Vanity Fair makalesi


#1

Dizinin birkaç görünmeyen, bilinmeyen, farkedilmemiş, anlaşılmamış yanlarını, senaryoların satır aralarını merak ediyor musunuz? Bence ediyorsunuz! O halde üç gündür çevirmekle uğraştığım, Vanity Fair’in 5 aralık 2018 tarihli bu müthiş makalesini okuyun!

Süper giriş oldu bence.

Bu arada, cidden okuyun, çok iyi, enteresan şeyler var.

Uyarı… Ufaktan spoiler olabilir, ama olmayabilir de.




    • Game Of Thrones : 7 Sezonluk Senaryolarda Gizlenen 18 Sır, Göndermeler, İşaretler

Dizinin senaryolarının önbelleği, uzun süredir var olan soruları açıklığa kavuşturmaya yardımcı oluyor-- ve birçok teoriye açıkça darbe indiriyor.

An itibarıyla, Los Angeles’daki mütevazı bir binanın birinci katında, tüm Game of Thrones hayranlarını bekleyen bir hazine var. Writers Guild of America West halka açılmış bir kütüphaneye sahip. Orada Game of Thrones’un yedi sezonunun onlarca senaryosunu bulabilirsiniz, çok başka güzel şeylerin yanı sıra-- HBO’nun ve, özellikle, ortak proje yaratıcısı D.B. Weiss’in cömertliği sayesinde. Bu senaryolar ve daha fazlası yıllardır koleksiyona aitler ama görünmezler. Ancak son zamanlarda sosyal medyada bilinçli bir öz tanıtım kampanyası sayesinde, Writers Guild of America West’in Thrones’ una ilgi artmaya başlıyor.

Bu sayfaların çoğu hiçbir zaman paylaşılmadı-- ama saatlerce onlara baktıktan sonra, uzun bir ara sonucu Westeros haberlerine susamış insanlarla paylaşacak değerli şeyler keşfettik. Aşağıdakiler, diyalog satırları arasında gizlenmiş bulduğumuz bilgilerden bazılarıdır (sahne açıklamalarında, sahne yönlerinde, geçişlerde vb.). Ve bunlarda hiç spoiler olmasa da -senaryolarda olan şeyler spoiler olamaz değil mi?- birçok detay dizinin sekizinci ve son sezonunda bizi bekleyen şeylerin aydınlanmasına yardımcı oluyor.

Evet, Cersei Gerçekten Hamile : 7.sezonda Cersei’nin, Jaime ve Tryion’u manipüle etmek için hamile olduğunu söylediği ile alakalı birçok spekülasyon var. Öte yandan senaryo bunlara hiçbir kanıt sunmuyor. Tam aksine, Cersei Jaime’ye ilk kez hamileliğinden bahsettiğinde, senaryoda şöyle yazıyor : “Başını sallar. Bu doğru. […] Mutluluğu bulaşıcıdır. Aile olmak için bir şans daha vardır. Bu sefer önlerinde kimse durmadan.” Ve daha sonra, Tyrion onun bu sırrını keşfettiğinde, senaryo Cersei’nin açıkça hazırlıksız yakalandığını belirtiyor : “Tyrion ne gördüğünü ve bunun ne anlama geldiğini bilmektedir. İnanmakta zorlanır ama gerçek olduğunu bilir. […] Cersei uzun süre sessiz kalır, Tyrion’un haklı olduğunu ifade edecek kadar uzun. Ve Tyrion’un biliğini bildikten sonra, söyleyecek bir şey bulamaz.” Bu arada 7.sezonun bu sahnesi tam orada bitiyor, kapalı kapılar ardında Tyrion ve Cersei’nin ne gibi bir pazarlık yaptıklarına dair bir ipucu vermeden kesiliyor. Cersei daha sonra Kuzey’deki savaş konusunda Daenerys, Jon ve Tyrion’a yardım etmeye niyeti olmadığını gösterse de, Tyrion bunu henüz bilmiyor.

Evet, Ne Yazık Ki, Tyrion Daenerys’e Aşık : Bu günlerde serinin en çok tartışılan bir diğer unsuru da Tyrion Lannister’ın esasında Daenerys Targaryen’a aşık olup olmadığı. (Ve 7.sezonun finalinde, Jon ve Dany sevişirken, Tyrion’un bulundukları odaya doğru attığı bakışların kıskançlık olup olmadığı) Ancak senaryo Tyrion’un Daenerys’i sevdiğini -romantik bir şekilde- gösteriyor, ve bu, 6.sezonun “Winds of Winter” bölümünden beri böyle. Ejderhaların Anası Meereen’den ayrılmaya hazırlanırken, Tyrion’u “El”'i ilan etmişti. O sırada dikkatı dağınık bir Tyrion vardı : Onun (Dany’nin) yüzünü inceler. […] Dany uzakta bir noktaya bakmaktadır, böylece Tyrion onu yakından izleyebilmektedir. Kahretsin ama o çok güzel. […] Onu uzun bir süre izler, sonra bakışlarını çevirir. Kendi düşüncelerinde kaybolan Dany, onun kafa karışıklığını/bocaladığını farketmez." Açıkçası, bu nazik, “şövalyece” bir aşk değil.

7.sezonun “The Spoils of War” isimli bölümünde, Tyrion, Dany ve Drogon’a karşı savaşan Jaime’yi izlerken, bu aşkın tekrar açıkça belirtildiğini görüyoruz : “Tyrion’un sevdiği kardeşi, sevdiği kraliçenin ellerinden gelecek olası ölümüne doğru koşar” Tabi aşk, Tyrion’un Daenerys’e karşı hissettiği tek duygu değil. Orada iyi bir korku dozu da var, özellikle de Daenerys “Eastwatch” bölümünde Randyll ve Dickon Tarly’yi diri diri yaktığında. Tyrion kafasında, Dany ve onun piroman babası Kral Aerys arasında bağ kuruyor : “Bu ona, Daenerys Targaryen’ın, son ve en iyi umutlarının babasının kızı olma ihtimalini değerlendirme gereği hissettiriyor” "

Daenerys ve Jon’un Aşk Hikayesi Kağıt Üzerinde Nasıl İlerliyor? : Dany’ye aşık olsa da, Tyrion 7.sezonda patlayan, Ejderha Kraliçe ve Kuzey’deki Kral arasındaki tutkulu ilişkide, "üçüncü tekerlek"ten ötesi değil. İlişkileri kağıt üzerinde nasıl gelişti? Pekala, öncelikle “The Queen’s Justice” bölümündeki şu tatlı-karşılaşma var. Jon anında Khaleesi’nin asil zarafetine, hoşluğuna hayran kalıyor : Jon gözlerini Dany’den alamaz. Onun böyle görüneceğine dair hiçbir fikri yoktu. O inanılmaz hoş/zarif/sevimli!" Dany ise, aynı sahnede, daha az etkilenmiş halde ve şöyle düşünüyor : "Belki de göründüğü kadar aptal değildir."

