Serideki Kralların ve Kraliçelerin Motivasyonlari

Gerçek Kral Meselesi başlığında krallar ve motivasyonları konusuna giriş yaptim. Bu sebeple ayri baslik acmaya karar verdim. Serideki tüm kralları ve kraliçelerin motivasyonlarını incelemeye karar verdim. (Bazı kraliceleri ve kralları yazmayacağım. Yani Tommen Baratheon, Dalla, Alanys Harlaw ve Jeyne Westerling hakkında ne yazabilirim ki?)

Robert Baratheon
Telkin: Nişanlısının kaçırılması üzerine adaletin yerine gelmesi için tahtı almak
Gerçek sebep: Nişanlısın kaçırılması sebebiyle gururunun yaralanması ve kaçıran adamın hanesini yok ederek gururunu tamir etmek istemesi

Cersei Lannister
Telkin: Yıllarca cinsiyeti sebebiyle eline direk olarak verilmeyen gücü alıp bunu zamanında kendisine gücü vermeyenlerden intikam için kullanmak
Gerçek sebep: Telkin ile aynı. Cersei’nin kendine “bu konuda” dürüstlük gibi seride nadir bulunan bir özelliğe sahip.

Joffrey Baratheon
Telkin: Tahtın onun hakkı olması
Gerçek sebep: Tacın ona verdiği güç ile insanlara istediği gibi işkence edebilme arzusu

Robb Stark
Telkin: Babası için adalet almak
Gerçek sebep: İlk başta gerçekten telkin sebebi. Sonrasında bağımsızlık ve güç arzusu.

Balon Greyjoy
Telkin: Bağımsızlık arzusu
Gerçek sebep: Eski usulün kalkması ile limanı olan diğer demirdoğumlu hanelerinin kendi hanesini geçmesi nedeniyle eski usulü geri getirerek güç kazanmak

Renly Baratheon
Telkin: Güç istemesi
Gerçek sebep: Telkin ile aynı. Renly de kendine dürüstlerden.

Stannis Baratheon
Telkin: Tahtın onun hakkı olması
Gerçek sebep: Ağabeyinin gölgesinde kalışını kendine ait bir güç kazanarak sonlandırma isteği ve yıllarca verdiği emeğinin karşılığını alma isteği

Daenerys Targaryen
Telkin: Tahtın onun hakkı olması
Gerçek sebep: Ağabeyinin ona yıllarca uyguladığı baskının güç kazanırsa kendisine tekrar uygulanamayacağı düşüncesi ve tahtın onun ev ve aile arayışını dolduracağı umudu

Margaery Tyrell
Telkin: Ailesine güç kazandırmak
Gerçek sebep: Kraliçe olmanın ona getireceği güç ile zevk ve sefa içinde yaşamak

Aegon Targaryen
Telkin: Tahtın onun hakkı olması ve kardeşi ve annesi için adalet arayışı
Gerçek sebep: Emir verme arzusu

Selys Florent
Telkin: Tahtın kocasının hakkı olması ve tanrısına hizmet tutkusu
Gerçek sebep: Yıllarca kocası ve diğer insanlar tarafından hor görülmesini insanlara emir yağdırabilecek güce kavuşarak bastırma isteği

Euron Greyjoy
Telkin: Bilinmiyor
Gerçek sebep: Bilinmiyor (@alpaltu demir doğumlu destekcisi sensin. Senin bir yorumun var mi?)

Mance Rayder
Telkin: Bağımsızlık ve eğlence arayışı
Gerçek sebep: Özgür halkı kurtarmak

//Unuttuğum kral veya kraliçe varsa söyleyin, ekleyeyim

6 Likes

Karakterleri güzel anlatmissin

1 Like

Euron’u anlatamadim. Adam tam bir sır küpü.

Onu anca Martin anlatabilir :joy::joy:

1 Like

Stannis te aşırı hata yapıyorsun Stannis abisinin gölgesinde kaldığı için aşırı sert ve kanunlara bağlı kalıyor ama gerçek sebebi güç arzusu değil eğer joffrey nin gayrimeşru olduğunu dusunmese joffrey nin en sadık adamı olur

Çünkü telkin edecek bir şeyi olmazdı. Gerçi Joffrey’in krallığını kabul etmesi durumunda ellik isteyebilirdi. Robert döneminde istediğini biliyoruz. (Gerçi istediği emeklerinin karsiligiydi. Haklı istek. Bak bunu ekleyebilirim Stannis’e) Ama ellik Tywin’e verilir, o da hakkı yendiği için sinir olurdu ama kalkıp isyan etmezdi Çünkü telkin kaynağı yok.

