Üç Dişli Mızrak Savaşı - 2

GİRİŞ

Selamlar,

Bu sıralar şu asoiaf’taki “savaş” işine baya merak sardım, düşüncesi heyecan verici geliyor sanırım. Şahsen merakla beklediğim olaylardan biri; ejderhaların dansı 2. Evet, Ejderhaların Dansı - 2 ve Moqorro'nun Tyrion Kehaneti ile ilişkili bir başlık olacak.

Elimizdekilere genel olarak bakalım:

  1. GRRM, bize 2. bir ejderhaların dansı olacağını söyledi ve kitaplarda da bu yönde bir hayli işaret, bilgi var hatta bazıları çok açık seçik.
  2. Taraflar %100 şu diyemesek de şahsi fikrim Yeşiller ve Siyahlar olarak Jon-Dany arasında gerçekleşecek(Aegon bir ihtimal Dany yanında ya da Beyazlar olarak kendi tarafında da 3. kişi olarak yer alabilir. Belki de çoktan ölmüş olur.)
  3. Tyrion’un bu iç savaşta merkezde yer alıp, iki taraf arasında sıkışıp kalacağını; Moqorro’nun Kehanetinden ve ilgili savaş başlığında son yaptığım yorumdaki işaretlerden görebiliriz.

Bu durumda soru şu:

Bu savaş nerede olacak?

Şahsi fikrim Nehirtoprakları bunun için uygun bir yer. Batıdiyar’ın merkezinde yer almasından kaynaklı olsa gerek, herkes burada toplanıyor. Tarihte en önemli savaşların ve olayların bir kısmı bu topraklarda gerçekleşti.

  1. 17 yıl önce Robert’ın İsyan’ında Üç Dişli Mızrak’ta Prens Rhaegar katledildi ve Baratheon Hanesini tacını burada kazandı. Rhaegar, Yeşil Çatal’da öldü ve nehrin ismi Yakut Çatal olarak anılmaya başlandı.
  2. Ejderhaların Dansın’da gerçekleşen savaşlar geniş bir alana yayılmış olsa da bazı önemli kapışmalar yine bu topraklarda gerçekleşti. Örneğin Kırmızı Çatal Savaşı gibi.
  3. Torren Stark, Fatih Aegon’a Kırmızı Çatal’da diz çöktü.
  4. Andallar, istila için yine bu toprakları/nehri kullandı.
  5. Fırtına Kralı 3. Arlan, son Nehir ve Tepe Krallarını yine burada yenilgiye uğrattı.
  6. Lannister-Stark savaşı; Yeşil Çatal’da gerçekleşti ve Kuzey-Nehir Lordları, Robb’u bu topraklarda Kuzey ve Üç Dişli Mızrak kralı ilan etti. Beş Kral’ın Savaşı’nın merkezi savaş bölgelerinden birinin bu topraklar olduğunu söylemeye gerek yoktur herhalde?(Kuzeyin krallığını bu topraklarda kaybetmesi sonra yine bu topraklarda krallığını ilan etmesi ironik.)
  7. Dağ, Roose Bolton’un başında olduğu kuzey birliklerini bu topraklarda mağlup etti.
  8. Arya, Sandor’u bu topraklarda terk etti ve kendisi hala buralarda geziniyor.
  9. Büyük bir kurt sürüsü(Nymeria) bu topraklarda halka dehşet saçıyor.
  10. Blackfyre İsyanın iki tarafına öncülük eden büyük Targ Piçlerin iki tanesi (Kankuzgun’u ve Acıcelik) bu topraklardaki hanelerden doğma.
  11. Batıdiyar’ın gördüğü en ihtişamlı turnuva bu topraklardaki Harennall Kalesinde yapıldı(İsyan ve Lyanna/Rhaegar olaylarının işaretlerinin/temellerinin atıldığı yer).

Savaşın İşaretleri

“Biri bana gecenin karanlık ve dehşet dolu olduğunu söyledi. O alevlerin içinde neler görüyorsun?”

Batıdiyar’ın Ortak Dil’ini kullanarak, “Ejderhalar,” dedi Moqorro. Ortak Dil’i neredeyse aksansız bir şekilde, çok iyi konuşuyordu. Yüksek rahip Benerro tarafından R’hllor’un inancını Daenerys Targaryen’a götürmek üzere seçilmesinin sebebi buydu şüphesiz. “Yaşlı ve genç, gerçek ve sahte, parlak ve karanlık ejderhalar. Ve sen. Bütün bunların ortasında hırlayan, büyük gölgeli küçük bir adam.”

Moqorro’nun bu kehaneti; Ejderhaların Savaşına işaret ediyor şüphesiz. Tyrion, bundan önce de Utangaç Bakire’ye katılmak için Illyrio ile yolda iken Altın Mürettabatın da içinde yer aldığı bir savaş rüyası görüyordu. Konum olarak bir yer söylemek pek mümkün görünmese de yukarıda iddia ettiğim gibi bu işin Nehir Topraklarında gerçekleşiyor olması daha olası.

Tyrion Lannister, o gece rüyasında, Batıdiyar’ın tepelerini kan kırmızıya döndüren bir mücadele gördü. Mücadelenin tam ortasındaydı, kendi boyu kadar büyük bir baltayla ölümün üstesinden geliyordu, yukarıdaki gökyüzünde ejderhalar dönüp dururken Cesur Barristan ve Acıçelik’le omuz omuza dövüşüyordu. Rüyada Tyrion’ın iki başı vardı, ikisi de burunsuzdu. Düşmanı Lord Tywin komuta ediyordu, bu yüzden Tyrion onu bir kez daha katletti. Sonra ağabeyi Jaime’yi öldürdü; adamın yüzünü kırmızı bir harabe haline gelene dek doğradı, savurduğu her darbede kahkahalar attı. İkinci başının ağladığını ancak mücadele bittikten sonra fark etti.

Daha evvelki kitaplarda da Dany’nin gördüğü (Üç Dişli Mızrak olduğundan emin olduğumuz ) bir savaş sahnesi var.

Dany o gece rüyasında Rhaegar’dı, Üç Dişli Mızrak’a gidiyordu. Ama bir ejderhanın sırtındaydı bir atın değil, işgalci’ye ait isyancı ordunun nehri geçtiğini gördü, askerler buzdan zırhlar giymişti ama Dany onları ejderha aleviyle yıkadı, çiğ taneleri gibi eriyen adamlar Üç Dişli Mızrakı taşkın bir akıntıya dönüştürdü. Dany’nin küçük bir yanı bunun bir rüya olduğunu biliyordu ama diğer yanı zafer sarhoşuydu. Bu iş böyle olmalı. Diğeri bir kâbustu ve ben daha yeni uyandım.