İkili daha sonralarda Dragonstone’un uçurumlarında bir araya geliyor, ve senaryoda Jon’un kara kara düşünen mizacına, yüklendiği kahramanca sorumluluğa küçük alaycı bir vurgu yapılıyor : " Jon onu izlemeye devam etmek ve ruhuna ağır gelen dünya olaylarını/sorunlarını unutmak istemektedir, ama böyle bir adam değildir" Her şey Sur’un kuzeyinde ölümle burun buruna gelmeleri ile hareketleniyor. Dany ejderhası Viserion’un kaybı için acı çekiyor ve eve dönüş yolunda kırılma anı yaşıyor : “Konuşmak için ağzını açar ama sadece gözlerinden yaşlar gelir -insanlar izlediği için ve hala umudu olduğu için şimdiye kadar tuttuğu gözyaşları. Burada, Jon ile, sadece Jon ile, umudunun ve sükunetinin kayıp gitmesine, gözyaşlarının akmasına izin verir.” Ve göründüğü kadar aptal olmayan Jon, nihayetinde anlar : "Jon daha önce hiç onun gibi bir kız görmemişti. Güzelliği, gücü, hüznünün ve acısının ona hissettirdikleri… Tüm bunlar Dany’ye aşık olduğunu anlamasına sebep olur"

Dany’nin Tahtın Karla Kaplı Olduğunu Görmesi : Yıllar boyunca, Dany’nin 2.sezonda Ölümsüzler Evinde gördüğü vision’da, Kral Şehrindeki yıkılmış Kızıl Kale’nin üzerine kar mı yoksa kül mü yadığı konusu çok konuşuldu. Başka bir deyişle : Kral Şehrine kış mı gelecek, yoksa Dany’nin ejderhaları mı?

Bu, dizide olan ama kitapta olmayan bir vision. Yani George R.R. Martin 'in yazdıkları bize yardımcı olamaz. Ama senaryo bunu çok iyi şekilde yapıyor : “Bakışlarını yukarı kaldırır. Çatı yoktur ve kar yağmaktadır. […] Odanın bir ucunda, karla kaplı Demir Taht onu beklemektedir. Hayali kendini açıkça göstermektedir.” Kıtapların aksine, söz konusu visionlar olunca, dizide çok fazla şiirsel sembolizm değeri yok, ama burada taht üzerindeki o kar’ın etkilerini, anlamlarını görmezden gelmek zor.

Planlanmış Bir Akgezenler Dili Vardı : Dizide var oldukları şekilde, Akgezenler, konuşmayan ve tüyler ürperten Gece Kralının önderiğinde, sessiz bir tehdit oluşturuyorlar. Weiss ve ortağı David Benioff , Gece Kralını asla konuşurken duymayacağımız konusunda kesin konuştular. Ama başlangıçta plan bu değildi. Dizinin pilot bölümünde, Akgezenler açıkça “insanlık dışı çığlıklar” ve “çatırdayan buzu hatırlatan ürpertici bir ses” ıle iletişim kuruyorlar, ki bu George R.R. Martin’in kitap serisinde yaptığı dil tanımlamasına uyuyor. Pilot bölüm senaryosu şöyle açıklıyor : “Bunlar akılsız/bilinçsiz yırtıcı hayvanların (predatör) çıkardığı sesler değil. Bu bir dil, ve söylenen her neyse, o yaklaşıyor” Aslında dizinin dil danışmanı David Peterson (kendisi dizinin Valyrian ve Dothraki dillerinin versiyonlarını geliştirmiştir) geçmişte bahsettiği ve Skroth denilen “buzlu” bir dil yarattı-- ama nihayetinde Skroth’dan vazgeçildi ve yerine dizinin ilk sahnesinde duyabileceğiniz, tam anlamıyla çatırdayan buz sesi konuldu.

2.sezonun sonunda Sam’i Sur’un Ötesinde dehşete düşüren Akgezenin de tekrar bu dili kullanması, o “farklı, çatırdayan buz dilinde bağırması” senaryoda belirtilmiş, istenmiş. Dizide, şu anki enkarnasyonunda, Gece Kralının istediği şeyi elde etmek için yalnızca takipçilerine anlamlı bir bakış atması gerekiyor -bu ister olanak dışı uzun bir zincir olsun, ister bir buz mızrağı.

Thrones’un Harcamalar Konusunda Bir Mizah Duygusu Var : Star Trek geleneğini bilmeyenler için, “Redshirt” (kırmızı gömlek) popüler kültür terimi, Star Trek dizisinde uzak görevler sırasında baş karakterlere eşlik eden, kırmızı giyinen karakterlerden esinlenilerek ortaya çıkmıştır. Grubun içinde tanımadığınız bir karakter olduğunda, o büyük ihtimalle ölüyordu-- Hayranlar için önemli olan karaktere/karakterlere zarar vermeden o uzak görevin heyecanlı, hareketli olmasını sağlamanın yoludur bu. Kimileri, Sur’un Ötesinde Wight avına giden yedi bilinen ve iki isimsiz karakterlerin olduğu bu “Beyond The Wall” bölümünü eleştirdi. Senaryoda, bu isimsiz ve tabi sonunda ölen adamlara beklenen tüm derinlik/anlam verilmiş : "Kenardaki REDSHIRT bir Wight grubu tarafından alt edilir"

“Beyond The Wall” mesela seyircileri kandırarak, sevilen Tormund karakterinin gidici olduğuna inandırarak birçok kez gerginliği arttırma girişimlerinde bulundu. Bu, bölümün yönetmeni Alan Taylor 'un doğaçlama olarak yaptığını söylediği bir kandırmaca/sahte olaydı-- - ama en azından Writers Guild kütüphanesinde mevcut olan senaryo versiyonunda, Tormund’un buzlu zombilerle mücadelesi iyi belgelenmiştir: “Jorah, Tormund’un alnına bir darbe aldığını ve buzun üzerine düştüğünü görür, ama yardım etmek için çok uzaktadır”. Devam etmeden önce, Wight avından son bir detay daha. “Beyond The Wall” bölümünden önceki bölüm, Jon ve arkadaşlarının karda yürümeye başlamaları ile bitiyordu. Orada, birisi (büyük ihtimalle bölümün yazarı Dave Hill ) onların “Great Wight North” 'a doğru yürüdüklerini yazarak bir kelime oyunu yapmış. (Şuraya bir not düşeyim : Anladığım kadarıyla kelime oyunu “wight” kelimesinde. İngilizcede aynı şekilde telaffuz edilen, “beyaz” anlamına gelen “white” kelimesi var biliyorsunuz. Dave Hill “Great Wight North”'a doğru yürüdüklerini yazmış ama esasında “Great White North” (Büyük Beyaz Kuzey)'a doğru yürüyorlar.)

