Varys lobisi neden başta savaş istemiyordu?


#1

Bu durumun sebebini çözemedim.

Arya o ikisinin konuştuğunu duyduğu sırada İllryio hayır şimdi savaş çok kötü olur ertele diyor, kara güçlerin var senin biliyorum falan diyor. İyi de Aegon’un tahta çıkması için zaten kaos ortamı gerekmez mi? Neden planları için savaş sıkıntılı olsun ki?


#2

Savaş çıkmasını istiyorlardı ama daha Aegon hazır olmadan da istemiyorlardı amaçları önce Dany ile Dothrakları gönderip ortalığı karıştırmak ondan sonra da Aegon’un bir kurtarıcı gibi gelmesiydi.


#3

Bir laf vardır; vaktinden önce çiçek açmaz, açar ise solar ölür…

Önce -hatırlamayanlar için- konuşmaların alıntısını koyalım.

Arya kafasını aşağı uzattı ve yüzüne çarpan soğuk ve karanlık nefesi hissetti. Aşağıda yanan meşaleyi gördü, o kadar yükseklikten bir mum alevi gibi görünüyordu. İki adam vardı, devasa gölgeleri duvardaydı. Kuyuda yankılanan seslerini duyabiliyordu. Ağır ağır yukarı çıkıyorlardı.
"…piçlerden birini buldu," dedi bir adam. “Diğerleri de yakında ortaya çıkar. Bir gün, iki gün, on beş gün…”
“Peki gerçeği öğrendiğinde ne olacak? Ne yapacak?” diye sordu diğer ses Özgür Şehirler’in akıcı aksanıyla.
“Bunu sadece tanrılar bilir,” diye cevap verdi ilk ses. Meşaleden yükselen, yükseldikçe bir yılan gibi kıvrılan gri isi görebiliyordu Arya. “Aptallar, oğlunu öldürmeye çalıştılar, daha kötüsü bu işi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. O bütün bunların altında kalacak bir adam değil. Söylemedi deme, aslanlar ve kurtların birbirlerinin boğazına saldırmasına az kaldı, biz istesek de istemesek de.”
“Çok erken, çok erken,” dedi aksanlı ses. “Savaş hiç iyi olmaz. Hazır değiliz. Ertele.”
"İstersen zamanı da durdurayım. Sen beni büyücü mü sandın?"
Diğer ses kıkırdadı. “Büyücüden farkın yok.” Meşale serin havayı yaladı. Gölgeler neredeyse Arya’nın tepesine gelmek üzereydi. Az bir zaman sonra meşaleyi taşıyan adam Arya’nın görüş sahasına girmişti. Arkadaşı hemen arkasındaydı. Arya hızla merdivenlerden çekildi, duvarın iyice dibine sokuldu ve yüzüstü yatıp zeminde kayboldu.
“Benden ne yapmamı istiyorsun,” diye sordu meşaleyi taşıyan deri cübbeli iri adam. Ayağındaki ağır çizmelere rağmen sessizce ve kayarak yürüyormuş gibi görünüyordu. Çelik başlığının altındaki yaralı yüzü yuvarlaktı ve yeni uzamış koyu sakalları vardı. Kaynatılmış deri üstüne örgü bir zırh giymişti. Kemerinden bir kama ve bir kısa kılıç sarkıyordu. Adamdaki bir şey Arya’ya garip bir şekilde tanıdık gelmişti.
“Eğer bir El öldüyse, ikincisi neden ölmesin?” dedi, aksanlı ve sarı çatal sakallı adam. “Sen bu dansı daha önce de yaptın dostum.” Arya aksanlı sesin sahibini daha önce hiç görmediğine emindi. İğrenç şekilde şişmandı ama buna rağmen tüy gibi yürüyordu. Vücudundaki yağları ancak bir su dansçısının yapabileceği şekilde parmak uçlarında taşıyordu sanki. Meşalenin ışığında parıldayan, parmaklarındaki kırmızı altın ve mat gümüşten yüzükler yakut, safir ve kesik sarı kaplan gözleriyle süslenmişti. Her parmağında bir yüzük vardı, hatta bazı parmaklarında iki.