Bence yukarıdaki Tyrion’ın rüyası ile uyumlu ve destekleyici. Elbette burada “buzdan zırhı” görünce hemen akla Ötekiler geliyor ama Dany, Ötekiler görse bunu ifade ederdi. Yahut çevrede olağan dışı bir mevsim olsa bunu da ifade ederdi. Ona göre nehri geçip gelen “işagalciye ait isyancı ordusu” ve yöne bakarsak kuzeyden geliyorlar. Kuzeyde yaşayan İşgalci-İsyancı orduları kim? Starklar. Baratheon-Stark ve Lannisterlar, Dany’nin ilk üçünde yer alsa gerek.

Elbette bu bir rüya ve geçmiş ile geleceğin ve kişinin psikolojisinin birleşiminden oluşuyor, yani birebir olmuşları ve olacakları göstermiyor ama işaret ediyor. Tyrion’un rüyasında olduğu gibi. GRRM’in Ned’in gördüğü ateşli Neşe Kulesi rüyası için de benzer ifadede bulunmuştu; rüyalarda gördüğümüz anılar/şeyler birebir yaşanmışlıklarla aynı değildir…

O gece rüyasında; ormanda uluyan, savaş borularının feryatları ve davulların vuruşları eşliğinde ilerleyen yabanılları gördü. *Güm GÜM güm GÜM güm GÜM,* diye geliyordu ses, bir vuruşta bin yürek. Kiminin mızrağı, kiminin yayı, kiminin baltası vardı. Diğerleri, kemikten yapılmış arabalar sürüyordu, midilliler kadar iri köpekler arabaları çekiyordu. Arabaların arasında devler yürüyordu, boyları on iki metreydi, meşe ağaçları kadar büyük tokmakları vardı.

“Sağlam durun,” diye seslendi Jon Kar. “Onları geri püskürtün.” Sur’un üstünde duruyordu. Tek başınaydı. “Alev,” diye bağırdı, “onları alevle besleyin.” Ama onu duyacak kimse yoktu.

Gittiler. Beni terk ettiler.

Yanan oklar tıslayarak yukarı fırladı, arkalarında alev dilleri kaldı. Korkuluk kardeşler yere tökezlendi, siyah pelerinleri alev aldı. Düşmanlar, örümcekler misali buza tırmanırken, “Kar,” diye feryat etti bir kartal. Jon siyah buzla zırhlanmıştı ama kılıcı avcunun içinde kıpkırmızı yandı. Ölü adamlar Sur’un tepesine tırmandığında, Jon onları tekrar ölsünler diye aşağı yolladı. Bir ihtiyarı, sakalsız bir delikanlıyı, bir devi, sivri dişleri olan sıska bir adamı, kızıl saçlı bir kızı katletti. Kızın Ygritte olduğunu çok geç fark etti. Kız, ortaya çıktığı kadar çabuk bir şekilde gitti.

Dünya kırmızı bir sise dönüştü. Jon kılıcını batırdı, savurdu, salladı. Donal Noye’u keserek yere devirdi ve Sağır Dick Follard’ın bağırsaklarını deşti. Qhorin Yarımel dizlerinin üstüne düştü, boğazından akan kanı beyhude bir çabayla durdurmaya çalıştı. “Ben Kışyarı Lordu’yum,” diye bağırdı Jon. Şimdi önünde Robb vardı, saçları erimiş karla ıslaktı. Uzunpençe onun kafasını aldı. Sonra pürüzlü bir el, Jon’u omzundan yakaladı. Jon döndü…

Aslında bu rüya bir tık daha önemli geliyor bana çünkü yukarıdaki rüyalar gibi geçmiş-(olası) gelecek ve + psikolojinin karışımı olmasının yanı sıra BİRİ ona bu rüyayı gösteriyor. Biri Bran’a ve Jojen Reed’e hatta bir ihtimal o ki Jaime’ye gösterdiği gibi rüya gönderiyor, onu yönlendiriyor. Muhtemelen de bu kişi Kankuzgun’u. Yani yukarıdaki rüyaları “öylesine” diye yorumlayabilsek bile bu rüyayı öyle geçiştirmek mümkün değil.

İlk başta Jon’un Yabanıl sonra Ölüler ile savaştığını düşünüyoruz ama özünde ne Yabanıl ne de bildiğimiz Ölüler değil bunlar. Aslında Jon, geçmişi ile savaşıyor; geçmişinde yaşamış, ölümünü gördüğü ya da sebep olduğu kişi/ler; ailesi, sevgilisi, arkadaşları, düşmanları ve fazlası. “Ben Kışyarı Lordu’yum!” sözü, burada içindeki arzunun devam ettiğini gösteriyor, zaten bu sözün ardından asıl Lord ve kral olan Robb’un karşısına çıkması ve Jon’un da onun kafasını kesmesi dikkate değer bir şey anlatıyor bize. Bu rüya bana göre onun şu an ve ileride yaşayacağı (kimliğini de öğrenmesiyle beraber muhtemelen) iç savaşı konu alıyor.

Lakin BUZDAN ZIRH giymesi de bir o kadar ilginç ve dikkate değer ayrıntı olarak karşımıza çıkıyor. Jon bir kuzeyli ve Robb ölmeden önce onu meşru bir Stark olarak varisi ilan edeceğini annesine söylemişti. Yani büyük ihtimal ile kendisi şu an (bilmese de) Kuzey Kralı unvanı taşıyor (Dahası meşru olduğunu farz edersek Demir Taht’ın hakiki kralı).

Dany’nin gördüğü rüyada ne vardı? Buzdan Zırh giymiş, İşgalcinin İsyancı ordusu kuzeyden gelip, nehri geçiyordu…BUZ burada özelde Stark Hanesini genelde de Kuzeyi simgeliyor. Haliyle ÜÇ DİŞLİ MIZRAK’ta bu iki gücün kuvvetlerinin bir araya gelip, savaşacağını düşünebiliriz. Yani Ejderhaların Dansı’nın merkezi savaş noktası bu nehir olacak.

Foreshadowing?

Arya POV’larını okurken dikkatimi çekti. Sandor’un Arya’yı kaçırdıktan sonraki POV’u(kaçıncı saymadım).

Arya ve Sandor, Üç Dişli Mızrak’ı geçiyor; Yeşil Çatal’ı ve buradaki bazı betimlemeler oldukça dikkate değer. Öncelikle nehir kabarmış ve taşmış… Yağmur nehri 10 bin kılıçla deliyor… Döne döne akan suların içinde 50 ağacın tepesi görünüyor ve dalları boğuluyormuş gibi gökyüzüne uzanıyor… Islak yapraklardan oluşan kalın halılar sahil şeridini boğmuştu (yani yeşil renk)… Bir geyik ya da ölü bir at boğulmuş sürükleniyor… Duyma eşiğinin sınırında bir köpeğin havlamadan önce çıkardığı sese benzer bir hırıltı duyuyor Arya… (kaynak muamma)… Nehirde boğuşurlarken SİYAH bir kütük geliyor ve neredeyse sandalı deviriyor ama mücadele ufak hasar ve bir kişinin boğulması ile atlatılıyor ve sağ salim karşıya geçiliyor… SİYAH kütük için Arya “CANAVAR” ifadesini kullanıyor…

Sizi bilmiyorum ama büyük olasılıkla Targ(Siyahlar/Dany)-Stark(Yeşiller/Jon) arasında beklediğim/iz savaşlardan biri YEŞİL ÇATAL’da gerçekleşecek… Ve zaferin Yeşillerden olacağını düşünüyorum.

  • En az 10 bin kişi ile gerçekleşebilir(taraflardan biri ya da hepsinin toplamı); yağmurun 10 bin kılıç benzetmesi.
  • SİYAH “CANAVAR” kütük ise Drogon’u temsil ediyor diye düşünüyorum çünkü onun “siyah canavar” olarak da isimlendirildiğini biliyoruz.
  • Köpeğin havlamadan önceki sesine benzeyen hırıltı… Bundan emin değilim; taraflardan biri Starklar(kurt-köpek) olacak şeklinde yorumlanabilir ya da Sandor’un da bu savaşta yer alacağına işaret olabilir(Stark-Kuzey tarafında ki Sandor Clegane'nin Seçimi burayı yeniden okumanızı rica edeceğim.) Sandor aynı POV’da Arya’ya “Robb’un ona (tazıya) ihtiyacı olduğunu, onu lordu yapması gerektiğini” dalga geçerek söylemişti. Belki bu da bir çeşit işaret olabilir.
  • Geyik ve Ölü at belki işaret belki de öylesine eklenmiş olabilir ama işaret ise o zaman geyiğin Baratheonları temsil ettiğini düşünmek yanlış olmayacak. At ise Bracken Hanesi olabilir, nehir topraklarında sanırsam Tully’lerden daha fazla asker çıkartan ve Cat’e göre babasının en sadık sancaktarları idi. Blackfyre İsyanında Daemon yanında yer almışken Dans’ta Yeşiller yanında yer almıştı. Lakin Yeşiller kazanıyor ise boğulan Dany’nin Dothrakları da olabilir, Barth Hanesinin askerleriyle beraber(onları da Aegon ele geçirmiş oluyor).
  • Boğulmuş gibi görünen 50 ağaç, belki nehrin kendisinde boğulacaklar önemli kişilerdir ya da başka bir şeydir yahut hiçbir şeydir.
  • Yaprakların sahil şeridini kalın halılar gibi boğması… Boğan burada yapraklar olduğu için ve siyah canavar kütüğün çok zarar vermeden geçip gitmesi yüzünden kazanan tarafın YEŞİLLER olduğunu düşündüm.
  • Nehrin kabarması da SAVAŞ/MÜCADELE-ÖLÜM mecazı olarak kullanılmış dersek yanlış olmaz çünkü daha önce kullanılmamış bir şey değil; Kırmızı Düğün öncesinde de nehir kabarıyor/aslan gibi kükrüyor ve vuku bulurken de taşıyordu. Gayet açık bence.

Nymeria’nın Sürüsü

Buradaki bir https://www.reddit.com/r/asoiaf/comments/9fn5rm/spoilers_main_the_purpose_of_nymerias_wolf_pack/ yazıya göre Nymeria’nın Kurt Sürüsü yaklaşan savaşta vazife alacak. Genelde Ötekilere karşı yahut Freylere karşı bir iş peşinde olabileceği şeklinde yorumlar yapılmışsa da bunu alternatifi olarak başka bir şey sunuyor ki yukarıda bahsettiğimiz şeylere oturuyor kanımca.

“Kurtları avlamak niyetindeyim. Ulumaları yüzünden geceleri neredeyse hiç uyumuyorum.” Bolton kemerine eğilip kılıç ve hançer askısını ayarladı. “Ulu kurtların, bir zamanlar insanlardan ya da mamutlardan hiç korkmadan, yüzden fazla hayvandan oluşan büyük sürülerle kuzeyde dolaştığı söylenir. Ama bu çok uzun zaman önceydi ve başka bir topraktaydı. Sıradan kurtların güneyde böyle cesurca dolaştığını görmek tuhaf.”

Onlar sıradan kurt ama başlarında Nymeria var, Bolton’un bilmediği bu idi.

“Kurtlar bu yıl çok kötüydü,” dedi yeşil pelerini yolculuk lekeleriyle kaplı, soluk benizli başka bir adam. “Tanrı Gözü civarındaki kurt sürüleri daha önce hiç olmadıkları kadar korkusuzca saldırdılar. Koyunları, köpekleri, inekleri parçaladılar. İnsanların yaşadığı yerlere yaklaşmaktan da çekinmiyorlar. Gece vakti ormanlarda dolaşmak hayatınıza mal olabilir.”

“Ah, bütün bunlar masal. Hiçbiri gerçek değil.”

“Ben aynı şeyleri kuzenimden duydum ve kuzenim yalancı biri değildir,” dedi yaşlı bir kadın. “Çok büyük bir sürü görmüş. En az yüz kurt varmış. İnsan katilleri. Sürünün lideri bir dişiymiş. Yedinci cehennemden gelen bir sürtük.”

Dördünce kitapta bizim sürüyü ve saçtığı dehşeti görmeye devam ediyoruz.

“Yedi beni korudu, bundan esirgendim ama geceleri kurtların sesini duydum, yalnızca bir kez de değil. Çok fazla ses… insanın kanını donduran sesler. O sesler Köpek’i bile titretiyor ki Köpek onlarca kurt öldürdü.” Rahip, köpeğin başını okşadı. “Bazıları onların şeytan olduğunu söylüyor. Sürünün lideri, canavar gibi bir dişi kurtmuş. Amansız, gri ve kocaman bir gölgeymiş. Yaban öküzlerini tek başına devirebiliyormuş. Hiçbir tuzak ya da kapan onu durduramıyormuş çünkü dişi kurt ne çelikten ne de ateşten korkuyormuş. Üstüne çıkmayı deneyen erkek kurtları öldürüyormuş ve insan etinden başka bir et yemiyormuş.”

Aynı kurt hikayelerini Jaime de duyuyor.

Kadehler kalktıktan sonra Leydi Amerei ağlamayı bıraktı ve sohbet kurtlara döndü; dört ayaklı olanlara. Sör Danwell Frey, etrafta büyükbabasının zamanında olduğundan bile fazla kurt olduğunu iddia etti. “Artık insanlardan hiç korkmuyorlar. İkizler’den buraya gelirken yük arabalarımıza saldırdılar. Okçularımız bir düzinesini öldürdü ve sürünün geri kalanı ancak o zaman kaçtı.” Sör Addam Marbrand, Kral Toprakları’ndan gelirken kendi kafilelerinin de benzer sorunlarla karşılaştığını itiraf etti.

Nymeria, Stark düşmanlarına saldırmayı sürdürüyor.

Ertesi gün, Yağmur Ormanı’ndan Sör Dermot kaleye geri döndü, elleri boştu. Ne yakaladığı sorulduğunda, “Kurtlar ve yüzlerce kahrolası dilenci,” dedi. Kurtlar gecenin karanlığında ortaya çıkmış ve Dermot’un iki devriyesini parçalamıştı. “Örgü zırhlar ve kaynatılmış deriler içinde silahlı adamlar, gel gör ki hayvanlar onlardan hiç korkmuyorlar. Jate ölmeden önce, sürünün başında devasa bir dişi kurt olduğunu söyledi. Bir ulu kurt. Kurtlar at sıralarımızın arasına da girdi. Kahrolası canavarlar en sevdiğim doru atı öldürdü.”

Şimdi GRRM, sürünün duvar süsü için olmadığını ifade etmiş ve dikkat ederseniz Nymeri ve sürüsünü Nehir Topraklarında konuşlandırıyor; KL ya da Kuzey’de değil.

Andal istilası sırasında Ormanın Çocuklarının, Ulukurt ve fazlasını Nehir Topraklarında onlara karşı Andal’ın kralına(kendisi akraba katili olarak bilinen Erreg) ve savaş lordu Vorian’a karşı kullandığını biliyoruz.
Bu olayın seride de bahsedildiği bir yer var. 3. kitap 4. Arya POV’u; Nehir Topraklarında iken Tom söylüyor.

Civar halkın bu yerden uzak durduğunu söyledi Tom; rivn» yete göre tepe, Akraba Katili Erreg isimli Andal kralı ağaçlarını kestiğinde burada ölen çocukların hayaletleriyle doluydu. Arya ormanın çocuklarını ve Andallar’ı biliyordu ama hayaletler onu korkutmuyordu. Eskiden, henüz küçük bir kızken Kışyan’nııı mahzen mezannda saklanır, tahtlarında oturan taş kralların arasında “şatoma gel” ve “canavarlar ve kızlar” oynardı.

Nymeri’anın Sürüsü ve Daenarys’in Adamları

Halihazırda Andal gibi dışarıdan ordusu ile gelip bir nevi savaş lordu konumunda olacak Dany. Zaten Jorah da Batıda nasıl görüleceğini ifade etmişti önceden. Diğer yandan akraba katili konumunda olan Tyrion var.

Bundan sonra da burada Arya’nın Kurt Rüyası devreye giriyor.

Rüyaları kırmızı ve vahşiydi. Oyuncular rüyasındaydı, en az dördü; solgun tenli bir Lysli, Ib’den gelen zalim bir baltacı, Iggo denen Dothraklı bir at efendisi ve adını hiç öğrenemediği Dornelu bir adam. Paslanmış zırhların ve ıslak derilerin içinde, yağmurdan çıkarak peş peşe geldiler, eyerlerine asılmış kılıçlar ve baltalar tıngırdıyordu. Arya’yı avladıklarını düşünüyorlardı, Arya, rüyaların tuhaf ve keskin sarahatiyle biliyordu bunu, fakat yanılıyorlardı. Arya onları avlıyordu.

Rüyasında küçük bir kız değildi Arya, iri ve güçlü bir kurttu. Ağaçların arasından çıkıp adamların önünde belirdiğinde ve pes bir hırlamayla dişlerini gösterdiğinde, hem atlardan hem adamlardan yükselen tiksindirici korku kokusunu aldı. Lysli’nin atı şahlanıp dehşet dolu bir çığlık attı. Diğerleri insan dilinde konuşarak birbirlerine bağırdılar ama onlar hareket etmeye fırsat bulamadan karanlığın ve yağmurun içinden başka kurtlar koşup geldi, büyük bir sürü; zalim, ıslak ve sessiz.

Dövüş kısa fakat kanlıydı. Kıllı adam baltasını çıkarırken devrildi, koyu tenli olan okunu gererken öldü ve solgun Lysli kaçmaya çalıştı. Arya’nın kardeşleri adamı yakaladılar, tekrar tekrar döndürdüler, dört bir yandan saldırarak atının bacaklarını ısırdılar ve binicinin boğazını adam yere düşüp toprağa çarparken parçaladılar.

Sadece çanlı adam geri çekilmemişti. Adamın atı Arya’nın kız kardeşlerinden birinin kafasını tekmeledi ve saçları hafifçe çınlayan adam diğer kardeşini kıvrımlı gümüş pençesiyle neredeyse ikiye bölüyordu.

Arya’nın içi öfkeyle doldu, adamın sırtına sıçradı, onu baş aşağı devirdi, birlikte düşerlerken çenesi hasmının kolunda kenetlendi; dişleri derinin, yünün ve yumuşak etin içine gömüldü. Yere çarptıklarında, başını vahşice silkerek adamın kolunu omzundan kopardı. Ağzındaki kolu zaferle ileri geri salladı, soğuk ve siyah yağmurun ortasına, sıcak ve kırmızı damlalar serpiştiriyordu.

Yazıya göre bu olay, ileride Dany-Kurt Sürüsü(bana göre Stark-Targ) karşılaşmasına bir foreshadowing. Solgun Tenli Lys’lı Dany olabilir deniyor(yahut solgun sarı saçı yüzünden Tyrion); Baltalı Ibben’li adam Jorah olabilirmiş. İkisi de kıllı olarak ifade ediliyor. Dothraklı Iggo’nun Dany’nin kan süvarisi Aggo olabilir, deniyor ki isim benziyor zaten. Dornelu tip de Gerris Drinkwater ya da Archibald Yronwood olabilir, deniyor.

Ulukurtlar ve Tyrion

Tyrion’un rüyasında gördüğü savaşta Selmy ve Acıçelik(yani Altın Mürettebat) ile beraber karşı tarafla dövüştüğünü gördük. Bu savaş belki, Ejderhaların Dansı’nın yaşanacaklarından bir tanesi de olabilir elbette, tek bir savaş ile olup bitmesini bekleyemeyiz her şeyin ama önemlilerden bir tanesi olsa gerek.

Tyrion Lannister başını okuduğu kitaptan kaldırdı. Kütüphanenin sıcak ve rahat havasına rağmen, duyduğu sesle ürpermişti. Bir kurdun ulumasında insanı olduğu yerden alıp götüren, karanlık bir ormanın ortasında çırılçıplak bırakan bir şeyler olduğunu düşündü.

Tyrion’un Ulukurtlar hakkında ilk düşüncesi. İlk izlenim “olumsuz” ve “huzursuz” eden cinsten bir şey.

“Kurt Ormanı,” demişti Benjen Stark ve gerçekten de, geceleri uzaklardan ve bazen o kadar da uzak olmayan yerlerden korkunç kurt ulumaları duyuluyordu. Jon Kar’ın beyaz ulu kurt yavrusu gelen seslere kulak kabartıyor ama asla kendi ulumasıyla cevap vermiyordu. Tyrion bu hayvanda çok rahatsız edici bir şeyler olduğunu düşünüyordu.

Tyrion’un Hayalet’ten rahatsız olması garip bir durum.

Kurdun daha önce nerede olduğunu, nasıl yaklaştığını göremedi. Jon’a doğru yürürken bir anda sırtüstü kayalık zemine düştü. Elindeki kitap yuvarlandı. Ani ve şiddetli darbe soluğunun kesilmesine sebep olmuştu. Ağzı kan, çürük yaprak ve toprak doldu. Doğrulmaya çalıştığında sırtında korkunç bir kasılma hissetti. Düşerken kemikleri burkulmuş olmalıydı. Dişlerini öfkeyle gıcırdattı, bir ağaç köküne tutunup kendini çekti ve oturur hale geldi. Elini uzattı ve, “Yardım et,” dedi çocuğa.

Kurt birdenbire aralarına girdi. Ses çıkarmıyordu. Lanet olası hayvan hiçbir zaman ses çıkarmıyordu zaten. Parlak kırmızı gözleriyle dimdik bakıyor ve keskin dişlerini gösteriyordu. Tyrion elini geri çekti. “Öyleyse yardım etme. Siz ikiniz uzaklaşana kadar burada böyle oturacağım.”

Jon, Hayalet’in kalın beyaz tüylerini okşadı. Artık gülümsüyordu. “Bana nazikçe sor,” dedi.
Tyrion Lannister’ın içi öfkeyle kabardı ama bastırmasını bildi. Hayatında ilk kez aşağılanmıyordu ve bu son da olmayacaktı. Bu seferkini biraz hak etmişti hatta. “İnce yardımlarınızı benden esirgemezseniz size daima müteşekkir olurum Jon,” dedi abartılı bir nezaketle.

“Otur Hayalet,” dedi çocuk. Ulu kurt oturdu ama gözlerini Tyrion’dan ayırmıyordu.

Tyrion, Sur’a giderken Jon’u öfkelendirip üzünce Hayalet saldırıya geçti ve bu sahne gerçekleşti. Burada bir açık kışkırtma olduğu aşikar, haliyle Hayalet, Jon’un öfke ve üzüntüsünü hissedip Tyrion’u tehdit algılayıp saldırdı.

Avlunun kapısı açıldı. Rickon soluksuz kalmış halde salona girerken güneş içeriyi doldurdu. Kurtlar da onunla birlikte gelmişti. Çocuk, gözleri faltaşı gibi açılmış halde kapıda durdu ama kurtlar yürümeye devam edip gözlerini Tyrion Lannister’a diktiler. Havayı kokladılar. Önce Boz Rüzgâr homurdanmaya başladı, ardından Yaz homurtuya eşlik etti. Biri sağdan biri soldan, cüceye doğru ağır ağır yürümeye başladı.

“Kurtlar kokundan hoşlanmadı Lannister,” dedi Greyjoy.

“Belki artık yola çıkmalıyım,” dedi Tyrion. Bir adım geri gitti… ve Tüylüköpek bir anda gölgelerin arasından çıkarak adamın arkasında hırlamaya başladı. Tyrion geriledi. Yaz diğer tarafından adamın üzerine atladı. Tyrion sendeleyerek kurttan uzaklaşmaya çalıştı ama Boz Rüzgâr öne fırlayıp adamın kolunu yakaladı ve elbisesinden bir parça kopardı.

Robb bile sarsılmış görünüyordu. “Kurtlar… Neden böyle yaptıklarını bilmiyorum…”

Buradaki sahnede hiçbir tehdit ya da tahrik yok, aksine Tyrion’un Bran’a eyer tavsiyesi gibi iyi niyetli bir amacı da vardı. Buna rağmen kurtlar, Tyrion’a saldırdı ve Robb bile bu duruma çok şaşırmış görünüyor. Bunun nedenini ben de hep merak etmişimdir. Genelde kurtlar, sahipleri için tehdit hissetmeden birine saldırmaz ya da emir almadan ama Tyrion’un ne o zaman ne de sonrasındaki hiçbir hareketi Stark çocuklarına tehdit içermiyordu.

Bu, ileride olacağını öngördüğümüz savaşa mı işaret? İlkinde Hayalet, ikincisinde de diğer oğlanlar… Tanışmadığı tek bir kurt kaldı; Nymeria. Belki de 3.'de onunla karşılaşır ve kurtlar hakkındaki ilk izlenimi (ormanda çırıl çıplak kaldığı :smiley: ) gerçekleşir.

Tyrion düşmanın davul seslerini duyabiliyordu artık. Robb Stark’ı son gördüğü haliyle hatırlıyordu. Elinde çıplak ve parlak kılıcı, Kışyarı’nın Büyük Salonu’nda babasının yüksek koltuğunda oturuyordu. Gölgelerin içinden çıkan ulu kurtların ona nasıl saldırdığını hatırladı ve hırlayan, ısıran, dişlerini yüzüne geçirmeye çalışan hayvanları tekrar görür gibi oldu. Çocuk kurtları da savaşa getirmiş miydi acaba? Bu düşünce onu rahatsız etti.

Tyrion, kurtların anısını unutamamış ve besbelli ki onlardan çekiniyor.

ÜÇLEME

Yazıda şu “üç” muhabbetine değinmiş. GRRM’in üçleme olayını sık kullandığını biliyoruz, orada yazmamış ama ilk ben ekleyim sonra savaş kısmına değinirim. Ejderhanın Üç Başı; Dany ve Jon’un 3. çocuk olması; Üç Ejderha ve belki Rickon 6. kitapta ölürse(muhtemelen kurdu da öleceği için) 3 ulukurt(Hayalet, Nymeria ve Yaz) ve Dany’nin üçlü kehanetleri…

Jaqen, Arya’ya 3 ölüm hakkı verdi; Ned’in üç oğlu da birer adamın kafasını kesti ama temiz bir vuruş yapamadı(Theon’u da saymış) ama Jon temiz bir vuruşla kafasını kesti; Üç Stark erkeği ihanete uğrayarak öldü(Ned, Robb ve Jon.); Öldüğünü ve dirildiğini gördüğümüz 3 kişi var, Beric, Cat ve 3. de Jon olacak.

Tyrion iki kere kurtlar tarafından saldırıya uğradı ve hayatta kaldı; 3. saldırı da olacaktır(Nymeria) ama bu sefer o kadar şanslı olmayadabilir, demiş. Hatta İlk İnsanlar iki kere savaşı kaybedip 3.de kazanabilmeleri mümkün de demiş.

Evet, biraz uzun ve yer yer hafif sağa sola kaymaları olan bir yazı oldu ama tüm mesele Stark-Targ güçleri arasında yaşanacak savaş üzerine; tam olarak nasıl olacak; olayların başında mı olur ortasında ya da sonunda mı olur; nehir topraklarındaki bu savaş kilit bir savaş mı olur yoksa bir çok savaştan sadece bir tanesini tam bilemiyoruz ama burası da bunu tartışmak için var. Her zamanki gibi fikirlerinizi bekliyorum. :slight_smile:

3 Likes

Bence jon ve aegon arasında olur agırlıklı dany in durumu ne olur bilmiyorum

O da aklıma geldi. Dany gelene kadar Jon ve Aegon karşılaşıp, kapışır mı diye düşünmedim değil ama bu, Ejderhaların Dansı olmaz herhalde. Bana göre en başta alayı bir arada olmalı ve yanında kanatlı ejderhalar da olmalı. Hmmm

Uçuk bir teoriyle senin teorine başka bir kapı açayım :smiley:

Jon’un buzdan zırhı ve Dany’nin düşmanlarının üstünde ki buzdan zırh ayrıntısını WW’lerin Jon’u aradığı ile ilgili teoriyle birleştirip Jon’un liderliğinde ki WW ordusu ile Dany liderliğinde ki ordunun savaşı olabilir diyorum.
Uçuk teori bu tabii belirtiyim yine :smiley:

Ahahahaha ben Ötekilerin başında bir Stark olacağını düşünüyorum zaten ama Jon, melez olarak “arabulucu” rolü oynayacak diye düşündüm.

Bu durumda aslında bu teori, Ejderhaların Dansı için değil de Şafak Savaşı için de geçerli olabilir. Hatta ben geçen bir ejderhanın üç başını farklı yorumlarım.

Ateş Ejderhası(R’hllor tarafı Dany)+Buz Ejderhası(Büyük Öteki tarafı bir Stark ki ben Arya diyorum) ve Melez Ejderha(buz ve ateş;Jon) arasında olacak Ejderhaların Dansı. Bu şekilde hem Ötekiler saldırısı hem Dans aynı anda işlenebilir çünkü öbür türlü daha Cersei ve Ejder karşıtı lobi gibi olaylar var iken üstüne Dans ve Şafak Savaşı nasıl sığacak hepsine, merak ediyorum. :slight_smile:

Aslında ben bi tahmin yürüttüm ama finali ile ilgili kitabın olurmu bilmiyorum kaba taslak bi fikrim var

Fikrini söyle elbette :slight_smile:

Burada ki arabulucu Jon belki ama ben Yüzler Adasında ki Yeşil İnsanlar vasıtasıyla bunun olacağını düşünüyorum.

Bir de gerçekten o kadar çok şey nasıl yetişecek iki kitaba. 6. Kitabın sonlarına doğru toplu bir kıyım mı yapacak acaba? :smiley::smiley:

Bence onlar bu arabulucu tarafta ama etkin değiller. İlk İnsan ve Çocuklar arası yapıldığı söylenen anlaşmanın şahitliğini; koruyuculuğunu yapan Bilge insan onlar, muhtemelen Yeşilören tipler. Ateş ve Buz’u bir araya getirip anlaşma sağlaması işi ancak melez biri ile olabilir; bu iki taraf neden onları dinlesin ki?

Jon’un hikayesine bakar isek eğer buna işaret görüyoruz, aslında oldukça eski bir kuram bu arabulucu ve anlaşma ile iş çözülecek olayı; ben o zamanlar buna sıcak bakmazdım çünkü asoiaf’a çok hakim değildim, geleneksel bir iyi-kötü savaşı beklerdim.

Şimdi Jon’a bir hikaye anlatıldı, nedir o? Starklar yarı Yabanıl. Son üç kitaptır Alliser ve Tormund, onun Yabanıl oluşuna vurgu yapıyor. Yani Kışyarı Gül’ü hikayesi doğru ise Jon’un anne tarafı sayesinde Stark-Yabanıl melezi olduğunu söylemek mümkündür. Son kitapta ne gördük? Binlerce yıldır birbirine düşman olan Stark-kuzey ve Yabanıl tarafın Jon sayesinde bir araya gelip, dostluk kurduğunu… Tahminen Jon, onları Kışyarını geri almak ve diğer şeyler için de kullanır. Özetle artık Jon’un hakimiyetinde tarafındalar. Sevgi ve saygılarını kazanmış. İki düşman taraf barış yapmış Jon’un aracılığı ile.

Diğer yandan Jon hem bir Stark hem bir Targ yani buz ve ateş… bu iki taraf da birbirine düşman. Doğal olarak aynı işi tekrar yapmasını beklemek yanlış olmaz gibime geliyor. En uygunu kendisi. Elbet bu bilince ulaşana kadar falan yani iş oraya gelene kadar buz tarafında kalıp karşı tarafla savaş verecektir… Sonuçta bu savaş son bulmalı diyene kadar Yabanıllara karşı da düşmanlık besleyip savaştı ve öldürdü.

Şimdi işte Dans bir kitabın konusu imiş Ötekiler meselesi de son kitabın odak noktası olacak demişti yayımlanan mektupta. Eğer 6. kitapta sonunu getirmeyecek ise ki sanmam; Cersei tarafı var. Alayını ayrı ayrı işleyerek bir kitapta olması çok güç geliyor, yani baya büyük bir kitap olması lazım bu durumda. Fakat Dans ve Öteki meselesini birleştirir ise daha kolay olur ama o nasıl düşündü bilemiyoruz elbet.

Şimdi şöyle söyleyim biraz uzun o yüzden detaylara girmicem cok ama kabaca baelish in joker elemanı sansa varys in de aegon şimdi bu ikisini evlendirip evlilikle birlestirecekler ve varys ile baelish de dolayli yoldan ittifak yapmis olacaklar sonra ortalık biraz karisir savas felan aegon demir tahti alir cercei nin tüm çocukları olur bi sekilde kings landingden casterly kayasina kacar oranin basina gecer sansa zaten ilk joffreyden hamile olması icin mektupda tasarlamis o aegon olur tum bu sırada kuzeyde jon dirilmis almis vermis kuzeyin kralı olmus olur stannis ölür sonra aegon la otekiler hakkinda konusmaya gelir sansa hamiledir felan ama aegon 2.joff vakası olur diye düşünüyorum o bebe babası gibi olmicak sansaya kotu davranmasi jonu kucumsemesi jonun sinirlerini bozar araları acılır dany westerosa geldiginde guvenmedigi kesin olup olmayan kendine rhaegarin ogluyum diyen cocugu demir tahta otururken bulunca gerilebilir ama hemende savaş acmaz sag duyulu davranir ve jona biraz daha yakin durur jonunda kimligi ortaya cikinca ortalik karisir ama jon reyiz ayarı verir jon dover öldürür aegonu uzun pençeyi geçirir alninin ortasina. Ama yok ejderhaların dansi aegon yeşil olanı alır bir sekilde jonda viserionu alır dani de jonu destekler diye düşünüyorum aegon ve rhaegal ölür jon biraz yanip bronžlasir viserin ayni sunfyre gibi ağır yaralanir drogon ile dany e bisi olmaz diyorum öteki perdesi de biraz aralanır ama savaşı bahar rüyas8nda görürüz diye düşünüyorum.

Hikayende Arya bran rickon catelyn stark nerede
Arya ya ne oldu ???:sob::sob::sob::sob:

Ne olacagını kestiremedigim iki karakter var arya ve bran onlar hakkında hic bisi tahmin edemiyorum catelyn içinde iki farklı olay var düşündüğüm rickon eger ölmezse serinin sonunda winterfell e oturur

Baya baya yeni bir hikaye olmuş bu. Yani kitap bu haliyle başlamasa idi nasıl okurdu, sorusuna bu hikaye olur. :slight_smile:

Sansa zaten evli ve Yüce Rahip onay vermeden boşanamaz. Ben onun boşanabileceğine şüpheyle yaklaşıyorum zaten. Ya Tyrion ya Sansa ölür ancak öyle boş olur ikisinden biri. Sansa zaten halihazırda Vadi oyunlarında yer alacak, KL oyunlarına katılamaz. Lakin birkaç sene evvel ben de LF belki Sansa’yı Aegon ile evlendirmeyi isteyebilir diye düşünmüştüm, Varys kızı arıyor. Bir ihtimal o isteyebilir. Yani gündeme hala gelebilir, hele şu Ashford kuramı doğru ise. :slight_smile: Fakat evlilik olmaz, sadece gündeme gelir bir nişan teşebbüsü olur Harry’de olduğu gibi o kadar.

1 Like

Yüce rahip boşar sansayı aegon kral olmuş zaten rahipler o kadar etki etmez joffrey margaery ile evlenmek icin sansadan cok kolay ayrıldı aynı onuň gibi olur sonra da sansa aegon ve varys ile bir olup baelish in ipini ceker diyorum ben yoksa tek basina indirmesi zor baelish i adam cin gibi yıllardır taht oyunu oynuyor sansaya sakız olmaz sansanın varys gibi birinden ve aegon gibi bir güçten yardım alması lazım bence.

Arya POV’larını okurken dikkatimi çekti. Sandor’un Arya’yı kaçırdıktan sonraki POV’u(kaçıncı saymadım).

Arya ve Sandor, Üç Dişli Mızrak’ı geçiyor; Yeşil Çatal’ı ve buradaki bazı betimlemeler oldukça dikkate değer. Öncelikle nehir kabarmış ve taşmış… Yağmur nehri 10 bin kılıçla deliyor… Döne döne akan suların içinde 50 ağacın tepesi görünüyor ve dalları boğuluyormuş gibi gökyüzüne uzanıyor… Islak yapraklardan oluşan kalın halılar sahil şeridini boğmuştu (yani yeşil renk)… Bir geyik ya da ölü bir at boğulmuş sürükleniyor… Duyma eşiğinin sınırında bir köpeğin havlamadan önce çıkardığı sese benzer bir hırıltı duyuyor Arya… (kaynak muamma)… Nehirde boğuşurlarken SİYAH bir kütük geliyor ve neredeyse sandalı deviriyor ama mücadele ufak hasar ve bir kişinin boğulması ile atlatılıyor ve sağ salim karşıya geçiliyor… SİYAH kütük için Arya “CANAVAR” ifadesini kullanıyor…

Sizi bilmiyorum ama büyük olasılıkla Targ(Siyahlar/Dany)-Stark(Yeşiller/Jon) arasında beklediğim/iz savaşlardan biri YEŞİL ÇATAL’da gerçekleşecek… Ve zaferin Yeşillerden olacağını düşünüyorum.

  • En az 10 bin kişi ile gerçekleşebilir(taraflardan biri ya da hepsinin toplamı); yağmurun 10 bin kılıç benzetmesi.
  • SİYAH “CANAVAR” kütük ise Drogon’u temsil ediyor diye düşünüyorum çünkü onun “siyah canavar” olarak da isimlendirildiğini biliyoruz.
  • Köpeğin havlamadan önceki sesine benzeyen hırıltı… Bundan emin değilim; taraflardan biri Starklar(kurt-köpek) olacak şeklinde yorumlanabilir ya da Sandor’un da bu savaşta yer alacağına işaret olabilir(Stark-Kuzey tarafında ki Sandor Clegane'nin Seçimi burayı yeniden okumanızı rica edeceğim.) Sandor aynı POV’da Arya’ya “Robb’un ona (tazıya) ihtiyacı olduğunu, onu lordu yapması gerektiğini” dalga geçerek söylemişti. Belki bu da bir çeşit işaret olabilir.
  • Geyik ve Ölü at belki işaret belki de öylesine eklenmiş olabilir ama işaret ise o zaman geyiğin Baratheonları temsil ettiğini düşünmek yanlış olmayacak. At ise Bracken Hanesi olabilir, nehir topraklarında sanırsam Tully’lerden daha fazla asker çıkartan ve Cat’e göre babasının en sadık sancaktarları idi. Blackfyre İsyanında Daemon yanında yer almışken Dans’ta Yeşiller yanında yer almıştı.Lakin Yeşiller kazanıyor ise boğulan Dany’nin Dothrakları da olabilir, Barth Hanesinin askerleriyle beraber(onları da Aegon ele geçirmiş oluyor). (Fikir için Alya’ya teşekkürler :slight_smile: )
  • Boğulmuş gibi görünen 50 ağaç, belki nehrin kendisinde boğulacaklar önemli kişilerdir ya da başka bir şeydir yahut hiçbir şeydir.
  • Yaprakların sahil şeridini kalın halılar gibi boğması… Boğan burada yapraklar olduğu için ve siyah canavar kütüğün çok zarar vermeden geçip gitmesi yüzünden kazanan tarafın YEŞİLLER olduğunu düşündüm.
  • Nehrin kabarması da SAVAŞ/MÜCADELE-ÖLÜM mecazı olarak kullanılmış dersek yanlış olmaz çünkü daha önce kullanılmamış bir şey değil; Kırmızı Düğün öncesinde de nehir kabarıyor/aslan gibi kükrüyor ve vuku bulurken de taşıyordu. Gayet açık bence.

Siz ne düşünüyorsunuz? :slight_smile:

Bu kısmı hatırlıyorum. İlk okuduğumda aklıma Dotraklar gelmişti.

Hmm evet, onlar da olabilir. Hane üzerinden gittiğim için aklıma onlar gelmedi. Eğer Yeşiller Jon-Stark tarafı ise ve kazanıyorlar ise karşı tarafta Aegon’un ele geçirdiği Fırtına Burnu askerleri (Barthlar) ve Dany’nin Dothrakları olması mantıklı; sonuçta boğulmuş ve yüzüyorlar. Teşekkürler :slight_smile:

1 Like

Martin bu olayları açıklar umarım. Ulukurtlar neden Tyrion’a böyle davranıyor olabilirler? Bir Lannister olduğu için mi? Bence değildir. Tyrion’da kurtların ona karşı agresif olmasını açıklayacak bir özellik olmalı ama ne kadar düşünsem de aklıma gelmiyor.

Bu kısım bence yeni bir konuyu hak ediyor çünkü önemsenmesi gereken bir kısım bence. Bu konunun altında yazıyor iken pek dikkat çekmez diye düşünüyorum.

George Tyrion ile ilgili kısımları daha bir güzel mi yazıyor yoksa bana mı öyle geliyor?

Karakterlerimizin rüyalarını toparladığım da ben şu sonuçları elde ettim.

  • Tyrion’ın tarafında Barristan ve Altın Mürettebat var. Düşman ise Lord Tywin.
  • Dany’nin karşısında buzdan zırh giymiş işgalciler var.
  • Jon ölü adamlar ile savaşıyor. Sonrasında ise geçmişi ile.
  • İki rüyada da Ejderhalar var. Bence ejderhaların iki rüyada da bulunması bunların aynı olayı kastettiğini gösteriyor olabilir. Tyrion’un rüyasında ejderhaların ne işi olurdu yoksa?
  • Bu rüyalarda karakterlerimiz aslında geçmişleri ile savaşıyor. Dany’nin rüyası onun geçmişi olmayabilir ama onun şuan ki yerinde olmasının sebebi Rhaegar’ın o savaşı kaybetmesiydi.
  • Ben bu üç rüyanın da Kankuzgun’u tarafından gönderiliyor olabileceğini düşünüyorum.
  • Bu rüyalar gelecekte olacak bir olayı ifade ediyorlar Jon ve Dany’nin savaşına Aegon ve Tyrion’un katılma ihtimalini gösteriyor olabilir.
  • Belki de Tyrion ve Dany aynı taraftadır. Lord Tywin buradaki İşgalciyi simge ediyordur. Jon ile Dany savaştadır. Jon da Dany’nin işgalci olarak gördüğü kısım da savaşıyordur. Dany ve Aegon güçlerini birleştirmiştir., Geyik kısmı @YeniAy_Ottoman’ın en sonda yazdığı gibi Barthları, at kısmı ise Dothraklar temsil ediyordur.

Bunları neden yazdığımı bilmiyorum, belki bir işimize yararlar.

Bu kısımda bir problem olduğunu düşünmekteyim. Tyrion Jaime’yi öldürürken nasıl kahkaha atabilir. Yani Tyrion’un bir karanlık tarafı desek, o da olmaz.
Moqorro’nun da dediği gibi, her şeyin ortasında Tyrion var. Serideki önemli karakterlerin hepsi ile bir bağlantısı var. Bakalım savaşta hangi tarafı tutacak? Şu karakter umarım hak ettiği sona ulaşır.
Saygılar.

Ben burada mecazi bir anlatım olduğunu düşünüyorum. Acaba savaşın sonunda savaş sırasında yaptıklarından pişman mı olacak?