned’in kızı olmasıyla ilgili bir teori ama burayı boşverin.zaten videonun %90 ı valyria lardan önce ejderha kanı taşıyanlar olabileceğini anlatıyor.dayne ler ve hightower ların ejderha kanı taşıdığını söyleyen baya ayrıntılı bir teori.

benim bildiğim melisandre asshai’de büyü yapmasını öğreniyor sadece.mirri maz duur la,oldtown’daki bir üstat gibi.melisandre ateşi kullanmayı volantiste ki rhollor’un tapınağında öğreniyor.

zaten aegon’un kan büyüsünü kullanma olayı çok mantıklı yoksa hangi akla hizmet herkesin içinde çılgınateş kullanarak büyü denemeleri yapacak.

rhaegar’ın doğmasını kutlamak için yaz kalesinde toplanıyorlar.ama neden ateş deneyleri böyle bir kutlamanın ortasında yapılıyor?kutlamanın yaz kalesinde yapılmasının başka bir nedeni var mı?yani neden bir doğum kutlaması için ejderha kayası ya da kızılkale değil de taa dorne’daki bir kale?acaba jon’un o kalede doğmuş olmasının bununla bir ilgisi var mı? rhaegar lyanna’yı ejderha kayası’na götürse hem güvenlik hem de gerektiğinde kolayca kaçabilmek açısından daha güvenli olmaz mıydı?zaten ejderha kayası savaşın sonunda herşey kaybedilmişken düşüyor.
:face_with_raised_eyebrow:


#11

Orada olay Harrenhal’ın havasından suyundan etkilenen ailelerin mistik bir yapıya sahip olması. Çeviriye ben de yardım edebilirim.

Aslında az önce Söylemek istediğim ama unuttuğum bir ayrıntı var, gerçi daha önce bir yerlerde yazmış olabilirim ama çok önemli gördüğüm bir mesele.

Şimdi serinin ana teması Ne? Sistem eleştirisi. Yani asıl olayların sistemin yozlaşmışlığından kaynaklanması. Sadece iyi insan olmanın yeterli olmaması falan. Bu açıdan seri sonunda kral olacak olan kişinin sadece kral değil bir reformcu olacağı öngörülüyor. Ben biraz da bu yüzden Jpn’u destekliyorum çünkü bu meseleyi en iyi anlayabilmiş olan kişi kendisi. Bir de Jaime ile Tyrion. Ancak geçmişte bunu anlayan ve somut adımlar atmaya çalışan biri daha var, 5. Aegon.

Bu adam halkı tamamen koruma amacı taşıyan reformlar yapmak istiyor. Ama Lordları karşı çıkıyor ve Aegon da bu aşamadan sonra ejderhaları takıntı yapıyor. Ah ecdadım gibi ejderlerim olaydı o zaman kim tanrıydı görürlerdi diyor. Aegon ayrıca basitçe bunu deneyen biri değil, tüm krallar arasında bunu düşünen uygulamak isteyen ilk insan. Kendisinin sonradan ejderlere takması bu yüzden. Tabi rüyalar mı bu düşünceyi tetikledi bu düşünce mi rüyaları? İkisi birden Ya da hiçbiri belki birisi. Tanrısal bir muamma. Ayrıca Aerys’in evliliğine müsaade etmesi de bu yüzden çünkü kehanet ejderleri getirecek kişinin onun soyundan geleceğini söylüyor.

Ejder rüyalarıyla ilgili şöyle bir mesele de var, aslında bu Ejder rüyaları warglıkla alakalı da olabilir. Çünkü Targaryenler kehanet sayesinde kaçıyor. Bu kehanet muhtemelen Ejder rüyası. Ancsk 40 kadar Ejder soyundan aile var. Üstelik Targaryenler güçlü olanlar arasında bile değil. Ama bu kehaneti ne hikmetse sadece Targaryenler görüyor. Yani Ejder rüyaları Valyria kanına ihtiyaç varsa en azından diğerlerinin de görmesi gerekirdi. Burada üç ihtimal var

Tüm Ejder lordları vizyonsuz, biri bile gerçek olabilir mi diye düşünmedi.
Targaryenler bir sebepten dolayı seçildi. O zaman neden onlara geldi bu da soru işareti gene onlarda özel bir şey olduğunu gösterir.
Tesadüf eseri sadece Targaryenlere geldi ki bu sıkıcı bir ihtimal.