“Mazi, şimdi değil. Bu El, önceki değil,” dedi yaralı adam salona girerken. Taş kadar katı, gölge kadar sessiz, dedi Arya kendine. Meşalenin parlak alevi tam gözlerinin önünde olduğu için, duvarın dibine sinmiş halde duran Arya’yı göremiyorlardı.
“Evet, belki öyle,” dedi çatal sakallı adam. Uzun tırmanıştan sonra soluklanmak için duraklamıştı. “Her halükarda zamana ihtiyacımız var. Prenses hamile. Khal oğlunun doğumunu beklemeden harekete geçmeyecektir. Şu vahşilerin nasıl adamlar olduğunu bilirsin.“
Meşaleyi taşıyan adam durdu. Arya şiddetli bir gürültü duydu. Meşale alevinde kıpkırmızı görünen kocaman bir kaya plakası, kendisine yakışır bir gümbürtüyle tavandan yere indi. Arya az kalsın çığlık atacaktı. Kuyuya açılan giriş yekpare ve geçilmez bir duvarla kapatılmıştı şimdi.
“Eğer çok yakında harekete geçmezse geç kalmış olur,” dedi çelik başlıklı adam. “Bu artık iki oyunculu bir oyun değil. Stannis Baratheon ve Leydi Arryn artık uzanamayacağım kadar uzakta ve duyduğuma göre adam topluyorlarmış. Çiçek Şövalyesi, Yüksek Bahçe’ye bir mektup yolladı. Babasından, kız kardeşini saraya göndermesini istiyor. Kız on dört yaşında, bir içim su ve yumuşak başlı. Sör Renly ve Sör Loras, Robert’ın kızı yatağına almasını istiyor. Onunla evlenmesini, onu yeni kraliçe ilan etmesini istiyor. Serçeparmak… onun ne çeşit bir oyun oynadığını bir tek tanrılar bilir. Ama asıl uykumu kaçıran Lord Stark. Piçten haberi var ve kitap onda. Gerçeği öğrenmesi artık an meselesi. Şimdi de karısı, Tyrion Lannister’ı kaçırdı, Serçeparmak sağ olsun. Lord Tywin bu hakaret karşısında deliye dönecek ve Jaime’nin o cüce iblise karşı tuhaf bir şefkati var. Eğer Lannisterlar kuzeye girmeye kalkışırlarsa, Tullyler de hareketsiz kalmaz. Sen ertele diyorsun, bense acele et. En iyi jonglörler bile aynı anda yüz labutu düşürmeden havada tutamaz.”
“Sen kaç jonglöre bedelsin eski dostum. Sen gerçek bir sihirbazsın. Senden sadece bir süre daha sihir yapmanı istiyorum.” Salonda ilerleyerek canavarlı odaya doğru ilerlemeye başladılar.
“Elimden gelen her şeyi yapacağım,” dedi usulca, meşaleyi taşıyan adam. “Altın lazım ve elli kuş daha.“
Arya adamların iyice uzaklaşmasını bekledi ve sürünerek arkalarından gitti. Gölge kadar sessiz.
“O kadar çok mu?” Meşalenin ışığı Arya’dan uzaklaştıkça sesler belirsizleşiyordu. “Senin istediklerini bulmak zor… yazılanları anlamak için çok genç… belki daha büyükleri… o kadar kolay ölmez…”
“Hayır… Genç olanlar daha güvenli… onlara nazik davran…”
”…çenelerini tutarlarsa…”
”…tehlikeli…”

