Şarkı Sözleri ve Çevirileri

#1

Forumuda biraz böyle neşelendirelim , herkes sevdiği bir parçanın şarkı sözlerini paylaşsın.

[i]Alone at night
I feel so strange
I need to find
All the answers to my dreams

gece vakti yalnızım
öylesine tuhaf hissediyorum
bulmaya ihtiyacım var
rüyalarımın tüm cevaplarını

When I sleep at night
I hear the cries
What does this mean?

gece, uyurken
ağlamalar duyuyorum
ne demek oluyor bu?

I shut the door and traveled to another home
I met an older man, he seemed to be alone
I felt that I could trust him
He talked to me that night;

kapıyı kapattım ve başka bir eve doğru yola çıktım
yaşlı bir adamla karşılaştım, yalnız görünüyordu
ona inanabileceğimi hissettim
o gece benimle konuştu

“Lad did you know a girl was murdered here?”
"This fatal tragedy was talked about for years"
Victoria`s gone forever
Only memories remain
She passed away
She was so young

"delikanlı biliyor musun burada bir kızın öldürüldüğünü? "
"bu korkunç trajedi yıllarca konuşuldu "
victoria sonsuza gitti
sadece anılar kaldı geriye
o geçip gitti
o çok gençti

Without love
Without truth
There can be no turning back

aşksız
gerçeksiz
geri dönüş olamaz

Without faith
Without hope
There can be no peace of mind

inançsız
umutsuz
huzur olamaz

As the night went on
I started to find my way
I learned about a tragedy
A mystery still today

gece devam ederken
yolumu bulmaya başladım
bir trajedi hakkında bir şeyler öğrendim
bugün hala sırrım olan

I tried to get more answers
But he said, “Youre on your own" Then he turned away and left me As I stand there all alone He said, "Youll know the truth
As your future days unfold”

daha çok cevap almayı denedim
ama o dedi ki "sen kendi başınasın"
sonra dönüp gitti ve terketti beni
orda yalnız başıma dururken
dedi ki: “gerçeği bileceksin
geleceğin açığa vurulurken”

Without love
Without truth
There can be no turning back

aşksız
gerşeksiz
geri dönüş olamaz

Without faith
Without hope
There can be no peace of mind

inançsız
umutsuz
huzur olamaz

“Now it`s time to see how you died. Remember that death
is not the end but
only a transition.”

“şimdi senin nasıl öldüğünü görmenin zamanıdır. ölümün son olmadığını, sadece bir geçiş olduğunu hatırla.”[/i]

#2

[video=youtube]http://www.youtube.com/watch?v=u1held3PDOE&feature=related[/video]

Herr Mannelig
All’alba, prima che il sole sorgesse [at dawn before the sun rose]
E gli uccelli cantassero la canzone [and the birds sang the song]
La donna del troll con lingua falsa [the woman of the troll with false]
Et ingannevole propose al signore: [and deceptive voice proposed the gentleman]

Herr Mannelig
Şafakta, güneşin yükselmesinden önceydi
Ve kuşlar şarkılarını söylüyorlardı
Bir trol kadını yanlış bir dil ve aldatıcı bir sesle
Bir beyefendiye teklif etti

Herr mannelig, herr mannelig mi vorrei sposare [herr mannelig, herr
Mannelig will you want to marry me]
Per tutto quello che io ti darè? [for all that i will give to you?]
Se vorrai, rispondi solo si o no [do you want to, simply say yes or no]
Farai così o no? [will you do it or not?]

Herr mannelig herr mannelig benimle evlenmek ister misin
Sana vereceğim tüm şeyler için
Eğer istiyorsan sadece evet veya hayır de
Yapacak mısın yoksa yapmayacak mısın?

[b]Ti darè i dodici mulini [i will give the twelve flour mills to you]
Che stanno tra tillo e terno [that are between tillo and terno]
Le macine sono fatte del più rosso rame [the grinders are made of the
Most red copper]
E le ruote sono cariche d’argento [and the wheels are loaded with silver]

[b]Sana on iki değirmen vereceğim
Tilo ve terno arasında
Öğütücüleri en kırmızı bakırdan yapılmış
Ve çarkları gümüşle doldurulmuş

Herr mannelig, herr mannelig mi vorrai sposare [herr mannelig, herr
Mannelig will you want to marry me]
Per tutto quello che io ti darè? [for all that i will give to you?]
Se vorrai, rispondi solo si o no [do you want to, simply say yes or no]
Farai così o no? [will you do it or not?]

Herr mannelig herr mannelig benimle evlenmek ister misin
Sana vereceğim tüm şeyler için
Eğer istiyorsan sadece evet veya hayır de
Yapacak mısın yoksa yapmayacak mısın?

