Sur Gerçekten Öteki-Geçirmez Mi


#21

Öteki geçirmez değil bal gibide geçiriyor.Kitapta 2 tanesi geçmişti mesela belki kendi başlarına olmasada açılardan faydalanıp geçebilirler.


#22

Kimmiş bu 2 tanesi? Gece’nin Kralı ve Kraliçesi mi?

Savaş sırasında Sur’da olmayıp nerede olmasını bekliyoruz? Sonuç olarak bu adam onu alıp yanında getirdi. Sur’a bir günlük mesafede bekleyip, kapışma bitince gelmedi. Unutmayın deniz yoluyla geldiler ve kraliçesini orada bırakıp buraya geçtiler. Zaten Melisandre de bu ww vb. şeyler meselesinde de takıntılı bir kadın.

Bir yönü bilmiyor isek diğer yönü de bilmiyoruzdur, bu yüzden olaya iki ihtimal ile de bakmak gerekiyor kanımca. Şahsi fikrim “Melisandre kesin yalan söylüyor, ilahının gücünü göstermek için…” şeklinde bir argümanın altını doldurmak gerektiğini düşünüyorum.

Şimdi Melisandre’nin ilahının gücüyle övündüğünü ve bunu her fırsatta göstermeye çalıştığını biliyoruz, bu kısım doğru. Lakin şu zamana kadar “yalan” söylediğini gördük mü? Kadın açık seçik Renly’i ben öldürdüm, evet… dedi. Hem de Stannis tersini iddia ederken. Hatta Gölge Bebeklerin nasıl yapıldığını dahi açık bir şekilde söyledi, yattım Stannis ile dedi, gel seninle de yapalım dedi. Bu kadın yalancı bir karaktere sahip değil, sadece fanatik ve olayları kendi çapında yorumluyor, bazen baya zorlama yorumluyor, yanılıyor bazı şeylerde doğru ama yalan dolan daha görmedik kadında. Haliyle daha yalanını görmediğimiz bir kadının “kartal” meselesinde yalan söylediğini iddia etmek asılsız kaçıyor, kanıtlayamazsın; gerçek hayatta desen iftira atıyorsun, derler adama. :smiley:

Bu yüzden -kanıtlayamadığın sürece herkes suçsuzdur düsturu ile- Melisandre yalan söylemiyor, diyoruz. Şimdi bu Tyrion vs. olsa deriz ki tamam, yalan söyleme huyları var, şüphe ederiz; adamın geçmişindeki bir çok nokta bizde bu izlenimi yaratıyor ama o kadında değil.

Haliyle kartal warglandığı için yandı, iddiasını bence geçelim. Açılış pov’daki warg kartalın yanmasına şaşırmış ve sebebini anlayamamıştı. 8 bin yılda bilmem kaç kere denemiş ve aynı sonucu almış olsalar zaten bunu bilirlerdi, bu adamlar ilk defa saldırmadıkları gibi ilk defa da yanlarında warg taşımıyorlar. Warglanmış hayvanla da keşif yapmayı herhalde ilk defa akıl etmemişlerdir; bir silahın var ama kullanmayı akıl etmemişsin gibi olur. Yabanılların bu kadar salak olduğuna dair bir alamet göremedim daha. :slight_smile:

Mormont’un Kuzgunu’na gelince… O hayvan dışarıda da warglansa Sur’a giriyor; içeriden de warglanıyor. En son Mormont ile beraberdi, adam öldüğünden beri görünmedi. Sonra Jon’un seçimlerinde bir şekilde geri döndürmüş Kankuzgun’u işte.

Ben şahsi fikrimi toparlar isem; Sur ötesinde ölürseniz bir ww olmadan da dirilirsiniz(hatta diriltenler ww değil), dirilmeniz genelde hemen gerçekleşiyor ama dirilten güç kim ise bu dirilme işini erteleyebiliyor, haliyle bu şekilde Sur’a sokup, diriltti iki ölüyü. Bu da bir şekilde olan bitenleri bir yerden izlediğini gösteriyor ki kuzeyde bu iş genelde Büvet Ağaçlarıyla yapılıyor, yani büyük olasılıkla bu kişi gerçekten de bir warg hatta yeşilgören olabilir(çünkü belirgin bir kişinin peşinde düştüklerini ilk kitaptan görüyoruz.). Bunun dışında Sur’a dışarıda dirilmiş yahut ww olan giremiyor. Soğukel bir wight ve içeri giremeyeceğini, büyünün engel olduğunu söyledi; wightlar warglandı diye giremiyor meselesi olsaydı, o zaman Soğukel girerdi, çünkü özgür iradesi olan bir buz wightı. Hatta onun da kuşları vardı, warg galiba adam. kuzgun muydu karga mıydı yanındakiler ne… O da istihbarat için kullanıyor sanırım.