Dördüncü ihtimal onların kanında bir miktar greenseerlik olması.


#12

Starklardaki warglık özellikleri warg kralının soyundan geliyor. Bu kral ormanın çocukları ile bir oluyor starklara baş kaldırıyor ama starlar Warg Kralını mağlup edip kızlarını alıyorlar muhtemelen bu kandan dolayı starklarda warglık var. Ama bu bağlamda blackwood haneside önemli bu hane warg kralinin hüküm sürdüğü yerin yakınlarında yaşıyorlar ve armalarıda zaten biraz degisik starklar tarafından o topraklardan sürülüyorlar starkların pek hane sürdüğünü görmedik bu adamlar ne yapmış olabilirlerde starklar bunları sürdü bunların doğrudan warg kralı ile kan veya başka yönden baglantılı olduğuna dair teoriler okumuştum bryden riversın bu yüzden en güçlü warg olduğunu söylüyorlardı (Hem ejder hem warg kanı) jon eğer tahmin edildiği kişi ise onda da bu özellikler ortaya belki çıkar.
İyi forumlar


#13

Hee bak evet, bu mantıklı. Sonuçta bu ikisinden doğacak deniyor, değil mi? Doğal olarak ilk doğan çocuğun AA olduğunu farz edecekler ki ben hep merak ederdim, neden Rhaegar’a Son Ejderha deniyor, bundan mı kaynaklı acaba? Bence lakabında da var bir şeyler, bir şey denmeye çalışılıyor olabilir.

O videoyu izledim, Valirya ile ilgisi olmadığını söyledi yazar, bu iki hanesinin. Yine de aile köklerinde ejderha kanı yahut benzeri bir şey olabileceği fikrine ben de kanaat getirmiştim, yani evet mümkün.

Yalnız şöyle bir şey var ilk ünlü kehanetçi olan şu kıyameti rüyasında gören kız safkan Targ idi, ilk insan vs. yoktu kanında. Ayrıca 2. Daemon Blackfyre da kehanetler görüyor ama onda da ilk insan kanı yok; büyükanne ve babası da safkan targ, babası da… Yani bu yönden bakınca İlk İnsan kanı eklenince tetikleniyor düşüncesi çürüyor. Neyse aslında neden görüyorlar şeklinde bir soruya cevap aramanın manası da pek yok, videoya söylüyor diye yazmıştım; birebir önem arz ettiğini pek sanmıyorum.

Hayır, kendisi oralı. http://awoiaf.westeros.org/index.php/Melisandre#History

Jon, Neşe Kulesi’nde doğdu, o da Dorne topraklarında. Yaz Kalesi yangın ile birlikte yok oldu ve Fırtına Topraklarında. Prensin oraya götürmesi ilk başta mantıklı gelebilir aslında; kimse onu orada aramaz. Akla gelecek ilk şey ya Kızıl Kaleye gittiği(Brandon hemen oraya gitmişti) ya da Ejderha Kayasına gideceğidir. Dorne ise en son akla gelecek yerlerden, Arthur’un ailesinin arazisinde saklandılar, yakın dostu sonuçta. Aslında kendi çapında esprili bir durum da evi terk etsek yahut kaçsak ilk gideceğimiz yer en yakın arkadaşımızın evi olur. :smiley:

StarWolf haklı olabilir diye düşünüyorum bu konuda. Prensin doğumu, AA kehaneti ve ejderha çıkarma meselesi… Asshai kehanetlerinde ne diyor? AA, tuz ve duman içerisinde doğacak… taştan ejderhaları uyandıracak… ışıkgetireni alevlerin arasından çekecek ve Ötekiye karşı savaşacak…

Haliyle doğacak çocuğun AA olduğuna inandılar ise onun doğum anından daha iyi bir zaman olamaz ejderhaları yeniden uyandırmak için, değil mi? :slight_smile:

Harrenhall’u yapan ve orada ölen ailenin kökleri vs. düşünülür ise bence oranın havasından suyundan ziyade Yüzler Adası ile ilgili bir şey ki o bölge zaten kuzey güçlerinin etkisi altında, kızılcıkların güçlerinin orada her daim etkili olmadığını gördük, Yüce Yürek söyledi “burada eski ilahlar hüküm sürüyor, burada alevlerinde bir şey göremezsin.” diye… Gerçi ben merak ediyorum Melisandre Sur’da nasıl görüyor? Sur’un kendisine has bir olay mı acaba?

