The Hero - GRRM

Merhaba arkadaşlar sınavlarım da neredeyse bitmişken artık biraz foruma yöneleyim dedim. Bu sefer klasik komplo teorilerinden biraz daha farklı bir konuyla karşınızdayım. Bir süredir Buz ve Ateşin Şarkısı serisini daha iyi anlamak için Martin’in diğer eserlerine göz gezdiriyordum ve biraz da onlar hakkında yazmaya karar verdim çünkü bence oldukça ilginçler ve serimizle ilgili ipuçları barındırıyorlar. Bilenler bilir genelde Youtube’daki Preston Jacobs kanalını takip ederim ve bu kitaplarla tanışmam da onun 1000 Worlds Kitap Kulübü ile oldu. Daha fazla uzatmadan hadi incelemeye geçelim. Keyifli okumalar.

Preston’ın 1000 Worlds Kitap Kulübü ve The Hero videosunun linki eğer Meraki edenleriniz varsa. Bu serimizle izlemenizi öneririm ancak zaten ben de kitapları bu seri sayesinde okuduğumdan izlemek yerine benim yazılarımı bir özet olarak da okuyabilirsiniz. The Hero Martin’in ilk eseri ve yaklaşık 15 sayfalık bir kısa hikaye eğer okumak veya dinlemek isterseniz pdf ve audiobook olarak linkini bırakayım. Martin’in diğer eserleri gibi hikayemiz yine kahramanın gözünden yazılmış.

Audiobook olarak linki:

Pdf olarak linki:

The Hero’da baş karakterimiz Dünya adına başka bir gezegende savaşmakta olan bir asker ve kendisi oldukça güçlü ve yetenekli birisi. Bu savaşlardaki üstün başarısı nedeniyle bir çok madalya kazanmış. Her ne kadar kendisi Dünya adına savaşıyor olsa da Dünya’da hiç bulunmamış. Wellington isimli bir gezegende doğmuş ve orada asker olarak yetiştirilmiş. Wellington denen gezegen bir nevi Dünya kolonisi ve hükümet bu gezegenin yerçekiminin daha fazla olması nedeniyle askerleri burada yetiştirmeye karar vermiş. İnsanlar Hrangan isimli bir ırk ile savaştalar ama hikayede henüz savaşı görmüyoruz. Hikayenin başlangıcında pov karakterimiz üsse dönerken kendisini 5 kişi tarafından çevrilmiş bir halde buluyor ancak bir şekilde onları devre dışı bırakmayı başarıyor. Bu 5 kişinin asker olmadığını belirtelim. Neyse bu olay sırasında Kagen’ın (pov karakterimiz) ekipmanı bozuluyor ve üsse zorlukla dönebiliyor. Daha sonra da üssün yöneticisi ile gerekli makamlara bir süre önce gönderdiği bir izin isteği hakkında görüşüyorlar. Kagen artık yaşlandığını ve yorulduğunu Dünya’ya gidip dinlenmek istediğini söylüyor ve üssün yöneticisi olan Grady ise onun hala genç olduğunu, asıl savaşın 1 sene sonra başlayacağını, bu sefer Hrangan’larla savaşacaklarını ve bu savaşta eskiden duyduğu heyecanı tekrar elde edebileceğini söylüyor. Kagen ikna olmayınca Grady bu sefer de onun Dünya’dan sıkılacağı ve onun için en iyisinin Wellington’a dönüp orada yeni askerleri yetiştirmek olduğu konusunda ikna etmeye çalışıyor. Grady bu çabalarında başarışız olunca en sonunda pes ediyor ve Kagen’a Dünya’ya gidiş izni veriyor. Kagen için bir araç ayarlıyor ve Kagen eşyalarını toplayıp ayrılıyor. Ancak Kagen bu hava aracına bindikten hemen sonra odasındaki yerçekimi ayarları görevliler tarafından değiştiriliyor ve Kagen ezilerek üzerindeki madalyaların da etini parçalamasıyla ölüyor. Daha sonra Grady’yi görüyoruz ve görevlilere Kagen’ın üzerinden madalyalarını almalarını ve Dünya’daki bir müzeye göndermelerini ve Kagen hakkında büyük savaş kahramanı Hrangan saldırısnda öldü benzeri bir haber yapılmasını emrediyor daha sonra da kendi kendine “Hah sanki gerçekten de Dünya’ya gitmene izin verirdik.” gibisinden bir şeyler diyor ve hikayemiz burada bitiyor.