Sebebi tam kestiremesem de ortam, bu ikisinin istediği şartlarda olmadığı için, savaşa uygun değil. Bunun sebeplerinden birinin; Yargıç’ın sözlerinden Drogo’nun harekete geçmemesi olduğunu anlıyorum. Sanırım bu adamlar bir an önce Dothrak ordusunun Westeros’a gelmesini umuyordu ve onların bu konudaki yavaşlığı vs. savaş için uygun ortamı sağlamıyordu.

Yine de ben hep şöyle düşünmüşümdür; bırak savaş çıksın, birbirlerini yesinler; Targlar da kalanları temizlesin. Bu daha akıllıca bir yöntem. Aegon’un kurtarıcı gibi gelmesi için Targ olmayan unsurların Diyar’ı ağlatması daha akıllıca olur. Ayrıca güçlerinin büyük kısmının savaşta zayi olmasını önlemek adına da…

Bu durumda savaşın çıkmasının istenmemesi için başka sebepler de olsa gerek, diye düşünüyorum ama ne? Misal parça parça duyulan son konuşmalar; bolcana altın ve 50 kuş; kime? Genç çocuklar vs. den kasıt herhalde bunun küçük kuşları; birileri ile anlaşma yapma arzusundalar? Kim?


#4

ilk plan viseryis ile dorthrakların gelmesiydi ; bu konuşma oldukça mantıklı.varys muhtemelen şöyle düşündü; robb isyan başlatırsa tywin isyanı hemen bastırır (sonucta robb daha genç ve yeşil bir oğlandı ned le konuşmalarında çocuk diyordu)
Ve viseryis dortlaklarla gelmeden ısyan hemen biterse (ned de tabiki ölü) tywin el olacak ve krallığı yine bu dev deha yönetecekti. Ve viseryis dotraklarla beraber gelse bile krallığı tywin yönetiminde o kadarda zayıflatamayacaktı muhtemelen böyle düşünmüştür ama nerden bilsin ki robbun çok iyi bir savaş komutanı olacağını eğer bunu öngörebilse idi belki başka bir plan yapardı ( renly öldüğünde aegonu karaya çıkartır ve margery tyrell ile evlendirebilirdi böylelikle tyrell ve targeryan ittifakı kurulurdu)


#5

Şimdi bu konuşmayı yaptıklarında kimse Ned’in öleceğini vs. hesap etmedi. Haliyle Robb vs. hikaye, geçeceğiz onu. O sıradaki ortamda bütün büyük kelleler, 14 yıl önceki isyancılar hayatta idi.

İkizlerin ihaneti ortaya çıktığında Robert, boş durmayıp, Tywin’e dalacaktı. Stark Hanesi zaten yardım edecektir, çünkü Arryn’in ve Bran’ın saldırısı için onları suçluyorlar. Bunun üstüne Nehirova seve seve destek çakacak ama en önemlisi de Dorne, yıllardır beklediği intikam için Robert tarafında yer alacak. Bu da yetmezmiş gibi zaten kızının kraliçe olmasını isteyen Lord Tyrell de “Evlen kızımla, askerlerim senin olsun.” diyecektir(zaten görüyoruz ki Renly bile bunu planlıyormuş) ve Robert da asla geri çevirmez böyle bir teklifi… Haliyle Lannister Hanesi koca diyarda bir başına kalacak. Yenilmeleri an meselesi.

Şimdi bu şekilde bakınca olaya savaş başladığı gibi biter gibi… Yani aslında yine senin dediğine geliyoruz ama daha farklı bir şekilde. Haliyle diyar arasında ayrılıkçı düşünceler son bulacağından, diyarda yeni bir savaş olması mümkün olmayacaktı. Targ güçleri geldiği zamanda her şey için geç olacak…

Anlaşıldı, sanırım tüm mesele buydu. Her şey istenildiği gibi gitse idi Lannister güçleri ile savaşılırken Targ Hanesi taht hakkını dillendirip savaşa dahil olduğunda Dorne, akrabalarının yanında yer alacaktır. Zaten Dothrak Ordusu ve Altın Mürettebat söz konusu idi. O zamanki rakam ile sanırım en az 60 bin asker ile karaya çıkartma yapmış olacaklardı. Üstüne Dorne askerleri? (en az 10 bin desek 70 bin, iyimser davransak 80 bin asker.) Robb 20 bin küsur ile mi savaşmıştı? Yani bu evren için oldukça büyük bir rakam.

Gözden kaçırdığım bir nokta var mı?


#6

ikizlerin ihaneti demissin ama robert ölmese idi zaten bu savaş bu kadar ilerlemezdi ki ve ikizlerde ihanet etmezdi ned de ölmezdi robb da ısyan başlatmazdı en fazla nehirova ve lannisterler biraz kapışır sonra savaş biterdi
senin dediğin hikayeye uyarsak eğer. targlar tahtı alamazdı viseryis karaya dortraklarla çıkmayı planlıyordu ve aklında paralı asker almak yoktu yani altın mürettebatla birlikte karaya çıkamayacaklardı o zamanda en fazla dorne yardim ederdi viseryis e ve Quentlyn dorneun 50 bin adam olduğu nu söylüyordu viseryis 40 bin adamla çıksa ( buda maksimum) 90 bin eder tyrell + baretheon zaten 100 binden fazla kuzey ve nehir topraklarını katarsak en az 140 bin asker eder yani viseryis yine zarar veremez krallığa ve doran martell ihtiyatlı bir adam bu savaşa girip viseryise yardim eder mi bilemem be senin dediğine göre robert doran in intikamını alacaktı


#7

İkizler de ihanet etmezdi, derken? Onların yasak ilişkisi ve üç bebenin de aslında ikizlerin olması ve bu şekilde Robert’ı kandırmaları ihanet değil mi? Başka ne ihaneti oldu ikizlerin birlikte? :smiley: Robert neden alayına dalacaktı ki? Ned niye öldü ya hu? :smiley:

Altın Mürettebat Viserys değil, Aegon’a ait. Doran’ın kızı Arienne Viserys ile nişanlı; zaten Oberyn yıllar evvel Robert’a ayaklanmaya çalıştı da engelledi Varys.


#8

ikizlerden kastın cersi ve jamie mi ben freyler anladım. ned ölmezdi dedim ihanet ortaya çıkınca işler senin dediğin gibi olur ama sonrasında yine targlar tahtı alamaz dediğim gibi varysin ilk planı dorthrakların westerosu talan etmesiydi ve bu ne kadar mümkün tartışılır dorthraklar zırha karşı nasıl savaşılır bilmiyorlar ve senin dediğin hikâyede tyreller ve batetheonlar birlik oluyor yani westerosun en iyi komutanı randell tarlly de krallığın yanında yani aegon veya başka bir targ tahtı alamazdı


#9

Targlar bir kere geldi mi planın başka aşamaları da illa ki vardır; bunlar (Varys ve Yargıç) karaya adam çıkartmakla kalmaz, başka başka planları da illa vardır. Lakin biz bilemiyoruz işte.


#10

Ama yine kesin savaşta kazanamazlar
Plan da en fazla ne olabilir ki


#11

Moğollar da zırhlı adamlarla savaşmasını, kuşatma yapmasını bilmiyordu,
Cengiz hanın kırduğu imparatorluğun haritasını göndereyim mi?


#12

Ama moğollarla dortraklar bir mi moğollara inanılmaz bir posta teşkilatı vardı ve cengiz han heryere işinin ehli adamları atıyordu cengiz han’ın ordusu dünyadaki en hızlı kara ordusuydu ve savaş sırasında beklenmedik yerlerden saldırıyordu rakiplerine ( örnek harzemsahlarla yapilan savaş) ve ordunun basında cengizhan ve en az onun kadar iyi subitay gibi generaller vardı dortrak ordusunun basında viseryis olacak


#13

Yamam da, posta teşkilatı muharabeler içinde yardım etmedi, lojistik çok önemli bir şey ama, lojistik gittikleri bölgede bulunan durumu hesaba katarsak dotharakların elinde olmak zorunda olan bir şey değil. Dotharakları asker olarak kullanacaklar, dotharakları mali öüşavir yapmayacaklar.
Posta teşkilatı ile muharebenin alakası yok, posta teşkilatı strateşik ve yönetimsel bir gereklilik taşır.
Bu japonya 2. Dünya savaşını kaybetti çünkü abdde kızamık aşısı yapılıyordu ioe eşdeğer alakada bir örnek.
Yanlış anlama, posta teşgişatı savaş konusunda önemli ancak, muharabede değil. Dotharakiler ile kağışırlarken dotharakiler tüh ya mesaj alamadık diyip mi kaybedecek?
Targaryen tarafı 3 konuyu güzelce sağlamalılar
İstifbarat, lojistik ve ordu
Dotharakiler ordu
Lojistik ve istihbarat da diğer müttefikleri tarafından sağlanabiliyor.
Marteller, ilyrio, ve daha niceleri.
Hani olay bu. Tdkda mesela haberleşme sistemi yok tsk o zaman kessin sacaş kazanamaz demek gibi bir şey bu. Olaya dotharaki açısından bakmayın. Diğer kişiler ile birlikte targaryen oluyor bunlar.


#14

Moğollar zırhlı adamlarla savaşmasını biliyordu kendileri de ağır zırhlar giyiyordu atlarına da zırh giydiriyorlardı, Dothraklar zırh giymiyor hatta yarı çıplaklar ellerinde kılıç değil orak/arakh var zırhı delemeyecek kadar eğimli, kısa ve ucu da saplanamayan bir silah. Moğollar ise süvari kılıcı kullanıyorlardı hafif eğimli, uzun ve zırhları saplamadan kenarıyla kesebilecek çift tarafı keskin bir kılıç.


#15

Mongolian armour has a long history. Mongol armour drew its influence from Chinese and Middle Eastern styles. Most Mongolian armour was of scale and lamellar variety. Most armour was made of hardened leather and iron, lanced together onto a fabric backing, sometimes silk. Mail armour was also sometimes used, but was rare, probably due to its weight and difficulty to repair. Mongol archers demanded the armour be light enough so that when riding, it didn’t interfere with their mobility[citation needed]. It is also possible that the Mongol armour lacked mail and was generally lighter than its counterparts to the East and West because the nomadic habits of the Mongols were not conducive to the labour-intensive practices and permanent facilities necessary for making mail or large plates. Sometimes arm protection was removed so that a rider could draw their bow. The helmet was made of mostly iron, but leather and other materials were also used. Lamellar armour was also used by the countries that were affected by the invasion of the Mongols worldwide, including the conquest of China and the Middle East. This is especially shown by Tamerlane, a debatably Mongol warlord of the 15th century that used lamellar armour consistently with his cavalry, and garbed himself and his men in Mongolian armour during war.

Genghis Khan was once said to have issued all his horsemen with silk vests, as an arrow hitting silk does not break it but ends up embedded in the flesh wrapped in silk, allowing the arrow to be removed by gently teasing the silk open, as opposed to the usual method of removing barbed arrows, cutting them out or pushing them right through an injured limb and out of the other side. These silk vests functioned much like the padded armour used by European and Byzantine soldiers of the era, such as the gambeson.[1]

Direkt wiki kopyası, hatta cengiz han ipek zırk giymelerini söylemiş. Hafif zırk tercih etmişler. Ağır zırh teşvik edilmemiş hatta giyilmemesi talep edilmiş.
Mongol swords were a slightly curved scimitar, which they used for slashing attacks but could also use to cut and thrust, due to its shape and construction. This made it easier to use from horseback. Warriors could use the sword with a one-handed or two-handed grip. Its blade was usually around 2.5 feet (0.76 m) in length, with an overall length of approximately 1 metre (3 ft 3 in).
Dahası bu arkadaşlar batı stratejisi ile alakası olan adamlar değiller. Savaştıkları kişiler benzerlik olarak çok uzaklar.
Kaldı ki birebir benzetme yapmaya gerek yok. Shacka zulu var vietnamlılar var. Hatta dotharakilere benzer olup da savaş kazananlar var. Kaldı ki at üstünde eğik kılıçlar zırhı gayet de mahveder. Burada tüm ordu yapısını da karşılaştırabiliriz. Mesela dotharakiler silah ve zırh bakımında kaybediyorlar açıkcası ama bazı alanlarda ön plana çıkabilirler. Burada karşı çıktığım tek nokta daha önce savaşmadılarsa alamazlar noktası. Bunun tarihsel olarak reddedebilmemizi sağlayan örnekleri var.


#16

istihbaratın muharebelerde inanılmaz önemi vardır evet öncesinde de vardır ama muharebe esnasında olanının etkiside azımsanamaz mesela moğollarla harzemsahların savaşında cengiz han kendisinden fazla olan harzemsahlarla ilk doğu kanadına saldırıyor. Harzemşah ordusu doğuya doğru savaş pozisyonu alırken cengiz han’ın oğlu harzemşah ordusunun batısına saldırıyor sonra hazar denizinin çevresinden dolaşan ordu harzemsahlarla arkadan saldırıyor ve bi anda 3 cephe açılmış oluyor artık harzemsahlardada nasıl bir istihbarat varsa be cengiz han koca 400 bin kişilik orduyu 6 ay gibi kısa bir sürede imha ediyor ve neredeyse turkiyenin 2 katından fazla toprağı bir anda kendisine katıyor muharebe esnasindada istihbarat çok ise yarar ve her gördüğümüz atlı barbarida iyi savaşçı dememek lazım tamam dortthraklar o kıta içinde en gücü askeri grup ama bu cengizin türk ve moğol ordusuyla karşılaştırılamaz bile


#17

Muharebede posta teşkilatı mı kullanılmış?


#18

Yanı ordunun ne zamanda arka tarafına ne zaman batı tarafına saldıracağını biliyor ona göre saldırıyor postacıların her birinin 3 atı var ve atları biterse ve birinden at isterse isteyen kişi vermek zorunda vermezse öldürülüyor yasa bu şekilde atatürküde bu konuda bahsetmek lazım o da kurtuluş savaşı yapılırken bütün cephenin haritası adamın kafasında hangi askerler nereye kaymış hepsini biliyor
Ben dortraklarda böyle birşey görmedim ki birçok batılı devlettede türk ordularını yenmiştir ( moğollar hariç)


#19

silah
Bu Moğol askerinin hafif zırhı. İpek üstüne deri.


Bu Dothrak zırhı aralarında ki fark ortada.

mo%C4%9Fol%20k%C4%B1l%C4%B1c%C4%B1
Bu Moğol kılıcı gayet uzun bir kesme kapasitesine sahip zırhı geçtikten sonra iyice ete saplanır.


Bu arakh zırhı kesip saplanacağı en fazla bu kadar zırhı keser ancak zırhı giyene yeterince zarar vermez.


#20

Ağır süvari birliklerini gördün mü
images
O da böyle bir şey