Çeviri için bir kişi daha bulsak 3’e böleriz, 3 bölümden oluşuyor zaten. Hızlı biter. :slight_smile:

Targaryenlar en güçlü aile değil ama en güçlü ailelerden, zaten o zamanlar en güçlüsü bu diye bir aile de yok en güçlüler arasında rekabet var, Targlar da bunlardan biri. Hatta onlar terk edince rakipleri alaya falan alıyorlardı ama en son gülen iyi güler… Neden bu kehanet bu aileye verilmiş? Güzel soru, AA bu aileden çıkacağı için olabilir mi? Lakin neden bu aile? Neden başka bir ejderha lordu hanesi değil? Sonuçta başkaları da var kurtulan aslında hatta Westerosta küçük bir aile de var valiryalı… Ben bunu Duygu ile de tartışmıştım ama o pek olası bulmamıştı; Targ hanesinin soyu ilk AA’ya dayanıyor olabilir mi diye düşündüm…

En büyük sebep bu, evet. Lakin Stark olmayanlarda da olduğunu gördük.

Blackwood da ilginç ailelerden biri. Belki yenilmelerine rağmen Starkları tanımak istememişlerdir ve onlar da bir haneyi yok etmektense sürmeyi daha uygun bulmuştur. Var mı Stark tarihinde köküne kadar yok ettiği bir hane?


#14

resim

Hocam kitapta en en güçlülerden biri olmadığı yazıyor net bir biçimde. Yani kaçmasıyla rahatlatacak rakipleri var. Medeni hukuktan 30 alan bana karşı medeni hukuktan 25 alan Necdet ciddi bir rakip mesela.


#15

evet ama targlar o zamanlar valyria da büyünün yakınındalardı.daena dan sonra maekar’ın çocuklarına kadar-ejderhalarda ölmüşken- onlarda büyüye ya da ejderha rüyalarına yakın birşeyler göremedik.

demek istediğim ateşle büyü yapmayı volantisteki tapınakta öğreniyor ateşi okumayı filan.kendisi povunda küçük bir kızken tapınağa ilk girdiğimde şöyle şöyle oldu diyor.

karıştırmışım pardon :blush:

sirius ve james potter gibi :slightly_smiling_face:


#16

Acaba Brynden Rivers’ tan önceki 3 gözlü kuzgun kimdi.


#17

Şimdi baktım, doğru. Nedense en güçlülerden biri diye aklımda kalmış. Teşekkürler…


Her büyünün kaynağı farklı ama… GoT evreninde büyü ve mistizm biraz karışık ama şu ana kadar edindiğim izlenim çeşit çeşit büyü ve bu büyülerin de farklı kaynakları olduğu yönünde. Örneğin Valirya ve Kızıl Rahipler kan ve ateşe dayalı… Kuzey ise en gizemlisi, Büvet Ağaçları aracılığı ile kendilerine has mistik güçleri var, büyü demek pek doğru değil gerçekten. Yine de büyülü bir şey. Güneyde kuzey; kuzeyde güney güçleri pek işlemiyor gibi bir durum var desem tam doğru yahut yanlış olmaz ama sen anladın inşallah demek istediğimi. :stuck_out_tongue:

Şimdi warg olmak için kanında bu büyünün olması gerekiyor ve bu da Ormanın Çocuklarına has bir şey. Lakin zaman içerisinde bu ormanın çocukları ile aynı coğrafyayı paylaşan İlk İnsanlar arasında da görünmeye başlıyor. Neden? Kimse bilmez.

