Tully Hanesinin Kadınları ve Akıl Sağlıkları

Jon Snow Dirilecek mi? başlığında Cat üzerine konuşurken kafama dank etti. Garip bir paralellik var bu ailenin kadınlarında.

Şimdi Lysa-Cat’in yanına Sansa’yı da eklemek istiyorum, Tully kadınlarına çünkü mantıken Sansa hem görünüş olarak annesine benziyor hem de yarı Tully.

Tully kadınlarının hassas bir psikolojik bünyeye sahip olduğunu ve biraz dürtmeyle, akıl sağlıklarını kolayca yitirdiklerini fark ettim.

Lysa

Şimdi Lysa’nın; karşılıksız aşkı, babası tarafından öldürülen bebeği ve yaşlı bir adamla evlendirilip sayısı ölü doğan yahut doğduktan sonra ölen bebeklerinin de getirisi ile kafayı sıyırdığını, psikolojik olarak çöktüğünü ve paranoyaklaştığını vs. biliyoruz.

Kadının Deli Leydi sıfatını hak ettiğini düşünüyorum. Belki abartılı bulanlar olabilir ama bana delirmiş olan Targlardan çok da farklı gelmiyor, psikolojisi.

Özetle Lysa Tully-Arryn öldüğü zaman kafayı sıyırmış biriydi.

Cat

Herhalde Tully çocukları arasındaki aklı başında ve en olgun, sorumluluk sahibi denilecek Cat’in oldukça sağlam bir kadın olduğu konusunda hemfikirsinizdir. Yani bence kadın güçlü bir karakter yapısına sahip.

Buna rağmen her kadın gibi çocuklarına aşırı düşkün ve sevgi dolu olan Cat; onları koruma güdüsünü de en üst seviyede yaşıyor. Beş çocuğu var ve Beş Kralın Savaşı sırasında -Sansa hariç- hepsinin öldüğü bir sonla karşılaşıyor. (Doğrudan alakası yok ama eklemek istedim; Cersei’nin de çocuklarına düşkünlüğünü ve onları kaybetmenin üstünde yaratmaya başlattığı etkiyi unutmayalım.)

Bran ve Rickon’un ölüm haberiyle birlikte artık onun da psikolojik olarak çöktüğünü, kırılmaya başladığını okuyoruz ve Robb’un ölümüyle beraber ciddi manada kafayı sıyırdığını ve psikolojisinin dibe vurduğuna şahit olduk. Hatta onu öldürürlerken de Freyler “Çıldırdı!” dediler, “Aklını yitirdi!” deyip “Şuna bir son verin.” diyerek, kadını öldürdüler. Aslında buradaki “öldürme” vakasını önceden diğerleri gibi herkesi asıp kesme arzusu olarak görmüştüm ama bir çok erkek lordu hapis edip, rehine olarak tuttular; Edmure da rehinelerden biriydi. Cat’i de öldürmelerine gerek yoktu ama bu son halini görünce, bir nevi merhamet eder gibi onu da öldürmüşler gibi geldi, neyse. Sonuçta Cat da kafayı sıyırmış bir halde öldü(dirildiğindeki hali zaten malumdur.).

Aslında şimdi aklıma geldi de Jon da Cat’i "demir"e benzetmişti; sağlam ama kırılgan; Stannis gibi.

Sansa

Hal böyle olunca Sansa da mı annesi ve teyzesi gibi sıyıracak diye, merak ettim. KL’de yaşadıkları onu psikolojik olarak yıprattı ve ciddi kabuslar da görmeye başladı; aslında rüyaları onun psikolojisini de güzel anlatıyor. Zaten Sansa’nın söylediği yalanlara inanmaya başlaması, olmayan şeyleri olmuş gibi hatırlayıp, inanması gibi bazı emareler görmüştük. Lysa ile olan bazı benzer şeyleri ve GRRM’in bu bahsettiğim mesele ile ilgili açıklamaları da vardı; Sansa'nın Nihai Sonu

Sizce de Tully kadınlarının psikolojisi fazla hassas ve kırılmaya çok eğilimli değil mi? Targaryenler gibi akıllarını sıyırmaya müsait gibiler. En azından bu nesil. Tesadüf olamayacak kadar çok benzerlik ve paralel şeyleri ki tesadüfe de inanmam zaten.

5 Likes

Sadece kadınlar değil Edmure da psikolojik olarak hassas biri. Babası öldüğünde nehirli köylülere de sürekli sahip çıkıyor Tullyler genel olarak böyle Lord Hoster hakkında yorum yapamam ama demir gibi iradesi olan Brynden Tully var bir tek.

Lütfen bu kadını arryn hanesinde saymayalım hem o artık bir baelish daha önce konuşmuştuk :smile:

Bu arada bence bunun Tully’le ilgisi yok Annelikle ilgisi var seride ki anneler gerçekten çocuklarına çok bağlılar

1 Like

“merhametli” olmak ile “hassas” olamak farklı. Edmure’u sempatik bulma nedenim de halkına sahip çıkıp, koruma merhameti… Bu psikolojik olarak dengesizliğe eğilimli olduğunu göstermiyor.

@Sarquist Seninle daha önce de bunu tartışmıştık. Arryn-Tully-Baelish ne derseniz deyin, alayı işte. :smiley:

“annelik” püf noktası olabilir olayın, evet. Cat ile ortak noktası çocuklarını yitirmesiydi zira.

Hmmm Sansa da mı bebe sahibi olacak ama ölecek acep? :smiley: Sanmam gerçi.

Cat ve Lysa’yı dürtüp, kıyıya getiren “çocuk kaybı” olmuştur. Deli Kral’ı delirten geçirdiği hapis süreci ve ölüm korkusu… Tetikleyici önemli değil, tetiklenme eğilimi olmak önemli.

Ben zaten merhametli değil hassas dedim. Halkına sahip çıkıp koruması iyi bir şey ama Geçitler Savaşı kaybedilseydi Nehirova kuşatılacaktı ve kuşatılma ihtimali olan bir kaleye aç ağızlar sokmak… bu merhamet değil.

@RobbStark1 o Edmure ı hassas değil bence barış zamanı için çok iyi bir lord yapacak bir şey. Savaş sırasında kimse halkı umursamazken Edmure yuvasına aldı bu bence büyük bir şey.

@YeniAy_Ottoman açıkçası ben hassastık olarak görmüyorum. Allah kimsenin başına vermesin ama bi anne için yaşanacak en ağır şeyleri Cat ve Lysa yaşamış olabilir bence. Bu arada Edmure öldürülüp Cat i bi freyle evlendirmek daha kârlı duruyor sanki :thinking::thinking: Sansa için böyle şeyler beklemiyorum açıkçası.

3 Likes

Evet, çocukların ölümü ciddi bir trajedi, yani cidden Allah kimsenin başına vermesin. Hem de gözü önünde böyle… Cat’in son POV’unu kalbin acıyarak okuyorum.

Lakin Sansa’nın bozulmaya eğilimli psikolojisi olduğu da ortada. Yani söylediği yalanlara inanmasını ve olmayan şeyleri olmuş gibi hatırlamasını nasıl açıklayabiliriz?

GRRM’e bunu sorunca “Onun psikolojisi açısından bu ne demek? Ne düşünüyorsun?” diye soruya soruyla cevap vermiş. Yazar bile kızın psikolojisine dikkat çekmiş.

The Lion’s Paw / Lion’s Tooth business, on the other hand, is intentional. A small touch of the unreliable narrator. I was trying to establish that the memories of my viewpoint characters are not infallible. Sansa is simply remembering it wrong. A very minor thing (you are the only one to catch it to date), but it was meant to set the stage for a much more important lapse in memory. You will see, in A STORM OF SWORDS and later volumes, that Sansa remembers the Hound kissing her the night he came to her bedroom… but if you look at the scene, he never does. That will eventually mean something, but just now it’s a subtle touch, something most of the readers may not even pick up on.

Here’s a really particular question (which I realize means it probably won’t get asked in a general interview): In A Storm of Swords, there is a chapter early on where Sansa is thinking back to the scene at the end of A Clash of Kings when The Hound came into her room during the battle. She thinks in the chapter about how he kissed her, but in the scene in A Clash of Kings, this actually didn’t happen. Was that a typo or something? —Valdora

It’s not a typo. It is something! [Laughs] ‘‘Unreliable narrator’’ is the key phrase there. The second scene is from Sansa’s thoughts. And what does that reveal about her psychologically? I try to be subtle about these things.

My question is - what do you think the significance of her memory lapses is?

GRRM asks: “What does that reveal about her psychologically?” What do you think?

İngilizce bilmeyenler için özetlersek ; (Sansa’nın olmayan öpücükleri hayal etmesine dikkat çekilince) genel olarak bu yanlış hatırlamaların kasıtlı olarak yazıldığını ve şu an okuyucuların anlayamadığı küçük dokunuşlar olduğunu söylemiş.

Sonrakinde ise Sansa’yı ‘güvenilmez anlatıcı’ olarak nitelendirmiş ve hafıza kaybının önemi nedir? sorusuna karşılık soruya soruyla karşılık vermiş. “Bu onun psikolojisi açıdan ne anlama geliyor? Ne düşünüyorsun?”

He bozulma eğilimi olabilir ona şu an bir şey diyemem ama çocuk doğurma meselesi falan olmaz bence

Yok be, o latifeydi, şaka yaptım. :smiley:

Martin amcamız burada bize Sansa’nın bir konuda yanlış bildiğini ve hatırladığını söylüyor ve bunun ileriki kitaplarda bir anlamı olacagını söylüyor
Acaba Sansa yanlış hatırladığı bir bilgiyle değişik işler yapabilir mi bilmiyorum.Bekleyip göreceğiz
Sonuçta dünya bunun örnekleriyle doludur

1 Like

Brynden,Edmure ve Hosterin de bu durumda olduğunu düşünüyorum ama bu kadar fazla değil.

Tully hanesi binlerce yıllık bir aile ama büyük ihtimalle bu kadar vasıfsızın aynı anda var olduğu bir nesil çıkmamıştır daha önce Catelyn az biraz sağlamdı ama o da aslında çok kırılgan bir karakter Jon onun hakkındaki düşüncesinde haklı Bran düştüğünde yaşadığı o çöküntü onun da insanların sandığı kadar güçlü olmadığını kanıtlıyor bence yani tamam anne sonuçta kim olsa mahvolur da son halleri cidden fazlaydı.
Ben bu durumun sebebinin anneden gelen bir şey olduğunu düşünüyorum Hoster Tully’nin karısı Minisa Whent’ti ve Harrenhall laneti baya baya güçlü bir şey nereye dokunsa tüketiyor.

Binlerce değil sadece 300 yıllık bir hanedan.

Yanlış. Kahramanlar Çağı’na kadar uzanıyor soyları, İlk İnsanlardan. House Tully - A Wiki of Ice and Fire

Soyları çok eski ama 300 yıldır azam lordular ve bir zamanlar Mudd hanesinin en önemli sancaktarı pozisyonundaydılar diye hatırlıyorum.

Bu cünüplüğün etrafa bulaşmasıyla ilgili birşey rahmetli roberta da vardı bi kışyarına gitti kime dokunduysa öldü kime baktıysa sakat kaldı. Harrenhal’ı sıfırdan yıkasalar sorun halolacak

1 Like

Güzel yazı olmuş. Ben daha önce düşünmemiştim bunu ama cidden bunların psikolojileri de çok hassas. Lysa zaten uzun zamandır deliydi. Catelyn ölmeden delirdi. Sansa’nın hayali öpücük olayı da her zaman garip gelmistir bana. Bakalım nereye bağlanacak bu.

2 Likes

Hmm evet, o kısmı unuttum. Orada da ciddi bir çöküntü yaşamıştı.

Ben genetik vb. bir şey olduğunu düşünmüyorum, GRRM’in ironisi sadece. :smiley:

Teşekkürler. Bence Sansa da teyzesi ve annesi yolunda ilerliyor işte. GRRM’in ne kadar gaddar bir adam olduğunu biliyorsunuz. Tyrion, onun en sevdiği karakter ama adamı cüce, çarpık yazdığı gibi üstüne burnunun yarısını da kopardı. Bunu en sevdiğine yaptı ise diğerlerine neler yapmaz, siz hesap edin. :smiley:

Aslında bu yönünü takdir ediyorum, çok sevse de okuyucuyu etkilemek ve iyi bir iş çıkarmak adına yapması gerekeni yapıyor. Şahsen benim eksi olduğum bir yön, adamı örnek alıyorum ama daha onun gibi gaddarlaşamadım. :smiley:

1 Like

Ben Nehirova bölgesini yönetme süresi olarak kastetmiştim,soy olarak değil,Sonuçta Stark,Lannister ve Arryn’ler kendi bölgelerini 3000 yıldır yönetiyor.