Şimdi hikayenin incelemesine gelirsek hikayede özellikle savaş karşıtlığı ve hükümetlere güvenilmemesi gerektiği gibi mesajlar hemen göze çarpıyor. Ayrıca Martin yine klasik olarak tıpkı Robb,Ned ve Jon’da olduğu gibi ana karakteri öldürüyor. Hikayede ayrıca askerlerin hükümet için sadece bir piyon olduğu gösteriliyor. Grady Kagen’ı Dünya’ya göndereceğini söylediği zaman Kagen bundan hiç şüphe duymuyor ve daha sonra aslında Grady’ye güvenmemiş olması gerektiğini anlıyor ancak bu sefer de çok geç farketmiş oluyor. Madalyaları tarafından öldürülmesi de bir yandan Ned’in Buz ile öldürülmesine benziyor. Devam edersek hikayede açıkça gördüğümüz bir diğer şey ise yöneticilerin yönettikleri insanlara yalan söylüyor oluşu. Hükümet henüz Hrangan’larla savaşmıyor ve şu an sadece kolonileştirme ile uğraşıyor olmasına rağmen muhtemelen Dünya’ya Hrangan’larla savaştıklarını söylüyorlar ve madalyaların müzeye gönderilmesinden ve yapılan haberden de bu tarz şeyleri görebiliyoruz. Hükümet’in neden Kagen’ın Dünya’ya dönmesini istemediği konusu tam olarak açık değil. Dünya’ya Hrangan’larla savaştıklarını söylemelerine rağmen Kagen’ın dönüp henüz Hrangan’larla savaşmadıklarını söylemesinden mi korktular veyahut Dünya’da savaştaki kahramanlıkları sayesinde güçlü bir konuma gelmesinden mi korktular pek belli değil. Ancak hikayede Martin’in savaş nefretini açıkça görüyoruz bir çok yerde açıkça görüyoruz.

Evet arkadaşlar incelememiz burada bitiyor. Umarım keyif almışsınızdır. Bu Martin’in ilk eseri olduğundan ve çok kısa bir hikaye olduğundan fazla bir şey çıkartamadık ama bundan sonra inceleyeceğimiz hikaye olan ve benim de oldukça beğenmiş olduğum Men of Greywater Station daha derin ve Buz ve Ateşin Şarkısı serisi ile oldukça benzer yönler taşıdığını düşünüyorum. Bir sonraki incelemede görüşmek üzere.

3 Likes

Hikayenin geçtiği evren ilginç duruyor, serileştirseymiş Martin ilginç bir bilim kurgu çıkabilirmiş. Ayrıca adamın ilk eseriyle son eseri arasında pov karakterleri öldürme fantezisi hiç değişmemiş hakkını vermek lazım.

1 Like

Seri halinde zaten daha doğrusu aynı evrende geçen bir çok farklı hikayesi var. Bu evrene 1000 Worlds deniyor ve Martin’in bir çok hikayesi bu evrende farklı noktalarda ve farklı zamanlarda geçiyor. Eğer ingilizcen varsa en azından kısa olan hikayeleri okuyabilirsin bence ama bazıları oldukça iğrenç hikayeler haberin olsun.

1 Like

İğrenç derken? Kurgu olarak mı içerik olarak mı?

İçerik olarak ya oldukça değişik şeyler var.

Ben zaten GRRM’de bir sapkınlık olabileceği ihtimali üzerinde de duruyordum, o tarz mı? :smiley:

O tarz denebilir, evet.