Üstat Aemon (Peter Vaughan)

oyuncular

#21

Türbelerin değil, türbedeki zatların hürmetine Allah’ın bize yardım etmesini istiyoruz.Yani Allah’tan yardım istiyoruz.Buradaki ince çizgi yardımı Allah’tan istememiz.Bunu Sahabe’de yapıyordu.
Örneğin; “Allah’ım şu dileğim yerine gelmesi için Peygamberi veya Ebu Bekir’i vesile kılıyorum.” demek gibi, Hz. Ömer (ra) yağmur duasında Hz. Abbas’ı (Peygamberimizin amcası) vesile kılarak şöyle dua etti:

"Allah’ım, biz Peygamber’in amcasını sana vesile kılıyoruz, bunun için bize yağmur yağdır.” (Buhari).
Buna benzer birçok olay vardır sahabe döneminde.

Diğer taraftan teslise inananlar direk Hz. İsa’ya dua ediyor.Çünkü 3=1=3 Hz.İsa = Bedenlenmiş Tanrı diyorlar.Onu bir peygamber veya mübarek bir zat olarak değil, yardımın kaynağı olan “Tanrı” olarak görüyorlar.

Ayrıca din hocanızın dediği yanlış Biz burada Mevlana derken Allah’a mevla dememiz anlamında kullanmıyoruz ki.Yoksa Allah’ın isimlerini insanlara veriliyor.Örneğin Kadir veya Samet gibi.Bizim kullandığımız anlam farklı.Allah’ın ismi olamasıyla kazandığı anlam daha da farklı.


#22

@“Ar-Phazon” ve @“Queen Arianne” bu konuda her ikiniz fikrine şiddetle karşı çıkıyorum. İlk önce eğer Türbeye gidib oradakı kişiden bir şey istiyorsan, bu direk şirke girer. Eğer dileğine o kişği vesile kılarak Allahdan istiyorsan “Allahın insana şah damarından daha yakın olduğunu” hatırlatmak isterim. Allahdan bir şey istiyorsan direk istenmelidir vesselam.


#23

Allah’ın “Şah damarından” yakın olması meselesi bunu değiştirmez.İsteyen direk ister isteyen vesile ile ister.Önemli olan ondan istemek.Örnek verdim işte Önceleri Hz. Muhammed’i daha sonra isr Hz. Abbas’ı vesile kılarak yağmur istiyor Hz . Ömer ,demekki sakıncası yok.


#24

Hz Ömerin böyle bir şey yapması bağlayıcı değil. Peyganberin böyle bir işi varmı? Varsa nasıl olmuş, ne zaman olmuş, bize hangi kaynakdan ulaşmış? Allah’ın “Şah damarından” yakın olması gayet tabi değiştirir. Düşün sana kendinden daha yakın olanla arana nasıl vesile, aracı ve ya başka bir şey koya bilirsin? Unutma cahiliye devrindeki insanlar putlarla beraber Allah da inanıyorlar ve Allahı onların en büyüğü kabul ediyorlardı. Onlara diğer putlara neden tapıyorsunuz diye sorulduğunda “Bizi Allaha daha fazla yakınlaştırmaları ve şefaat etmeleri için” derler. Kuransa bu hareketi kesin bir dille kınar ve doğru bulmaz.


#25

Hz. Ömer bol bol yaptığı politikalarla eleştirilen bir insan. Kendisinden sonra kurulacak Emevi devletinin temelini atmış. Bu emeviler de Kerbela olayının suçlularıdır. Ki dediğim gibi insanlar inançlarını bir kenara kolayca bırakamazlar. Hz Ömer Müslüman olmadan önce bir müşrikti dolayısıyla eski inançlarını bırakamamış ve bunları yeni dinine uyarlamıştır. Ve Hz. Ömer peygamber falan değildir. Ki yeri geldiği zaman peygamberin bile hatalar yapabileceği bilinir. Eninde sonunda o da bir insandır.

Ve Mevlana’nın Mevlana mahlasını kullanma nedeni içinde taşıdığı tanrı parçasıdır. Bu da gayet tabi şirk olarak kabul edilebilir.


#26

Tartismaya hiç girmeyecegim, din konusunda yeterli bir birlgiye sahip degilim :confused:
Ama bir aralar Mevlana ve tabi ki Sems-i Tebrizi hakkinda çok arastirma yapmistim, ve Mevlana’nin ismi üzerinde durdugum bir konu olmustu. Bunun hakkinda birkaç sey söylemek istiyorum. Hatirladiklarim sunlar :

Mevlana Celaleddin-i Rumi…
Mevlana; yanilmiyorsam Islam’'da, din konusunda önemli olan, öncülük eden kisiye verilen bir ünvan.
Celaleddin lakabiydi sanirim.
Rumi ise Anadoluda yasamasiyla alakaliydi. Yani Rumi ‘Anadoluda yasayan’ anlamina geliyor.

Ama Mevlana bir eserinde gerçek isminin Muhammed bin Muhammed bin Hüseyin el-Belhi oldugunu belirtmis. Bu ismi aklimda tutamadim tabi, simdi yeniden arastirip hatirladim :smiley:
Ilk ‘Muhammed’ dedesinin ismi, ikinci ‘Muhammed’ babasinin ismi. ‘Belhi’ ise dogdugu sehir Belh ile alakali, yani ‘Rumi’ gibi aslinda, dogdugu veya yasadigi yer ismine eklenmis. Peki bu durumda ‘Hüseyin’ gerçek ismi mi? Hiçbir fikrim yok o konuda, bir türlü emin olamadim :smiley:

Neyse, kendi fikrimi söyleyeyim;
‘Mevlana’ ünvani ona verilmis, bunun anlami gerçekten “islam dininde önemli, öncü kisi” ise bu konuda bence sirk kosmak gibi bir durum yok. Ama tabi eger dergahta, Mevlevilik tarikatinda onu zamanla bir öncüden öte gibi gördüyseler, yani resmen onun önünde egilmek, hatta tapmak durumu olduysa bu kesinlikle sirk kosmaktir.

Konu amacindan sapti iyice :smiley:

Peter Vaughan… Allah rahmet eylesin, merhamet eylesin. Topragi bol olsun, huzun içinde uyusun üstat Aemon’umuz :slight_smile:


#27

@Queen Arianne Hz. Ömer ve Emevilerin temelini atmak mı?
Hz. Ömer’de Ehl-i Beyt düşmanlığı var mı? Yok
Arap ırkçılığı var mı? Yok
Adaletsizlik? Yok, herkes tarafından adaleti teslim edilmiş bir insandır.
Saltanat sistemi? Yok, Peşinden 6 kişilik heyet bırakmıştır Halife seçilmesi için.İçinde oğlu veya akrabası yoktur.
Şatafat, gösteriş, israf? Yok, Aksine mutevazılığıyla tanınmış bir şahsiyettir.

Üstüne bir de müşriklikten kalma inançlarını uyarlayacak.Peygamber’in yanındaki en önemli 2 kişiden biri olacak, şirk tehlikesi olan en ufak konular bile yasaklanmışken Peygamberin tepkisi çok sertken Hz. Ömer bunlara devam edecek.Üstelik döneminde diğer sahabe buna göz yumacak? Tüm sahabe suçlu bu mantıkla bakarsa.Bu vebali üstünüze alabiliyorsanız diyeceğim birşey yok.Kur’an’ın birçok ayetinde sahabelerin üstünlükleri, cennetle müjdelendikleri, Allah’ın onlardan razı onlarım Allah’tan razı olduğu yazılıyken hem de.
Şu ayet yeter sanırım örneklemek için;
Tevbe Suresi 20.Ayet;
“İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.”

@Argos Hz. Ömer’in yaptığı bağlayıcı dememiştim.Hz. Ömer yaptıysa bu işte bir sıkıntı yoktur dedim.Şirk gibi bir durum olacak ve buna rağmen Hz. Ömer bunu yapacak? Ki verdiğim olayın öncesi Hz. Peygamber’in hayatı döneminde yaşanıyor.İlk önce Hz. Ömer Peygamber’i vesile ediniyor, vefatından sonra ise Peygambee’in amcası Hz. Abbas’ı.
Yani Peygamber’in haberi olan bir olay.
Ve birçok örnek var.Araştırırsanız görebilirsiniz.Kaynaklarda İslam tarih, siyer ve hadis kaynaklarıdır.


#28

@“Ar-Phazon” ay dur Osman ve Ömer’i birbirine karıştırmışım kb. Ama ne olursa olsun Hz Ömer de bir insan. Her ne kadar sert uygulamalar da olsa içindeki p putperestliği atamamış olabilir ki bu gayet normaldir. Mesela ateist olan bir çok insan kendi istekleriyle bu inanca geçmelerine rağmen hala korktuklarında bismillah gibi şeyler söyleyebilirler çünkü bunlar eski inançlarından kalma bir şeydir ve bırakması zordur. Hz Ömer yıllarca putperest olarak yaşamış ve putperest bir ortamda yetişmiş. Böyle bir insanın bir anda bütün kültürünü inancını bırakması kolay bir şey değildir. O yüzden eski inançlarına hala devam etmiştir. Bunları yeni inancına uygulamıştır. Mesela Türkler İslamiyet’i kabul ettikleri halde tahtaya vurup şeytan kulağına kurşun derler. Bu Şamanizmden kalma bir inanç. O zaman kötü ruhları kovarmış bu şekilde insanlar. Ama bunu İslamiyet’e uyarlayıp kötü ruh yerine şeytan demişler.


#29

@“Ar-Phazon” Şimdi o sahebe iyi şu kötü sohbeti yapmıyıcam. Kimsenin imanı burda masaya yatıracak değilim. Ama şunu söylemek isterim ki sahabeler günahsız, hatasız kişilikler değildir. Hatta bu sahabelerin bir kısmının münafık olduğu kuranda söyleniyor, tabi ki, hepsi değil.
Hz Ömer konusuna gelirsek onun da diğer 3 büyük halife gibi günümüzde bile ihtilafa sebep olan tartışmalı kararları olmuştur. Yani Hz Ömerin yapmış olması o işte sıkıntının olmadığı anlamına gelmez. Bide ben bu senin söylediğin hikayeyi tam olarak anlamadım: Hz Muhammed yaşıyorken o neden direk yağmur duasına çıkmıyorda Hz Ömer çıkıyor. Benim bildiğim böyle olaylara toplumun en ileri geleni önderlik eder.

Bu söylediğimi lütfen mütevazı bir tavsiye olarak algıla. Hadis ve benzeri kaynaklara pek güvenme derim. Geçilen siyasi tarih bu kaynakların pek güvenilir ve itibarlı olmadığı konusunda gözardı edilemez işaretler veriyor. Sağlam kaynak olarak yalnızca kurana dayanmanı, illa böyle kaynaklardan yararlanıckasan bunları kuran verileriyle karşılaştırmanı tavsiye ederim. Teşekkürler.


#30

@Queen Arianne Farkettim zaten sadece Hz. Osmanla karıştırdınız sanırım yazacaktım ama belki Hz. Ömer’dir diye cevap verdim.:smiley:
Teşekkürler tartışma için.Daha fazlaso gereksiz uzama olacaktır.Son olarak benim demek istediğim şu ki, Sahabeler tabii ki hatasız değil.Tabii ki günahsız değil.
Günahsızlık sadece Peygamberlere mahsus.
Aslen demek istediğim Şirk gibi günaha bulaşma ihtimallerinin olmadığı.Şirk bir hata değil, en büyük günah.Onlara bunu ithaf etmenin yanlışlığını söylüyorum.Yoksa yani kayıtlı olaylar var Hz.Ömer’in kendi oğlunun içki içmesi gibi.
Bunlar farklı birşey, “şirk ile itham” çok ayrı birşey.

@argos Münafık dediğimiz insanlar sahabe kavramı içinde ele alınmazlar zaten yani burda bir tanım yanlışlığı var.
Yağmur meselesinde ise Hz. Ömer’in dua etmesi de şaşırtıcı değil.Sonuçta Peygamber’in her zaman onlarla beraber olması söz konusu değil.Hasta olduğu zaman var, sefere çıktığı zaman var veya vahiy aldığı zamanlar var, Hz. Ömer Medine’de iken kendisinin Mekke’de olması gibi durumlar olabilir.O zamanlardan birinde olmuş olabilir.
Onun dışında tavsiyenizi dikkate alacağım.Lakin Kur’an kendisi Peygamber’i örnek almamı söylerken de bu kaynakları çöpe atamam.

Tartışma için teşekkürler devam etmek isteyen olursa özelden ulaşabilir.Konuyu daha fazla doldurmayalım.


#31

@“Ar-Phazon” Bende bu konunun burada bu kadar uztılması taraftarı değilim. özelden yazıcaktım ama birisi bu konunu ilginç bulmuş ola bilir diye yarım kalmaması için son bir mesaj daha atayım dedim. Benim bahs ettiğim munafık kitlesi gizli qrupa girenler. Yani bu gün kitablarda çok iyi ve salih biri olarak geçen ama aslında öğle olmayan gizli kalmış munafık kitleden bahs ediyorum. Bundah 100, 50, hatta 20 yıl önce ölmüş insanların kimlikleri, kişilikleri, inançları, yaptıkları bu kadar tartışılırken konu 1400 yıl önce yaşamış sayıları epey fazla olan sahabe topluluğunun içindekileri ayırt etmek o kadar da kolay değil, hatta hiç değil. Tabi ki de Peyganberi örnek almak çok önemli ama ortalıkda bu kadar fazla sahih olmayan hadis varken o kaynaklar pek işe yarar değil(Hatta benim ŞAHSİ fikrim sahih hadisler sahiholmayanların yanında devede kulak gibi bir şey). Bir cümle yazayım diye başladım ama yine dayanamayıp ne var neyok döktüm ortaya, her neyse bu sohbetin yeri bu konu değil. Her hangi biri bu konuda konuşmak isterse konu aça bilir ve ya özelden yaza bilir. Teşekkürler.

Bu arada fark ettim ki, konuya o kadar mesaj yazmışım ama Peter Vaughan hiç yad etmemişim. Kendisi pek fazla tanımazdım. Biografisi falan varsa da okumadım. Toprağı bol olsun. :slight_smile:


#32

Her şeyden öte şunu da şöyle bırakayım istedim.


#33

Rahmetli time banditste ogre winstonu oynamış. Çok sevdiğim ve 3-4 senede bir izlediğim bir filmdi bu. Nasıl oldu da fark edemedim bilemedim. Güzel ama kısa bir rol. Kendisini görmeye alıştığımdan çok daha farklı bir rolde oynamış.