Ejderha sürebilmek için de Valirya kanı taşıman gerekiyor, besbelli ki kanlarında bir büyü söz konusu ve dahası ejderhalar da zaten büyünün ana kaynaklarından biri olarak sunuluyor. Nitekim ender de olsa Targ hanesi içerisinde ateşe dayanıklılar çıkıyor. Buna rağmen ejderhalar öldükten sonra bile Ejderha Rüyaları görülmeye devam ediliyor ve bunun İlk İnsan kanı taşıması ile alakalı olmadığını verdiğim örneklerden gördük. Bununla ilgisi olaydı hepsinin kanında bir yerden İlk İnsan kanı olurdu. Yahut her ilk insan kanı taşıyanlarda warg/yeşil gören yeteneği görürdük ama öyle değil. Tully Hanesinde hiç böyle birinden bahsedilmez misal yahut diğerlerinden… Bence eski inanca sahip olmakla ilgisi var. Eski güçlere inanmıyorsan, tapmıyorsan sana bu yetenek verilmiyor gibi sanki. Blackwood hala eski inanca sahip nehir topraklarında ve Kan Kuzgun’unda yeşilgören yeteneği çıktığını ve çok güçlü olduğunu gördük. Jon bir Targ ama anası Stark ve kendisi bir warg.

Bir şey daha fark ettim geçenlerde; Sur ötesinde de Büyük Öteki’nin güçleri etkin; orada ölür isen bir ww’nin gelip seni diriltmesine vs. gerek yok; doğrudan diriliyorsun ama dirilme zamanı belirsiz. O topraklarda da öyle bir güç var işte. Sur ve kuzeyde de eski ilahlar ağırlıkta(hatta büyük ötekiyi bile kuzeyin güçlerinden sayabiliriz herhalde, kaç bin yıldır orada çünkü). Nehirova’nın da bir noktasından sonra güçlerini kaybediyorlar ama görüyoruz ki onların olduğu yerde Thoros alevlerinde bir şey göremedi, engel oluyorlar. Yine de daha önce de söylediğim gibi Sur’da Melisandre nasıl gördü alevlerde? Büyü gücü nasıl artıyor? Sur’a has bir şey sanırım bu. Belki Sur’daki büyü buz ve ateş güçleri karışımıdır? Reedler “Buz ve Ateşe yemin olsun” diye sadakat yemini ediyorlar.

Kendi POV’unu okudum ama göremedim Volantis diye? Viki’de de Volantis ile ilgili bir şeyden bahsetmiyor.

Melisandre büyüyü basit ve kolay bir şeymiş gibi anlatmıştı. Jon ve Mance’in büyünün zorluğunu ya da Melisandre’ye nelere mal olduğunu bilmelerine gerek yoktu. Bu, Melisandre’nin uzun zaman önce Asshai’de öğrendiği bir dersti; büyü ne kadar zahmetsiz görünürse, insanlar büyücüden o kadar çok korkardı.


#18

kızıl tapınağı sadece volantis te sanıyordum bir bilgi yanlışı olmuş kusura bakma.ama melisandre küçük bir kızken tapınağa satılıp rahibelik eğitimi alıyor kitapta da bahsediyor.sadece büyüyü orada mı öğreniyordu şu an emin değilim.
melisandre

çıkarımların çok mantıklı aslında ama benim varmaya çalıştığım nokta zaten bu buz ve ateş meselesi.jon’un önemi bir taraftan-henüz kanıtlanmamış olsa da- buz ve ateşin şarkısı olmasında.yoksa seri içinde bir kurt ve bir ejderha olmasının bizim açımızdan pek bir önemi yok.onu diğerlerinden ayıran,vadedilmiş prens yapan şey bu iki kanın birleşiminin damarlarında akması.dany saf ejderha olmasına rağmen bir kerelik yanmamasından veya çoğunu ilk kitapta gördüğü ejderha rüyalarından başka bir şeyi yok.ama jon’un içinde güç var.bu güç herneyse onu, çok güçlü bir varg ve bir yeşilgören olan bran’dan bile ayırıyor.onu binlerce insanın içinden sıyırıp vadedilmiş prens yapıyor.çünkü kanı ejderhanın(ateş) ve kurtun(buzun) kanı.muhtemelen kuzeyde ilk insanların kanını -warg kralımıydı-en güçlü taşıyan haneyle valyria’nın saf kanını en güçlü taşıyan haneden doğan kanında gerçek güç olan biri.dayne’lerin kanında muhtemelen büyü var-mor gözler gümüş saçlar-(warglıkta olabilir,bilemiyoruz),blackwoodlarda da muhtemelen ilk insanların warg gücü var.yani ejderha büyüsünün aksine saf olmasalarda nesilden nesile aktarılabilen ve gücünü koruyan güç.muhtemelen ejderhaların ölmesiyle birlikte ve ateş inancından uzak kalıp 7’yi kabul eden zayıflamış targ kanındaki güç evlilik sonucu doğan çocuklarda diğerlerinden daha fazla oluyor.tabi bu benim düşüncem :blush: bence ya böyle, ya da Allah’ın işi :rofl:


#19

Nehir Toprakları’ nda Tanrı Gözü ve Yüzler Adası var, buralardaki büyü gücünü de hesaba katmak gerekiyor.