Gecenin Kralı ve Kraliçesi meselesindeki muammaya gelince. Aslında ben o kadının tam manası ile bir ww olmadığını iddia ediyorum; gecenin kralının da asla ww’ye dönüşmediğini(nitekim zaten bebek yaşlarda dönüştürüyorlar görüyoruz, yetişkinleri değil.). Bu yüzden Sur’a girebildi. Yani o kadın bence ww’lerin büyük lideri gibi bir şey, ilah gibi gördükleri kişi bile olabilir.


#23

İlk kitapta 2 wigth kapılar açılınca geçmişti.Kitapta Nigth King in karısı olayı var vs.


#24

İlk kitapta 2 wight mı? Ölü korucular mı? Gece’nin kraliçesi meselesine değindim, ölü korucular ise ona da değindim üst yorumda.


#25

Kartalın yanması spontane bir olay melisandre bunu planlamış olamaz kartal orada geziyor melisandre wargligi biliyor mı ki o kartalın warglanmis olduğunu anlatıp yaktı kartalı melisandrenin böyle bir gücü nasıl olabilir ki 200 metredeki kartalı yakmak bu westerostaki büyü standartlarını aşan birşey yani anlık bir canlıyı nasıl yakabiliyor.

Buradaki olaylarda yalan soylemediği belli çünkü zaten biz bu yaptıklarını bizzat gördük ama bu kartal mevzusu büyü standartlarının dışında Gölge bebek büyüsüne baktığımızda bunun için çok uğraşıldığı ve bazı şartların olması gerektiği belli ama uzaktan biranda hayvan yakmak sıradışı melisandre biliyor muydu bir wargin oldugunu veya bir wargin kartalının oldugunu ben bu yüzden yalan söyledi diyorum melisandre mesela kan büyüsü de yaptı ama işe yaradığını söyleyebilir miyiz melisandre çok güçlü bir büyücü değil uzaktan kartal yapacak kadar

Bunun şöyle bir yanı da var martin giriş povlarinda hep bize birşey anlatmaya çalıştı yeni gördüğümüz bir povda seriye dair bize bir ipucu verdi mesela pate povunda " bu hisar neler çeviriyor bu adamın burda işi ne niye anahtar istiyor sorularını sorduk" Peki Varamryr povu niye bize verildi neyi gördük varamryr povunda bana göre 2 şeyi gördük. Birincisi duvarın büyüsünün ne olduğunu 2. si gelen ww tehlikesini gördük. yani varamryr povu bize melesandrenin kartal yakma gücüde varmış şeklinde verileceğini ben düşünmüyorum.

Mormont’un kuzgunu’nun eve dönmesi garip değil sonucta bir-çok kuzgun geldi şura sadece mormont’un ki gelmedi zaten kuzgunlar bir şekilde evlerini buluyor. bu ilginç değil

o kadın ww görüntüsü taşıyor bize öyle tasfir edildi beyaz ten mavi göz ww işte yani bu kadın geçebiliyor surun ötesine ayrıca şöyle birşey de var mormont triyona doğugözcüsündeki balıkçıların ww gördüğünü söylemişti surun o kadar yakınında bir ww nın ne yaptığı ilginç


#26

Öncelikle Melisandre bilmem kaç zamandır Westeros’ta yaşayan biri, ne zaman geldi etti bilmiyoruz ama burada dolanıyor. Muhtemelen ki Robert ölmeden çok önce geldi çünkü kadınlara karşı mesafeli/önyargılı görülen bu şüpheci adamın güveni 3 günde kazanılamaz. Neyse. Cersei gibi bir kadın bile warg meselesini duymuş ise öyle çok da gizli bir bilgi değildir.