Dany’nin Beyaz Kurtarıcı Anı : Eleştirel toplulukta, dizinin 3.sezonunun final bölümü olan “Mhysa”'nın son anları çok konuşuldu. Bu bölümün, görünüşte Daenerys’i esmer kollar tarafından taşınan “beyaz kurtarıcı” şeklinde yansıtması eleştirildi. Weiss ve Benioff’un HBO için hazırladıkları “Confederate” projesine (dizi) bu kadar karşı çıkma durumu olmasının sebeplerinden biri de bu konudur. Peki bu kağıt üzerinde nasıl okunuyor? Satır, bir kadının coşku içinde Daenerys’e elini uzattığını anlatıyor : “Dany’den önce bu kadın bir şeydi. Şimdi o bir insan” Sahne aynı zamanda yoğun bir tanımlama içeriyor : “Ne olduğunu, bu insanlar için ne anlama geldiğini kavramasını izliyoruz. Sadece bir fatih, bir özgürleştirici değil. O onların kurtarıcısı.” Kamera geri çekilir : "Dany artık neredeyse görünmez, küçülen beyaz bir zerre"

Martin’in kitaplarında, Daenerys’in Essos’daki yönetimi oldukça sorunlu görülüyor. Her ne kadar romanlarda kıtadan ayrılmamış olsa da (Martin’in aşmakta zorlandığını kabul ettiği bir olay örgüsü), bu şöyle düşündürüyor ki, eğer Dany kendini Meereen’in ve Essos’un genelinin büyük beyaz umudu olarak görüyorsa, bu yaklaşım sonunda onun küçük ejderha kıçını ısırabilir. (Yani “herkesi kurtaracağım diye devam ederse, kendine bu sorumluluğu, kurtarıcı imajını yüklemeye devam ederse, sonunda bu başına büyük bela açacak” demek istiyor yazının sahibi anladığım kadarıyla). Öte yandan, dizi, Dany’ye şehirden gidecekken bir grup köle tacirini yaktırarak ve, belki, Köle Körfezinde geçirdiği zamanda o kadar da çok büyük ders almayarak Martin’in Meereen sorununu kolayca çözdü.

Davos Gerçekten Bir Karısı Olduğunu Unuttu : Tyrion, Jon ve Dany 7.sezonda aşk/hoşlanma yaşayan tek kişiler değiller. Davos’un (kendisinin hala bir yerlerde bir karısı var) Missandei’ye basitçe sıcak ve babacan bir yaklaşımda mı bulunduğu, yoksa Dany’nin sağ koluna ilgi mi duyduğu konusunda fan gruplarında tartışma oldu. Görünüşe göre durum kesinklikle ikincisi. Onunla tanıştığında, “Davos Missandei’ye bakarken iç çeker” . Daha sonra, tekrar konuştuklarında : "Davos gülümser. Jon ona ‘Sakin ol seni yaşlı sapık’ bakışı atar. Ve Davos Missandei’ye geçmişi ve kölelik konusunda sorular sorduğunda, senaryoda tekrar bir vurgu yapılıyor : “Garip!” (Veya “Rahatsız edici” şeklinde de çevrilebilir aslında, emin olamadım. Kelime : Awkward)

Eski Bir Cersei Kehaneti Gerçekten Daenerys İle Mi İlgili? : 5.sezona dönelim, fanlar ve kitapları okuyanlar belki Kurbağa Maggy denilen kahin ile olan tanışmayı hatırlar, ki kendisi sadece Cersei’nin tüm çocuklarının ölümünü öngörmekle kalmıyor, gelecekteki bir yöneticiyi vadediyor : “Kraliçe olacaksın. […] Bir süreliğine. Sonra bir başkası gelecek. Daha genç, daha güzel. Seni alaşağı edecek ve değer verdiğin her şeyi elinden alacak.” Pamuk Prenses’i okumuş herhangi biri için bu tanıdık bir kehanet; okurlar ve izleyiciler çok çabuk bunun merhume Kraliçe Margaery’ye bir referans olabileceğine düşündüler. Açıkçası, 5.sezonun senaryosu bunu destekliyor : “Margaery, Maggy’nin kehanette bahsettiği genç kadın, Cersei’yi alaşağı edip, onun değer verdiği her şeyi elinden alacak mı?” (şuraya bir not… bana sorarsanız, bu belli ki Cersei’nin bakış açısına bağlı olarak bu şekildi yazılmış senaryoya). Maggy’nin kehanetleri Cersei’nin aşırı paranoyalarını açıklamaya yardımcı oluyor.

Ama Cersei 6.sezonda Margaery’nin hakkından geldi ve, hepimizin bildiği gibi, kehanetlerden bu kadar kolay kaçınılmaz. Aslında, genellikle gerçek kehanet kendini göstermeden önce, Red Herring’ler (dikkati başka yöne çeken konular, unsurlar) çözüm olarak kullanılır. Bu yüzden, Cersei’nin Dany ile 7.sezonda ile karşılaşmasına dikkat çekmek isteriz : “Cersei düşmanına bakar, ona ait olan her şeyi ondan almaya gelmiş o bebek yüzlü işgalciye” . Tanıdık geliyor mu?

Ayrıca, dizide, Maggy sahnesi aniden bitiyor, ki bu bazı okurları Maggy’nin kitapta önemli bir kehanet ile ilgili olan, “ellerini” Cersei’nin boğazına dolayıp onu öldürecek olan Valonqar’dan (Valyrianca "küçük erkek kardeş) bahsettiği bir senaryo versiyonu (açığa çıkarılmamış bir kısmın) olup olmadığı konusunda düşündürüyor. Senaryoda, Maggy’nin sahnesi ekrandakinden biraz daha uzun sürüyor, ama Valonqar kehanetinden hiç bahsedilmiyor.

Euron’un Kesilmiş (mutilated) Adamları Hakkında : Senaryoda kitap okurları için ufak bir selam çakma durumu var. 7.sezonda, Euron’un Theon’lara saldırısı sırasında, gemisi Sükunet’in mürettebatı “korkunç, dilsiz vahşiler”. Bu, kartal gözlerine sahip olmayan herhangi biri için ekrana çok iyi yansımayan ufacık bir detay, ama kitaptaki Euron’un kötü adetlerine hayran olanlar için hoş bir hediye.

Bazı Dövüşler Diğerlerinden Daha İyi : 5.sezondaki Kum Yılanları, Jaime ve Bronn arasındaki, genel olarak batırılmış dövüşü okumak biraz üzücü çünkü bu sahne kağıt üzerinde çok daha iyi, havalı görünüyor : "Kum Yılanları saldırırlar ve bu kadınlar dövüşmeyi bilmektedirler. Bronn ve Jaime bir grup Dorne’lu muhafızı öldürmüş olabilirler […] ama Kum Yılanları ayrı bir seviyedeler. Obara mızrak kullanmakta neredeyse sevgili merhum babası kadar yeteneklidir. Nym mızrak ve kısa kılıç ile ölümcüldür. Tyene ise iki hançeri ile olağanüstüdür."

Öte yandan, 7.sezonda Arya ve Brienne arasındaki her darbe kağıt üzerinde mükemmel detaylarla tasarlanmış ve ekrana en iyi şekilde yansıtılmış. Hatta Weiss ve Beioff, Arya’nın hareketlerinin sezonlar boyu öğrendiği her dövüs stilinden izler taşımasını özellikle istemişler-- ve bu son kareografide kristal berraklığında ortaya çıkan bir durum : "Arya saldırırılarını yıllarca süren eğitimleri sırasında sahip olduğu tekniklerin hakkını vererek uygular. Su Dansı; Yüzsüz Adamların stilleri; Tazı’nın kabalığı/sertliğinden izler. Tüm bunların uzun, kesintisiz bir halini izleriz."