Se tu fossi una donna cristiana [if you pit one christian woman]
Riceverei volentieri regali così, [i would gladly receive gifts for it]
Ma io so che sei il peggiore troll [but i know that troll is six times worse]
Figlio degli spiriti maligni. [a son of the malignant spirits]

Eğer hıristiyan bir kadın olsaydın
Hediyelerini memnuniyetle kabul ederdim
Ama biliyorum ki sen en kötü trollsün
Kötü ruhun oğlusun

Herr mannelig, herr mannelig mi vorrai sposare [herr mannelig, herr
Mannelig will you want to marry me]
Per tutto quello che io ti darè? [for all that i will give to you?]
Se vorrai, rispondi solo si o no [do you want to, simply say yes or no]
Farai così o no? [will you do it or not?]

Herr mannelig herr mannelig benimle evlenmek ister misin
Sana vereceğim tüm şeyler için
Eğer istiyorsan sadece evet veya hayır de
Yapacak mısın yoksa yapmayacak mısın?

#3

[video=youtube]http://www.youtube.com/watch?v=ZGoWtY_h4xo[/video]

Look into my eyes, you will see
Gözlerimin içine bak, göreceksin

What you mean to me
Benim için ne ifade ettiğini

Search your heart, search your soul
Kalbini araştır, ve ruhunu

And when you find me there you’ll search no more
Ve beni bulduğunda daha fazla araştırmayaksın

Don’t tell me it’s not worth tryin’ for
Bana bunun denemeye değer olmadığını söyleme

You can’t tell me it’s not worth dyin’ for
Bana bunu ölmeye değer olmadığını söyleyemezsin

[Nakarat]
You know it’s true
Biliyorsun ki bu doğru

Everything I do, I do it for you
Her şeyi yaparım, senin için yaparım

Look into my heart, you will find
Kalbimin içine bak, bulacaksın

There’s nothin’ there to hide
Orada saklayacak bir şey olmadığını

Take me as I am, take my life
Beni olduğum gibi al, hayatımı al

I would give it all I would sacrifice
Hepsini verirdim, feda ederdim

Don’t tell me it’s not worth fightin’ for
Bana bunun savaşmaya değer olmadığını söyleme

I can’t help it there’s nothin’ I want more
Elimde değil, daha fazla istediğim bir şey yok

[Nakarat]

There’s no love, like your love
Senin aşkın gibi hiçbir aşk yok

And no other could give more love
Ve başka kimse daha fazla aşk sunamaz

There’s nowhere unless you’re there
Eğer sen orada değilsen hiçbir yer yok

All the time all the way
Her zaman ezelden ebede

Don’t tell me it’s not worth tryin’ for
Bana bunun denemeye değer olmadığını söyleme

I can’t help it there’s nothin’ I want more
Elimde değil, daha fazla istediğim bir şey yok

I would fight for you I’d lie for you
Senin için dövüşürdüm, senin için yalan söylerdim

Walk the wire for you, ya I’d die for you
Senin için telde yürürdüm, evet senin için ölürdüm…

#4


Karekterinden Belli Senin Ağzın Ne Sölüyor
Özün Ayrı Sözün Ayrı Yüreğin Ayrı Oynuyor
Olmuyor Olmuyor Delikanlı Adamsın Sana Hiç Yakışmıyor

Yüz Üstü Düşersin Yere Dağılırsın Paramparça
Yer Yüzünde Gezemezken Kuş Olursun Havalarda
Seni Gören Selam Vermez Halinden Utansana
Senin Aklın Sana Yetmez Sen Haklısın Sana Kalsa

Onbeş Kişiye Saldırdım Vurdum Vurdum Saymadım
Yumruk Yedim Durmadım Yere Düşdüm Caymadım
Tek Başıma Savaştım Hepsini Yerden Topladım

Karekterinden Belli Senin Ağzın Ne Sölüyor
Gözün Ayrı Dilin Ayrı Yüreğin Ayrı Oynuyor
Olmuyor Olmuyor Delikanlı Adamsın Sana Hiç Yakışmıyor

Yüz Üstü Düşersin Yere Dağılırsın Paramparça
Yer Yüzünde Gezemezken Kuş Olursun Havalarda
Seni Gören Selam Vermez Halinden Utansana
Senin İçin Be Gardaşım Bu Kavgamda Bu Sevdam Da

Onbeş Kişiye Saldırdım Vurdum Vurdum Saymadım
Yumruk Yedim Durmadım Yere Düşdüm Caymadım
Tek Başıma Savaştım Hepsini Yerden Topladım