Eğer güç arzusu olan bir adam olsa idi demir bankası ile anlaşmak için son dakikayı beklemez lordlarina renly gibi davranır arazi dağıtır gönül alır.

Stannis’in insan ilişkileri sorunlu. Davos, Melisandre ve kızı dışında herkesten nefret ediyor. Yoksa milletin suyuna gitmeyi bilse şimdi tahtta o oturuyor olurdu

Şimdi alıntıları bulamadım o yüzden destekleme yapamam ama ben Euron’un Uzun Gece’nin gelmesini istediğini düşünüyorum. Konuşmaları, kehanet , büyü vs.olayı hakkında bilgi sahibi oluşu falan beni bu düşünceye itiyor. Vic Euron’a “ne istiyorsun ?” Diye soruyordu ,Euron ise “dünyayı” diye yanıtlıyordu. Tanrıları öldürdüğü görü falan vardı. Bu adam yıkım getirip her şeyi kendine almak istiyor gibi duruyor. Eski Usül hesabı yani. (Zaten bilinen şeyleri söyledim farkındayım. Euron hakkında net yorum yapmak fazlasıyla zor geliyor. Konusu açıldıkça farklı yorumlar yaparım.)

1 Like

“güç arzusu” olduğu hissiyatı sende doğuran eylem veya sözü ne oldu?

Robb ile sorum aynı, bunu düşündüren nedir?

Şu adamı çözen beri gelsin. :smiley:

@Chrollo_Lucilfer Sen Stannis’i biraz eksik tanımışsın diye düşünüyorum. Stannis içten içe çok büyük öfke ve yer yer kin duyan biri, en başta ağabeyi Robert olmak üzere bir çok kişiye. Stannis, benim meşru piç dediğim; meşru doğumlu olmasına rağmen başta ailesi ve çevresi tarafından piç muamelesi gören, ötelenen bir karakterdir. Bir diğeri de cüce olduğu için Tyrion. Onun motive kaynakları da aşağı yukarı Stannis ile benzer.

Stannis’in “hak benim!” sözü, temelde gerçekten hak onun olduğu için ama bir diğer yandan da içindeki bu hırs-ötelenmenin getirdiği öfkeyi artık bu “hak talebi” sayesinde dışa vurmanın iyi bir yolu olduğu için. Stannis kendisini bildi bileli sürekli içindeki hırs ve öfkeyi bastıran biri… Bunu serbest bırakma imkanı bulduğu anda koy verdi gitti. Sana bir başlık atmıştım, orayı bir oku.

:wink::wink::wink::wink::wink::wink::wink::wink::wink::wink::wink::wink::wink:

1 Like

Kral olmayı kabul etmesi. Renly veya Stannis’i destekleyerek de Ned’in intikamını alabilirdi. Illaki kral olmasına gerek yoktu ki Ned kral olmasını onaylamazdi yaşasaydı

Tyrion’a cyvasse oynarken gösterdiği tavırlar. Oyun aletlerini yere devirip Tyrion’a toplatmasi. Sırf oyunu kaybetti diye.

Olabilir, buna rağmen olayı salt güç arzusu gibi görmek de pek doğru mu emin değilim. Sonuçta Lord Stark olarak oradaydı ve Kuzey halkı artık Güneylilere itaat etmek istemedi; ben olsam ben de kraliçe ilan etselerdi, kabul ederdim ama bu, güç arzum yüzünden olmazdı; artık Güneylilere itaat etmek istememe(zira hiç hayrını görmedim ki babam da güneyliler yüzünden öldü, başlarım stannis’in kral hakkından misal yemişim yani babamdan daha önemli değil ki bu herif babamı umursayan bir bile değil) de yeterli bir nedendir. Robb kral olmak için bir şeyler yapsa “güç arzusu” derim ama birileri çıkıp onu “güneylileri istemiyoruz, inancımızdan olmayanı istemiyoruz” diyerek kral ilan ederse durum güç arzusundan çok başka bir şey olur.