Şu Gizemli Varys-Melisandre Sahnesi : 7.sezonda, Melisandre Volantis’e gitmeden evvel, Varys’e kehanet benzeri, garip bir açıklamada bulundu-- ve senaryo, ne yazık ki, bu konuda hiçbir aydınlatma sunmuyor (bizim teorilerimiz olsa da). Ama bu sahnede Varys Melisandre’a Westeros’da kalmasının onun için iyi olmayacağını söylediğinde, senaryo açıkça Varys’in Melisandre’ı ona zarar verebilecek birileri konusunda uyarmaktan ziyade, direkt tehdit etme niyeti olduğunu belirtiyor : "Üstü kapalı tehditin havada asılı kaldığı bir dakikalık sessizlik olur."

Telaffuz Yardımı : Dizideki belli isimlerin telaffuzu konusunda yıllar boyu biraz tartışma oldu; merhume Roy Dotrice’in (Buz ve Ateşin Şarkısı sesli kitaplarını okuyan) ve George R.R. Martin’in seride bazı isimleri telaffuz etmeleri ile kesinklikle bir uyumsuzluk var. (Sir-SAY, böyle diyen birileri?) Ama diziye yeni gelenlere ve kıdemlilere yardımcı olması için, her bölümün senaryosunun başına bir telaffuz rehberi eklenir-- böylece “Bree-EN”'lerden “AR-yuh”'lara kadar, “HO-dor,”'ları ve “SER-see”'leri öğrenebilirsiniz. Game of Thrones’un resmi blogunun kibar insanları burada tüm telaffuzları bir araya getirmişler.

Boğulmuş Adamlar : 7.sezonun müthiş bölümü “Spoils of War”'un kötü bir yanı varsa, o da Jaime’nin son hamlesi sonucu Karasu Nehrinin karanlık ve derin sularına batmasıdır-- ki bu birçok fanın favorisinin gelecek bölüme hayatta olamayacağının göstergesi olarak görünüyordu. Senaryodaki bilgilendirme ile, Jaime, Bronn ve Daenerys arasında geçen önceki mücadele, izleyicileri böyle bir sonuca hazırlıyordu/yemliyordu : "Matemli görüntüler açıkça şunu ifade eder : Favori karakterlerimizden biri ölmek üzere. Ama hangisi?"

Tabi bu ufak bir kandırmaca, çünkü nihayetinde bu çatışmada hiçbir favori karakterimiz ölmedi. Ki aslında, bir sonraki bölümün en başında Bronn kolayca Jaime’yi sudan çıkarıp kurtardı. Ama senaryo ilk olarak bu tarz bir şeyin tasarlanmadığını gösteriyor. Bunun yerine, Jaime acı bir şekilde korumayı başaramadığı adamlarla yüz yüze geliyor : "Bronn onları (kendisini ve Jaime’yi) suyun yüzeyinde tutar. […] Boğulmuş adamların bedenleri yanlarında yüzmektedir. Jaime bakışlarını indirir ve nehrin derinliklerinde hapsolmuş, zırhları tarafından ağırlaştırılmış ölü askerler görür. Bakışları Jaime’nin üzerindedir, onlara veremeyeceği yardım için yalvarıyorlardır."

Aynı şekilde “Beyond The Wall”'da, Jon suyun içinde batıyor, görünüşe göre ölümüne doğru-- tekrar geri gelmek için. Senaryo Jon’un kendini o durumdan nasıl kurtardığına dair ipucu vermiyor : “Jon, etrafında Wightlarla beraber, buzun altına gömülür. […] Uzunpençe’nin yanında, bir el buzdan çıkar, ardından bir diğeri.” Sanırım kahramanca kaderi tarafından kurtarıldı, öyle tahmin ediyorum.

Soğukel : George R.R. Martin’in kitaplarında, buz-elli gizemli bir figür var, hakkında yazarının bir keresinde editörüne “HAYIR” dediği, Benjen Stark ile aynı kişi değil. Dizi, amaca uygun olarak, Soğukel ve Benjen’i tek bir karakter haline getirdi; hayranlar bölüm sonrası röportajlarda dizinin yaratıcılarının bu karakteri Benjen Soğukel olarak ifade ettiklerini duymuşlar. Ama senaryodan öğrenilen eğlenceli şey şu ki, 6.sezonda Bran ve Meera’yı kurtarmak için geri gelmesinden beri bu karakterin adı Soğukel (sadece Soğukel). Onu muhtelen tekrar görmeyeceğiz, bu yüzden şu anların tadını çıkarın : "Soğukel, artık yalnız, Jon’a kaçması için yeterince zaman sağlamak adına, Ölülere karşı cesurca, başarabildiği kadar mücadele eder."

Ekip Üyelerine Sevgilerle : Weiss ve Benioff uzun süreli ortak çalışanları ve ekip üyeleri için 7.sezonun senaryoları boyunca küçük, hoş iltifatlar serpiştirmişler. Arya “Michele Clapton’un tasarımı ile hem erkek çocuksu, hemde cazibeli giyinmiştir” , Dany “kalkar ve görkemli takımı içinde yürür” , Kum Yılanları son mücadelelerinde “Rowley’nin yaratıcı dövüş kareografisini” sergilerler, ve Ölüler Ordusu “Barrie & Sarah Gower tasarımı olan korkunç yüzlerini” takmışlardır.

Bu ufak selam çakmalar sadece ekibe özel değil. Özel konuk, ünlü Ed Sheeran – ki karakteri çok yaratıcı bir şekilde isimlendirilmiş… ED– şu sevimli tanıtıma sahip : "ED, çok güzel sesli bir şarkıcı, popüler bir şarkı ile arkadaşlarını eğlendirmektedir."

Sam’in Hisar Kurgusu Kağıt Üzerinde Olduğu Kadar İğrenç : 7.sezonun ilk bölümünde, dizi Samwell Tarly’nin Hisardaki hayatını anlatmak için bir ara verdiğinde, Sam’in sefaletini gösteren o hızlı ve kısa geçişler aynen kağıtta yazıldığı gibi aktarılmış : "Oda kovasını temizlemek. Fırçalamak. Kollarına başka bir kitap yığmak. Tok ses. Yahni servisi. Lapa. Kazıyarak temizlemek. Öğürmek"

Sansa Sorusu – Ne Biliyordu ve Ne Zamandan Beri Biliyordu? : Sansa’yı sevenler de, sevmeyenler de, 7.sezonda Stark kızkardeşleri arasındaki olayları anlamakta zorluk yaşadılar. Arya ve Sansa ellerini birbirlerinin boğazına doladılar , büyük kızkardeş tebaası Brienne’e karşı kabul edilemez şekilde kabaydı, ve Kışyarında olaylar genel olarak karmaşıktı, ta ki olmayana kadar. Sansa başından beri Serçeparmak’ın onu kardeşine düşürmeye çalıştığının farkında mıydı, yoksa bir süre Petyr Baelish’in oyununa gelmiş miydi?

Senaryo ikinci durum olduğunu açıklıyor. Sansa, kızkardeşi ve Brienne’i avluda izlerken rahatsız oluyor, ve Arya’nın onun aleyhine dönmesi gibi bir durumda Brienne’in Arya’nın tarafında olacağından endişeleniyor. Senaryoda “Sansa bu durumdan memnun değil” yazıyor. Ek olarak : “Bu Sansa’yı rahatsız eder; adanmış koruyucusu olduğunu düşündüğü kadın aslında bir zaman geçirme ortağıymış” Sansa bu yüzden Brienne’i aniden ve nezaketsizce gönderir.

Arya ve Sansa arasındaki gerginlikler de çok gerçektir (ta ki olmaya kadar). Arya, Sansa’yı Kuzeyli Lordları yatıştırmaya uğraştığı için suçladığında, senaryo şöyle anlatıyor : “Arya haklı. Kendisi bunu biliyor. Biz bunu biliyoruz. Sansa bunu biliyor.” Daha sonra, Sansa kardeşinin sürekli suçlamaları yüzünden gerçekten öfkeleniyor : “Şimdi sinirlenmeye başlar, ve Sansa sinirlendiğinde sesinde sert, kırıcı bir ton belirir”. Bu çatışmaların hiçbiri Baelish’e avantaj sağlamıyor (Ufak bir not. Burada sanırım demek istenen şu : Bu çatışmalarda öfkelenen, kontrolünü kaybetmeye başlayan kişi Sansa, zayıf durumda olan o, Arya daha sağlam duruyor, dolayısıyla bu durum aslında Baelish’in yararına değil).

Peki, Sansa tam olarak ne zaman olayı anladı? Belki de başından beri Sansa’nın kendi içinde şüpheleri olmuştur, ama Baelish büyük hatasını sezonun finalinden önce yapmıyor : Sansa’ya Arya’nın Kışyarı Leydisi olmak istediğini söylemek. Sansa kızkardeşinin hiçbir zaman böyle şeyler istemediğini çok iyi biliyor. Senaryo Sansa’nın kavrayış anını şöyle anlatıyor : “Serçeparmak ellerini açar. Yani? İşte bu. Sansa başını sallar. İşte bu.” Ve o küçük an, Serçeparmak için sonun başlangıcını işaretler.




Makalenin orjinali



Çook iyi değil mi? :grin:



Ek senaryo alintilari, bilgileri


Sansa Stark X Jon Snow Birlikteliğinin (JONSA) Öngörüleri, Paraleller, İpuçları # 1
#2

bu makaleyi biliyorum. jon ve dany arasında yeni bir şey yok ama tyrion’un aşkı,davos’un mel’e bakarken iç çekmesi gibi aşırı saçma yerleri var. bu yüzden ya okudukları bir iki cümleyi yanlış anlamışlar ve yanlış yorumlamışlar ya da çoğu yer uydurma. zaten alınmış bir kaç cümle dışında kalanı tamamen onların yorumu.tyrion’un dany’yi bir kraliçe olarak sevdiğini biliyoruz. o yüzden onu sevmesi gayet normal.illa bunu aşk olarak yorumlamak mı gerekiyor mesela. jon’un davos’a sapık bakışı atması ayrı bir şey tabii. :smile: ben böyle bir sahne hatırlamıyorum. sırf buradan bile uydurma olduğunu düşünüyorum.
neden böyle uç şeyleri yorumlamışlar, o da var. çoğu gereksiz bilgi … onlara sadece buralar mı gösterilmiş. o kadar bölüm o kadar harikulade sahne arasında sadece buralara mı bakabilmişler.

tam olarak jon dany ve tyrion dışında hangi sahne bizi 8.sezon için aydınlatıyor :unamused:
@Starkgaryen duygu abla ben ingilizcesini tam anlayamamıştım.çevirdiğin için sağol :slight_smile:


#3

Bu kısımları neden saçma buldun?

Tyrion’un Dany’e aşık olması, kız elfimsi güzelliğe sahip, iyi huylu falan gayet normal yani. Tyrion’un o kötü bakışını açıklıyor

Davos’un Missandei’yi kesmesi: E bu da normal. Güzel kız sonuçta. Burada büyük bir aşktan bahsedilmiyor. Hemen hemen her erkeğin yaptığı güzel kızı kesip bazı kızlar çok güzel lan demesi. Normal

Genel bir yorum yapacak olursam, dizideki Jon sümsük deyince kızıyorsunuz ama Dany bile farkına varmış umarım göründüğü kadar aptal değildir falan diyor. Gerçi Khal Drogo ve Daario tedrisatından geçmiş hatunu etkilemek kolay değil ama ne bileyim insan bozuluyor gene de slşdihşei


#4

Uuuuu bence ablasının bebesini taht varisi yapma söylentileri doğru çıkacakkkkkkk! Jon ve Dany arasında olanlara karşı böyle pis bakması da “ha bu eksikti her şeyi mahvedecekler.” der gibiydi zaten. :smiley:

Gerçi Peter, bir romantik duygudan da bahsetmişti ama bence tek sebep zaten asla umudu olmadığı bir kadını başkasına kaptırma durumu ile ilgili bakış değildi.

Kimse kartal göze sahip olmadığına göre… hediye falan olmuyor işte. :slight_smile:

Zaten her şey minik bir hatayla başlar, minicik hata minicik bir çatlark oluşturur ve sonra büyür ve sonunu getirir. Roman kurgusu için de bir iki teknik öğrendim sağ olasınızzz :smiley:

Çeviri için teşekkürler canım, ellerine sağlık.

Burayı okumadan hemen önce de şu yazıyı gördüm, seninki yazmış yine galiba, tam okumadım. İsmini gördüm de. @Starkgaryen

HBO, Martin’in yazdığı Bran’ın görüsünü değiştirmiş sanırsam. Kışyarı yandıktan sonra kaçtılar ya, oradaki ağaca dokununca gördüğü görü Martin’in kaleminde böyle imiş. 6. kitaptan olası bir spoiler içeriyor olabilir demişler.

Images flash by, one after another; distant places and different times, familiar faces and faces of strangers.

Ned Stark cleans Ice beneath Winterfell’s heart tree (from the original pilot).

The Mad Kings Aerys Targaryen a gaunt man with silver-gold hair and foot-long fingernails, CACKLES as he watches Ned’s father and brother burn.

Jon Snow with Ghost. Unawares.

Two children, a boy and a girl, fight with wooden swords in Winterfell’s godswood. (Benjen and Lyanna as kids).

Robb sits drenched in blood amidst the carnage of the Red Wedding, surrounded by the dead. His dead face slowly transforms into Grey Wind’s wolfish features.

Jaime and Cersei embrace in Winterfell’s old keep (the last thing Bran saw before he fell, from the pilot).

A black direwolf with green eyes (SHAGGYDOG) looks up suddenly from a bloody kill, as if he sense Bran.

Hints of strange small children with very dark eyes.

The shadow of a dragon passes across the rooftops of a great city (King’s Landing, where Bran has never been).

Arya with Needle in hand. Her face MELTS and CHANGES.

The visions end with a distinctive quartet of northern hills (per Chris Newman’s location photograph), serving as the backdrop to the LARGEST WEIRWOOD we’ve ever seen.


#5

hadi tyrion neyse ama davos? come oonnn? ciddi değilsindir umarım.bu dünya da herşeyden çok mel’den nefret eden davos. taa en başından beri. hem bahsi geçen sahneyi lütfen diziden hatırlat bana :slight_smile:
tyrion’a gelince: bu zamana kadar aktif bir şeyini gördük mü.bir bakışını. davos stannis için neyse tyrion ve dany’de öyleydi. saçma olan zaten güzel bulması değil, sevdiği kadın ya da kraliçe derken bunun aşk olarak yorumlanması. dany tyrion’a ilk kez değer veren insan. onun için yeri çok ayrıdır eminim ama aşk diye büyük bir şey olarak yorumlanabilir mi? barristan dany’ye benim parıldayan kraliçem filan derken o da mı aşık dany’ye kitapta. sevgi ve aşk ayrı şeyler bence.
sansa kısmı mantıklı ama…ona bir şey diyemem.

jon’cuğum sen bu kadar ele ayağa düşecek bebe miydin? sırf dany için bu kadar harcanmana değer miydi? :triumph:


#6

Ya zaten ona yorum yapmak istemiyorum, susuyorum ama küfür ediyorum içinden. Salakmış… peh… Hep DD’nin pislikliği.


#7

Hocam dikkatli oku. Melden değil Missandei’den bahsediyor :joy:.

Şimdi bak bu tarz sevgi ve ilgi gösterileri farklı şekillerde yorumlanabilen, farklı yerlere çekilebilen şeylerdir. Evet elimizde sadece değer verdiğine ve sevdiğine dair doneler olsaydı bunu sadece aşk olarak yorumlamak doğru olmazdı. Ama yazan insanlar adam aşık oldu dediyse burada absürt bir durum yoktur. Yani aşık olduğunu göstermesi için ne yapması gerekir? Jorah gibi seviyorum sizi kraliçem mi demesi?


#8

hehe, bu yazıyı farklı yerlerde 4.okuyuşum hep mel diye kalmış aklımda :smile: bazen çok dalgın olabiliyorum. ama yine aynı şey,jon’un sapık bakışı atışı mesela :smile:

dizi de diğer yaptıklarına sözüm yok, sansa’nın tecavüzüne bile. ama jon’un karakterinin yerle bir edilmesi içimde yaradır.


#9

İki erkek arasındaki geyik, fazla abartmayın :joy: Yani şu değil

–Boyun posun devrilesice seni ihtiyar sapık sübyancı puu sana

Şu

–Amma kestin kızı ihtiyar çakal. Ehe ehe


#10

“seni sapık” bakışı, şaka olarak eklenmiştir… Biliyorsun, 7. yılımız bol şakalı(!) söz ve sahnelerle geçtiler. Böylece DD’nin hiç komik olmadığını öğrenmiş olduk.

Bunlar Kit’e mi gıcık da ondan böyle yapıyorlar diye, düşünmeye başlıyorum. Yahut Jon karakterine. Tamam, Dany sizin en sevdiğiniz karakter vs. falan da ne bileyim, diğer karakterleri samana dönüştürmeseniz? Yani yapmak istediklerinizi bu saçma durumlara sokmadan da yapabilirsiniz.

Sansa meselesi kaçınılmazdı ama… Onun karakteri Jeyne ile değişti, o sahne illa olacaktı. Gerçi olmasa da olurdu bence, doğrudan gösterilmesi beni rahatsız etti. İyi ki kitaptaki Theon olayını yapmadılar öööö

Bu arada DD, Sansa karakterini biraz sivriltmek istemişler galiba, onlar kitaplarda biraz sönük(diğer karakterlere nazaran), az sevilen biri diye mi ney öyle bir şeyler diyordu, öne çıkarmaya çalışmışlar çünkü Sansa karakterini seviyorlarmış bilhassa Sophie oynadığı için vs. gibi bir şey okudum, nerede okudum unuttum. :smiley: Söyleşi ama. Yani kıza garezleri yok, rahat ol. 7. sezondaki o saçma sahneler vs. hep bundanmış.


#11

sansa’nın karakter gelişimi de daha öne çıkmasını gerektiriyor ama. kitapta da az çok aynı yere bağlanmasını bekliyorum ben biliyorsun :smile: ama her türlü dizideki bana çok soğuk geliyor. kitaptakinin hatrı olmasa sadece diziyi izliyor olsam bende çok gıcık olurdum heralde :slight_smile:
DD’nin sevmesine sevindim ama.umarım finalini güzel yaparlar.

martin’de sahneyi onayladıktan sonra benim bir şey dediğim yok zaten. dizideki çarpıcı/etkileyici sahnelerden olduğu için öyle bir sahne çok absürt değil benim için. ama jon? :tired_face: needeeen?
kendisinin karakterinin çöp edilmesi dizi için bir utançtır zira kendisi dany’den bile daha olayların merkezinde. sırf oyuncu yavru köpek bakışıyla ünlü diye karakteri de hiç etmek zorunda değillerdi. acaba yapımcılar martin’le anlaştılarda jon’un tüm parlayışını kitaba mı saklıyorlar.
ama bence asıl neden dany’nin daha ünlü olması. sonuçta DD’nin altın yumurtlayan tavuğu her zaman dany’ydi.


#12

Ben hala neden Jon’un yabani hikayesi değiştirildi anlamıyorum. Dizide Ygritte’i görünce mal olan çocuk haline geldi. Biliyorsunuz zaten ama hatırlatma olarak tekrar yazayım

Kitapta
Jon Ygritte’in öldürülmesini onaylamadı. Ahlaki kriterlerine tersti. Kurtardıktan sonra git dedi ve bu kararıyla yüzleşti

Dizide
Jon Ygritte’in öldürülmesini onaylamadı. Ahlaki kriterlerine tersti. Ancak kurtardıktan sonra aptal gibi davrandı. Ne yapacağını bilemedi. Gerçekten ne yapmayı umuyordu? Kızı bir yere mi bağlayacaktı? Gitmesini mi sağlayacaktı? Sağlam bir irade ve kararlılık gösteremedi

Kitapta

Jonların yakalanması kaçınılmazdı. Qhorin ise bari boşa gitmesin diye kendini öldürtüp sızmasını sağladı

Dizide

Jon’un aptallığı yüzünden yakalandılar. Boş yere en deneyimli korucu öldü.

Kitapta

Jon başarıyla sızdı, gerektiği yerde kaçtı ve verdiği bilgiler surun kurtulmasını sağladı

Dizide

Tamamen boşunaydı. Hiçbirine inanmadılar.

Hayır ben gerçekten anlamıyorum. Ne olurdu dizide de kitapta olduğu gibi olsaydı? Ne olurdu Qhorin zaten kızı bırakacağını biliyorum deseydi? Ne olurdu Jon bir işe yarasaydı?


#13

Diyorum ya, kesin Jon karakterine gıcık bunlar. Kitapta Dany’den daha öne falan mı çıkıyor bunlar için nedir, böyle kıl olup oğlanı embesile çevirdiler acaba?


#14

Dany ile ne alakası var? :joy:
Sen de Stanniscilerin dediğine benzer bir şey deme aman ha… Onların acayip bir “Dany’yi yüceltmek için Stannis’i batırdılar” argümanı vardı :joy:

Neyse makaledeki o Jon, aptallık olayını da biraz abartıyorsunuz, durum öyle değil. Yorumlarınıza cevap yazacağım fırsatım olduğunda. Siz de bu arada vaktiniz varsa makalenin tamamını okuyun çünkü şu an göz gezdirmișsiniz gibi yansıyor daha çok :grin:


#15

Açıkçası ben bu tarz şeylere pek inanmıyorum. Çünkü bu basit bir watpadd hikayesi değil. Bunun arkasında kocaman bir ekip var, büyük bir beyin fırtınası yapılıyor karakterler ve onların nasıl uyarlanacağı hakkında. Kurumsal bir şirket orası. Mesele iki kişinin kişisel zevklerinde bitmez. Hem neden Dany’i öne çıkarmak içi Jon’u ezsinler? İkisi 6 sezon boyunca dünyanın başka uçlarında tamamen kendi hikayelerini yaşıyorlardı.

Yaptıkları hatanın sebebini bilmiyorum ama sanırım Jon’un piçlikten gelme gariban halini öne çıkarmaya çalışırken diğer tarafları devre dışı kaldı. Jon’u sevmiyorlar, yok Dany lobisi falan alakası yok. Kısaca beceremediler işte. Bazen kağıt üstünde güzel duran bir şey pratikte istenilen etkiyi vermiyor. Zamanı geriye sarıp hataları düzeltemiyorsun da.


#16

Yanlis yorumlama, hele ki uydurma yok aslinda. Söz konusu koleksiyon halka açilmis, Vanity Fair’den anlasilan bir ekip gitmis ve senaryolari incelemisler, ve nihayetinde ilginç bulduklari ve paylasabildikleri seyleri bizlerle paylasmislar. Bir makale oldugu için de elbette yorumlama, anlatim var isin içinde ama bu “bence bu sudur, bu budur” seklinde yorumlamalar degil. Senaryolarda diyalog arasinda olan seyleri aktarmislar bayagi.

Tyrion’un aski; senaryodan alinti yapmislar iki kere, ve Winds Of Winter bölümünden yapilan alinti çok sey ifade ediyor. Ki zaten, sen o zamanlar forumda miydin, aktif miydin bilmiyorum ama biz Tyrion’un Dany’ye bakislari üzerinde durmustuk mesela. Vardi bir sey ama sonunda “Yok bee, minnettarliktir” demistik, açikçasi öyle olmasini tercih ettigimiz için. Ama senaryolardaki alintilardan belli ki, durum bundan fazla gibi.

Davos konusunda; bunu aslinda çok da abartmamak gerek, hani Davos Missandei’ye asik oldu gibi anlamlar çikarmamak gerek. Ama yoksa, herkes kabul edecektir ki, Davos’un Missandei’ye bir ilgisi vardi.

Jon’un Davos’a attigi bakis, 4.bölümde, Missandei-Davos-Jon konusmasinda. Missandei geldigi yerde evlilik olmadigini falan anlatinca, Davos bu fikri begendigini ifade eden bir yorum yapiyor ve orada Jon bir bakis atiyor Davos’a. Bahsedilen bakis bu. Ömer’in dedigi gibi öyle “Seni ihtiyar sapik, puu sana” bakisi da degil, daha çok “Ne diyorsun abi?” tarzi bir sey.
Birde sunu ekleyeyim, neden bu sekilde yazildi? Baska sekilde yazamazlar miydi bunu? Benim düsüncem su… Bir dizi projesinde, baslangiçta her sey böyle düzgün, resmi yazilir ama zamanla oyuncular-senaristler arasinda bir “dil”, bir tarz, bir üslup olusur. Daha rahat olur her sey çünkü birbirlerini anlamislardir. Bize bu cümle mesela biraz tuhaf gelse de, konuyla ilgili olan Kit Harington ne denmek istendigini, talep edileni anlar.

Paylasabildikleri kadarini paylastiklarini düsünüyorum. 67 bölüm senaryosunu incelememislerdir de zaten :grin: Gereksiz seyler de yok bence, aksine çok enteresan, hos bilgiler var, hikayenin ardinda bir hikaye oldugunu kesfetmek ise ayri güzel. Birde mesela Sansa olayi var, bu çok aydinlatici oldu, o konuda taslar yerine oturdu benim için.

Bizi bekleyen seylerin aydinlanmasina yardimci oluyor diyor, simdi komple 8.sezonu aydinlatiyor diye de bir sey yok. Bazi noktalari daha net görmemizi saglayarak o konularin 8.sezonda islenis seklinin nasil olacagi konusunda bir fikir veriyor, bir aydinlatma sagliyor diyor kisacasi. Büyük vaatlerde bulunmuyorlar “yazacagimiz her sey sizi aydinlatacak” demiyorlar :grin:

Dedigin gibi Tyrion, Dany ve Jon olayi var… Bu konu nasil islenecek? Tyrion o ikisini sürekli birlikte görmeye dayanabilecek bir karakter degil pek mesela, ask konusunda nasil hassas oldugunu biliyoruz biz bu adamin. Ee birde ihanetle yargilanacagi söylentileri de çikti, belki o yargilanmaya giden süreçte bu askin Tyrion’a yaptirdiklari da olacaktir. Bak komple cevaplar vermiyor bize, ama fikir veriyor, bir aydinlanma oluyor.

2.Sezondaki vision’da, Taht Odasina kar yagiyormus, kül degil. Bu konuyu netlestiriyor nihayet bu makale. Ve sadece bu degil. Taht karla kapli diyor, bunun anlami, etkisi görmezden gelinmemeli diyor. Senaryoda karla kapli Taht için Dany’nin hayali dendigini aktariyor. Sembolizm var, belki su sonuncusu için ince bir mesaj var.

Cersei’nin kehaneti konusunda… Senaryoda Dany Cersei’nin elinden her seyi alacak bebek yüzlü kisi diye tanimlaniyormus, iste bu enteresan. Bu senaryonun 7.sezona, artik bu tip konularda Red Herring’lere çok da vakit kalmayan sondan önceki sezona ait olmasi önemli.

Maggy’nin sahnesi… Diyor ki, senaryoda bu sahne ekrandakinden daha uzun, ama Valonqar’dan bahsedilmiyor. Bu size de ilginç gelmedi mi? Senaryoda, kagit üzerinde, bu sahne neden ve nasil daha uzun?
Bak burada bir aydinlanma yok, fikir de vermiyor, aksine sorular yaratiyor ama ben bundan çok memnunum.

Bunlarin disinda senaryonun bilinmeyen özel taraflarini kesfetmek benim için çok keyifliydi, ki bu sadece ufak bir kisim yani, ve insallah dizi bitince tüm senaryolar paylasilir. Ayrica D&D’nin bazi konularda ne kadar özenli, titiz, düsünceli olduklarini görmek de hostu benim için. Mesela Arya’nin dövüsünde bildigi her stilin olmasi konusunda israr etmeleri sahane. Kum Yilarnlarinin dövüsmesini de çok iyi yazmislar, Jaime’nin o Spoils Of War bölümünden sonraki bölümün esas ilk sahnesi de müthis, keske bunlar ekrana da yansimis olsaydi. Ama ne yazik ki iste her senaristin yasadigi seyler bunlar… Yazarsin, silinir. Yazarsin, ayni sekilde çekilmez. Sahane yazarsin, sonuç çesitli sebeplerden veya sebepsizce yazdigin kadar iyi olmaz.

Ve Sansa olayi… Sanirim en bomba olay bu benim için, çünkü nihayet neler oldugunu anladim, taslar yerine oturdu. Ki aslinda o kadar basitmis ki, anlayabilirmisiz aslinda biraz düsünsek. “Arya asla böyle bir sey istemez”… O kadar dogru ki. Bu sayede Sansa Baelish’in oyununu anlar! Eksik parça buydu bizim için.

Yani gerçekten bu makaleye gereksiz demek… Cok ayip Ülkü, çok ayip! :smile:
Ve rica ederim, zor bir çeviriydi ama basardim :grin:

Simdi bunlara ne desem bilemiyorum çünkü o hamilelik konusunun hemen altinda Tyrion’un Dany’ye karsi baska hisler besledigine dair bir kisim da vardi ama okumamissin herhalde orayi :grin:

Yaa aslinda var ya, bu paragraf çevirmekte en çok zorlandigim paragrafti. Cevirdim ama tam olarak ne dendigini anladim mi net bir sekilde? Hayir. Dolayisiyla bu tamamen benim çevirimden de kaynaklaniyor olabilir :smile:

Yapimcilar, kanal iste… Her yerde ayni. Senaryoya müdahale ediyorlar.


@YeniAy_Ottoman @Cassiopeia
:blush:
Jon ve aptallik konusu…
Sunu belirteyim önce, Jon’un genel durumuna yorum yapmayacagim, sadece ve sadece bu makalede senaryodan aktarilan, Dany’nin bakis açisi ile yazilmis kisma deginecegim, bunu açiklayacagim.

Öncelikle, “Belki de göründügü kadar aptal degildir” cümlesinde “aptal” orijinalde “dumb” kelimesiydi. Ben bu sekilde çevirdim, üzerinde çok düsündüm hatta ama sonunda “aptal”'da karar kildim. Yoksa bu kelime baska sekillerde de çevrilebilir… Budala, ahmak, sersem, hatta suskun. Tabi suskun bu durum içinde yanlis bir çeviri olurdu. Belki budala diye çevirseydim daha uygun olurdu.

Burada en önemli olan sey su : Bu, Dany’nin düsüncesi. Onun bakis açisi. Onun Jon ile ilgili ilk izlenimi. (Ki senaristler bu tip seyleri yazmalilar ki oyuncular durum, konsept içinde ek olarak buna da uygun bir durus, bakis, gerekirse ifade sergilesin).
“Belki de göründügü kadar aptal / budala degildir”
GÖRÜNDÜGÜ KADAR.
Simdi Dany ne zaman düsünüyor bunu? Ilk tanistiklari sahnede, dedigim gibi, ilk izlenimi bu.
Peki neden böyle düsünüyor? Iste bu yüzden :

Jon gözlerini Dany’den alamaz. Onun böyle görüneceğine dair hiçbir fikri yoktu. O inanılmaz hoş/zarif/sevimli!"

Kagit üzerinde karakterler arasinda belli bir ilk izlenim, düsünce yazilmis. Jon Dany’yi görür görmez biraz bocaliyor çünkü kiz güzel, acayip hos, genç, kendi yaslarinda ve Jon aslinda o odaya girene kadar nasil biri ile karsilasacagini düsünmemis. Dolayisiyla biraz, afedersiniz, mal gibi kaliyor ilk basta. Kagit üzerinde olay bu bakin. Sahnede bu tip seyler olabildigi kadar belirgin olur, olabildigi kadar yansitilir. Neyse, ee buna karslilik tabi Dany açisindan da bir ilk izlenim yazmak gerek… Gözlerini ondan ayirmayan ve biraz saskin görünen bir adamin karsisinda, bundan daha uygun bir düsünce var mi? “GÖRÜNDÜGÜ kadar aptal/budala degildir belki de”.

Olay, bu konuda, bundan ibaret! :smile:

TAM SURAYA EDIT : Senaryonun bu sayfasini buldum. Dany bunu tam olarak Jon “Kral Sehrine saldirmiyorsunuz? Neden? Cünkü görünen o ki, binlerce masumun canina kiymak istemiyorsunuz” falan dediginde düsünmüs. Yani evet, “belki de göründügü kadar aptal degildir.”

D&D’nin hiçbir derdi yok Jon ile, öyle bir sey mümkün degil :smile:

“Dany’ye asik degil, sirf ordu ve ejderha için onunla yatti” demek kadar bir yerle bir etme durumu da yok mesela :stuck_out_tongue_winking_eye: :smile:


#17

Cassie, Davos o sahnede Missadei’ ye sadece bakmadı, basbayaa kur yaptı. Bunu çok net şekilde farketmiştik seyrederken de, yaşlı adamlar genç kızlara böyle yürürler, peki nerden mi biliyorum ? Ben de pek genç bi adam değilim :wink:


#18

Okudum, Tyrion’un duygularını inkar eden bir yorum yaptım mı? Zaten Peter bir söyleşide bunu söylemişti, buradan öğrenmedim. Benim demek istediğim net aslında; tamam, Tyrion bir romantik duygu besliyor ama bir umut olmadığını da gayet bilecek kadar gerçekçi biri, Jorah gibi takılır en fazla, sonuçta önünde bir örnek de var. Kimsenin sevdiği kişiyi başkasının kollarında gördüğünde sırıtacağını iddia etmiyorum elbette, bundan rahatsızlık/kıskançlık duyar ama burası GoT! :wink: Elbette bu benim “yorumlama” şeklim. Şu Cersei ile konuşma şekli ve senaryoda yazan cümleleri ister istemez doğrudan o son sahne ile bağladım. Yani mesele sadece “kıskançlık” olmayabilir, demeye getirdim.

İçine ediyorlar, diye buna tepki veriyorum işte.


#19

Öyle bir şey dediğini demedim zaten :joy: Sadece oyle yazmışsın ki başta, sanki alttaki paragrafı okumamışsın gibi durmuş, o yüzden öyle dedim :smile:

Senaristlere çok yüklenme ama :smile: Bak gariplerim çok güzel şeyler yazmışlar ama silinmiş, farklı çekilmiş, bir kısmı çekilmiş… Kim bilir daha neler neler var.


#20

:upside_down_face::upside_down_face::upside_down_face:

Ya hu silinen o sahneler, GRRM’in yazdığı sahneler. :joy::joy::joy: