Stark Tehdidi "Kış Geliyor"

Kuşkusuz ASOIAF ve GoT için en ünlü söz “Winter is coming” oldu. Oldukça güçlü bir tınısı olduğu da bir gerçek. En başından beri Starkların bu ünlü sözünün Ötekiler’in tekrardan geldiğine dair bir uyarı olarak yorumlamıştım.

Eğer bu yorumlama tamamen doğruysa şöyle bir resim karşımıza çıkıyor.

İlk Uzun Gece’de Ötekilerin; Gece Nöbeti/İlk İnsanlar + Son Kahraman ve Çocuklar’ın ittifakı ile kuzeyin ötesine geri püskürtüldüğü ile ilgili hikayeler anlatılır. Lakin dikkat edersek görünüşte gerçek bir manada zaferden bahsetmekten çok uzağız, dahası (muhtemelen) o zamandan beri Starkların “Kış Geliyor” sözünü söylemeleri bile Starkların gözünden de bunun bir zafer olmadığını, öyle yahut böyle bir şekilde Ötekilerin geri döneceğini bildiklerini, görüyoruz.

Dikkat ederseniz düşünüyorlar demek yerine “biliyorlar” sözünü kullandım çünkü bu cümleyi 5000 yıldır aile sözü olarak kullanıp, herkesin duyacağından ve hatırlayacağından emin olmak istemişler. Alelade bir tahmin üstüne böyle köklü bir eyleme yeltenmezler idi herhalde? Bu durumda ister istemez Ötekiler ile olan savaş, özünde bazı okuyucuların iddia ettiği gibi “anlaşma” yoluyla mı sona erdi? diye merak etmiyor, değilim. Zira ortada zafer namına bir şey yok, sadece ertelenmiş bir olay var ve Starklar bunu çok iyi bildiğinden “Kış geliyor” diyerek, arkasından gelecekleri de işaret etmiş.

Hatta “Kış Gelecek” demek yerine “Kış Geliyor” demiş. Yani halihazırda en başından beri gelmekte olan, bu sürece girmiş bir olaydan bahsediyor. Bu da önemli bir ayrıntı diye düşünüyorum.

Yukarıdaki yorum dışında son zamanlarda farklı bir olası yorum da kafamda canlandı.

Stark Hanesi "Gizli Geçmişi" kuramı ve Starklara neden kış kralları deniyor? ❄️ sorusu gibi açtığım başlıklarda baya baya fikri olgunlaştırmaya başladım.

Ya Starkların ünlü “Kış Geliyor” sözü aslında sadece bir uyarı değil de bir tehdit ise?

Evet, efsaneleri biliyoruz ama efsaneler ve masallar %100 doğru da değil, bunu da biliyoruz. HBO’nun Uzun Gece/Kanlı Ay dizisi için yaptığı ilk resmi açıklamalardan biri hikayelerin tamamen doğru olmadığını; sandığımız gibi bir hikaye ile karşılaşmayacağımızı gözler önüne seriyor.

“Taking place thousands of years before the events of ‘Game of Thrones,’ the series chronicles the world’s descent from the golden Age of Heroes into its darkest hour. And only one thing is for sure: from the horrifying secrets of Westeros’s history to the true origin of the white walkers, the mysteries of the East, to the Starks of legend … it’s not the story we think we know.

Örneğin; Uzun Gece’nin 8 ya da 6 bin yıl önce Valyria’dan önce gerçekleştiği ve o dönemlerde Valyria’nın ünlü kılıçlarının da ortada olmadığı anlatılır iken yapılan açıklamaya göre Uzun Gece, 5 bin yıl önce, Valyria’nın ilk kurulduğu -emekleme- döneminde geçtiğini gördüğümüz gibi seride gördüğümüz kadarıyla Son Kahraman “ejderha çeliği” ile bir Öteki öldürmüş. Yani kitabı dikkatli okursak bile anlatılan resmi tarihin aslında çok güvenilir olmadığını gözler önüne seriyor.

Devam edelim.

Kurt Zamanı/Saati.
Buz.
Kış Geliyor.
Kış Kralları.
Kışyarı’nda her zaman bir Stark olmalı.