Onu da geçtim bilmesine de gerek de yok. Bu kadın büyü ve içinde büyü barındıran her şeyi fark edebiliyor, karşındaki yalan söylüyor ise bunu görüyor, alevlerin içinde olacakların farkında olabiliyor hatta geçmişte doğmuş yahut gelecekte doğacak biriyle konuşabileceğini dahi iddia ediyor. Hayalet’in içinde güç olduğunu ve onu kullanmasını Jon’a söylüyor, direndiğini ve direnmemesini.

Buz wightları, kurdun içine giren wargı görebildi ise Melisandre de kartalın büyü ile kontrol edildiğini fark etmiş olabilir, zaten kartal dediğin yüksek yerlerde uçar, alçak mesafe değil… Yani ben görsem bunun garip olduğunu düşünürdüm, Sur’da işi ne derim? Neyse kadın büyücü, büyüyü görüyor ve haliyle onun işini bitiriyor, iddiası bu. Önceden planlayıp geldiğini söylemedim, o da öyle bir iddiada bulunmuyor. Sur’a geliyor, savaşı görüyor ve kartal’ı ve içindeki anormalliği fark edip yakarak öldürüyor. Bunun altında öyle muazzam sebepler, nedenler ve temeller aramaya gerek yok, basit bir olay. Bu kadının yaptığı büyüleri vs. düşünürsek bir kartalı aleve vermesi mi size garip ve zor geliyor? Thoros gibi bir adam da kılıcını aleve veriyordu büyü ile. Melisandre bu adamın kat ve kat üst seviyesinde biri.

Öncelikle biz o gölgeyi kimin gönderdiğini görmedik, gölge ve onu öldüren adam gördük. Fakat evet, onun işi olduğunu tahmin ettik. Lakin bu çok önemli bir şey değil, çünkü Melisandre “Ben yalan söylemeyim, çünkü okuyucu benim yaptığımı biliyor zaten.” demedi herhalde? Davos ondan şüphelendi ama en başından beri de Stannis her şeyi reddetti ama adam doğrudan sorduğu zaman her şeyi bülbül gibi anlattı. Yani kısaca kadının yalancı olduğuna dair bir şeyini görmedik, görmeden de “kesin yalan” demek yukarıda da defalarca söylediğim şeye girer.

Diğer yandan bu kadına çok güçlü büyücü değil demek, resmen küfür etmektir, demedi deme. Bu kadın çok güçlü bir büyücü… Zehir içiyor ölmüyor, gölge bebekler doğruyor ve büyük olasılıkla kendisi ateş ölüsü ve olduğundan daha yaşlı; alevler içinde neredeyse her şeyi görüyor (kendisine suikast düzenleneceğini bile) ama elbette yorumlama hataları yapıyor. Bir adamın komple ilüzyonla değiştirebiliyor ve uzun süre bu büyünün devamlılığını sağlıyor, günlerce, haftalarca aylarca… Mance meselesi gibi. Ayrıca bizzat kendisi Sur’da çok daha güçlendiğini söyledi, burada daha önce yapamadığı büyüleri yapabileceğini söylüyor.

Melisandre Sur’da daha güçlüydü, Asshai’de olduğundan bile daha güçlüydü, her kelimesi ve hareketi daha tesirliydi ve rahibe burada daha önce hiç yapmadığı şeyleri yapabilirdi. Burada yarattığım gölgeler korkunç olacak. Karanlığın hiçbir yaratığı onların karşısında duramayacak.

Melisandre’nin tarikatında bile, kutsal alevlerin içindeki yarı açığa çıkarılmış ve yarı saklanmış sırları görmekte onun kadar yetenekli hiç kimse yoktu.

Bu kadın ayrıca zaman zaman en fazla 1 saat uyuyor, üşümüyor ve yemek yeme ihtiyacı hissetmiyor.

Kan büyüsünden kastın sülükler mi? Üç tane attı, üç kral da öldü ama açıkçası ben de o sülükler yüzünden öldüğünü sanmıyorum ama o, kendi yaptığı büyü yüzünden olduğuna inanıyor. Ona da tam büyü denemez aslında, kral kanını çekip ateşe atıp, dua ettirdi Stannis’e bir çeşit lanet, beddua yani.

Evet, o giriş povu bize warg olmayı ve ölüm anında birinin ya da bir canlının içine atlamayı öğretti. Kitabın sonu ile bağlantılıdır açılış kitapları. Kartal meselesinin bir değeri önemi yok, adı sanı da geçmedi zaten. Peki ne oldu? “Hayalet” diye ölen bir warg gördük. Jon’un warg yeteneğine değinildi kitapta… Ruhu ona atladı yani bence, giriş pov bunu gösteriyor.

İlginç olan kuzgunun bilmem kaç zaman sonra ortaya çıkması, bir kuzgunu serbest bıraktığın zaman doğrudan evine doğru gider; posta güvercinleri de öyledir. Yolda arada durur dinlenir, yemek yer yola devam eder. Ana hedefleri hep evdir. Bunlar kuş, uçma mesafesi ile sur onun için ara vermesi ve hava şartları düşünülür ise en fazla bir ila üç günlüktür. Dahası kuzgunu o günden sonra gören olmadığı gibi geldiğini görüp oraya girdiğini gören de olmadı. Nitekim oradan çıktığı sırada da warglanmıştı.

Bize öyle tasvir edilmedi, Yaşlı Dadı öyle hikaye anlattı. Bu, onun hikaye versiyonu. Bu hikayeleri de olduğu gibi alıp kullanma. Elbette ben asla o kadın ww değil şeklinde %100 diye iddia etmiyorum ama kadın ww gördük mü hiç? Onun dışında yok. Ayrıca ww veya benzer bir şey ise bile sıradan bir ww değil, onu demek istiyorum.

HBO’nun Uzun Gece dizisi için yaptığı açıklama özetle, Kahramanlar Çağının en karanlık saatlerini, GoT’tan binlerce yıl öncesini; Westeros’un korkunç gizemlerini ve tarihini; WW’lerin kökleri, DOĞUNUN GİZEMLERİ ve Stark efsanesini konu alacak… BİZİM DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ GİBİ BİR HİKAYE DEĞİL. diyerek olaya son noktayı koyuyor.


#27

@Muratkocak senin olayı kökten şüphesiz şekilde çürüten bir alıntı ekliyorum, dün gördüm.

  1. kitap sonlarında Jon’un öldürmek için Mance’ye gönderildiği pov.

Derideğiştiren; gri suratlı, düşük omuzlu, kel, kurt gözlü, fare gibi bir adamdı. “Bir at eyer takmak için eğitildiğinde, o ata her adam binebilir artık,” dedi yumuşak bir sesle. “Bir hayvan bir kez bir adamla birleştiğinde, her derideğiştiren o hayvanın içine girip onu sürebilir. Orell tüylerinin içinde kuruyordu, ben de kartalı kendime aldım. Ama birleşme iki taraflı çalışır varg. Orell şimdi benim içimde yaşıyor, senden ne kadar nefret ettiğini fısıldıyor. Ve ben Sur’un üstünde süzülebiliyorum, kartal gözlerimle her şeyi görüyorum.”

“**Yani biliyoruz,” dedi Mance. “**Kaplumbağayı durdurduğunuzda sayınızın ne kadar az olduğunuzu biliyoruz. Doğu gözcüsü’nden kaç adam geldiğini biliyoruz. Malzemelerinizin nasıl azaldığını biliyoruz. Ziftin, yağın, okların, mızrakların. Merdiveninizin gittiğini ve o kafesle ne kadar adam taşıyabildiğinizi biliyoruz. Şimdi sen de bildiğimizi biliyorsun.” Çadırın kapısını açtı. “İçeri gel. Diğerleriniz, burada bekleyin.”


#28

Evet savunduğum şey çürümüş oldu ehehhehe daha fazla uzatmanın anlamı yok. “Hadi surun ötesinde geçip varglıyorsa” falan demeyeceğim.
@YeniAy_Ottoman :+1:


#29

Onu da dersen kendimi bir yerden atma isteği oluşacak ya da seni atmak isteyebilirim Sur’dan, bak bakem insan uçuyor muymuş buradan diye. :smiley: :smiley: :smiley: