Varys Hadım Edilirken Yapılan Büyü


#1

Myr‘de bulundukları süre içinde, bir adam Varys’in efendisinin reddedemeyeceği meblağda altın teklif etti. Adam, Varys’e hareket edip konuşmasını engelleyen bir iksir verdi ancak iksir Varys hadım edilirken diğer hislerini yok etmemişti. Hadım edildikten sonra Kara Büyü ritüeliyle erkekliği bir mangalda yakıldı. Varys o zamandan beri büyüden nefret ettiğini söylemiştir.
Ritüel sona erdiğinde artık Varys adamın bir işine yaramıyordu, bu yüzden adam onu sokağa attı.
Alıntı: Viki

**Kitaptan ise **

Varys uzunca bir an bir şey söylemedi. Duyulan tek ses taşlık yola çarpan nalların sesiydi. Hadım sonunda boğazını temizleyip, “Lordum, eski güçlere inanır mısınız?” diye sordu.
“Sihir mi demek istiyorsun?” dedi Tyrion sabırsızca. “Kanbüyüleri, lanetler, şekildeğiştirenler, bu çeşit şeyler mi?” Güldü. “Sör Cortnay’in büyüyle öldürüldüğünü söylemeye mi çalışıyorsun?”
“Sör Cortnay öldüğü gecenin sabahı Lord Stannis’i teke tek dövüşe davet etmiş. Sorarım size, bu umutsuz bir insanın yapacağı şey mi? Ayrıca Lord Renly’nin korkunç ve gizemli cinayeti de var. Renly, ordusu Stannis’i araziden silmek için konumlanırken öldürüldü.” Hadım bir an duraksadı. “Lordum, bana bir keresinde nasıl kesildiğimi sormuştunuz.”
“Hatırlıyorum,” dedi Tyrion. “Anlatmak istememiştin.”
“İstemiyorum ama…” Hadımın bu seferki sessizliği daha uzun sürdü ve tekrar konuştuğunda sesi farklı çıkıyordu. “Gezgin bir kumpanyada çıraklık yapan öksüz bir çocuktum ben. Ustamızın küçük, şişman bir gökesi vardı. Dar Deniz’in kıyılarında dolaşıp bütün Özgür Şehirler’de gösteriler yapardık, bazen Eski Şehir’e ve Kral Toprakları’na da giderdik.
Myr’de olduğumuz bir gün bir adam gösteriyi izlemeye geldi. Gösteriden sonra, beni satın almak için ustamın reddedilemeyecek kadar cazip bulduğu bir teklifte bulundu. Dehşete kapılmıştım. Adamın beni kullanmaya niyetli olduğunu düşünmüştüm. Bazı adamların küçük çocukları nasıl kullandığını duymuştum. Ama gerçekte, adamın ihtiyaç duyduğu tek yanım erkekliğimdi. Beni hareket edemeyecek ve konuşamayacak kadar güçsüz bırakan fakat duyularımı köreltmeyen bir şurup içirdi bana. Uzun, kancalı bir bıçakla, şarkılar söyleyerek doğradı beni, kökten. Erkekliğimi bir maltızda yakmasını izledim. Alevler maviye döndü. Adamın çağrısını yanıtlayan bir ses duydum ama konuştukları dili anlamıyordum.
Adamın benimle işi bittiğinde kumpanya gemisi çoktan yelken açmıştı. Adam benden istediğini almıştı, işine yarayacak bir şeyim kalmamıştı, beni sokağa attı. Ona şimdi ne yapacağımı sorduğumda büyük ihtimalle öleceğimi söyledi. Onun inadına yaşamaya karar verdim. Dilendim, çaldım ve vücudumun bana kalan kısımlarını sattım. Kısa zaman içinde Myr’deki her hırsız kadar iyi bir hırsız oldum ve biraz daha büyüdüğümde bazı adamların mektuplarında yazan şeylerin keselerindeki altınlardan daha kıymetli olduğunu öğrendim.
O gece hâlâ rüyalarıma girer lordum. Büyücü değil, bıçağı değil, ateşin içinde buruşup büzüşerek yanan erkekliğim bile değil. O ses rüyalarıma giriyor. Alevlerden çıkan ses. Bir tanrı mıydı, bir şeytan mı, yoksa bir ateş büyücüsünün hilesi mi? Ben bütün hileleri bilirim ama bunu bilmiyorum. Size kesin olarak söyleyebileceğim tek şey; adam seslendi, alevler cevap verdi ve ben o günden sonra bütün büyülerden ve büyücülerden nefret ettim. Eğer Lord Stannis onlardan biriyse ölüsünü görmek isterim."

Biliyorsunuz Varys’in hadım edilmesi kitapta geçen bir konu ve onun Targeryan yada Blackfyre soyundan geliyor teorisi de bu hadım edilme ritüelinden geliyor.

Benim merak ettiğim orada ne büyüsü yapıldığı!? Yaşına baktım oradan gideyim belki birşey çıkar dedim Varys’in ama yaşı yok.

Bence tamda Summerhall yangını sırasına gelebilir bu büyü ve ritüel diyorum ama tabi kanıtım yok. Rhaegar o zaman doğuyor.

Sizce nedir durum yada benim gözümden kaçan nokta neresi ?


#3

düzeltiyorum yorgunluktan kafa gittiş teşşekkürlerr


#4

Büyü her nerede yapıldıysa Westeros’da değil Essos’da yapılmış. Yani bu büyünün Westerosla alakalı bir olayla ilgisinin olması bana biraz zor geliyor. Martin eserlerinde her şeyi birbirine bağlayan bir adam değilmiş. Çok fazla ilginç hikaye anlatıp ucu açık bırakırmış genelde. Yani bence oradan bir şey çıkmaz. Varys’in karakter gelişimiyle alakalı bir olay daha fazlası değil.


#5

buna katılmıyorum bence büyük büyüler sadece tek bölgeyi değil tüm gezegeni etkileyecek kadar olabilir.
Tabiki alakası olmaya bilir ama tüfek varsa, o tüfek patlayacağı unutmayalım.
Bu adamın kim olduğunu bilmiyoruz, ne yaptığını, niçin yaptığını bilmiyoruz, belki tamamile boş bir büyü yaptı. Mümkün mü mümkün. Ama ben ne yaptığını bilen bir adam olduğunu düşünüyorum. Ne yaptığını bilmeyen hırslı biri olsa yanında tutar kanının etinin her zerresini kullanırdı. Mel, Edric’in kanı ile 3 kral öldü(sanıyoruz ama böyle ) ve Davos çocuğu sakladı ki bir daha kullanamasın.
Birde bu büyü cinsel organ soyun devamı için var olan bir organdan yapılmış o da ilginç bir nokta


#6

Söylediğin şey şunun gibi bir şey

Zamanında Essos’da birisi kılıç çekip adam öldürdü, o zaman bu olay Aerys’in katledilmesiyle bağlantılı.

Şimdi ne alaka diyeceksin şu alaka, evet büyü kılıçla adam öldürmek gibi sık kullanılan bir şey olmasa da kullanılan bir şey. Orada herhangibir amaçla büyü kullanılmış olabilir ve bunun illa Westeros’daki bir olayla ilgili olması gerekmez. Elimizde bu olayı Westeros’a bağlayacak herhangi bir veri yok çünkü.


#7

tamamiyle yanlış anlamışsın
Ben diyorum ki evet boş yada sınırlı büyü olması mümkün ama örneğin ejderhaların yok olması büyü yokluğundan oldu. Bu büyüde işte büyüyü yok eden bir büyü olabilir. Zaman zaman bu büyünün tekrarlanması gerekiyordur ve o sırada Varys üstünden yapıldı diyorum. Yada gezegendeki büyüyü tek kendinin kontrol etmesi için yani büyü yok olmuyor, tek kişi yada gruba geçiyor tüm büyülerin kontrolü yada bu tip başka birşey
neyse hepsi şuan aklıma gelen basit belki size göre saçma fikirler. Ben bu büyü olayının boş olduğunu düşünmüyorum göreceğiz


#8

Anladım(galiba) ama kanıt yok bununla ilgili. Teorinin sorunu söz konusu olayın iddia ettiğin olayla büyü olması dışında ortak sahip olmaması.


#9

sadece bir defa bahsi geçen bir konu ve evet kanıt yok. Ama boşuna bahsinin geçtiğini düşünmüyorum ben


#10

Varys, Blackfyre değilde Aerion Brightflame’in piçinden torunu olabilir. Blackfyre olacağını sanmıyorum ama ona bunu yapan büyücü Blackfyre’lara çalışıyordu Varys’in kanıyla yapılan büyü Summerhall’u tetiklemiş olmalı çünkü Summerhall’dan hemen sonra Canavar Maelys faaliyete geçti bu tesadüf olamaz.


#11

Aslında Aerion’un akıbetinin ne olduğu belli olmayan bir çocuğu var, Maegor.

Hangi açıdan bakarsan bak yasalara göre Maegor 5. Aegon’dan daha önde. Ancak bebek kral istemedikleri için ve babasının kötü şöhretinden dolayı tahta geçmesine izin vermiyorlar.

Benim en sevdiğim kuramlardan birisi olan Brightfyre kuramına göre bir yerlerde Aerion’un ve Blackfyre’ın soyu birleşmiş olabilir.


#12

Ya Varys hadım meselesini sadece diziden hatırlıyorum kitapta Varys açıklamış mıydı böyle böyle diye ?


#13

Evet.

0202020020202020200202


#14

Bence burada odaklanılması gereken başka bir şey var. Büyüyü yapan adam alevleri iletişim için kullanıyordu ve alevlerin içinden birisiyle konuşuyordu hatta Varys özellikle bu kısmın üstüne basıyor ve rüyalarında hala o günü gördüğünü ama rüyalarında gördüğünün ne hadım edilmesi ne de bunu yapan büyücü olduğunu asıl olarak alevler ve alevlerin içinden gelen ses olduğunu söylüyor. Şimdiye kadar alevler ile konuşma yeteneği serimizde sadece burada gördük ve bu büyü olayında da önemli olan kısım bu bence


#15

Maegor ayrı birde Aerion’un Lys’te piçleri olduğu söyleniyor Varys o piçlerden birinin çocuğu olabilir diyorum ben.


#16

alıntıları bulayım bu konuya dönücem kitapta böyle birşeyden bahsetti mi hatırlamadım ben
diyelim ki öyle birşey vardı ben yanlış hatırlıyorum o zaman tek seferlik birşeydir yada o seslerin sebebi farklıdır
onun kanı eti ile böyle birşey yapabilse büyücü onu bırakmaz ölene kadar her zerresini kullanırdı bana göre


#17

Varys çok iyi bir kılık değiştiren adam belki de yalan bile söylemiş olabilir diye düşünüyorum


#18

Varys uzunca bir an bir şey söylemedi. Duyulan tek ses taşlık yola çarpan nalların sesiydi. Hadım sonunda boğazını temizleyip, “Lordum, eski güçlere inanır mısınız?” diye sordu.
“Sihir mi demek istiyorsun?” dedi Tyrion sabırsızca. “Kanbüyüleri, lanetler, şekildeğiştirenler, bu çeşit şeyler mi?” Güldü. “Sör Cortnay’in büyüyle öldürüldüğünü söylemeye mi çalışıyorsun?”
“Sör Cortnay öldüğü gecenin sabahı Lord Stannis’i teke tek dövüşe davet etmiş. Sorarım size, bu umutsuz bir insanın yapacağı şey mi? Ayrıca Lord Renly’nin korkunç ve gizemli cinayeti de var. Renly, ordusu Stannis’i araziden silmek için konumlanırken öldürüldü.” Hadım bir an duraksadı. “Lordum, bana bir keresinde nasıl kesildiğimi sormuştunuz.”
“Hatırlıyorum,” dedi Tyrion. “Anlatmak istememiştin.”
“İstemiyorum ama…” Hadımın bu seferki sessizliği daha uzun sürdü ve tekrar konuştuğunda sesi farklı çıkıyordu. “Gezgin bir kumpanyada çıraklık yapan öksüz bir çocuktum ben. Ustamızın küçük, şişman bir gökesi vardı. Dar Deniz’in kıyılarında dolaşıp bütün Özgür Şehirler’de gösteriler yapardık, bazen Eski Şehir’e ve Kral Toprakları’na da giderdik.
Myr’de olduğumuz bir gün bir adam gösteriyi izlemeye geldi. Gösteriden sonra, beni satın almak için ustamın reddedilemeyecek kadar cazip bulduğu bir teklifte bulundu. Dehşete kapılmıştım. Adamın beni kullanmaya niyetli olduğunu düşünmüştüm. Bazı adamların küçük çocukları nasıl kullandığını duymuştum. Ama gerçekte, adamın ihtiyaç duyduğu tek yanım erkekliğimdi. Beni hareket edemeyecek ve konuşamayacak kadar güçsüz bırakan fakat duyularımı köreltmeyen bir şurup içirdi bana. Uzun, kancalı bir bıçakla, şarkılar söyleyerek doğradı beni, kökten. Erkekliğimi bir maltızda yakmasını izledim. Alevler maviye döndü. Adamın çağrısını yanıtlayan bir ses duydum ama konuştukları dili anlamıyordum.
Adamın benimle işi bittiğinde kumpanya gemisi çoktan yelken açmıştı. Adam benden istediğini almıştı, işine yarayacak bir şeyim kalmamıştı, beni sokağa attı. Ona şimdi ne yapacağımı sorduğumda büyük ihtimalle öleceğimi söyledi. Onun inadına yaşamaya karar verdim. Dilendim, çaldım ve vücudumun bana kalan kısımlarını sattım. Kısa zaman içinde Myr’deki her hırsız kadar iyi bir hırsız oldum ve biraz daha büyüdüğümde bazı adamların mektuplarında yazan şeylerin keselerindeki altınlardan daha kıymetli olduğunu öğrendim.
O gece hâlâ rüyalarıma girer lordum. Büyücü değil, bıçağı değil, ateşin içinde buruşup büzüşerek yanan erkekliğim bile değil. O ses rüyalarıma giriyor. Alevlerden çıkan ses. Bir tanrı mıydı, bir şeytan mı, yoksa bir ateş büyücüsünün hilesi mi? Ben bütün hileleri bilirim ama bunu bilmiyorum. Size kesin olarak söyleyebileceğim tek şey; adam seslendi, alevler cevap verdi ve ben o günden sonra bütün büyülerden ve büyücülerden nefret ettim. Eğer Lord Stannis onlardan biriyse ölüsünü görmek isterim."

Zahmet etme ben de tam o kısımlardaydım.

“Sen nesin Varys?” Tyrion gerçekten bilmek istiyordu. “Bir örümcek olduğunu söylüyorlar.”
“Casuslar ve müzevirler pek sevilmez lordum. Ben diyarın sadık bir hizmetkârıyım sadece.”
“Bir de hadımsın. Bunu unutmayalım.”
“Aklımdan çıktığı vakitler azdır.”
“İnsanlar bana yarımadam der ama yine de tanrıların bana daha iyi davrandığını düşünüyorum. Kısayım, bacaklarım çarpık, kadınların bana arzuyla baktığını söyleyemem… ama her şeye rağmen erkeğim. Yatağıma giren ilk kadın Shae değil. Bir gün evlenip baba olabilirim. Senin böyle umutların yok. Cüceler tanrıların şakasıdır ama hadımları insanlar yaratır. Seni kim kesti Varys? Ne zaman ve neden? Sen gerçekte kimsin?”
Hadım gülümsemeye devam ediyordu ama gözlerindeki bakışta kahkahadan eser yoktu. “Merakınız beni onurlandırdı lordum ama benim hikâyem uzun ve hüzünlü. Konuşmamız gereken ihanet hikâyeleri var.” Elbisesinin kolundan bir parşömen çıkardı. “Kraliyet kadırgası Beyaz Yürek’in kaptanı, Lord Stannis’e kılıcını ve gemisini teklif etmekle suçlanıyor.”

Ben bu meselenin Varys’in yumuşak karnı olduğunu ve en azından bu konuda yalan söylemediğini düşünüyorum. Hem niye söylesin ki kendisi bu hikayeyi Tyrion’a anlatıyor ama Tyrion inanmıyor kendisi bile belki de hayal görüyordum diyor.


#19

alıntı için teşekkürler izninle konuya da ekliyorum :slight_smile:
mesajlaşma mümkün ama Mel gibi alevlerde görü gören biride olabilir. Ben hala tek seferlik yada konuşma değilde büyü geçmişten gelen sesler falan olabileceğini düşünüyorum. Tek seferlik olmasa daha öncede dedim Varys ölene kadar her bir parçasını tutar kullanırdı.
İlginç bir nokta ise Varys Targ kanı taşıdığını biliyor mu yada nasıl öğrendi.
Yine bir diğer ilginç bakış büyü karabüyüden böylesi nefret ederken ejderhalara bakıişı ne olacak ?


#20

Aslında karabüyüden nefret etmesi gibi bir şey pek söz konusu değil yani en azından povlardan çıkan bakış açısı bu yönde değil. Karabüyüden gerçekten tırsıyor ve gücü karşısında dehşete düşmüş durumda. Ama bu Varys’in karabüyüden nefret ettiği anlamına gelmez.


#21

kendi adıma diyeyim bir şeyden zarar görmüşsem onundan ve türevlerinden korkarım. Korkum evet nefret olmaz bazen ama yinede zarar gördüğüm yada ona yakın şeye yaklaşamam çevremde istemem