Starkların ünlü aile mirası kılıca neden Buz dediğini net bilemiyoruz, üstüne bir sürü yorum yapılıyor. Bu isim onlar için o kadar önemli ki gerçek Buz bir şekilde kaybolsa(?) bile onun yerine kullanılan 300-400 yıllık Valyria kılıcına da Buz ismi verilmiş.Demek ki isim çok önemli ve yaşatmaya devam ediyorlar. Kılıca “buz” ismi verilmesine sebep olarak düşünülen yorumlardan biri de Starkların Ötekiler ile olan bağlantısı, yani özünde Kış ile olan bağlantısı. Doğru ya da değil, tartışılır ve bu tartışma, kitaplar ya da dizi yayımlanana kadar bitmez. Lakin her şeyini kış kelimesiyle anlatan bir hanenin iş kılıca gelince Ötekilerin olduğu şey olan “buz” ile isimlendirilmesi düşündürücü, bunu herkes kabul eder. Ayrıca Dans sırasında Targ-Stark arasında yapılan anlaşamaya Buz ve Ateşin Anlaşması diyerek, Starkların tarafının “buz” olarak temsil edildiği gerçeğini de unutmamak gerekir.

Targaryen hanesinin ünlü sözü Ateş ve Kan bile özünde hanenin ateş ve kan ile olan bağına dikkat çekmek için kullanılıyor.( Ayrıca Valyria’da büyülerin ateş ve kan kullanılarak yapıldığı gerçeği de var.)

Neden Kışyarı’nda her daim bir Stark bulunmalı? Herhalde serinin en gizemli cümlelerinden biri; belki sadece basit bir şekilde Kışyarı’nın o haneye ait olduğunu ve başında bir Stark olması gerektiğini ifade eden alelade bir sözdür. Başka bir hane olsa böyle düşünmeye eğilimli olurdum ama kanında büyü olan ve gizemli köklere sahip bir hane olunca bu yorumu -yok saymamakla beraber- ikinci sıraya koyuyorum ve işin altında başka bir iş olsa gerek diye düşünüyorum.

Ne de olsa Kışyarı (muhtemelen) büyüler ile efsunlanmış; dört bir yanı Büvet Ağacının kökleriyle sarmalanmış; yeraltı mahzenlerinde kızgın ruhları İNTİKAM almasın diye bir demir kılıçla ruhları, mezarlarına hapsedildiğine inanılan Stark/Kış Krallarının yattığı bir yerden bahsediyoruz. Neyin intikamını alıyorsunuz? Bu sizce de sorulması gereken bir soru değil mi? Unutmayın ki GRRM, buz’u İNTİKAM olarak tanımlıyor.

Eski bir gelenek gereği, bir zamanlar Kışyarı Lordu olan ölülerin kızgın ruhları intikam almak için mezarlarından kalkıp gitmesin diye, her bir taş heykelin kucağına demir uzun kılıçlar konmuştu.Kışyarı’nın ilk lordları hüküm sürdükleri topraklar kadar sert ve acımasız adamlardı.

Hiç şüphesiz en azından Kışyarı’nda bir Stark bulunmadığı zaman Kuzey’deki düzenin bozulup, yolların bile tehlikeli bir hale geldiği ortada. Zira Starklar her daim Kuzeyde tam bir hakimiyet ve güvenlik sağlıyor; öyle ki Kral Yolunda bir bakire, isim günü elbisesiyle yürür ve kimse ona el süremez… Aynı şeyleri güney krallıkları için söylemek mümkün değil; ne barışta ne savaşta. Özetle Kuzey halkının güvende olabilmesi için Kışyarı’nda bir Stark hüküm sürüyor olmalı, başkası değil.

Starkların “kış geliyor” ve “kış kralları” sözünün de bu haneyle ilişkili olduğunu düşünmek, köküne vurgu yaptığını düşünmek saçma ve desteksiz bir iddia olmasa gerek?

Bu seride olduğunu iddia ettiği şey olan yegane hane; Stark(kurt) ve Targaryen(ejderha) haneleri sonuçta. Diğerleri Illyro’nun söylediği gibi; bez üstüne hayvan resmi çizip kendini o hayvan sanıyor. Lakin Stark ve Targaryen hanesi gerçekten de kurt ve ejderha… Armaları olan hayvanlara hükmedebildiğini biliyoruz, diğerleri yapamıyor çünkü onlar sadece sözde…

Kurt Zamanı/Saati terimi seride iki şekilde geçiyor. İlki ünlü Kışyarı Lordu Cregan Stark’ın bir günlük Kral El’i süresi ve bu sürede yaptıklarını anlatmak içindir. Aslında bu zaman dilimini kullanma sebebi bu kişinin sadece Kurt olmasından kaynaklı olmasa gerek; aynı zamanda bu sürenin kısalığına çekilen dikkattir ki bizi asıl ilgilendiren kısım da işte burası; ikinci mana.