#20

Birden fazla yerde mevcut. Doğrusunu söylemek gerekirse ‘köle’ tabirine de rast gelmedim POV’da, dizinin etkisinde kalarak köle diye yazılmış galiba.

Asshaili Melisandre kendisi için korkmuyordu. R’hllor onu korurdu.

Kadın buralı ve doğal olarak buradaki tapınaktan eğitim aldığı açık; başka bir yere gidip öğrenmesinin manası yok sonuçta. En karanlık ve gizemli büyüler Asshai ve Gölge Topraklarına aittir, Volantis’e değil. :slight_smile:

Bran’dan ayıracak kadar güçlü bir warg yaptığını sanmıyorum, Bran, komada iken tüm dünyayı görebiliyordu; bir çeşit astral seyahat yaparak görmüştü, Jon ile de konuşmuştu ve Hodor’u warglayabiliyor. Bütün bunları da daha eğitim almamış iken yapıyor, bence Bran şu an 6 Stark çocuğu arasında warg/yeşilgören olarak en güçlü kişi.

Jon’a gelince… Bran’dan sonra en güçlü olan kendisi gibime geliyor. Çünkü kurt rüyalarının gittikçe güçlendiğinden, hatırladığından bahsetmesinin yanı sıra diğer tüm kurtları rüyasında warglayıp görüyor neler yapıyor, hepsini ziyaret etmişti 5. kitapta. Hayalet ile olan bağı da bir hayli güçlü durumdaydı; kurdun öfkesini, yediği yemeği, ağzındaki kanın tadını vs. her şeyi hisseder oldu. Bildiğimiz kadarıyla Bran’da böyle bir etki daha görmedik.

Jon’un Warg Kralı/Stark Kralları ve Valirya Ejderha Lordlarının kanını taşıması şüphesiz kayda değer bir güç barındırıyor kanında, bir önemi olmamasını düşünemeyiz. Onun AA olduğu düşüncesi üzerinde bir hayli duruyorum(ayrıca biraz da temenni :slight_smile: ) ama başka şeyler bile çıkabilir… Bilemiyoruz.

Targların ejderha rüyalarının inançları ile ilgisi olduğunu sanmıyorum; onlar zaten Işığın Tanrısına inanmıyorlar ve bu evrende de bir ilah var ise o R’holler ve Büyük Öteki gibi… Hatta belki kuzey ilahlarını bile katabiliriz, emin değilim. Belki kuzey gücü dediğimiz bile Büyük Öteki’nin kendisi olabilir.

Fakat Warg olmanın İlk İnsan Kanı dışında kuzey inancı ile bağı olduğuna dair bir düşüncem var. Bir hanede inanç işlemez iken 2.de neden işler, ona verebileceğim tatmin edici bir cevap var diyemem aslında. Belki birinin inancının sahte diğerinin gerçek olması? Belki R’holler’ın en başta Targ Hanesini seçip, korumaya almış olması vs. olabilir; neden? AA ejderha kanı taşıyacak ve şu an yegane ejderha lordu hanesi Targ(diğer küçük aileyi saymıyorum).

Blackwood Hanesi hala eski inanca sahip, 7’ye inanmıyor ama Tully yeni inanca geçmiş. Aynı bölgenin insanları ve aynı köklere dayanıyor ama birinde warg yeteneği var iken diğerinde yok… Bu yüzden inanç meselesine bağladım. Çünkü bir inancı terk eder isen kaynağını kesmiş, vazgeçmiş olursun ama öbür türlü bağların devamlı güçlenerek devam eder. Yani düşünsene reddettikleri inancın güçleri ne diye öyle bir haneye yetenek versin? Demi? :smiley:

Orada zaten var güç, bu sayede kuzeyin güçleri hala bu bölgede etki sahibi olabiliyor. Onu yukarıda belirtmiş olmam gerek yorumlarda bir yerde.