Robb daha orduyu güneye indirmeden önce sorumluluk altında çok ezilmişti de ağlamıştı Bran ile birlikte. Bence güç sahibi olmaya çok hevesli değil. İlk başta babası için güneye inmiş iken daha sonra babadan daha fazlasını; koca bir krallığı üstüne yüklediler… Hazır olmadığı aşikardı; 1 senede kuzeyi de hayatını da kaybetti. Pek zevkini sürme şansı da olmadı kral olmanın ve güç sahibi olmanın ama illa ki kafasına taç taktıklarında hoşuna gitmiştir ama kuzeyliler, güneylilere benzemiyor hükmetme; gördün yeri gelince efelenirler krala bile :smiley:

Bu kadar basit bir olaydan “emir verme arzusu” demek doğru bir bakış açısı değil. Bu, sadece onun hala olgunlaşmamış kibirli bir oğlan olduğunu gösterir, o kadar.

Salt güç arzusu demedim. Bağımsızlık ve güç arzusu dedim. Aslında sana sunulan gücü kabul etmek güç arzun var demektir. Güç sunulmadan güç isteyenler kadar yoğun değildir ama vardır. Bu Stannis’in ağabeyinin gölgesinden kurtulma çabası gibi. Asıl sebebin o olduğunu kendisi dahi bilmiyor. Robb için de bu geçerli. Muhtemelen farkında bile değildi ama bu olmadigi anlamına gelmez. Bir Cersei değil ama var. Gücü kabul eden her karakter ya güç arzusu taşıyordur ya da ikinci bir seçeneği yoktur. Robb’un vardı. Aslında bakarsan Mance haric hepsinin vardı.

Bu aralar Henry VIII’in hayatını araştırıyorum. (Kendisi Aegon IV’un esin kaynagidir) Birkaç benzerlik yakaladım. Aegon’un kibri geçmeyecek. Bu kibirli parlak çocuk emir vererek kendini tatmin eden bir canavara dönüşebilir, tabi o kadar uzun yaşarsa.

“hırs” kelimesini tercih ediyorum bunun için aslında… “güç arzusu” hırs temellidir ama her hırsı olan güç arzuluyor, demek değildir. Robb da diğer karakterler kadar hırslı biri. Jon da hırslı ama güç arzusu olan biri değil fakat kafasına taç takınca bunu kabul eder.

Olabilir, kibir 3 günde geçen bir şey değildir hatta 100 yaşına gelsen bile . Sonuçta yaştan ziyade zihnen olgunlaşma meselesi…

Tanrılar merhamet edin,bir adam neden kral olmak ister?Herkes Kuzey Kralı,Kuzey Kralı diye bağırırken kendime dedim ki… kendime yemin ettim ki…iyi bir kral olacağım;babam kadar onurlu,güçlü adil,dostlarıma sadık ve düşmanlarımla yüzleştiğimde cesur… ama şimdi dostumla düşmanımı ayırt edemiyorum. Her şey nasıl bu kadar karıştı?

Bu bile aslında istemediğini gösteriyor bence abla

1 Like

Yani işte… Sorumluluk çok fazla, Robb hazır değildi. Lord iken bile hüngür hündür ağladı bu oğlan.

1 Like

Her zaman reddedebilirdi. “Ben babam gibi onurluyum. Baratheonlara diz cokecegim” diyebilirdi. Robb’un böyle deme sebebi yönetmeyi becerememiş olması (zaten 15 yaşında çocuk için fazla ağır bir yük bu) Bu yükü taşıyamadı ve şimdi gücü istediği için pişmanlık duyuyor. Güç ile bir şeyleri düzelteceğini umdu ama diyarı kanatanlar biri oldu. Nehirliler, kurtlardan aslanlardan nefret ettiği kadar nefret ediyor artık.

Aynen zaten sen gibi düşünüyorum alıntıyı desteklemek için attım :joy:
@ElissaFarman Kuzeyli adamlar soyadı Stark diye hemen razı olmadı. Umber mesela. Bu adamların saygısını kazanmışken ve kral ilan edilmişken reddetseydi onların gözünden düşerdi bence.

1 Like

Kuzeyi yönetmek kolay değildir, Güneylilere benzemezler. Saygılarını yitirir isen anında gözden düşersin ve itaatsizlik ederler; bkzn: Karstark.

1 Like