Kurt Zamanı aynı zamanda bir saat dilimini ifade etmek için kullanılır. Örneğin; Jon, 5. kitapta Efkarlı Edd’den kendisini Kurt Saatinde uyandırmasını ister. Peki, gün içerisinde bu saat neye denk geliyor?

Günün EN KARANLIK saat dilimine denk geliyor, yani ŞAFAKTAN önceki zamana ki bu zaman dilimi genelde kısa bir süredir. (En azından böyle yaygın bir inanış ve ünlü bir söz var.)

Eminim dikkatinizi çekmiştir, günün en karanlık saati “kurtların vakti” olarak anılıyor. EN KARANLIK an ifadesi de bize ister istemez Uzun Gece’yi anımsatıyor.Yani Kış’ı.

Eğer bağlantıyı doğru kurmuş isek Kurtların asıl hüküm vakti kış geldiği zaman oluyor. Bu da neden Starkların kendilerine Kış Kralları dediğini açıklamış oluyor çünkü Starklar, kış vakti gerçek hükmünü sürüyor.

Aşağıdaki sözler Starkları ve kış dönemini birazcık daha tanımaya yardımcı oluyor. Ned, Arya’ya aile sözünü ve armasının ne olduğunu anımsatıyor; Kış Geliyor, Ulukurt. Kurtlar, kış geldiği zaman -bir arada olmak koşuluyla- kışı her daim atlatabilen canlılar olarak lanse ediliyor. Kış Kasabası da zaten kış geldiği zaman ağzına kadar tıklım tıklım oluyor, bu yüzden ismi Kış Kasabası; insanlar kış gelince bir araya toplanıyor. Ayrıca Starklara daha yakın olmaya çalıştıkları da gözden kaçmamalı, bu kasaba Kışyarı’na çok yakın bir mesafede. Zira Starklar, onları koruyup gözetecektir.

Endişeli bir halde yatağının ucuna oturdu. “Benim kaygılarımı omuzlarına alamayacak kadar küçüksün ama aynı zamanda Kışyarı’nın Stark’ısın. Bizim sözümüzü biliyorsun değil mi?

"Kış geliyor," diye fısıldadı Arya.

“Zor ve zalim zamanlar,” dedi babası. “Üç Dişli Mızrak’ta ve Bran düştüğünde sen de tadına baktın o zamanların. Sen uzun yazda doğdun tatlı kızım ve yazdan başka mevsim bilmiyorsun ama kış gerçekten geliyor. Ailemizin armasını hatırla Arya.”

"Ulu kurt," dedi Arya, Nymeria’yı düşünerek. Dizlerini çenesine çekip oturdu. Birdenbire korkmuştu.

"Sana kurtlarla ilgili bir şey anlatayım Arya. Kış geldiğinde ve kar düştüğünde yalnız kurt ölür ama sürü yaşamaya devam eder."

Kış ve Kar, bu seride “ölüm” olarak tarif ediliyor. Bu ikisinin getirdiği tek şey “ölüm”. Cregan Stark, savaş döneminde 2. Aegon’u desteklediği için Fırtına Burnunu, Castery Kayası’nı ve Eskişehir’i cezalandırmayı bile planlamıştı, ordusuyla güneye indiğinde niyeti bu idi ama 2. Aegon ölünce arzu ettiği gibi olmadı. Zira ona göre bu haneler, yamuk yapmıştı ve ölüm ile cezalandırılması gerekiyordu.

But behind them came a greater army of childless and homeless men, unwed men, old men, and younger sons, under the banner of Lord Cregan Stark. They had come for a war, for adventure and plunder, and for a glorious death to spare their kin beyond the Neck one more mouth to feed.
The poisoning of King Aegon II had denied them that chance. Lord Stark still marched his army into King’s Landing, but to a much different outcome. He had planned to punish Storm’s End, Oldtown, and Casterly Rock for having supported the king

Cragen, bu üç haneyi cezalandırmak için güneye indi; bunun yerine kral öldürülünce Kurt Saati yaşandı ve geri döndü. Yani Starkların güneydeki zamanı ve hükmü baya kısa sürdü.

Şimdi ise Stark Hanesi, Castery Kayası başta olmak üzere bir çok hane düşman/karşı karşıya. Bir çok kişi Starklara karşı yanlış yaptı ve onları yok olma seviyesine getirdi, onlara ait olanı aldı ama Jojen Reed’in söylediği gibi “Kurtlar dönecek.”

Bu sizce sadece Kışyarı’na döneceğine dair bir müjde mi? Bence değil. Bu ayrıca düşmanlar için bir uyarı/tehdit diye yorumluyorum çünkü geri döndükleri zaman düşmanlarına olacak şeyler ortada. Her ne kadar sonradan değişmişse de son kitabın ismi A Time for Wolves idi. Yani Kurtların Saati /Kurtların Zamanı olarak çevirmek uygun olur. (GRRM’in gündeliğinde isim değişikliğini haber eden güncellemeyi geçmiş dönemlerde okumuştum ama bunun gerekçesine dair bir şey gözüme ilişmemişti.)

Kış Geliyor, sadece bir uyarı değil, bir tehdit de.

“Kış Geliyor ve biz Starklar da geliyoruz; Kurtlar, en karanlık dönemde/kışın hüküm sürer ve biz Starklar, Kış Krallarıyız, kış bizim hükmümüzdedir.”

Siz ne dersiniz? Bu söz gerçekten bir uyarı kadar bir tehdit de olabilir mi?

6 Likes

Çok güzel yazmışsın eline sağlık. Bende bu sözün böyle olduğunu düşünüyorum. Keşke artık okuyabilsekte nasıl olduğunu görsek. Bence uzun geceden starklar olmazsa kimse canlı çıkamaz o yüzden böyle bir tehdit havası var ve unutulmuş eski dinde dahil her şeye starklar sarılıyor. Asla unutmuyor.

2 Likes

Teşekkürler, beğenmene sevindim.

Uzun Gece ve Stark bağlantısı zaten kesin var gözüyle bakıyorum çünkü neresinden tutarsan tut hep ucu bu haneye bağlanıyor. İlk dönem Starkların da çok acımasız ve sert olduğu söylenen bir şey. Başka türlü devasa bir coğrafyayı ele geçirip, herkese diz çöktürme şansları yok. herhalde o dönemin Starkları bugün yaşıyor olsa Tywin ve Lannister hanesi tamamen yok olmuş, Demir Taht’ta cidden bir Stark oturuyor olurdu ya da Demir Taht ve KL diye bir şey kalmaz, yok ederlerdi. Muhtemelen 2. daha mümkün çünkü Starkların genel olarak güneye çok ilgisi olmadığı aşikar. Onlar damalarlarında buz olan tipler, güney fazla sıcak :smiley:

2 Likes

Benim asıl merak ettiğim, anlaşmayı bozan şeyin ne olduğu. Bence Starklar, anlaşmanın bozulacağını biliyorlardı. Sonuçta, hiçbir anlaşma sonsuza dek sürmez.

Bahar Rüyası’nın önceki isminin Kurtların Zamanı olduğunu düşünürsek bu bilgi oldukça degerli

Bir yerde şey duymustum: En son kuzeydeki WF merkezli fırtınanın oluşma sebebi WF’de Stark olmamasiymis. Uçuk ama ilgi çekici bir fikir

Kış Geliyor sözünün bir tehdit olduğu yaygın bir düşünce ve ben de buna katilanlardanim. Tüm hanelerin sözü tehditken Starklarinkinin sadece uyari olmasi sacma olurdu.

4 Likes

Bir anlaşma var ise gerçekten bozan şeyin ne olduğunu tahmin etmek güç ama herhalde Ötekiler değil bozan :stuck_out_tongue: Diğer Starklar bu sözü Kahramanlar Çağından beri söylüyor ise yani Uzun Gece’den beri, zaten bozulmuş bir şey var da geliyormuş gibi anlatıyor. Kış Gelecek değil, Kış Geliyor. Bilmiyorum.

Hmm ilginç bir düşünce ama en az bir senedir yok, devamlı fırtına olmasını beklemek gerekmez mi ki? Mantığı sevdim ama :slight_smile:

Yani hemen hemen tehdit tarzı haneler, doğru. Starklar da uyarı dışında tehdit ediyor olabilir; şu ana kadar aldıkları zarar ve yarayı düşünür isek döndüklerinde hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam edeceklerini sanmam, illa intikama girişirler. Arya da intikam odaklı. Hane “buz” olarak temsil ediliyor. Buz, “intikam” demek. Ötekiler "buz"dan. Kış vs. hepsi birbiriyle bağlantılı. Özetle Stark-Öteki-Kış bağlantılı, öyle yahut böyle ucundan da olsa var bir şey. Bana öyle geliyor en azından.

1 Like

Belki de belli bir zaman vardır mesela 1 yıl kisyarinda stark olmazsa kisyarinin mezarında ki krallar uyanır ve intikam alır. Kisyari kendini imha eder. :grinning::grinning:
Şu demir kılıç ve hayalet meselesi

Ned’in Arya’ya böyle bir şey demesini garipsemiştim. 9 yaşındaki bir kıza söylenecek bir şeymiş gibi gelmiyor.

Onu hayatın zorluklarına hazırlama, gözlerini açma amacı güdüyor aslında. KL tehlikeli bir yer ve Arya’nın daha dikkatli olması lazım. Kız zeki, söylenen şeyin ciddiyetini anlıyor. Ned de bunu bildiğinden konuşuyor bence.

1 Like

Alysanne’yi (kraliçem) kapsayan bir teori vardı bu konuyla ilgili. Kendisi Dorne Komplosu teorisinden sonraki favori teorimdir.

1 Like

Sur’u geçmeye kalktı ve Ötekiler buna tepki verdi meselesi mi?

1 Like

İyi de o olay nerden baksan 200-250 yıl önce falan oldu tepki verseler Ötekiler yok okurlardı ve seriyi de okuyamazdık :stuck_out_tongue_closed_eyes:

Bebek kurbanı kesildi meselesi

Yani kuramın kendisi de kurama dayanıyor? Hiç oluru yok bu işin öyle ise.

1 Like

Kalemine sağlık…
Her zaman aklımdan geçen bir noktaydı bu…
Diğer hane sözleri hep kendilerini öven/tanıtan sözler iken Starkların sözleri diyara uyarı gibi…

2 Likes

Teşekkür ederim :blush: :upside_down_face: :slightly_smiling_face:

1 Like

İngilizce dil bilgisi açısından baktığımızda şimdiki zaman, gelecek zaman anlamında da kullanılır. Bu kullanımda elde kesin delil olduğunu gösterir. Bu açıdan bakıldığında Starklar kesinlikle bir şey biliyor olabilirler.

Tabii gerçek anlamıyla da kullanılmış olabilir. Bu kadar uzun bir yazdan sonra kış gelmesi beklenen bir şey.

1 Like

Bilgi için teşekkürler, yani “şimdiki zamanı” kullanarak gelecek zamanı belirtmek demek %100 olacağını bildiğin şeylerde mi kullanılıyordu?

Evet ama biz “mevsim” kıştan bahsetmiyoruz ve 5000 sene boyunca sırf yaz da olmuyor. Kış, iyi kötü hep geldi ve gitti. Bu bahsi geçen “kış” bildiğin Ötekiler ve Uzun Gece meselesine gönderme. Elbette resmi bir açıklama yok ama yani şu seride olduğunu iddia eden şey olan; iki haneden biri olan Starkların; uzun gece ile olan bağlantısı da düşünülürse sırf mevsim için konuşmadığı çıkarımı yapmak kolay oluyor.

1 Like

Öncelikle gecikme için özür dilerim. Planlanmış, önceden ayarlanmış olayları anlatan bir gelecek anlamı var. Ve evet %100 gerçekleşecek olayı anlatır diyebiliriz.

Bu açıdan ele alındığında Starklar’ın önceden planladığı bir şeyler olabilir mi sorusu aklıma geliyor.

Ben şahsen tehdit olarak değerlendirmiyorum. Çünkü İngilizce’de tehdit cümleleri “Will” ile kurulur. Bu yüzden gerekli önlemlerin alınması için bir uyarı olduğunu düşünüyorum.

1 Like

“will” kalıbı %50 olacak, demek değil mi? Bizi hoca böyle öğretmişti, yapacağın ama kesin olmayan, yapmayı düşündüğün şeyler için “will”; kesin yapacağın %100 planlanmış şeyler için de “going to” kullanırsın. Yani misal tehdit için demişsin ama öldürme tehdidinde bulunurken “going to” kalıbının kullanıldığını gördüm, planlanmış bir öldürme vaadi bu. Şimdi çıkıp öfkeyle seni öldürürüm falan desem “i will kill you” dendiğini de gördüm.

Gerçi şimdi baktım “gelecekle ilgili söz vermek” için de kullanılıyormuş.

Bu durumda “Kış gelecek, söz veriyorum.” gibi bir alt anlam çıkmış olmuyor mu? Böyle bir cümleyi karşının niyetine göre tehdit ya da uyarı olarak yorumlayabiliriz diye düşünüyorum?

Elbet sözü yorumlayıp duruyorum ama belki sadece “uyarı” ama planlanmış ve %100 geleceğinden emin olduğun bir şeyi “biliyorsun” ki söylüyorsun; yani en başta bir zafer kazanmaktan bahsedemiyoruz zira ortada “zafer” yok, yenilen bir Öteki yok; yok olmuş ve bir daha gelmeyeceğinden emin olduğun bir Uzun Gece yok; alayı geliyor, gelecek çünkü… Bu yüzden senin dediğin şekilde kullanmışlar.

Demek ki masallar-hikayeler fos gerçekten. Kuramlar doğru çıkabilir, bir çeşit “anlaşma” ya da benzeri bir şey. Ben bir yazı hazırlamıştım. Bu Ötekiler kısmını simgesel olarak değerlendirmiştim. Buz ve Ateşin Şarkısı: "Mitler,Efsaneler ve Demonik Varlıklar" - 1

Demonik varlıkların, karanlık dünyada (Daimi Kış Toprakları) yaşayan “öteki” olarak tabir edildiğine yukarıda değinmiştik. Kaos-düzensizlik ve “korku-ölüm-tehlike” ile ilişkili bu varlıklar, insanlar ve insan dünyasına ve düzenine-kozmos’a ait olmadıkları gerekçesi ile insanların bakış açısında ÖTEKİ olarak algılanıp, görülüyor.
Asoiaf’ta The Others “Ötekiler” olarak tabir edilen bu canlıların ismine niye öteki dendiği bu şekilde anlaşılmış oluyor. Çünkü Ötekiler, korku-kaos ve insan olmayan; insan dünyasından gelmeyen “düşman” demonik varlıklardır. Belirsizlik korku yaratır ve korku, korktuğun şeye karşı düşmanca tavır almana sebep olur.

Game Of Thrones’un 7. sezonun 6. bölümünde Beric sahnesinde ana düşman “ölüm” olarak gösterilmiş, düşman kabul edilen ölümün “her daim kazandığının” altını çizilse de buna rağmen insanların da her daim bununla(ölüme karşı) “mücadele edip/savaşması” gerektiğin ifade edilmiştir.
<
Yani bir diğer okuyuşla bu hikaye insanın, doğa ile mücadelesidir.
<
Sorun şu ki doğaya karşı mücadele eden; doğanın parçası olan yaşamı kabul edip ölümü kabul etmeyen insanın, ölümden kaçmak için yaptıklarının dengeyi bozduğunu görmemesi insanlığı da bir kısır döngüye sokup bu Uzun Gece-Buz ve Ateşin Şarkısı olayının sürekli yaşanmasına neden olan bir savaşa dönüştürmektedir.
<
Seride de bu bozuk denge; küresel iklimin bozulması şeklinde kendini göstermiştir. Yani yaz döneminin uzun olması ve kışların çok kısa geçmesi(yahut tersi) bu savaşın bir sonucudur, sebebi değil. Sebep ise insanın kendi eylemleridir. Lakin insanlar bunu görmek istemediği için sebepleri hep demonik varlıklara atarlar ve onları düşman belleyerek yok etmek isterler.
<
Lakin görüyoruz ki demonik varlıklar da özünde dengenin bir unsuru olarak ortaya çıkıyor; yok edilemezler. Yani ölüm, yaşamın bir parçasıdır ve yok edilemez, denge unsurudur. Bu yüzden de Ötekiler asla yok edilemez, her daim var olmayı sürdürecektir. Nitekim ilk Uzun Gece’de “yendikleri” ifade edilen Ötekiler(ölüm) aslen yok edilmemiş, edilememiştir ve tekrar geliyordur.
<
Yani özetle; “Winter is coming.”
<
Ve kış, her daim tekrar tekrar gelmeye devam edecek, insanlık ne yaparsa yapsın bundan asla kurtulamayacak. >